Rüya Tabirleri-2

* ALLAH AZZE VE CELLE: Allah Teâlâ mağfiretinin pâk suyu ile hatalarımızı

temizlesin. O dilemedikçe bir şey olmaz. Gönül aynasına onun kerem güneşi

vurmadıkça da devlet ele geçmez. O, öyle bir kudrete ve azamete sahiptir ki, onun

kudret ve azameti karşısında akıllar hayretinden yerlere döşenir.

O birdir ve tektir. O’nun eşi, benzeri ve misli olma ihtimali yoktur. O’nu azamet ve

celâliyle keyfiyetsiz, benzersiz ve misilsiz olarak görmek, hayra delâlet eder. Böyle bir

rüyaya mazhar olan kimse dünyada müjdelenir. O kişinin ahireti de selâmet ve saadettir.

Mezhep imamlarımızdan Ahmed bin Hanbel (rh.a.) Rabbini rüyada görmüş ve

Rabbine sual etmiş:

– Ey Rabbim! Has kullarını sana yakın kılan şeylerin en ha yırlısı nedir?

Ona Rabbinden şu ferman erişmiş:

– Ey Ahmed! Benim kelâmımı okumalarıdır.

– Anlayarak mı, yoksa anlamayarak mı?

– Anlayarak ve anlamayarak.

Bu hadise gösteriyor ki, büyükler ve velîler Rablerini bizim kavrayamayacağımız bir

keyfiyetle rüyada görebiliyorlar. Zaten rüya istemekle görülmez, insana gösterilir.

Rivayet edilir ki: Resûl-i Ekrem (s.a.v.) sahabilerine hitaben şöyle buyurmuşlardır:

– Sizin biriniz rüyasında gördüğü şeylerin en hayırlısı o kimsenin, Allah’ını,

Peygamberini ya da Müslüman ana ve babasını görmesidir.

Sahabiler:

– Ey Allah’ın Resulü, dediler. Bir kimse rüyasında Rabbini görür mü?

Buyurdular ki:

– Sultanı görür, Sultan da Allah Teâlâ’dır!

***

Bir kimse rüyada, Allah Teâlâ’nın kendisini mağfiret edeceğini ve Cennetine

 

koyacağını görse, bu rüya o kişinin Allah’ın murakabesi altında olduğuna ve Rabbi’nin

makamından korktuğuna delâlet eder.

Allahu Teâlâ ile arasında bir perde olduğunu görmek, büyük günah ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada Allah’ın arşını görmesi, kendisi için hayra delâlet eder. Ve yine

Rabbi ile konuştuğunu görmesi,çok çok Kur’ân okumaya delâlet eder. Çünkü Kur’ân-ı

Kerim Allah’ın kelâmıdır.

* KERAMET: Bir kimse rüyada başını Allahu Teâlâ’nın meshettiğini görse, bu rüya

keramete delâlet eder. Ve Rabbi o kulu kendisine yaklaştırır.

Bir kimse, Allahu Teâlâ’nın bir beldeye, bir mekâna veya yüksek bir yere indiğini

görse, bu rüya o beldenin Allah’ın adaleti ile dolacağına delâlet eder. Artık o beldede

hayır ve bereket çok olur.

Ayakta Allah huzurunda durduğunu ve Cenâb-ı Hakk’ın kendisine nazar ettiğini

görmek izzet ve ikbâle delâlet eder.

Rüyada bir kimse Rabbi’nin “Bana gel!” hitabını duysa, bu ecelin yaklaştığına delâlet

eder.

Allahu Teâlâ’nın kendisini nezdi ilâhîsine alıp ikram ettiğini görmek, ahirette ilâhî

rahmete ereceğine delâlet eder.

Yüce Allah’ın kendisine vaaz ettiğini görmek, Allah rızasına uygun bir işle tâbir

olunur. Allahu Teâlâ’nın kendisini hayır ile müjdelediğini görmek, çok çok sevap ve

hayra delâlet eder.

Bir kimse yüce Allah’ı bir mekânda namaz kılar görse, bu rüya, o yere rahmet ve

mağfiret geleceğine delâlet eder.

Rüyada kendisini Rabbi’nin kabul ettiğini görmek, dualarının kabul edileceğine delâlet

eder.

Rüyada yüce Allah’ın kendisini çağırdığını ve kendisi de ona icabet ettiğini görmek,

Hacc’a gitmeye delâlet eder.

Rüyada Allahu Teâlâ’dan korktuğunu görmek, fakirlikten kurtulup zengin olmaya ve

rızkının genişleyeceğine delâlet eder.

Rüyada Rabbine yalvardığını, münâcât ettiğini görmek, Allah’a yakınlık ve insanlar

tarafından sevilmekle tâbir olunur.

Bir kimse rüyada şeytandan Rabbine sığındığını (yani eûzübesmele) çektiğini görse,

faydalı ilme ve hidayete delâlet eder. Düşmanların şerrinden emin olur. Eğer hasta

ise afiyet bulur.

Yine rüyada Allahu Teâlâ’ya sığınmak, hâin arkadaştan emin olmaya, pislikten

temizlenmeye ve hidayete delâlet eder.

Rüyada Cenâb-ı Hakk’a gittiğini görmek, doğru yolda devam üzere olmaya delâlet

eder.

Yine Hak Teâlâ hazretlerini görmek: Bütün korkulardan, kötü şeylerden,

düşmanlıklardan, katilden, belâ ve kederden emin olmaya delâlet eder.

Allahu Teâlâ’yi rüyada görmek, iman sahiplerine kuvvet ve berekettir.

Ibn-i Şîrîn demiştir ki:

– Rüyada Rabbini gören kimse cennetliktir. Her kim yüce Allah’ı görürse o kişi

insanları Allah yoluna sevketmek ve davet için yaratılmıştır.

Allahu Teâlâ’yı görmek yedi veçhile tâbir olunur:

  1. Mağfiret,
  2. Rahmet,
  3. Şefkat,
  4. Keramet,
  5. Selâmet,
  6. Tevbe
  7. Tevfik…

Devlet reislerinin Cenâb-ı Hakk’ı görmesi, izzet ve ikbâle delâlet eder.. Gazilerin

görmesi, şehadet mertebesi ile tâbir olunur. Hapishanede olan birinin görmesi,

zindandan kurtulacağına delâlet eder.

Fakir bir adamın Rabbi’ni rüyada görmesi, zengin olacağına delâlet eder.

* ALLAH YOLUNDA NÖBET: Rüyada, Allah yolunda nöbet tuttuğunu görmek, taat

ve ibâdete devama ve Allah’ın emirlerini yerine getirmeye, Resûl-i Ekrem’in sünnetine

uymaya ve Hak’tan korkmaya delâlet eder.

Bir kimse rüyada cihada çıktığını veya nöbet beklediğini görse, o kişinin hayır üzere

olduğuna delâlet eder..

Rüyada Allah’tan korktuğunu görmek, fakirlikten kurtulup zengin olmaya ve rızkının

genişliğine delâlet eder.

Allahu Teâlâ’nın kendisini tehdit ettiğini görmek, günah ile tâbir olunur. O kimse

hemen kendisine gelmeli ve tevbe etmelidir.

* ABA GÖRMEK: Rüyada aba görmek, yolculuğa delâlet eder. Üzerine bir aba

giymiş olduğunu görmek, rızka, ferah kazanca ve saadete delâlet eder. Yine bir aba

giymiş olduğunu görmek, hiç beklenmeyen bir yerden gelecek menfaat ile tâbir

olunur.

* ABANOZ AĞACI: Rüyada Abanoz ağacı görmek, kuvvet ve dirayete delâlet eder.

Diğer bir tâbire göre de uzak bir yere seyahete delâlet eder…

* ABDEST ALMAK: Malumdur ki abdest, hataları temizleyen ibadetlerdendir.

Temizlik de imandandır. Rüyada abdest aldığını görmek, hayra, sevince, zor

müşküllerin halline delâlet eder.

Bu rüyayı gören kişi hasta ise şifa bulur, günahkâr ise tevbe eder, iyilik tarafı artar,

her türlü saadete nail olur.

Abdest, güzelliğin, temizliğin, iyiliğin, selâmetin ve huzurun anahtarıdır.

 

İmam Nablusî buyuruyor ki:

– Rüyada abdesti var iken tekrar abdest aldığını görmek, rahmet üzerine rahmete,

nimet üzerine nimete delâlet eder.

Yine rüyada soğuk bir mahzende abdest aldığını veya gusül yaptığını gören kimse,

zayi ettiği şeyini bulur. Namaz kıldığını görse, keder ve üzüntüden halâs olur ve

gamdan kurtulur…

Sudan gayri bir şey ile abdest aldığını görmek, dindarlığa alâmettir. Namaz için

abdest aldığını görmek, maneviyat ve kudsiyete delâlet eder.

Rüyada süt veya bal ile abdest aldığını görmek, din hususunda selâmete delâlet

eder.

Abdest aldıktan sonra eliyle abdest suyundan içtiğini görmek, hayır ve hasenata,

berekete, hastalıktan şifaya, korkudan emana delâlet eder…

Nablusî demiştir ki:

“- Rüyada tastamam abdest aldığını görmek, bütün dinlerde güzelliğe, Allahu Teâlâ

tarafından nail olunacak himayeye delâlet eder.”

Rüyada tüccar birinin abdestsiz namaz kıldığını görmesi, sermayesi olmadan mal

kazanacağına delâlet eder.

Yatağında abdest aldığını ve fakat ayağa kalkamadığını ve şiddetli bir derdin

pençesinde kıvrandığını görmek, zevcesinden veya dostundan ayrılacağına delâlet

eder…

Rüyada bir arkadaşının başı üzerine abdest aldığını görmek, arkadaşına varis

olacağına ve onun eşyasına mâlik bulunacağına delâlet eder. Tanıdığı bir kişinin

kendisinin başı ucunda abdest aldığını görmek ise, gam ve kedere düşmekle tâbir

olunur…

* ABİDE: Rüyada abide görmek şark cihetine sefere işarettir.

* ABDEST BOZMAK: Beladan, sıkıntıdan, kederden kurtulmaya delâlet eder.

Rüyada küçük abdest yaptığını görmek, üzüntülerin gideceğine alâmettir. Zengin ise

malının zekâtını verir.

Bir kimse rüyada kendisinden kuru bir şey çıkmakla abdesti-nin bozulduğunu görse,

sıhhat ve afiyeti için malını harcayacağına delâlet eder..

Kişinin rüyada abdest yaptığı yeri bilmemesi, malını boş yere harcamakla tâbir

olunur. Yine bir yere abdest edip üzerini toprakla örttüğünü görmek, bir malı bir yere

gizlemeğe delâlet eder.

* ABDESTHANE: Abdesthanenin görülmesi, hazineye ve içerisine mal konulan eve

ve zenginliğe delâlet eder.

Rüyada küçük abdest yaptığını görmek, keder ve üzüntülerin gideceğine alâmettir.

Bu kimse nisaba mâlik ise malının zekâtını vermek kendisine nasip olur.

 

* ABLUKA: Rüyada abluka, yâni muhasara görmek, korkulu bir haber ile tâbir olunur.

Kendi oturduğu meskenin düşmanlar tarafından muhasara edildiğini görmek, hiç

beklenmeyen bir yerden yârdım ve para elde edeceğine delâlet eder..

* ÂB-I HAYAT: Ebedî dirilik suyunu içtiğini görmek, hasta ise şifâ bulmaya, değilse,

hayatı müddetinçe ağır bir hastalığa uğramayacağına delâlet eder..

* ABRAŞ: Rüyada abraş görmek, hoşa gitmeyen bir şeyle karşılaşmaya delâlet eder.

Kendi yüzünün Abraş olduğunu görmek, zevcesi ile arasında münakaşaya delâlet eder… Dost ve ahbaplarından birinin Abraş olduğunu görmek ise, o kişi ile dostluğun

bozulacağına işarettir..

* ACEM: Rüyada tanımadığı, yani yabancı bir adamı görmek, yeni bir arkadaşa

delâlet eder. Bazı kere de Acem görmek, ticaretle tâbir olunur. Yine rüyasında

yabancı bir adamla konuştuğunu görmek, ticaret hayatına atılmaya delâlet eder..

* ACEMİCE: Rüyada acemice işler yaptığını görmek ve bir meseleyi bozmak, hayatta

muvaffak olmamakla tâbir olunur.

* ACENTA: Bir acentadan bilet aldığını gören kimse, sevdiği birine acı çektirir. Veya

bir dostunu kaybeder..

* ACELECİLİK: Acele işler şeytandandır. Rüyada acelecilik ettiğini görmek iyiye

işaret değildir. Acele ile iş yaptığını görmek de, pişmanlığa delâlettir.

Bazıları demişlerdir ki:

– Dine ait bir şeyde acele ettiğini görmek iyidir. Dünyaya ait

bir işte acele etmek ise bunun zıddıdır. Meselâ ere müstehak olan

bir kızı evlendirmek, bu hususta acele etmek evlâdır.

Kirmani demiştir ki:

– Rüyasında acele etmeyip itidal üzere hareket eylediğini gören, selâmetle

maksadına nail olur..

İbn-i Sîrîn hazretleri de: Acele, rüyada nedamete işarettir, buyurmuştur..

* ACI BAKLA: Rüyada acı baklanın tazesini görmek, yorgunluk ve meşakkata delâlet

eder. Bazı kere de amelsiz ve neticesiz ilim ile tâbir olunur.

* ACIKMAK: Rüyada aç olduğunu gören kişi günahkârdır. Derhal kendisine gelip

günahlarına tevbe etmeli ve nedamet duy malıdır.

Âlim bir adamın rüyada acıktığını görmesi, kötü amele işarettir.

Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki:

– Açlık rüyası dört şekilde tâbir olunur:

  1. a) Hayır,
  2. b) Hırs,
  3. d) Günah,

 

  1. c) Tama’, yani uzun emel.

Devlet reisinin ve ileri gelen adamların rüyada acıkmaları, o milletin zelil ve perişan

olmalarına alâmettir. Ve o kişilerin milletin malına göz dikmelerine delâlet eder..

Rüyada karnının aç olduğunu ve yiyecek bir şey bulamadığını gören kimse, hırs ve

uzun emelden istifade edemez ve ömrünce hayıra eremez.

İlim ve irfan sahibi birinin rüyada acıkmış olduğunu görmesi, derecesinin düştüğüne

işarettir..

Yine rüyada açlık, zühd ve takva ehli için oruca delâlet eder. Bazan da takvaya, zikir

ve şükre nailiyete işarettir.

Mağribî demiştir ki:

– Rüyada aç olduğunu görüp karnını iyi bir yemekle doyuran kimse, tevbede sebat

eder..

Rüyada uzun uzadıya acıktığını görmek, fakirlikten sonra nimete nailiyete işarettir.

Bazı kere de açlık, kıtlığa, tecavüz etmeğe ve fakirliğe delâlet eder.

* ACIMAK: Rüyada yetime ve fakire karşı acıdığını görmek mağfirete, kendisinin

acıdığını görmek, gufrana, ilâhî rahmetin üzerine nail olduğunu görmek, nimete ve

rızkın artmasına delâlet eder..

Kendisini Rahîm, çok merhametli ve sevinçli halde görmek, Kur’ân-ı Kerim’i hıfza

delâlet eder.

* ACVE (Medine’de yetişen bir hurma cinsi): Rüyada bu hurmayı görmek, temiz, pâk,

helâl ve sayısız mala delâlet eder. Yine bu hurmanın kurusunu görmek, hastalıktan

şifaya işarettir.

* ACI ŞEYLER: Rüyada acı şeyler yediğini görmek, keder ve kötürümlükle tâbir

olunur.

Rüyada acı biber yediğini görmek, biberler taze ve yeşil ise, sıhhat ve afiyete,

dövülmüş halde kara veya kırmızı biber ise, fena bir haber almaya delâlet eder.

* ACUZE (Yaşlı kadın): Rüyada çirkin ve yaşlı bir kadın görmek, uzun ömre delâlet

eder. Bazı kere de dünyalığa işarettir.

* AÇ BİR ADAM: Rüyada yardıma muhtaç aç bir adam görmek, ona yardım etmeye,

açın elinden yiyeceğini aldığını görmek, yardım şöyle dursun, onun aleyhinde

bulunmaya delâlet eder.

* AÇGÖZLÜ: Rüyada birini veya kendini aç gözlülük halinde görmek, hafif bir

hastalığa işarettir.

* AÇIKGÖZ: Rüyada açıkgöz birini görmek, sabırsızlığa işarettir. Bazı kere de hırs ve

tama’ ile tâbir olunur..

* AÇILIŞ: Rüyada herhangi bir yerin açılışını görmek veya orada bulunmak, ferah ve

iyi günlere delâlet eder…

* AÇMAK: Bir kimsenin rüyada bir kilit veya kapı açtığını görmesi, rızkın kolay

kazanılacağına işarettir.

* AD (İsim): Kişinin rüyada isminin değiştiğini görmesi, hayra, saadet ve selâmete

işarettir.

Güzel bir isimle kendisine hitap edildiğini görmek, izzet ve şerefe delâlet eder.

Kör, topal, aksak ve sevimsiz bir isimle hitap edildiğini görmek, çirkin bir nam ile

anılmaya delâlet eder..

* ADA: Rüyada ada görmek, ele girecek para ile tâbir olunur.

Adaya çıkmak, adadan bir şey almak, mirasa konmaya işarettir. Kendisi tarafından

adaya bir şey götürmek ise, veraset ilâmı almaya delâlet eder.

Rüyada bir adadan ayrıldığını görmek, malın zarara uğrayacağına işarettir.

* ADAK: Kişinin rüyada bir şey adadığını görmesi, hayırlı bir işe önder olacağına

işarettir. Nezrettiğini yerine getirdiğini görmek, yeni bir iş tutmaya; adak satın almak

da, muradına ermeye delâlet eder.

* ADALE: Rüyada adale görmek, vücut bakımından zayıflığa işarettir ve sıhhatin

bozulacağına delâlet eder.

* ADA SOĞANI: Ada soğanı görmek, günah ve kötülükle yâd edilen bir kimseye

delâlet eder. Elinde ada soğanı olduğunu görmek, kötülüklere meyletmekle tâbir

olunur.

* ADA TAVŞANI: Rüyada ada tavşanı görmek, bahtın açıklığına işarettir.. Görülen

tavşan beyaz ise, evlenmek ile tâbir olunur.

* ADAM: Rüyada herhangi bir adamı görmek, yeni bir arkadaş edinmeye işarettir.

* ADAVET (Düşmanlık): Rüyada düşmanlık hâli görmek, dostluğa, arkadaşlığa

işarettir. Bazı kere de tam tersi, kine, zulme, eziyete delâlet eder.

* ADAY: Kişinin kendisini rüyada herhangi bir iş için aday mevkiinde görmesi, eğer

hakikaten böyle bir işde aday ise, kazanacağına delâlet eder. Eğer aday değilse,

hayatta muvaffakiyete işarettir..

* ÂDEM (a.s.): İlk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem’i kendi suretinde görmek,

ilme ve fazilete delâlet eder.

Rüyada Hazret-i Adem’e arkadaş olduğunu görmek, yüksek makamlara işarettir. Bu

rüyayı gören zat eğer âlimse, bütün insanlar onun ilminden faydalanır.

Yine Hazret-i Adem’i görmek, hacca gitmeye, dost ve ahbaplarıyla bir araya gelmeye,

bazân da neslinin çoğalmasına delâlet eder.

Nablûsî demiştir ki:

– Rüyada Adem (a.s.)’i kestiğini görmek, sultana hiyanet, ana babaya ve öğretmene

asi olmakla tâbir olunur.

Bazı tâbirciler de şöyle demişlerdir: Rüyada Hazret-i Adem’i gören düşmanlarının

sözüne aldanarak mağdur olur. Bir müddet sonra tekrar rahata kavuşur.

Rüyada Hazret-i Adem’in rengini kaçık olarak görmek, bir yerden bir yere hicret ile

tâbir olunur.

Kendisinin Adem olduğunu veya Adem’e arkadaşlık ettiğini görmek, eğer ehilse melik

olur.. Bazı kere de Hazret-i Adem’i görmek, rüya tâbircisi olmaya delâlet eder.

Yine Hazret-i Adem’i görmek, kalın elbiseye ve ağlamaya, uzak bir yere yolculuğa

delâlet eder. Çünkü Adem Nebi, Cennetten çıkarılıp dünyaya gönderilmişti ve o

zaman çok ağlamıştı..

Hazret-i Adem’i çok iyi bir halde görmek, büyük hayra ve çok nimete işarettir..

Yine Hazret-i Adem’i görmek, günaha, günahtan sonra tevbeye delâlet eder. Çünkü

ilk hata işleyen Adem’di ve ilk tevbe eden de yine Adem’dir..

* ADI BATMAK (İsmi silinmek): Rüyada adının gittiğini, isminin silindiğini görmek,

itibar ve rağbete delâlet eder. Bazı kere de rızkın kesilmesine ve ecele işarettir.

* ADIM: Rüyada bir yeri adımladığını görmek, iş hayatında mühim meselelerle

karşılaşmaya delâlet eder..

* ADİ İSKEMLE: Rüyada üzerine oturulan âdi iskemle görmek, kadına işarettir. Eğer

iskemlenin üzeri güzel bir şeyle örtülü ise, hayırlı ve uğurlu kadına delâlet eder..

İskemle üstünde iskemle görmek, yüksek mevkilere delâlet eder..

* ADLİYE: Rüyada adliye görmek hayıra yorumlanmaz. Kendini adliye binasında

görmek, bazı işlerin halli için bir ihtardır.

* ADRES: Rüyada birinden adres aldığını veya birine adres verdiğini görmek, dost ve

ahbapları ziyaret hususunda ihmale delâlet eder..

* AFET: Rüyada tabiî âfetlere maruz kaldığını görmek, dinî vecibeleri terke ve

günaha düşmeye delâlet eder. Bu rüya kişiye bir ihtar da olabilir. Bundan sonra

kendisine dikkat etmesi gerekir..

* AFYON YUTMAK: Rüyada afyon yuttuğunu görmek, unutkanlığa delâlettir ve

insanın başına büyük işler geleceğinin habercisidir.

* AĞA: Kerîm, cömert bir ağa görmek, büyük bir zat ile karşılaşmaya delâlet eder.

* AĞIL: Rüyada koyunlara mahsus ağıl görmek, memur ise, terfi etmeye işaret, evli

kadın ise, efendisi ile arasının çok iyi olacağına; rüyayı gören bakire kız ise,

kendisine yakında hayırlı bir kısmet çıkacağına delâlet eder.

* AĞIZLIK: Kişinin rüyada sigara ağızlığı görmesi, mücadeleye, onunla tütün içmesi,

muzaffer olmaya delâlet eder.

* AFFEDİLMEK: Bir kimse rüyada affedildiğini görse, bu felah ve saadete işarettir.

Yine affa uğramak, Cenâb-ı Hakk’ın mağfiretini, rızasını kazanacak bir amele delâlet

eder.

* AFFETMEK: Rüyada kendisine karşı kusurlu birinin yaptığı hatayı affettiğini

görmek, yüce Allah’ın mağfiretine nail olacak bir amele delâlet eder.

Rüyada kendi kusurunun affedildiğini görmek, uzun ömre, şan ve şöhrete ve

himayeye mazhar olmaya işarettir.

Rüyada Allahu Teâlâ ve O’nun Resulü tarafından bağışlandığını görmek, güzel bir

akibete delâlet eder. Yine bu rüya, o kişinin tevbe ederek hidayete erişeceğine

işarettir.

Rüyada üzerine had vurulması veya kısas yapılması gereken birini affettiğini görmek, günahlarının Allahu Teâlâ tarafından bağışlanacağına delâlet eder.

Suçluyu cezalandırmaya gücü yettiği halde ve buna da hakkı varken, onu affettiğini görmek, günahlarının Allahu Teâlâ tarafından bağışlanacağına delâlet eder. Suçluyu cezalandırmaya gücü yettiği halde ve buna da hakkı varken, onu affettiğini görmek, rüya sahibinin Cenâb-ı Hak’tan korktuğuna ve haşyet üzere bulunduğuna

delâlet eder.

Cezaya müstehak olan günahkâr bir kişinin rüyada Rabbi Teâlâ tarafından isyan ve

hatalarının bağışlandığını görmesi: “(Habîbim), O küfredenlere söyle ki: Eğer

düşmanlıktan vazgeçerlerse, geçmişteki günahları bağışlanır.” (Enfal, 38)

mealindeki âyet gereğince, o zatın doğru birisi olduğuna delâlet eder.

* AFSUN (Dua): Bir kimsenin rüyada Kur’ân’dan bazı âyetlerle hasta üzerine

okuduğunu görmesi, şiddetli ağrıdan ve hastalıklardan kurtulmaya, üzüntü ve

kederden halâs olmaya delâlet eder.

Sünnetin ve Kur’ân-ı Kerim’in haricinde bir şey okumak ise, yalancılığa ve riyaya

işarettir.

Bu rüyayı gören âlim biri ise halktan öğüt ve nasihati gizlemekle tâbir olunur.

Rüyada üzerine Kur’ân âyeti okunmuş bir suyu içtiğini veya bir kadeh içindeki

okunmuş suyu başkasına içirdiğini görmek, uzun ömürlü olmaya delâlet eder.

Yine bir kimse afsun ettiğini veya kendisine afsun ettirdiğini görse, bu rüya bâtıl

şeylere işarettir. Yapılan şey “Besmele”, yahut Kur’ân-ı Kerim’den herhangi bir âyet

ile başlıyorsa iyiye alâmettir..

* AFSUNCU: Rüyada afsun (dua) okuyan birini görmek, eğer o okuduğu afsunda

Cenâb-ı Hakk’ı zikrederse, insanlar arasını bulan, üzüntü ve kederden halkı teselli

eden, kalblerdeki kini gideren kimseye delâlet eder.

* AĞAÇ: Dünyada insanlar türlü türlü olduğu gibi, ağaçlar da çeşit çeşittir. Kimi gül ağacı, kimi diken. Kimi meyve, kimi bir başka şeydir. Ağacın cinsine göre rüyalar da değişik mânâları taşırlar..

 

Meyve değil de yalnız kokusu olan ağacı rüyada görmek, iyilik sahiplerine, amelsiz

ilme, hiçbir şey yapmaksızın çok söz etmeye delâlet eder.

Portakal, limon ve ağaç kavunu gibi hem meyvesi yenen hem de koklanan ağaçları

görmek, iç ve dış iyiliğine, ilim ve irfana, güzel amele işarettir.

Ağaçlar, kadınlara ve ahlâkı değişik çeşitli erkeklere de delâlet eder. Rüyada

tanınmayan bir ağaç görmek, endişe, şiddet ve bağırmaya işarettir.

Rüyada üzerlerinde meyveleri olan ağaçları görmek, eline mal geçmeğe, ağaçların

yapraklarından koparıp toplamak, yine mal ve servete delâlet eder.

Kendi oturduğu halde hiçbir zahmete girmeden ağaçlardan meyve ve yaprak

topladığını görmek, bol ve geniş rızka delâlet eder.

Rüyasında uzun ve görkemli bir ağacın üstüne çıktığını gören kişi büyük bir zata

intisab eder, onun ilim ve irfan nurundan faydalanır. Bekâr ise evleneceğine işarettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:

– Ağacın dalları kardeşlere, evlâda ve akrabaya işarettir. Bir ağacın dallarının

yeşillenip çoğaldığını görmek, akraba ve dostun çoğalacağına alâmettir..

Rüyada bir yere ağaç diktiğini görmek, şerefe, yüksek mertebelere ve büyük kişilerle

dostluğa delâlet eder.

Ağacın yaprak yaprak açıldığını görmek, uzun ve bereketli ömre, rızkın devamına,

zenginliğe ve dinde sebat etmeye delâlet eder.

Rüyada yapraklarını döken ağaçları görmek ise, tam bunun zıddı.

Ağaçların üzerinde yattığını görmek, çok çocuk ile tâbir olunur. Yine ağaç üzerinde

bulunduğunu görmek, çekindiği ve korktuğu şeyden kurtulmaya delâlet eder.

Sayıları bilinen ağaçları görmek, helâlinden rızık isteyen adamlara işarettir.

Bazı kimselerle bir ağaç altında oturduğunu görmek, rüya sahibinin temiz itikadına,

kitap ve sünnete ittibadan dolayı yüce Allah’ın ondan razı olmasına delâlet eder. Bu

rüyayı kâfir görse, hidayete erer, müslüman olur. Asi bir adamın böyle bir rüya

görmesi, tevbeye işarettir..

Cenâb-ı Hakk’ı zikreden kimselerle beraber ağaç altında olduğunu görmek, kıyamet

günü gölgeleneceği Tuba ağacına delâlet eder..

Dağda, yamaçta, dere kenarında görülen ağaçlar, güzel amellere, umulmadık yerden

gelecek rızka delâlet eder. Ağaç görmek birçok veçhile tâbir olunur:

  1. a) Dükkanlara,
  2. b) Berekete,
  3. c) Hizmetçilere,
  4. d) Bol ve geniş rızka..

Bazı kere de ağaç görmek, dinde ihlâsa ve salâha delâlet eder.

Rüyada ağaçları kurumuş görmek, ümid edilen şeyde zarara, neşvu-nemâ halinde

görmek, sevinç zevk ve safaya delâlet eder.

Hurma Ağacı: Rüyada hurma ağaçlarının meyvesine yetiştiğini görmek, birtakım

adamlardan mal isabet edeceğine delâlet eder..

Ceviz: Ceviz ağacının meyvesini görmek, meşakkat ve zahmetle elde edilecek mala

işarettir.

Rüyada üzüm ağacının dalını kestiğini görmek, şeref ve izzete ermeye alâmettir.

Sedir ağacı görmek, din ve dünyalık sahibi zengin bir adama delâlet eder.

Yine sedir ağacı görmek, şerefli, soylu, cömert ve faziletli bir adama işarettir.

Rüyada, Kur’ân-ı Kerim’de övülen zeytin ağacını diken olarak görmek, kötülüklerden

men edilmeğe delâlet eder.

Hurma: Rüyada hurma ağacı görmek, âlim bir kişiye veya bir çocuğa alamettir. O

ağacı kestiğini görmek ise, çocuğun ölümüne delâlet eder.

Rüyada birçok hurma ağaçlarına mâlik olduğunu görmek, o hurma ağaçlarının

adedince insanlara hâkim ve âmir olmakla tâbir olunur. Bu rüyayı gören tüccar veya

esnaf ise ticaret ve kazancı kat kat artar. Kuru hurma ağacı görmek, münafık adama

işarettir.

Rüyada bir hurma çekirdeğinin hurma ağacı hâline geldiğini görmek, çocuğun faziletli

ve bilgili olmasına işarettir.

Bazı kere de hurma ağacı uzun ömre, nimete, evlâda ve safaya delâlet eder.

Yine Hurma ağacı şu veçhile de tâbir olunur:

  1. a) Hayırlı bir zevce,
  2. b) Ev ve yer,
  3. c) Geniş mülk,
  4. d) Mal ve evlat,
  5. e) Âlim..

* ELMA AĞACI: Rüyada elma ağacı görmek, hayra delâlet eder. Himmetli kişilere

göre de nisbetli olarak kabul edilir.

Şeftali: Şeftali ağacı, zengin, mert, yiğit ve çok mal biriktiren adama delâlet eder.

Üzüm: Üzüm ağacı görmek, şen, tatlı, hoş, izzetli ve saltanat sahibi birine işarettir.

Muz ağacı görmek, din ve dünyalık sahibi adama delâlet eder.

Zeytin ağacı aldığını görmek de hayrın ta kendisidir. Çünkü zeytin mübarek bir

ağaçtır. Böyle bir rüya gören, hayra, berekete, menfaate, çok nimete erişir.

Yine rüyada zeytin ağacının üstüne çıktığını görmek, nimete sahip olmakla tâbir

edilir.

 

Zeytin ağacına su verdiğini görmek, işinde başarı kazanacağına işarettir.

Mersin Ağacı: Hasta bir adamın rüyada mersin ağacı görmesi, hastalıktan halâs

olacağına delâlet eder. Bazı kere de mersin ağacı, tahsilini arzu ettiği şeyden ümid

kesilmesi ile tâbir olunur. Bazı tâbirciler de “Ahdini yerine getiren kimseye delâlet

eder” demişlerdir.

Rüyasında başına mersin ağacında tac giydiğini görmek, uzun ömür ile tâbir edilir. Bu

rüyayı kadın görürse o da uzun ömürlü olur. Mersin ağacının koklanması da böyledir.

Rüyada mersin ağacı görmek, daimi dostluğa ve imarete, velayete, devamlı sevinç ve

huzura delâlet ettiği gibi çok mal ile de tâbir olunur..

Limon ve Portakal: Rüyada limon ve portakal ağacı görmek, güzel ve cemal sahibi

birine işarettir.

Ağaç Çanak: Rüyada ağaç çanak görmek de hayır ve berekettir. Böyle bir rüya

gören kimse, elinden hayır gelen bir hizmetçiye mâlik olur.

* AĞAÇ ÇİÇEĞİ: İnsanlar türlü türlü olduğu gibi, ağaç çiçekleri de çeşit çeşittir.

Rüyada gül görmek şeref sahibi bir adama delâlet eder. Yasemin görmek, hasedçi ve

kötü huylu bir kadın ile tâbir olunur..

Söğüt ağacının çiçeğini görmek, sert mizaçlı, kibirli, azametli bir adama delâlet eder.

Söğüt ağacının kendisini görmek, faidesiz ve işe yaramayan bir kimseye işarettir.

Ağaç çileği görmek, iyi ikbâle ve hastalıklardan şifaya işarettir.

* DAĞ ARMUDU: Dağ armudu görmek, âdi ve şerefsiz kimseye işarettir. Bu ağacın

üzerinde olduğunu görmek, inat, âdi ve yabancı bir adamla münasebet kurmak ile

tâbir olunur.

* ABANOZ: Rüyada Abanoz ağacı görmek, sevinçli, zengin bir kadına delâlet eder.

Veya kalbi katı bir erkeğe işarettir.

* AĞAÇ KAVUNU: Rüyada ağaç kavunu görmek, şerefli, soylu ve evlât sahibi bir

kadın ile tâbir edilir. Bazı kere de mühim ve Kur’ân tilâvet eden kimseye, ilme ve

amele ve güzel medhe, ülfet ve muhabbete delâlet eder.

Yine bazı tâbirciler, ağaç kavununun, çocuğa, çoğu da güzel olan şeylere işaret

olduğunu söylemişlerdir.

Rüyada yeşil ağaç kavunu görmek, senin bereket ve bolluğuna ve rüyayı görenin

bedeninin kuvvetli olmasına delâlet eder.

Bazı tâbircilere göre de, ağaç kavunu, zengin şerefli ve Arab olmayan kadınlara

delâlet eder denilmiştir.

Rüyada ağaç kavununu iki parça olarak topladığını görmek, hastalıklı çocuk ile tâbir

olunur.

Bekâr bir kadın, rüyasında bu ağaçtan başında bir tacın olduğunu görse, dindar ve

 

tanınmış bir adam ile evleneceğine işarettir.

Bir erkek, rüyasında bir kadının kendisine ağaç kavununu verdiğini görse, erkek

evlâdının olacağına delâlet eder.

Yine bir kimse başkasına ağaç kavununu attığını görse, onunla arasında yakınlık ve

hısımlık olma arzusuna delâlet eder. Bir ağaç kavunu görmek, bazı kere de devlettir,

eğer onu yediğini görürse, toplu mala işarettir.

* AĞAÇ KABUĞU: Rüyada ağaç kabuğu görmek, iyilik sahibi, soylu ve asil bir

kimseye delâlet eder. Ağaç kabuğu soyan kimseyi görmek, ebe kadına alâmettir. Ebe

kadın da kalelerin fethini ve oradaki şeyleri haber veren iyi ve asil birine delâlet eder.

* AĞAÇ SAKIZI: O ağacın cevherinin nisbeti ile tâbir edilir. Yine rüyada ağaç sakızı

görmek, fazilet ve meziyet sahibi birine delâlet eder.

* AĞAÇ TEKNE: Rüyada ağaç tekne görmek, dünyalığa ve

yolculukta elde edilecek mala delâlet eder. Tekne mal, nimet ve rızık

bolluğu ile tâbir olunur.

Çanaklar ve taslar, ne türlü olursa olsun, insanın geçimi için tedbir almaya işarettir.

Rüyada çanak veya parmaklarını yaladığını görmek, rızkın tükenmesine ve ecelin

yaklaşmasına delâlet eder.

Tekne, kadın ve hizmetçi ile de tâbir olunur.

* AĞAÇ YAPRAĞI: Bir kimsenin rüyada ağaç yaprağı görmesi, elbiseye işarettir.

Zincir ağacının yaprağını görmek ise, üzüntü ve keder ile tâbir olunur.

Rüyada Kur’ân-ı Kerim’den bir yaprak görmek, temiz rızka delâlet eder.. Böyle bir

rüya gören kimse hiç ummadığı yerden nimete ve rızka nail olur.

* DOĞRU AĞAÇ: Rüyada dosdoğru bir ağaç görmek, o yerin imar edileceğine

delâlet eder.

* UD AĞACI: Rüyada görülen ud ağacı, evlâda medh ve senaya işarettir.

Orman halinde ağaçlar görmek, parlak ve huzurlu günlere, yapraklı ağaçlar da

saadete, safaya, gönül neşesine dalalet eder.

Rüyada kırılmış ve kesilmiş bir ağaç görmek, elem ve kedere alâmettir.

* AĞAÇ YONUCUSU: Ağaç yonan veya oyan birini görmek, bir takım münafık

adamlarla muamele eden ve onlardan hile ile mal alan adama delâlet eder.

* AĞIZ: Rüyada ağız görmek, işin başlangıcı ve sonu olarak tâbir edilmiştir. Yine

rüyada ağız görmek, umurun anahtarı ve fatihası, rızkın mecrası, kuvvetin mahalli

olarak tâbir olunur.

Rüyada ağızdan çıkan şey, o kişinin hayır ve şerden söylediği sözü, ağıza giren şey

de, o kişinin rızkıdır.

 

Nablûsî demiştir ki:

– Bir kimse rüyada ağzının yok olduğunu görse, bu onun ölümüne delâlet eder.

İbn-i Sîrîn demiştir ki:

– Rüyada ağzının üzerinde bir bağ olup kapalı halde görmek, beş şekilde tâbir olunur:

  1. a) Ölüm,
  2. b) Şiddetli hastalık,
  3. c) Ayaklanma, taşkınlık,
  4. d) Dilsizlik,
  5. e) Sükût.

Rüyada ağzına ilaç cinsinden bir şey koyduğunu görmek, dinde salâha, gıda olan bir

şey koymak yine salâha delâlet eder. Faydasız bir şey koymak ise gam ve kedere

işarettir.

Rüyada ağzını pek büyük olmuş görmek, rızkın ve malın ziyade artacağına alâmettir.

Ağzının küçüldüğünü görmek de bunun zıddı, rızkın ve maişetin darlığına delâlet

eder.

Câfer-i Sâdık hazretleri demiştir ki:

– Rüyada ağız görmek yedi veçhile tâbir olunur.

  1. a) Menzile (küçük merhale),
  2. b) Me’va (yurt, mesken),
  3. c) İlmin hazinesi,
  4. d) Müftah-ı umur,
  5. e) Çarşı,
  6. f) Kapıcı,
  7. g) Vezir..

Rüyada ağzına süt veya şerbet aktığını görmek, zikir ve tesbih ile meşgul olmaya

delâlet eder.

Rüyada ağzının güzel koktuğunu görmek, güzel söz, zikir, tesbih, hamd ve senaya

delâlet eder. Fena koktuğunu görmek de fena söze ve küfre işarettir.

Rüyada ağzının eti çürüyüp koptuğunu görmek, belâ ve musibete, zarar ve ziyana

delâlet eder.

Hasta olan biri, rüyada ağzının büyük ve güzel olduğunu görse, hastalıktan şifa

bulmasına ve selâmete delâlet eder.

Rüyada ağzının yok olduğunu görmek, hanenin harap olmasına, kabın kırılmasına ve

zindanların boş kalacağına alâmettir.

Ibn-i Kesir (rh.a) demiştir ki:

– Rüyada ağız görmek vaaz, zikir ve mecrâ-yı ilimdir. Ağzından berrak su aktığını

 

görmek, ilim ve fazlından diğer insanların istifade edeceğine dalâlettir.

* AĞIZ KENARI: Rüyada ağız kenarı görmek, kurtuluşa ve kaçmaya işarettir.

* AĞIZ KOKUSU: Rüyada kendi ağzının koktuğunu görmek, kendisini medhedeceğine

işarettir. Kişi kendi nefsini beğenince de insanlar arasında ayıplanır ve

müşkül duruma düşer.

Rüyada başkasının ağzının koktuğunu görmek, çirkin ve kötü söz işitmeye işarettir..

Bazı kere ağız kokusu görmek, cefa ve sıkıntılara da delâlet eder. Her şeyi en iyi

bilen Allahu Teâlâ’dır ve hayır O’nun kudret elindedir.

* AĞLAMAK: Rüyada ağlamak bazı kere sevinç, bazı kere de kedere işarettir.

Rüyada yüksek sesle ve feryad ederek, elini yüzüne vurarak, söz söyleyerek,

yakasını paçasını yırtarak ağladığını görmek, uyanıkken bu şekilde ağlamaya delâlet

eder.

Rüyada Allah korkusundan, Kur’ân-ı Kerim dinlemek veya hatalarını hatırlayarak

ağlamak, ferah ve sevince ve iyi akıbete delâlet eder.

Ve yine ağlamak, yüce Allah’tan korkmaya, rahmetin inmesine, muhtaç olan kimseler

için de yağmura delâlet eder. Çünkü gözyaşı olan yere rahmet iner. Ağlamak

bulunmaz sermayedir.

Ebu Said El-Vâiz demiştir ki:

– Rüyada tanıdığı bir insanın vefat ettiğini ve buna ağladığını görmek, gördüğü gibi

çıkmaya, keder ve hüzne delâlet eder.

Ağlamadığı halde gözlerinden iplik iplik yaşlar aktığını görmek, murada ermeye ve

sevince delâlet eder.

Câfer-i Sadık (r.a.) demiştir ki:

– Rüyada ağladığını sonra güldüğünü görmek, ecelin yaklaştığına işarettir. Çünkü

dünya müminin zindanı mesabesindedir, burdan kurtulmak sevinç getirir.

* AĞRI VE SIZI: Rüyada ağrı görmek, günahtan nedamet etmeye ve Hakk’a

dönmeye delâlet eder.

Rüyada dişinin ağrıdığını görmek, fena bir söz işitmeye delâlet eder.

Boyun ağrısı, geçimsizliğe ve şikayetlerin çoğalmasına işarettir.. Omuz ağrısı, rüya

sahibinin çirkin yollarla kazancına ve beyhude işlerine delâlet eder.

Rüyada karın ağrısı hissetmek, varını yoğunu isyan ve kötü işlerde sarfedeceğine

işarettir..

Rüyada hissedilen göbek ağrısı, rüya sahibinin zevcesi hakkında fenalık yapmasına,

kalb ağrısı, rüya sahibinin dinî meselelerde inanç ve itikadının bozuk olmasına delâlet

 

eder.

Rüyada sırtının ağrıdığını hissetmek, eğer varsa erkek kardeşinin öleceğine işarettir.

Sırt ağrısı, bazı kere de, kuvvet, çocuk, ana, önder ve dostlarla tâbir olunur.

Rüyada şiddetli ağrıdan belinin büküldüğünü görmek, fakirliğe ve uzun ömre delâlet

eder.

Ayak ağrısı görmek, Allahu Teâlâ’ya isyan edilen yerlerde yürümekle tâbir olunur.

Bazı kere de ayak ağrısı, malın çokluğuna işarettir..

Baş ağrısı, üzüntü ve düşünceye, boyun ağrısı da şaşkınlığa delâlet eder.

* AHIRET: Rüyada kendisini ahirette görmek, uzun bir ömre delâlet eder.

* AHIR: Rüyada ahır görmek, geçici şan ve şöhret ile tâbir olunur. Ahırda yumurta

görmek, başkaları tarafından iyi kabul göreceğine delâlet eder.

* AHİD: Rüyada ahid yerinde ahid yaptığını görmek, geçmiş hataları hatırlamaya,

üzüntü ve kedere delâlet eder. Bazı kere de ahid yerleri, ne ile ahid yapılmışsa ona

delâlet eder. Yine rüyada görülen ahid yerleri uyanıkken yapılacak vaadlere işarettir.

* AHMAKLIK: Kişinin rüyada ahmaklıkla isimlenmesi, rızka delâlet eder.

* AHRAZ (Dilsiz): Bu rüya zem ve gıybete, kötü ve çirkin sözlere delâlet eder.

* AİLE: Aile görmek, zenginlik ve saadete işarettir. Rüyada kendi ev halkını görmek:

“Eğer fakirlikten korkarsanız Allah dilerse, sizi yakında kendi fazlından

zenginleştirir.” (Tevbe, 28) mealindeki âyet-i kerime gereğince, zenginlikle tâbir

olunur.

* AİŞE: Rüyada müminlerin annesi Hazret-i Aişe’yi görmek, hayır ve bereketin ta

kendisidir. Müslüman bir kadın onu rüyada görse, yüksek bir mevkiye ve güzel bir

şöhrete kavuşur. Babası ve efendisi nezdinde hürmetli olmasına delâlet eder.

* AKBABA: Kirmani demiştir ki: Rüyada kendisine bir Akbaba kuşu verildiğini

görmek, din selâmetine ve hayra delâlet eder. Rüyada Akbabaları otlattığını görmek,

bazı kimseler üzerine âmir olmakla tâbir olunur.

Rüyada Akbaba kuşunun sadâsını işitmek, gam ve kederden kurtuluşa delâlet eder.

Nablusî demiştir ki:

– Gece rüyada Akbaba kuşunu görmek, ahmak ve nezaketsiz bir adama delâlet eder.

Bu rüya gündüz görüldüğünde hastalıklara işarettir.

Rüyada Akbaba kuşunu tuttuğunu görmek, harpte bulunmaya veya hastalığa

işarettir.

Akbabaları otlattığını görmek, fakir kimselerin başına âmir olmakla tâbir olunur. Bir

dişi Akbaba aldığını görmek ise, fakir bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

 

Hasta bir kimsenin rüyada Akbaba kuşu görmesi, ecelinin yaklaştığına işarettir..

* AKCİĞER: İmam Nablusî demiştir ki: Rüyada görülen akciğer, ruhun mahallidir. Bu

sebeple bir kimse rüyada kendi akciğerinin kötü koktuğunu görse, artık o kimsenin

ömrü tamam olmuştur. Yani ömrünün bittiğine delâlet eder..

Bazı kere de akciğer görmek, sevinç ve meserrete işarettir. Bazıları da akciğeri

gazap ve kadın ile tâbir etmişlerdir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

“- Rüyada akciğer yediğini görmek, eğer yediği ciğer pişmiş ve eti yenilir bir hayvana

aitse sevince, eline geçecek güzel bir mala delâlet eder.”

Yine rüyada görülen akciğerin sağlamlığı, uzun ömre, onun sakatlığı da kısa ömre

işarettir.

Ayrıca akciğer, gazap mahallidir de.. Akciğer kadın ile de tâbir olunur.

Ibn-i Sîrîn Hazretleri demiştir ki:

“- Rüyasında kendisine akciğer verildiğini görmek, eğer vereni tanıyorsa, ondan

sevineceği bir haber almaya ve menfaata delâlet eder. Eğer tanımıyorsa, bilmediği

birinden kendisine sevineceği bir iyilik ile tâbir olunur.”

* AKASYA: Rüyada Akasya görmek, iyi habere alâmettir. Akasya ağacının altında

oturduğunu görmek, emellerine kavuşmaya delâlet eder. Akasya ağacından bir dal

kopardığını görmek, bir iş için bir başka yere başvurmağa işarettir.

* AKIL HASTANESİ: Kişinin rüyada akıl hastanesi görmesi, hamama alâmettir.

Çünkü hamamlar cin ve şeytanların avret mahallinin açıldığı ve çirkin işlerin meydana

geldiği yerlerdir.

Bazı kere de akıl hastanesi görmek, okula delâlet eder. Çünkü okullar çocukların

toplandığı mahallerdir.

Yine akıl hastanesi görmek, oyun yerlerine, karmakarışık seslere, bâtıl ve mânâsız

sözlere, malın elden gitmesine delâlet eder..

Fakir bir kimsenin rüyada akıl hastanesi görmesi, erişeceği nimete, rahatlığa ve

insanlardan bir şey istememesine delâlet eder..

* AKILLI: Rüyada akıllı biri ile karşılaştığını görmek, rüya sahibinin başkaları

tarafından kandırılamayacağma işarettir.

Rüyada akıllı hareketlerde bulunduğunu görmek, mesut ve bahtiyar olmaya delâlet

eder.

Rüyada aklı insan şekline bürünüp “Ben senin aklınım” dediğini görmek, hayır ve

menfaata delâlet eder.

Kirmanî demiştir ki:

“- Aklı insan şeklinde temessül etmiş görmek, izz ü şerefe, mertebe ve makama

delâlet eder.”

Cafer-i Sâdık hazretleri şöyle tâbir buyurmuşlardır:

– Akıl ve ruh dört veçhile tâbir olunur:

  1. a) Devlet,
  2. b) Baht,
  3. c) Ana, baba,
  4. d) Mal ve şeref..

* AKINCI: Rüyada akıncı ecdadımızdan birini görmek, mertlik, cesaret ve cihad ile

tâbir olunur.

* AKILSIZLIK: Rüyada akılsızca hareket ettiğini görmek, cehalete işarettir. Çünkü

cahiller ne yapacağını bilmezler. Rüyada halkı akılsız ve hafif hareket eder görmek,

dinî noksanlığa delâlet eder.

* ÂKİDE ŞEKERİ: Rüyada akide şekeri görmek veya yemek, dertlerin ve sıkıntıların

biteceğine delâlet eder. Hasta birinin akide yediğini görmesi, şifa ile tâbir olunur.

* AKİKA KURBANI: (Yeni doğan bir bebeğin başındaki ana tüyüne “Akika” denir.

Böyle bir çocuğun doğumuna şükrane olarak kesilen kurbana da “Akika” ismi

verilmiştir).

Bir kimsenin rüyada akika kurbanı görmesi, saadete vesiledir. İnsanın

kuvvetlenmesine ve sünnet üzere yaşadığına delâlet eder.

Rüyada akika kurbanı kestiğini görmek, kayıp veya uzaktaki bir kişinin gelmesine,

yahut bir hastanın şifa bulmasına veya mahkûm olan birinin ceza evinden

kurtulmasına delâlet eder.

* AKİK TAŞI: Kişinin rüyada akik görmesi, fakirliğin gitmesine, hayatın selâmetine

delâlet eder.

Rüyada yanında akikten bir şey bulunduğunu görmek, fakirlikten halâs olmaya

işarettir. Zira hadis-i şerifte “Akik fakirliği giderir” buyurulmuştur..

Rüyada akikten yüzük taktığını görmek, bereketli nimete nai-iyete delâlet eder..

Rüyada mâlik olduğu akiki zayi ettiğini görmek, iyi dostlardan mahrumiyete delâlet

eder.

Câbir’ül-Mağribî demiştir ki:

– Rüyada akik bir kaptan içtiğini görmek, salih ve şerefli evlâda ve bu çocuğun zengin

olacağına delâlet eder..

Rüyada akik yüzük takmak: Salâha, takva ve dine işarettir.

* AKREP: Rüyada akrep görmek kötü düşmanla tâbir olunur. Ayrıca akrep görmek, o

kimsenin eli ve diliyle insanları rahatsız ettiğine delâlet eder.

Rüyada ağzından akrep çıktığını veya akrebin elbisesi içine girdiğini görmek,

düşmanlarla beraber oturmaya işarettir. İç elbisesinde akrep olduğunu gören,

 

zevcesinin düşmanlığını kazanır.

Rüyada akrep soktuğunu görmek, ele geçecek ve devamı olmayacak mala delâlet

eder..

Yine rüyada kavurulmuş akrep yediğini görmek, düşman malından yemeye,

pişmemiş akrep yediğini görmek de düşmanlarını kaybetmeye delâlet eder.

Akrebi yatağı üzerinde görmek, düşman, geçim ve kazanç hususunda keder ve

üzüntüdür. Karnında akreplerin olduğunu görmek de düşmanlar ile tâbir olunur.

* AKSAKLIK: Rüyada aksaklık görmek, yapmak istediği işten acizliğe delâlet eder.

Aksaklık görmek, yolculuk ile de tâbir olunur.

Rüyada sağ ayağının ağrıdığını veya kırıldığını görmek, rüya sahibinin oğlunun

hastalanacağına delâlet eder. Kızı olan kimsenin aynı rüyayı sol ayağında görmesi,

kızına talip çıkacağına ve onun da vermek istemesine delâlet eder.

Rüyada, ayaklarının birisinin diğerinden uzun olduğunu görmek, uzak bir yolculuk ile

tâbir olunur.

Bazı kere de aksaklık, ömrün uzunluğuna, din ve ilmin çokluğuna delâlet eder.

Rüyada bir ayağını diğer ayağı üzerine koyup tek ayağıyla yürüdüğünü görmek,

malının yarısını gizlemeye, diğer yarısı ile de iş yapmaya delâlet eder.

* AKSAMAK: Rüyada aksamak veya aksak gibi görünmek, hileye, şerre, Allah’ın

nimetlerini tahkir etmeye ve gizlemeye delâlet eder. Yine rüyada kendisini felçli olmuş

görmek, küfre ve münkerliğe alâmettir.

* AKSIRMAK: Rüyada aksırmak, şüphe edilen şeyin açığa çıkmasına delâlet eder.

Hasta bir adamın rüyada aksırdığmı görmesi, ecelinin geldiğine ve ölümün yakın

olduğuna işarettir.

Bazılarına göre de rüyada aksırmak, hastalıktan şifa ve afiyete, uzun ömre ve hayra

delâlet eder.

Rüyada aksırdığını görmek, Allahu Teâlâ’ya çok hamd etmeye, rahmet-i ilâhiyenin

rüya sahibinin üzerine inmesine delâlet eder.

Peşpeşe aksırdığını görmek, sıhhat ve afiyetin devamına işarettir. Yine rüyada

aksırmak, sıkıntıdan kurtulmaya, fakir ise, kendisine gelecek bir yardıma delâlet eder.

Çünkü aksıran kimseye “Yerhamükellah” şeklinde hayır dua etmek dinî vecibelerdendir..

* AKŞAM: Rüyada akşam olduğunu ve cihanı karanlıkların istilâ ettiğini görmek,

sabah görmenin aksi ve zıddı ile tâbir edilir.

* AKTÖR: Rüyada rol yapan bir aktör görmek, iş yaptığınız kimseler içinde sizi

aldatanlar olduğuna delâlet eder. Yine bir aktörle konuşup dost olduğunu görmek,

hile ile sizden bir şeyler temin etmeye çalışan biri ile ahbap olacağınıza işarettir.

 

* ALACA KARGA: Alaca karga görmek, kibirli, cimri, sözünde durmayan ve çok

yalancı birine işarettir.

Rüyada karga avladığını görmek, fakirlik ve darlık ile tâbir edilir. Karganın ekin ve

ağaç üzerinde görülmesi de, iyiye alâmet değildir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

– Rüyada bir karganın kendisiyle konuştuğunu görmek, bir yabancıdan menfaate ve

iyi bir habere işarettir.

Rüyada karga etinden yediğini görmek, hırsızlar eliyle kendisine gelecek mala

işarettir.

Rüyada karganın kendisini tırmaladığını görmek, şiddetli soğuk ile helak olmaya

delâlet eder.

Nablûsî (rh.a.) demiştir ki:

– Rüyada bir kargayı Kabe üzerine düşmüş görmek, fasık kimsenin, saliha ve temiz

bir kadınla evleneceğine delâlet eder.

Rüyada alaca karganın doğurduğunu görmek, göz aydınlığına ve sevince delâlet

eder. Rüyada, kargaya mâlik olmak ise, fasık bir çocuğa işarettir.

Bazı kere de karga görmek, geçime düşkünlüğe ve bu hususta gayrete delâlet eder.

Yine alaca karga görmek, taaccüp edilecek bir şey görmeye işarettir. Çok çok

kargalar görmek, çok konuşan bir takım adamlara delâlet eder.

Rüyada bir karganın yeri eştiğini görmek, pişman olacak bir işi yapmaya işarettir.

* ALACA İLLETİ: Rüyada alaca illetine mübtelâ olduğunu görmek, bütün insanlar

tarafından hürmet ve ikrama nail olmaya delâlet eder. Beras illetine iptilâ olduğunu

görmek, sevmediği bir kimse ile arkadaşlığa işarettir.

Rüyada kendisinin baştan başa alaca olduğunu görmek, gelecek hastalık ile tâbir

olunur.

* ALACA KUMAŞ: Bir kimsenin rüyada alaca kumaş görmesi, dünya ve dünya

zinetine karşı meyletmeğe işarettir.

* ALÂİM-İ SEMA (Gökkuşağı): Rüyada gökkuşağı görmek, korkulardan emin

olmaya, hastalıktan şifaya, fakir ise, zenginleşmeye işarettir.

Rüyada gökkuşağını sarı renkte görmek, hastalıklara, kırmızı renkte görmek ise,

savaşa delâlet eder. Onu aslî rengiyle ve parlak bir halde görmek, iyi ve huzurlu

günlerin geleceğine işarettir.

* ALAMET: Rüyada her çeşit alâmet görmek, memuriyete, makam ve rütbeye, zor

işlerde kolaylığa ve düşmana karşı zafere delâlet eder.

Câbirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada iyi alâmet görmek, ikbal ve ahiret saadetine

işarettir.

 

* ALAN (Meydan): Rüyada boş bir alan görmek, kedersiz ve sıkıntısız bir kimse

olduğunuza alâmettir. Uçak alanında uçak beklediğinizi görmek, uzaktan bir haber

almaya veya gelecek bir yolcuya delâlet eder.

* ALAY: Bir kimsenin kendisini asker olarak bir alayda eğitim yapıyor görmesi veya

subay rütbesiyle görmesi, hükümet adamlarında iyilik ve himaye göreceğine delâlet

eder.

Rüyada bir askeri birlikte ve en önde bayrak taşıdığını görmek, memlekette şan ve

şöhret sahibi olarak tanınmaya işarettir.

* ALAY EDİLMEK: Bir kimse rüyada kendisiyle alay edildiğini görse, bu rüya

aldanmaya işarettir. Yine rüyada alay edilmek, yapılan muamelede aldanmak olarak

tâbir olunur.

* ALBÜM: Kişinin rüyada albüm görmesi, geçmiş hatıralara delâlet eder. Ve yine

albüm görmek, çok özlediğiniz bir kimseye kavuşacağınıza işarettir.

* ALÇI: Rüyada alçı görmek, izzet ve ikbalin devamına, zevce ve evlâdın güzel

haline, ilim ve amele, hastalıklardan şifaya delâlet eder.

Rüyada alçıcıyı görmek ise, günah ve hata, üzüntü ve keder ile tâbir edilir. Bazı kere

de, hastanın afiyetine, harabe yerlerin imarına delâlet eder.

* ALDANMAK: Rüyada bir kimsenin kendisini aldattığını görmek, Allahu Teâlâ’nın

yardımının erişeceğine delâlet eder.

* ALDATMAK: Rüyada birini aldattığını görmek, iyiye alâmet değildir. Çünkü hadis-i

şerifte “Kim ki bizi aldatırsa bizden değildir” buyurulmuştur. Bu rüyayı gören çok

dikkatli olmalı ve kimseye gadretmemelidir.

* ALEM: Rüyada âlem görmek, sulh, sükûn ve refaha delâlet eder. Aleminyum eşya

görmek ise, aile hayatının saadetine işarettir.

* ALET: Rüyada ziraat âleti görmek, gelecek senenin selâmet içinde geçeceğine

delâlet eder..

* ALEV: Rüyada alev görmek, bazı kere sıhhat ve afiyete, bazı kere de Cenâb-ı Hak

tarafından ikaz edilmeğe işarettir.

* ALIN: Bir kimsenin rüyada alın görmesi, insanlar arasında rütbe ve makamının

yüksek olmasına, sözünün dinlenmesine delâlet eder. Alında görülen kırık ve saire

gibi kusurlar, bunun tam zıddı ile tâbir olunur.

Rüyada alında secde izi görmek, din ve takvaya, insanlar arasında şöhrete delâlet

eder.

Ibn-i Şîrîn (rh.a) demiştir ki:

“- Alın ve yüz yüksek mertebedir, çünkü secde mahallidir. Bazan da evlâda delâlet

eder.”

Rüyada alında ceviz, badem, ya da ondan büyük veya küçük fazlalık görmek, erkek

çocuk ile tâbir edilir.

 

Kirmani de şöyle dedi:

“- Rüyada alnının genişlediğini görmek, rızkın genişliğine ve mertebenin yüksekliğine

işarettir. Alnının rengini solmuş bir halde görmek, borca girmeye delâlet eder. Yüzü

üzerinde parlayan bir çizgi olduğunu görmek ise, hayır ve menfaat ve evlât ile tâbir

olunur.”

Yine alın üzerinde rahmet ifade eden bir âyetin görülmesi, hayır ve şehadete delâlet

eder. Azab âyeti görmek de bunun zıddı.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir:

– Alın ve yüz rüyası yedi veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Câh (makam, mansıb),
  2. b) Kadr,
  3. c) Izz,
  4. d) Ulvî yol,
  5. e) Rızık,
  6. f) Riyaset,
  7. g) Cömertlik.

Rüyada alında nur ve ışık parladığmı görmek, ilim ve din ile rızıklanmaya işarettir.

Alnını parlak bir halde görmek, dinî itikadının sağlam ve güzel olduğuna delâlettir.

İmam Nablûsî demiştir ki:

– Rüyada alnının demir, bakır veya taştan olduğunu görmek, polis ve şehrin idarecileri

hakkında hayırdır. Bu rüya, bunların haricindeki insanlar için, halkın nefretini

kazanmalarına delâlet eder.

Bazı kere de alın görmek, seccade vs. gibi insanın üzerinde secde ettiği şeye

işarettir. Rüyada alnının siyahlanmış ve dağlanmış olduğunu görmek, cimriliğe delâlet

eder. Çünkü cimrileri kimse sevmez..

* ALIŞ VERİŞ: Rüyada kendisini alış veriş ederken görmek, huzur ve saadet içinde

bir ömür sürmeye ve kazanca işarettir.

* ALİ (K.V.): Allah’ın yenilmez arslanı ve evliyalar sultanı Hazret-i Ali’yi rüyada

görmek, ulüvv-i makama, ilim ve hikmete, celâdet ve şecaata, temiz ve pâk kalbe,

kerem ve cömertliğe, hayır ve saadete delâlet eder..

Yine o rüya, o beldeden zulüm gibi, karanlık gibi, adaletsizlik gibi çirkin hallerin

kalkacağına işarettir.

Hazret-i Ali (r.a.)’yi güler yüzle görmek, ilim ve şecaate, kuvvet ve felaha, din ve

takvaya, hak ve adalete, insaf ve kereme delâlet eder.

İmam-ı Ali’yi bir mahalde görmek, o yerin berekete, rahmete, nimete nail olacağına

işarettir.

* ALİL: Kişinin rüyada kendisini hasta görmesi, hayra alâmet değildir. Bir kimse

rüyada ayağının kırıldığını görse, bu fakirliğe işarettir. Kendini âmâ bir halde görmek,

dinde noksanlığa delâlet eder.

* ALİM: Ibn-i Kesir hazretleri demiştir ki:

– Rüyada kendisinin âlim olduğunu görmek, şerefinin artmasına işarettir.

Câfer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: Rüyada âlim görmek, dört veçhe ile tâbir

olunur:

  1. a) Kadir ve kıymet,
  2. b) Halk arasında itibar,
  3. c) Makam,
  4. d) Adalet.

Rüyada bir âlimin elini öptüğünü görmek, ilminden faydalanmaya; âlimin kendisine bir

şey verdiğini görmek, dünya ve ahirette yüksek dereceye işarettir.

* ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ: Rüyada Âl-i İmran Sûresini görmek, rızık ve berekete,

zekânın ve nefsin temizliğine delâlet eder.

Kur’ân-ı Kerim’den herhangi bir sûre veya âyet görmek hayra ve ilme işarettir. Zira

Kur’ân-ı Kerim Allah’ın kitabıdır ve Hakk’ın kelâmıdır. Allah’ın kelâmını okumak

elbette hayır ve saadetin ta kendisidir. Hadis-i şerifte: “Kim Rabbi ile konuşmayı

seviyorsa Kur’ân okusun!” buyurulmuştur. Bu sebeple kişinin Âl-i İmran Sûresi’ni

rüyada okuması veya görmesi, o kişinin halk arasında seçkin, günah ve hatadan beri

olduğuna delâlet eder..

Kirmanî demiştir ki:

– Bu sûreyi rüyada gören kişi, İslâm’a bağlı olur ve o hal ile ölür, o hal ile de gömülür..

* ALTIN: Herkes iyice bilir ki altın dünya zinetidir. Dünya ise müminler için meşakkat

mahallidir. Bu sebeple rüyada altın görmek, borca, gam ve kedere alâmettir.

Rüyada altın bilezik taktığını görmek, rüya sahibinin eline geçecek bir mirasa delâlet

eder.

Rüyada altın külçesine rastgeldiğini görmek, elden çıkacak mala işarettir. Yine altını

külçe ettiğini görmek, şer ve helak ile tâbir olunur.

Rüyada kendisine büyük bir altın parçası verildiğini görmek, devlet işlerinde yüksek

derecelere nail olmaya delâlet eder.

Câfer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada altın bilezik görmek beş şekilde tâbir olunur:

  1. a) Riyaset (baş olma, reislik),
  2. b) Hikmet,
  3. c) Günah ve hile,
  4. e) Gam ve keder,
  5. f) Evlad ve kardeş…

Ibn-i Şîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada elinde beş adet altın olduğunu görmek, halk

indinde makbul olacak işlere delâlet eder. Elinde tek altın olduğunu görmek, güzel bir

ev ile tâbir olunur.

 

Rüyada iki elinin birden altın olduğunu görmek, iş hususunda sıkıntıya düşmeye

işarettir.

Kıymetli elbiselerden başörtüsü, taç ve bunlara benzer nesnelerin altın sırma ile

dokunmuş veya örülmüş olduğunu görmek; bu elbiseyi giyenlerin Allahu Teâlâ’ya

yakınlıklarına delâlet eder.

Yine rüyada halis altın ve gümüşten olan şeyi görmek, ihlâsa, saf niyete, anlaşmaya

ve doğru söze delâlet eder.

Rüyada gözlerinin altın olduğunu görmek, kör olmaya işarettir. Rüyada üzerinde,

altın, gümüş, boncuk veya mücevherden gerdanlık olduğunu görmek, devlet

hizmetinde yüksek makama gelmeye delâlet eder.

* ALTIN VE GÜMÜŞ DÖVÜCÜ: Rüyada altın ve gümüş dövücü birini görmek, israf

ile malı sarf etmeye alâmettir. Bazı kere de bunu görmek, hak ile bâtıl arasını ayıran

hâkime delâlet eder.

Yine böyle bir rüya görmek, sanatına çok düşkün olan kimseye delâlet eder.

* ALTIN KIRIKLARI: Rüyada altın ve gümüş kırıkları görmek, faydalı ilme, sâdık

dosta, uygun zevceye ve hayırlı çocuğa delâlet eder. Rüyasında bir miktar altın bulup

bunları iyi bir yere gizlediğini görmek, sır saklamak ile tâbir olunur.

Rüyada bir ölünün kendisine altın para verdiğini görmek, zulümden kurtulmaya

işarettir.

* ALYANS: Bekâr bir kimsenin rüyada alyans görmesi, evleneceğine, evlinin

görmesi, bir çocuğu olacağına delâlet eder.

* AMBALAJ: Rüyada herhangi bir eşyayı ambalajladığını görmek, uzaktan bir

misafirin geleceğine ve sevinçli habere işarettir.

* AMCA: Rüyada amca görmek, baba görmek gibidir ve hayra işarettir.

* AMPUL: Rüyada ışık saçan ampul görmek, huzurlu ve neşeli günlerin yakın

olduğuna, ilaç ampulü görmek, hafif bir kedere delâlet eder.

* AMİR: Bir kimsenin rüyada âmiri ile karşılaşması ve onun emirlerini dinlediğini

görmesi, büyük bir zattan iltifat görmeye, kendisinin rüyada âmir olduğunu görmek

de, dilek ve arzuların yerine geleceğine delâlet eder..

* AMİRAL: Kişinin rüyada amiral görmesi, deniz yolculuğuna işarettir. Üzerinde bir

amiral elbisesi olduğunu görmek de, yine uzun bir sefere delâlet eder.

* ANA: Rüyada anne görmek hayır ve berekete işarettir. Ve baba görmekten daha

hayırlıdır. Rüyada anne gören eğer fakir ise nimete ve zenginliğe kavuşur.

Rüyada annesinin kendisini doğurduğunu görmek, ecelin yaklaştığına işarettir.

Rüyada validesinin karnına girdiğini görmek, uzakta ise vatanına döneceğine delâlet

eder.

Anne ile oturduğunu veya beraber yürüdüğünü görmek, emniyet ve huzura; anne ile

 

konuşmak iyi ve güzel haberlere delâlet eder.

* ANAHTAR: Bilindiği gibi anahtar, kapılar açan bir âlettir. Bu sebeple rüyada

anahtar görmek, rüya sahibi için Allahu Teâlâ’nın lütuf ve ihsanına delâlet eder..

Anahtar, ilim ve Kur’ân’ın kapısını açmakla da tâbir olunur.

Kirmanı demiştir ki:

– Rüyada anahtar ile bir yeri açtığını görmek hayra, kapamak ise şerre delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri derler ki:

– Anahtar, güç işlerin açılmasına, keder ve gamdan kurtulmağa, hastalıktan şifa

bulmağa, muradın hâsıl olmasına, dinde kuvvete, duanın kabulüne, ilim ve marifete

delâlet eder..

Rüyada elinde cennetin anahtarı olduğunu görmek, ibadet, ilim, hikmet ve marifetle

nasiplenmeye delâlet eder..

Elinde birçok anahtarın olduğunu görmek, büyük ve şerefli bir saltanata işarettir.

Rüyada bir kapıyı veya bir kilidi açtığını görmek, düşmanlar üzerine galip olmaya

delâlet eder.

İmam Nablusî rüyada anahtar görmeyi şu veçhe ile tâbir etmiştir:

1) Rızık,

2) Muavenet,

3) İlim,

4) Zevç ve evlâd,

5) Mal,

6) Felah,

7) Kabul olunan dua,

8) Hac farizası,

9) Vali ve melik…

Rüyada elinde dişsiz bir anahtar olduğunu görmek, yetime zulmetmeye işarettir.

Elinde Kabe’nin anahtarını görmek, yüksek şahsiyetlerden birine erişmeye ve onunla

dost olmaya delâlet eder.

Yine anahtar, hazineler ile de tâbir edilir. Zira her kapı anahtar ile açılır.

Rüyada demirden bir anahtar görmek, kuvvetli ve şöhretli bir kimseye ve işlerin

selâmetine delâlet eder.

Bazı kere de anahtar görmek, evlâda, casuslara, yolculuğa, hizmetçilere, kadınlar için

de kocaya delâlet eder.

Rüyada elinde ağaçtan yapılma anahtar görmek, emanet bıraktığı malı varsa zayi

olacağına işarettir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

– Rüyada elinde bir anahtar olduğunu görmek, temiz su ile abdest almaya ve

ibadetlerde devama işarettir. Elinden anahtarın düştüğünü görmek, namaz

 

hususunda tenbelliğe delâlet eder..

* ANANAS: Rüyada ananas görmek, hürmete ve iyi bir habere delâlet eder. Yine

ananas görmek, uzak bir yolculuğa işarettir.

* ANASON: Taze çiçek açmış bir anason görmek, sevinç ve saadet verecek habere

işarettir. Anason yediğini görmek, hayır ve menfaate; bazı kere de kedere delâlet

eder.

* ANBER ÇİÇEĞİ: Anber çiçeği mal ve menfaate delâlet eder. Mevsiminde anber

çiçeği görmek, şöhretli adamlarla dost olmaya işarettir. Bazı kere de anber çiçeği,

güzel ve zengin bir kadına delâlet eder. Böyle bir rüya gören bekâr ise, o kadınla

evleneceğine işarettir.

Rüyada anber çiçeğini dalı üzerinde görmek ve koklamak, büyükler tarafından

övülmeye ve senaya delâlet eder.

Anber çiçeğini yerden kopardığını görmek, büyük bir zattan veya pek sevdiği birinden

ayrılacağına işarettir.

Anber görmek, kazanç, rızık, menfaat, nimet ve hayıra da delâlet eder.

* ANDİÇMEK (Yemin): Rüyada yemin ettiğini görmek, vefasız dostlar yüzünden

gadre uğramaya ve üzücü hadiselere delâlet eder.

* ANKA KUŞU: Anka kuşunu görmek, rüya sahibinin kadri yüce biri olduğuna

işarettir. Rüyada anka kuşunun kendisi ile konuştuğunu görmek, nimete, mala ve

yüce mertebelere delâlet eder.

İbn-i Şîrîn hazretleri demiştir ki:

– Rüyada büyük bir kuş görmek yüce bir himmettir. Bir kuşla konuşmak izzet ve

rif’ate, elinde bir kuşun öldüğünü görmek ise, hüzün ve kedere delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

– Rüyada meşhur olan kuşları görmek evlâda, meçhul kuşlar sevinç ve müjdeye,

kuşların başına toplandığını görmek, büyük bir riyasete delâlet eder.

İmam Nablusî de şöyle demektedir:

– Rüyada anka kuşu görmek, kadri yüce olan ve bid’at ehli ile arkadaşlık yapmayan

bir kimseye delâlet eder. Rüyada anka kuşunun kendisi ile konuştuğunu gören,

devlet reisi tarafından mala erişir.

Yine denilmiştir ki: Rüyada anka kuşunu görmek, garip haberlere ve uzak yolculuğa

işarettir.

Rüyada anka kuşunun kendisine bir şey anlattığını görmek, bir melek vasıtasıyla

Allahu Teâlâ tarafından rızıklandırılmaya delâlet eder.

* ANJİN: Bir kimsenin rüyada anjin hastalığına yakalandığını görmesi, borca girmeye

ve bir türlü kurtulamamaya delâlet eder. Ayrıca verdiği sözden dönmeye de işarettir.

* ANLAŞMA: Bir kimsenin rüyada düşmanla anlaşma yaptı ğını görmesi, korkudan

emin olmaya, zahmetten sonra rahatlığa, hastalıktan şifaya delâlet eder.

 

Yine anlaşma görmek, nimete, geçimin kolaylığına, bekâr için evlenmeğe, namaz,

oruç gibi hayırlı ve güzel ameller yapmaya işarettir.

* ANTRE: Rüyada tanıdık biri ile apartmanınızın antresinde karşılaştığınızı görmek,

elinize geçecek bereketli paraya işarettir.

* ANTRENÖR: Rüyada bir antrenör nezdinde çalıştığınızı görmek, hayatta tek

başınıza bir iş başaramayacağınıza işarettir. Kişinin kendisini antrenör görmesi,

kazanmak ve muvaffak olmak için bazı düşüncelerinin olduğuna delâlet eder.

* APARTMAN: Rüyada köşk, apartman yüksek bir bina görmek, kazancın ve nimetin

artacağına; böyle bir bina satın aldığını görmek, yolculuğa çıkmaya delâlet eder.

* APANDİSİT: Bir kimsenin rüyada kendisini apandisit hastası olarak görmesi veya

apandisit ameliyatı geçirmiş bulması, mesut ve sevindirici bir olaya şahit olacağına

delâlet eder.

* APOLET: Rüyada, elbise üzerinde apolet görmek, makam ve mevkinin artacağına

işarettir. Üzerinde elbise olmadığı halde, yalnız apoletle dolaştığını görmek, gülünç

kıyafetlere meyle delâlet eder.

* APSE (Yara): İnsanın herhangi bir yerinde yara görmesi, aile içinde veya iş

hususunda ihtilafa düşmeye delâlet eder.

* ARABA: Rüyada herhangi bir arabayı görmek, rüya sahibi için geçim hususunda

aldığı tedbire işarettir. Rüyada arabaya bindiğini görmek, büyük bir mevkiye erişmeye

delâlet eder. Arabadan inmek bunun zıddı ile tâbir olunur. Arabaya binmek hayırlı bir

evlâda da işarettir.

Yine rüyada arabaya bindiğini görmek, devlet adamları tarafından gelecek izzet ve

yüksekliğe veya erişilecek şerefe delâlet eder.

Rüyada araba vapuru görmek, hayırlı, sevinçli ve bereketli bir sefere işarettir.

* ARAFAT: Rüyada Arafat’ta vakfeye durduğunu görmek, yüce mertebelere ve

duaların kabulüne delâlet eder. Çünkü ilk insan ve ilk Peygamber Hazreti Âdem

Arafat’ta Allahu Tâlâ’ya dua etmiş ve tevbesi kabul olunmuştu… Ayrıca, Arafat’ta

vakfeye durmak, hac ibadetinin bir rüknüdür. Bir hacı Arafat’ta bulunmadıkça haccını

edâ etmiş sayılmaz.

Yine Arafat’ta vakfe yaptığını görmek, tevbenin kabul edileceğine, gizli hallerin

meydana çıkacağına işarettir.

* ARANMAK-ARAMAK: Nablusî hazretleri demiştir ki:

– Rüyada aranmak, kısa bir müddetten ibarettir. Bu sebeple düşmanının, kendisini

aradığını ve bulduğunu gören kimse, ölür. Bazan rüyada aranmak, insanın ilim, amel

veya nimetle, malla şereflendiği şeye işarettir.

Rüyada aramak, aranan kişi ile tâbir olunur. Eğer aranan zat arayandan kaçmıyorsa,

korktuğu şeyden emin olmaya delâlet eder.

* AREFE GÜNÜ: Rüyada arefe gününde olduğunu görmek, kayıp bir kimsenin

geleceğine işarettir. Arefe gününü görmek, hac farizası ile de tâbir edilir. Bazı kere de

 

Arefe günü, kârlı ve bereketli bir ticarete delâlet eder.

Günahkâr bir kimsenin rüyada arefe günü görmesi, günahına tevbe edeceğine ve

tevbesinin kabul olunacağına delâlet eder.

* ARAZİ: Rüyada arazi görmek, zevce ile tâbir edilir. Bekâr bir adamın rüyada arazi

satın aldığını görmesi, evleneceğine işarettir. Arazisinin mahsul ile dolu olduğunu

görmek, çocukları ve torunları ile tâbir edilir.

Ibn-i Şîrîn hazretleri demiştir ki:

– Rüyada kendisini geniş bir sahrada gören, yolculuğa çıkar. Araziyi kazıp toprağını

yediğini görmek, gaipten mal bulmaya delâlet eder.

Rüyada kendisini arzın yuttuğunu, yere geçtiğini görmek, belâ ve musibete, gam ve

kedere delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

– Rüyada ayaklarının altında arzın toplandığını yani kısalıp azaldığını görmek, ömrün

nihayete erdiğine delâlet eder. Arzın altında titrediğini görmek, korku ve hüsrana

işarettir.

Bir arazi üzerine köprü inşa ettiğini görmek, dinde kuvvetli olmaya işarettir. Yerden

avuç avuç toprak alıp yediğini görmek, zenginliğe delâlet eder.

Yine bir araziden diğerine geçerek yürüdüğünü görmek, bir memleketten bir başka

memlekete sefer edeceğine işarettir.

Rüyada toprağın yarıldığını görmek, bolluk ve berekete delâlet eder. Çünkü bütün

canlıların rızkı topraktan çıkmaktadır.

* ARASÖZ: Bir kimsenin rüyada arasözle caddelerin sulandığını görmesi, bolluk,

bereket ve feraha işarettir. Rüyada kendisini arasöz kullanırken görmek, beklemediği

bir yerden gelecek nimete delâlet eder.

* ARI BEYİ: Kişinin rüyada Arı Beyi görmesi, hayır ve selametin işaretidir. Çünkü arı

maharetli bir varlıktır ve insanlara şifalar sunar.

Arı beyini görmek, faydalı, kadir ve şanı büyük, mümin, zahid ve hiçbir kimseye eziyet

etmeyen bir adama delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada arı beyinden bir şeye nail olduğunu görmesi, sıhhat ve afiyete ve

helâl kazanca işarettir. Yine rüyada birçok arı beyine mâlik olduğunu görmek, yüksek

memuriyete delâlet eder.

* ARICI: Arıcıyı görmek, muharebe, sıkıntı ve meşakkate ve silah kuşanmaya

işarettir.

* ARI KOVANI: Rüyada arı kovanı görmek, zevceye delâlettir. Kovandaki arılar

kadının nesli, bal ise kadının malıdır. Bazı kere de arı kovanı kaleye işarettir. Yine arı

kovanı görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya, ibadet ve çalışmak hususunda

boş vakte delâlet eder.

* ARI KUŞU: Rüyada arı kuşu görmek, malı çok ve güzelliği yerinde bir kadınla

 

evliliğe delâlet eder.

* ARMUT: Bir kimsenin rüyada armut görmesi, kavuşacağı bir nimete ve mala

işarettir. Rüyada tatlı bir armut yediğini gören kişi mal ve nimete kavuşur. Birçok

armutları avuçladığını görmek, toplu bir mala varis olmaya delâlet eder.

Rüyada hamile bir kadının armut görmesi, doğacak çocuğun erkek olacağına

işarettir. Bekâr kızın görmesi de evleneceğine delâlet eder.

Rüyada armudu mevsiminde yediğini görmek, hayır ve berekete, mevsiminin dışında

yemek haram mala delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada armut görmek beş veçhe ile tâbir edilir:

  1. a) Helâl mal,
  2. b) Zenginlik,
  3. c) İyi bir zevce,
  4. d) Murad,
  5. e) Menfaat.

Armut ağacı görmek ise, mal ve para kazanmak için insanlara boyun eğen bir kişi ile

tâbir olunur.

* ARPA: Rüyada arpa görmek, az bir meşakkatle çok rızka nail olmaya işarettir. Bir

rivayete göre de, arpa beyaz olduğu sebeple gümüş ile tâbir edilir. Rüyada eline arpa

geçtiğini görmek yine mala delâlet eder.

Rüyada arpa aldığını görmek, iyi ve salih bir evlâdın olacağına işarettir. Satıcıdan

arpa aldığını görmek, büyük bir mülke, ele geçecek nimete delâlet eder. Arpa ektiğini

görmek, Allah’ın razı olacağı işlerle tâbir olunur.

Rüyada yaş veya taze arpa görmek, hayırlı haber işitmeye, sıhhat ve afiyete delâlet

eder.

Ibn-i Kesir demiştir ki: Arpa görmek, helâl mala, hayır ve menfaate delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki:

– Rüyada arpa görmek, bol rızka delâlet eder. Arpa satın aldığını gören, ahireti

dünyaya tercih eder; sattığını gören ise, ahiret üzerine dünyayı tercih eder.

Rüyada arpa ebili bir yerde yürüdüğünü görmek, cihad ile tabir olunur. Yine rüyada

arpa elemek, kulların ibadetine işarettir.

* ARSENİK: Kişinin rüyada arsenik ile zehirlendiğini görmesi, bir düşmanın kendisine

pusu kurduğuna işarettir.

Bir başka tâbire göre de, sıhhatli ve uzun bir ömre, düşmandan intikamın fazlasıyla

alınacağına delâlet eder.

* ARSLAN: Bir kimsenin rüyada arslan görmesi, zalim, şiddetli ve cebbar bir

hükümdara, bazı kere de ölüme işarettir. Arslan görmek, hastanın şifa bulmasına da

delâlet eder.

Rüyada dişi arslan görmek, şerli, zalim ve çocuğu üzerine galip bir kadına işarettir.

Ayrıca arslan görmek, cehalete, kibre, kendini beğenmeye, günaha ve nazlanmaya

da delâlet eder.

Ibn-i Şîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada arslan görmek, çetin ve kuvvetli bir düşmana

delâlet eder.

Rüyada arslan yavrusu görmek bir erkek çocuğa işarettir. Arslanın evine girdiğini

görmek, hayra, saltanata, uzun ömre ve bol rızka delâlet eder.

Rüyada arslan etini yediğini görmek, devlet tarafından gelecek bir mükâfata veya

paraya delâlet eder. Keza rüyada arslan başı yediğini görmek, büyük saltanata ve

çok mala işarettir.

Ebu Saidu’l-Vaaz demiştir ki:

– Rüyada azgın bir arslanın halkın yolunu kestiğini görmek, hükümdarların zulmüne

delâlet eder. Bir arslanın kendini kovaladığını görmek, hükümetten bir korkuya

uğramağa, eğer kurtulur ise, bu korkudan halâsa, kurtulamayıp arslanın pençesine

düşerse, büyük bir zarara uğramaya delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada arslan görmek üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Sultan,
  2. b) Cesur ve şeci’ adam,
  3. c) Kuvvetli ve amansız düşman.

Rüyada yırtıcı hayvanın, hastası bulunan bir eve girdiğini görmek, hastanın ecelinin

geldiğine işarettir.

Rüyasında arslanın derisinden yahut kılından bir şey aldığını görmek, ele geçecek

düşman malına delâlet eder. Çok kere de bu, miras malına işarettir.

Rüyada bir arslanın camiye girip minbere çıktığını görmek, insanlara zulmedecek,

korku ve dehşet saçacak bir hükümdara delâlet eder.

Rüyada iki arslanı birbiri ile savaşır görmek, harbe; arslana bindiğini görmek, büyük

bir düşmana muzaffer olmağa delâlet eder.

* ARŞ: Rüyada Rabbin yüce arşını güzel bir surette görmek, itikadın sağlam

olmasıyla müjdelenmeye delâlet eder. Çünkü arş, yücelikler âlemidir.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki:

– Rüyada arşı görmek beş veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Riyaset, baş olmak,
  2. b) Rif’at, yücelik
  3. c) Rütbe,
  4. d) İzzet ve şeref,
  5. e) Makam…

Arş-ı Kerîmi güzel ve süslü görmek, büyük bir zâta intisab etmeye ve ondan ilim,

irfan, hikmet, hayır ve bereket nuru edinmeye delâlet eder.

Bazı kere de arşı görmek, insanın hayır ve şerden işlediği amele delâlet eder. Arşı

eksik bir halde görmek, bid’at ve sapıklığa işarettir.

 

Rüyada Arş-ı Azam’ı görmek, müjde ve beşarete delâlet eder. Yine arşı görmek,

emsalleri arasında yüksekliğe ve maksada ulaşmaya delâlet eder.

* ARZU: Bir kimsenin rüyada arzularına eriştiğini görmesi veya arzularının yerine

getirilmesini istemesi, bütün emellerinin gerçekleşeceğine işarettir.

Yine rüyada arzu edilen şeye kavuşmak, çok ilme ve Allahu Teâlâ’ya ulaştıran yola

veya helâl mala delâlet eder. Rüya sahibi bekâr ise evleneceğine işarettir.

* ARZ VE TAKDİM: Rüyada bir ordu kumandanına arz ve takdim edildiğini ve fakat

kumandanın kendisini kabul etmediğini görmek, büyük bir günaha işarettir. Eğer

kumandanın kendisinden memnun olduğunu görmüş ise, Allahu Teâlâ’nın o kimseden

razı olacağına delâlet eder.

Rüyada kendisine takdim edildiği zat tarafından bir şey verildiğini görmek, ümit ettiği

şeye nail olmaya delâlet eder.

* ARZUHAL (Dilekçe): Bekâr bir kimse için rüyada arzuhal görmek veya arzuhal

yazmak, evlenmeye; evli için de evinde bir tören olacağına delâlet eder.

* ASA: Bir kimsenin rüyada asâ görmesi, şerefli, kuvvetli, kudretli ve insanlara yardım

eden bir kişi ile tâbir olunur. Rüyada elinde asâ olduğunu görmek, şerefli, kudretli,

halka yardım eden birinden yardım talebinde bulunmaya işarettir…

Rüyada asânın elinde kırıldığını görmek, bulunduğu makamdan azledileceğine,

ticaret ehli ise ziyana uğrayacağına delâlet eder.

Rüyada asâ haline geldiğini görmek, ölüm ile tâbir olunur.

Rüyada asâ ile taşa vurduğunu ve taştan suların fışkırdığını görmek, zengin olmaya

delâlet eder.

İbn-i Şîrîn (rh.a.) demiştir ki:

– Rüyada değnek veya baston görmek, kadr ve kıymeti yüksek bir zâta delâlet eder.

Keza rüyada bir değneğe veya bastona dayandığını görmek, kadr ve kıymeti yüce bir

şahsın himmetiyle murada ermeye işarettir.

Elinde asânın yılan haline geldiğini görmek, dostun düşman olacağının işaretidir.

Kirmanî demiştir ki:

– Elindeki değneğin uzadığını gören muradına nail olur, kısaldığını gören de

maksadına eremez..

Bazı kere de asâ görmek, imdat ve yardıma, maksadın hasıl olacağına işarettir.

* ASANSÖR: Rüyada asansörle bir yere çıktığını görmek, iş sahasında yükselmeye

ve bütün engelleri aşmaya delâlet eder.

* ASFALT: Rüyada asfalt görmek veya asfalt bir yolda yürümek, her işte başarılı

olmaya işarettir.

* ASHAB-I KİRAM: Rüyada sahabilerden birini güzel hallerde görmek, onlar

 

hakkındaki güzel itikada ve sünnetlerine tâbi olmaya işarettir. Rüyada onları görmek,

muhabbete, kardeşliğe, yardım ve hayırhahlığa, düşmanlık ve kıskançlıktan

kurtulmaya, kalplerdeki düşmanlıkların gitmesine, sevgilerin kalpleri doldur

masına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada sahabilerin kendisine teveccüh ettiğini görmesi, cami, mescid,

medrese gibi hayırlı binalar yaptırmaya; neseb ve kabilesinin temizliğine delâlet eder.

O güzide sahabîleri görmek, zenginliğe de işarettir. Çünkü onlar birçok fetihlerde

bulunup ganimetler elde ettiler. En güzel ganimet ise takvadır.

Yine sahabileri görmek, tevbeye ve Allahu Te âlâ’dan gayrı her şeyden alâkayı

kesmeye, onların yolunda hayır ve berekete delâlet eder.

Meselâ rüyada Hazret-i Ömer’i görmek; uzun ömre, fazilete, her yerde hakkı

söylemeğe, hayır ve hasenata, batıldan uzaklaşıp Hakk’a vâsıl olmaya delâlet eder.

Keza Hazret-i Osman’ı görmek, zühd, takva, haya ve edebe, hayır ve fazilete

işarettir. Hazret-i Osman (r.a.)’ın kendisine gülerek baktığını ve iltifat ettiğini görmek,

dünya ve ahiret saadetine delâlet eder.

Rüyada sahabilerin başı ve Allah Resûlü’nün mağara arkadaşı Hazret-i Ebû Bekir

(r.a.)’i yüzü güler ve ferah bir halde görmek; dünya ve ahiretin saadet ve huzuruna

işarettir.

İbn-i Şîrîn demiştir ki:

– Hazret-i Ebû Bekir’i yüzü güler ve ferah ve sürurda görmek, ferah ve sürura, nimet

ve refaha, hastalıktan şifaya, ilim ve marifete delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki:

– Rüyada Hazret-i Hasan ve Hüseyin’i görmek, bazı büyük zatlara intisab ederek

onlardan hayır ve nimete, ilim ve hikmete ermeye delâlet eder.

Onlardan birinin kendisine bir şey verdiğini veya lütuf ve iltifat ile söz söylediğini

görmek, çok mal ve nimete, refah ve rahata, fukaraya lütuf ve ihsana delâlet eder.

Çünkü onlar lütuf ve ihsanda herkesten ileriydiler.

Rüyada Nebiler Nebisi’nin nazenin kızı ve Cennet kadınlarının efendisi Hazret-i

Fâtıma (r.anha)’yı görmek, her türlü hayır ve berekete, fazilete, yüce ve güzel ahlâka,

bütün işlerde muvaffakiyete delâlet eder. Yine onu mesrur ve güleç görmek, ferah ve

sürura, saadet ve selâmete işarettir. Mahzun ve mukadder görmek hüzün ve keder ile

tâbir edilir.

Resûl-i Ekrem efendimizin pâk zevcelerinden herhangi birini görmek, hayır ve

hasenata, iffet ve ismete, haram ve bâtıldan uzak kalmağa, aile saadetine ve

bereketli rızka delâlet eder.

* ASILMAK: Rüyada asılmak, birçok vech ile tâbir edilir. İmam Nablusî demiştir ki:

– Valiliğe ehil olan bir kimsenin rüyada asıldığını görmesi, vali olacağına işarettir.

Rüyada asılmak, yücelik ve nail olacağı nimetlere delâlet eder.

Rüyada bir şehirde idam edildiğini görmek, idam edildiği şehrin şerefi nisbetinde

erişeceği reisliğe delâlet eder.

 

Yine rüyada asılmak, fakirler hakkında hayra ve gizli şeylerin meydana çıkmasına;

zenginler hakkında ise, şerre ve işlerinin bozulmasına işarettir.

Hem ölü, hem de o halde yine idam edildiğini görmek, dini bozukluğa ve fakat

dünyanın şeref ve yüksek makamlarına delâlet eder.

Bekâr bir adamın rüyada idam edildiğini görmesi, evleneceğine işarettir.

Deniz üstünde bir vapurda yolculuk yapan biri rüyada asılmış olduğunu görse, bu

rüya onun hakkında hayra delâlet eder. Rüyada idam edilmiş birinin etinden yediğini

görmek, ileri gelen birtakım kimselerden menfaat teminine delâlet eder.

* ASİ OLMAK: İsyanını çirkin görmeyen kimsenin rüyada asi olduğunu görmesi,

mahzun edecek bir azaba işarettir.

İbn-i Şîrîn hazretleri: Rüyada bir adama zulmettiğini görmek, o kişinin zulmüne

uğramaya delâlet eder, demiştir.

* ASİLZADE: Rüyada soy ve nesepçe asil birini görmek, kalb temizliğine, güzel

itikada, yüksek dereceye delâlet eder. Bu rüya, bazı kere de düşmanlara karşı üstün

gelmeye işarettir.

* ASKER: Rüyada üniformalı veya yüksek rütbeli asker görmek, şan ve şöhrete

delâlet eder. Aynı zamanda asker kuvvet demektir. Askerle konuştuğunu görmek,

işlerde zorluk çekmemeye işarettir.

Rüyada bir şehre veya bir mahalleye veya bir sokağa asker geldiğini görmek, yağmur

ile tâbir olunur. Askerin geldiği yerlere yağmur yağar..

Bazı kere de asker görmek, müminler hakkında zafer ve zalimlerden intikam almak

ile tâbir olunur.

* ASKER BAYRAĞI: Bir kimsenin asker bayrağı görmesi, halkın kendisine tâbi

olduğu âlim veya âbid, ya da zengin ve cömert bir kimseye işarettir. Rüyada görülen

kırmızı bayraklar, harp ve gıtale, sarı bayraklar, askerde salgın hastalık bulunduğuna,

yeşil renkli bayraklar da hayırlı bir sefere delâlet eder.. Beyaz bayraklar görmek,

yağmura, siyah bayraklar da kıtlığa işarettir.

Ne yapacağını bilmez birinin rüyada asker bayrağı görmesi, hayretten kurtulup

selâmete ereceğine işarettir.

Kadının rüyada asker bayrağı görmesi, kocaya delâlet eder.

* ASMA (Üzüm çubuğu): Rüyada asma diktiğini görmek, izzet ve şerefe delâlet eder.

Yine asma görmek, din ve dünyaca menfaatli bir adama işarettir.

Rüyada üzüm çubuğu, zengin bir hanıma, üzümün kesilmiş dalı ise, cimri bir

kadından alınacak mala delâlet eder. Kışın asma ağacında üzümler görmek de,

zengin bir kadın ile tâbir olunur.

* ASTARGAN (Manto): Rüyada böyle bir mantoya mâlik olduğunu görmek, asalete

ve çalışkanlığa işarettir. Astargan manto giymiş bir kadın görmek, sevinçli ve huzurlu

günlere delâlet eder.

 

* AŞÇI: Rüyada aşçı görmek haris bir adama delâlet eder. İbn-i Şîrîn hazretleri

demiştir ki:

– Güzel kokulu, temiz ve leziz bir şey pişirdiğini görmek, hayır ve nimete işarettir.

Bunun aksini görmek, şer ve kibir ile tâbir olunur.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada aşçı görmek, asılsız ve faidesiz kelâmdır.

Bazı kere de aşçı görmek, zengin ve fukara için sürür ve izdivaca delâlet eder. Hasta

birinin rüyada aşçı görmesi, hastalığının şiddetleneceğine işarettir.

Çarşı aşçısını görmek, faydalı bir işle meşgul olmaya delâlet eder…

Rüyada şekerciyi görmek, ilim, hikmet ve rızka; çivit otunu pişireni görmek, gam,

keder ve gussaya; zift ve kara sakız kaynatanı görmek, elbiselere ve deniz seferine

çıkmaya delâlet eder.

* AŞİRET: Bir kimsenin rüyada kendisini aşiret çadırının içinde görmesi ve aşiretin

reisi ile konuşması, muhtar olacağına veya bir kuruluşun başına geçeceğine işarettir.

Bazı kere de bu rüya gurbete çıkmaya delâlet eder.

* ÂŞIK: Nablûsî demiştir ki:

– Rüyada âşık olmak belâdır. Bu sebeple bir kimse rüyada âşık olduğunu görse, bir

belâya duçar olur. Aşık, iyi veya kötü işleri arzu eden bir kimsedir.

Şunu da biz ilave edelim ki, âşıkların dünyada rahatı yoktur. Tâ ki maşukuna

kavuşuncaya kadar…

Yine rüyada aşk halini görmek, rüya sahibinin gizleyemediği bir sözü açılmasına da

işarettir. Aşk, uyanıkken bir şeye düşkünlüğe, hasta için ecelin yaklaştığına ve

fakirliğe de delâlet eder.

Rüyada severek bir iş yaptığını ve onu yaptıkça zevk aldığını görmek, nefsin

arzusuna uymaya ve sonu gelmez işler peşinde koşmaya delâlet eder. Çünkü insan

için kendi nefsinden daha yaman düşman yoktur.

Bekâr bir adamın rüyada aşk mektubu yazdığını görmesi, yakın zamanda

evleneceğine işarettir. Aşk mektubunu aldığını görmek, bir evlenme teklifine delâlet

eder. Yine sevdiği birinden bir aşk mektubu aldığını görmek, mutluluk ve saadete

işarettir.

* AŞURE: Rüyada aşure ayında, yani Muharrem ayında, aşure dağıttığını görmek,

hayırlı bir nimet veya güzel habere işarettir. Aşure görmek veya yemek ise, bunun

zıddı. Yani keder ve musibet habercisi…

* AT: Rüyada at görmek murada nailiyet ile tâbir olunur. Ata binmeye ehil olmayan

biri, rüyada ata bindiğini görse, bu onun için izzet ve makama, yüksek derecelere

delâlet eder. Bazı kere de ata binmek yolculuğa işarettir.

Danyal (a.s.) demiştir ki:

– Rüyada at görmek, izz ü şeref ve devlete delâlet eder.

Kirmani de demiştir ki:

 

– Rüyada eğeri ve gemi mevcut güzel bir ata bindiğini görmek, o at üzerinde ağır ağır

yol almak, şeref ve yüce kadre delâlet eder. Doru renkli ata bindiğini görmek,

kuvvetin çokluğuna, doru taya (atın yavrusu) bindiğini görmek, zengin bir kadınla

evlenme ye delâlet eder.

Rüyada erkek ata binmek, düşman üzerine galip gelmeye işarettir. Bazan da at

görmek, güzel inşa edilmiş bir eve delâlet eder.

Kır ata bindiğini gören kimse düşmanını kahra uğratır. Yine kır at görmek, hayır ve

berekettir.

Rüyada hâlis kızıl bir kısrak görmek, dindar, neşeli, iffetli ve şöhretli bir kadına delâlet

eder. Her tarafı, yelesi ve kuyruğu kızıl bir kısrak görmek de, neşeli, sevinçli bir kadın

ile tâbir olunur.

Rüyada at görmek, her veçhe ile iyidir ve yüksek mevkilere işarettir. Attan indiğini

görmek, iyi değildir ve keder alâmetidir.

Rüyada başkasına ait ata bindiğini görmek, o kişinin mertebesine yükselmeye delâlet

eder. Eğersiz ve gemsiz bir kısrağa bindiğini görmek, fena huylu bir kadına işarettir.

Rüyada kendi yanında veya evinde bir atın helak olduğunu görmek, insanlardan

birinin vefat edeceğine işarettir.

Ata bindiğini gören kişinin hanımı hamile ise, bir erkek çocuğu olacağına delâlet eder.

Ibn-i Şîrîn (rh.a) demiştir ki:

– Yelesi ve kuyruğu kızıl sarı olan bir atı görmek, harp ve gı-tale delâlet eder.

Rüyada atın kendisini ısırdığını görmek, ordu ve kuvvet sahibi olmaya delâlet eder.

Atı öldürdüğünü görmek ise, nimet, mal, izzet ve kuvvetle tâbir olunur.

Rüyada at üzerinde olduğunu fakat buna taaccüp ettiğini görmek, Allah yolunda

cihada işarettir.

Rüyada atın kuyruğunun kıllarının çok olduğunu görmek, evlat ve akrabanın

çokluğuna işarettir. Atın kuyruğunun kesildiğini görmek ölüme delâlet eder.

Kendi atından inip bir başkasının atına bindiğini gören kişinin, bir halden diğer hâle

geçeceğine işarettir. İki halin arasındaki fark, iki atın arasındaki fark nisbetincedir ve

iş ona göre tecellî eder.

Rüyada bir atı öldürdüğünü görmek, nimet, mal, izzet ve kuvvete nailiyete delâlet

eder.

Rüyada posta atına binmek ise, binen için ecelin yakın olduğuna işarettir.

Beyazlığı siyahlığından fazla olan bir ata bindiğini görmek, dindar bir hanımla evliliğe

delâlet eder.

* ATEŞ: Bir kimsenin rüyada ateş görmesi, acele olan rızka ve hazırlanmış maksada

işarettir. Rüyada ateşten menfaatlandığını görmek, bol rızıkla mükâfatlandırılmaya

delâlet eder. Bazı kere de ateş, ilim taleb etmeye ve ilmi arzulamaya delâlet eder.

Rüyada elinde alevli bir ateşin yandığını görmek, devlet tarafından veya yüksek

makam sahibi biri eliyle gelecek rızık ve mala işarettir.

Rüyada bir cemaatin aralarına kıvılcım döküldüğünü görmek, o kişiler için düşmanlık

ve kavga husulüne delâlet eder.

Ateşle bir şey pişirdiğini görmek, güzel ve faydalı sohbetlerde bulunmaya ve iyi

havadislere işarettir. Karanlıkta birine yol göstermek için ateş yaktığını görmek, ilim

ve irfanca ilerlemeye ve fazilete delâlet eder.

Rüyada kış mevsiminde ateşte ısındığını görmek, zenginliğe; ateşe çekilmek de

zindana işarettir. Ve yine ateşte mahvolduğunu görmek, haram mala; ateşe girip

hiçbir şey olmadan çıktığını görmek, feyiz ve Allahu Teâlâ tarafından mağfirete

delâlet eder.

* ATEŞ YAKICI: Rüyada ateş yakıcı gören kimse, hayra, rahata, ihtiyaçları görmeye

ve büyüklere yaklaşmaya nail olur. Ateş yakıcısını görmek, ilme de işarettir.

İnsanların elbiselerini veya beyhude yere elbiseleri ateşe atıp yakan birini görmek,

şer, fitne ve israfla malı zayi etmekle tâbir olunur.

Danyal (a.s.) demiştir ki:

– Rüyada dumansız ateş görmek, devlet büyüklerine yakınlaşmaya işarettir.

* ATEŞ BÖCEĞİ: Rüyada ateş böceği görmek, kısa bir zaman içinde çok sevince ve

sıhhatin düzeleceğine işarettir. Bazı kere de bu rüya, sevincin kısa süreceğine delâlet

eder.

* ATEŞ KORU: Rüyada ateşin kor haline geldiğini görmek, maksadın ve matlubun

hâsıl olacağına ve acele ele geçecek rızka delâlet eder.

* ATEŞE TAPMAK: Rüyada ateşe taptığını görmek, sultana ve memlekete ihanet

edenlere yardım ile tâbir edilir. Taptığı ateş çok şiddetli ise haram mala delâlet eder.

Kızgın ateş zalim hükümdara da işarettir.

* ATICILIK: Bir kimsenin rüyada kendisini avcı olarak görmesi ve bir hayvanı

vurması, iş hayatında başarılı olacağına delâlet eder.

* ATLAMAK: Rüyada gerek korku ve gerekse çabuk hareket ederek bir yerden diğer

bir yere atladığını görmek, can sıkıcı ve müşkül bir söze delâlet eder. Yüksek yerden

aşağı atladığını görmek, iyi halden kötü hale meyletmeye; aşağıdan yukarıya sıçramak

da, insanın çabucak yüksek dereceye ulaşacağına işarettir. Yükseklerden

aşağıya düşüvermek, kıymetinin hemen düşmesine delâlet eder.

* ATKI: Rüyada atkı görmek, iyi bir kimseden yardım göreceğinize ve himaye

edileceğinize delâlet eder.

* ATLAS: Bir kimsenin rüyada atlastan bezlere mâlik olduğunu görmesi; dindar,

takva sahibi ve hak ehli olduğuna işarettir. Bu rüya bazı kere de şerefli ve güzel bir

kadınla evlenmeğe delâlet eder.

Rüyada durulmuş bir atlas kumaş satın aldığını görmek, güzel hizmetçilere işarettir.

Bekâr bir kimsenin atlas elbisesi giydiğini görmesi, temiz bir kadınla evleneceğine

işarettir. Fakih ve âlim kimselerin atlas elbise görmeleri, dünyayı talep etmekle tâbir

olunur ve onlar hakkında noksanlıktır.

 

* ATMACA: Rüyada atmaca kuşu görmek, cahil, zalim biri ile karşılaşmaya delâlet

eder. Yine atmaca kuşu, zalim, cahil bir idareci ile de tâbir olunur.

* ATMAK: Rüyada mancınıkla bir şey attığını görmek, zulüm ve hileye işarettir.

Bazan da bu rüya âlimlere iftira etmeye delâlet eder.

Yine rüyada mancınıkla bir şey attığını görmek, o yerde fitne zuhuruna işarettir. Attığı

okun hedefine isabet ettiğini görmek, muradının incisini elde etmeye işarettir.

Yine rüyada av avlanmak maksadıyla taş attığını görmek, kazanç ve ganimete nail

olacağının işaretidir. Bir kimse rüyada kendisine ok atıldığını ve kanının aktığını

görmüş olsa, büyük bir şahsiyetten nimete ve menfaate erişeceğine delâlet eder.

Üzerinde yeni ve beyaz bir elbise olduğunu ve bir dağın tepesine doğru ok attığını

görmek, ehil insanlar için saltanatla tâbir olunur.

* ATTAR: Bir kimsenin rüyada attar olduğunu görmesi, halkın medh ü sena

edecekleri bir işe gireceğine delâlet eder. Attar ile dost olduğunu görmek, güzel

ahlâk, cömertlik ve salâh ile nimetlenmeye işarettir.

Bazı kere de attar görmek; ilim, hidayet, hikmet ve güzel bir şekilde anılmaya delâlet

eder. Ve aynı zamanda sevinç ve huzurun da işaretidir.

* AT TERSİ (Gübresi): Rüyada at tersi görmek, şerefli bir kişiden gelecek mala

delâlet eder. Kişinin rüyada at tersi süpürdüğünü görmesi, şerefli ve kıymetli bir

zattan mala ve nimete erişeceğine işarettir. At tersi üzerine oturduğunu görmek,

akrabadan gelecek miras ile tâbir olunur.

* AVCI: Rüyada avcı görmek, kadınlara meyleden ve onları elde etmek için her türlü

hile ve desisede bulunacak adama delâlet eder. Umumiyetle avcı, hile ve desise

yapan kimse ile tâbir olunur.

Rüyada arslan veya diğer yırtıcı hayvanları avladığını görmek, diğer sultanlara hile

yapan büyük bir sultan ile tâbir olunur. Kuş ve serçeleri avlamak, halkın ileri

gelenlerine hile yapan tüccara delâlet eder. Rüyada balık avlamak, kadınlara karşı

fenalık ve hile düşünen kötü insanlara işarettir.

Bir kimsenin rüyada av köpekleri ile ava çıktığını görmesi, bütün insanlar hakkında

hayır ve onun yapacağı güzel bir iş ile tâbir dlunur.

Denizde taze ve tatlı balık avladığını görmek, helal rızka, meşru yolda çalışmaya ve

hayra delâlet eder.

* AVLANMAK: Rüyada av avladığını görmek, ganimete ve mala delâlet eder. Yine

rüyasında geyik, dağ keçisi, tavşan ve yabanî merkep gören kişi, hiç ummadığı

yerden mal ve ganimete erişir.

Bir kadının rüyada av avladığını görmesi, babasının veya koçanının malını korumaya

işarettir. Hizmetçinin av avlanması, efendisinin malından yiyeceği şeye işarettir.

Küçük çocuğun böyle bir rüya görmesi, ilim ve sanat öğrenmesi, babasının mirasına

konması ve menfaate kavuşması ile tâbir olunur.

 

Bazan da rüyada av avlanmak, gaflete ve işinde dikkatsiz olmağa işarettir. Av

köpekleriyle av avladığını görmek, emniyete ermeye şöhrete kavuşmaya delâlet eder.

* AVİZE: Rüyada yanar halde avize görmek veya avize yakmak, hayra alâmettir.

Avizenin kendi kendine söndüğünü görmek, ecelin yaklaştığının işaretidir.

Avize satın aldığını görmek, yeni bir işe atılmaya ve o işten temin edeceği menfaate

delâlet eder.

* AV KAPANI: Bir kimsenin rüyada, eti yenen bir hayvan için kapan kurduğunu

görmesi, helâl olan bir mal ile tâbir olunur ve onun eline helâl mal geçer.

* AVRET: Rüyada elbisesinin açılıp edep yerinin görülmesi, hayasızlığa işarettir.

Rüyada avret yerinin açık olduğunu ve bundan da utanmadığını, kendisine hiç bakan

kimse bulunmadığını görmek, içinde yüzdüğü sıkıntı ve meşakkatten ve hastalıktan

kurtulmaya delâlet eder. Eğer borçlu ise, Allahu Teâlâ ona, borcunu ödemeyi

kolaylaştırır ve kendisine bir çıkış kapısı açar. Korku içinde ise, selâmet bulur.

* AVRET ALMAK: Rüyada avret almak, yani kadın almak, zengin olmaya; onu

öptüğünü görmek, murada ermeye delâlet eder.

Yine rüyada güzel bir hanımı görmek, hayra ve rahatlığa işarettir. Bu rüya aynı

zamanda gelecek iyi bir seneye delâlet eder.

Rüyada avret yeri görmek, zenginliğe, çok evlât sahibi olmaya, uzun ömre, murada

nailiyete işarettir. Kadının avret yerini görmek, gam ve gussadan halâs olmağa; bekâr

için evliliğe delâlet eder.

* AVUÇ: Rüyada avuç içi görmek, rüya sahibinin kuvvetine, elinin açıklığına,

dünyalığının genişliğine ve rızkının bolluğuna delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Avuç rüyası altı şekilde tâbir olunur:

  1. a) Zevk ü şevk,
  2. b) Mal,
  3. c) Riyaset,
  4. d) Evlat,
  5. e) Şecaat,
  6. f) Haramdan sakınmak…

Ibn-i Kesir (rh.a) de şöyle tâbir eder:

– Rüyada avucunun geniş olduğunu gören rızıklanır, mal ve serveti artar, cömertlik ve

kerem ile şereflenir. Avcunun dar olduğunu görmek ise bunun zıddı.

Rüyada avucunun güzel olduğunu görmek, Allahu Teâlâ’ya âsi olmaktan sakınmaya

delâlet eder. Bazı kere de avuç içinin güzel olması ve pırıldaması duaların kabul

edilmesine işarettir.

Rüyada avucun kapandığını görmek, geçimin darlığına; avuç içinde kıl bittiğini

görmek de kedere delâlet eder. Avuçların birbirine vurduğunu görmek, ferah ve sürür

ile tâbir olunur. Elinin arkası ile diğer elinin içine vurduğunu görmek, bir musibete

delâlet eder.

Avucunu göğe doğru açtığını görmek, menfaat ve hayıra işarettir.

 

Avucun kapalı olması ise cimrilik ile tâbir edilir.

Avucunun içinde abdesti bozan bir nesne görmek, rüya sahibinin kuvvet ve

dünyalığına delâlet eder.

* AVUKAT: Rüyada bir avukata gittiğini ve onunla konuştuğunu görmek, ileride

avukata ihtiyacınız olacağına işarettir.

* AY: Rüyada ay görmek, sultan veya büyük zatlara işarettir.

İbn-i Şîrîn (rh.a) demiştir ki:

– Rüyada ay bedir halinde görülürse bir milletin büyüğü ve ulusu ile tâbir olunur. Ayın

gökte iki parçaya ayrıldığını görmek, yüce şahsiyetlerden birinin öleceğine delâlet

eder.

Rüyada aya asıldığını görmek, nimete ve büyük bir hayra nailiyet ile tâbir olunur.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada ay görmek şöyle tâbir olunur:

  1. a) Mülk,
  2. b) Vezir (bakan),
  3. c) Mülkün nedimi,
  4. d) Milletin reisi,
  5. e) Güzel zevce ve hizmetçi,
  6. f) Evlât,
  7. g) Ana ve baba,
  8. h) Zevç,

ı) Hayır sahibi ve ondan gelecek menfaat.

Ibn-i Fuzale demiştir ki:

– Ay bazan erkek evlâda işarettir. Bir kadının veya erkeğin kendi koynundan, yahut

vücudundan bir ay çıktığını görmesi, erkek ve bahtiyar bir evlâtları olacağını delâlet

eder. Bu ayın yavaş yavaş yükselerek semaya çıktığının görülmesi, o evlâdın insanlığın

en ulvî derecesine vâsıl olacağının işaretidir.

Rüyada ayın nurunun evinin içine girip hanesini pırıldattığını görmek, büyük bir zat

tarafından verilecek mükâfata delâlet eder.

Rüyada ayı doğurduğunu görmek, arzu ve murada ermeye delâlet eder. Ayı en

yüksek, en yüce ve fezanın en derinliklerinde yüzer görmek, hayır, iyilik ve fazilet ile

tâbir olunur.

Rüyada ayın tutulduğunu görmek, memleket büyüklerinin müşkülâta uğrayıp çok

sıkıntı çekeceklerine işarettir.

Rüyada güneş ve ayı kendi üzerine doğmuş görmek, anne ve babanın rızasına

delâlet eder. Rüyada ayın kendisi ile konuştuğunu görmek, yüksek ve ulvî derecelere

işarettir.

Hıristiyan bir kadının ayı görmesi, hidayete ereceğine işarettir. Ay bedir halinde iken

bir başka gezegenle çarpıştığını görmek, iki memleket insanının birbirleriyle harp

edeceklerine işarettir.

 

Bakan olan birinin ayın tersine döndüğünü görmesi, vazifeden azledileceğine

işarettir.

Güneş ve ayın kendisine secde ettiğini görmek, anne babanın . rızası ile tâbir olunur.

Güneş ve aya secde ettiğini görmek ise, büyük bir günaha delâlet eder.

Rüyada güneş, ay ve yıldızların güneş yörüngesinde toplandıklarını ve güneşin daha

parlak olduğunu görmek, devlet büyükleri ve şerefli insanlar yanında sözünün makbul

olacağına işarettir.

* AYAĞI İLE İTMEK: Rüyada birisinin kendisine tekme vurduğunu veya ayağı ile

ittiğini görmek, fakirlik ile tâbir olunur. Yine tanınmış birinin tekmesine maruz kalmak,

o kişiden kendisine bir belâ isabet edeceğine işarettir.

Kişinin rüyada ayağı ile bir şeyi teptiğini görmesi, söylemiş olduğu sözü inkâr etmeye

işarettir.

* AYAK: Bir kimsenin rüyada ayak görmesi: Ana, baba, rızık, servet ve yolculuğa

delâlet eder. Yine rüyada görülen ayak, servetin devamına, iyi ve güzel amele, işlerin

sağlam tutulmasına ve itimada alâmettir.

Asi ve günahkâr birinin rüyada ayağını güzel görmesi, tevbe ve istiğfara ve Rabbine

yönelmesine delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki:

“- Rüyada bir ayağının kırılmış veya kesilmiş olduğunu görmek, ana babasından

birinin öleceğine, ya da malının yarısını zayi edeceğine alâmettir. İki ayağının birden

kesilmiş olduğunu görmek, sefer ile tâbir olunur. Bu rüya, bazı kere de ölüme

işarettir.”

Ayaklarının demirden veya bakırdan olduğunu görmek, uzun ömre ve çok mala

delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

“- Rüyada ayaklarının kuş ayakları gibi olduğunu görmek, hayır ve berekettir.

Ayaklarının yarılmış olduğunu görmek ise iyi değildir.”

Cafer-i Sâdık (r.a) buyururlar ki: Rüyada ayak görmek yedi vech üzere tâbir olunur:

  1. a) İş,
  2. b) Ömür,
  3. c) Gayret,
  4. d) Mal,
  5. e) Kuvvet,
  6. f) Sefer,
  7. g) Zevce,

Bazı kere de ayağının güzel görülmesi, namaza ve namazın edasına delâlet eder.

Ibn-i Şîrîn (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada görülen ayaklar, insanın malı, ameli, iyi ve güzel işleri ile tâbir olunur.”

 

* AYAK BİLEZİĞİ: Rüyada görülen ayak bileziği erkek çocuk ile tâbir olunur. Bir

kadının rüyada üzerinde altın bilezikler olduğunu görmesi, korkudan emin olmaya

delâlet eder. Kişinin üzerinde altın bilezikler olduğunu görmesi ise, hastalığı veya din

de ona erişecek bir hataya işarettir.

* AYAKKABI: Rüyada iyi bir ayakkabı görmek, devlet ve ikbâle, kazancın artmasına

ve menfaate delâlet eder. Kötü, çürük, eski ayakkabı görmek, bunun zıddı..

* AYDINLIĞA ERMEK: Rüyada aydınlık görmek, ilim, irfan ve hikmete delâlet eder.

Bazı kere de bu rüya, sahibinin yapmak istediği bir işi başaracağına işarettir. Yine

aydınlık görmek, dinin kuvvetleneceğinin delilidir. Rüyada karanlıktan aydınlığa

çıktığını görmek, tasalardan, kederlerden kurtulmağa; çakmak ateşi çakar görmek,

korkulardan emin olmaya delâlet eder.

* AYDINLIK: İşlerde düzgünlüğün ve iyi halin işaretidir. Karanlık ise, bunun zıddı.

* AYAZ: Rüyada dondurucu ayaz görmek, veya üşüdüğünü görmek, işlerin

bozulacağının işaretidir.

* AY ÇİÇEĞİ: Rüyada görülen ayçiçeği, istikbâlin her geçen gün daha da

gelişeceğine, şöhret ve servet sahibi olmaya işarettir.

* ÂYETLER: Kur’ân-ı Kerim Allah’ın kelamıdır ve onunla hemdem olmak saadetin en

büyüğüdür. Bu sebeple âyetler görmek rahmettir.

Âyet-i Kerimeler iki türlüdür: Rahmet âyetleri, azab âyetleri…

Bir Müslümânın rüyada rahmet âyetlerini görmesi veya okuması veya okunduğunu

işitmesi, Allahu Teâlâ’nın rahmetine delâlet eder ve o kişi için saadettir. Müjdeleyici

âyetleri görmek, müjdelenmenin işaretidir.

Bir adam rüyada rahmet âyetini okuduğunu, fakat azab âyetine geldiğinde kendisine

bu azâb âyetinin okunması zorlaştığını görse, ferah ve selâmete kavuşacağına

delâlet eder.

Hasta bir adamın rüyada Kur’ân okuduğunu görmesi, şifaya kavuşacağının işaretidir.

Çünkü Kur’ân müminlere şifadır.

Rüyada Ayetü’l-Kürsi’yi okumak veya okunduğunu işitmek, rüya sahibinin gönül

nuruna, ilim, hikmet, takva ve verâ ehli biri olduğuna delâlet eder. Zira Ayetü’l-Kürsî

ism-i â’zamdır.

* AYGIR: Rüyada aygır görmek, mevki sahibi ve zengin kimselerle kurulacak

dostluğa ve menfaate delâlet eder.

* AYI: Rüyada ayı görmek, âfet, belâ ve fitneye işarettir. Bazı kere de ayı görmek,

şiddet ve kuvvetli olmayan, düşmanlığında hileye başvuran hırsıza delâlet eder.

Rüyada ayının sırtına bindiğini görmek, devlet adamlarından menfaat görmeye

işarettir. Yine ayıya bindiğini görmek, düşmana galip gelmeye delâlet eder.

Rüyada ayı derisi görmek mala, bazı kere de kötü, boşanmış ve oyunla meşgul

kadına delâlet eder.

* AYI AVCISI: Kişinin rüyada ayı avcısı görmesi, haram kazanç sahibi kimselere

 

işarettir. Yine bu rüya, câhil kimseleri ve şarkıcı bir hizmetçiyi veya kötü bir kadını

terbiye eden birine delâlet eder.

* AYIP: Kişinin rüyada ayıp olan bir fiili işlemesi, kötü ahlâk ve yaramaz sıfatlar ile

tâbir olunur.

* AYLIK (Maaş): Rüyada çalışma karşılığında her ay aldığınız maaşı, yine almış

olduğunuzu görmek, borç ve sıkıntı ile tâbir olunur. Bu rüya, müsrif bir eşe de

işarettir.

* AYLAR: Aylardan murad, Arabî aylardır. Bunlar da aşağıdakilerdir:

1- MUHARREM: Kişinin rüyada Muharrem ayını görmesi, sıkıntı ve belâdan halâs

olmaya, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.

Bu rüyayı gören gurbette ise, memleketine döneceğine işarettir.

Günahkâr birinin Muharrem ayını rüyada görmesi, tevbe edeceğine ve hidayet üzere

olacağına delâlet eder. Çünkü o ayda ilk insan ve ilk peygamber Hazret-i Adem’in

tevbesi kabul edilmişti.

2- SAFER: Safer ayı içinde görülen rüyalar pek hoş karşılanmaz ve hayra alâmet

değildir. Üzüntü ve keder içinde yüzen bir adamın safer ayını rüyada görmesi,

selâmet işaretidir. Hasta birinin aynı rüyayı görmesi, şifa ve sıhhat bulacağına delâlet

eder.

3- REBIÜLEVVEL: Rebîülevvel ayını rüyada görmek, sevinç ve saadete işarettir. Bu

rüyayı gören kimse ticaretinde kâr eder, ferah ve sevinç içinde olur.

Sıkıntıda olan birinin bu ayı rüyada görmesi, sıkıntıdan kurtulacağına işarettir. Yine

evlât bekleyen birinin bu rüyayı görmesi, salih bir erkek evlâdı olacağının alâmetidir.

4- REBIÜLAHİR: Rüyada Rebîülâhir ayını görmek düşman üzerine galip olmaya

işarettir. Bu ayda görülen rüya hayra delâlet eder.

5- CEMAZİYELEVVEL: Bu ayda görülen rüya, işlerin durgunluğuna işarettir, kâr ve

alış veriş bu zamanda az olur. Rüyada Cemaziyel ayını görmek, yakınlarından birini

kaybetmeye alâmettir.

6- CEMAZIYELAHİR: Bu ayda görülen rüya hayırlı netice verecekse, rüyanın hükmü

hemen tecelli etmez ve gecikir.

7- RECEB: Receb ayı içinde görülen rüya, kuvvetli ve sahih olur; hayır ve bereket

kapıları açılır ve şer hayra inkılâb eder. Rüyada Receb ayını görmek, şeref ve

meziyete delâlet eder. Zira kâinatın efendisinin mübarek miracı Receb ayı içinde

vuku buldu.

8- ŞABAN: Rüyada Şaban ayını görmek, devlet adamlarından birinin azledileceğine

delâlet eder. Çünkü bu ayda her hikmetli iş bir emirle ayrılır. Sene içinde olacak

hadiseler yine bu ayın 15. gecesinde hükme bağlanır.

9- RAMAZAN: Ramazan Kur’ân inen bir ay ve içinde bin aydan daha makbul

olan bir gece var. Bu sebeple, bu ayda şeytanlar zincire vurulur, şer ve kötülük

kapıları kapanır. Ramazan ayında görülen rüyanın hükmü gecikmez.

Ramazan ayını rüyada görmek, bereket, hayır, iyilik, af ve mağfirete delâlet eder. Bu

rüyayı gören ilim ve Kur’ân öğrenen biri ise, ilme ve Kur’ân’a nail olur. Çünkü Kur’ân-ı

Kerim bu mübarek ayda nazil oldu. Rüyada Ramazan ayını gören saralı ve hasta ise,

tez zamanda şifa bulur, sıkıntıda ise, sıkıntıdan halâs olur.

10- ŞEVVAL: Rüyada Şevval ayını görmek, üzüntülerden kurtulmaya, ferah ve

sevince delâlet eder. Zira Şevval’in ihtidasında görülen ay, bayram ve ferahlıktır.

Bayramlar sevinç ve sürür günüdür.

11- ZİLKADE: Bu ay içinde görülen rüya, sefere delâlet ediyorsa, rüya sahibinin

yolculuğa çıkmaması evlâdır.

12- ZİLHİCCE: Kişinin bu ayda gördüğü rüya, eğer sefere delâlet ederse, hemen

sefere çıkmasında bir mahzur yoktur, sefere çıksın ve işlerini genişletsin. Çünkü bu

ay mübarek bir aydır ve hac mevsimidir. Ve bu ayda Bayram ve Kurban vardır.

Rüyada Zilhicce ayında olduğunu veya kurban kestiğini yahut kurban bayramı

namazı kıldığını görmek, borçtan kurtulmaya, nezrinin yerine gelmesine, tevbeye ve

hidayete erişmeye delâlet eder.

* AYNA: Rüyada aynanın görülmesi, hayâl ve gurur ile tâbir olunur. Aynanın kadına

delâlet ettiği de söylenir. Rüyada cilâlı ve berrak bir aynaya baktığını gören kişi,

hüzün, keder, gam ve gussadan ve sıkıntıdan halâs olur.

Bekâr bir kimsenin rüyada aynaya baktığını görmesi, onun için müjdedir. Çünkü bu

rüya, evleneceğine delâlet eder.

Rüyada altından yapılma bir ayna görmek; dince kuvvet, fakirlikten sonra zenginlik ile

tâbir edilir.

Sakalı olmayan bir kişi, rüyada aynada sakalının siyahlaşmış olduğunu görse, bu

rüya onun dünyaca insanların nezdinde makbul ve kadrinin yüceliğine delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

“- Rüyada aynada güzel bir yüz görmek, ferahlık ve sevince, çirkin yüz görmek de

hüzün ve kedere delâlet eder.”

İbn-i Şîrîn (rh.a.) demiştir ki:

“-Rüyada ayna görmek, büyüklüğü ve parlaklığı derecesinde, rüya sahibinin

yükselmesine ve mevki elde etmesine delâlet eder.”

Aynada yüzünü güzel ve sakalını siyah görmek, eğer aslında öyle değilse, halka

karşı cömert ve kerim olmaya delâlet eder.

Zindana düşmüş bir mahkumun rüyada kendi yüzünü görmesi, hapishaneden

kurtulacağına işarettir.

Rüyada gümüş bir aynaya baktığını görmek, sıkıntı, keder ve korku ile tâbir olunur.

Altın ayna ise bunun zıddı ve dince kuvvete delâlet eder.

Rüyada, kendisini aynada bir kadın şeklinde görmek, kız çocuğu ile tâbir olunur. Eğer

o kişinin hanımı hamile ise bir kızı dünyaya gelir. Bekâr birinin bu rüyayı görmesi,

evleneceğine işarettir.

 

* AYRAN: Rüyada ayran içtiğini görmek, rızkın genişliğine, kıymetli ve değerli

dostlara delâlet eder. Yine birisine ayran ikram ettiğini görmek, çok çok kıymetli bir

dost edinmeye işarettir. Yayıkta ayran çalkaladığını görmek, kısmetin açılmasına;

bekâr için evlenmeye, evli için de güzel ve hayırlı bir çocuğa mâlik olmaya delâlet

eder.

* AYRILIK: Kavuşmanın zıddıdır. Bu rüya, bazı kere de düşmandan kaçmaya

işarettir.

* AYVA: Rüyada ayva görmek, hastalıklara alâmettir. Hasta olan biri rüyada ayva

görse, bu rüya, hastalıktan halâs olmaya delâlet eder. Yüksek mevkide olan biri bu

rüyayı görmüş olsa maksadı hâsıl olur.

Rüyada ayva sıktığını görmek, ticaret maksadıyla sefere çıkmaya ve kâr elde etmeye

işarettir. Ayva ağacı görmek, kendisinden istifade edilmeyen bir adama delâlet eder.

Bazı kere ayva görmek, iyi bir yere yolculuğa alâmettir. Yine ayva, güzel ve şanı yüce

bir kadın ile de tâbir olunur.

Rüyada yeşil ayva görmek, sarısını görmekten daha hayırlıdır.

* AZAMET (Ululuk): Rüyada azim bir yere çıktığını görmek, Allahu Teâlâ indinde

yüksek derecelere delâlet eder. Bazan da bu rüya, günahkârın tevbesi, kâfirin

hidayeti olarak tâbir olunur.

* AZAD ETMEK: Bir kimsenin rüyada herhangi birini azad etmesi, kurban ile tâbir

olunur. Rüyada kendisini azad ettiğini görmek, kurban kesmeye delâlet eder.

Hanımını azad ettiğini görmek, hanımdan ayrılmaya işarettir. Hasta birinin azad

olduğunu görmesi, ecelin yaklaştığının işaretidir.

Günahkâr birinin azad edildiğini görmesi, tevbeye delâlet eder ve günahtan kurtulur.

Borçlu olan rüyada azad edildiğini görse, bu rüya, borçtan kurtulacağının işaretidir.

* AZARLAMA: Kişinin rüyada azarlanması, vakar ve tazim ile tâbir olunur.

* AZGINLIK: Rüyada azgınlık ettiğini görmek, hayra alâmet değildir, dince fitne

sayılan şeylere delâlet eder.

* AZL: Rüyada azl edildiğini görmek, sıkıntı ve kederden kurtulmaya delâlet eder.

Memurun azledildiğini görmesi, vazifesinde devamlı ve başarılı olacağına işarettir.

* AZIK: Rüyada azık torbası görmek, uzun bir sefere çıkmaya delâlet eder. Dul bir

kadının bu rüyayı görmesi, yakında evleneceğine işarettir. Kız için de durum aynıdır.

* AZRAİL (a.s.): Rüyada can alıcı meleği güler yüzlü görmek, şehidlik ile tâbir

olunur.. Öfkeli bir halde görmek, tevbe etmeksizin ölmeye delâlet eder.

Hasta bir adamın rüyada Azrail (a.s.) ile görüşmesi ve onu yendiğini görmesi,

hastalıktan şifa bulacağına ve eski haline avdet edeceğine işarettir. Rüyada Azrail

(a.s.)’in elini öptüğünü görmek, gelecek bir mirasa delâlet eder. Rüyada can alıcı

meleğin, kendisine galip geldiğini görmek, ölümün yakın olduğuna işarettir.

Rüyada Azrail’e selâm verdiğini görmek, dünyanın sıkıntı ve belâsından emin olmaya

 

delâlet eder.

İmam Nablusî demiştir ki:

“-Rüyada Azrail (a.s.)’i görmek, ailesinden ayrılmaya, kıtlık olmasına, ziraat ve

meyvelerde görülen âfetlere delâlettir.

Bazı tâbirciler de demiştir ki: Rüyada Azrail’i gören kimse, lüzumlu olan bir işe girer.

Azrail suretine girdiğini gören kişi ise, insanlara galip gelir…

Her şeyin en güzelini ve doğrusunu Allahu Teâlâ bilir.

***

 

B

* BABA: Rüyada baba görmek, muradının incisini elde etmeye delâlet eder. Anne,

baba, dede ve akraba görmek, hayır ile tâbir olunur. Bazı kere de baba görmek,

umulmayan yerden gelecek rızka işarettir.

Rüyada baba tarafından sevildiğini ve okşandığını görmek, bütün bela ve

musibetlerden uzak kalmaya, sevinç ve sürura delâlet eder.

Hasta birinin rüyada babasını görmesi, hastalıktan şifa bulacağının işaretidir.

Rüyada babası kendisini bir bina içerisinde oturttuğunu ve kendisi de binanın çatısını

yükselttiğini görmek, dünya ve din işlerinde babanın yolunu takip etmeye işarettir.

Hayattaki babasını ölmüş görmek, silinmiş acıların yeniden meydan bulacağına;

babayı aileden biriyle kavga eder görmek de, ayrılığa delâlet eder.

* BABAYİĞİT: Rüyada bir babayiğitle karşılaştığını görmek, düşmanlardan biri ile

karşılaşmaya işarettir ve işlerin zorluğuna delâlet eder.

* BACA: Kişinin rüyada baca görmesi, kısmet ve bol rızık ile tâbir olunur. Kendi

evinin bacasından siyah ve koyu bir duman çıktığını görmek, rızkın bolluğuna ve

bereketine delâlet eder. Bacadan hiç duman çıkmadığını görmek, evdeki düzenin

bozukluğunun işaretidir.

Evdeki bacanın yıkılmış, harap olmuş olduğunu görmek, keder ve üzüntüye işarettir.

* BACAK: Bir kimsenin rüyada bacak ve baldır görmesi, mal, maişet, meslek ve

kuvvete delâlet eder. Rüyada görülen bacaklar, insanın ömrü ve geçimi ile de tâbir

olunur.

Rüyada baldırınının demirden olduğunu görmek, uzun ömre delâlet eder. Bunun

aksine bacaklarının camdan olduğunu görmek, ecelin yakın olduğuna işarettir.

Bir kadının rüyada bacağının açıldığını görmesi, bulunduğu durumdan daha âlâsına

ve elinde bulunan şeyden daha hayırlısına kavuşacağının alâmetidir.

Rüyada bacakların çok kıllandığını görmek, borç ve hapislikle tâbir olunur. Rüyada

tek ayak üzerinde yürüdüğünü görmek, elden çıkacak mala işarettir. Rüyada iki

bacağı birbiri içine durulmuş görmek, korku ve belâya delâlet eder.

Rüyada bacaklarının ağaçtan olduğunu görmek, geçim hususunda zayıflık ve

tembelliğe delâlet eder.

* BADANA: Rüyada parlak halde badana, iyi ve aydınlık günlere işarettir. Rüyada

kendi evini badana yaptığını veya yaptırdığını görmek, sıkıntıdan kurtulmağa delâlet

eder. Odasına renkli bir badana yaptırdığını gören kimse, sevineceği bir haber alır.

* BADEM: Bir kimsenin rüyada badem görmesi veya badem şerbeti içmesi, rahatlık

ve geniş rızka delâlet eder. Bazı kere de badem ağacı görmek, cimri ve galip bir

adama işarettir.

 

Cabirül-Mağribî demiştir ki:

“- Rüyada badem görmek, mal ve nimettir. Badem eğer kabuklu ise meşakkate, iç ise

kolaylığa ve mala işarettir.”

İbn-i Sîrîn de demiştir ki:

“- Rüyada badem görmek, mal, afiyet ve rahatlığa delâlet eder. Tatlı badem helâl

mala, acı badem ise haram mala işarettir.

Rüyada badem yediğini görmek, vücudun sıhhatine ve ele geçecek bir mala delâlet

eder.

* BADEMCİK: Bir kimsenin rüyada bademciklerinin rahatsız olduğunu görmesi,

günlük hayatında bazı sıkıntılara işarettir.

* BAGAJ: Rüyada bagaj görmek, israfa ve bereketsiz işlere delâlet eder. Ve bu rüya

sahibi bazı sıkıntıların çengeline düşer.

* BAĞ: Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

“- Rüyada bağ ve asma görmek, zevce ile; üzüm mal ile, kütüklerin kalınlığı sıhhat ile

tâbir olunur.”

Rüyada ceviz ağacı üzerinde bekçi olduğunu görmek, büyük bir şahsiyet olmaya

işarettir.

Rüyasında üzüm bağı aldığını gören kimse, eğer bekâr ise, bu rüya evleneceğine

işarettir. Rüyada bağ dikmek hayırlı ve güzel işlerin işaretidir.

* BAĞIRMAK: Rüyada bağırıp çağırdığını görmek, çok çok konuşmak ile tâbir

olunur. Sokakta yaşlı bir adamın bağırdığını görmek, o senenin bereketli olacağının

işaretidir.

Satılık bir mal için bağıran tellâlı görmek, bir yalan habere delâlet eder.

* BAĞRSAK: Rüyada karnından bağırsak çıktığını görmek, hâne halkından birinin

hasta olacağına delâlet eder. Bazı kere de bağırsak görmek, gizli kalmış olan sırların

meydana çıkacağına işarettir.

Rüyada bağırsak yediğini görmek, yetim malı veya emanet bir malı yemekle tâbir

olunur.

Cabirul-Mağribî demiştir ki:

“- Rüyada bağırsaklarının karnından dışarıya çıktığını görmek, altı vech ile tâbir

olunur:

  1. a) Rızık,
  2. b) İş,
  3. c) Haram mal,
  4. d) Yardım isteme,
  5. e) Kötü söz,
  6. f) Çocuk.

Bazı kere de bu rüya günahtan sakınma ve tevbeye işarettir.

* BAĞLAMAK: Rüyada bağlamak ve bir şeyi düğümlediğini görmek, akd-i nikâha,

inci ve gerdanlık gibi takılara işarettir.

 

Kişinin rüyada düğüm görmesi, dinde sebata delâlet eder. Bir kimsenin rüyada billur

saraylar içinde bağlanmış olduğunu görmesi, yüce ve şerefli bir kadına delâlet eder.

Rüyada şehir ve köyde bağlı olduğunu görmek, o şehir veya köye yerleşmeye

işarettir.

Rüyada bir iple elinden bir yere bağlı olduğunu görmek, günaha, gam ve gussaya

delâlet eder.

Rüyada bir direğe veya ağaca bağlanmış olduğunu görmek, iyiye işaret değildir ve

bunun sonunda keder vardır.

* BAHAR: Bahar umumiyetle çiçek mevsimi ve bütün nebatların yeniden boy verme

zamanıdır. Rüyada bahara erdiğini görmek, servet, afiyet, huzur ve sükuna delâlet

eder. Ayak altında ezilen bahar çiçeklerini görmek, hayâl kırıklığına ve talihin döneceğine

işarettir.

Rüyada bahçesindeki ağaçları çiçek açmış görmek, murada ermeye işarettir. Bekâr

birinin bahar çiçekleri topladığını görmesi, yakında evleneceğine delâlet eder. Bir

hastanın bahar çiçeklerinden çelenk yapıp başına taktığını görmesi, hastalıktan şifa

bulacağına işarettir.

* BAHARAT: Rüyada baharat görmek, faydası olanı hayır, olmayanı da zarar ile tâbir

olunur. Rüyada baharat yediğini görmek, hüzün ve kederin habercisidir.

* BAHÇE: Rüyada güzel bir bahçeye girdiğini görmek, kalbinin İslâm sevgisi ile dolu

olduğuna işarettir. Yine bahçe görmek, Kur’ân-ı Kerim’e de delâlet eder. Rüyada

güzel bir bahçeden çıktığını görmek, kötü ve fena yola işarettir. Bahçe çiçeklerinden

alıp yediğini örmek, ilme ve dine hizmet ile tâbir olunur.

* BAHÇIVAN: Rüyada bahçıvan görmek, refaha, sevince ve çok rızka delâlet eder.

Bazı kere de cami, medrese, tekke ve hayır kurumu gibi yerlerin işlerini üstlenmekle

tâbir olunur. Rüyada görülen bağ bahçe bekçisi zengin bir memura delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada çam ağaçlarını beklediğini görmesi, kadınların işleriyle ilgili bir

memuriyet ile tâbir olunur.

* BAHRİYELİ: Rüyada bahriyeli görmek, sefer ile tâbir olunur. Bir gemi üzerinde

sıralar halinde bahriyeli görmek, deniz yolculuğuna ve bu sefer esnasında hiç

beklenmedik kimselerle karşılaşmaya delâlet eder.

* BAHSE GİRMEK: Kişinin rüyada biri ile bahse girdiğini görmesi, hayra alâmet

değildir.

* BAHŞİŞ: Rüyada birine bahşiş verdiğini görmek, gaip bir şeyi bulmaya delâlet eder.

Bahşiş verilen bir kadın ise, bahşişi verenin hasta olacağına işarettir.

* BAHT (Talih): Rüyada bahtını kara görmek, kendi eliyle düştüğü hatalara işarettir.

* BAKAN (Vezir): Devletin işlerini yürüten bir bakanı rüyada görmek, işlerde başarıya

ulaşmaya delâlet eder. Bakanla bir sofrada yemek yediğini görmek, devlette olan bir

işin hayırla neticeleneceğine işarettir.

 

* BAKIR: İbn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada bakır görmek, düşmanlık, kavga ve boş söz ile tâbir olunur.”

Rüyada evinden bakır paraları alıp sokağa attığını görmek, gam ve kederden halâs

olmaya delâlet eder.

Cabiru’l-Mağribî demiştir ki:

“- Rüyada bakır veya başka madenden para görmek, iflasa, fakr ü zarurete ve

hakarete delâlet eder.”

Rüyada bakır para bulduğunu veya böyle bir paranın kendisine verildiğini görmek,

biriyle kavga etmeye ve aradaki fitneye işarettir. Rüyada bakırdan yapılma eşya

görmek, hizmetçilere delâlet eder.

* BAKIRCI: Rüyada bakır işleriyle uğraşan birini görmek,yalan söze ve yalancı bir

adama işarettir.

* BAKİRE: Rüyada henüz evlenmemiş bakire bir kız görmek, hürmet ve saygı sahibi

olmaya, bekâr biri için de evlenmeye delâlet eder.

* BAKİ: Bir kimsenin rüyada gerek ev ve gerekse adamdan bir şeyin baki olduğunu

görmesi, bulunduğun halin devamına ve uzun ömre işarettir. Yine bu rüya, tesbih ve

tehlile de delâlet eder.

* BAKKAL: Rüyada bakkal görmek, kısmet ve rızka delâlet eder ve herkese iyiliğe ve

adalete işarettir.

Bakkal dükkanının kapalı olduğunu görmek, maişet yüzünden darlık çekmeye delâlet

eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada bakkal görmek üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Dünya işlerinde kazanca,
  2. c) Çalışma ve gayrete,
  3. b) Hayır ve menfaate.

* BAKLA: Rüyada görülen bakla taze ise, üzüntü ve kedere, kuru ise, sevinç ve

bolluğa, büyüyüp gelişen mala işarettir. Rüyada saçının baklaya döndüğünü görmek,

malda noksanlık ve fakirlikle tâbir olunur.

Bazı kere de yeşil baklalar rızka, giyeceğe ve temizliğe delâlet eder. Rüyada baklayı

pişmiş veya çiğ olarak yediğini görmek, gam ve gussaya işarettir.

* BAKLA SATICISI: Rüyada bakla satan birini görmek,insanlardan işittiği bir söze

kötü sözle karşılık veren adama delâlet eder.

* BAKLAVA: Bir kimsenin rüyada baklava görmesi, müjde ile tâbir olunur. Çünkü

bakla güzel bir taamdır. Rüyada birine baklava ikram ettiğini görmek, büyük bir işe

işarettir.

* BALGAM: Rüyada balgam çıkardığını gören bir hasta yakın zamanda şifaya

kavuşur. Yine rüyada balgam görmek, artma ve büyümesi olmayan bir mala delâlet

 

eder.

* BAKRAÇ: Bir kimsenin rüyada dolu veya boş bir bakraç görmesi, iki şekilde tâbir

edilir. Dolu bakraç bereketli ve bol rızka, boş bakraç ise giderin çokluğuna, kazancın

azlığına delâlet eder. Rüyada su ile dolu bir bakraç görmek, bol kısmete ve bol rızka,

temiz yürekliliğe işarettir. Çünkü su temizleyicidir.

* BAL: Rüyada bal görmek, helâl bir mala veya helâl mirasa işarettir. Yine bal

görmek; din ve iman şevkine, Kur’ân-ı Kerim okumaya ve güzel amellere delâlet

eder. Dünya ehli için bal görmek, zahmetsiz elde edilecek rızık ile tâbir olunur.

Rüyada gökten bal yağdığını görmek, rüya sahibinin dindeki samimiyetine ve umumi

bir berekete delâlet eder.

Rüyada bal sattığını görmek, uzaktan bir haber işiteceğine; bal satın almak, mükâfat

alacağına delâlet eder.

Rüyada bir petekten bal yediğini görmek, sevdiği insanlara veya onlardan iyi bir

haber alacağına delâlet eder.

* BAL ARISI: Rüyada bal arısı görmek, çalışkan ve hayırlı bir adama delâlet eder.

Çünkü arılar hüner ehli hayvandır. Yine bal arısı berekete, bolluğa ve zenginliğe

işarettir.

Bir kimsenin rüyada arı kovanı görüp ondan bal alması, helâl mala delâlet eder.

Rüyada arıların başına konduğunu görmek, yüksek mertebelere ve mülke nailiyete

işarettir.

Çitfçinin rüyada bal arısı görmesi, hayır, ucuzluk ve bolluğa delâlet eder.

Ve yine bal arısı görmek; kadri yüce, izzetli ve çok hayır sahibi, dost ve yaranına

büyük faydası dokunan bir adama delâlet eder.

Rüyada arının kendisini soktuğunu görmek, zahmetle helâl mal kazanmaya işarettir.

Bal arısını öldürdüğünü görmek ise, malda zarar ile tâbir olunur.

* BALÇIK: Rüyada pişmemiş balçık görmek, evlâd ü iyal için mal toplamaya delâlet

eder. Pişmiş balçık yediğini görmek, gıybet ve işe yaramaz sözlere işarettir.

Cabirul-Mağribî demiştir ki: Rüyada balçık görmek şöyle tâbir olunur:

  1. a) Beyaz ve yeşil balçık, helâl mala,
  2. b) Sarı balçık, hastalığa,
  3. c) Kırmızı balçık, çalgı ve oyuna,
  4. d) Siyah balçık, keder ve hüzüne delâlet eder.

Kirmani der ki: Bir hastanın rüyasında balçık içinde yürüdüğünü görmesi, hastalığın

uzayacağına, gamlı ise, gam ve gussanın artacağına delâlet eder. Rüyada balçık

yoğurduğunu veya ondan kerpiç yaptığını görmek, hayra işaret değildir.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

“- Rüyada bina için olan balçık yani harç görmek, takva, din, mal ve nimete delâlet

eder. Elinde bir miktar balçık olup onu yediğini görmek, para kazanmaya işarettir.

Bazılarına göre de, rüyada balçıktan tuğla ve kerpiç yaptığını görmek, akrabanın ve

 

dostların çokluğuna delâlet eder. Çok balçık içine düştüğünü ve ondan kurtulmak

imkânı bulamadığını görmek, ölüm alâmetidir.

* BALDIR: Rüyada baldırın demirden yapılmış olduğunu görmek, uzun ömre;

camdan yapıldığını görmek, ecelin yakın olduğuna; baldırın birbirine dolaştığını

görmek ölüm ve korkuya delâlet eder.

* BALDIZ: Evli bir kimsenin rüyada baldızını görmesi, zevcesi ile arasının

açılacağına işarettir.

* BALİNA: Bir kimsenin rüyada balina görmesi, o sene içinde başının sıkışacağına,

işlerin biraz ters gideceğine delâlet eder. Denizde balıkçıların balina avladığını

görmek, bazı kimselerin yardımı ile işlerin yola gireceğine işarettir.

* BALIK: Rüyada balık görmek, mal ve ganimete delâlet eder. Küçük küçük balıkları

görmek üzüntü ve keder ile tâbir olunur.

Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada tuzlu balık görmek keder ve gamdır. Tuzlu balığın kızartılmış veya

pişirilmiş olduğunu görmek ve ondan yemek, ilim ve rızık talebi için sefere çıkmaya

delâlet eder.

Bir kişinin kendisine semadan kızartılmış balık indiğini görmesi, duasının

makbuliyetine, düşmanlarına karşı zafer bulmaya, kadr ve şanının yüce olmasına

işarettir.

Rüyada büyük balık görmek,, salih kimselerin mescidi, âbidlerin meclisi olarak tâbir

edilir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Balık rüyası altı vech ile tâbir olunur:

  1. a) Vezir (bakan),
  2. b) Asker,
  3. d) Bakire kız,
  4. c) Ganimet,
  5. d) Gam,
  6. e) Hizmetçi.

İbn-i Kesir (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyasında gayet büyük ve cesim bir balık tuttuğunu görmek, büyük ve şerefli bir

ailenin zengin kızı ile evlenmeye delâlet eder.”

Hamile bir kadının karnından balık çıktığını görmesi, doğacak çocuğun kız olacağına

işarettir.

İsmail el-Eş’aş der ki:

“- Rüyasında balık sattığını görmek, kendi ve çoluk çocuğu için hayır ve menfaate

delâlet eder.”

Bir su yolundan balık tuttuğunu gören kimse mekr ve hile ile halkın malını elinden alır.

İmam Nablusi demiştir ki:

“-Rüyada sayısı bilinen balık görmek, kadınlara, sayısı bilinmeyip çok olanlar, ise

 

ganimetten elde edilen mala işarettir.”

Rüyada büyük bir balık avladığını görmek, fayda ve hayra, küçük balık avladığını

görmek de, zevk ve menfaatinin gitmesine delâlet eder.

Rüyada tuzlu balık görmek, devamlı ve hayırlı mala işarettir. Çünkü tuz, balığı

kokmaktan beri kılar. Rüyada balıktan bir şey aldığını görmek, devletin askerinden bir

nesneye nail olmaya işarettir.

Rüyada Yunus balığını görmek, korkudan emin olmaya, fakirlikten zenginliğe, şiddet

halinden selamete ve hayırlı bir mülke delâlet eder.

Rüyada adaya benzeyen büyük bir balık görmek, salih bir kumandanın nezdinde

cihada gitmeye ve ganimet malı elde etmeye alâmettir.

Rüyada sazan balığı görmek, bekâr ve evlenmeyi murad eden biri için hayra

alâmettir.

Bulanık su içinde balık avladığını görmek, ne türlü olursa olsun iyi değildir.

Rüyada yanında bulunan güzel ve temiz yemeği bırakarak kokmuş bir balığı yediğini

görmek, kendisine helâl olan hanımını bırakıp başkalarının peşine düşeceğine

işarettir. Böyle bir rüya gören dikkatli olmalıdır.

Bir kimsenin rüyada bir balığın karnında bir mühür bulduğunu görmesi, devlet, izzet

ve şerefe delâlet eder.

* BALIK AGI: Rüyada balık ağı görmek, helâl kazanç için bir iş tutmaya işarettir.

Deniz veya dereye bir ağ atıp balık tuttuğunu görmek, ele geçecek helâl mala delâlet

eder. Denizde veya derede ağının parça parça olduğunu görmek, işlerin

zorlaşacağına ve meşakkate işarettir.

* BALKON: Bir kimsenin rüyada evin balkonunda oturmuş olduğunu görmesi,

korkudan emin olmaya delâlet eder. Rüyada yepyeni bir balkonda oturduğunu

görmek, yükselmeye, zenginliğe ve nimete delâlet eder. Fakirin bu rüyayı görmesi,

zengin olacağına işarettir.

Rüyada balkon görmek, bazı kere de yakınlarla münakaşaya delâlet eder. Balkon

üstüne bir balkon daha yaptığını görmek, ikinci bir evliliğe işarettir.

* BALMUMU: Kişinin rüyada balmumu görmesi, yalan haber ile tâbir olunur. Bal

mumu bazan da hastalık ile tâbir edilir.

Rüyada balmumu erittiğini görmek, hafif bir hastalığın habercisidir.

* BALO: Rüyada bir salonda dans ettiğini görmek, nefs ve heva ile tâbir olunur. Bu

bir sevinç haberi ise de sevinci kısa sürer.

* BALON: Bilirsiniz ki balonun içi hava doludur. Bu sebeple rüyada balon görmek,

boş ümide ve boş hayale delâlet eder. Yine rüyada bir balonu şişirdiğini ve fakat

şişmediğini görmek, ümid ve arzularına kavuşamayacağının işaretidir. Rüyada

balona bindiğini ve onunla yükseldiğini görmek ise, şeref ve itibarın artacağına da

delâlet eder.

Rüyada bir balon uçurduğunu görmek ve ona tutunmak, yaptığı işten kazanç ve hayır

elde edeceğine işarettir.

Rüyada balonun elinde patladığını görmek; iftira ile karşı karşıya kalacağına delâlet

eder.

* BALTA: Rüyada iki yüzlü balta görmek, izzet ve saltanata; tüccar için de iyi

kazanca delâlet eder. Baltanın tek yüzlü olanı, imdat ve yardıma, rızkın genişliğine ve

iyiye işarettir.

* BALYA: Bir kimsenin rüyada balya görmesi veya taşıdığını müşahede etmesi,

önünde sıkıntılı günlerin olduğuna işarettir.

* BANDO: Devlet büyükleri ve âmirler için rüyada bando görmek hayır alâmetidir.

Çünkü bando gaza ve cihad zamanında orduyu coşturmak için çalınır.

Bir kimsenin rüyada mızıka dinlediğini görmesi, devlet büyükleri tarafından kendisine

erişecek menfaate delâlet eder, izzet ve hayra nail olur.

Rüyada bando ve mızıka çaldığını görmek, Allah yolunda mal harcamaya işarettir.

Kendi evi önünde mızıka çalındığını görmek, büyük bir makama erişmeye delâlet

eder.

* BANKA: Rüyada bankaya para yatırdığını görmek, işlerde başarıya, para çektiğini

görmek de başarısızlığa delâlet eder. Bankada memur olarak çalıştığını görmek,

akıbetin karanlık olduğuna delâlet eder. Çünkü banka faiz müessesesidir.

* BARAJ: Bir kimsenin rüyada baraj görmesi, beyhude yere para harcayacağına

işarettir.

* BARDAK: Rüyada pırıl pırıl bir bardağın görülmesi, kişinin sevgilisi ve mahbubu ile

tâbir olunur. Cam bardaktan su içtiğini görmek, dost ve yaranlarından sevgi ve

muhabbete mazhar olmaya delâlet eder. Bazan da bardak görmek, ele geçecek

bolca paraya işarettir.

Bir kimsenin rüyada bardak satan birini görmesi, nesle, çocuklarını sevmeye ve ilme

delâlet eder. Yine elinde su dolu bir bardak görmek, bol bir kısmete işarettir.

Rüyada toprak bardaktan su içtiğini görmek, hizmetçi veya bir yakını eliyle gelecek

mala delâlet eder. Rüyada bir bardağı kırılmış görmek, yakınlarından birinin ecelinin

yaklaştığına veya fena bir habere delâlet eder.

* BARDAKÇI: Çarşıda bardak satan veya bardak imal eden birini görmek, evlât ve

ilme işarettir.

* BARUT: Kişinin rüyada barut görmesi, dostlardan birinin hastalığına veya bir törene

işarettir.

* BASKIN: Rüyada herhangi bir yere baskın yaptığını görmek, işlerde ani kararlar

vermek ile tâbir olunur. Rüya sahibinin bir baskına uğradığını görmesi, zarar ve

ziyana işarettir.

* BASMA (Bez): Rüyada çiçekli ve desenli bir basma aldığını

Fihrist’eFihrist

görmek, yakınlardan birinin yardımına koşmaya delâlet eder.

* BASAMAK: Bir kimsenin rüyada basamaktan çıktığını veya indiğini görmesi, eğer

iş sahibi ise, iş hayatında çeşitli engellerle karşılaşmaya işarettir. Basamakta

oturduğunu görmek, kısa bir müddet için şansın döndüğüne delâlet eder.

* BASUR: Kişinin rüyada basur illetine tutulduğunu görmesi, hasta haberi alacağına

delâlet eder.

* BASKÜL: Rüyada baskülde bir şey tarttığını görmek, elden çıkacak paraya işarettir.

* BAŞ: Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada baş görmek, on iki vech ile tâbir

olunur:

1) Bir cemaatin reisi ve büyüğü,

2) Baba,

3) Anne,

4) İmam, önder,

5) Yüksek bir memuriyet,

6) Âlim,

7) Mal,

8) Evlât,

9) Erkek hizmetçi,

10) Kadın hizmetçi,

11) Zevce,

12) İnsan için kolay bir geçim.

Rüyada elinde kesik bir baş oyduğunu görmek, büyük bir zâtın teveccühüne mazhar

olmaya, onun eliyle hayır ve menfaat kapılarının açılacağına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada kendi başını büyümüş görmesi, babasının şanının artmasına

işarettir. Yine rüyada kendisinin iki veya üç başı olduğunu görmek, düşmana galip

gelmeye ve zenginliğe delâlet eder.

Rüyada boynunun vurulduğunu görmek, büyük bir mal ve servete işarettir. Kendi

başını kendi elinde görmek, yücelik ve ululuğa delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki:

”- Rüyada baş görmek milletin büyüğüne delâlet eder. Elinde bir kesik baş olduğunu

görmek, bir büyük zâtın himayesi ile ele geçecek menfaate ve hayır kapılarına

işarettir.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

“- Rüyada başın büyüdüğünü görmek, şeref ve izzetin artması, küçüldüğünü görmek

de bunun zıddına işarettir.”

Bir kimsenin rüyada başını tandıra soktuğunu görmesi, kendisine faydası olmayacak

adamlarla arkadaşlık edeceğine işarettir.

Rüyada kendi başı ile konuştuğunu görmek, hayır ve saadete ve nimete delâlet eder.

Her şeyin bir şerefi olduğu gibi, vücudun da en şerefli âzası baştır. Bu sebeple

 

rüyada baş görmek: Riyasete, ana babaya, hocaya, devlet reisine ve hayırlı şeylere

delâlet eder.

Rüyada elinde birçok kesilmiş başların olduğunu görmek, halkın ona boyun eğip her

hususta itaat etmesine delâlet eder. Yine rüyada bir kimsenin başını çiğ olarak

yediğini görmek, devlet büyüklerinden birinin gıybetini etmeye ve bazı yerden de

kendisine gelecek mala işarettir.

Rüyada başının köpek, eşek veya at başına döndüğünü görmek, sıkıntı ve

meşakkate delâlet eder. Başının kuş başı olduğunu görmek ise, çok sefer ile tâbir

olunur.

Rüyada kendi başını kaybettiğini görmek, başın delâlet ettiği kimseyi kaybetmeye

işarettir.

İmam Nablusî (rh.a) demiştir ki:

“- Rüyada başının kesildiğini, hemen onu alıp tekrar yerine koyduğunu, derhal eski

haline geldiğini görmek, Allah yolunda gazada ölmeye işarettir.”

Rüyada süngü, mızrak veya değnek üzerinde baş görmek, şanı yüce bir öndere

delâlet eder.

Devlet reisinin rüyada başında kemik olduğunu görmesi, saltanat ve kuvvetinin

fazlalığına, başının koç başı gibi olduğunu görmesi, adalet ve insafına; köpek başı

olduğunu görmesi ise, zulmüne delâlet eder.

Rüyada bir sultan veya bir vali tarafından boynunun vurulduğunu görmek, üzüntü ve

kederden halâs olmaya işarettir. Başının kendinden ayrıldığını görmek, sermayenin

elden gideceğine işarettir.

* BAŞINI TAŞA VURMAK: Rüyada başını taşa vurduğunu görmek, hiç kimse

hesabına iyi değildir. Bu rüya, günah ve namazı terk ile de tâbir olunur. Demek ki

böyle bir rüya gören hemen kendine gelmeli ve noksanlarını gidermeye çalışmalıdır.

Başkası tarafından başına taşla vurulduğunu görmek de, hayra alâmet değildir.

* BAŞAK: Rüyada başak görmek uzun ömre ve torun sahibi olmaya delâlet eder.

Rüyada başak topladığını görmek, bir miras peşinde koşmaya işarettir. Buğday veya

arpa başağı görmek ise, hayırlı bir evlât ile tâbir olunur.

* BAŞKAN: Kişinin rüyada kendisini bir daireye veya kuruma başkan olmuş görmesi,

içinde çok yükselme hırsı olduğunun alâmetidir.

* BAŞLIK: Bir kimsenin rüyada başına herhangi bir şey giydiğini görmesi, hayır ile

tâbir edilir. Eğer ehilse rüya sahibi memuriyete girer. Başlığı başından çıkardığını

görmek, zarar ve ziyana işarettir.

* BAŞÖRTÜSÜ: Malûmdur ki, başörtüsü hanımların ziynetidir. Rüyada görülen

başörtüsü, hanımın efendisine delâlet eder. Rüyada başörtüsünün genişlediğini

görmek, kocanın halinin genişliğine işarettir. Keza başörtüsünün sıkılığı kocanın

malının çokluğuna, beyazlığı da din ve rütbesine delâlet eder.

Rüyada başına tas giydiğini görmek, nefsin kötü ve çirkin arzularından muhafaza

edileceğine alâmettir.

 

Başına çelikten tolga giydiğini görmek; kuvvet, izzet, makam ve ikbal ile tâbir olunur.

Kirmani demiştir ki:

“- Rüyada başa giyilen taç, evlada işarettir. Çünkü evlât baba için taç gibi

kıymetlidir.'”

Bir kadının rüyada başörtüsünün başından gittiğini görmesi, kendisi hakkında hayra

alâmet değildir.

Bir erkek rüyada başına başörtüsü örttüğünü görse, bu hizmetçi ile tâbir olunur.

Başını tül ile örttüğünü görmek, tevazu ve iyi kalbliliğe işarettir.

* BAŞTAKİ SAÇ: Rüyada saçlarının uzadığını görmek, mal ve uzun ömre delâlet

eder. Saçlarını kıvırcık halde görmek, izzet ve yüksekliğe işarettir.

Bir kadının rüyada saçını siyah görmesi, efendisinin doğru, sağlam ve temiz

olacağına işarettir. Saçının döküldüğünü görmek, mal ve eşya kaybı ile tâbir olunur.

* BAŞIN ALTINA KONAN YASTIK: Rüyada yastık görmek, zevce, mal ve sır

saklayan temiz bir kadın ile tâbir olunur. Yine bu rüya, gam ve kederden halâs

olmağa delâlet eder.

* BATAKLIK: Bir kimsenin rüyada kendisini bataklıkta görmesi, betbahtlık alâmetidir

ve birçok güçlüklerin gelmesi muhtemeldir. Bataklık içinde çırpındığını görmek,

ihtiyarlık demlerinde rahat etmeye işarettir. Çünkü dünya da bir bataktır. Gençlikte

kazanan, ihtiyarlıkta rahat eder.

* BATARYA: Kişinin rüyada batarya görmesi, sevinilecek bir hadise ile

karşılaşacağına delâlet eder.

* BATTANİYE: Bir kimsenin rüyada tertemiz bir battaniye görmesi, zevceye, işlerin

yolunda gedeceğine ve güler yüzle karşılanmaya delâlet eder.

* BAVUL: Malumdur ki, bavul sefere gidenlere lâzım olur. Bu sebeple rüyada bavul

görmek, yolculuk ile tâbir olunur. Bavulu doldurduğunu görmek ise, sık sık ev

değiştirmeye delâlet eder. Bekâr birinin rüyada bavul aldığını görmesi, yakında

evleneceğine işarettir.

* BAYKUŞ: Rüyada başkuş görmek, zalim ve cebbar bir sultan ile tâbir olunur. Yine

baykuş, kapı kapı dolaşan ve haram mal kazanan hırsıza da işarettir.

Seyyid Süleyman demiştir ki:

“- Her ne şekil ve surette olursa olsun baykuş görmek, tutmak, almak hayır değildir.

Baykuşun sesini duymak fena ve uğursuz bir haber almaya delâlet eder. Baykuşun

geldiğini görmek, ecelin yaklaştığına ve ölümün kapıda olduğuna işarettir.”

Dişi baykuşu görmek, kendisine asla hayır olmayan hain ve hilekâr bir adama delâlet

eder. Yine baykuş görmek, vahşete, mamur yerlerin harab olmasına ve kötü sözlerin

meydan bulmasına işarettir.

* BAYRAK: Bir kimsenin rüyada bayrak görmesi, şan ve şöhrete ve iyi bir hale

 

delâlet eder. Rüyada beyaz bir bayrak görmek, saliha ve temiz bir kadına işarettir. Ev

üzerinde bayrağın dalgalandığını görmek, o evden birinin öleceğine delâlet eder. Rüyada

kendi hesabına bayrak aldığını görmek, bulunduğu mevkiden azledileceğine

alâmettir.

Bekâr bir adamın kırmızı bayrak görmesi, kötü huylu bir kadınla evleneceğine delâlet

eder.

* BAYRAM: Bayramlar sevinç ve sürür günüdür, bu sebeple bayram görmek, müjde

ile tâbir olunur. Rüyada bayram namazından çıktığını görmek, Allahu Teâlâ’nın

mağfiretine mazhar olmaya delâlet eder. Bayram yerinde çocuklarla eğlendiğini ve bir

şeyler aldığını görmek uzun ömre ve nimete delâlet eder.

* BAYTAR: Bir kimsenin rüyada baytar görmesi, insanların şereflilerine benzeyen,

onlara işlerinde kuvvet kazandıran adama işarettir. Bazı kere de baytar görmek,

hekim, cerrah, ara bulucu ve iğneciye işarettir. Yine baytar, yolculuğa, evliliğe, nikâha

ve yardıma delâlet eder.

* BAZUBEND: Rüyada bazubend görmek, kadınlar için ziynete, erkekler için kuvvete

delâlet eder.

Kirmani demiştir ki:

“- Rüyada altından bazu bileziği görmek, gam ve kederdir. Gümüş ise daha hafif

olur.”

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

”- Rüyada bazu bileziği görmek, kardeşi tarafından kuvvettir. Bekâr bir kadının böyle

bir rüya görmesi, evleneceğine delâlet eder.”

Rüyada gümüşten iki bazubend görmek, dost ve kardeşler tarafından terk ile tâbir

olunur.

* BEBEK: Bir kimsenin rüyada küçük bebek görmesi, sevince ve sürura işarettir.

Çünkü çocuklar hanelerin sevinç kaynağıdır. Yine bir bebeği sevip okşadığını

görmek, sevinçli bir habere işarettir.

Rüyada bir bebeği cami avlusunda terk edilmiş olarak görmek ve onu kucağına

almak, akrabalar yoluyla gelecek mirasa delâlet eder. İşsiz güçsüz birinin rüyada bir

bebeğin beşiğini salladığını görmesi, yakında işe gireceğine ve sevineceğine delâlet

eder.

* BEDEN: Bir kimsenin rüyada bedeninde kuvvet ve iyilik görmesi; kuvvete,

bedeninin büyük olduğunu görmesi, mala ve şerefe, bedeninin madenden veya

balçıktan olduğunu görmesi de ölüme delâlet eder.

* BEDEVİ (Çöl Arab’ı): Rüyada bedevi görmek, işlerin düze

leceğine ve hacca işarettir.

* BEDDUA: Bir kimsenin rüyada kendisine beddua edildiğini görmesi, pişmanlık ve

nedamete delâlet eder. Kendisinin bir başkası aleyhine dua ettiğini örmek, vehim ve

kedere işarettir.

* BEĞENMEK: Rüyada kendini beğendiğini görmek, ahlâk yönünden eksikliğe

 

delâlet eder. Çünkü kendini beğenmek kibir ve nefsin hoşlandığı şeydir.

* BEKÇİ: Kişinin rüyada mal bekçisi görmesi, ilim ve Allah’ı zikre, ilim ve zikir ehli ile

bir araya gelmeye delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, cami ve zaviyelerin

hizmetçisine işarettir. Rüyada kendini bekçi görmek, hayır ve menfaate delâlet eder.

* BEKLEMEK: Nablusi demiştir ki: “Rüyada beklemek, müctehidler için ilme, bazan

da dindeki bozukluğa alâmettir.

Rüyada iyi bir haberi beklediğini görmek, hayra, kötü haber de şerre işarettir.

* BEL: Rüyada elinde bel veya kürek tuttuğunu görmek, acelecilik ile tâbir olunur.

* BEL KEMİĞİ: Rüyada bel kemiği görmek, eğer evli ise, bir erkek evlâdı olacağına;

bekâr ise evleneceğine delâlet eder.

* BELA: Rüyada belâ ve sıkıntı içinde olduğunu görmek, çektiği sıkıntı ve

güçlüklerden sonra ferahlığa ve sevince kavuşmaya işarettir.

* BELİNDEN İKİYE BÖLÜNMEK: Rüyada belinden ikiye bölündüğünü veya bir

başkasının o hale geldiğini görmek, hayır ile tâbir olunmaz. Yine rüyada belinden

ikiye bölünmüş olarak denize atılıp sular üzerinde yüzdüğünü görmek, hükümete

şikâyet olunmaya ve bundan beraat etmeye delâlet eder.

Belinden ikiye bölünüp bir yerde asıldığını görmek ise şöhrete işarettir.

* BERAAT: Bir kimsenin rüyada kendi eline beraat verildiğini görmesi, korktuğu

şeyden emin olmaya ve kurtuluşa delâlet eder. Kendisinin bir başkasına beraat

verdiğini görmek, hayır ve iyilik yapmaya alâmettir.

* BEREKET: Rüyada bol ve bereketli bir mahsul aldığını görmek, hayırlı bir iş ile tâbir

olunur ve o işin sonu iyi netice verir.

* BERBER: Bir kimsenin rüyada berber görmesi, sultan nezdinde insanların işini

yapan bir adama delâlet eder. Berberde traş olduğunu görmek, israf ile tâbir olunur.

* BERE: Rüyada başına bir bere giydiğini görmek, sevinçli ve huzurlu günlerin yakın

olduğuna delâlet eder.

* BESMELE-İ ŞERİF: Rüyada bir Besmeleyi güzel bir hat ile yazılmış görmek, ilme,

hidayete ve besmelenin bereketi ile bol rızka delâlet eder.

İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada güzel bir yazı ile besmele yazdığını görmek; rızka, ilim ve sanattan

hissedar olmaya; ölü kimsenin bunu yazdığını görmek ise o mevtanın Allah’ın

rahmetinde olduğuna delâlet eder. Bazı kere besmeleyi yazmak, ziraatta kazanç ve

berekettir. Besmele ile yazılan Kur’ân ve Kur’ân’dan başkası da böyledir.”

Rüyada Besmeleyi tekrar tekrar okuduğunu görmek, Allah indinde makbuliyete,

dünya ve ahirette saadete ve selamete delâlet eder.

Bir kimsenin Besmeleyi yazdıktan sonra, o yazdığını imha ettiğini veya kuşlardan

birinin besmeleyi yazıldığı yerden kapıp uçtuğunu görmesi, rızkın bitmesine, ecelin

 

yakınlığına delâlet eder. Yine Allah’ın kitabı Kur’ân’dan bir âyet veya âyetin bir

parçasını elleri üzerine yazdığını ve yazdığını mahvettiğini görmek de ecele işarettir.

Buna bir misâl verelim: Bir gece rüyasında Hazret-i Hasan (r.a.), alnı üzerinde

Vedduha Sûresi’nin yazılı olduğunu gördü. Bu rüyayı Said bin Müseyyeb hazretlerine

söyledi. Said bin Müseyyeb (r.a.) şöyle tâbir etti:

– Ey Allah’ın Resûlü’nün oğlu, vasiyet ve istiğfar ediniz. Çünkü eceliniz gelmiştir.

Gerçekten bu rüyadan bir gün sonra Hazret-i Hasan zehirlenerek vefat etti. Bu demek

değildir ki, herkesin rüyası anında tecelli eder. Rüyanın sadık olması için günahlardan

uzak durmak ve Hak emrinde olmak lâzım.

Rüyada demir kalemle besmeleyi yazdığını görmek, kuvvete, rızka ve işte sebata

işarettir. Gözü ağrıyan birinin rüyada besmele görmesi, gözündeki hastalığın şifa

bulacağına delâlet eder.

Rüyada besmeleyi kâğıt üzerine yazdığını görmek, güzel ve sevabı çok bir hayır

işleyeceğine; yufka deriye yazdığını görmek, bir miras talebinde bulunmaya; kırmızı,

sarı ve beyaz bir kumaş üzerine yazdığını görmek, feraha, sevince nail olmaya; yeşil

bir bez üzerine yazdığını görmek, Allah yolunda şehid olarak ölmeye delâlet eder.

Yine besmeleyi bu sayılan şeyler veya bunlardan maada bir şey üzerine nurla veya

altınla yazmak, müjde ve saadete işarettir.

Rüyada bir yerden üzerinde besmele yazılı levha aldığını görmek, hayatta her an

himaye edilmeye, ferah ve sürura delâlet eder.

* BEŞİK: Rüyada beşik aldığını veya beşik içinde olduğunu görmek, hayır ve

berekete delâlet eder. Bekâr bir adamın rüyada beşik aldığını veya kendisine beşik

verildiğini görmesi, evleneceğine işarettir.

Bazı kere de beşik görmek, üzüntü, keder, sıkıntı ve ağlamaya delâlet eder. Zira

beşik küçük çocukların çığlık attığı bir yerdir.

Rüyada beşiği kırdığını, sattığını görmek iyi değildir. Beşiğin kendi kendine kırıldığını

görmek, eğer çocuğu varsa, çocuğun ölümüne delâlet eder. Rüyada bir çocuğu

beşiğe yatırıp salladığını görmek, evlât ve zevcesine güzel muamele etmeye işarettir.

Çocuğu beşikten çıkardığını görmek ise, evlât ve iyâline ve akrabalarına karşı hizmet

ve şefkat noksanlığına delâlet eder.

* BEYAZ: Rüyada yanağının bembeyez olduğunu görmek, izzet ve ikram ile tâbir

olunur. Yüzünün eski halinden daha ziyade beyaz olduğunu görmek de hastalık

işaretidir.

Rüyada üzerine yazı yazılan beyaz bir sahife görmek, yemine delâlet eder. Bekâr

birinin beyaz yatak görmesi, evleneceğine; hasta adamın kar üzerinde yürüdüğünü

görmesi, hastalıktan şifa bulacağına; kar üstünde yattığını görmek de gam ve

gussadan kurtulmaya delâlet eder.

* BEYAZ DARI: Bir kimsenin rüyada beyaz darı görmesi, hayır ve menfaate ve rızka

delâlet eder. Beyaz darı satın almak da böyledir, ancak satmak bunun zıddı.

 

* BEVİL (İzdar): İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:

“- Rüyada münasib bir yerde idrar ettiğini görmek, gam ve kederden kurtulmaya

delâlet eder.”

Rüyada kendi üzerine bevl ettiğini görmek, eldeki malı zayi etmekle tâbir olunur.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

“- Rüyada meçhul bir yere işediğini görmek, meçhul bir kadın ile evlenmeye delâlet

eder.”

Bir kimsenin zâtına ait bir kab içine bevl ettiğini görmesi, yine kendine dönecek yere

mal harcamaya işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada bevl görmek birçok vech üzerine tâbir olunur:

  1. a) Fakir ise zengin olur,
  2. b) Esir ise azad olur,
  3. c) Köle ise esaretten kurtulur,
  4. d) Yolcu ise, selâmetle vatanına varır.

Kirmani demiştir ki: Rüyasında kan işediğini görmek, noksan azalı bir çocuğa delâlet

eder.

Bekâr bir adamın rüyada bir şişeye veya leğene bevl ettiğini görmesi, evlenmeye

işarettir.

Rüyada kendisinin bevl ettiğini, fakat aynı mahalde bir başkasının da bevl eylediğini

ve idrarlarının birbirine karıştığını görmek, aralarında damatlık hâsıl olacağına delâlet

eder.

* BEYİN VE İLİK: İbn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada beyninin burnundan akıp yere

düştüğünü görmek, eldeki malın zayi olacağını delâlet eder. Beyninin rayihası fena

ve kötü koktuğunu görmek, zekâtı verilmeyen mala işarettir.

Rüyada bir ölünün beynini yediğini görmek, ondan gelecek mirasa delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: Rüyada beyin görmek üç vech ile tâbir olunur:

  1. a) Gizli mal,
  2. b) Keskin ve kuvvetli zeka,
  3. c) Makbul olan hayır.

İbn-i Kesir de demiştir ki: Rüyada kafası yarılıp içindeki beyninin aktığını görmek,

topladığı ve gizlediği malın elden çıkacağına işarettir.

Bazı rüya tabircileri demişlerdir ki: Her ne çeşit beyin olursa olsun, rüyada beyin

görmek mala delâlet eder.

Rüyada herhangi bir insanın kemiğini kırarak içinden iliğini emdiğini görmek, onun

malından zorla yemeye işarettir. Eğer o kişi bilinmiyorsa, insanların malından haksız

olarak almak ile tâbir olunur.

Yine rüyada bir adamın beynini çıkardığını görmek, onun mala ait esrarını ifşaya,

çıkardığı beyni kendi cebine koymak veya yemek, onun malını almağa ve yemeğe

işarettir. Rüyada kendi beyninden bir miktarını veya tamamını birine verdiğini görmek,

eldeki malı infak ve israfa delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki: Baştaki beyin ve kemikler içindeki ilik gizli mala delâlet eder.

* BEYT-İ MUKADDES: Bir adı da “Mescid-i Aksa” olan o mübarek mescidi görmek

hayır, bereket, ihsan ve kurtuluşa delâlet eder. Yine bir kimsenin kendisini Mescid-i

Aksa’da görmesi, günahlardan arınmaya, hayır ve berekete, ibadet ve Cenâb-ı

Hakk’ın taatına nailiyete işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada Mescid-i Aksa’yı görmek dört vech ile tâbir

olunur:

  1. a) Bereket,
  2. b) Mağfiret,
  3. c) Kanaat,
  4. d) Rahat…

Bir adamın rüyada Mescid-i Aksa’da Kur’ân okuduğunu görmesi, saadet üstü

saadet… Namaz kıldığını görmesi, Nebilerle haşrolmaya delâlet eder.

Yine o mübarek beyti görmek, diyanet ve emanete, hacca gitmeye, emin ve

selâmette bulunmağa delâlet eder.

* BEYT (Ev): Rüyada yeni bir ev yaptığını görmek, ilim ve rızka, sevinç ve sürura

delâlet eder.

* BEYTULLAH: Beytullah’ın rüyada görülmesi, günahların af ve mağfiretine, rızık ve

nimetin bereketine, dünya ve ahiret selâmetine delâlet eder. (K) harfinde daha geniş

izah edilecektir.)

* BİAT ETMEK: Bir Müslümanın rüyada Nebiler Nebisine veya sahabilerinden birine

biat ettiğini görmesi, itikat ve imanın sağlamlığına, selamet ve istikametinin

doğruluğuna, dinde kuvvete ve sünnet-i seniyyeye bağlılığa delâlet eder.

* BEZENMEK: Rüyada bir şey ile bezendiğini görmek, fakirlik ve mahrumiyet ile tâbir

olunur. Yine bir kişinin rüyada dünyanın kendisi için bezendiğini ve her arzu ettiği

şeyin hemen oluverdiğini görmesi, meşakkat ve sıkıntıya işarettir.

* BEZELYE: Bir kimsenin rüyada bezelye görmesi, hastalık, sıkıntı ve musibete

işarettir.

* BIÇAK: Bıçak kesici âlet olduğu için, rüyada bıçak görmek, düşmanlığa delâlet

eder. Bazı kere de marifetli bir adama işarettir. Bıçakçıyı görmek, insanlara sanat ve

maharet öğreten birine delâlet eder. Yine bıçak görmek, hizmetçi, yardımcı, dost ve

kendisi için gayret gösteren kimse ile de tâbir olunur.

* BILDIRCIN: Rüyada bıldırcın kuşu görmek, Allahu Teâlâ tarafından zuhur edecek

güzel bir rızık ile tâbir olunur. Denilmiştir ki:

– Rüyada bıldırcın görmek, uzaktan hâsıl olacak mal ve nimete delâlet eder.

Bazı kere de bıldırcın görmek: Üzüntü, keder ve sıkıntıyı def etmeğe, düşmandan

 

kurtulmaya ve vaadini yerine getirmeye işarettir.

Tâbircilerin kimi de demiştir ki: Bıldırcın kuşu iki yüzlü bir adama delâlet eder. Yine

bıldırcın görmek, eldeki nimete şükretmemenin işaretidir. Rüyada bıldırcın eti yemek,

bekârlar için evlenmeğe, bıldırcın öldürmek de düşman kazanmağa delâlet eder.

* BIYIK: Rüyada görülen bıyık, mal ve servet ile tâbir olunur. Bir adamın rüyada

bıyığının kısalmış olduğunu görmesi, Sünnet-i Seniyye üzere hareket ettiğine

işarettir. Rüyada bıyığın traş olduğunu veya kesilip azaldığını görmek, hayır ile tâbir

olunur. Böyle birinin borcu varsa, borcunu ödeyecek imkâna kavuşur. Rüyada

bıyığının yeniden bittiğini görmek, kuvvet kazanmaya işarettir.

Rüyada küçük bir çocuğun bıyığının büyümüş olduğunu görmek, o çocuğun neşe ve

süruruna ve büyümesine delâlet eder.

Bıyık ve sakalını kesmeyi âdet edinen kimse, rüyada bıyık ve sakalını kestiğini görse;

rahatlığa, tasa ve sıkıntıdan kurtulmağa delâlet eder.

Hamile bir kadının rüyada kendisini bıyıklı görmesi, bir erkek çocuğu doğuracağına,

hamile olmayan kadının bu rüyayı görmesi ise, hiç çocuğu olmayacağına delâlet

eder.

Bıyık aynı zamanda vakar ve heybet işaretidir.

* BİBER: Biber acı bir nesne olduğundan, rüyada biber görmek, gam ve kedere

işarettir. Rüyada biber yediğini görmek, ağır ve çirkin söz işitmeğe; birine biber

verdiğini görmek, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.

* BİBERON: Bir kimsenin rüyada küçük bir bebeğe biberonla süt içirdiğini görmesi,

bir yetimi sevindireceğine; biberona süt doldurduğunu görmesi de, beklenmedik bir

yerden eline geçecek paraya delâlet eder.

* BİLARDO: Rüyada bilardo oynadığını ve oyunu kazandığını görmek, sevdiği birine

kavuşmağa; oyunu kaybetmek, hayâl kırıklığına delâlet eder.

* BILEGI TAŞI: Bir kimsenin rüyada bileği taşı görmesi, doğruluğa ve Hakk’a yol

bulmaya delâlet eder. Bazan da bileği taşı, insanları hidayete erdiren bir âlim ile tâbir

olunur. Yine bileği taşı, kadına da işarettir.

* BİLEK: Rüyada bilek görmek, güç ve kuvvete delâlet eder. Çünkü bilek insanın en

çok ihtiyaç hissettiği organıdır. Rüyada bileğinde bir yara veya çıban görmek, üzüntü

ve kedere işarettir.

* BİLET: Rüyada bilet görmek, sefer ile tâbir olunur. Sükun ve selamete de işarettir.

* BİLEZİK: Bekâr bir kızın rüyada bilezik görmesi, evlenmeye işaret; erkeğin görmesi

de keder ve üzüntüye delâlet.

Rüyada koldaki bileziği kırdığını görmek, hastalığa; bilezik vermek de, birine

yapılacak iyiliğe işarettir.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Kollarında altın bilezik olduğunu görmek, bir yerden

gelecek mirasa delâlet eder.

 

* BİLİNMEMEK: Cabiru’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bilinmeyen, kaybolan bir

adamın geldiğini görmek, ondan sevinçli bir haber almaya delâlet eder. Yine nerede

olduğu bilinmeyen kimsenin selâmetle döndüğünü görmek, işlerin düzgün ve yolunda

gideceğine işarettir.

* BİLGİN: Yani halim biri ile karşılaştığını ve onunla sohbet ettiğini görmek, bir iş

sebebiyle yardıma muhtaç olmağa delâlet eder.

* BİLİRKİŞİ: Bir kimsenin rüyada kendisini bilirkişi olarak görmesi, insanlar arasında

itibar sahibi olmağa delâlet eder.

* BİLLUR: Rüyada pırıl pırıl bir billur görmek, temiz ve pâk bir zevceye işarettir.

Bekâr bir kimsenin bir billur kâseye sahip olduğunu görmesi, asil ve temiz bir kadınla

evleneceğine delâlet eder. Rüyada delikli billur görmek dul, deliksiz billur görmek de

genç bir kıza işarettir. Bir billuru olduğunu ve fakat bunu kaybettiğini görmek, uzak

sefere çıkmağa veya eşinden ayrılmağa delâlet eder.

* BİLMECE: Rüyada herhangi bir bilmeceyi hallettiğini görmek, mevki ve işleri

yükseltmek yolunda gayrete delildir. Bilmece, bazı kere de ne yapacağını

bilememenin işaretidir.

* BİNA: Bir adamın rüyada kubbeler görmesi, şanı yüce ve kıymetli kimselerle dost

olacağına delâlet eder. Yeni yapılmış bir binayı görmek hiç ummadığı yerden gelecek

rızık ve nimet ile tâbir olunur.

Yine bir kimsenin rüyada bir binaya başlayıp temelini attığını, binayı kuvvetlice

yaptığını görmesi; ilim, velayet ve sanata delâlet eder.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Eski bir binanın yeniye döndüğünü görmek, rızkın

artmasına; hayır kapılarının açılmasına, sürür ve ferah husulüne delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki: rüyasında bilmediği bir binaya girip orada birtakım ölüler

görmek, ahiret yurduna işarettir. Oraya girip oturduğunu gören kimsenin eceli

yakındır.

İbn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:

– Rüyada bir evin tavanı, damı veya duvarı yıkıldığını yahut yandığını görmek, kendi

evinde bir musibetin vukuuna; hanesinin büyüdüğünü görmek, çok ve bereketli

nimete delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada bina görmek sekiz vech ile tâbir olunur:

  1. a) Zevce,
  2. b) Zevç,
  3. c) Zenginlik,
  4. d) Emn-ü eman,
  5. e) Kolay bir geçim,
  6. f) Mal,
  7. g) Yüksek bir memuriyet,
  8. h) Maişet genişliği…

Rüyada evinin belirli bir miktar güzel olarak genişlemiş olduğunu görmek, bu

 

dünyadaki halin genişliğine işarettir. Yine rüyada kendini bina yapıyor görmek, ferah

ve sevincinin şumulüne, kuvvetinin fazlalığına delâlet eder.

Rüyada güzel ve yüce bir bina görmek, ülfet ve muhabbete, rızka, neşeye, güzel

elbiselere, bekâr kızla evlenmeye ve ondan doğacak çocuğa delâlet eder. Sağlam ve

güzel bina görmek, bazı kere de uzun ömre ve kuvvete işarettir.

Bir kimsenin rüyada Nebiler Nebisi’nin mübarek ravzasını çamurladığmı görmesi,

kendi malı ile hacca gitmeye işarettir. Kendi evini çamurla sıvadığını ve çamurun yaş

olduğunu görmek, salih bir kişi olmaya delâlet eder. Rüyada çamuru yediğini görmek,

o miktar mal yemeye işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada Allahu Teâlâ’ya yaklaşmak maksadıyla cami veya bir yer yaptırdığını

görmek, eğer rüyayı gören devlet reisi ise Hak ile karin olur. iyilikle insanlara

emreder, kötülükten de kaçındırır. Bu rüyayı âlim görür ise, kitap yazar, insanlar

ilminden veya fetvalarından faydalanır. Zengin ise malının zekâtını verir, bekâr ise

evlenir, eğer evli ise güzel şöhret sahibi bir çocuğu dünyaya gelir. Fakir ise

zenginleşir. Eğer bunlar olmaz ise, o yere hizmet eder ve Allah’ın zikri ile o yeri

mamur eder.”

Rüyada gurbet elde bir bina yaptığını görmek, asla akıl ve hayaline gelmeyen bir

kadınla evlenir. Veya gurbette ikamet eder ve yine gurbette ölür.

Rüyada yaş çamur ile bina yapmak, din ve itikada, kuru çamur ile bina da mal

bakımından sıkıntıya işarettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada kendi mülkü olan bir binaya girdiğini görmek, zevceye ve

evlâtlara delâlet eder.

Hanenin geniş ve yeni olması rızkın çokluğuna işarettir. Yine güzel bir bina görmek,

ana babanın sıhhat ve selâmetine alâmettir.

Rüyada evin ortasındaki avluyu görmek, kıza ve kızkardeşe, evin sofası baba ve

anneye delâlet eder. Onları güzel, temiz ve mamur görmek, bunların hayır ve

selametine işarettir. Harap ve pis görmek de tam zıddı…

Rüyada kendi evinin diğer evlere benzemediğini görmek, herkesin gıpta edeceği

derecede servete, kendi için bir ev inşa ettiğini görmek, dünyadan müstefid olmağa

delâlet eder. Hasta birinin bu rüyayı görmesi vefatına işarettir.

Rüyada İmam-ı Azam hazretlerinin evini yıktığını görmek, İslâm âleminde fesat ve

fitne zuhuruna işarettir.

Rüyada adaletle hükmeden bir devlet reisinin köşkünü görmek, İslâm şehirlerinden

bir şehir ile tâbir olunur. O köşkün yıkıldığını görmek, müslümanların şehirlerinden

birinin ziyanına ve felâketine delâlet eder.

Tâ uzaklardan bir evi görmek, uzak gördüğü saadete vâsıl olacağının alâmetidir.

* BİNMEK: Bir kişinin rüyada hayvana bindiğini görmesi, nefsî arzularının peşinde

koşmak ile tâbir olunur. Bütün hayvanlara bindiğini görmek ise, izzet ve saltanata

delâlet eder.

 

Rüyada güzel bir ata binmek, büyük şeref ve itibara alâmettir. Yine ata binmek,

bindiği at uslu ve itaatli ise, ululuk ve mertebesinin artacağına delâlet eder. Bindiği

atın kuyruğunun iki adet olduğunu görmek, dost ve arkadaşlarının çokluğuna

alâmettir. Nakil vasıtalarına bindiğini görmek, yeni bir işe, bindiği vasıtadan indiğini

görmek de, işinden ayrılmağa delâlet eder.

* BİRA: Dince haram olan birayı içtiğini görmek, iyiliğe alâmet değildir ve yanlış yolda

olmanın işaretidir.

Birahaneye girdiğini görmek, bir hadisenin zuhuruna ve derin bir ızdıraba şevkine

alâmettir.

Bira mayası görmek, sıhhat ve afiyete ve hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.

* BİRİKMEK ÇOĞALMAK: Rüyada saçlarını bir araya getirip biriktirdiğini görmek,

faideli mal ile tâbir olunur. Bir yere cem ettiği saçlarını açtığını görmek, malı

sarfetmeye işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada bir şeyin birikip çoğalmasını görmek, “Malı pek

çok seversiniz” mealindeki âyet-i kerimenin işaretiyle mal biriktirmeyi arzu etmesine

ve ona haris olmasına delâlet eder.

* BİR ŞEY BULMAK: Bir kimsenin rüyada bir şey bulduğunu görmesi, hiç ummadığı

şeyin eline geçmesine delâlet eder. Rüyada altın, gümüş ve bunlara benzer şeyler

bulduğunu görmek, dünya nimetleri ile tâbir olunur. Fena şeyleri bulmak ise bunun

zıddı.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada yiyecek bir şey bulduğunu görmek, genişliğe

ve maişet bolluğuna delâlet eder. Kumaş ve elbise gibi şeyleri bulmak, ticaretten

kazanılacak mala işarettir.

Kömür bulmak servet ü sâmâna, soğan ve sarmısak kabuğu gibi nesneleri bulmak da

haram mala alâmettir.

* BİSİKLET: Rüyada bisikletle dik bir yokuştan tırmandığını görmek, mâli sıkıntıdan

halâs olmağa delâlet eder.

* BİSKÜVİ: Rüyada bisküvi yediğini görmek, rızkın bereketine ve halin düzgünlüğüne

alâmettir.

* BİT: Kirmanî demiştir ki: Rüyada üzerine bit düştüğünü görmek, malından birçok

kimsenin faydalanacağına delâlet eder.

Yine rüyada üzerinden bitlerin yere döküldüğünü görmek, kazancın ziyade olacağına

işarettir.

* BİTKİ: Bir kimsenin rüyada bitki görmesi, keder ve hüzünden sonra, rahata ve

huzura kavuşmaya delâlet eder. Bitkiler çeşitlerine göre mânâ ifade ederler. İleride

isimleri geldikçe açıklanacaktır.

* BOĞA: Boğa kuvvet ve heybetin timsalidir. Bu sebeple rüyada boğa görmek, iş

hayatında muvaffakiyete alâmettir ve insan için kuvvettir.

 

* BODRUM: İbn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada bodrum görmek gönül sıkıntısı ve

azabı ile tâbir olunur. Kendini kapkara bir bodrumda görmek, işlerin günden güne

bozulduğuna işarettir.

* BOĞAZ: İmam Nablusî demiştir ki: Rüyada nefes borusunu görmek, elçiye, sefire,

ölüm ve hayata alâmettir. Boğazından bir kıl veya bir iplik çıktığını ve onu çektiğini,

fakat tamamen çıkarmak mümkün olmadığını ve kırılmadığını görmek, ömrün

uzunluğuna delâlet eder.

Bazı kere rüyada boğaz görmek, evin suyu veya kuyusuna işarettir. Malumdur ki,

boğaz insanın hayatıdır. Nefesler oradan alınıp verilir. Bu sebeple boğaz görmek

hayır ile tâbir olunur.

* BOĞAZLAMAK: Rüyada bir kavmi boğazlanmış olarak görmek, murat ettiği şeyde

işlerin hayırla biteceğine işarettir. Bir adam rüyada, birisini bir başka kişinin kestiğini

görse, kesilenin kesenden hayra nail olacağına delildir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

– Rüyada bir şeyi boğazlamak, ana babaya âsi olmak ve zulümdür. Rüyada

kendisinin boğazlandığını gören kişi Allah’a sığınsın (çünkü bu felâket haberidir).

Üzüntülü ve kederli birinin rüyada boğazlandığını görmesi, gam ve gussadan halâs

olacağının alâmetidir. Rüyada güvercin ve koyun gibi bir hayvanı boğazladığını

görmek, evlenmek ile de tâbir olunur.

Rüyada baba veya annesini boğazladığnı görmek, ebeveyne âsi olmakla yorumlanır.

Rüyada bir çocuğu boğazlanmış olarak görmek, o çocuğun kemâl çağına erişeceğine

delâlet eder. Yine rüyada en yakınlarının kendi etinden yediklerini görmek, onların

rüya sahibinden hayır ve menfaate kavuşacaklarına delâlet eder.

Bazıları da demişlerdir ki: Rüyada bir adamın veya bir kavmin boğazlanmış olarak

görülmesi, onların sapık ve bid’at sahibi olduklarının alâmetidir.

Bekâr bir kadının rüyada kendisini devlet reisinin boğazladığını görmesi, bir erkekle

evleneceğine alâmettir.

* BOĞMAK: Rüyada kendisini asarak boğduğunu görmek, üzüntü ve kedere delâlet

eder. Yine rüya sahibinin kendisini asıp boğduğu yerde ikâmet etmesine işarettir.

Rüyada boğulduğunu görmek, kendisine yüklenen emanet ve velayetten dolayı

muzdarip olmaya delâlet eder.

* BOL GEÇİM: Darlık ve sıkıntı içindeki adamın rüyada geçiminin bol olduğunu

görmesi, üzüntü ve kederden halâs olmasına, borcunu ödemesine ve sıkıntısının

gitmesine alâmettir.

* BOHÇA: Rüyada bohça görmek, bir sefer ile tâbir olunur. Yine rüyada kendini

bohça taşır halde görmek, çok sevdiği birinin ziyaretine delâlet eder.

Rüyada bir bohçanın çevresini ibrişim, ipek ve renkli ipliklerle işlediğini görmek,

mutluluk ve zenginliğe delâlet eder.

* BOMBA: Bir kimsenin rüyada bomba patladığını görmesi, kendisine de zarar

erişmemiş olması, gizli sırların meydana çıkacağına delâlet eder.

* BONCUK: Rüyada boncuk görmek, hizmetçi veya mal ile tâbir olunur. Boncuk, aynı

zamanda kadına da işarettir. Bir adam boncuğa rastgeldiğini görse, mal veya

hizmetçiye kavuşacağına işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada boncuklar görmek şu vech ile tâbir olunur:

  1. a) Ahlâkı kötü bir eş,
  2. b) Kötü huylu hizmetkâr,
  3. c) Ehemmiyetsiz ve bekasız mal,
  4. d) Edep ve terbiye,
  5. e) Evlât ve hizmetçi,
  6. f) Uşak.

Rüyada görülen boncukların çok veya az olması, iyi veya kötü her hâli bunlara nisbet

edilerek tevil edilir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bir boncuk bulduğunu veya satın aldığını

görmek, ele geçecek hizmetçiye delâlet eder. Eğer görülen boncuk beyaz ise,

hizmetçi salih ve müttakidir. Yeşil ise dindar biridir. Siyah ise kalbi katı ve fena huylu

bir kadına işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyada birtakım boncukları delmekle meşgul olduğunu görmek, âdi bir

kadın ile evlenmeye alâmettir.

Rüyada katır veya eşeklere yüklenmiş boncuklar görmek, haram mala delhalet eder.

* BONCUKÇU: Bir kimsenin rüyada boncukçuyu görmesi, kadınların işleriyle uğraşan

ve onların birtakım işlerini düzenlemeye gayret gösteren adama delâlet eder.

* BORAZAN: Rüyada borazan görmek, güzel bir şöhrete, harbe ve doşmanı

kaçırmaya alâmettir. Bir kimsenin rüyada borazan sesi işitmesi, önemli bir hadiseye

çağrılacağının delilidir. Borazana üflediğini görmek, kendisi için bir hadisenin

vukuudur. Borazan eğer boynuzdan ise, riyaset ve hizmetçiye delâlet eder.

Borazan bazı kere de batıl haberler ile tâbir edilir. Bazan da meydana çıkacak hayra

delâlet eder. Yine borazan, kadının ahlâkına da işarettir.

* BORAZANCI: Rüyada borazancının sesini işitmek, bir hadiseye davet edilmeye

işarettir. Rüyada boruya üflediğini görmek, şiddetli bir hadisenin vukuudur. Rüyada

borazancıyı dövdüğünü görmek, güzel ve hayırlı söz işitmeye delâlet eder.

* BORÇ: Rüyada kendinin borçlu olduğunu görmek, iyiye ve hayıra alâmet değildir.

Bu rüya, zillet ve hakaret ile tâbir edilir. Rüyada borçtan kurtulduğunu, borcunu

ödediğini görmek, iyilik alâmetidir ve hayırlı günlerin habercisidir. Bu rüya, din ve

dünya işlerinden müşkil olan bir şeyin kolayca neticeleneceğine işarettir.

Bazı kere de hak sahibine hakkı ödemek, yolculuktan dönmenin alâmetidir. Yine borç

ödemek, gam ve gussadan halâs olmağa delâlet eder.

* BORA (Fırtına): Rüyada bir fırtınanın, bir boranın koptuğunu görmek iyi değildir.

Rüya sahibinin bir belâya, bir kötülüğe maruz kalacağına veya lüzumsuz yere

gidecek mala işarettir. Böyle bir rüya görenin hemen Rabbine dönmesi, günahlarına

tevbe etmesi gerekir.

* BORU: Rüyada boru görmek, şan ve şöhrete; boru sesi işitmek bir hadiseye

işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada boru çaldığını görmek, fena bir habere delâlet

 

eder. Rüya sahibinin gizli sırrı meydana çıkar, yalan bir söz işitir, musibet ve belâya

uğrar.

* BOSTAN: Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada bostan görmek, istiğfara, istiğfar da

bostana delâlet eder. Rüyada bostanını suvardığını görmek, ehline yakınlığa işarettir.

Rüyada yaprakları kurumuş, dökülmüş ve sararmış bir bostana girdiğini görmek,

üzüntü ve kedere alâmettir.

Yine denilmiştir ki: Rüyada bostan görmek kadına delâlet eder. Zira kadın da su ile

sulanıp hamile olur ve çocuk doğurur. Rüyada görülen bostan kadın ile tâbir

edildiğinde, o bostanın ağacı, kadının ailesi ve çocuğudur. Bostanın meyvesi de bu

şekilde tâbir olunur.

Rüyada bilinmeyen bir bostan görmek, Kur’ân-ı Kerim’e delâlet eder. Çünkü Kur’ân-ı

Kerim’i okuyanlar arasında onun hikmet meyveleri daima deyşirilip toplanmaktadır.

Bostanda nice çeşit meyveler ve çiçekler mevcutsa, Allah’ın kitabı Kur’ân’da da nice

irfan incileri ve hikmet meyveleri mevcuttur. Kur’ân-ı Ke-rim’de olan müjde ve korkular

bostanın tatlı ve ekşi meyveleri mesabesindedir. İnsanlardan kimi tatlı, kimi ekşi

sever. Kur’ân-ı Kerim de kimine müjde, kimine azab haberleri ile doludur.

Bostan görmek, güzel cennetin nimetlerine de işarettir. Çünkü Araplar bostana

“Cennet” ismi vermişlerdir.

Yine bostan görmek çarşıya, gelin-güveyi odasına, kendisinden istifade edilen mal ve

mülke delâlet eder.

Bostanda görülen ağaç, o gelinin sofrasına, meyvesi de yiyeceklerine alâmettir.

Ibn-i Şîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada kendi bostanında ve birçok meyveli ağacın

içinde bulunduğunu ve bu ağaçlardan meyve koparıp yediğini görmek, zengin bir

kadınla evlenmeğe ve ondan faydalanmağa delâlet eder.

Rüyada bostanın toprağına tohum attığını görmek, bir çocuğu olacağına; bostanı

bellemek de evliliğe alâmettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada bostan görmek, mal, mülk ve servet sahibi bir adama

delâlet eder. Rüyada bahar mevsiminde çimenler ve meyve ağaçları ile süslü bir

bostanda olduğunu, fakat bir sel gelip bütün ağaçları söküp götürdüğünü görmek, o

yerdeki devlet adamlarından birinin ölümüne işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada bostan görmek yedi vech ile tâbir olunur:

  1. a) Zevce,
  2. b) Evlât,
  3. c) Geçim,
  4. d) Mal,
  5. e) Zenginlik,
  6. f) Sevinç,
  7. g) Hizmetçi…

Rüyada bostanında güzel kokulu bir şey bulduğunu görmek, güzel huylu bir evlâda;

fena kokulu bir nesne görmek de, âsi ve kötü bir evlâda işarettir. Yine bostan içinde

erik ağacı olduğunu görmek, ilim ve edep öğrenecek bir evlâda alâmettir.

Bir kimsenin rüyada bostan görmesi, zevceye, çocuğa, mala, iyi geçime, üzüntü ve

kederden halâs olmağa delâlet eder. Yine bostan görmek, halktan, avam, havas,

cahiller, âlimler, cömertler, cimriler ve herkes için camiye ve pazar yerine delâlet

eder. Yine bostan rüyası, âbidler ve talebeler için, cami tekmilâtından olan medrese

 

gibi ilim yuvalarına işarettir. Bostan, askerlerin toplanıp biriktiği devlet kışlasına da

delâlet eder.

* BOSTAN DOLABI: Bir kimsenin rüyada bostan dolabı görmesi, para biriktirmeye

delâlet eder. Bostan dolabının susuz olarak döndüğünü görmek, o mevkideki büyük

bir zenginin öleceğine ve mirasının devlete kalacağına delâlet eder. Yine bu rüya,

rüya sahibi için veznedarlık ile tâbir olunur.

* BOŞANMA: Her rüyanın ayrı ayrı tâbirleri vardır. Bu da öyle. Rüyada zevcesini

boşadığını görmek, zenginlik ile tâbir olunur.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada hanımını boşadığını görmek, şeref ve

itibarın kaybedileceğine delâlet eder. Bu rüyayı iki hanımı olan bir adam görmüş ise,

malından zayi eder. Bekar olduğu halde karısını boşadığını görmek, ölümün ve ecelin

yaklaştığına işarettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada hanımı boşamak şu vech ile tâbir olunur:

  1. a) Zenginlik,
  2. b) Ortaklardan ayrılma,
  3. c) İşinden ayrılma,
  4. d) Ticareti terketme,
  5. e) Malın elden gitmesi,
  6. f) Arzu etmediği bir şeyin vuku bulması…

Dindar bir adamın rüyada hanımını boşadığmı görmesi, dünyayı arkaya atıp ahiret

için çalışmaya delâlet eder.

* BOY: Bir kimsenin rüyada boyunun uzun olduğunu görmesi, kuvvet ve kudret ve

zenginlik ile iftihar etmeye işarettir. Yine boyunun uzun görülmesi, ömür kısalığına,

kısa görülmesi de, uzun bir ömre delâlet eder.

Rüyada herhangi bir adam ile boy ölçüştüğünü görmek, imtihana girmeye delâlet

eder. Bu sebeple, boyu karşısındaki adamın boyundan uzun ise imtihanı kazanmanın

alâmetidir.

* BOYA: İnsanın rüyada boya görmesi, gördüğü boyaların rengine göre tâbir olunur.

Rüyada beyaz boya görmek, iyi ve muntazam bir hayata; sarı boya görmek,

hastalığa; siyah boya kedere; mavi boya, arkadaşlığa; yeşil boya ihlâs ve

samimiyete; kahverengi boya, verasete delâlet eder.

Mesleği boyacılık olan bir kimsenin rüyada boya kullanması, nimete, yardıma,

düşmanı zelil ve hakir etmeye, korkudan emin olmaya delâlet eder.

Rüyada saçı sakalı ağarmış olduğu halde, saçını sakalını kına ile boyadığını görmek,

rüya sahibinin rütbe ve makamının yükselmesine işarettir. Rüyada kadının elini kına

ile boyanmış görmesi, kocasının kendisine ihsanda ve iyilikte bulunacağına delâlet

eder.

Rüyada kına görmek, kadınlar için sevinç, güzel elbise, ferahlık, nimet ve zinettir.

* BOYACI: Kişinin rüyada boyacı görmesi, iftira eden bir adama delâlet eder. Bazı

kere de boyacı görmek, hayırlı iş yapan bir adam ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada beyazı yeşile boyayan boyacıyı görmesi, günah ve kötülükten

tevbe etmeye alâmettir. Yine boyacı görmek, iyi hal sahibi veya âlim, yahut saltanata

mâlik bir kimse tarafından ihtiyacının giderileceğine delâlet eder.

Rüyada evine boyacı getirdiğini görmek, o sene içinde o evden bir ölünün çıkacağına

delâlet eder.

* BOYUNA SARILMAK: Kişinin rüyada bir başkasının boynuna sarıldığını görmesi,

uzun ömre delâlet eder. Yine rüyada bir kimse ile kucaklaşmak, güzel konuşmaya ve

güzel cevap vermeye işarettir. Bazı kere de kucaklaşmak, dostluğa, yolculuğa, sefere

çıkmış birinin tekrar avdet edeceğine, üzüntü ve kederlerin gitme sine delâlet eder.

* BOYNU VURULMAK: Bir kimsenin rüyada boynunun vurulduğunu ve başının

gövdesinden ayrıldığını görmesi, düşünceden, borçtan, dert ve kederden kurtulmağa

işarettir. Bazı kere de boynunun vurulduğunu görmek, erişilecek büyük bir mala ve nimete

delalet eder. Bazan da bir günah işlemekle tâbir olunur. Ve bu rüya, rüya sahibi

için ikazdır. Hemen Hakk’a dönmeli ve tevbe etmelidir.

* BOYNUZ: Rüyada boynuz görmek, kuvvet ve menfaate işarettir. Yine boynuzu

olduğunu görmek, düşman üzerine galip gelmeye ve onu kahretmeye delâlet eder.

Bazı kere de boynuz görmek: Senelere, silaha, şöhret, mal ve evlâda delâlet eder.

* BOYUNBAĞI: Bir kimsenin rüyada ve kendi boynunda güzel bir boyunbağı

görmesi, istikbalin parlaklığına, memleket içinde şöhret bulacağına delâlet eder.

Rüyada yeşil renk boyunbağı taktığını görmek, bütün arzu ve emellerin

gerçekleşeceğine işarettir. Yine rüyada boyunbağı takmak, hiç beklenmedik yerden

sevindirici haberler almaya delâlet eder… Siyah renkli boyunbağı, sıkıntı ve kederin

alâmetidir.

* BOYUN: Boyun emanet mahallidir. Rüyada boynunun kalın olduğunu görmek,

üzerine aldığı vazife ve emaneti hakkıyla yerine getirmeğe delâlet eder. Boynunun

ince olduğunu görmek de, zalimliğe işarettir.

Kişinin rüyada boynuna bir yılanın dolanmış olduğunu görmesi, malının zekâtını

vermediğine alâmettir.

Rüyada boynuna cevher, inci, elmas dizilmiş olduğunu görmek, ilme, fazilete ve hakkı

yerine getirmeye delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada boynunun uzun olduğunu görmek, dört veçhe

ile tâbir olunur:

  1. a) İşin neticesi,
  2. b) Adalet,
  3. c) Velayet,
  4. d) Ezan.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada boyun ve ense görmek şu şekilde tâbir

olunur:

  1. a) Sadık dost,

b Emin arkadaş,

  1. c) Ücretli hizmetçi.

Rüyada boynunu omuzları arasında gömülmüş gibi kısa görmek, işlerin güzel netice

vermeyeceğine işarettir. Çünkü uzun boyun ve kalın ense kuvvete alâmet olduğu gibi,

kısa boyun da zaafa ve tembelliğe delâlet eder.

 

Bir kimse rüyada boynunu Peygamberler Peygamberinin mübarek elinde ve

parmakları arasında görse, Nebiler Sultanının o kimseyi, üzerine alacağı kötü bir

şeyden men ettiğine delâlet eder.

Rüyada boynunda Kur’ân-ı Kerim olduğunu görmek, sözünde sadık biri olduğunun

işaretidir.

Rüyada boynu ve ensesi üzerinde eşyadan herhangi bir şey taşıdığını görmek, borç

ile tâbir olunur. Bir şeyin çokluğu, büyüklüğü, ağırlığı borcun çokluğuna,

büyüklüğüne, ağırlığına, aksi de aksine delâlet eder.

Rüyada ensesinde altın ve gümüşten bir maden taşımak, dünyayı taşımaya delâlet

eder.

* BOYUNDURUK: Rüyada boyunduruk görmek, hemen herkes için hayır ve iyilik

alâmetidir. Ve bulunduğu işte sebata delâlet eder.

* BOZKIR: Rüyada geniş bir bozkır görmek, neşe ve sevincin artacağına, kulluk ve

ibadete meyletmeye ve feraha delâlet eder.

* BÖBREK: Bir kimsenin rüyada böbrek görmesi, yardımcı ile tâbir olunur. Rüyada iki

böbreğinden birini zayi ettiğini görmek, o kişinin yardımcısını kaybedeceğine işarettir.

Böbreklerin her ikisini de kaybettiğini görmek, kalbin katılığı ile tâbir olunur.

Yine böbrekleri görmek, iyi arayıcıya, keder ve sıkıntıdan kurtulmağa, korkulu ve

tehlikeli şeylerden emin olmaya delâlet eder. Bir kimsenin böbreğinde taş

düşürdüğünü görmesi, çetin bir işin dostlar yardımı ile halledileceğine alâmettir.

* BÖBÜRLENMEK: Rüyada böbürlenmek, yani çalım satmak, kendini büyük

göstermek, küçülmeye delâlet eder.

* BÖCEK: Rüyada herhangi bir böcek görmek, sevindirici haber almaya delâlet eder.

* BÖĞÜRTLEN: Bir kimsenin rüyada böğürtlen toplayıp yediğini görmesi, nimete ve

evlenmeye delâlet eder.

* BÖĞRÜLCE (Bir çeşit fasulye): İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada vakitli

vakitsiz pişmiş veya çiğ böğrülce yediğini görmek iyi değildir. Yeşili ile kurusu aynı

mânâyı ifade eder.

* BÖREK: Rüyada börek görmek veya yemek, muhtelif yerlerden gelecek menfaate

ve hayıra delâlet eder. Yine undan imal olunan bir şey görmek de hayır ve berekete

alâmettir.

Un, insanın en başta gelen gıdasıdır. Çünkü ekmekler ondan yapılır, tatlı çeşitlerinin

çoğu da undan imal olunur. Bu sebeple ekmek, börek ve buna benzer şeyler görmek,

hayır, bereket, ilim ve İslâm’a delâlet eder. Rüyada börek dağıttığını görmek, bir hayır

işine vesile olmaya alâmettir.

* BÖLÜK: Bir kimsenin rüyada bölük halinde giden askerler görmesi, o yer halkı için

huzur ve saadete delâlet eder. Çünkü asker devletin kuvvetidir. Kendisinin de o

askerlerden biri olduğunu görmek, aile huzuruna, işlerin düzgünlüğüne ve emniyete

delâlet eder. O bölüğün başında kumandan olduğunu görmek, her yerde sözünün

 

dinleneceğine ve herkes tarafından kendisine saygı gösterileceğine işarettir.

* BUHAR: Kendisini buharla boğulur bir halde görmek, yakın kimselerden gelecek

zarara ve kötülüğe delâlet eder.

* BUHUR: Rüyada buhur görmek kadri güzel bir zât tarafından gelecek mala, güzel

hayata, zikr-i cemil ve iç temizliğine delâlet eder. Buhur yaktığını görmek, güzel

geçime ve refaha işarettir. İnsanın rüyada tütsülenmesi halk ile iyi geçinmenin

alâmetidir.

Rüyada içinde tütsü yakılan kap, sahibini medh ettirecek ve hayırla anılmasına vesile

olacak bir hizmetçiye delâlet eder. Çünkü güzel koku her zaman aranan ve medh

edilen nesnedir.

Hasta bir adamın buhurdan ile tütsülenmesi, ölümün yakın olduğuna işarettir.

İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada anber ile tütsülendiğini görmek, şerefli bir

kimse tarafından mala nail olmaya; misk, karanfil ve Hindistan cevizi gibi siyah ve hoş

kokulu şeylerle tütsülenmek, ululuğa ve sevince delâlet eder. Yine rüyada tütsülenmek,

hayırlı ticarete, medh-ü sena ile geçinmeye işarettir. Rüyada buhurlanmak

fakir için zenginliğe delâlet eder.

Buhur’un birçok tâbirleri yapılmıştır. Buhur görmek, ilme, dine, sadaka vermeye,

düşman ile sulha, işsiz kimse için işe, kendisini insanlara sevdirmeye ve yaltaklık

yapmaya delâlet eder.

Yine buhur, muhabbete ve gönüldeki aşkı dışa vurmaya da işarettir. Rüyada buhur

üstüne okuduğunu görmek, düşmanı kahretmeye, kıskanç insanları yenmeye, korku,

endişe ve hastalıktan şifaya, sihri yok etmeye delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demişlerdir ki: Rüyada öd ağacı görmek, güzel yüzlü ve güzel

sözlü bir adama, mütedeyyin ve âdil devlet reisine, şöhrete, mal ve menfaate delâlet

eder.

Yine rüyada öd ağacı görmek, güzel yüzlü, yumuşak huylu ve yumuşak sözlü bir

adama işarettir.

* BUKAĞI: Rüyada ayağını ağaca bağlı görmek, ecelin yaklaştığına, işlerin

intizamına alâmettir. Zindanda ayağın bağlandığını görmek ise, ömrün uzunluğuna

delâlet eder. Çünkü dünya mümin için bir zindan mesabesindedir. Ancak buradan

kurtulduktan sonra esas selâmete erecektir.

* BURAK: Bir kimsenin rüyada Nebiler Sultanının miraca çıktığı mübarek burağını

görmesi, yüksek ve ulvî mertebe ile tâbir olunur. Yine bu rüya, gurbetteki için

vatanına dönmeye veya şehid olarak vefat etmeye işarettir.

* BUDAK: Bir kişinin rüyada budak görmesi, işlerinin pürüzlü ve kıvrım kıvrım

olduğunun işaretidir. Rüyada ağacın budağını yonttuğunu görmek, pürüzlü işlerin

selâmetine delâlet eder.

* BURGU: Marangoz âleti olan burgu ile iş yaptığını görmek veya bir yeri deldiğini

müşahede etmek, küçük bir amaliyat ile tâbir olunur.

 

* BULANIK SU: Rüyada bulanık su görmek, pek hayıra alâmet değildir ve büyük

birinden zarar erişeceğinin işaretidir.

* BULAŞIK YIKAMAK: Bir kimsenin rüyada bulaşık yıkadığını görmesi, keder ve

üzüntüden kurtulmaya ve refaha alâmettir.

* BUĞDAY: Rüyada buğday görmek, zorluk ve meşakkatle kazanılan şerefli bir mala

delâlet eder. Rüyada buğday satın almak, nimete, servete, berekete erişmeye

işarettir. Rüyada buğday ektiğini görmek, Allah rızasına erdirecek bir işe alâmettir.

Yine buğday ekmek, cihad ile de tâbir olunur.

Rüyada buğday ektiğini ve fakat arpa bittiğini görmek, insanın zahirinin batınından

daha hayırlı olduğuna işarettir. Buğday ekip kan bittiğini görmek, faiz yemeye delâlet

eder.

Kişinin rüyada yaş buğday ektiğini görmesi, ibadet cihetiyle iyiliğe ve ihlâsa işarettir.

Yeşil başaklar görmek, ucuzluk ve bolluk ile tâbir edilir.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada buğday yemek üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Memurluktan azledilmek,
  2. b) Memurun aleyhine bir iş,
  3. c) Gurbet.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada buğday satın aldığını görmek, evlat ve iyâlin

çokluğuna ve zenginliğe delâlet eder.

Rüyada yatak üzerinde buğday görmek, hanımın hamileliğine işarettir.

Ziraatçısını ve biçeni tanıdığı halde, rüyada dökülen başakları topladığını görmek,

ziraat sahibinden devamlı hayra ve nimete nail olmaya delâlet eder.

Yine rüyada kuru veya pişmiş buğday yediğini görmek, hiç de hoşa gitmeyecek bir

şeyle karşılaşmaya işarettir.

Rüyada karnı, derisi veya ağzının tamamı kuru buğdayla dolu olduğunu görmek,

ömrün bittiğine; tamamen dolmamış ise kalan boşluk kadar ömrün kaldığına delâlet

eder.

Bir kimsenin rüyada ve bir yerde mevsimsiz ekin biçtiğini görmesi, o mevkide ölüm,

harp ve fitnelerin zuhuruna işarettir.

* BUĞDAY SATICISI: Bir kişinin rüyada buğday satıcısını görmesi, zühd ve takvaya

işarettir. O rüyayı gören zât, Allahu Teâlâ’nın kendisine verdiği nimete

şükredenlerdendir.

Şehrin valisi rüyada buğday sattığını gördükte, işinden azledilmeye ve kardeşler

arasında fitneye delâlet eder.

Rüyada, buğday satan adamdan buğday aldığını görmek, devlet kapısından bir iş

talebinde bulunmağa alâmettir.

 

Rüyada para görmeksizin buğday sattığını görmek, dünyada zühd ve takvayı tercih

etmek ile tâbir olunur. Rüyada buğdaya mâlik olduğunu, fakat ihtiyacı olmadığından

ona hiç el sürmediğini görmek, izzet ve şerefe delâlet eder.

Yine buğdaycıyı görmek, çetin işlerden kolaylığa, doğrulukla kazanmaya, rızka ve

güzel amele alâmettir.

* BUĞDAY UNU: İnsanın rüyada buğday unu görmesi, rızka ve nimete delâlet eder.

Pirinç unu da nimet ile tâbir olunur. Rüyada simit görmek, bekâr kadın için dengi bir

kocaya işarettir. Bazı kere de buğday unu görmek: Şerefli ilme, sefere, mala, ticarete,

silâha, kaleye, din ve hidayete ve hastalıklardan şifa bulmaya delâlet eder.

Yine rüyada buğday unu görmek, toplu mal ve aile ile tâbir olunur. Çünkü buğday

yiyeceklerin en şereflisidir. Buğday ununu hamur ettiğini görmek, akrabalara

kavuşturacak bir yolculuğa işarettir. Arpa ununu hamur ettiğini görmek, tam ve

sağlam bir mümin olmanın alâmetidir. Ve o düşmanları üzerine galip gelir.

* BUĞZ ETMEK: Bir adamın rüyada, bir başka adama buğz ettiğini veya bir insanın

kendisine buğz ettiğini görmesi, hiç de hayıra alâmet değildir ve böyle bir rüya, bütün

insanlar için çirkin ve yaramazlıkla tâbir olunur. Zira buğz, düşmanlığa sebeptir.

İnsan, insana düşman değildir, kardeş olmalıdır. Hem insanlar birbirlerine muhtaçtır.

Bazı kere de bu rüya, itaat ile emir ve günahtan dönmeye delâlet eder.

* BULUT: Rüyada bulut görmek, bütün insanlığın hayat ve kurtuluşu olan İslâm ile

tâbir olunur. Zira bulut, su ve yağmur taşıdığı için yüce ve kerim olan Allah’ın

rahmetine sebeptir. Bulut ağlamayınca çemen gülmez.

Yine bulut görmek, kendisinde mevcut olan lütuf ve hikmete binaen, ilim, fıkıh, hikmet

ve irfana delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:

– Rüya esnasında semada bulutları öteye beriye sevkettiğini görmek, ulemâ ve

hukemâ ile sohbete delâlet eder. Havada bir bulut tutup yere getirdiğini görmek, ilim

ve hikmet sahibi olmaya işarettir.

Rüyada kendisini bulut gölgesinde görmek, rüya sahibinin o sene içinde çok hayır ve

berekete ve nimete ereceğine alâmettir.

Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki:

– Rüyada bir kimse kendi gömleğini buluttan olarak görse, Allahu Teâlâ’nın nimetinin

o kişiyi kaplayacağına delâlet eder. Kişinin rüyada bulut üzerine bir ev yaptığını

görmesi, hikmet ve yükseklikle beraber helâlinden nimete ve mala erişeceğine işarettir.

Rüyada bulutun üstüne bindiğini görmek, saliha bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

Veya arzu ve isteği varsa seyahat eder, yahut hacca gider. Gönlünde bu arzular

yoksa ve ilim talep ediyorsa, ilim ve hikmetle şöhret bulur.

Rüyada bulut görmek, bazı kere de su üzerinde yürüyen gemilere delâlet eder.

Bazı tâbirciler demişlerdir ki:

– Rüyada bulut görmek, kuvvetli melik, şefkat ve merhametli sultan veya âlim ve

hakim bir kimseye delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada bulut görmek şu veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Hikmet,
  2. b) Riyaset,
  3. c) Mülk,
  4. d) Rahmet,
  5. e) İffet,
  6. f) Azab,
  7. g) Baht,
  8. h) Bela ve fitne…

İsmail bin El-Eşas ise şöyle demektedir: Korkunç siyah bulut görmek, şiddet ve

zarurete işarettir. Yağmur bulutu görmek, hayır ve ucuzluktur. Buluttan bir kısmını

eline aldığını görmek, mal ve mülkün artmasına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bulutun kendisini istikbal ettiğini görmesi, adi, beşaret, keder ve

gamdan kurtuluşa işarettir. Gökyüzünden bulutun yere düştüğünü görmek, şidetli

yağmur ve sellere delâlet eder ve o belde düşman istilâsına maruz kalır.

Rüyada bulutun güneşi örttüğünü görmek, devlet reisinin vefatına ve zevaline delâlet

eder.

Kirmanı (rh.a.) demiştir ki:

– Rüyada bulutlar topladığını veya yüklendiğini veya onlarla konuştuğunu görmek, ilim

ve hikmete, refah ve saadete delâlet eder. Bulutlar önünde olup onları toplamaya

kadir olamadığını görmek, âlimler ile arkadaş olmakla beraber onların ilminden istifade

edememeye işarettir.

Rüyada buluta bindiğini görmek, ilim ve hikmette kadri ve şani yüce olmaya işarettir.

Çocuğunun buluttan olduğunu görmek de bütün dünyasının ilim ve hikmetle dolu

olacağına delâlet eder. Yine rüyada dünyasının bulut olduğunu görmek, hikmetle,

hayretle çalışmaya delâlet eder.

Yine tâbircilerce denilmiştir ki: Rüyada bulutu vaktinde görmek, hayır, bereket, nimet

ve mala işarettir. Bulutu vaktinde ve yağmur yağdırır görmek, o şehrin halkının

rızkının genişliğine işarettir.

Rüyada mevsimsiz kırmızı bulut görmek, o şehir veya mahalle halkına bir sıkıntı, bir

hastalık veya fitnenin isabet edeceğine alâmettir.

Bir kimsenin rüyada yağmursuz siyah bulut görmesi, nimet ve menfaat ile tâbir

olunur.

Bazı kere de bulut görmek, soğuğa veya mahzunluğa delâlet eder.

Rüyada beyaz bulut görmek, iyi amel ile tâbir olunur. Bir bulutun yeryüzünden göğe

doğru yükseldiğini görmek, yolculuğa delâlet eder. Gurbette olan birinin bu rüyayı

görmesi, memleketine döneceğine işarettir.

Rüyada bir bulutun kendisini karşıladığını görmek, iyi amele, adalete, sevinmeye, her

türlü keder ve üzüntüden kurtulup rahata kavuşmaya alâmettir. Kötü huylu ve fitneci

bir adamın bu rüyayı görmesi, ona erişecek azaba işarettir.

Yine rüyada bulut görmek, sıkıntı, korku, keder ve üzüntünün gitmesine, iyilik ve

 

güzelliklerin meydana çıkmasına delâlet eder.

Bazı kere de rüyada bulut görmek, yüce Allah’ın “Görmedin mi şu hakikati ki Allah

bulutları (dilediği) yere sürüyor. Sonra aralarında bir imtizaç hâsıl oluyor.” (Âl-i

İmran, 161) mealindeki âyet-i kerimesinin işareti ile ülfet ve sevgiye delâlet eder.

Bazıları da demişlerdir ki: Rüyada bulut görmek, kuvvetli melik, şefkat ve merhametli

sultan veya âlime delâlet eder.

* BURUN KANI: Bir kimsenin rüyada burun kanı görmesi, çok akıcı ve ince ise, rüya

sahibine isabet edecek haram mala, eğer kan katı ise, düşük yapılan erkek çocuğa

alâmettir. Rüyada burun görmek ise mal, evlât, baba, kardeş gibi iftihar edilecek

şeylere delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki:

– Bir adamın rüyada burun görmesi, makam, murat ve ömür ile tâbir olunur.

İbn-i Sîrîn hazretleri de şöyle derler: Rüyada burnundan bir şey aktığını görmek, kadri

yüce bir zattan gelecek hayır ve menfaate delâlet eder.

Yine insanın rüyada güzel kokular kokladığını görmesi, mevki ve itibarının yüksek

olacağına işarettir. Bir kimsenin rüyada burnunun kanadığını görmesi, günahlardan

temizleneceğine alâmettir. Rüyada burnunun kanının yol üzerine damladığını

görmek, malın zekâtını vermeye ve fukaraya tasaddukta bulunmaya delâlet eder.

Rüyada burnundan bir veya iki damla kan aktığını görmek, yine menfaat ile tâbir

olunur. Burnundan akan kanı elbisesine bulaşmış görmek, kötü mal ve günaha

işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyada burnunun kanadığını görmek, hazine ve büyük mala delâlet

eder.

* BURUN: Rüyada kendi burnunun güzel bir halde olduğunu görmek, yine insanın

kendi haline delâlet eder. Demek ki o kişinin hâli güzeldir.

Rüyada burnunun kısaldığını, sonra büyüdüğünü veya eğrildiğini görmek, ahmaklık

ve halk arasında kötülenmeye delâlet eder. Yine rüyada burnunun ucunun kesilmiş

olduğunu görmek, ölüme veya insanlar arasında rezil edecek bir harekette bulunmağa

delâlet eder. Hamile kadının aynı rüyayı görmesi, kendisinin veya doğacak

çocuğun ölümü ile tâbir edilir.

Rüyada iki tane burnu olduğunu görmek doğacak iki çocuğa delâlet eder. Veya bu

rüya iki kişinin şahitliklerini temize çıkarmaya işarettir. Hasta bir adamın rüyada

burnunun kesildiğini görmesi, ölümün geldiğine işarettir. Eğer bir başkası bu rüyayı

görürse halinde büyük değişiklikler olacak demektir.

Rüyada burnunun olmadığını görmek, merhamet ve şefkat eksikliğine delâlet eder.

Rüyada güzel bir şey kokladığmı görmek, sevinç ve sürura delâlet eder. Burun

görmek, bazı kere de ana ve babaya alâmettir.

Rüyada burnunda bir delik olup onunla aşağıya çekildiğini görmek, insanın

tevazuuna işarettir. Burnundan konuştuğunu görmek, nimet ve devletin elden

gideceğine işarettir. Rüyada burnundan bir kuş veya bir hayvan çıktığını görmek,

mâlik olduğu hayvanın doğuracağına delâlet eder. Eğer hayvanı yoksa, elinden

 

gitmiş bir malın tekrar eline geçeceğine işarettir.

* BUZDOLABI: Bir kimsenin rüyada buzdolabı görmesi, çok hizmetkâr ve menfaatlı

bir hanıma işarettir. Buzdolabından su içtiğini görmek, o kadın tarafından gelecek

mala delâlet eder.

* BUZAĞI: Bir kimsenin rüyada kendi hayvanlarından doğmuş bir buzağıyı görmesi,

erkek çocuk ile tâbir olunur. Pişirilmiş buzağı görmek, korkudan emin olmaya işarettir.

Bir kadının altından yapılma bir buzağı görmesi, kendisi için sevinç, ferahlık ve

saadete delâlet eder.

* BÜKMEK: Bir adamın rüyada sarığı veya ipi büktüğünü görmesi, sefer ile tâbir

olunur. Çünkü yollar da kıvrım kıvrım gider. Büktüğü ipin ince olması, gideceği yerin

bolluk ve ucuzluk içinde bulunduğuna delâlet eder.

Bazı kere de rüyada ip ve urgan bükmek, işi sağlam yapmaya veya şirket kurmaya,

yahut nikâha delâlet eder.

* BÜKÜCÜ: Bir adamın rüyada iplik bükücüsünü görmesi, ilim, hikmet ve görüş

sahibi bir müftüye, hikmetleriyle işleri tam yapan kimseye delâlet eder.

* BÜLBÜL: Rüyada bülbül görmek, mal ve mülk sahibi zengin birine veya neşeli

zengin bir kadına işarettir. Bazı kere de bülbül görmek, Kur’ân-ı Kerim okuyan bir

çocuk ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada bülbül görmesi, çok iyi konuşan, güzel sesli, güzel sözlü bir

evlâda veya böyle nimete sahip bir arkadaşa delâlet eder. Evinde bir bülbül olduğunu

görmek, bu vasıfları haiz bir arkadaşa mâlik olmanın delilidir. Yine rüyada bir bülbül

aldığını veya kendisine hediye edildiğini görmek, hayırlı bir evlâda ve vefalı dosta

delâlet eder.

Rüyada bülbül eti yemek miras ile tâbir olunur. Evinde bir bülbül öldüğünü veya

uçtuğunu görmek, sadık bir dosttan ayrılmağa veya evlâdın ayrılığına delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada bülbül görmek, zengin kimseye, zengin kadına

ve Kur’ân-ı Kerim’i hıfzeden bir evlâda delâlet eder.

* BÜRD (Hırka): Bir kimsenin rüyada hırka görmesi, dünya ve ahiret hayırlarının

cümlesine delâlet eder. Rüyada çizgili ve çubuklu kumaştan yapılmış elbise görmek,

dünyaca hayırlı, yünden imal edilmiş elbise de dince hayırlıdır. İbrişimden yapılmış

hırka haram mal ile tâbir edilir. Pamuktan imal edilmiş hırka da hem din ve hem

dünyaca muteber olan mala delâlet eder.

* BÜFE: Bir kimsenin rüyada büfe görmesi, bolluk ve bereket ile tâbir olunur. Çünkü

büfede yiyip içecek şeyler vardır. Yine bir büfede satış yaptığını görmek, maişetinin

ve rızkının bolluğuna işarettir. Memur bir adamın büfe görmesi, maaşının artacağına

alâmettir.

* BÜRO: Herhangi bir insanın rüyada büro görmesi, dünya ve din işlerinde hayra

delâlet eder. Yine bir büroda oturup işleri idare ettiğini görmek, ibadetlerinin kabul ve

makbuliyetine delâlet eder.

* BÜRHAN (Delil): Rüyada burhan, yani delil görmek, dava ve düşmanlığa delâlet

 

eder. Rüyada her şeye delîl getirdiğini görmek, bir insanla muhakeme olmaya

işarettir. Rüyada bir şeye delil getirmeğe çalıştığı halde buna muvaffak olamadığını

görmek, davayı kaybetmenin alâmetidir.

* BÜYÜ: Rüyada büyü yapan bir kimse görmek, birtakım yanlış işler yüzünden başa

gelecek maddî ve manevî zararlara delâlet eder. Yine büyücü görmek, çok hilekâr ve

kötü bir adamdan gelecek zarar ile tâbir olunur. Çünkü büyü, dinen yasak olan bir

şeydir.

* BÜYÜK ADAM: Bir kimsenin rüyada tanınmış ve büyük bir adam görmesi, işlerinde

başarılı olacağının alâmetidir.

* BÜYÜK TERAZİ: Rüyada büyük terazi görmek, huyu ve yaratılışı birbirini tutmayan

bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

* BÜYÜK ÇANAK: Kişinin rüyada büyük bir çanak görmesi, şişman ve temiz bir

hizmetçi ile tâbir olunur. Görülen çanak eğer camdan ise, kendisiyle öğünülen

arkadaşa delâlet eder.

* BÜYÜK ÇADIR: Rüyada büyük bir çadır görmek, saltanat ve devlete delâlet eder.

Çünkü çadırlar padişahların otağıdır. Bazı kere de büyük bir çadırı olduğunu görmek,

şehidlerin kabrini ziyarete işarettir.

Rüyada büyük bir çadıra mâlik olduğunu gören kimse, şükründen âciz kalacağı bir

nimete kavuşur. Yine rüyada yeşil ve beyaz renk çadırlar görmek, iyiliğe, şehitliğe,

ibadete ve büyük nimetlere delâlet eder.

* BÜYÜK KAPI: Bir kimsenin rüyada ev veya mescidin büyük kapısını görmesi;

bezendiği elbisesine ve durumunu örten malına, kadri yüce ve nesli çok olan güzel bir

kadına delâlet eder.

* BÜYÜK KERTENKELE: Rüyada büyük kertenkele görmek, insanların arasını ifsat

eden, söz götürüp getiren âsi bir kimseye delâlet eder. Bazan da bu hayvanı görmek,

yer değiştiren bir düşman ile tâbir olunur. Bu kısmı şöyle noktalayalım:

Eğer sende bir meyil yok ise Hak’tan yana,

Cennetleri görsen de bel bağlama rüyana!..

***

 

C

* CAM: Cam çabuk kırılan bir nesne olduğundan, rüyada Cam görmek, az veya çok

olsun, geçici bir üzüntüye delâlet eder.

Rüyada cam görmek, gizli kapalı olan sırların aşikâre olarak meydan bulacağına

işarettir. Çünkü cam bir şeyi örtüp gizlemez. Bir adamın rüyada camı bir kap veya

muhafaza içinde görmesi, üzüntü ve kederinin kendisine hafif ve kolay geleceğine

delâlet eder.

Rüyada, yeşil, kırmızı, sarı ve sedeften ve bunlara benzer şeylerden yapılmış camlar

görmek, mal, evlat ve zevceden olan şüphelere, riya ve nifaka işarettir.

Rüyada cam sildiğini görmek, yapılan bazı işlerden çok istifade edileceğine alâmettir.

Bekâr birinin rüyada camdan yapılma bir eşya görmesi, evlenmek ile tâbir olunur.

* CAMi: Kişinin rüyada cami görmesi, hayır ve bereket ile tâbir olunur. Çünkü

camiler, İslâmın alâmeti ve şiarı ve Allahın evleridir. Rüyada camiye girdiğini görmek,

din işlerini hakkıyla yapmaya, helal ve haram arasını ayıran hâkime ve insanın ticaret

için çıktığı pazara delâlet eder.

Bir Müslümanın rüyada şehir camiini görmesi; ana, baba, hoca ve üstad gibi

kendisine itaat lazım olan herkese delâlet eder. Rüyada caminin mihrabını görmek,

helâl rızka ve sâliha zevceye işarettir.

Rüyada mazlum olarak camiye girdiğini görmek, adalete, Kur’an ve denize, temizlik

mahalli olan hamama, huşu yeri olan kabre, güzel kokuya, susmaya ve kıbleye

yönelmeye delâlet eder.

Rüyada, cami, mescid ve medrese inşa ve imar ettiğini görmek, kendisine tabi

olunacak bir âlime delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:

– Rüyada, cami, mescid, medrese veya başka hayır evi imar eylediğini görmek,

uyanıkken bunları yapmaya muvaffak olmaya delâlet eder. Ve rüya sahibi salih

ameller işler. Eğer ehil biri ise hüküm ve nüfuz sahibi olur.

Yine rüyada cami, mescid veya medreseye bir şey ilave ettiğini görmek, dinde çok

çok hayıra nail olmanın işaretidir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

– Rüyada bir mescid inşa eylediğini görmek, dindar ve saliha bir kadın ile evlenmeye

delâlet eder. Rüyada, camiye, mescide ve ya medreseye girdiğini görmek, takva ve

vera ile de tâbir olunur.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada cami görmek şu veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Sultan ve onun makamı,
  2. b) Medrese hocaları,
  3. c) Alimler ve fıkıh bilginleri,
  4. d) Kadri yüce bir kadın.

 

İmam Nablusî (rh.a) demiştir ki: Rüyada cami görmek, düşmandan korunup

korkudan emin olmak için yapılan kaleye delâlet eder. Caminin kubbesi melikin

yakınları ve haline muttali olan kimselere işarettir. Caminin direkleri de, devlet

büyükleri ve âmirler ile tâbir olunur.

Rüyada caminin mihrabını görmek, helâl rızka, saliha zevceye dinde hayra; minaresi,

vezir ve imama, bazı kere de minare, müezzine, Kur’ân-ı Kerim okuyana delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada caminin yanmasını ve rüzgarın camiyi uçurmasını görmesi, rüya

sahibinin kaybolmasına, mülkünün değişmesine alâmettir. Caminin etrafında olan

şadırvan, subaylar ve askerler için tıpkı kışlalar gibidir. Bir şehrin camisi, o şehir

halkına delâlet eder.

Rüyada caminin sergilerini, halılarını görmek, şehrin hayır sahiplerine ve namaz

ibadeti için camide toplanan cemaate delâlet eder. Caminin müezzinini rüyada

görmek, şehrin hakimi, halkı hidayete davet eden ve duasına inanılır âlimlerine

işarettir.

Yine denilmiştir ki, caminin lambalarını görmek, o asrın fıkıh âlimlerine delâlet eder.

Caminin tavanı ise hüküm vermede müracaat edilen dinî kitaplardır. Hasılı, rüyada

cami görmek, iyilik, hayır, bereket ve ni’mettir.

* CAMBAZ: Bir kimsenin rüyada koyun cambazı görmesi, halkın şereflilerini

dünyasına tercih eden ve işleri eline alan adama delâlet eder. Câriye (Hizmetçi)

satan cambazı görmek, haber sahibi kimseye alâmettir. Hayvan satan cambazı

görmek, bazı kere de, kara avcısına, köle satan cambazı görmek de deniz avcısına

delâlet eder.

* CANAVAR: Kişinin rüyada yırtıcı canavar görmesi, asaleti bozuk biriyle cenk

etmesine ve hileye işarettir. Bazı kere de canavar görmek, mal çokluğu ile kuvvetli ve

galip bir insanı görmek ile tâbir olunur.

Rüyada bir canavarın elini ısırdığını veya öldürdüğünü görmek, o öldürülen kişiye,

büyük bir kişiden zarar erişeceğine delâlet eder.

* CAN SIKINTISI: Bir kimsenin rüyada gönlünü daralmış görmesi, pişmanlık ve

istiğfar ile tâbir olunur. Yine rüyada canının ve gönlünün sıkıldığını görmek, rüya

sahibinin nedamet ve istiğfarına alâmettir.

* CANKURTARAN (Otomobil): Rüyada hasta taşıyan bir cankurtaran görmek,

artık dinlenmek zamanının geldiğine delâlet eder. Kendisini cankurtarana binmiş

gidiyor görmek, beklenen bir haberin kısa zaman sonra” zuhur edeceğine delâlet

eder.

* CARİYE (Hizmetçi): Bir kimsenin rüyada hizmetçi görmesi, mala, ni’mete,

mevkiinin artacağına delâlet eder. Çünkü hizmetçi insanın elindeki malı gibidir.

Yine rüyada hizmetçi görmek, ona mâlik olan kimse için ticaret ile tâbir olunur.

Müslüman ve zinetli bir hizmetçi görmek, ummadığı yerden sevindirici bir haber

almaya delâlet eder.

Yüzü ekşi ve çirkin bir hizmetçiyi görmek, korkutucu bir haber ile tâbir olunur. Kendini

bilmez hafifmeşrep bir hizmetçi görmek, üzüntü ve keder fakirliğine işarettir.

 

Rüyada bekâr bir kadın hizmetçi aldığını görmek, faidesi çok olan bir mülke mâlik

olmaya veya kazancı çok olan bir ticarette bulunmaya delâlet eder.

Rüyada siyah bir hizmetçiye mâlik olduğunu görmek, hüzün ve kederden kurtuluşa

delâlet eder. Yine küçük bir hizmetçi aldığını görmek, imkânı az olan bir iş talebine

işarettir.

Güzel bir hizmetçinin kendisine doğru koşa koşa geldiğini görmek, kısa zaman içinde

hayırlı bir haber almaya delâlet eder.

Rüyada çıplak bir hizmetçisi olduğunu görmek, ticaret işinde zarar etmekle tâbir

olunur.

* CASUS: Bir kimsenin rüyada casusluk ettiğini görmesi, şerli ve kötü işleri hayırlı

işlere tercih etmeye işarettir. Bir başka adamın casusluk ettiğini görmek, herhangi bir

adamdan gelecek fenalığa delâlet eder.

* CEPHANE: Rüyada silahlarla dolu bir cephane görmek, rüya sahibini bir tehlikenin

beklediğine delâlet eder.

* CEBİR (Zor kullanmak): Bir kimsenin rüyada herhangi bir zata karşı zor kullanarak

bir şey yaptırmak istemesini görmesi, işlerinin muntazam bir şekilde devam

edeceğinin alâmetidir.

* CEBRAİL (a.s): Cebrail, meleklerin sultanı ve Peygamberlere vahiy getiren bir

mahlûk. Bu sebeple rüyada onu görmek, şeref ve izzete, kuvvet ve müjdeye delâlet

eder. Yine bir kimsenin Hazret-i Cibril’i şen olarak kendisine müjde verir ve nasihat

eder bir halde görmesi, şeref, izzet ve kuvvete işarettir.

Bu rüyayı gören, hasta ise şifa bulacağına, korkuyorsa korkudan emin olacağına,

üzüntülü ise keder ve gamdan kurtulacağına delâlet eder. Rüyada Cebrail (a.s) i

görmek, şehitlik ile de tâbir edilir.

Bir kimsenin Cebrail (a.s) dan yiyecek bir şey aldığını görmesi, o kişinin cennet

ehlinden biri olacağına alâmettir.

Yine rüyada, Hazret-i Cibril’i kendisine selâm verir halde görmek, rüya sahibinin kadri

yüce, medhe lâyık bir âlim olacağına delâlet eder.

Nablusî demiştir ki:

– Rüyada Cebrail (a.s) ‘i görmek, rüya sahibinin ne kadar uzun ömürlü olursa olsun,

sonunda şehid olarak öleceğine delâlet eder. Cebrail (a.s)’dan yiyecek bir şey

aldığını görmek cennet ehlinden olmak ile tâbir edilir.

Bazı kere de Cebrail (a.s)’ı görmek, harekâta, cihada ve düşman üzerine zafer ve

galebeye delâlet eder. Yine o büyük meleği görmek, şer’i ilimlere, astronomi ilmine ve

bunlardan başka ilimlere muttali olmaya işarettir.

Rüyada kendisini Cebrail (a.s)’ın suretinde görmek, kerem, cömertlik, hayır ve

bereket ile tâbir olunur.

* CEHALET: Bir kimsenin rüyada kendisinin cehalette bulunduğunu görmesi, akıl

noksanlığı ile tâbir olunur. Bu yüzden, kendisinin cehalette bulunduğunu görenin aklı

 

az ve hafif olur.

Yine rüyada cehalet hâli görmek, ehl-i sünnetten ayrılmaya veya abdestsiz namaz

kılmaya işarettir. Bazı kere de cehalet, namus ve iffeti zedeleyen söze ve fıska

alâmettir. Cehalet, rüyada değil uyanıkken bile insan için yüz karası bir haldir. Hattâ

“Cahillerden yüz çevir.” diye âyet-i kerimede buyurulmaktadır.

* CEHENNEM: Rüyada cehennemin görülmesi büyük günahlar ile tâbir olunur.

Çünkü cehennem günahkârların ceza mahallidir. Rüyada cehenneme girdiğini

görmek, dünya hayatında fakr ve zarurete, gam ve kedere, âhirette de azaba işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada cehennem görmek, şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Fısk ve küfür,
  2. b) Sıkıntı ve keder,
  3. c) Şer ve fesat,
  4. d) Kıtlık ve sefalet

Ibn-i Kesir (rh.a) demiştir ki: Rüyada cehennem görmek, mal ve şerefin zevaline,

zengin iken fakir olmaya, refahdan çıkıp şiddet ve zarurete girmeğe, sıkıntı ve

zindana düşmeğe, dünyada zarar ve hüsrana, zillet ve hakarete ve son nefeste

imansız gitmeye delâlet eder.

Rüyada cehennem bekçisi olan Mâlik isimli meleği görmek, yüce ve Kerim olan

Allah’ın ve onun Resûlü’nün ve müminlerin muhabbetine, izzet ve saltanata, nifaktan

uzaklaşmağa, günahlardan kurtulmağa ve dinde gayrete delâlet eder.

Nablusî hazretleri demiştir ki:

– Rüyada cehenneme kılıcını çekerek girdiğini gören kimse, fuhuş, kötü ve yaramaz

konuşur. Tebessüm ederek cehenneme girdiğini gören kimse fasık, azgın ve Rabine

isyan edici ve dünya nimetleriyle ferahlanıcıdır.

Ibn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki:

– Bir kimsenin rüyada cehenneme girdiğini görmesi, servet ve malının zevaline, kötü

suale düşmeğe, dünyada bid’at ehli olmaya, hamama, fırına ve içinde ateş yakılan

yerlere delâlet eder.

Rüyada cehennemden kurtulduğunu görmek, günahtan tevbe etmeye; cehennemde

oturup yemek yemek ve şarabından içmek günahta ısrar etmeye delâlet eder.

Yine rüyada Mâlik veya cehennem bekçilerinden birinin kendisini yakalayıp ateşe

attığını görmek, zül ve hakarete düşmeğe, cehenneme girmeyi müteakip

cehennemden çıktığını görmek, cennete gireceğine, günah ve hatalarına tevbe

edeceğine işarettir.

Rüyada yüzü siyah, gözleri gömgök olarak görmek ve cehennemde bulunmak,

Allanın düşmanları ile dost olmaya delâlet eder. Rüyada cehennemi açık olarak

görmek de, sultanın ve Allahın azabı ile tâbir olunur.

Yine denilmiştir ki: Rüyada cehennemi görmek ve oraya girmek, dünyada rütbenin

elden gitmesine işarettir. Bazı kere de bu rüya, zenginlikten fakirliğe, ülfet ve

ünsiyetten vahşet ve geçimsizliğe, daima zindanda kalmaya, dünyada hor ve hakir

olmaya delâlet eder.

 

Rüyada cehennemin bekçisini kendisine doğru yönelik teveccüh ettiğini görmek,

ateşten selâmet bulmaya ve emin olmaya delâlet eder.

Yine rüyada cehennem bekçilerinden birini görmek, polis eline geçmeye ve suale

çekilmeye işarettir. Zindandaki bir adamın rüyada cehennemin bekçisini kendisine

tebessüm eder görmesi, hapisten kurtulmaya delâlet eder.

Rüyada daimi olarak cehenneme hapsedildiğini ve fakat ne zaman cehenneme

girdiğini bilmediğini görmek, dünyada fakirlik ve mahrumiyete ve mahzun olmaya

delâlet eder.

Hasılı rüyada cehennem görmek, kötülüğe, isyana, günaha, meşakkate ve zillete

delâlet eder. Böyle bir rüya görenin hemen kendine gelmesi ve hatalarına tevbe

etmesi gerekir. Çünkü tevbe eden hiç günah işlememiş gibi olur.

* CELEP: Rüyada celep görmek, mal toplayan bir adama delâlet eder. Bazan da

zengin bir dost ile karşılaşmaya işarettir.

* CELLAT: Bir kimsenin rüyada cellat görmesi, kötü sözler sarfeden bir adam ile tâbir

olunur. Yine cellat, hüzün ve keder veren bir adama da delâlet eder.

* CEMAAT: Rüyada insanların bir yere toplandığını görmek, Allah’ın rahmetine

delâlet eder. Çünkü toplulukta rahmet, ayrılıkta azâb vardır. Bazı kere de cemaat

görmek, ödenmesi lazım gelen şeyi ödemeye, zarar ve ziyana işarettir. Rüyada ölen

birinin cemaat arasında gömüldüğünü görmek, o ölünün mağfiret edilip Cenâb-ı

Hakk’ın rahmetine mazhar olduğuna delâlet eder. Yine cemaat, selâmet ve kolaylığa,

işlerin düzgünlüğüne ve insanlarla iyi geçinmeye alâmettir.

* CEMAL (Güzellik): Bir kimsenin rüyada güzel bir yüz görmesi, sevince ve müjdeye

delâlet eder.

* CENABET: Rüyada cünüp olarak namaz kıldığını görmek, ibadet için yola çıkmaya

işarettir. Yine cünüp olduğu halde yıkanmak için su bulamadığını görmek, arzu ettiği

dünya ve âhiret işlerinde güçlüğe delâlet eder. Rüyada cünüp olduğunu fakat sonra

su bulup yıkandığını görmek, keder ve üzüntüden kurtulmaya işarettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada meni görmek, mal ve ni’mete delâlet eder.

Rüyada bir kap içinde meni olduğunu görmek, bir maldan kendisine gelecek

menfaate işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada cenabet görmek, üç veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Evlât,
  2. b) Mal,
  3. d) Malın elden çıkması

* CENAZE: Rüyada bir cenaze üzerine namaz kıldığını görmek, Allah için bir kavimle

kardeşlik etmeye işarettir. Yine bir kimse rüyada tabutu ve cenazeyi yüklendiğini

görse, devlet ve saltanat sahibi bir zâta tabi olur ve ondan mal ve servet elde eder.

Rüyada bizzat kendisinin cenaze ve tabut üzerinde olduğunu görmek, çok mala

delâlet eder.

 

Rüyada bir cenazenin arkasından gittiğini görmek, dinde bozukluğa işarettir. Rüyada

kaldırıp bir tabut üzerine konulduğunu ve bir takım insanların kendisini

omuzladıklarını görmek, yücelik ve saltanata delâlet eder ve rüya sahibi halkın

başına geçer.

Nablusî demiştir ki:

– Rüyada vali, tüccar, reis veya sanatkârın kendisi tabut üzerinde olduğu halde,

yeryüzünde gezer görmeleri gemiye binmelerine alâmettir.

Bir kimsenin rüyada herhangi cenazenin havada gittiğini görmesi, bir reis veya bir

âlimin ölmesinden dolayı müşkilâta uğrayacağına delâlet eder. Bazı kere de bu rüya,

kıymetli ve meziyet sahibi bir zatın gurbette veya harpte vefat edeceğine işarettir.

Yine bir sokakta cenaze görülmesi, o sokaktaki dükkânlarda bulunan malların

satılmasına delâlet eder.

Rüyada birçok cenazenin bir yere konulduğunu görmek, o yer halkının günahlarla

çok meşgul olmalarına işarettir. Rüyada kendisinin bir cenazeyi yüklendiğini görmek,

haram mal ile tâbir olunur. Bekâr bir kadının rüyada kendisini ölmüş görmesi, yakında

evleneceğine delâlet eder. Bu rüyayı evli kadının görmesi, dininde noksanlığa

işarettir.

* CENNET: Cennet, yüce Allah’ın mümin kulları için hazırladığı saadet yurdudur ve

onun rahmetinin bir eseridir. Bu sebeple rüyada cennet görmek hayır ve müjde ile

tâbir olunur. Bir kimsenin rüyada cenneti açıkça görmesi, arzu ettiği ve istediği her

şeye nail olacağına delâlet eder.

Rüyada cennetin içine girdiğini görmek, her iki âlemde de emniyet ve sevinç

işaretidir.

Bir kimsenin rüyada cennetin hazinedarını görmesi, sevinç ve nimete, yaşadığı

müddetçe temiz bir hayata ve belâlardan emin olmaya delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada cennete girdiğini görmek şu veçhe ile tâbir

olunur:

  1. a) Cami,
  2. b) Zikir meclisi,
  3. c) Çarşı,
  4. d) Hac ibadeti,
  5. e) Allah yolunda cihad,
  6. f) İlim ve salih amel.

Bazı kere de cennete girmeyi görmek, cennete girmeye vesile olacak güzel ve

makbul ameller işlemeye delâlet eder.

Bir adamın rüyada cennetin sütünden, içki ve şarabından veya sularından içtiğini

görmesi, ilme, hikmete, nimete, güzel itikada ve Sünnet-i Seniyyeyi işlemeye delâlet

eder.

Yine rüyada cennet meyvelerinden yediğini görmek, yediği meyve kadar

rızıklanacağına işarettir.

 

Rüyasında bir adama “Sen cennete giresin” denilse, bu rüya o kişi için mirasa, ilim ve

hidayete delâlet eder. Bazan da cennete girmek, üzüntü ve kederden halâs olmağa

işarettir. Bir kimsenin rüyada hanımı ile beraber cennete girdiğini görmesi, dünyada

zevcesi ile iyi geçineceğine delâlet eder.

Rüyada cennet köşklerinden birine girdiğini görmek, yüksek rütbeye nâiliyete, iftihar

vesilesi olarak iş işlemeğe, genişlik ve zenginliğe ve güzel akıbete delâlet eder. Yine

cennete girip ırmaklarından içmek, meyvelerinden yemek, ağaçlarının gölgesinde

oturmak huri ve gılmanını görmek; ilme, hidâyete, rızka, zürriyete, uzun ömre, son

nefesinde şehîden vefat etmeye alâmettir.

Rüyada cennet kapılarından birinin üzerine kapandığını görmek, ana ve babasından

birinin vefat edeceğine işarettir. Çünkü cennet ana babasının rızası ile kazanılır. Yine

cennetin bütün kapılarının üzerine kapanıp açılmadığını görmek, ana ve babaya asi

olmaya ve ondan razı olmadıklarına delâlet eder.

Rüyada istediği kapıdan cennete girdiğini görmek, anne babanın kendisinden razı

olduğunun işaretidir.

Yine denilmiştir ki: Rüyada cennete girdiğini gören kişinin eceli ve ölümü yakındır ve

ona gideceği yer gösterilmiştir.

Rüyada cenneti cehenneme attığını görmek, bağ ve bostanı veya başka bir şeyi

satmaya delâlet eder. Malmum bağ bostan yeşilliktir, cennet de yeşildir. Yeşili elden

çıkarmak böyle netice verir.

Rüyada kevser suyundan içtiğini görmek, reis olmağa, düşman üzerine galip

gelmeğe ve kuvvete delâlet eder. Kendisini cennet köşklerinden birinde görmek,

güzel bir kadınla evlenmeğe ve insanlar üzerine reis olmağa işarettir.

Rüyada zikir ve tesbihlerle cennete girdiğini görmek, teheccüd namazı, tesbih ve

tahlili sebebiyle cennete girmesine delâlet eder. Yine Reyyan kapısından cennete

girdiğini görmek, tuttuğu orucu sebebiyle cennete girmeye işarettir.

Nablusî (rh.a) demiştir ki:

“- Rüyada cennet nehirlerinden içilen şey tabirce muteber tutulur. Şöyle ki: Rüyada

su nehri görmek rızka; süt nehri fıtrata, şarap nehri, Allah sevgisinden meydana

gelen cezbeye ve Allahu Teâlâ’nın haram kıldığı şeylere buğzetmeğe; bal nehri ise

ilim ve Kur’ân-ı Kerim’e delâlet eder.”

Cabir’ül-Mağribî de demiştir ki:

“- Rüyada Cennet-i rıdvanı gören ve bundan dolayı rüyasında ferah duyan son

derece sürür ve sevince ve nimete erer. Yine rüyada yüksek bir mekânda

bulunduğunu burasının cennet olduğunu zanneylediğini görmek, âdil bir sultana,

yahut faziletli bir âlime veya zengin ve kerem sahibi bir adama vasıl olmaya delâlet

eder. Rüyada elinde cennet kapısının anahtarı olduğunu görmek, İslâm ve tevhid

üzere ölmeye alâmettir.”

Rüyada Tuba ağacının altında oturduğunu görmek, dünya ve âhirette muradın hasıl

olacağına delâlet eder. Yine cennette şerbet veya süt içtiğini görmek, âlim, hakîm ve.

zenginlik ile tâbir olunur.

Yine rüyada cennet ağaçlarından birini görmek, ilmiyle amel eden kimseye, insanları

 

irşad eden mürşide ve hurilere delâlet eder. Rüyada cennet ağaçlarına mâlik

olduğunu, veya o ağaçlardan bir şey yaptığını görmek, evlât ve kadınlara işarettir.

Rüyada cennete girip onun meyvesinden yemediğini, nehirlerinden içmediğini ve

nimetlerine el uzatmadığını görmek, sahip olduğu ilimden bir faide görememeye

alâmettir.

Rüyada cennetten kovulduğunu görmek, ilk insan ve ilk peygamber Hazret-i Âdem

(a.s)’in hikâyesinden ötürü fakirliğe giriftar olmaya delâlet eder.

Cennette tavaf ettiğini görmek, rızkın genişliğine, şanın yüceliğine, korku ve

tehlikelerden emin olmaya delâlet eder.

Bazı kere de rüyada cennete girdiğini görmek, helâl mala, ailesi için iyilik etmeye ve

Allahü Teâlâdan korkmaya delâlet eder. Yine cennete girmek, bağ ve bahçeye sahip

olmaya, faideli ve menfaatli şeylerin ele geçmesine ve geniş rızka delâlet eder.

Rüyada insanların hepsinin cennete girdiklerini görmek, o senenin bolluk ve

bereketine, devlet reisinin adaletine, meyve, hububat ve ziraata gelecek berekete

işarettir.

Elinde bir kitapla cennete girdiğini görmek, ilim ve güzel amele delâlet eder. Cennete

mal ve yürüyen hayvanlarla girdiğini görmek ise, malın zekâtını vermek sebebiyle

cennete nâiliyete delâlet eder.

Rüyada cennette muz ağacının meyvesini yediğini ve gölgesinde oturduğunu

görmek, muradının incisini elde etmeye işarettir.

Rüyada cennete ne zaman girdiğini bilmemek, dünyada bulunduğu müddetçe izzet

ve nimete nail olmaya delâlet eder.

Rüyada tebessüm ederek cennete girdiğini görmek, yüce Allah’ı çok zikretmeye

işarettir. Kılıcını kından çıkararak cennete girdiğini görmek ise, iyilikle emretmeye,

kötülükten men’etmeye, nimet, medh ve senaya delâlet eder.

* CENNETİN HAZNEDARI: Bir kimsenin rüyada cennetin haznedarını görmesi,

devamlı sevince ve sürura delâlet eder. Bazı kere de rüyada cennetin haznedarını

görmek, nimete, temiz bir hayata ve yüce Allah’ın rızasına delâlet eder.

Ve yine cennette olduğunu, meleklerin kendisine selâm verdiğini ve cennetin bir

kapısından girdiklerini görmek, Allahü Teâlâ’nın o kimseyi affedeceğine, uzun ve

devamlı bir hayırla ona ihsanlarda bulunacağına alâmettir. Yine rüyada cennetin

haznedarını görmek, üzüntü ve kederin gideceğine, sürür ve ferahın avdetine ve

güzel bir geçime delâlet eder.

Yine rüyada cennet haznedarı görmek, devletin haznedarına ve hayırlı bir haber ile

gönderdiği adamına, vadin yerine getirilmesine, ihtiyaçların giderilmesine, duanın

kabul olunmasına delâlet eder.

Rüyada cennet haznedarının kendisine bir şey verdiğini, yahut cennet elbiselerinden

giydirdiğini veya güler yüzlülük gösterdiğini görmek Allah’ın o kimseden razı

olmasına, gizli ve aşikâre onun üzerine nimetlerini indirmesine delâlet eder.

 

* CERRAH: Rüyada hasta veya ameliyata ihtiyacı olan birinin cerrah görmesi ve

cerrahın huzuruna girmesi, o kişinin hastalığından afiyet bulmasına, üzüntü, keder,

gam ve sıkıntıdan kurtulmasına delâlet eder.

Yine rüyada cerrahın, cerraha ihtiyacı olmayanın yanına girmesi, o kişinin kan

almaya ihtiyacı olmasına işarettir. Bazan da cerrah, insanın sağlam olan azalarının

etini yırtan ve kanını akıtan kimseye alâmettir. Cerrahı güler yüzle görmek, sıkıntı ve

üzüntüden halâs olmağa delâlet eder.

* CESARET: Kişinin rüyada cesaret gösterdiğini ve şecaatli olduğunu görmesi, bir

şeyde ısrar ve azmetmeye delâlet eder. Bazı kere de cesaret, kendisini rahatsız eden

şeyleri def etmek ve düşmanla karşılaşmaktan dolayı o kimsenin Allah’a ve insanlara

yaklaşmasına alâmettir.

* CEPHANE: Bir kimsenin rüyada cephane görmesi, geçimsizliğe delâlet eder.

Cephaneciyi görmek ise, halkın iaşesini temin eden bir adam ile tâbir olunur. Rüyada

evinin kapısı önüne cephane yığıldığını görmek, rüya sahibinden komşuların razı

olmadığına delâlet eder.

Yine bir kimsenin rüyada cephane kutusu görmesi, itibarının ve malının artacağına

işarettir.

* CEPHE: İnsanın kendisini bir cephede düşmanla savaşır görmesi, gizli

düşmanlarının olduğuna ve bu sebeple üzüntü ve kedere uğrayacağına alâmettir.

* CENK ALETİ: Rüyada cenk aleti görmek, izzet, şan” ve büyüklüğe delâlet eder.

Çünkü cenk âleti düşmanı kırmaya, zaferler elde etmeye yarar.

* CESET: Bir kimsenin rüyada herhangi bir ceset görmesi, korku, keder ve üzüntü ile

beraber bir ölüm haberi almaya delâlet eder.

* CETVEL: Rüyada cetvel görmek, sıdk ve doğruluğa alâmettir.

Yine rüyada cetvelle bir şeyi ölçtüğünü görmek, hayatta başarılı olmaya ve gönüldeki

muradın gerçekleşmesine delâlet eder.

* CEVHERCİ: Kişinin rüyada cevher satan kimseyi görmesi, ibadet eden bir insana

işarettir. Yine rüyada cevherciyi görmek, mücevherat alıp satan, çetin işlerde

kendisine uyulan âlime, dindar ve ilim sahibi bir zâta, hizmetçilere ve çok mala

alâmettir.

* CEVİZ: Bir kimsenin rüyada ceviz görmesi, hazine edilmiş mal ile tâbir olunur. Yine

ceviz, salih kimseler, reisler ve kardeşlerle, bedenin sıhhati ve uzun bir sefere delâlet

eder. Cevizi gören kadın ise, çok uzun ömürlü olmaya işarettir.

Rüyada cevizlerin birbirine sürtülmesinden dolayı işitilen ses, düşmanlık ve şiddet ile

tâbir olunur. Kırılmış ceviz görmek, zahmetsiz ve meşakkatsiz elde edilen mala

delâlet eder. Rüyada Hind cevizi görmek, kâhin ve falcıların sözü ile tâbir olunur.

Hind cevizinden yediğini görmek, insanlar nezdinden sözünün doğrulanmadığına

delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada ceviz toplayıp yediğini görmesi, kendisine bir kadın tarafından

gelecek mala delâlet eder. Rüyada ceviz ağacının yapraklarının düştüğünü veya

 

onları topladığını görmek, büyük bir adamdan gelecek hayra ve ele girecek nimete

delâlet eder.

Bazıları da demiştir ki: “Rüyada görülen ceviz ağacı, uğursuz çetin ve artan mala

sahip olan bir adama delâlet eder.”

Neblusî (rh.a) demiştir ki:

“- Rüyada ağaçtan düşüp iki eli veya ayağının kırıldığını gören helak olmaya yaklaşır,

bir belâya girer, fakat sonra bundan halâs olur. Ceviz ağacını kökünden çıkardığını

gören, arap olmayan bir insanı öldürür.”

Rüyadada bir bahçede ceviz toplayıp biriktirdiğini görmek, bir kadın tarafından

gelecek mala işarettir. Eğer rüya esnasında gördüğü cevizin kabuğu soyulmuş ise,

kendisine kifayet edecek derecede rızıklanır. Rüyada cevizin kabuğunu yediğini

görmek, cimri bir adamı gıybet etmeye işarettir.

* CEVİZ KABUĞU: Bir kimsenin rüyada kabuk görmesi, elbiseye delâlet eder. Çünkü

meyvenin kabuğu onu örten elbise gibidir. Bazı kere de kabuk görmek, hâmile bir

hatunun çocuğunu düşürmesine delâlet eder.

* CEYHUN NEHRİ: Rüyada Ceyhun veya bir başka nehirde yıkandığını görmek,

yüce ve Kerim olan Allah tarafından lütfedilecek büyük bir mülke ve nimete delâlet

eder. Üzüntü ve kederin gitmesi, borcun ödenmesine de işarettir. Rüyayı gören âlim

biri ise, ilmi artar, köle ise azad edilir, hasta ise şifa bulur, zindanda ise zindandan

kurtulur. Hasılı ırmakta yıkanmak iyi bir haberdir.

* CEYLAN: Bir kimsenin rüyada ceylân tuttuğunu görmesi, güzel bir hizmetçi ile tâbir

olunur. Rüyada ceylanın etinden yediğini görmek, güzel bir kadın tarafından gelecek

nimete delâlet eder.

Ebu Said’ül-Vaaz demiştir ki: Rüyada ceylan görmek, güzel bir hizmetçi ile tâbir

olunur. Rüyada ceylan avında olduğunu gören bir kadın ile evlenir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada ceylan görmek, dört şekilde tâbir olunur:

  1. a) Zevce,
  2. b) Hizmetçi,
  3. c) Evlât,
  4. d) Kadın sebebiyle gelecek menfaat.

Kirmanı de demiştir ki: Rüyada bir ceylan kestiğini gören kimse bir kız ile izdivaç

eder. Ceylanı yüzdüğünü görenin zina etmesinden korkulur.

Rüyada bir ceylan yavrusu tuttuğunu görmek, güzel bir evlada delâlet eder.

* CEZAEVİ: Bir kimsenin rüyada tutuklanarak zindana girdiğini görmesi, iş sahasında

başarılı olmaya, şan ve şerefe delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, yalnızlığa,

fakirlikten sonra zenginliğe ve iyi akıbete işarettir.

* CEZVE: Rüyada kahve pişirilen cezve görmek, hiç beklenmedik bir habere delâlet

eder. Kahveyi fincana koyup misafirine ikram ettiğini görmek, yeni bir dost

kazanmaya işarettir.

 

* CIMBIZ: Kişinin rüyada cımbız görmesi, rakiplere karşı üstün gelmeye ve işlerde

muvaffak olmaya alâmettir.

* CIVA: Rüyada cıva görmek, noksan bir şeye delâlet eder. Bir adam rüyada cıvaya

mâlik olduğunu görse, bu rüya, o kişinin sözünden döneceğine delâlet eder. Çünkü

cıva elde avuçta durmaz ve onun muhafazası zordur.

Yine cıvayı barometrede yükselir halde görmek, ticarette başarı; alçalırken görmek

de, başarısızlığa delâlet eder.

* CIVATA: Bir kimsenin rüyada bir yere cıvata taktığını görmesi, aile bağlarının

kuvvetliliğine ve evlâtların çokluğuna delâlet eder. Bekâr birinin cıvata görmesi,

evlenmeye işarettir.

* CIRCIR: Bir nevi yün eğirmeye yarayan ve çıkrık da denilen bu âleti rüyada görmek,

hayırlı mala, maksada nail olmaya, bekarlar için evlenmeye, fakir için de zenginliğe

delâlet eder.

* CİĞERCİ: Bir kimsenin rüyada ciğerciyi görmesi, korkudan emin olmaya,

muhafazakârlığa, iffet ve namusa, sıhhata, sükût etmeye ve düşman üzerine galip

gelmeye alâmettir. Bazı kere de ciğerciyi görmek, halkı sefere teşvik eden bir

kimseye işarettir.

* CİBİNLİK: Rüyada cibinlik görmek, evlenmeye işaret olduğu gibi üzüntü ve kedere

de delâlet eder. Çünkü cibinlik altında olanı sıkıntıya sokar.

* CİHAD: Rüyada düşman ile cihad ettiğini görmek, çoluk çocuğunun rızkını temin

hususunda gayret göstermeye, güzel isimle medh edilmeye, şan ve şerefe delâlet

eder. Bazı kere de cihad rüyası, rızkın genişliği ile tâbir olunur. Yine kişinin rüyada

cihad etmeye gittiğini görmesi, fazilet ve zenginliğe , âhirette yüksek derecelere

nâiliyete delâlet eder,….

Rüyada birçok cengâverin cihad için yola çıktığını görmek, o kimselerin kurtuluşa,

zafere, makam, izzet ve kuvvete erişmelerine delâlet eder.

Nablusî demiştir ki:

“- Rüyada harp etmek, çoluk çocuğunun rızkını temin hususunda gayret göstermeye,

güzel isimle medh edilmeye alâmettir.”

Rüyada kılıcını sağa sola sallayarak tek başına düşmanla dövüştüğünü görmek,

düşman üzerine galip gelmeye, nusret ve zafere delâlet eder. Yine rüyada Allah

yolunda öldürüldüğünü görmek, rahat ve sevince ve kolaylıkla rızka nail olmaya

delâlet eder. Çünkü Hak yolunda öldürülenler aslında ölü değildir. Onlar Rableri

indinde nice nimete nail olurlar ve cennet onlarındır.

Rüyada harpte bulunduğunu, düşman üzerine hamle ettiğini, kâfirleri kırdığını

görmek, nice nimete ve menfaate delâlet eder.

Bir kimsenin deniz üstünde cihad ettiğini görmesi, fakirliğe, korkuya ve zayıflığa

işarettir. Cephede elde silah cihad ediyor görülmek, namaz kılmak, zekât vermek ve

dinde gayretli olmakla tâbir edilir.

* CİLD: Denilmiştir ki: Kişinin rüyada gördüğü cild ve derisi insanın örtüsü,

 

ölümünden ve sağlığından geri bıraktığı malıdır.

Hasta bir adamın rüyada derisinin yüzüldüğünü görmesi, ölüm ile tâbir olunur. Bu

rüyada sağlam birinin görmesi, o kişi için fakirliğe delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bedenini sağlam ve şişman görmesi, din ve îmanının kuvvetli

olmasına delâlet eder. Rüyada koç kuyruğu gibi kuyruğunun olduğunu görmek, rızkı

geniş bir çocuğu olacağına işarettir.

Rüyada cesedini çamurdan veya demirden yapılmış çanak ve çömlekten olduğunu

görmek, ölüm ile tâbir olunur. Zarar vermeksizin vücudunda fazlalık görmek, nimetin

ziyadeleşeceğine delâlet eder.

Ölmüş birinin rüyada cildinin güzel olarak görülmesi, o zâtın cennet nimetlerine nail

olduğuna alâmettir. Derisinin kalın veya siyah olduğunu görmek ise ölünün

mahrumiyet içinde olduğuna delâlet eder.

Rüyada cildinin veya yüzünün kızardığını görmek, zillet ve sıkıntı ile tâbir olunur ve

onun üzüntü ve kederi uzun sürer.

Bazı kere de cild görmek, sabra ve işlerdeki güçlüğe metanet ve cesaret göstermeye

işarettir. Yine rüyada görülen cismin güzelliği ve semizliği, yüceliğe, şan ve şerefe,

düşmanlar üzerine galip gelmeye delâlet eder.

Rüyada bir âlimin derisinin yüzülüp çıkarıldığını görmek, o zâtın ilmini terk edip

unutmasına işarettir. Bazı kere de derinin yüzülmesi, hamama giderken gömleğin

çıkarılmasına delâlet eder. Çünkü gömlek çıkarılmadan yıkanılmaz.

Siyah bir kadının, derisinin yüzülüp çıkarıldığını görmesi, gecenin karanlığından

sonra güneşin doğmasına delâlet eder. Çünkü gece de siyahlara bürünmüş bir

haldedir. Tâ ki karanlığı atacak, arkasından aydınlık belirecektir.

* CİLACI: Bir kimsenin rüyada cilâcı görmesi, devlet erkanına delâlet eder. Yine

rüyada bir şeye cila verdiğini görmek, izzet ve yüksek makam ile tâbir olunur.

Kirmani demiştir ki: Rüyada bir şeye cila verdiğini görmek, devlet hizmetine girmeye,

hayır ve menfaata delâlet eder.

* CİLVE: Rüyada bir kadının cilve ettiğinin görülmesi, ferah ve sürura işarettir.

Kendisinin bir kadına karşı cilve ettiğini görmek, dünyadan elde edilecek menfaate,

sa’y ü gayrete ve saadetli bir hayata delâlet eder. Rüyada cilveyi kadında ve kadının

görmesi daha iyidir.

Rüyada bir erkeğin cilve ettiğinin görülmesi, o kişinin şerefinin ve kıymetinin

noksanlığına işarettir.

* CİMA: Nablusî demiştir ki: “Rüyada cima (cinsî münasebet) etmek büyük bir

rütbeye delâlet eder.

Rüyada görülen cimada meni görülse ve uyandığında üzerine guslün farz olduğu

anlaşılsa, bu rüya bâtıl bir rüya olduğundan tâbir edilmez. Çünkü bu hal ihtilâm

hâlidir.”

 

Rüyada düşmanı ile cima ettiğini görmek, düşman üzerine galip olmaya delâlet eder.

Yine rüyada dostlarından birisiyle cima ettiğini görmek, onlara iyilik etmeye alâmettir.

Bir kimsenin rüyada bir kuşla cima ettiğini görmesi, düşmana galip gelmeye işarettir.

Rüyada hayvanla cima ettiğini görmek, arzusunun üstünde bir hayra nail olacağının

alâmetidir.

Çıplak bir kadınla cima ettiğini görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıdan kurtulmaya

delâlet eder. Yırtıcı bir hayvanla cima ettiğini görmek, yine düşman üzerine galip

olmaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada dişi bir arslanla cima ettiğini görmesi, fevkalâde güzel bir rüyadır.

Büyük sıkıntılardan kurtularak zafere ulaşır. Halk arasında şanı artar.

Rüyada küçük bir kızla cima ettiğini görmek, bakire bir hizmetçi ile tâbir olunur.

Rüyada cennet kadınlarından birisiyle cima ettiğini görmek, o kadının güzelliği

nisbetinde dini emirlere nâiliyete işarettir.

Yine rüyada cennet hurilerinden biriyle cima ettiğini görmek, sevinç, ferahlık ve

saadete delâlet eder ve o kişi dini bahislerden hayırlı bir şey duyar ve bununla da

sevinir.

* CİMRİLİK: Cimrilik, insanlar için kınanan ve makbul olmayan bir huydur. Bu

sebeple rüyada cimrilik ettiğini görmek, devası olmayan bir hastalık ile tâbir olunur.

Bazı kere de cimrilik, nifakçı ve sahibini cehenneme yaklaştıracak amele alâmettir.

Hattâ hadis-i şerifde “Cimrilik cehennemde bir ağaçtır, kim ona tutunursa cehenneme

gider.” buyurulmuştur.

Yine rüyada cimrilik, çoluk çocuğunun nafakasını kısıp daraltan, mal ve evlatlarının

telef olmasına sebebiyet veren bir adama delâlet eder.

Kim elinin ve gönlünün nimetlerle dolmasını istiyorsa, hayır yapsın ve cömert olsun.

Cömertler methe sezadır.

Rüyada kötü bir hal görerek mal infak etmek, ecelin yaklaşmasına delâlet eder.

* CİN: Rüyada cin görmek hilekâr bir kimse ile tâbir olunur. Bir kimse rüyada

cinlerden birine Kur’ân-ı Kerim öğrettiğini ve cinlerden birinin kendisinden Kur’ân-ı

Kerim dinlediğini görse, bu rüya, o kişi için reislik veya başkanlık gibi yüksek

makamlara delâlet eder.

Bir devlet reisinin rüyada bir cini tutup zincire vurduğunu görmesi, o hükümdar için bir

beldeyi fethedeceğine ve küffârı kılıçtan geçireceğine delâlet eder.

Rüyada cinlerin meliklerini görmek, valilere, şeyhlere, âlimlere ve talebelerin

hocalarına alâmettir.

Rüyada kendisini cin olarak görmek, hile ile tâbir olunur. Cinin kapısının yakınında

olduğunu görmek, zarara işarettir. Veya ona isabet edecek darlık ve zillete delâlet

eder.

Rüyada evine cinlerin girdiğini ve bir şeyler yaptığını görmek, eve hırsız gireceğine ve

 

zarar vereceğine işarettir. Rüyada cin görmek, bazı kere de kara ve deniz

yolculuğuna delâlet eder.

Yine rüyada cinleri görmek, hokkabaz ve sihirbazlara işarettir.

Rüyada cinlerin babası olan Cân’ı yere yatırdığını görmek, cinler ve onların delâlet

ettiği kimsenin şerrinden emin olmaya delâlet eder.

Rüyada kendisini cinlerin yere düşürdüğünü görmek, cinlerden gelecek zarar ile tâbir

olunur ve cinler ona bir zarar eriştirir.

Rüyada cinlerin Melikleri ile dost olduğunu görmek, cinlerin delâlet ettiği kimse ile

tanışmaya alâmettir. Bu rüya bazı kere de tevbe ve istiğfar ederek Hakka dönmeye

delâlet eder.

Rüyada cini yerlerde ve yollarda görmek, yol kesiciye; hayvan tersi ve gübresi

dökülen yerde görmek, bekçiye; kuyu ve hamamda görmek, zina eden erkek ve

kadınları kandıran adamlara delâlet eder. Hasılı rüyada cin görmekte pek hayır

yoktur.

* CİN ÇARPMASI: Bir kimsenin rüyada kendisini cin çarptığını aklı başından giderek

yere yıkıldığını görmesi, faiz ve haram yemesine veya sihir yapmasına yahut elinden

malı giderek üzülüp ve kederlenmesine delâlet eder.

* CİNAYET: Bir kişinin rüyada cinayet işlediğini görmesi, fena ve mahzurlu bir iş ile

tâbir olunur. Bazı kere de bu rüya, maksadına ve arzusuna nail olmaya delâlet eder.

Kirmanî demiştir ki: Bir kimsenin rüyada cinayet görmesi, haram ile tâbir olunur.

Rüyada birini öldürdüğünü görmek, uzun ömre işarettir.

Yine rüyada bir cinayete şahid olmak, dikkatli ve iyilik sever olmakla tâbir edilir.

Cinayet işleyen birinin korkup kaçtığını görmek, haram mala delâlet eder.

* CİNNET: Bir kimsenin rüyada cinnet geçirmiş olduğunu veya cinnet geçiren birini

görmesi, dostlar tarafından üzüntüye uğratılacağına delâlet eder.

* CİRİT: Bilindiği gibi cirit ot üzerinde oynanan bir harp oyunudur. Bu sebeple rüyada

cirit oynadığını görmek, iş hayatında büyük bir mücadeleye delâlet eder. Denilmiştir

ki: Bir kimsenin rüyada cirit görmesi, uzun boylu ve ahmak bir çocuğa delâlet eder…

* CİNSİ TEMAS: Nablusî demiştir ki: “Rüyada cinsî münasebette bulunmak,

yolculuk, harp, hükümdarın makamına gitmek, sefere çıkmak ve savaşmak için

hayvana binmek gibi insanın din ve dünyaca arzu ettiği şeyden muradına

kavuşmasına delâlet eder. Çünkü cinsi münasebette lezzet, menfaat, oyun ve

müdahale gibi durumlar mevcuttur.”

Rüyada hizmetçisi ile cinsi münasebette bulunduğunu görmek, rüya sahibinin mâlik

olduğu şeyle rahatlığa kavuşmasına, mal ve evladının çok olmasına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada mesture bir kadınla cinsî münasebette bulunduğunu görmesi,

hayra delâlet eder. Eğer o kadın çirkin, elbisesi de eski, yırtık pırtık ise, bu rüya iyi

değildtir.

 

Rüyada tenasül uzvunun deliğiyle oynadığını görmek, hizmetçisi ile cinsî

münasebette bulunmaya delâlet eder. Eğer rüya sahibinin hizmetçisi yoksa, bu rüya,

o zata gelecek zarar ve ziyana işarettir.

Evli bir kadının rüyada başka bir kadınla münasebette bulunduğunu görmesi,

kocasından ayrılacağına delâlet eder.

Yine fakir bir adamın, oğulluğu ile cinsî münasebette bulunduğunu görmesi, o çocuğu

ilim öğrenmek için hocaya göndermesine alâmettir. Eğer rüyayı gören zengin biriyse,

çocuk için bir takım şeyler bağışlamasına delâlet eder.

* CIVA: Rüyada civa görmek, sözden dönmeye ve ahdini tutmamaya delâlet eder.

Civa yemek ise, bir kadının oyununa mâruz kalmaya alâmettir.

Rüyada civa sattığını gören kimse, kadınların hilesinden emin olur. Civa ile eli ayağı

kirlendiğini görmek, kadınların etkisine delâlet eder.

* CİVCİV: Bir kimsenin rüyada civciv görmesi, sevinç ve sürura delâlet eder.

Civcivlere yem verdiğini görmek de aile içinde sevinilecek bir durumun meydana

gelmesine işarettir. Civcivleri alıp avucunda sevdiğini gören kişinin bir çocuğu olur.

* COKEY: Kişinin rüyada cokey görmesi yolculuk alâmetidir. Çünkü atlar binmek

içindir. Rüyada bir cokeyin kendisini ata bindirdiğini görmek, uzun bir sefer ile tâbir

olunur. Yine rüyada, bir cokeyin attan düştüğünü görmek, uzun bir yoldan gelecek

adama delâlet eder.

Tüccar bir adamın, kendisini bir at üzerinde yarışır halde görmesi, çok kazanca ve

işlerin selâmetine delâlet eder.

* CÖMERTLİK: Cömertlik methedilen bir huydur ve cömertler herkes tarafından

sevilir. “Cömertlik cennette bir ağaçtır, dalı dünyadadır, kim ona tutunursa cennete

gider.” diye buyurulmuştur. Bu sebeple cömertlik görmek, hayır ve bereketin tâ ken

disidir.

Bir adamın rüyada kendisinin cömertlik ettiğini görmesi, iyilik ve hayır sahibi bir zâta

ve koşan ata delâlet eder.

Hakikatta cimri olan bir kişinin, rüyada cömertlik etmesi, güzel ahlâka, sapıklıktan

sonra hidâyete ve dinde gayrete işarettir.

* CUMA: Cuma, müminlerin bayramı, günlerin efendisidir. Rüyada Cuma gününü

görmek, pek güzel ve iyidir. Cenâb-ı Hak o kişinin dağınık işlerini toplar, halini

çetinlikten kolaylığa çevirir.

Rüyada cuma namazı kıldığını görmek, izzet ve kerametle tabir olunur. Cuma

namazını kıldığını gören kimsenin bütün arzu ve istekleri yerine gelir ve Allahu Teâlâ

onu ummadığı yerden rı-zıklandırır.

Rüyada cuma namazını görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya neşe ve sevince

erişmeye, bayram ve mevsimleri müşahedeye ve hac etmeye delâlet eder. Rüyada

cuma gününde olduğunu ve cuma namazını kıldığını görmek, yakında gamdan

kurtulacağına, sevdiği dostları ile bir araya geleceğine ve ihtiyaçlarının teminine

delâlet eder.

 

Rüyada cuma kılanların ettikleri duayı duyup ezberleyenin şan ve izzeti artar ve

keramete nail olur.

* CÜBBE: Rüyada, üzerinde cübbe olduğunu görmek, evleneceği bir kadına delâlet

eder. Eğer cübbe boyanmış ve renkli olursa, kadın doğuran ve seven bir kadındır.

Rüyada görülen cübbe yüzünün pamuktan olması, dinin güzelliği ile tâbir edilir.

Rüyada cübbe görmek, uzun ömre de delâlet eder. Çünkü cübbeler uzun seneler

giyilir.

Ve yine cübbe görmek, zenginliğe delâlet eder. Çünkü cübbe insanı soğuktan korur,

soğuk ise fakirlik alâmetidir.

Rüyada yaz mevsiminde cübbe giydiğini görmek, borç, hastalık ve bazı şeylerden

kederlenmeye işarettir.

Yine cübbe görmek, şeref ve itibara; cübbe almak ve giymek ise, yüksek mevkiler

kazanmaya; eldeki cübbeyi satmak, mevkinin elden gitmesine delâlet eder.

* CÜCE: Rüyada cüce görmek, düşman üzerine galip gelmeye delâlet eder. Bazı

kere de bu rüya, kısırlık ile tâbir edilir. Yine rüyada cüce görmek, yakınlar tarafından

yardıma mazhar olmaya delâlet eder. Rüyada bir cüce ile arkadaşlık ettiğini görmek,

kısa bir yolculuğa işarettir.

* CÜRET: Bir kişinin rüyada cür’et göstermesi, hayra ve şerre koşmaya delâlet eder.

Bu rüya, bazı kere de himmette kusur ile tâbir olunur.

* CÜZ: Rüyada elinde Kur’ân-ı Kerîm cüzü olduğu halde Kur’ân okuduğunu görmek,

gönül huzuruna kavuşmağa, güzel ve hayırlı ameller işlemeye, kalbdeki iman nuruna

delâlet eder.

* CÜZDAN: Bir insanın rüyada cüzdan görmesi, sırra delâlet eder. Boş bir cüzdan

görmek, hayâl ve arzuların gerçekleş meyeceğine işarettir.

Yine rüyada görülen cüzdan, hayra, cüzdanı dolu görmek, mühiş işlerde başarı

kazanmaya delâlet eder. Cüzdanın içinde altın olduğunu görmek de emanete ve sırra

işarettir.

* CÜZZAM: Rüyada cüzzam hastalığı veya hastası görmek, hayra ve iyiye alâmet

değildir. Bu hususta Nablusî demiştir ki:

“- Bir kimse cüzzam hastalığına yakalandığını görse, Allahü Teâlâ’ya karşı ettiği

cür’etten ve O’na kötü bir iş isnad ettiğinden dolayı Yüce Allah’ın ondan uzak olması

ve amellerinin sevabının bâtıl olmasına işarettir.”

Rüyada cüzzam illetinin bedeninde çoğaldığını görmek, devamı olan çok mal ile tâbir

edilir. Denilmiştir ki, cüzzam, miras malından elbiseye delâlet eder.

Bu hastalık bazı kere de zenginliğe işarettir. Namazda olduğu halde cüzzam illetine

yakalanmış olduğunu görmek, Kur’ân-ı Kerimi unutmaya delâlet eder.

Her şeyin en iyisini Allahü Teâlâ bilir. Ona hamd olsun.

***

 

Ç

* ÇADIR: Bir kimsenin rüyada çadır görmesi, hareket ve yolculuğa, kabre veya

zevceye, yahut eve delâlet eder. Yine rüyada kendi çadırı yanında beyaz bir çadır

kurulduğunu görmek, rüya sahibinin iyilikle emreden, kötülükten men’eden ve

günahlardan sakınan bir adam olduğuna alâmettir.

Rüyada kendi üzerine çadır gördüğünü gören kimse, sultan ise saltanatı ziyadeleşir.

Tüccar ise yolculuğa çıkar, hayır ve şerefe nail olur.

Rüyada kendi çadırında ayın bulunduğunu görmek, aşk ve muhabbet ile tâbir edilir.

O kişi yüksek şahsiyetlerden birinin hizmetçisine gönlünü kaptırır.

Yine rüyada görülen çadır, çok kere mülke delâlet eder. Çünkü çadır da bir nevi evdir.

Rüyada bilinmeyen çadırlar görmek şehidlerin kabirlerine delâlet eder. Yeşil

çadırların görülmesi dahî böyle tâbir edilir.

Bir kimsenin rüyada çadır kurduğunu veya kendi için kurulduğunu görmesi, yüksek bir

şerefe nâiliyete delâlet eder.

Ebû Saidü’l-Vaâz demiştir ki: Rüyada çadır veya hayme görmek, devlet reisi için

hüküm ve nüfusunun artmasına, tüccar için kârlı bir sefere delâlet eder.

Rüyada bir çadır etrafında ateşler yandığını ve fakat ateşin çadıra zarar vermediğini

görmek, günahlardan tevbe etmeye delâlet eder. Bu rüya iyilikle emretmek,

kötülükten men’etmekle de tâbir olunur.

Rüyada çok çok çadırlar görmek, gökyüzündeki bulutlara işarettir. Rüyada bir

çadırdan ayrılarak çıktığını görmek, mevkiinden azledileceğine alâmettir. Rüyada

kendi çadırını dürülüp toplanmış bir halde görmek, ölümün yakın olduğuna alâmettir.

Ölüm insanın bütün emellerinin kesilip durulduğu bir hadisedir.

* ÇADIRCI: Bir kimsenin rüyada çadırcıyı görmesi, hareket ve yolculuğa veya kabre

işarettir. Bekâr bir adamın görmesi evlenmeye delâlet eder.

* ÇAGIRICI: Bir kişinin rüyada nida edip çağıran birisini görmesi, bir âyetin işaretiyle

yolculuğa alâmettir. Yine nida eden birini görmek, hayrı ifşa etmeye delâlet eder.

Rüyada bir başkası tarafından çağırıldığın işitmek, kötü kimselerle sohbet etmeye

delâlet eder. Rüyada vali veya hükümdar tarafından çağırıldığını görmek, büyük ve

şerefli bir memuriyet ile tâbir olunur. Kendisine bir vadiden nida edildiğini işitmek, yine

büyük memuriyete delâlet eder.

* ÇAĞLA: Rüyada çağla görmek hastalık ile tâbir olunur. Çağlayı mevsimi içinde

görmek ise, müjdeli bir habere delâlet eder.

* ÇAĞLAYAN: Bir kimsenin rüyada çağlayan görmesi, gönülleri müjde ile dolduracak

habere işarettir. Çağlayan altında yıkandığını, suyu avuçlayıp başına döktüğünü

görmek, büyük bir mirasa delâlet eder. Rüyada çağlayanın suyundan içtiğini görmek,

 

memuriyet ile tâbir olunur. Rüyada bir çağlayandan atlayıp karşı tarafa geçtiğini

görmek, hayatı müddetince nice engelleri aşacağına ve muradının incisini elde

edeceğine alâmettir.

* ÇAKAL: Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada çakal görmek vücuttur. Rüyada bir çakal ile

boğuştuğunu görmek, hısım ve akraba ile davaya ve kavgaya delâlet eder.

Rüyada bir çakalın arkasından koştuğunu, fakat onu yakalayamadığını görmek,

romatizma hastalığı ile tâbir olunur. Rüyada bir çakalın kendisi ile oynadığını görmek,

kendi zevcesinin çok itaatkâr ve muhib olduğuna işarettir.

Ebu Said’ül-Vaâz demiştir ki:

– Rüyada çakal görmek, halkın hakkını yiyen ve men’eden, merhameti az, sefil ve

zalim bir adama delâlet eder. Rüyada çakalı kucaklayıp öptüğünü görmek, düşman

üzerine galip olmaya delâlet eder.

Rüyada bir çakalın kendisinden dönüp uzaklara gittiğini görmek, kefalet yüzünden

zarara uğramaya işarettir.

Kirmanî de demiştir ki:

– Rüyada bir çakal bulduğunu, veya tuttuğunu, yahut birinin verdiğini görmek, akraba

içinden akıllı bir hasımla sohbet etmeye işarettir. Rüyada bir arslanın çakalı yediğini

görmek, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder. Yine çakalın eti, derisi, kılı ve kemiği

mal ile tâbir olunur. Bunların görülmesi ele geçecek mala delâlet eder.

* ÇAKI: Kişinin rüyada bir çakı görmesi, kötü ve fena söz ile tâbir olunur. Yine rüyada

çakı ile bir şeyi kestiğini görmek, dost ve yaranla bağları koparmaya delâlet eder.

Rüyada çakısını açık bir halde görmek, şansın ve talihin açıklığına işarettir.

* ÇAKIL: Bir kişinin rüyada küçük çakıl taşları görmesi, erkeklere, kadınlara, hacca,

şeytanı taşlamaya, üzüntü ve kedere ve iftiraya delâlet eder.

Rüyada gökten bir kuşun indiğini ve mescidden bir taş alarak havalanıp gittiğini

görmek, mescid cemaatinden veya iyi kimselerden birinin helak olmasına alâmettir.

Eğer bu rüyayı gören hem hayırlı, hem hasta ve hem de namaz kılanlardan biriyse,

rüya onun ölümüne delâlet eder.

* ÇAKIR KUŞU: Bir kimsenin rüyada çakır kuşu görmesi, erkek çocuk ile tâbir olunur.

Çakır kuşu, izzete, saltanata, düşmana galip gelmeye, arzu ve emellere kavuşmaya,

zevce, evlat ve güzel şeylerle bezenmeye, sıhhate ve üzüntülerden kurtulmaya

delâlet eder.

Bazı kere de çakır kuşu görmek, zalim, kuvvetli ve şiddetli bir adama işarettir. Çakır

kuşunu sakin bir halde görmek, ganimet elde etmeye ve menfaate delâlet eder.

* ÇAKMAK: Kişinin rüyada ısınmak için ateş yaktığını görmesi, saltanat ile tâbir

olunur. Yine rüyada görülen ateş, sultana delâlet eder.

Rüyada çakmak taşı çaktığını görmek, bekâr için evlenmeye, ateşin çıkması hanımın

hamileliğine ve ondan meydana gelecek çocuğa delâlet eder.

Bazı kere de, çakmak taşı çakmak, karı koca, iki ortak arasında meydana gelecek

şerre işarettir.

 

Bir hanımın rüyada çakmak taşı çaktığını ve ateş tutuşturduğunu, ateşin alevler

çıkararak parladığını görmesi, erkek bir evlâdı olacağına alâmettir.

Bir kimsenin rüyada taşı taşa vurarak ondan ateş ve kıvılcım çıktığını görmesi, kalbi

katı iki kişinin birbirleriyle şiddetli şekilde kavga edeceklerine delâlet eder.

Rüyada çakmak taşından çıkan bir ateşin elbise veya vücudu yaktığını görmek, o

evde mal, ırz veya vücuda erişecek olan zarara işarettir. Yine çakmaktan çıkan ateşin

Kur’ân-ı Kerîmi tutuşturduğunu görmek, din aleyhinde meydana gelecek bir hâdiseye

delâlet eder.

Çakmak görmek, bazı kere de peşpeşe gelen üzüntü ve kedere delâlet eder.

Rüyada çakmak taşı görülmesi, uzaktan gelecek ve insanı üzecek bir habere delâlet

eder.

* ÇALI: Bir kimsenin rüyada çalı ağacı görmesi, kolay elde edilen rızka işarettir.

Rüyada bu ağacı veya dalını görmek, güzel bir çocuğa delâlet eder. Çalı çırpı görmek

ise, keder ve üzüntü ile tâbir olunur.

* ÇALIŞMAK: Bir kimsenin rüyada iyi bir işde çalıştığını görmesi, muradına nail

olacağına işarettir. Rüyada dede olduğunu görmek, uzun ömre ve çalışma hayatında

talihin açıklığına delâlet eder.

Yine rüyada dede görmek, çalışmak ile tâbir olunur. Dedesinin öldüğünü görenin

çalışma ve gayreti elden gider. Yine kendini bir masa başında çalışıyor görmek,

sıhhat ve afiyete, fakirlikten sonra zenginliğe delâlet eder.

* ÇALGICI: Rüyada çalgıcı görmek yalan sözlere ve nefsanî işlere delâlet eder.

* ÇAM AĞACI: Kişinin rüyada çam ağacı görmesi, yüce, asil ve çok şöhretli bir zâta

delâlet eder. Rüyada çam ağacından bir kapı yaptığını görmek, zâlim ve ahlâkı bozuk

birini kendisine kapıcı olarak alacağına işarettir.

Rüyada çam ağacı fidanı diktiğini görmek, hayırlı ve faydalı bir işe delâlet eder. Çam

fidanı kopardığını görmek ise, bunun zıddı. Rüyada çam ağacının tepesine çıkıp

oturduğunu görmek, şan ve şöhretin artacağına, istikbâl ve saadete delâlet eder.

* ÇAM FISTIĞI: Bir kimsenin rüyada çam fıstığı görmesi, hayır ve berekettir. Ağacın

dallarından çam fıstığı topladığını görmek, cömert ve kerim bir adamdan gelecek

menfaate delâlet eder.

* ÇALI FASULYE: Rüyada çalı fasulyesi görmek, bir zenginden gelecek yardıma ve

işlerin güzelce yürüyeceğine delâlet eder.

* ÇAMAŞIR: Bir kimsenin rüyada çamaşır yıkadığını görmesi, tasa, kaygı ve

kederden ve dertlerden halâs olacağına delâlet eder. Rüyada renkli çamaşırları

yıkadığını görmek, büyük dertlerden kurtuluş demektir. Bekâr bir adamın rüyada

çamaşır değiştirdiğini, eskiyi atıp yenisini giydiğini görmesi, evlenmeye delâlet eder.

Bir mağazadan çamaşır aldığını görmek, yeni yeni dostlar edinmeye işarettir. Evin

bahçesinde bir ipe çamaşır astığını görmek, ayrılığa ve hicrana delâlet eder.

* ÇAMUR: Rüyada çamur görmek, hastalık ve zillete işarettir. Fakat geçimini çamurla

temin eden biri için bu rüya hayır ve berekete delâlet eder.

 

Rüyada çamurla bina yaptığını görmek, din ve imana alâmettir. Kuru çamur görmek

de mal ile tâbir olunur.

Ibn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki:

– Rüyada yağmur suyundan veya su yolundan hâsıl olan çamuru görmek, gam ve

gussa ile tâbir olunur.

Rüyada bir gölde veya nehirde çamura battığını görmek, hükümet tarafından

erişecek bir kedere delâlet eder. Yine çamura batmak, dünyevî işleri çok düşünmeye

işarettir.

Bir kimsenin rüyada Resûl-i Ekrem (s.a.s) Efendimizin mübarek kabrini çamurla

sıvadığını görmesi, hacca gideceğine delâlet eder.

Yine bir kimsenin rüyada yaş çamurla kendi evini sıvadığını görmesi; salih ve iyi bir

adam olduğuna işarettir. Bazı kere de rüyada çamur görmek, ecelin yaklaştığına

işarettir. Çünkü insan topraktan yaratılmıştır ve yine ona dönecektir.

Rüyada çamura girdiğini ve üstüne çamur sürdüğünü görmek, hastalık ve perişanlık

ile tâbir olunur. Rüyada pişmiş çamur yediğini görmek, gıybet ve iftiraya delâlet eder.

Hasta bir adamın rüyada çamur görmesi, ecel kuşunun başında dolaştığının

işaretidir.

* ÇAMURCU: Rüyada çamurcuyu görmek, halkın ayıplarını örten bir adama delâlet

eder. Rüyada kendisini çamur yapar görmek, iyi ve güzel bir amele işarettir. Yine

rüyada çamurcuyu görmek, işlerin çetinliğine, üzüntü ve kedere delâlet eder.

Sanat ve geçimi toprak ile olan birinin rüyada çamur görmesi, kendisi hakkında hayır

ve berekkettir.

* ÇAN: Kişinin rüyada çan görmesi, hayırsız biri ile dost olmaya delâlet eder. Rüyada

çan görmek, şöhret ile de tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada Hıristiyanların ibadet vakitlerini bildirmek için çaldıkları çanı

görmesi, simsara, evlat sahibi zevceye veya müezzine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada çan çaldığını görmesi, halk arasında batıl ve kötü bir haber ifşa

etmekle tâbir olunur. Bazı kere de çan görmek, şöhret ve rezilliğe işarettir.

Yine rüyada çan görmek, hayırsız bir kimse ile arkadaş olmaya delâlet sayılır.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen çan, münafık bir adamdır.

Rüyada Hıristiyanlara mahsus kilisede çan çaldığını görmek alış verişte yemin

etmeye işarettir.

Rüyada görülen çan, hükümdar tarafından her şeyi ilân eden kimseye de delâlet

eder. Hayvanların boynunda görülen zil ve küçük çanlar, hayır sahibi bir adama

delâlet eder. Çanın sesini duymak ise, bir taraftan diğer tarafa gitmeye delâlet eder.

Yine rüyada görülen çanlar, namaza çağıranlara, yahut düşmanlarla karşılaşmak için

hazırlanmaya işarettir. Bazı kere de çanlar, hükmü kaldırılmış kitaplara veya geçmiş

kavimlere ve onların âdetlerine alâmettir. Hasılı çan, hıristiyanlara mahsus bir nesne

olduğundan üzerinde pek fazla durmağa gelmez.

 

* ÇANAK: Bir kimsenin rüyada çanak görmesi, kendi rızkı ile tâbir olunur. Rüyada

herhangi bir çanağı dili ile yaladığını görmek, rızkın tükendiğine delâlet eder. Bazı

kere de rüyada görülen çanak dosta, çanağın içindeki tatlı da sevgiliye işarettir. Bu

sebeple içi tatlı dolu bir çanak gören kişi, dostu ile buluşur.

Rüyada çöl halkından olan birçok adamların büyük bir çanağın başında

toplandıklarını görmek, onların toplanacakları yere ve çadırlarına, veya evlerine

delâlet eder. Yahut üzüm sıkmak ve yağ çıkarmak için koyacakları aletin yerine

işarettir.

* ÇANAK YAPICI: Bir kimsenin rüyada çanak ve çömlek yapan birini görmesi,

kaplarla uğraşan hizmetçilere ve dindar hanımlara delâlet eder. Yine çanak, çömlek

yapıcısını görmek, soy, mal ve güzellikle iftihar etmeye alâmettir.

* ÇANTA: Rüyada yol çantası görmek, bir yerden diğer bir yere göçmeğe; para

çantası görmek, sıkıntı ve şiddete; çantayı sırtlayıp gittiğini görmek, evden çıkacak

eşyaya delâlet eder. Rüyada elindeki çantayı attığını görmek, eşyaların yağma

edileceğine, üzüntü ve kedere delâlet eder.

* ÇAPA: Toprağı kazmaya mahsus çapa görmek, nafile işlerle uğraşmaya delâlet

eder. Denizcilere mahsus çapa görmek, zenginliğe, üzüntü ve kederin yok olmasına

delâlet eder.

Rüyada elinde bir çapa ile dolaştığını görmek ise, iş hususunda kararsızlık ile

yorumlanır. Çapa ile bir yeri kazdığını görmek, para kazanmak maksadı ile bir iş

düşünmeye işarettir.

* ÇARDAK: Bir kimsenin rüyada çardak görmesi: “Onlar, emin (ve mutmain) en

yüksek makamlardadırlar.” (Sebe: 37) mealindeki âyetin işaretince, korku ve

kederden emin olmaya delâlet eder.

Bekâr bir adamın rüyada çardak görmesi, evleneceğine işarettir. Evli bir adamın

görmesi, çocuk ile tabîr olunur. Bazı kere çardak görmek, önder ve mütedeyyine

güzel bir kadına delâlet eder.

Rüyada bir çardağı uzaklarda görmek, yükseklik, sevinç ve ululuğa alâmettir. Rüyada

görülen çardak çamur ve topraktan inşa edilmişse, sevinç içinde yükseklik ve dine

delâlet eder. Rüyada iki veya daha fazla çardağı bir yerde görmek, çardağın içinde

bulunmak korku, elem ve kederden emin olmaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada evi üzerine bir çardak yaptığını ve fakat zevcesinin buna mani

olduğunu görmesi, hanımı üzerine bir hanım daha almaya delâlet eder.Eğer zevcesi,

evi üzerine yaptığı çardaktan memnun kaldığını izhar ederse, bu durumda o çardak

rüyası rüya sahibinin dünyalığının artmasına, rızkının genişliğine ve makamının

yükselmesine delâlet eder.

Kişinin rüyada bilmediği bir çardağa çıktığını görmesi, korkuda ise korktuğu şeyden

emin olmaya, hasta ise, şifaya ermeye ve cennete girmeye delâlet eder. Korku,

hastalık yoksa; o zât şeref ve sevince gark olur.

Fakir bir adamın rüyada yeni bir çadır içinde olduğunu görmesi, zenginlik ile tâbir

olunur. Zengin adamın aynı rüyayı görmesi, zarar ve ziyana işarettir. Yine fakir bir

kimsenin, eski bir çadır içinde olduğunu görmesi, fakirliğinin devamına; zenginin

 

görmesi de zenginliğinin artmasına delâlet eder.

Rüyada çardak görmek, her halükârda hayr ve iyilik ile tâbir olunur

* ÇARK: Bir kimsenin rüyada çark görmesi, karışık işlere delâlet eder. Çarkın

kırıldığını görmek, işlerin çıkmazda olduğuna işarettir.

* ÇARIK: Bugünün insanı çarık nedir belki bilmezler. Belki bilenler de çıkar. Bu

sebeple rüyada çarık görmek, rüya sahibi köylü ise hayır; şehirli ise keder ve

üzüntüye işarettir.

* ÇARPILMAK: Bir kimsenin rüyada çarpılmak haline uğraması, dince fesada

işarettir. Rüyada çarpıldığını görmek, takvayı temelinden bozmak ile tâbir olunur.

Yahut bu rüya, bid’at ve azaba işarettir.

Rüyada bir başka adama çarptığını görmek, çocuktan veya maldan ayrılmaya delâlet

eder.

* ÇARMIHA GERİLMEK: Rüyada çarmıha gerildiğini görmek, zillet ve meşakkate

duçar olmağa delâlet eder.

* ÇARŞAF: Rüyada çarşaf görmek, erkek için emanet, kadın için zinettir. Rüya

esnasında görülen çarşaf; beyaz, yeni, sık ve kuvvetli dokunmuş ise, rüya sahibinin

izzet ve yüksekliğine alâmettir.

Bir kimsenin rüyada ince ve zarif bir çarşaf görmesi, dinde inceliğe ve güzelliğe

delâlet eder. Rüyada kendi örtüsünün zayi olduğunu görmek, fakirlikten kurtulmağa

delâlet eder.

Kadınlardan herhangi biri, rüyada kırmızı ve parlak bir çarşafı olduğunu görse, bu

rüya, bazı şüpheleri üzerine çekeceğine delâlet eder.

Bir adamın rüyada bir çarşaf içerisinde uyuduğunu görmesi, mütedeyyin bir kadına

işarettir.

Rüyada üzerinde araplarca meşhur olan ve “Bürd-i Yemani” denilen taze veya etrafı

yırtık bir elbise olduğunu görmek, Kur’ân’dan öğrendiklerini unutmaya alâmettir.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen çarşaf, rüya sahibinin zevcesi veya evinin idarecisine

delâlet eder. Rüyada güzel bir çarşaf içinde uyuduğunu görmek, kapalı ve güzel bir

kadına nail olmaya işarettir.

Rüyada kırmızı renkte bir çarşaf giydiğini görmek, zevcesi sebebiyle yapılan bir

kavgaya delâlet eder.

Rüyada yatak çarşafı görmek, bolluk, bereket ve rızka delâlet eder.

* ÇARŞI PAZAR: İmam Nablûsi demiştir ki: Rüyada görülen çarşı ve pazar mescide

delâlet eder. Nitekim mescidin, çarşı ve pazara delâlet ettiği gibi…

Rüyada çarşı ve pazar görme şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Hac ibadeti,

 

  1. b) Allah yolunda cihad ve gaza,
  2. c) Zillet,
  3. d) Fayda,
  4. e) Muharebe
  5. f) Fitne,
  6. g) İmtihan ve maişet,
  7. h) İş veya kesad…

Rüyada bir pazarda alış veriş ile meşgul olduğunu görmek, Allah yolunda cihada

delâlet eder. Veya bu rüya güzel ve salih amele işarettir.

Yine rüyada çarşıyı insanlarla dolu ve her aranılanın bulunduğu bir halde görmek,

eldeki malı satmaya ve çok büyük kazanca delâlet eder.

Ebû Saidü’l-Vaâz demiştir ki: Rüyada çarşı görmek, dünya ile tâbir olunur. Onda iyi

ve kötü görülecek her şey rüya sahibinin dünyasına nisbet edilir.

Bir çarşıya bir şey getirip satmak istediği halde satamadığını görmek, hayra veya

mezellet (alçaklık) husulüne delâlet eder.

Çarşı ve pazarda yüksek sesle Allahü Teâlâ’yı zikrettiğini görmek, iyilikle emretmeye,

kötülükten men’etmeye işarettir.

Bazı kere de rüyada çarşı görmek, içinde birbirini yiyen her türlü balığı toplayan

denizlere delâlet eder. Rüyada çarşılar, pazarlar, dükkânlar görmek, fayda ve

rızıklara, giyilecek elbiselere, hastalıklardan şifaya delâlet eder.

Rüyada kitapçılar çarşısını görmek: Hidâyet ve tevbe, şer ve kötülükle mücahede ile

tâbir olunur. Kuyumcular çarşısını görmek, ferahlık ve zinetlere, zevç ve evlâtlara ve

menfaate delâlet eder.

Yine rüyada, zeytin, tereyağı ve bal çarşısını görmek; arzu ve şehvetlerin harekete

gelmesine ve hastalıklardan afiyet bulmaya işarettir.

Bir kimsenin rüyada eczacılar çarşısını görmesi, sevinç verici haberlere, zevceye ve

evlatlara delalet eder. Kumaşçılar çarşısını görmek, izzet, yücelik, zevce, rütbe ve

rızkın yenilenmesi ile tâbir olunur.

Sarraflar çarşısını görmek, nesir ve şiir sebebiyle ilme, sözü düzeltmeye ve fakirlikten

sonra zenginliğe delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bakırcılar çarşısını görmesi, şer ve sıkıntılara, baş ağrısına,

bekâr için evlenmeye, evlât ve hizmetçi sebebiyle ferahlık ve sevince işarettir.

Rüyada silahçılar çarşısını görmek ise, münakaşaya ve düşmana zafer bulmaya

delâlet eder.

Yüncüler çarşısını görmek, fayda, rızık ve mirastan elde edilecek mala delâlet eder.

Pamuk satanların olduğu yeri görmek ise, eldeki malın artmasına, rızka ve bâtıldan

hakkın meydana gelmesine alâmettir.

Rüyada balık pazarı görmek, rızka, helâlden olarak birbiri arkasınca meydana

gelecek fayda, menfaat ve habere delâlet eder.

 

Bir kimsenin rüyada kasapçılar çarşısını görmesi, kendisinden kan dökülmesine

yarayan bıçak ve satır gibi âletler bulunmasından ötürü cenk meydanına delâlet eder.

Rüyada zeytin, tereyağı ve bal çarşısını görmek, arzu ve şehvetlerin depreşmesine

ve hastalıktan şifa bulmaya işarettir.

Rüyada demirciler çarşısını görmek, şer, zahmet, sıkıntı ve düşmanlık ile tâbir olunur.

Bazı kere de bu rüya rızık ve menfaa-ta delâlet eder.

Bir adamın rüyada ipekçiler çarşısını görmesi, izzet, mal ve salih amele, iyi akıbete

delâlet eder. Rüyada mumcular çarşısını görmek, günahkârlar için tevbeye, sapıklıkta

bulunanlar için de hidâyete delâlet eder.

Rüyada sandıkçılar çarşısını görmek, insan için hafıza ve anlayışa alâmettir. Aşçılar

çarşısını görmek, hastalıktan şifa bulmaya ve ihtiyaçların sona ermesine delâlet eder.

Çadırcılar çarşısını görmek, yolculuğu ve ölüler için kefen satılın çarşıya delâlet eder.

Nablusî (rh.a) demiştir ki:

“- Bir kimse rüyada çarşı esnafının uykuda olduklarını yahut dükkân ve hanların

kapanmış olduklarını veya örümceklerin dükkânlar, yahut satılan eşyalar üzerinde

yuva yapmış olduklarını görse, o çarşıda alış verişin durmasına ve işlerin sarpa

sardığına delâlet eder.”

Rüyada ekin biçici ve yün kırkıcıların çarşısını görmek, üzüntü, keder ve sıkıntılara

işarettir. Halıcılar çarşısını görmek ise deniz yolculuğuna delâlet eder. Yine rüyada

saraçlar çarşısını görmek, kara yolculuğu ile tâbir olunur. Rüyada meyveciler çarşısı

ise, salih bir amele, ilim ve evlâda delâlet eder.

Rüyada helvacılar çarşısını görmek, İslâm dinine, kumaşçılar çarşısını görmek, huzur

ve sürura ve bol kazanca; mücevherat çarşısını görmek de Allahü Teâlâ’yı devamlı

zikretmeye ve ilim tahsiline delâlet eder.

Rüyada ve bir kimsenin çarşıya geldiğini ve her tarafın boş olduğunu ve hiç bir şeyin

satılmadığını görmesi, ibadetin eksik ve noksanlığına, dini emirlerde gevşekliğe

delâlet eder.

* ÇATAL: Bir kimsenin rüyada çatal görmesi, rızka delâlet eder. Çatal kullanarak

yemek yediğini görmek, sünnete uymadığından pek iyi değildir.

* ÇAVDAR: Rüyada kuru çavdar görmek, kıtlığa, nebatı yeşil görmek, o yıl içinde

çavdarın çok pahalı olacağına delâlet eder. Çavdar tanesi görmek, ticaret hayatında

beklenmedik bir gelişmeye; temiz çavdar görmek, bolluğa ve berekete delâlet eder.

Rüyada çavdar ekmeği yediğini görmek, sıhhat, afiyet ve iyi talih ile tâbir olunur.

* ÇAVUŞ: Bir kimsenin rüyada çavuş görmesi; şeref, rütbe ve şöhretin fazla olmasına

delâlet eder. Bazı kere de çavuş görmek, müezzin ile tâbir olunur. Eğer rüya gören

ehil ise müezzin olur.

* ÇAY: Bir kimsenin rüyada çay içtiğini görmesi, hayır ve iyiliğe işarettir. Çünkü çayda

şifa vardır. Rüyada siyah çay yaprağı görmek, kedere; yeşil görmek, bir başkası

tarafından sevilmeye alâmettir. Rüyada, evinde misafirlerine çay ikram ettiğini veya

kendisine çay ikram edildiğini görmek, halk tarafından sevilip sayılmaya delâlet eder.

 

* ÇAY BARDAĞI: Rüyada dolu bir çay bardağı görmek, ilâhî bir takdise delâlet eder.

Bardağı boş olarak görmek, acı ve kedere işarettir. Çay bardağını kaşıkla karıştırdığı

halde, çayın şekersiz olduğunu görmek, yapılacak herhangi bir işde güçlük çıkacağına

delâlet eder. Rüyada, içine limon sıkılmış bir çay içtiğini görmek, bir yerden

gelecek yardıma ve himmete alâmettir.

Bazı kere de rüyada çay içmek, zevk ve neşeye ve gönül sürûruna delâlet eder.

* ÇAY İBRİĞİ: Rüyada içi boş çay ibriği görmek, tembelliğe, dolu görmek, zekâda

parlaklığa delâlet eder.

* ÇAY BAHÇESİ: Bir kimsenin rüyada bir çay bahçesinde çay içtiğini görmesi, keder

ve üzüntüden halâs olmaya delâlet eder. Çünkü bahçeler gönül açıcı yerlerdir.

* ÇAYDANLIK: Kişinin rüyada çaydanlık görmesi, gıybet ve dedi-koduya alâmettir.

Çaydanlıktan çay doldurduğunu görmek, kötü bir söz işitmeğe işarettir.

* ÇAY KUTUSU: Rüyada içi boş bir çay kutusu görmek, arkanızda çoluk çocuğunuza

fazla bir miras kalmayacağına delâlet eder. Kutu dolu ise, bunun zıddı ile tâbir olunur.

* ÇAYIRLIK-ÇİMENLİK: Bir kimsenin rüyada çayırlık bir yeri görmesi, hiç zahmet

çekilmeden elde edilecek rızka işarettir. Bazı kere de bu rüya, zahmeti az olan

zevceye veya manevî ilme, yahut devam edip duran sadakaya delâlet eder.

Fakir bir adamın rüyada çayırlık veya otluk bir yerde ot topladığını görmesi, zengin

olacağına alâmettir. Aynı rüyayı zengin görmüş olsa, onunda zenginliğinin

ziyâdeleşeceğine delâlet eder.

Yine rüyada çayırlık görmek, hazine ve pazar gibi kendisinden dünya malı elde edilen

yerlere delâlet eder. Bazı kere de çayırlık görmek, İslâmiyet ile tâbir olunur.

Rüyada bir çayırlıktan diğer bir çayırlığa geçtiğini görmek, dünyalık arzusu ile bir

çarşıdan diğer bir çarşıya ve bir sanattan diğer bir sanata intikale delâlet eder.

Yeşil çemenler üzerine yatıp şarkılar mırıldandığını görmek, hayatı ve yaşamayı çok

sevmek ile tâbir olunur.

* ÇAYLAK: Bir kimsenin rüyada çaylak veya o türden vahşi kuşlar görmesi, zalim

idareci, insafsız hakim ve memur ile tâbir olunur.

Rüyada bir çaylağı vurarak öldürdüğünü görmek, hilekâr ve insafsız bir adamı

mahvetmeye delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada evinin damında veya bahçesindeki ağaçlardan birinin üzerinde

çaylak tünediğini görmesi, devlet idarecileri tarafından gelecek menfaata delâlet eder.

* ÇEHRE: Rüyada görülen yüz kızıllığı, izzet ve şeref ile tâbir olunur. Bir kimsenin

rüyada yüzünün kızıl ve berrak olduğunu görmesi, dünyada şeref ve hayır ile

yâdedilmeye, şan ve şöhrete alâmettir. Bazıları demişlerdir ki: Yüzde kızıllık ile

beyazlık olursa, rüya sahibi izzet ve ferahlığa nail olur.

Yine yüzde görülen kızıllık, hastanın iyileşmesine, yolcunun dönmesine, hürmet ve

 

izzete delâlet eder.

Rüyada kadınların yüzüne sürdüğü gibi kendi yüzüne kırmızı bir şey sürdüğünü

görmek, halk içinde utanılacak bir günah ile tâbir olunur. Hatta rüya sahibinin zina

yapmasından korkulur.

Yine bir kimse kendi vücudu ve yüzü kızarmış bir halde görse, üzüntü ve kederin

uzun müddet devam edeceğine işarettir.

* ÇEHİZ: Kişinin rüyada çehiz görmesi, yolculuk ile tâbir olunur. Çünkü yola giden

azığını beraber götürür. Rüyasında çehiz sandığı görmek, askerlik çağındaki gencin

askere gideceğine delâlet eder. Bu rüyayı memur görürse, bir başka yere tâyin edileceğine

işarettir.

* ÇERÇEVE: Rüyada bir çerçeve görmek, faydalı ve asil bir kimse ile dost olmaya

alâmettir.

* ÇEKİÇ-TOKMAK: Rüyada görülen çekiç, emniyet mensubu ile tâbir olunur. Bir

kimse, rüyada çekiç aldığını görse, bu rüya o zât için çokça fazilet elde edeceğine

delâlet eder. Yine çekiç, rızık ve yardım ile de tâbir edilir. Çekiç görmek, bazı kere de

muhtelif sözlere delâlet eder.

Rüyada çekiçle çivi çaktığını görmek, sevinçli bir haber almaya işarettir. Çekici

sattığını görmek, kayıba, çekiç almak kazanç ve sevince delâlet eder.

* ÇEKİLİ ET: Bir kimsenin rüyada dövülmüş et görmesi, çalışıp çabalayarak bir şeyin

neticesini istemeye işarettir. Bazı kere de bu rüya, bekâr için evlenmeye ve hâmile

kadın için de erkek çocuğa delâlet eder.

Yine bu rüya, ortaklar ile malın karıştırılmasına ve onların arasında kârlı ve faydalı bir

neticenin alınmasına işarettir.

* ÇEKİNMEKTEN MEN: Herhangi bir kimseyi rüyada çekinmekten men ettiğini

görmek, iyilikle emredip kötülükten nehyetmeye, akrabaları ziyaret etmeye ve onu

işleyenin nefsini kötülüklerden korumasına alâmettir.

* ÇEKİRDEK: Bir kimsenin rüyada hurma çekirdeği görmesi uzun bir ömre delâlet

eder. Hurma çekirdekleri evin temeline ve güzel itikada da işarettir. Bazı kere de

çekirdek görmek, uzaklaşmağa ve ayrılığa delâlet eder.

* ÇEKİRGE: Bir kimsenin rüyada uçan çekirge görmesi, askere; pişmiş çekirge

görmesi altın ve gümüş paraya, mal ve mülke delâlet eder. Bazı kere de rüyada

görülen çekirge, Allah’ın askeri ile tâbir olunur. Çünkü çekirge Hazret-i Musa’nın

mucizelerindendir. Bu sebeple rüyada bir yerde çekirgenin çıktığını veya ezâ ve

cefa vererek gökte uçtuğunu görmek, zâlim bir askere ve zararlı bir yağmura delâlet

eder.

Ebu Saidü’l-Vaâz demiştir ki: Rüyada çekirge görmek şu veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Kavga,
  2. b) Yağmur,
  3. d) Az bir söz,
  4. c) Belâ.

 

Rüyada bir mahalde toplu halde çekirge görmek, Allah tarafından o yere inecek belâ

ve azaba delâlet eder. Rüyada çekirgeyi tuttuğunu görmek mala işarettir.

Yine rüyada bir mahalde çekirgeler olup hiç bir şeye zarar vermediklerini görmek,

ferah ve sürür husulüne delâlet eder.

Bazı kere de çekirge görmek, iyi bir evliliğe alâmettir ve kuvvetin artacağına delâlet

sayılır.

Nablusî (rh.a) demiştir ki: Rüyada çekirge geldiğini görmek, Allahü Teâlâ’nın

azabının geleceğine delildir. Rüyada bir yerde çekirge yediğini veya çekirgeden bir

şey aldığını görmek, rüya sahibinin rızıklanacağı bir rızka delâlet eder. Çekirgenin bir

çanak içerisine dökülmüş olduğunu görmek, altın ve gümüşe delâlet eder. Hiç bir

şekilde zarar vermeyen ve her tarafta görülen çekirge, üzüntü ve kederin gitmesine

ve insan için bahtiyarlığa delâlet eder…

Bir kimsenin kara ve ekinde çekirge görmesi, güçlüğe ve işsizliğe işarettir. Zira

çekirgenin nebatat üzerine gelmesi onları ifsad eder..

Rüyada çekirgeyi alıp bardak veya testi içerisine koyduğunu görmek, ele geçecek

mala ve bu malın kadın yolunda harcanmasına alâmettir.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen çekirge, düşmanın pusuya gizlenip büyük bir ordu ile

mal gasbetmesine ve talana delâlet eder.

Yine rüyada görülen ufak tefek çekirgeler insanların avamlarının kavgalarına işarettir.

Bazı kere de çekirge görmek, büyük damlalı yağmura delâlet eder.

* ÇEKMECE: Bekâr bir kimsenin rüyada çekmece görmesi, evlenmek ile tâbir olunur.

Aynı rüyayı kı__________zın görmesi halinde, kendisini muhafaza edecek bir kocaya işarettir.

Bazı kere de bu çekmeceyi koyup altına girmek, hile ve nifak alâmetidir. Rüyada çekmece

satın aldığını görmek, iyi ve temiz bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

* ÇEKMEK: Bir insanın rüyada gücünün yettiği herhangi bir şeyi çekip götürmesi;

güzel siyasetle çetin işlerini kolaylaştırmaya ve güç işlerin altından kalkmaya delâlet

eder. Eğer rüyada çekilen şey şerre âletse, bu rüyada hayır yoktur.

* ÇELİK BAŞLIK: Rüyada başında miğfer veya çelik başlık olduğunu görmek,

elindeki malın bereketine, izzet, şan ve şerefe işarettir.

* ÇELENK: Bir kimsenin rüyada çelenk görmesi, bayramlar ve kutlamalar ile tâbir

olunur. Rüyada bir yere çelenk koyduğunu görmek, işindeki başarısından dolayı

alacağı takdirnameye delâlet eder. Yine rüyada evinin önüne çiçeklerden yapılma bir

çelenk konulduğunu görmek, bolluk ve berekete delâlet eder.

* ÇENGEL: Bir kimsenin rüyada demir çengele bir şey astığını görmesi, muradının

incisini elde etmeye işarettir. Yalnız çengel görmek ise, insanlara azab eden zalim bir

adama delâlet eder.

* ÇENGEL SAKIZI: İbn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki:

– Rüyada çengel sakızı çiğnediğini görmek, sonunda dedikodusu yapılacak bir mal ile

tâbir olunur. Çengel sakızını çiğnemeden yuttuğunu görmek, malı sür’atle israf

etmeye alâmettir. Yine rüyada çengel sakızını bir yere koyduğunu görmek, malın zayi

 

olacağına işarettir.

* ÇENE: Rüyada çene görmek, devlet reisine ve nesli çok bir adama delâlet eder.

Rüyada çenesinin uzadığını görmek, beyhude söz söylemeye, kuvvetten sonra

zayıflığa delâlet eder.

Rüyada çene görmek, bazı kere abdesti tam ve güzel almaya, bazı kere de evin

direğine işarettir.

Yine çene görmek, insanın maldan süslenip bezendiği şeye veya kendisine kuvvet ve

yardımda bulunan ve haline uygun ana-babaya delâlet eder. Bazan de çoluk çocuğa

ve hizmetçiye delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada kişinin gördüğü çene ve damak, karı kocaya, iki ortağa veya iki

sevimli çocuğa alâmettir.

* ÇENGİ (Köçek): Rüyada raks eden birini görmek, akıbetin kötü olacağına ve işlerin

çetinliğine işarettir. Bazı kere de raks etmeyi görmek rahat bir hayata ve eldeki

dünyalığın artmasına delâlet eder.

* ÇERÇİ (Eczacı): Bir kimsenin rüyada çerçi görmesi, ilim ve irfan ile tâbir olunur. Bu

rüya, o kişinin dinen kuvvet bulacağına alâmettir.

* ÇEŞME: Çeşme, temizleyici ve hayat unsuru olduğundan, rüyada çeşme görmek,

ele geçecek helâl mala delâlet eder. Rüyada bir çeşmede abdest aldığını görmek,

hayır ve bereket ile tâbir olunur.

Rüyada herhangi bir çeşmeden berrak ve billur gibi tatlı suların aktığını görmek,

ömrün o nisbette güzel ve temiz geçeceğine, bolluk ve rafaha delâlet eder.

* ÇEKRE (Göçebe çadırı): Bir kimsenin rüyada kıldan imal edilmiş çadır görmesi,

şehidlerin kabirlerine ziyaret etmeye ve onlara duada bulunmaya delâlet eder. Bazı

kere de bu rüya, Kabe’yi ziyarete işarettir.

* ÇETE: Rüyada yol kesici bir çetenin eliyle soyulduğunu görmek, rüya sahibi için

hazırlanmış bir pusu ve tuzak olduğuna alâmettir.

* ÇIBAN: Rüyada vücudunda bulunan bir yaradan cerahat aktığını görmek, ele

geçecek mala veya paraya delâlet eder. Yine çıban görmek, başkasının sözünü

kendi sözü imiş gibi aktarmaya ve dedikoduya alâmettir.

Bir çocuğun başında meydana gelen çıbanı görmek, temizliğe ve o çocuğun sünnet

edileceğine delâlet eder.

* ÇIKIN (Bohça): Rüyada çıkın görmek, mal ve nimete delâlet eder. Bir çıkın bulup

açtığını ve içinden bir şeyler aldığını görmek, yeni bir mal satın almaya ve bir yerden

gelecek menfaata alâmettir.

* ÇIKMAZ SOKAK: Yollar insanı menzile ulaştırır. Bu sebeple yolun düzgün ve

sağlam olması gerekir. Rüyada görülen çıkmaz sokak, sonu olmayan bir macera ile

tâbir olunur.

* ÇIKRIK: Bir kimsenin rüyada çıkrık görmesi, kız ile tâbir edilir. Hâmile bir kadının

 

rüyada çıkrık ile iplik yaptığını görmesi, doğacak çocuğun kız olacağına delâlet eder.

Yine rüyada çırçır denen bir çıkrık görmek, emre, nehye, ihtiyaçları gidermeye, salih

ve temiz nesle, kârlı ve faydalı mala delâlet eder. Bekâr adamın rüyada bu çıkrığı

görmesi, evlenmek ile tâbir olunur.

Rüyada çıkrık ile iplik büktüğünü gören erkek, üzüntü, keder ve gama uğrar. Kadının

iplik eğirmesi, ferah ve sürür ile tâbir olunur.

* ÇINAR: Rüyada çınar ağacı görmek, iri yarı, evlâdı çok, ahlâkı kötü, menfaatperest

ve hayırsız bir adama delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen çınar ağacı, faydasız kötü bir kimsedir. Çınar ağacının

dalının katlığı, o kişinin haseb ve nesebi, damarları da onun aslıdır. Bazı kere de,

rüyada görülen çınar ağacı harbe, askere giden kinişe hakkında hayra ve halk

hakkında da fakirlik ve yoksulluğa alâmettir.

* ÇINGIRAK: Rüyada bir çıngırak sesi duymak, aslı astarı olmayan yalan haberlere

delâlet eder.

* ÇIRA: Bir kimsenin rüyada çıra yaktığını ve etrafı aydınlattığını görmesi, sevinçli bir

haber almaya ve uzaktaki bir dostuna kavuşmaya delâlet eder.

Rüyada eldeki çıranın söndüğünü görmek, hastalık, üzüntü ve keder ile tâbir olunur.

Çıra ile ateş yakmaya çalıştığını ve ateşi tutuşturduğunu görmek, gurbette olan birinin

avdetine işarettir.

* ÇIPLAK: Rüyada çıplak görmek, düşüncelerden kurtulma

ğa işarettir. Müfsid bir adamın rüyada çıplak görmesi, gam ve gussa ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada kendi elbisesini çıkararak çıplak hâle geldiğini görmesi, itibarının

artacağına, iç yüzün selâmetine delâlet eder.

* ÇIPLAKLIK: Rüyada görülen çıplaklık, iç yüzün selametine ve iyi haline işarettir.

Bazı kere de insana pişmanlık verecek şeye delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada vücudu çıplak ve fakat avret yeri örtülü olduğunu görmek, af ve

mağfirete mazhar olmaya, zafer bulmaya delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki:

“- Çıplaklık hususan bütün avret yeri açık olursa mihnet ve rüsvalıktır. Rüyada bir

kadının avret yeri açık ve çıplak olduğunu görmesi, bütün insanlar içinde rüsvay ve

rezil olmasına, mihnet ve kedere delâlet eder.”

Rüyada bir mecliste çıplak olduğunu görmek, o kişi için rezil ve rüsvay olmaya

alâmettir.

Hasta bir adamın, rüyada sarı renkli bir elbiseden soyunduğunu görmesi, hastalıktan

şifa bulmaya delâlet eder. Kırmızı ve siyah elbiseden soyunmak da böyle tâbir edilir.

Kederli ve üzüntülü bir adamın, rüyada çıplak görülmesi, artık üzüntüden halâs

olacağına işarettir.

İbadet ve taat ehli olan kişilerin rüyada çıplak olarak görülmeleri, onların dindarlığına

 

ve çok hayır yapmalarına alâmettir.

Bir kimsenin rüyada çıplak olduğunu, insanlardan da utandığını ve fakat kendisini

örtecek bir şey aradığını ancak bulamadığını görmesi, zarar ve ziyana ve fakirliğe

delâlet eder.

Rüyada halkın kendisinin avret yerine baktıklarını görmek, vali veya devlet memuru

için vazifeden azledilmeye delâlet eder.

Ölmüş bir zatın rüyada çıplak ve avret mahalli örtülü olduğu halde görülmesi, o ölü

zatın dünyadan sevapsız gittiğine fakat cennetin nimetleriyle nimetleneceğine delâlet

eder.

Bir kadının rüyada siyah bir elbiseden soyunup çıplak kaldığını görmesi, karanlıktan

sonra aydınlığa ve feraha kavuşmaya alâmettir. Eğer rüyayı gören kadın siyah ise,

karanlık gece ile, beyaz ise mehtaplı bir gece ile tâbir olunur.

Kirmanî demiştir ki: “Rüyada kendisini çıplak ve bir iş için soyunmuş görmek, eğer

bu iş dine ait ise (gusl gibi) hayra ve ibadete vâsıl olmağa delâlet eder.”

Rüyada bir mescidde soyunduğunu görmek, günahlardan soyunmaya ve tevbeye

delâlet eder.

Yine bir kadının rüyada kendisini çıplak halde görmesi, iyiye alâmet değildir. Eğer evli

ise boşanır veya bir başka musibete duçar olur.

* ÇIRÇIR: Rüyada çırçır denen çıkrığı görmek, emre, nehye, ihtiyaçları gidermeye,

salih nesle, kârlı ve faydalı mala, bekârlar için de evlenmeye delâlet eder.

Yine rüyada çırçır çıkrığı görmek, hak ile bâtıl arasını ayıran, biri münafık, diğeri ise

katı kalbli olan iki ortağa delâlet eder.

* ÇİÇEK (Döllenme Tozu): Bir kimsenin rüyada çiçek döllenme tozu görmesi, rızka ve

zevcesinin hâmile olduğuna işarettir. Hasta bir adamın bu rüyayı görmesi, onun şifa

bulmasına delâlet eder. Bazı kere de çiçek tozu görmek, hasta adamın ölümü ile tâbir

olunur. Yine bu rüya zindana düşmeye veya sermayenin yığılmasına işarettir.

Rüyada hurma ağacının çiçeğini görmek, talihin açık olmasına delâlet eder. Rüyada

bir, iki veya daha fazla çiçek tozu elde etiğini görmek, çocuk ile tâbir edilir. Çiçek

tozundan yediğini görmemek, çocuğun malından yemeye delâlet eder.

Çiçek tozu görme, rüya sahibi için elde edeceği iyi bir maldır.

Rüyada çiçek görmek iyiliğe, başında çiçekten bir taç olduğunu görmek, düşüncelere

duçar olmaya; çiçek mevsimi harici çiçek görmek üzüntü, hüzün, keder ve eleme

delâlet eder. Renk renk açmış çiçekleri görmek, mal ve dünya nimetlerine ve rızka

işarettir.

Kişinin rüyada çiçek görmesi, lezzetli şeye ve hayra delâlet eder. Bekâr adamın

rüyada başında çiçek olduğunu görmesi, onun evleneceğine işarettir.

Rüyada renkleri değişik olan çiçekleri görmek: Dünya ve dünyanın içindekilere, taze

ve hoş şeylere delâlet eder. Rüyada ağaç çiçeği görmek, insanı din ve dünya

işlerinde irşad eden zahiri ve bâtınî nur ile tâbir olunur.

 

Rüyada güzel ve hoş kokulu bir çiçek görmek, ne renkte olursa olsun, hayır ve

bereket ile tâbir edilir. Güzel ve fakat kokusuz çiçek görmek, hayatın selâmet içinde

akıp gideceğine delâlet eder.

* ÇİÇEK TOHUMU: Bir kimsenin rüyada çiçek yetiştirmek için çiçek tohumu aldığını

görmesi, ümit ettiği şeylerin gerçekleşeceğine alâmettir. Ektiği tohumların filizlendiğini

görmek, murada ermeye delâlet eder. Yine rüyada bütün çiçek tohumlarını görmek

veya yemek, sevinç ve sürura delâlet eder.

* ÇIG: Bir kimsenin rüyada çiğ tanesi görmesi, büyük bir müjdeye delâlet eder.

* ÇİĞNEMEK: Bir kimsenin rüyada herhangi bir şeyi dişleriyle çiğnediğini görmesi,

söz ve kelâm ile tâbir olunur. Rüyada sakız çiğnediğini görmek, neticesi olmayan

uzun uzadıya söz söylemeye delâlet eder. Çünkü sakızı ne kadar çiğnesen bir netice

almak ihtimali yoktur.

Bazı kere de rüyada sakız çiğnediğini görmek, hakkında dedikodu ve hattâ

münakaşa ve şikayet konusu yapılan bir mala delâlet eder.

Nablusî demiştir ki: “Rüyada yenmeksizin ağızda çiğnenen her şey, çiğnendiği

miktarca sözü tekrarlamaya delâlet eder. Rüyada şeker kamışı çiğnemek de böyle

tâbir edilir. Ancak tekrarladığı sözde bir tatlılık ve zevk vardır.”

* ÇİFTÇİ: Rüyada çiftçi olup ekin ektiğini görmek, rızka, helâlinden kazanmaya ve

menfaata delâlet eder. Yine bir tarlayı sabanla sürdüğünü görmek, bazı işlerden

kazanç elde etmeye işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada çiftçi görmek, beş vech ile tâbir olunur:

  1. a) Helâl rızık,
  2. b) Hayır ve menfaat,
  3. c) Hastalık,
  4. d) Büyüklük,
  5. e) Helâl kazanç.

Bekâr birinin rüyada çiftlik görmesi, evlenmek ile tâbir olunur. Aynı rüyayı evli adamın

görmesi, doğacak çocuğa işarettir.

Rüyada bir çiftlikte ve harman yerinde olduğunu görmek, çocuklarının mürüvvetini

göreceğine alâmetir. Çiftlikte bir ata bindiğini görmek, arzu ve emelinin yerine

geleceğine delâlet eder.

Rüyada çiftlik evinde ürünlerini çuvallarla ambarlara taşıdığını görmek, tüccar için

kazanca, memur ve işçi için de maaşlara yapılacak zama delâlet eder.

* ÇİMDİKLEMEK: Bir adamın rüyada bir başka adamı çimdiklediğini görmesi,

çimdiklediği adamın malına göz dikmek ile tâbir olunur. Çimdiklediğinde parmakları

arasında kalan et miktarınca eline mal geçer.

Rüyada birisinin budunu çimdiklediğini görmek, çimdiklediği kişinin hanımına hainlik

etmeye işarettir. Rüyada adamın karnını çimdiklediğini görmek, o zatın gizli olan

malına göz dikmekle tâbir olunur.

 

Yine rüyada bir adamın uyluğunu çimdiklemek, o kavim ve kabilenin malına göz

dikmeye işarettir. Elini çimdiklediğini görmek ise, erkek kardeşinin malına göz dikmek

ile tâbir edilir.

Bir kişiyi rüyada zehirli bir hayvanın ısırdığını görmek, o zatın kötü bir söz işitmesine

delâlet eder.

Rüyada yılan ve akrep gibi zehirli bir hayvanın ısırdığını görmek, ısırılan kimsenin

haram olarak kazandığı mala delâlet eder.

* ÇİLİNGİR: Bir kimsenin rüyada çilingir görmesi, aracı bir adam ile tâbir olunur.

Bekâr birinin rüyada çilingir tarafından kapısına kilit takıldığını görmesi, yakında

evleneceğine delâlet eder.

Bazı kere de çilingir görmek, münafıkları reddetmeye, çetin ve müşkil işleri

kolaylaştırmaya delâlet eder.

Yine rüyada çilingir görmek, rüya sahibinin ağzının sıkılığı ve sır saklayıcı olduğuna

alâmettir. Rüyada kilit takımı görmek, evliliğe adım atmaya; dükkân kapısına kilit

takmak ise, o dükkânda kötü şeylerin satılacağına delâlet eder.

* ÇİLEK: Rüyada çilek görmek veya yemek, kârlı bir işe ve ipekli elbiselerin

çokluğuna delâlet eder.

* ÇİLE: Rüyada çile görmek, rüya sahibinin işinde noksanlık olacağına alâmettir. İplik

çilesi görmek, karışık işlerin bir düzene gireceğine işarettir.

* ÇİMENLİK: Bir kimsenin rüyada çayırlı ve çimenli ve sulu yerleri görmesi: Din ve

İslâm ile tâbir olunur.

Bir ölünün rüyada yeşillik, çimenlik ve çiçekli bir bahçede görülmesi; onun cennet

ehlinden olduğuna delâlet eder. Yine rüyada yeşillik, çimenlik ve suyu bol yerleri

görmek, dünya ve dünyanın ziynetine, mal ve çeyizi çok olan zevceye işarettir.

Bazı kere de dünyada yeşillikler, çimenlikler ve çiçekler görmek: Nebiyy-i Zîşan

efendimizin mübarek kabrine, zikir halkasına, hayırlı topluluğa, Allahu Teâlâ’ya ibadet

edilen faziletli bir yere delâlet eder.

Yine rüyada çiçekli ve çimenli yerleri görmek, Kur’ân-ı Ke-rim’e, ilim ve hikmete ve

cennete delâlet eder.

Rüyada çimenli, çiçekli ve sulu yerden çıkıp kirli ve tozlu yere geçtiğini görmek,

sünnetten yüz çevirmeye, bid’at ehli olmaya, veya ibadeti bırakıp günah işlemeye

delâlet eder.

Rüyada bir bahçe içinde olduğunu ve onun meyvelerinden yediğini görmek, eğer hac

mevsimi ise, rüya sahibi için hacca delâlet eder. Böyle bir rüyayı kâfir görmüş olsa,

onun da müslüman olacağına işarettir.

Bir bahçede ağaçlardan meyve yediğini ve ezan sesi işittiğini, günahkâr bir kimsenin

görmesi, günahına tevbe edeceğine alâmettir. Yine bu rüya, cuma namazı kılmaya ve

cenaze namazında hazır bulunmaya da delâlet eder.

 

* ÇİSENTİ: Kişinin rüyada damla veya serpinti görmesi: Yağmura, toprağın

ıslanmasına, işlerin düzelmesine, üzüntü, keder ve sıkıntının gitmesine delâlet eder.

* ÇİLLİ İNSAN: Bir kimsenin rüyada çilli bir adam görmesi, içteki üzüntü ve kederin

atılmasına ve sevimli bir arkadaşa delâlet eder.

* ÇİTLENBİK: Kişinin rüyada çitlenbik ağacına çıktığını görmesi, hayır ve iyiliğe

nâiliyete delâlet eder. Bazan da bu ağacı görmek, yolculuk ile tâbir olunur.

Rüyada bu ağacın olmamış meyvesini görmek, garip ve şiddetli bir adam tarafından

gelecek menfaata delâlet eder.

* ÇİNİ: Rüyada yeşil bir çini görmek, hayırlı kazanca ve menfaata delâlet eder.

Üzerinde çiçek resimleri bulunan bir çini görmek, üzüntü ve kederden kurtulmağa

işarettir.

* ÇİRKİN: Rüyada çirkin birini görmek, pek iyiye alâmet değildir ve işlerin kördüğüm

olacağına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada kendi yüzünü çirkin olarak görmesi, ıyı kalbli ve yumuşak huylu

olduğunun alâmetidir.

* ÇİNGENE: Bir kimsenin rüyada çingene görmesi, havailiğe delâlet eder.

* ÇİMENZAR: Bir kimsenin rüyada çimenzâr, yani çiçekli çemenli bir yer görmesi,

dünyalığa, dünya nimetlerine, ilim ve hikmete delâlet eder. Çimen ve çiçek görmek,

içi ilim dolu kitaba da işarettir.

*ÇİVİ: Kirmanî demiştir ki: Rüyada çivi görmek, din ve dünya şereflerinden sabır ve

sebata delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada çivi görmesi, ordu, asker, yardımcı ve sayısı belli paralara delâlet

eder. Rüyada çivi görmek, emir ve melik ile de tâbir olunur. Yine çivi görmek, halkın

işlerine kavuşabilmeleri için vasıta olan bir adama işarettir. Çivi rüyası, bekârlar için

evlenmeye de delâlet eder.

Bekâr bir adamın rüyada bir yere çivi çaktığını görmesi, yakında evleneceğine

alâmettir. Çok çok çiviyi bir arada görmek, kuvvet ve menfaata delâlet eder. Yine çivi

rüyası, öfke ve kızgınlığı gidermek ile de tâbir olunur. Bazı kere de çivi görmek,

fesatçı bir cemaatla sohbet eden insanlara delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada çivi görmek dört vech ile tâbir olunur:

  1. a) Kardeş,
  2. b) Evlât,
  3. c) Sâdık dost,
  4. d) Evlenmek.

* CİVİT: Bir kimsenin rüyada çivit görmesi veya çivit ile bir şeyi boyaması, üzüntü,

keder ve gama delâlet eder. Rüyada çivit yediğini görmek, hastalık ve âfete delâlet

eder.

* ÇİZME: Rüyada çizme giydiğini görmek, yolculuğa veya yüksek bir rütbeye delâlet

 

eder. Bekârlar için çizme rüyası, evlenmek ile tâbir olunur.

Nablusî demiştir ki: “Rüyada görülen çizme, hanıma veya ineğe yahut yolculuğa ya

da rütbeye delâlet eder.”

* ÇİZMEK: Rüyada bıçak ve benzeri kesici aletle kulaklarını çizdiğini görmek, üç

vech ile tâbir olunur:

  1. a) Zaaf,
  2. b) Mal ve menfaat,
  3. c) Ferah.

Yine rüyada vücudundan bir yeri ustura ile çizdirip, çizilen yerden kan çıkmadığını

görmek, arzu etmediği bir şeyin olacağına alâmettir.

* ÇOBAN: Bir kimsenin rüyada çobanlık ettiğini görmesi, mal ve helâl rızka delâlet

eder. Yine çoban görmek, öğretmene, memura ve hâkime de delâlet eder. Hadîs-i

şerifde “Hepiniz ço bansınız, hepiniz güttüğünden mes’uldür.” buyurulmuştur. Bu

se beple çoban görmek, idareciler ile de tâbir olunur.

Yine rüyada çoban görmek, şanın yüceliğine, insaf ve adaletle hükmetmeye işarettir.

Rüyada sanki bir arap gibi koyun güttüğünü, halbuki güdeceği yeri bilmediğini

görmek, mânâsını güzel bilmediği halde Kur’ân-ı Kerîm okumaya delâlet eder

* ÇOBAN YILDIZI: Bir kimsenin rüyada çoban yıldızı görmesi, güzel ve temiz bir

kadına delâlet eder. Bazı kere de çoban yıldızı, itham edilmeye, oyuna, gülmeye,

güzel elbiseye işarettir.

Danyal (a.s) demiştir ki:

“- Rüyada koyun çobanlığı ettiğini gören hayır ve menfaate nail olur. Beygir çobanlığı

ettiğini görmek, izzet ve rif’ate, merkeb çobanlığı şeref ve ikbale; öküz çobanlığı

senenin feyiz ve bereketine, deve çobanlığı etmek de din ve takvada salâha ve

hacca delâlet eder.”

* ÇOBAN DEĞNEĞİ: Rüyada çoban değneği görmek, kötülemeye ve her şeyi başa

kakmaya işarettir. Eğer anlatılan değnek elde tutulan kamçı veya bostan ve sair

şeyler olursa, o takdirde birisini zelîl ve perişan etmeye delâlet eder. Bazı kere de

değnek görmek, yükselmeye, mala, hayır ve şerre yardımcı olmaya alâmettir.

* ÇOCUK DÜŞÜRMEK: Bir kimsenin rüyada çocuk düşürdüğünü görmesi, murad

eylediği şeyde muvaffak olamayacağına delâlet eder. Rüyada bir kadının çocuk

düşürmesi de iyiye alâmet değildir. Bir tabire göre malını zayi eder. Bazı kere de

kadının rüyada çocuk düşürdüğünü görmesi, üzüntü ve meşakketten halâs olmaya

delâlet eder.

* ÇOCUĞUN GÖBEĞİ: Rüyada yeni doğmuş bir çocuğun kesilmiş göbeğini görmek,

nikâh ile tâbir olunur. Rüyada kesilmiş çocuk göbeğini bir kadına emanet olarak

bıraktığını gören kimse, o kadını almak ister.

* ÇOCUĞU KAYBETMEK: Bir kimsenin rüyada çocuğunu kaybetmiş bir kadın

görmesi, ferahlığa, sevince ve yüceliğe delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, evlâd ve

annenin kaybolması ile tâbir olunur. Rüyada çocuğun başında çıkan bir çıbanı

görmek, temizlik ve paklığa alâmettir.

* ÇOCUK: Rüyada yeni doğmuş bir çocuk görmek, sevinç ve sürura delâlet eder.

Çocuğu kucağına alıp sevdiğini görmek, hayır ve menfaate işarettir. Kız çocuğu

görmek, üzüntü ve kederden ve sıkıntıdan halâs olmaya alâmettir. Yine rüyada bir

bebeğin süt emdiğini görmek, evdeki rızık ve bereketin bolluğuna delâlet eder.

* ÇOCUK ARABASI: Bir kimsenin rüyada çocuk arabası görmesi, sefer ile tâbir

olunur. Rüyada çocuk arabası içinde bir çocuk olduğu halde arabayı sürdüğünü

görmek, uzaktan gelecek bir yolcuya veya habere delâlet eder.

* ÇOLAKLIK: Kişinin rüyada iki elinin çolak olduğunu görmesi, büyük bir günah ile

tâbir olunur. Sağ elin çolak olduğunu görmek de böyledir. Rüyada parmaklarının

kuruduğunu görmek keder ve mahzunluğa delâlet eder.

Demişlerdir ki: Rüyada sol elinin çolak olduğunu görmek, kız veya erkek kardeşin

öleceğine delâlet eder. Rüyada ellerdeki parmaklardan herhangi birisinin kuruduğunu

görmek, musibet ve felâkete işarettir.

* ÇOĞALMAK: Rüyada bir şeyin birikip çoğaldığını görmek, açgözlülük ve

menfaatperestlik ile tâbir olunur. Rüyada saçlarını çoğaltıp bir yere toplamak, malın

ve kazancın artacağına delâlet eder. Saçlarını açmak ve dağıtmak, bunun zıddı.

Rüyada bütün azalarının bir arada toplandığını görmek, şan ve şöhrete işarettir.

* ÇORAP: Bir kimsenin rüyada giyilmemiş çorap görmesi, mal ve vakar ile tâbir

olunur. Yeni bir çorap giydiğini görmek, malın muhafazasına alâmettir. Bazı kere de

çorap görmek, malın zekâtını vermek ve malı muhafaza etmek ile tâbir olunur. Çorap

kadın ve hizmetçiye de delâlet eder.

Rüyada yeni ve kokulu bir çorap giydiğini görmek, herkes tarafından medhü sena

edilmeye alâmettir. Yine rüyada eski, kirli ve berbat kokulu bir çorap giydiğini görmek,

herkes tarafından kötü isimle anılmaya ve kınanmaya işarettir.

* ÇORBA: Rüyada bir kap içinde çorba olduğunu görmek, hayır ve berekete delâlet

eder. Çorbayı içmek, rızık ve menfaate işarettir. Rüyada çorbayı içerken üzerine

döktüğünü görmek, işlerin dağılacağına ve üzüntülerin geleceğine delâlet eder.

* ÇÖĞEN OTU: Rüyada ellerini çöğen otu ile yıkadığını görmek, arzu ve talep edilen

şeyden ümit kesmeye işarettir.

* ÇÖMLEK: Kişinin rüyada çömlek görmesi, malını komşulardan ve insanlardan

gizlemeyen adama delâlet eder. Rüyada görülen çömlek bakırdan ise fakir bir kadın

ile tâbir olunur. Çömlek görmek, bazı kere de sefere ve hayvana delâlet eder.

Çömlek görmek, bazan doğum ve düşüğü çabuk yapan kadına, hizmetçiye ve

hayvana işarettir. Görülen çömlek taştan olursa, beyaz bir hizmetçiye delâlet eder.

* ÇÖMLEKÇİ: Bir kimsenin rüyada çömlekçiyi görmesi, hizmetçi, uşak ve hayvan

satıcısı ile tâbir olunur. Bazı kere de tahsildara delâlet eder.

Yine rüyada çömlekçi görmek, mevkinin artacağına, kıymetinin herkesçe bilineceğine

işarettir. Rüyada çömlek, tabak gibi eşyayı yapan ustayı görmek, dindar ve sâliha bir

kadınla evliliğe delâlet eder.

 

* ÇÖL (Sahra): Rüyada çöl görmek, yalnızlığa ve kimsesizliğe delâlet eder. Ucu

bucağı görülmeyen bir sahrada tek başına kaldığını görmek, aileden uzaklaşıp

tenhalarda yaşamaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bir çölde sevdiği arkadaşlarıyle bulunduğunu görmesi, dost ve

ahbaplar tarafından sevilmeye işarettir.

Çölde gürül gürül akan bir suya rastlayıp ondan içtiğini ve serinlediğini görmek,

üzüntü ve kederden halâs olmaya delâlet eder.

* ÇÖP: Bir kimsenin rüyada çöp görmesi, mala ve menfaate delâlet eder. Çünkü

çöpler oradan buradan alınıp bir yerde toplanır ve bir varlık meydana gelir.

* ÇÖPÇÜ: Fakir bir adamın rüyada çöpçüyü görmesi hayır ile tâbir edilir. Zengin için

bu rüya iyi değildir. Bazı kere de rüyada çöpçüyü görmek, zevcenin hamileliğine veya

zenginliğine veya renkleri çeşitli sermayenin gelmesine alâmettir.

* ÇÖPLÜK: Rüyada çöplük görmek, dünya malı ile tâbir olunur. Bir kimsenin rüyada

çöplükte olduğunu veya çöplüğü satın aldığını, yahut miras olarak eline geçtiğini

görmesi, mirasa, zenginliğe, hastalıktan şifa bulmaya; bekâr için evlenmeye delâlet

eder. Bazı kere de çöplük görmek, devlet reisi için hazineye, hâkim için emin bir

şahsın evine delâlet eder.

Bir valinin veya yüksek derecede bir devlet memurunun çöplük üzerinde çıplak

olduğunu görmesi, vazifeden azledileceğine işarettir. Aynı rüyayı hasta görürse

ölümün yakın olduğuna delâlet eder.

* ÇÖREK: Rüyada çörek görmek, nimet ve menfaat ile tâbir olunur. Yağ ve yumurta

ile mamul ise daha da güzel ve hayırlıdır. Çünkü yumurta olursa kolaylıkla elde edilen

nimete, kuru ve katı olursa, meşakketle kazanılan menfaate işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyada tek çörek görmek bir evlada delâlet eder. Çöreği parçaladığını

görmek, bir cemaatın arasını açmaya ve bozmaya alâmettir.

Rüyada börek yediğini görmek, çeşitli yerlerden gelecek hayır ve menfaate delâlet

eder.

* ÇÖREK OTU: Bir kimsenin rüyada çörek otu görmesi, sıhhat ve afiyete delâlet

eder. Çörek otu yediğini görmek ise, eldeki maldan bir kısmının gideceğine işarettir.

Rüyada bir kimseden çörek otu almak veya ona vermek, o kişi ile arada meydana

gelecek düşmanlığa delâlet eder.

* ÇUKUR: Rüyada bir kimsenin derin bir çukur içinde yol aldığını görmesi, güçlük ve

keder ile tâbir olunur. Yine rüyada derin bir çukur kazdığını görmek, tahkir edilerek

kuvvetten düşmeye işarettir.

Rüyada birini oraya düşürmek maksadiyle olmayarak bir çukur kazdığını görmek,

evlenmek ile tâbir edilir. Kişinin rüyada bir su yolunda gittiğini görmesi, rızık peşinde

koşmaya delâlet eder.

* ÇULHA: Rüyada çulha görmek sefer ile tâbir edilir. Çulha görmek, Allah yolunda

 

mücahede eden askere de delâlet eder. Bazı kere de çulha görmek, duvar yapan

ustaya işarettir. Çulha, işlerin kolaylığına, elbiselere, yolculuğa ve tereddüde delâlet

eder.

Demişlerdir ki: Rüyada çulha görmek, dünyada seyahat ve seferle geçinen bir

kimseye delâlet eder.

Bekâr bir kızın rüyada dokuyucu kadını görmesi, akrabası olmayan bir erkekle

evlenmeye alâmettir.

Rüyada çulhayı görmek, işlerin düzgün ve kolaylığına, yeni elbiselere ve yolculuğa

delâlet eder. Bazı kere de çulhayı görmek, hastanın ölümü ve kabre girmesine

işarettir.

* ÇUVAL: Bir kimsenin rüyada çuval görmesi, sefere, gizli olan şeyi muhafazaya,

zevceye ve evdeki hizmetçiye delâlet eder. Rüyada görülen çuval, gizli olan şeyin

bekçisidir. Çuvaldan bir şey çıktığını görmek, hainlik ile tâbir olunur.

Rüyada çuvalı boş olarak görmek, fakirlik, dolu olarak görmek de zenginliğe

alâmettir.

* ÇUVALCI: Rüyada çuvalcıyı görmek, hemen herkesin bildiği ve tanıdığı bir adam

ile tâbir olunur. Yine rüyada çuvalcıyı görenin ilim ehli olacağı söylenmiştir. Rüyada

kendisinin çuval diktiğini görmek, emin, sağlam ve metanetli olmaya delâlet eder.

Rüyada görülen çuvalcı, halkın şerlilerine de işarettir. Bir kimse rüyada elinde

çuvaldız olduğunu görse, bu rüya, eğer evli ise hanımının hamile olmasına ve

doğacak çocuğun kız olacağına delâlet eder. Eğer zevcesi hamile değilse, rüya

yolculuğa işarettir.

Rüyada iğne yediğini ve yuttuğunu görmek, meydana gelecek zarar ve ziyana delâlet

edr.

* ÇUVALDIZ: Bir kimsenin rüyada çuvaldız görmesi, hanıma alâmettir. Çünkü iplik

çuvaldızın içine girer. Rüyada kendi elinde çuvaldız olduğunu görmek, hanımının

hamileliğine delâlet eder.

Yine rüyada çuvaldız görmek, halkın işlerini düzelten ve insanlar arasında sevgi

bağlarını geliştiren bir adama delâlet eder.

* ÇÜRÜK: Rüyada çürük bir şeyi görmekte hayır ümid edilmez. Çarşıdan alınan bir

meyvenin veya yiyeceğin eve geldiğinde çürük olduklarını görmek, rüya sahibinin

eşinin ihanetine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada çürük yumurta görmesi, çocuklarından veya çalıştırdığı kişilerden

hayır görmeyeceğine alâmettir. Yine rüyada bir yerinin çürüdüğünü görmek, ev

halkından birisinin ihaneti ile tâbir olunur.

Bazı kere de çürük görmek, ümitsizliğe, üzüntü ve kedere delâlet eder.

***

 

D

* DABBAĞ: Rüyada dabbağ görmek, kan alan kimse ile tâbir olunur. Çünkü

dabbağcı hayvan derilerini ıslah eder, kan alıcı kişi de insanın vücudunu afiyete

kavuşturur.

Bir kimsenin rüyada bir doktoru dabbağcı olarak görmesi, o doktorun tıp ilminde

mahir ve üstad olmasına ve elinden birçok hastanın şifa bulmasına delâlet eder.

Bazı kere de dabbağcı görmek, ıslah edici bir adama işarettir. Rüyada kendini bir deri

fabrikası içinde görmek, bir hastayı ziyaret edeceğine alâmettir. Yine rüyada dabbağ

görmek, insanları iyilikle yola getiren bir adama işarettir.

Dabakçı, eğer dünya işlerine alâmet ise, rüya sahibinin tehlikeden selâmet

bulacağına; eğer din işlerine delâlet ediyorsa, bu kere de kıtlık ve yoksulluk içindeki

bir fakire yemek yedireceğine delâlet eder.

* DABBETÜ’L-ARZ (Kıyamette deccal ile beraber ortaya çıkacak olan bir hayvan):

Bir kimsenin rüyada Dabbetü’l-Arz denilen hayvanın çıktığını görmesi, haber ile tâbir

edilir. Çünkü,bu hayvanın zuhuru kıyamet haberlerindendir. Rüyada bu hayvana

binmiş veya mâlik olmuş görmek, iyilikle emredip kötülükten men etmeye delâlet

eder. Bazı kere de bu rüya, müminlerin zafere ermesine, münafıkların da helakine

işarettir.

* DADI: Kişinin rüyada dadı görmesi, iyi bir habere delâlet eder. Çünkü dadılar çocuk

terbiyecisidir. Rüyada dadısının elini öpüp duasını aldığını görmek, dünya ve ahiret

memurluğunu ve Cenab-ı Hakk’ın rızasına delâlet eder.

Bazı kere de dadı görmek, doğacak bir çocuğa delâlet eder.

* DAG: Bir kimsenin rüyada dağ görmesi, şanı yüce ve şöhretli bir sultana delâlet

eder. Yine kişinin rüyada bir dağ üzerinde “Elhamdülillah” diyerek Allahu Teâlâ’ya

hamd ettiğini görmesi, adil bir devlet reisine delâlet eder.

Yine rüyada kendisini dağ üstünde gören kimse, bütün arzu ve isteklerine kavuşur ve

şanı yüce olur.

Rüyada dağın yayılıp açıldığını ve değirmileştiğini görmek, kalbi katı ve çetin bir

kadına alâmettir. Veya gam, keder ve de insanın himmetinin son derecesine işarettir.

Rüyada dağ üzerinde ağaçlar görmek, makama, yüksekliğe, insanlar nezdinde güzel

isimle anılmaya ve şöhrete delâlet eder.

Bir kimsenin bir dağ üzerinde secde ettiğini veya ezan okuduğunu görmesi, eğer

ehilse vali olacağına veya yüksek bir memuriyete getirileceğine delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada dağ görmek, dört veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Mülk ve sultan,
  2. b) Zafer,
  3. c) Riyaset,

 

  1. d) Rahata kavuşmak.

Danyal (a.s.) demiştir ki: Rüyada bir dağın üstünde olup bunu kendi mülkü

zannettiğini görmek, kadri yüce bir kimseye delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada Arafat, Cûdi, Uhud ve Tur dağlarından herhangi birini görmesi,

ulema ve salihlerin hizmetinde bulunacağına delâlet eder. Rüyada dağın kendisiyle

beraber yürüdüğünü görmek, çıkması muhtemel bir harp ile tâbir olunur.

Yine dağın semâlara yükselerek insanların başları üzerinde olduğunu görmek, bütün

insanları kaplayacak korku ve şiddete delâlet eder.

Rüyada üzerinde nebatat ve su bulunmayan bir dağı görmek, kâfir ve azgın bir melik

ile tâbir edilir. Eğer dağda nebatat biter ve sular da çağlar ise, bu defa, o rüya dindar

bir devlet reisine delâlet eder.

Rüyada dağın yandığını veya düştüğünü görmek, şanlı, yüksek ve makam sahibi bir

zatın vefatına veya sultanın o kimseye galip gelip kahretmesine delâlet eder.

Rüyada çıkmakta olduğu dağın yarısına geldiğinde, orada kalıp ne aşağı inmeye, ne

de yukarı çıkmaya imkân bulamadığını görmek, ömrünün yarısında vefat edeceğine

delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada gökten, şehir üzerine bir dağın indiğini görmesi, o şehre yeni bir

valinin geleceğine delâlet eder.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada kendisini bir dağ üzerinde görmek, ana

babaya âsi olmak ve yakın ecel ile tâbir olunur. Dağ üzerinde oturması onun

ölümüdür. Dağ eteğinde olması ise, hayat ve yaşayışının müddetine delâlet eder.

Rüyada dağların canlandığını sonradan tekrar eski hallerine döndüğünü görmek, o

mıntıka halkına gelecek şiddetli bir korkuya delâlet eder. Ancak Allahu Teâlâ o

korkuyu sonradan onlardan kaldırır.

Bazı kere de rüyada görülen dağlar ve yüksek tepeler, şiddetli üzüntüye, bağırıp

feryat etmeye, ızdırap ve işsizliğe delâlet eder.

İmam Nablusî demiştir ki:

“- Rüyada dağ ve dağın yürüdüğünü görmek şiddet ve korkuya bazan da yolcu için

denizde boğulmaya delâlet eder. Dağın yükselip gökte bir bulut gibi olduğunu

görmek, azabı mucip olan bir hadisenin çıkmasına işarettir.”

Rüyada bir dağa yaslandığını görmek, kuvvetli bir melike dayanmaya, dağın

gölgesinde oturduğunu görmek, bir melikin himayesine sığınmaya ve rahatlığa delâlet

eder.

Bazı kere rüyada görülen dağlar, meliklere, âmirlere, sâlihlere ve âlimlere delâlet

eder. Bazan da dağ, din ve dünya sahibine işarettir. Rüyada dağın yere battığını

görmek, o yerin idarecisi veya büyüklerinden birinin ölümüne alâmettir.

Kirmanı demiştir ki: Rüyada bir dağa sahip olduğunu görmek, kalbi katı, şanı büyük

bir zâta arkadaş olmaya delâlet eder. Bir dağın etrafında dolaştığını görmek, büyük

bir kimseye intisab ile tâbir olunur.

 

Rüyada sarp bir yokuştan düzlük bir yere çıktığını görmek, yetim ve hastalara iyilik ve

ihsanda bulunmaya delâlet eder. Bazı kere de dağ, gemilerin demirleyip bekledikleri

limana; bazan da, efendi ve anne gibi, insanın kendisine sığınıp himayesine girdiği

kimseye işarettir.

Rüyada bir dağda mağaraya girdiğini gören kimse, emniyet, istikrar ve vakara erişir

ve sadece Rabbine tevekkül eder. Dağa düzgün bir yoldan geldiğini görmek ise,

maksat ve arzuya vâsıl olmaya delâlet eder.

Selimi demiştir ki: Rüyada dağ görmek, büyük bir kısmete alâmettir. Rüyada bir dağa

tırmandığını gören kimse, kârlı ve kazançlı bir iş için sefere çıkar.

Bir kimsenin dağda çimenler üzerinde ibadet ettiğini görmesi Cenâb-ı Hakk’ın

rızasına delâlet eder. Dağ eteğinde kaynayan bir sudan abdest aldığını görmek ve

namaz kılmak, günahlardan temizlenmeğe ve kalb safasına delâlet eder.

* DAG YOLU: Bir kimsenin rüyada dağ yolunda kolaylıkla ilerlediğini görmesi,

hidayete, helâl kazanca ve sefere delâlet eder.

* DAĞARCIK: Bir kimsenin rüyada dağarcık görmesi, sır saklamak ile tâbir olunur.

Bazı kere de dağarcık görmek, malın muhafızı ve eşyanın bekçisine işarettir. Yine

dağarcık rüyası, yolculuğa ve insanın omuzuna aldığı çocuğa işarettir. Rüyada,

dağarcığın aniden elinden yok olduğunu görmek, bazı menfaatlerinin elden

gideceğine delâlet eder.

* DAĞLAMAK: Bir kimsenin rüyadae dağlama görmesi, harcanan mala işarettir. Bazı

kere de bu rüya hastalık ile tâbir olunur. Yine rüyada dağlama görmek, acı ve şiddetli

söze delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada dağlama görmek, büyük ve yüce bir

mertebeye delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada ateşle dağlanmakta olduğunu görmek, malın

zekâtını vermemeye veya devlet reisinin hizmetinde bulunmaya delâlet eder.

Danyal (a.s.) buyururlar ki: Bir kimsenin rüyasında dağlandığını veya birini

dağladığını görmesi, faydasız söze ve kalben müteessir olmaya delâlet eder.

* DAKTİLO: Kişinin rüyada kendisini daktilo yazıyor görmesi, bazı üzücü işlere el

atacağına delâlet eder. Daktilo görmek, bazı kere de devlet kapısı ile tâbir olunur.

* DAL: Rüyada üzerinde renk renk çiçekler açmış bir dal görmek, nimet ve menfaate

ve hayırlı mala delâlet eder. Yapraksız, çiçeksiz, kupkuru dal görmek, bunun zıddı.

* DALAK: Kişinin rüyada dalağının sağlam olduğunu görmesi, mal koyduğu ambarın

sağlamlığına ve sevince alâmettir. Rüyada dalağının ağrıdığını görmek, aile ve

kendisinin geçim kaynağını kötüye kullanmaya delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: Rüyada hayvanların dalaklarını görmek, mal ile

tâbir olunur. Eğer görülen dalak eti yenen hayvana aitse helâl mala, eti yenmeyen

hayvanın ise haram mala delâlet eder.

Rüyada kendi dalağını çıkarıp attığını görmek, malın israfı ile tâbir edilir. Rüyada iki

 

dalağının olduğunu görmek, eldeki malının iki kat olmasına, dinde kuvvet husulüne

delâlet eder.

* DALAK BALI: Bir kimsenin rüyada dalak balı görmesi. helâl mal ile tâbir olunur. Bu

rüya aynı zamanda helâl mirasa da delâlet eder.

Rüyada önünde bir başka şeyle beraber konulmuş dalak balı görmek, şanı yüce bir

ilmi elde etmeye ve halkın o ilmi ondan dinlemek arzusunda olduklarına alâmettir.

Yine denilmiştir ki: Rüyada dalak balı görmek, riya gibi bazı şeyleri ameline

karıştırmaya, saf bal görmek de, salih ve güzel amellere delâlet eder. Bazı kere de

dalak balı yemek, harpte şehit olmaya işarettir.

Yine dalak balı görmek, helâl rızka, sahibinden gasbetmekle alınmış mala, hastalık

ve dertlerden şifa bulmaya veya rüya sahibinin yapacağı ya da kendisi için yapılacak

şahitliğe işarettir.

* DAĞ KEÇİSİ: Rüyada dağ keçisi gömmek, haddi tecavüz eden bir adam ile tâbir

olunur. Yine bir kimsenin rüyada dağ keçisine, keçiye veya koça rastgeldiğini

görmesi, büyük bir melikten ele geçecek mala delâlet eder. Çünkü dağ zorba bir

meliktir. Yine rüyada vahşi hayvanları avladığını görmek, ganimete delâlet eder. Bazı

kere de rüyada dağ keçisine rastladığını görmek, zarar ile tâbir olunur. Keçinin

etinden yediğini görmek de, melikin adamlarından gelecek bir mala işarettir.

* DALGA: Rüyada kişinin dalga görmesi, azab ve şiddete delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada dalga görmek dünya azabına alâmettir. Bir

kimsenin rüyada dalgaya kapılıp sürüklendiğini görmesi,Allahu Teâlâ’nın emirlerinden

yüz çevirmeye ve günaha delâlet eder.

* DALGIÇ: Bir kimsenin rüyada dalgıç görmesi, devlet reisi veya onun vekili ile tâbir

olunur. İnci çıkarmak gayesiyle denize girdiğini görmek, devlet reisinin hizmetine

delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, bir âlimden ilim talep etmeye veya tüccardan mal

istemeye işarettir. Rüyada denizden elde ettiği inci miktarınca arzu ve emeline

kavuşur.

Yine rüyada dalgıç görmek, çetin işlere pervasızca giren kimseye delâlet eder. Bazı

kere de dalgıç görmek, mürşitlerin yoluna uyan, muhakkiklerin söyledikleri sözlerin

inceliklerine vakıf ve halkın önderi olan büyük bir âlime alâmettir.

Yine dalgıcı görmek, faydasız olmakla beraber, sultana hizmet uğrunda canı malı her

şeyi tehlikeye sokan bir adama işarettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada denize dalıp bir inci çıkardığını görmek,

devlet başkanı veya onun vekilleri tarafından gelecek mala veya ilim ve marifete

delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî de şöyle demiştir: Rüyada denize dalıp bir şey çıkaramadığını

görmek, ilim ve Kur’ân tahsilinde başarısızlığa delâlet eder. Denize dalıp büyük bir

inci çıkardığını gören, muradına nail olur.

* DALKAVUK: Rüyada dalkavukluk halini görmek, sadaka ve memnuniyet verici

işlere delâlet eder. Bir kimsenin rüyada bir dalkavuk ile arkadaşlık ettiğini görmesi,

 

kendisinden menfaat bekleyen adama delâlet eder.

* DALYAN: Rüyada dalyan görmek, eve gelecek bolluk ve be rekete ve çocukların

rızkının artacağına delâlet eder. Yine deniz de kurulu bir dalyan görmek, talihin açık

ve kısmetin bolluğuna alâmettir. Dalyanda bir sürü balıkların ağlara takıldığını görmek

ise, kazancın artması ile tâbir olunur. Memur ve işçide maaş artışına işarettir.

Bekâr bir adamın rüyada dalyan görmesi, yakında evleneceğine delâlet eder.

* DAM: Rüyada dam görmek, asil ve soylu bir hanımla evlenmeye delâlet eder. Bazı

kere de dam görmek, kadri yüce bir erkeğe işarettir. Bir kimsenin rüyada dam

üstünde süratle koştuğunu görmesi, kendisine isabet edecek bir belâya alâmettir.

Rüyada damlar üzerine indiğini görmek, eğer yaz mevsiminde ise rahatlığa, feraha,

üzüntü, keder, sıkıntı ve hastalıkların gitmesine ve sırların meydana çıkmasına

delâlet eder.

Yine kişinin rüyada ve dam üzerinde herhangi bir iş ile uğraştığını görmesi, hiç

beklemediği bir dostunun geleceğine delâlet eder. Rüyada evin damında kiremit

aktardığını görmek, haset ehlinden bazı kimselere işarettir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bir dama çıktığını görmek, şerefi yüksek bir

mevki ile tâbir olunur. Damda ot bittiğini görmek ise bunun zıddı…

* DAMA: Bir kimsenin rüyada dama oynayıp kazandığını görmesi, fakirlikten kurtulup

zenginliğe erişeceğine; hastalıktan sonra şifaya kavuşacağına delâlet eder. Oyunu

kaybettiğini görmek ise, keder, üzüntü ve sıkıntıya alâmettir…

Denilmiştir ki: Rüyada dama ve tavla oynamak batıl ve muzır şeylerle meşguliyete

delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz da şöyle tâbir etmiştir: Rüyada dama ve tavla oynadığını görmek,

günaha dalmak, ticarette zarar, şeref ve haysiyette noksanlıktır.

* DAMAK: Bir kimsenin rüyada damak görmesi, zevç ile zevceye, iki ortağa veya iki

çocuğa ve bunların müşterek çalışmalarına delâlet eder.

* DAMAR: Bir kimsenin rüyada damar görmesi, ev halkı ile tâbir olunur. Çünkü

insana en yakın olanlar kendi hane halkıdır. Rüyada görülen damarın güzelliği o zatın

güzelliğine, damarın bozukluğu da yine o kişinin bozukluğuna işarettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada damar ve sinirlerinin arttığını görmek, yakın akraba ve

neslin artacağına delâlet eder.

Rüyada damarın kesildiğini görmek, rüya sahibinin ölmesiyle akrabasından

ayrılmasına işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: İnsanın damarı aşiret ve kabilesidir. Damarlarından birinin

yok olduğunu görmek, ölüm veya ziyaret etmemekle akrabasından ayrılmaya delâlet

eder. Damarlar bostanın su kanalı gibidir. Çünkü insan da ağaca benzer. Rüyada

damarlardan birinin veya tamamının kesildiğinin görülmesi, rüya sahibinin bahçe ve

bostanının su yolunda meydana gelecek bozukluğa alâmettir.

 

Bir kimsenin rüyada elinin damarlarından kan aktığını görmesi, eğer zengin ise, o kan

miktarı elinden mal gideceğine işarettir. Fakir hakkında ise, akan kan miktarı ele

geçecek mala delâlet eder.

Rüyada damar ve sinirlerde bir ağrı, bir sızı olduğunu görmek, üzüntü, keder ve

sıkıntıya delâlet eder. Yine sinirlerinden veya damarlarından birinin koptuğunu

görmek, işlerin çıkmaza gireceğine ve bozukluğuna delâlet eder.

* DAMAT: Damadı olmadığı halde rüyada damadı olduğunu görmek, düşmana galip

gelmeye ve korkudan emin olmaya işarettir. Kendisinin damat olduğunu görmek,

sevinç, sürür ve feraha delâlet eder.

Rüyada genç ve güzel bir kızla evlendiğini görmek, zengin kimselerle tanışmağa ve

onlardan gelecek menfaata delâlet eder. Rüyada damadı ile bir sofrada yemek

yediğini görmek, devlet ve hükümetten gelecek bir menfaata işarettir.

* DAMGACI: Bir kimsenin rüyada damgacıyı görmesi, yaldızlı ve süslü sözler

söyleyen, içi ve dışı bir olmayan hilekâr bir adama delâlet eder. Yine rüyada

damgacıyı görmek, kâtibe, şiir söyleyen bir edibe veya çalgı çalarak insanları

eğlendiren kişiye alâmettir.

Kişinin rüyada damga görmesi şöhrete delâlet eder. Bir kâğıda damga pulu yapıştırıp

imzaladığını görmek, halk arasında tanınmaya ve şöhrete delâlet eder. Rüyada bir

yerden nice pullar aldığını görmek, büyük işlere ve sefere delâlet eder.

Yine rüyada elindeki bir âletle bazı hayvanlara kızgın damgalar vurup onları

işaretlediğini görmek, mal ve mülk ile tâbir olunur. Bir kâğıdı mühürle damgaladığını

görmek, büyük bir iş hususunda biriyle ortaklığa işarettir.

* DANS: Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada yapılan dans, musibettir. Bir kimse rüyada bir başkası için dans etse o

kimse diğerine musibette ortak olur. Bir kişi kendi evinde yalnız başına dans etse,

ferahlanır ve karnı doyar. Çünkü dans, ancak tok karnına yapılır.”

Hasta adamın rüyada dans ettiğini görmesi, ızdırabının artacağına işarettir. Zindan

evinde olan bir mahkumun rüyada dans ettiğini görmesi, zindandan kurtulmaya

delâlet eder. Küçük çocuğun rüyada dans ettiğini görmek makbul değildir. Zengin

veya fakir, rüyada hanımının dans ettiğini görmesi, utanılacak bir halin zuhuruna

delâlet eder.

Bir insan, erkek veya kadın, hasta olanın rüyada dans ettiğini görmesi, hastalığının

uzun müddet devamına alâmettir.

Deniz seferinde olan birinin rüyada gemi içinde dans ettiğini görmesi, o zatın gemide

uğrayacağı şiddete alâmettir. Fakir birinin dans etmesi, onun dövülmesine işarettir.

Rüyada kendi evinde dans ettiğini ve etrafında aile halkından başka kimsenin

olmadığını görmek, hepsi için hayıra delâlet eder. Yine bir kişi rüyada zevcesinin,

oğlunun veya akrabalarından birinin dans ettiklerini görse, bu rüya da, onlar için hayır

ve berekete delâlet eder.

* DANSÇI: Rüyada dansçı görmek, eğer kendisi için dans edi yorsa musibet ile tâbir

olunur. Bir başkası hesabına dans ediyorsa, dans edilen kişi ile dans eden arasında

 

müşterek bir belanın ve musibetin meydana gelmesine işarettir.

Rüyada dansçı kadın görmek, dünyaya ve yorgun kimse için de rahata delâlet eder.

Oynayan, raks eden maymun görmek, müşriklerin terbiyecilerine ve onların

çocuklarına alâmettir.

Bekâr bir kimsenin rüyada dansöz görmesi, evlenmek ile tâbir olunur. Evli adamın

aynı rüyayı görmesi, doğacak bir çocuğa delâlet eder. Bazı kere de dansöz görmek,

çok sevinçli bir haber ile tâbir edilir.

* DANTEL: Rüyada dantel görmek, bazı hareketlerin hiç düşünülmeden yapıldığına

delâlet eder.

* DAR ELBİSE: Dar elbise rüyası, dinî emirlerle tâbir edilir. Şöyle ki: Bir kimsenin

rüyada dar bir elbise içinde bulunduğunu ve kıpırdayamayacak kadar kendisini

sıktığını görmesi, dinî emirleri yerine getirmediğine delâlet eder. Rüyada, giydiği dar

elbisenin bazı yerlerinin sökülüp ayrıldığını görmek, günahların af ve mağfiretine

işarettir.

Rüyada dar ve sıkıcı bir yer görmek iyiye alâmet değildir. Ancak dar bir yerden

kurtulduğunu görmek, üzüntü, keder ve sıkıntılardan halâs olmaya delâlet eder.

* DARAĞACI (İdam sehpası): Bir kimsenin rüyada darağacı görmesi, selâmet,

kurtuluş ve üzüntülerin son bulmasına delâlet eder. Rüyada kendisinin asıldığını

görmek, günahlardan kurtuluşa işarettir. Çünkü asılan kişi, cürmünden dolayı

asılmıştır.

* DAR BOĞAZ: Rüyada görülen dar boğaz, aydınlığa işarettir. Çocuk da dar bir

yerden kurtulup dünyaya, aydın bir mekâna gelmektedir. Yine rüyada dar bir yerden

geçtiğini görmek, düzgün gitmeyen işlerin rayına oturacağına delâlet eder.

* DAİRE: Kişinin rüyada bir daire görmesi, şöhrete, evliliğe; bazı kere de hüzün ve

kedere delâlet eder.

* DARBUKA: Bir kimsenin rüyada darbuka görmesi veya çaldığını duyması, yahut

kendisinin çalması hayır ile tâbir olunur. Çünkü haç kafileleri Arafata giderken

tekbirlerle beraber darbuka da çalarlar.

Yine rüyada darbuka görmek, sevindirici bir habere işarettir. Darbuka çaldığı halde

sesinin çıkmadığını görmek ise, üzüntü ve keder veren bir habere delâlet eder. Bazı

kere de darbuka görmek, iftiraya uğramaya işarettir.

* DARGINLIK: Nablusî demiştir ki:

“- Rüyada dargın olduğunu görmek, bir sebebe binaen değilse aniden gören kişinin

ölümüne delâlet eder. Bazı kere de dargınlık, rezil ve rüsva olmasını gerektiren

şeyleri yapmaya ve hastalıklara alâmettir. Çünkü dargın kimsenin sinirli ve kızgın

olduğu demlerde hâli değişir.”

Bazı kere de rüyada dargınlık hali, fakirliğe ve eldeki malı lüzumsuz yere harcamaya

delâlet eder.

* DARI: Bir kimsenin rüyada darı görmesi, kendisine diğer malların karıştırıldığı bir

mal ile tâbir olunur. Bazı kere de darı görmek, tembelliğe, eldeki malın gitmesine

 

işarettir. Pazardan darı satın aldığını görmek, kâr getirecek bazı teşebbüslerde bulunmaya

delâlet eder. Yine darı görmek, ele geçecek mala işarettir.

* DAVA: Rüyada dâva görmek, eğer biri ile dâvâlı ise onunla anlaşmaya ve sulha

delâlet eder.

* DAVAR (Koyun sürüsü): Kişinin rüyada davar görmesi, her yerde sözünün

geçeceğine, ilme ve ilmin eserine tâbi olmaya delâlet eder. Rüyada bir koyun

kestiğini, derisini yüzdüğünü, etini taksim ettiğini görmek, mevkiin artacağına işarettir.

Ve bu rüya zenginlik ile de tâbir olunur.

Rüyada davar tırnağı görmek, bir yerden bir yere göç etmeye delâlet eder. Sapık ve

günahkâr birinin davar tırnağı görmesi, hidayet ve tevbe ile tâbir edilir ve ona hidayet

erişir. Rüyada hayvanları görmeksizin evler arasında davar tırnaklarını görmek ve

seslerini işitmek, yağmur ve sellerin meydana çıkmasına delâlet eder.

* DAVETİYE: Rüyada kendisine bir davetiye geldiğini görmek, sevindirici bir habere

işarettir. Mahkemeye gittiğini ve hakimin huzuruna çıktığını görmek, işlerin

selâmetine delâlet eder.

* DAVUD (a.s.): Bir kimsenin rüyada Hazret-i Davud (a.s.)’ı görmesi, kuvvet ve

saltanat ile tâbir olunur ve o kişi muradına erişir. Yine rüyada Davud (a.s.)’ı görmek,

takvayı iltizam etmeye ve Allah katında makbuliyete delâlet eder.

Yine Davud (a.s.)’ı görmek, silaha ve demirden yapılmış âletlere delâlet eder. Çünkü

Davud Nebi eli ile demiri mum haline getirirdi. Bu rüyayı gören kişi eğer demirci ise,

sanatından çok fayda görür ve rızkı geniş olur.

Bazı kere de onu görmek, bir makama geçmeye işarettir. Yine onun rüyada

görülmesi, kadınlarla imtihan olmaya, kadınlar tarafından meydana gelecek şiddete

delâlet eder.

Bir kişinin Davud (a.s.)’ı rüyada görmesi, eğer o işe ehilse, valiliğe, şehrin reisliğine

veya hakimliğine işarettir.

Rüyada zalim biri Hazret-i Davud’u öfkeli bir halde görse, kendisine Allahu Teâlâ

tarafından gönderilecek bir musibete delâlet eder. Salih bir kimsenin Davud Nebi’yi

rüyada görmesi, hayrın artması ile müjdelenmeye, Allah için çok ağlamaya ve huşuya

delâlet eder.

Bazı kere de onu görmek, Kur’ân-ı Kerim okumaya, zikir ve tesbihe, okumak

sebebiyle gelecek zevk ve neşeye, günah ve kötülüklerden temizlenmeye ve Allahu

Teâlâ’ya tevbe edip tevbesinin kabul olunmasına alâmettir. Çünkü Davud (a.s.) çok

Zebur okur, güzel sesi ile imanlı gönülleri dağlardı.

* DAVUL: Bir kimsenin rüyada davul görmesi, hoş bir haber ile tâbir olunur. Ancak

bando davulunu görmek, her halinde yüce Allah’a şükür ve hamd eden kişiyi

görmeye delâlet eder. Rüyada, gaziler ve cengaverler için çalınan davulu görmek,

izzet ve şerefe, elde edilecek bir nimete alâmettir. Davulcuyu görmek, haberleri

getirip götüren kimseye delâlet eder.

Omuzunda davulu olan birini görmek, koğucu ve şarap satan adama delâlet eder.

Rüyada kendi elinde davul olduğunu ve evinde davulla oynadığını ve çağırıp

 

bağırdım görmek, bela ve musibet ile tâbir olunur. Ve o adama bir musibet erişir.

Rüyada bizzat kendisinin davula dönüştüğünü görmek, batıl bir şey olduğundan tâbir

edilmeye değmez.

Kişinin Hac kafilesine çalınan davulu görmesi, rehber ve kılavuza alâmettir. Gaziler

için çalınan davulu görmek de böyle tâbir edilir.

Kadın tabiatlı, huyu kötü ve alçak bir adamın davulunu görmek ise, ayıplı ve kötü bir

kadını görmeye işarettir.

Yine rüyada kadınlara ait davulu görmek, batıl yollarla elde edilen faydası az ve

düşmanı çok olan bir ticarete delâlet eder.

Denilmiştir ki: Bando davulunu görmek, yalan habere, devlet başkanına ait davulu

görmek, sultana haber götüren kimsenin ölümüne alâmettir.

* DAVULCU: Bir kimsenin rüyada davulcu görmesi, haberleri getirip götüren adama

delâlet eder. Davulcu görmek, bazı kerede şiddetli ve korkunç bir hastalığa işarettir.

Yine davulcu görmek, insanın arkası ile veya sultanların adamı ile tâbir olunur. Bu

sebeple rüyada davulcuyu gören kimse bir başkasının arkasını görür.

* DAVUL SESİ: Rüyada görülen her türlü ses, şamata ve gürültü Çıkaran şeyler,

cimri bir takım zenginlere delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada kös ve davul çalmak, yalan ve uydurma

sözlere delâlet ettiğinden hayırsızdır.

* DAYAK: Rüyada dayak yediğini görmek, yakın bir zamanda birinden erişecek

yardıma delâlet eder. Rüyada kendisinin bir başkasını dövdüğünü görmek, bizzat o

kişiye yapacağı yardıma delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada zevcesi tarafından dövüldüğünü görmesi, eşinin yakınlarından

gelecek menfaate ve mala delâlet eder.

* DAYANMAK: Rüyada, bir duvara, bir ağaca veya bir taşa arkasını, yahut yanını

dayadığını görmek, işlerinde kolaylık ve rahatlık ile tâbir olunur. Bazı kere de

arkasına veya yanına dayanıp oturduğunu görmek, reislik ve başkanlığa delâlet eder.

* DAYI: Dayı, insanın en yakınlarından biridir. Bu sebeple rüyada dayı görmek,

herhangi bir şeyden dolayı yardıma ihtiyaç olduğuna delâlet eder. Yine rüyada dayı

görmek, manevî yardım ile tâbir olunur.

* DECCAL: Bir kimsenin rüyada Deccal’ın çıktığını ve ortalığı velveleye verdiğini

görmesi, düşmanın tecavüzüne ve yeryüzünde kan dökülüp fitne ve fesadın ortaya

çıkmasına delâlet eder. Misafir ve gurbetteki adamın bu rüyayı görmesi, yolunun

kesileceğine işarettir.

Bazı kere de Deccal’ı görmek, kâfirlere mahsus şehirlerden birinin fethedileceğine

alâmettir.

Yine rüyada Deccal’ı görmek, bid’at ve sapıklıkların meydan bulacağına delâlet eder.

 

Deccal’ın rüyada geçtiği yerler, üzüntü, keder, şiddet, zulüm ve hububat ve emlâkta

büyük âfetlerin meydana gelmesi veya yağmurun yağmaması sebebiyle hayrın men

edilmesine delâlet eder.

Yine rüyada Deccal’ın çıkması, halk arasından zuhur edecek bid’at ehli ve sapık bir

kimseye alâmettir.

* DEDE: Rüyada kendi dedesini görmek, hayır ve salaha delâlet eder. Kişinin bizzat

kendisini dede olmuş görmesi, uzunömre, gelecek günlerin sevinç ve sürür içinde

geçeceğine delâlet eder.

* DEF: Bir kimsenin rüyada def görmesi, musibet, üzüntü ve kedere delâlet eder.

Yine def görmek, kendisiyle beraber olan kimse hesabına şöhrettir. Def bir

hizmetçinin elinde görüldüğünde, o def, o hizmetçinin durumuna göre meydana

çıkacak iyi bir hayırdır.

Rüyada defi, bir erkekle beraber görmek, gören kimse için şöhrete delâlet eder.

Rüyada görülen def, bazı kere evlenmeye, bazı kere de uzaklardaki bir kimsenin

gelmesine işarettir.

Kirmani demiştir ki: Rüyada def çaldığını ve bunu usûl ve tertibi üzere üstadâne ifa

ettiğini görmek, ismi iyilik ile meşhur ve dili fena bir kadın ile evlenmeye delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada bir kadın veya hizmetçinin çaldığı def sesini

işitmek, neşe ve feraha; ihtiyar adamın çaldığı def sesini duymak, güzel talihe ve

devlete; bir genç adamın çaldığı defi dinlemek de düşman zuhuruna delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz da der ki: Rüyada def çalmak, erkekler için şöhret veya musibete,

kadınlar için de hayra delâlet eder.

Yine rüyada ihtiyar bir adamın def çaldığını görmek, onun şöhret ve salâhına işarettir.

Nablusî demiştir ki: Rüyada def çalan kimseyi görmek, ferahlığa ve sevince delâlet

eder.

Rüyada, def çalan birinin hasta kimsenin yanına gittiğini görmek, o hastanın ölümüne

delâlet eder. Bazı kere de o hastanın şifa bulmasına alâmettir.

* DEF ZİLİ: Bir kimsenin rüyada def zili görmesi, münakaşaya, düşmanlığa ve

şöhrete delâlet eder.

* DEFİNE: Bir kimsenin rüyada define görmesi, helâl rızka ve ganimet malına delâlet

eder. Yine define rüyası, helâl kazanca, hiç beklenmeyen yerden gelecek mirasa da

delâlet eder. Rüyada hasta birinin yıkık yerde define bulduğunu görmesi, o

hastalıktan kurtulamayıp öleceğine işarettir.

Cafer-i Sadık (r.a.) demiştir ki: Rüyada Kasr görmek on vech ile tâbir olunur:

  1. a) Nimet,
  2. b) Mal,
  3. c) Velayet,
  4. d) Mertebe,

 

  1. e) Riyaset (Baş olmak),
  2. f) Şeref,
  3. g) Saltanat,

ğ) Murada ermek,

  1. h) Ferah,

ı) Sürür…

Yine rüyada bir köşke girdiğini ve orada define bulduğunu görmek, ele geçecek

nimete alâmettir.

* DEFİN: Rüyada ölerek defnedildiğini görmek, uzak bir yolculuğa işarettir. Rüyada

ölmeksizin kabre defnedildiğini görmek, eğer defneden kimseyi tanıyorsa, o adam

rüya sahibi hakkında zulme kalkışır ve bu rüya onun zulmüne delâlet eder. Veya

onun için söylenecek kötü söze işarettir.

Rüya sahibi kabirde öldüğünü gördü ise, kendisine yapılan o zulüm ile öleceğine

alâmettir. Eğer vefat etmeyerek kabirden çıktığını görürse, üzüntü, keder, borç ve

dertten kurtulmaya delâlet eder.

Rüyada güneş doğduktan veya öğleden yahut güneş battıktan sonra defnolunduğunu

görmek, kötülükle emredip iyilikten men etmeye delâlet eder.

Bazı kere de rüyada defin görmek, hastalık, hapis, evlenme, emanet ve rehin ile tâbir

olunur.

Bir kimsenin rüyada öldüğünü veya defnedildiğini görmesi, tevbe edemeden ölümün

vuku bulacağına alâmettir. Kendisini kabirden çıktı görmesi, tevbe ve istiğfar etmeye

delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada ölünün ölüyü defnetmesi, akrabalar arasında samimiyet ve

dostluğun birleşmesine işarettir.

* DEFTER: Kişinin rüyada defter görmesi, maişetiyle uğraşmaya ve kuvvetli şeyleri

zikretmeye delâlet eder. Bir devlet reisi için rüyada defter görmek, ilimlere, ülkelere

ve hazinelere işarettir. İşsiz güçsüz kimsenin rüyada defter görmesi, iş bulmak ile

tâbir olunur.

Rüyada memur ve işçi olan bir kimsenin kendi hesabını kâfi derecede verdiğini

görmesi, yüce kadre, geniş rızka delâlet eder. Yine rüyada defter görmek, menfaat ve

rızıklara, bazı kere de kast ve himmete, sıkıntı ve şiddete ve rızık temini için

yolculuğa delâlet eder.

* DEFTERDAR: Bir kimsenin rüyada muhasebeci ve defterdar görmesi, şiddet ve

azab sahibi kişi ile tâbir olunur. Eğer o muhasebecinin hesapta çetinlik göstermesi

vaki olursa, rüya sahibine ondan gelecek bir kötülüğe delâlet eder.

Rüyada güzel yüzlü, güzel kokulu, güzel ve temiz elbiseli kimseler tarafından hesaba

çekildiğini görmek, rüya sahibi için güzel ve iyi amel işlemeye delâlet eder. Görülen

rüya bu hallerin dışında zuhur ediyorsa, amellerde noksan ve kusurlara işarettir.

* DEĞİRMEN: Kişinin rüyada değirmen görmesi, aile halkının sıkıntı ve darlıktan

halâs bulmasına, fakirlikten sonra zenginliklerine, bekâr erkek için zevceye, bekâr kız

için kocaya ve evdeki hizmetçiye delâlet eder.

 

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada değirmen görmek beş şekilde tâbir

olunur:

  1. a) Sultan ve emir,
  2. b) Vezir veya makamına kaim olan zat,
  3. c) Kuvvet, kudret, iktidar,
  4. d) Şecaat,
  5. e) Zabıta memuru.

Değirmen yeri görmek dahi büyük bir reise ve hatırlı bir emire delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada değirmen görmek, düşmanlık ve adam

öldürmeye işarettir. Eğer değirmenin kimin malı olduğu bilinmiyorsa, husumet ve kıtal

o civar halkının tamamına şamildir.

Rüyada değirmen taşının buğdaysız ve boş olarak döndüğünü görmek, yolculuğa;

buğday veya diğer hububat üzerinde döndüğünü görmek umumi halin şöyle böyle

devamına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada değirmen taşının döndüğünü görmesi, değirmendeki un

miktarınca gelecek hayra işarettir. Bazı kere de değirmenin döndüğünü görmek

yolculuk, buğdaysız dönmesi şiddet ve sıkıntı ile tâbir olunur.

Değirmen bulunmayan bir evde değirmen görmek, o ev için şiddet ve çetinliklere,

düşmanlığa işarettir. Değirmende buğday veya arpa yahut kendisinden istifade

edilecek faydalı bir şeyin öğütüldüğünü görmek, aile halkının işlerinin kolaylığına ve

rızıklarının genişliğine, hastalıklardan şifa bulmalarına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada şehir ve kasabanın veya camilerin ortasında büyük bir değirmen

görmesi, eğer o şehir harap ise meydana çıkacak bir harbe delâlet eder.

Rüyada değirmenin kırıldığını ve bozulduğunu görmek, üzüntü ve kederden

kurtulmaya işarettir. Hapiste olanın da zindandan çıkmasına delâlet eder.

Bekâr bir adamın rüyada değirmen satın aldığını görmesi, evlenmek ile tâbir olunur.

Aynı rüyayı kızı veya oğlu olan görmüşse, oğlunu veya kızını evlendirir.

Rüyada yel değirmeni görmek, devamlı olmayan düşmanlığa delâlet eder.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada değirmen taşının demirden veya bakırdan olduğunu

görmek, şiddetli düşmanlığa ve kıtale; değirmen taşının şişeden olduğunu görmek,

kadınlar yüzünden insanlar arasında vuku bulacak düşmanlığa delâlet eder.

Ibn-i Kesir de demiştir ki: Rüyada yel değirmeni görmek, harb ve kıtal ile tâbir olunur.

Halkın buğdayını öğütmek üzere bir yel değirmeni kuran (eğer lâyık ise) insanların

başına geçer ve onlara hükmeder.

Rüyada yel değirmeninin yelkenlerini boyalı ve nakışlı görmek, geçimin güzel

olmasına, maksada ermeğe, işlerin yolunda gitmesine delâlet eder.

Isfehanî demiştir ki: Rüyada bir değirmenin gerek su ve gerek hayvan ile döndüğünü

görmek, hayır ve bereketin husulüne, maişette kolaylığa delâlet eder.

Rüyada el değirmeni ile un öğüttüğünü görmek, büyük bir hayıra ermeye ve elinin

 

emeğinden kazandığından fukaraya infak etmeye alâmettir.

Bir kimsenin rüyada değirmenin taş öğüttüğünü görmesi, korku ve dehşete işarettir.

Yine değirmenin sebepsiz olarak döndüğünün görülmesi, ecelin yaklaşmasına delâlet

eder.

* DEĞİRMENCİ: Rüyada değirmenci görmek, değirmende öğütülen buğday

miktarınca kendi nefsini ve dünyasını ıslah etmekle meşgul olan bir kimseye

alâmettir.

Rüyada yaşlı bir değirmenci görmek, o kimsenin dedesi ve dostu vasıtasıyla

değirmende öğütülen unun miktarı ve değirmencinin gücü nisbetinde dünyanın o

kişiye meylettiğine işarettir. Rüyada genç bir değirmenci görmek, rızkının düşman

eliyle temin edilmesine delâlet eder.

Yine bir kimsenin rüyada değirmenci görmesi, halkı yaşamaya teşvik eden bir adama

delâlet eder. Bir kadının rüyada hububat öğüttüğünü görmesi, üzüntü ve kederlerin

gitmesine ve temizliğe alâmettir.

Bazı kere de değirmenci görmek, keder, düşmanlık, bir şeyi bir halden bir hale

sokmaya faiz ve güç işlerini kendi iradesiyle tamamlayan âmire delâlet eder.

Yine rüyada, kendisine yetecek kadar un öğüttüğünü görmek, kendisine yetecek

miktarda maişetini temin etmeye işarettir.

Bazan da değirmenci görmek, dünyaya meylederek ahireti unutmaya delâlet eder.

* DEĞNEK VE BASTON: İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada değnek veya

baston görmek, soylu ve asil bir kimse ile tâbir edilir. Bir değneğe veya bir asaya

dayandığını görmek, asil bir kimsenin yardımı ile emeline ulaşacağına delâlet eder.

Rüyada elindeki değneğin kısaldığını gören, muradına eremez. Uzadığını gören ise

arzu ve emeline nail olur.

Bir kimsenin rüyada elindeki bastonun birdenbire yılan haline geldiğini görmesi,

dostlarının kendisinden yüz çevirip düşman olacaklarının alâmetidir.

Rüyada elindeki bastonun kendisi ile konuştuğunu görmek, rızık, nimet ve menfaate

delâlet eder.

Rüyada birine bastonu ile vurduğunu görmek, o kişiye karşı söz söylemeğe işarettir.

Yine elindeki bastonla bir taşa vurduğunu taştan da suların fışkırdığını görmek, fakir

için zenginliğe; zengin için de malın artmasına alâmettir.

* DEĞİŞ-TOKUŞ: Rüyada elinde olan herhangi bir şeyi, daha iyi bir şeyle trampa

ettiğini görmek, dünya ve ahiretçe ondan daha hayırlı bir beden ve mükâfata nail

olmaya işarettir.

* DEHLİZ: Bir kimsenin rüyada dehliz görmesi, büyük işlere helâl olan şeylere ve akit

yapan hizmetçiye delâlet eder.

İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada dehliz görmek, hasta ve kötürüm olan

kimsenin yürümesine ya da geçiminin iyi ve yerinde olmasına delâlet eder. Dehlizin

Fihrist’eFihrist

aydınlığı, genişliği ve güzelliği güzel akıbete; karanlık, sık ve eğri olması da kötü

akıbete alâmettir.

* DELİ: Bir kimsenin rüyada delilik hali görmesi, rüya sahibinin deliliği nisbetince eline

geçecek mala delâlet eder. Ne var ki o kişi o malı kötü arkadaşlar uğrunda harcar ve

lâyık olmadığı vechle infak etmeye çalışır.

Rüyada, kendi çocuğunun deli olduğunu görmek, baba için zenginliğe delâlet eder.

Yine rüyada arızasız meydana çıkan delilik, izzet ve zenginliğe ve dünyanın

kendisine yönelmesine ve onu arzu eden için de ferahlık ve sevince alâmettir.

Bazı kere de rüyada görülen delilik, cennete girmeye delâlet eder. Rüyada kadının

deliliği, senenin ucuzluk ve bolluğuna işarettir. Ayrıca delilik, aşka da delâlet eder.

Bazan da acı ve keder veren darbeye ve güzel amel işlemeye alâmettir.

Yine rüyada bir kişinin bir şeyin dokunması neticesi aklında noksanlık meydana

geldiğini görmesi, faiz yediğine işarettir.

* DELİKANLI: Bir kimsenin rüyada güzel yüzlü bir delikanlı görmesi, sürür ve sevince

delâlet eder. Yine rüyada genç ve yiğit bir delikanlı görmek, İbrahim (a.s.)’in meşhur

kıssasına kıyasen nasip ve düşman üzerine galip gelmeye işarettir.

Bazı kere de delikanlı görmek, anarşistlere, zalim kimselere onlara galip gelmeye ve

onlardan intikam almaya delâlet eder.

Ebu Saidül-Vaaz demiştir ki: Rüyada delikanlı görmek, düşmana delâlet eder. Eğer

görülen delikanlı beyaz ise gizli düşman, esmer ise zengin düşman, sarı ise ihtiyar ve

yaşlı düşmandır. Rüyada bir delikanlının arkasından gittiğini görmek, düşmana galip

gelmek ile tâbir olunur.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“-Bir genç rüyada güzel bitmiş bir ekin görse tüylerinin bitmesine işarettir. Bir

delikanlının tenha ve korkulu bir yerde bitki, çalı ve ağaç gibi şeyler görmesi onda

bitecek saç ve sakalın insanları ürküteceğine delâlet eder. Bazı kere de güzel yüz

görmek, 14 günlük ayı görmeye alâmettir.”

* DEMİR: Bir kimsenin rüyada demir görmesi ve onu elinde tutması, mal ve kuvvet ile

tâbir olunur. Demiri aldığını görmek, zayıflık ve acizlikten kurtulmaya ve kuvvete

delâlet eder.

Rüyada demir yediğini görmek, her yerde kurtuluş ve zafere ermeye işarettir. Yine

rüyada demiri ekmekle beraber yediğini görmek, geçim hususunda halka uymaya,

mihnet ve güçlüğe delâlet eder.

Nablusî demiştir ki:

“- Rüyada demiri dişi ile çiğnediğini gören kişi, kuvvetli bir kavme zarar verir ve

onların gıybetini yapar.”

Bir kimsenin rüyada demirden yapılan herhangi bir şeyi görmesi, insanlar için

menfaat ve kuvvete delâlet eder. Rüyada görülen keser, demir kürek ve iki yüzlü

balta gibi âletler insanın hizmetçisi ve ücreti olarak tâbir edilir. Yine rüyada bir demire

mâlik olduğunu görmek, güçlük ve sıkıntı ile rızka nail olmaya alâmettir.

 

* DEMİRCİ: Bir kimsenin rüyada demirci görmesi, kuvvetli, maharetli ve heybetli bir

adama delâlet eder. Çünkü demir, nice emeklerden sonra elde edilir. Bazı kere de

demirci görmek, ölüm meleği Azrail (a.s.)’a alâmettir ki, demir onun kuvvet ve şiddeti

dir.

Rüyada, demiri elinde mum misâli yumuşattığını görmek, nimete, rızka ve mülke nail

olmaya delâlet eder.

Rüyada tanımadığı bir demirciyi görmek, devlet reisine işarettir. Bazı kere de rüyada

demirci görmek, şer ve şiddetlere ve tasarruftan men olmaya delâlet eder. Bazan da

güç ve müşkül şeyi kolaylaştırmaya alâmettir. Çünkü demir ne kadar sert olursa olsun,

demirci onu ateşlerde yumuşatarak istediği şekle sokar…

Bir kimsenin rüyada demirci görmesi, aşçı, ekmekçi, bakırcı v.s. gibi geçimini ateşten

alan kişilere de delâlet eder. Yine demirci görmek, zenginliğe, nimete, işlerin

düzgünlüğüne, makam ve mevki üstünlüğüne delâlet eder.

* DEMİR KÜREK: Bir insanın rüyada demir kürek görmesi. hizmetçiye, menfaate,

rızık ve nimete delâlet eder. Çünkü demir kürek, toprak, çakıl ve çöplüklerin hepsini

sürüp götürür. Toprak ve çöplük ise mala işarettir.

Yine demir kürek görmek, bekâr için evlenmeye, ziraat sahipleri için berekete delâlet

eder. Rüyada demir kürekle toprak ve çöplük veya samanı süpürüp temizlediğini

gören, çok menfaata ve mala nail olur. Bazı kere de demir kürekle süpürmek iştahlı

olmaya delâlet eder. Demir kürek, gece ile de tâbir olunur.

Denilmiştir ki: Rüyada demir kürek görmek, zahmet ve meşakkatlere sabreden bir

kadına, bazı kere de rızık, menfaat ve hastalıklardan şifa bularak sevince erişmeye

delâlet eder.

* DEMİR OCAĞI: Rüyada demir ocağı görmek, kuvvetli ve şiddetli bir kişinin ev

halkından bir kadına delâlet eder. Eğer demir ocağı bakır veya tunçtan ise, o kadın,

mal, eşya ve dünya zinetlerine mâlik kimselerindir.

Ocakta veya tandırda alevli bir şekilde yanan ateşi görmek, rüya sahibinin meydana

gelecek çocuğuna delâlet eder. Bazı kere ocak görmek, ev işlerini yürüten kimselere

de işarettir.

Rüyada ateşsiz ocak görmek, üzüntü ve kedere; ateşli ocak görmek, ihtiyaçları

gidermeye ve rızıklara delâlet eder. Bazı kere de ocak görmek, kadın için kocaya,

binek hayvanına, meclis veya mansıp gibi insanın üzerinde bulunduğu şeye delâlet

eder.

Bekâr birinin rüyada bir ocağa mâlik olduğunu veya ocakta bir şey pişirdiğini görmesi,

yakında evleneceğine delâlet eder. Bu rüyayı evli adamın görmesi durumunda

doğacak çocuğa alâmettir. Kâfir bir adamın böyle rüya görmesi, hidayete ermeye ve

iman devletine delâlet eder.

* DEMİRCİ ÖRSÜ: Bir kimsenin rüyada demirci örsü görmesi, kuvvet ve mala delâlet

eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada demirci örsü görmek, beş vech ile tâbir

olunur:

 

  1. a) Kadri yüce bir adam,
  2. b) Menfaat,
  3. c) Kuvvet,
  4. d) Velayet,
  5. e) İkbal…

Kirmanî de şöyle demiştir: Rüyada çekiç ile örs üzerine vurduğunu görmek, iki

kıymetli kimse arasında söz götürüp getiren, birini diğeri indinde gıybet ve aralarına

fitne sokan adama delâlet eder.

* DELLÂL: Bir kimsenin rüyada dellâl olduğunu görmesi, salâh ve hidayete ve salih

ameller işlemeye ve halk arasında medhü senaya nailiyete delâlet eder.

Dellâl görmek ise, salih ve muhlis bir kimseye delâlet eder. Bazı kere de dellâl

görmek, rüya sahibi için dedikodu yapılacağına işarettir.

* DENİZ: Denizden istifade çoktur, fakat her denize giren inci elde edemez. Ve

selâmet denizin kenarındadır. Bu sebeple bir kimsenin rüyada deniz görmesi,

kuvvetli, celâdetli ve insanların kendisine muhtaç olduğu şefkatli ve adaletli bir

sultana, yani dev let başkanına delâlet eder. Bu rüyayı tüccar görse mala, işçi ve

amele görse ustasına işarettir.

Rüyada denizin bütün suyunu içtiğini görmek, dünyanın birçok nimetlerine mâlik

olmaya delâlet eder. Ve bu zatın ömrü uzun olur.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demişlerdir ki: Rüyada deniz görmek altı şekilde tâbir olunur:

  1. a) Melik ve sultan,
  2. b) İnsanların büyüğü ve reisi,
  3. c) Âlim,
  4. d) İlim,
  5. e) Mal,
  6. f) İş ve gayret…

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:

“- Rüyada denizin üstünde yürüdüğünü ve fakat ayaklarının ıslanmadığını gören

kimse cehennem ateşinden kurtulur ve dünyada salâh erbabı insanlardan biri olur.”

Bazı kere de rüyada denizde yürüdüğünü görmek, sefere, üzüntü, keder ve gamdan

kurtuluşa ve büyük hayra delâlet eder.

Yine bir kimsenin rüyada denize gark olduğunu görmesi: Dünyaya ve dünya servetine

mâlik olmaya alâmettir.

Rüyada denizi bir baştan diğer bir başa yardığını görmek, üzüntü ve kederden

kurtulmağa, selâmet ve sürura ermeye delâlet eder. Yine kişinin rüyada deniz

görmesi, arzu ve isteklerinin yerine gelmesine ve gönül safasına delâlet eder.

Rüyada denizden su alıp bir kaba doldurduğunu görmek, çok mal biriktirmek ile tâbir

olunur. Veya yüce Allah o kişiye öyle bir devlet verir ki, o devlet sayesinde denizden

daha kuvvetli ve geniş bir mal yığar. Allahu Teâlâ, dilediğini hesapsız verir.

Rüyada denize girdiğini görmek, deniz gibi unvanı olan bir sultanın hizmetine girmeye

 

delâlet eder. Bir kimsenin rüyada denizin ortasında oturduğunu veya yattığını

görmesi, sultanın huzuruna gireceğinin işaretidir.

Rüyada denizden su içtiğini görmek, içtiği miktarca ilim ve edep elde etmeye

alâmettir. Denizi geçtiğini gören ise, düşmanın malından ganimet alır ve muradının

incisini elde eder. Çünkü Benî İsrail denizi geçip Firavun’un malını ganimet olarak

almışlardı.

Rüyada denizde yıkandığını görmek, günah ve hatalardan halâs olmaya, hüzün ve

kederin gitmesine delâlet eder.

Hasta bir adamın denizde yıkandığını ve abdest aldığını görmesi, Allahu Teâlâ’nın

ona şifa vereceğine; borçlu birinin görmesi, borç ve sıkıntıdan kurtulacağına ve

korktuğu şeylerden emin olmaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada deniz üstünde ayakta durduğunu görmesi, devlet reisi tarafından

ummadığı bir şeye nail olmaya delâlet eder. Denizde yüzdüğünü ve batarak

kaybolduğunu görmek, ömrün bitmesine ve helake delâlet eder. Rüyada suyun

kendisini kapladığını ve orada öldüğünü görmek ise, şehid olarak vefat etmeye

alâmettir. Çünkü denizde boğulan şehittir.

Denilmiştir ki: Bazı kere deniz görmek, ızdırap veren, helak eden bir fitneye işarettir.

Deniz rüyası, cehenneme dahi delâlet eder.

Yine deniz rüyası, yolculuğa, harbe ve harpde elde edilecek mala ve ganimete

alâmettir.

Denizin tatlısı mümin, acısı kâfir ile tâbir olunur. Deniz bazan da gökten yağan

yağmura, çakan şimşeğe ve suların sürükleyip getirdiği şeylere delâlet eder.

Deniz rüyası, tesbih ve tehlile dahi alâmettir. Çünkü insan denizi görünce

“Sübhanallah” der, Allah’ın sonsuz kudretini hatırlar, Rabbini tekbir ve tehlil eder.

Suların şırıltısı da bir nevi zikirdir.

Rüyada denizden avucu ile su alıp deniz üzerinde bulunan bir gemiye koyduğunu

görmek ve onu doldurmak, uzun ömürlü bir çocuğa delâlet eder. Bu rüyayı görenin

uzun ömürlü bir çocuğu olması muhtemeldir.

Bir kimsenin denizden su alıp içtiğini görmesi, içtiği su kadar ilim ve irfana nail olmaya

delâlet eder. içtiği su bulanık ise korku ve dehşete işarettir.

Yine kişinin rüyada Atlas Okyanusunu görmesi, ömrünün kısalığına alâmettir. Bu rüya

aynı zamanda uzun ömürle alem-i gayb ve şehadete kavuşmaya da delâlet eder.

Rüyada denize sidik ettiğini görmek, günah ile tâbir olunur. Denizin taşıp dalgalarının

birbirine vurduğunu görmek, yolculuk esnasında korku ve şiddete düşmeye işarettir.

Bazı kere de deniz, dünyaya ve dünyanın akıl almaz hallerine delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki: Rüyada deniz görmek, mutlaka halife ve sultan veya faziletli

bir âlim ile tâbir olunur. Denizi saf, temiz, düzgün bir halde görmek, adaletli devlet

reisine işarettir. Bulanık, kötü, çırpınır görmek, zalim ve cebbar sultana delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî de demiştir ki: Rüyada denizin kuruduğunu görmek, devlet

 

başkanının vefatına yahut askerinde noksan husulüne veya düşman karşısında

mağlub olmasına delâlet eder.

Rüyada deniz hayvanlarından birinin kendisiyle konuştuğu görmek, hükümetin gizli

işlerini ve sırlarını açıklamaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada denizin yerden kalktığını görmesi, cebbar ve zalim bir devlet

reisinin zevaline delâlet eder. Rüyada denize dalıp inci çıkardığını görmek, ele

geçecek mala ve nimete alâmettir.

Rüyada denizden su alıp içtiğini görmek, ilim ve mal ile müreffeh ve mesud olmaya

delâlet eder. Yine rüyada denizin suyu bir mahalli bastığını görmek, oraya gelecek

adil bir idareciye delâlet eder ve herkes ondan faydalanır.

* DENİZDE SAVAŞMAK: Bir kimsenin rüyada denizde savaştığını görmesi,

korkaklığa, tehlikeli işlerde bulunmaya, iki düşman arasında kalmaya (ki biri deniz

öbürü düşman) tazminat altında bulunmaya delâlet eder. Bu rüya, bazı kere de

denizden ve denizin delâlet ettiği bir kimseden rızık talep etmeye alâmettir.

* DENİZ KOYUNU: Rüyada deniz koyunu yününden yapılma elbiseyi görmek, çok

mala işarettir. Bu elbisenin kendi üstünde olduğunu görmek Hac ile tâbir olunur ki,

rüya sahibi hacca gider. Eğer görülen elbisenin rengi kırmızı ise rüya sahibi için yenilenecek

dünyalığa, sarı olursa hastalıkla beraber yine dünyalığa delâlet eder.

Deniz koyununun yününden yapılan elbiselerin hepsi rüyada giyen için mala delâlet

eder.

* DENİZ FENERİ: Rüyada deniz feneri görmek, dost ve ahbablarınızın kâmil kimseler

olduğuna delâlet eder. Ve onlar eliyle erişecek nimete işarettir.

* DENİZALTI: Bir kimsenin rüyada denizaltı görmesi, işlerin güçlüğüne ve bazı kere

de sefere delâlet eder.

Yine denizaltı görmek, sizi çekemeyen kimselerin mevcudiyetine delâlet eder.

* DEPREM: Rüyada deprem görmek, üzüntü, keder, zarar, ziyan ve işlerin iflâsı ile

tâbir olunur. Aynı zamanda deprem korku ve şiddete de alâmettir.

* DERE: Bir kimsenin rüyada dere görmesi, bereket, nimet ve mala delâlet eder.

Rüyada içinden az bir su akan dere görmek, güzel hayata ve kolay maişete işarettir.

Dereden veya su yolundan su aldığını görmek hayır ile tâbir olunur.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada vadi ve dere görmek şu şekilde tâbir

olunur:

  1. a) Hac ibadeti,
  2. b) Sultan ve melik,
  3. c) Haşmet,
  4. d) Mal,
  5. e) Nimet,
  6. f) Ticaret,
  7. g) Riyaset (baş olmak),
  8. h) Zafer,

ı) İlim ve hikmet…

 

Kirmanî demiştir ki: Rüyada evler ve haneler arasında tatlı sulu bir dere aktığını

görmek, o mahalledeki halkın geçiminin güzelliğine ve feyz ü berekete delâlet eder.

Bazı kere de küçük dere görmek, zevceye işarettir. O derede gölülecek iyi veya kötü

hal zevceye nisbet edilir.

Rüyada bir dereden veya su yolundan geçtiğini fakat zevcesini arkasında bıraktığını

görmek, hanımından evvel öleceğine alâmettir.

Rüyada bir dereden tatlı su içtiğini görmek, hayat boyu zevk ve lezzet almaya delâlet

eder. Eğer içilen su acı ise hastalığa işarettir. Yine rüyada dereden süt, bal ve bunlar

gibi şelerin aktığını görmek, feyz ü berekete, hayır ve nimete delâlet eder.

* DERE OTU: Bir kimsenin rüyada dere otu görmesi, istikbalde görülecek hadiseler

ile tâbir edilir. Bu sebeple elinde dere otu olduğunu görmek, istikbalde vuku bulacak

hadiseye delâleteder.

* DERİ KALKAN: Rüyada deri görmek, ansızın gelecek sevindirici haberdir. Bir

kimsenin rüyada sığır derisinden yapılma kalkan görmesi, ihtiyatla beraber zırha

delâlet eder. Sığır derisinden bir kalkan sattığını görmek, bir kadın ile tâbir olunur.

Bazı kere de deriden kalkan, kişiyi korktuğu şeyden muhafaza eden şeylere delâlet

eder.

* DERİSİNİ YÜZMEK: Rüyada bir kimsenin kendi bacaklarının derisini gayet ince ve

muntazam bir şekilde yüzdüğünü görmesi, ona ulaşacak hayıra delâlet eder. Veya o

kişi bir kadınla evlenir. O kadın da kendi malını beyine bağışlar.

Bazıları demişlerdir ki: Eğer bu rüyayı hasta biri görürse öleceğine ve dünyadan

ayrılacağına işarettir.

Rüyada sadece deri görmek, dedikodu yapan bir adama delâlet

eder. Bir başkasının yüzülmüş olduğunu görmek, malının elden gitmesine alâmettir.

Sağ elinin derisini yüzmek erkek kardeşin, sol elinin derisini yüzmek de kız kardeşin

malını gasb etmeğe işarettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada herhangi deriyi görmek bereket ile tâbir

olunur. Derisinin siyah veya mavi olduğunu görmek ise üzüntü ve kederdir.

* DERSHANE: Rüyada görülen dershane, üzüntü, keder, sıkıntı ve mihnete delâlet

eder. Çünkü talebe mihnetle çalışarak ders geçer. Bazı kere de dershane görmek,

dünya ve ahiret mâmurluğuna alâmettir. Bir kimsenin rüyada dershanede çalıştı

ğını görmesi, ferah, sürür ve sevince delâlet eder.

* DERVİŞ: Rüyada Allahu Teâlâ’yı zikreden bir derviş görmek, nimet, rızık, menfaat

ve hayır ile tâbir olunur. Yine derviş görmek ilim ve hikmete de delâlet eder.

Dervişlerle bir mecliste olduğunu görmek, af ve mağfirete işarettir. Çünkü hadis-i

şerifte: “Onlar öyle bir zümredir ki, onlarla olan âsi olmaz” buyurulmuştur.

* DESTAN: Bir kişinin rüyada destan veya hikâye söyleyen adamı görmesi,

insanların arasını sevgiyle uzlaştıran kimselere delâlet eder. Destan söyleyeni

görmek, bazı kere de kahramanlık ve şecaat ile tâbir olunur. ‘

 

* DESTERE: Rüyada destere ile herhangi bir şeyi kestiğini görmek, kişinin muradının

husulüne delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada destere görmek, şu vech ile tâbir olunur:

  1. a) Evlât,
  2. b) Kardeş,
  3. c) Kız kardeş,
  4. d) Zevce…

Rüyada destere ile odun kestiğini görmek, düşmana galip gelmeye, elinde bir destere

olduğunu görmek, yeni bir işe delâlet eder.

Kirmani demiştir ki: Rüyada elinde bir destere olduğunu veya kendisine bir destere

verildiğini görmek, çocuk ile tâbir olunur. Eğer o kişinin oğlu varsa, bir oğlu daha olur.

Bekâr ise evlenir.

* DESTİ: Bekâr bir kimsenin rüyada desti görmesi, yakında evleneceğine delâlet

eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada desti görmek, şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Çalışan zevce,
  2. b) Hizmetçi,
  3. c) Kuvvetli din,
  4. d) Sağlıklı beden,
  5. e) Uzun ömür,
  6. f) Mal,
  7. g) Nimet ve miras…

* DEV VE PERİ: Bir kimsenin rüyada dev ve peri görmesi, işe, zenginliğe veya yalan

habere alâmettir.

* DEVE: Rüyada erkek deve görmek, üzüntü ve keder ile tâbir olunur. Erkek devenin

kendisine zahmet verdiğini görmek, o zahmet miktarınca bir düşman tarafından

üzüntü ve kedere uğrayacağına delâlet eder.

Kişinin rüyada dişi deveye sahip olduğunu görmesi, saltanat ve kudrete delâlet eder.

Bazı kere de dişi deveye mâlik olmak, akıbetin güzelliğine, din ve dünyaca selâmete

alâmettir.

İbn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada deveye binip süratle yürüdüğünü gören, sefere çıkar.”

Rüyada katar halinde deve görmek, kış mevsiminde yağmura delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada devenin yününü aldığını görmesi, ele geçecek mala delâlet eder.

Ancak bu mal devamlı olmaz.

Rüyada deveyi kendi bahçe veya duvarında görmek, hayır, bereket ve sevince

işarettir.

Nablusî (rh.a) demiştir ki:

“- Rüyada erkek deve görmek, mesken ve gemiye işarettir. Çünkü deve karada sefer

 

yapar. Erkek deve, kine ve bir zaman sonra olsa dahi intikam almaya ve çok sabırlı

birisine alâmettir.”

Kocası olmayan bir kadının rüyada deveye bindiğini görmesi, yakında kocaya

gideceğine işarettir. Eğer kocası olup da seferde ise, bu rüya, kocasının döneceğine

delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada erkek devenin et yediğini veya evleri dolaşarak meçhul bir şeyler

yediğini görmesi, halka gelecek bulaşıcı hastalıklara delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki:

“- Rüyada kızgın ve öfkeli deve görmek, kadri yüce bir adama delâlet eder. Yine

birçok develere mâlik olduğunu görmek, eğer ehil ise valilik makamına işarettir. Ehil

biri değilse, bu defa çok hayra delâlet eder.”

ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada deveye binmiş olduğu halde yolunu kaybedip hiç bilmediği yollara gittiğini

gören delâlete ve hayrete düşer. Bir dişi deve Bulduğunu gören kimse güzel bir

hanımla evlenir.”

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki:

“- Rüyada deveye bindiğini görmek, hacca gitmeğe; deveden inmek, sefer esnasında

hasta olup yola devam edememeğe, deveden düştüğünü görmek, tehlike ve hatalara

düşmeğe, iki devenin kavga ettiklerini görmek de iki devlet arasında vuku bulacak

harbe delâlet eder.”

Bir kimsenin rüyada dişi devenin memesinden sütünün aktığını görmesi, o sene

bolluk ve bereket içinde geçecek günlere alâmettir.

Yine kişinin rüyada deveye bindiğini görmesi, büyük bir şerefe nailiyete işarettir.

Rüyada kendi üzerine bir devenin bindiğini görmek ise, üzüntü, keder ve sıkıntıya

delâlet eder.

Rüyada azgın bir deveyi tutarak kendi hükmü altına aldığını görmek, düşmana karşı

zafer bulmaya delâlet eder. Hasta bir adamın evinde deve olduğunu görmesi,

hastalıktan şifaya işarettir.

Rüyada develeri otlatmak, derecenin yükselmesine, deve sağmak çok mala ve rızka

delâlet eder.

Rüyada bir devenin kendisini boğazladığını veya azalarından birini kırdığını yahut

yediğini görmek, bu durum miktarınca rüya sahibinin çekeceği elem ve ıstıraba

işarettir.

Bir kimsenin dişi bir deveden süt sağdığını görmesi, sultan tarafından gelecek mala

delâlet eder. Kan sağdığını görmek ise, haram mal ile tâbir olunur.

Rüyada bir erkek deveyi boğazlayıp kurban ettiğini görmek, rahat, huzur, sevinç ve

sürür alâmettir. Ve o kişi düşmanını kahrederek zafer bulur.

Rüyada deveden düştüğünü görmek, fakirliğe, devenin bir kimseye ayağı ile

vurduğunu görmek, hastalığa delâlet eder.

 

* DEVECİ: Rüyada deveci görmek, işleri idare eden valiye, orduyu idare eden

kumandana işarettir. Bazı kere de deveci görmek, gemi kaptanına ve gemiyi idare

edenlere delâlet eder. Yine rüyada görülen deveci, yolculuğa, hastanın ölümüne

alâmettir.

* DEVE DİKENİ: Kişinin rüyada deve dikeni görmesi, üzüntü ve tasalardan halâs

olmağa, borcunu ödemeğe, günah ve hatalardan tevbeye ve kâfir birinin hidayetine

delâlet eder.

* DEVE HANI: Bir kimsenin rüyada deve hanı görmesi, tekke ve mescid gibi ileri

gelenlerin toplandığı veya han gibi yolcuların konakladıkları yerlere alâmettir.

* DEVE KASABI: Rüyada elbiseleri kirli, paslı ve elinde bıçak olduğu halde deve

kasabı görmek, insanları helak eden kimseye işarettir. Eğer kasabın elbisesi pâk ve

temiz ise uzun ömre delâlet eder. Rüyada kasabı zayıf bir halde görmek, akıbetin güzelliğine

delâlet eder. Bu rüya bazı kere de geçimin zorluğu ile tâbir olunur.

* DEVE KUŞU: Rüyada evinde bir deve kuşu olduğunu görmek, uzun ömür ile tâbir

olunur. Bazı kere de deve kuşu görmek nimete delâlet eder.

Rüyada bir deve kuşu bulduğunu veya aldığını, yahut deve kuşuna mâlik olduğunu

görmek, ihsan sahibi bir kadına delâlet eder. Yine bir kimsenin rüyada deve kuşunu

arkasına yüklediğini görmesi, ayağına gelecek kısmet ile tâbir edilir.

Rüyada bir deve kuşuna binip onunla uçtuğunu ve tekrar yere indiğini görmek, sefere

gidip selâmetle geri dönmeye alâmettir.

* DEVE YAVRUSU: Kişinin rüyada deve yavrusu görmesi, şerefli ve muhterem bir

çocuk ile tâbir olunur. Rüyada yanında bir deve yavrusu olduğunu görmek, doğacak

erkek çocuğa delâlet eder.

* DEVE YÜNÜ: Rüyada deve yünü görmek şu vech üzere tâbir olunur:

  1. a) Fayda,
  2. b) Rızık,
  3. c) Elbise,
  4. d) Miras,
  5. e) Nimet ve mal.

Bir kimsenin rüyada birkaç yük deve yününe mâlik olduğunu görmesi, büyük ve çok

bir mala delâlet eder.

Rüyada kendi vücudunda deve yünü çıktığını görmek, malının ve şerefinin

artacağına alâmettir. Bazı kere de deve yünü görmek, helâl mala delâlet eder.

* DİBEK: Bir kimsenin rüyada dibek görmesi, kadına delâlet eder. Dibekte bir şey

dövdüğünü görmek, izdivaç ile tâbir olunur.

Nablusi demiştir ki: “Rüyada taş dibeği görmek, kolaylıkla ıslahedemediği malı,

zahmet ve meşakkat çekerek ıslah eden kişiye delâlet eder.”

Rüyada dibek görmek bazı kere de ihtiyaçları gidermeye ve işleri kolaylaştırmaya

işarettir.

 

* DİKEN: Kişinin rüyada diken görmesi, fitneye, haşin ve şiddetli bir adama delâlet,

eder. Rüyada deve ve bir başka hayvana dikenli otlar yedirdiğini görmek, o hayvan

yüzünden zarara uğramağa, keder ve üzüntüye düşmeğe delâlet eder.

* DİKİŞ DİKMEK: Rüyada dikiş diktiğini görmek, dost ve akraba arasında mevkinin

artacağına ve helâl mala delâlet eder. Dikiş diken bir kimseyi görmek ise, işlerde

yardımcıya işarettir.

* DİCLE NEHRİ: Bir kimsenin rüyada Dicle nehrini görmesi veya nehirden su içtiğini

görmesi, temiz ve helâl rızka, gayret ve ihtimam içinde çalışmaya delâlet eder.

* DİL: Dünyada hazine gibi muhafaza edilmeye en çok muhtaç olan şey insanın

dilidir. Bu sebeple rüyada görülen dil, sahibinin tercümanı ve işlerini yürütendir.

Rüyada dilini hareket ettirdiğini görmek, hata ile tâbir olunur.

Sükut eden selâmet bulur, fakat susanlar pek azdır. Rüyada biri ile münakaşa

yaptığını ve dilinin uzun olduğunu görmek, hayasızca söz söylemeğe delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada dilinde siyah kıl bittiğini görmesi, hemen zuhur edecek bir şerre,

beyaz kıl bittiğini görmesi de, sonradan çıkacak bir şerre alâmettir. Bazı kere de dil

görmek, kemâl, güzellik, delil, gidişat ve şöhrete delâlet eder. Rüyada devlet reisi dilinin

kesildiğini görse, bu rüya, ona tercüman olan kimsenin ölümüne delâlet eder.

Mahkemesi olan kimsenin rüyada dilinin kesildiğini görmesi, delillerinin boşa

çıkacağına ve mahkemeyi kaybedeceğine delâlet eder ve o zat kahra uğrar.

Evli bir adamın rüyada hanımının dilinin kesildiğini görmesi, o hanımın iffetli ve

mesture bir kadın olduğuna işarettir. Tersine, hanımın rüyada efendisinin dilinin

kesildiğini görmesi, hanımın ona şaka yapmasına alâmettir.

Rüyada dilinin çenesine yapıştığını görmek, hakkı veya kendisine bırakılan bir

emaneti inkâr ile tâbir olunur.

Yine rüyada dilinin iki parça olduğunu görmek, yalancılık ile tâbir edilir. Rüyada kendi

dilini kaybettiğini görmek, memedeki çocuğun ölümüne delâlet eder.

Bir âlimin rüyada dilinin kesildiğini görmesi, mücadele ve münazarada mağlubiyete

alâmettir. Bazı kere de o âlimin hizmetçisi veya talebesi ya da çocuğu ölür.

Rüyada dilinin kaybolduğunu görmek, kendisine, çoluk çocuğuna, akrabalarına yahut

komşularına gelecek bir musibetten dolayı düşmanın sevinç ve sürür duymasına

delâlet eder.

Rüyada birisine dilini çıkardığını görmek, halk arasında alaya maruz kalmaya

alâmettir. Bir şairin rüyada dilinin kesilmesini görmesi, onu kesen kimse tarafından

gelecek mala ve nimete delâlet eder.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“-Bir adam rüyada kendisinin ini olduğunu ve o inde bir arslanı bulunduğunu görse;

in, o adamın ağzı, arslan da onun dilidir. İnsanları yemesi ve parçalaması için

arsalanını halkın üzerine salıvermesi, diliyle insanlara eziyet etmesine ve onları

incitmesine delâlet eder.”

 

* DİL ÇİÇEĞİ: Kişinin rüyada dil çiçeği görmesi, şerefli bir zattan gelecek devamı

olmayan mala delâlet eder.

* DİLENCİ: Bir kimsenin rüyada dilenci görmesi, ilim öğrenen talebeye, eğer istenen

şey kendisine verildiyse talep ettiği ilme nail olmasına işarettir.

Rüyada alçak gönüllü ve mütevazi bir dilenci görmek, kurtuluş ve zafere delâlet eder.

Çünkü sadaka belâları defeder. Bazı kere de dilenci görmek, üzüntü, keder ve

sıkıntıya işarettir.

Rüyada dilendiğini ve kendisine de bir şeyler verildiğini görmek, zillet ile tâbir olunur.

Nablusî demiştir ki:

“- Bir adamın rüyada birtakım dilencilerin kendi malından aldıklarını görmesi, zarara

ve büyük şiddete, rüya sahibinin veya onun işinde çalışan birinin ölümüne delâlet

eder.”

Bazı kere de rüyada dilenci görmek, tembelliğe alâmettir.

* DİLSİZLİK: Bir kimsenin rüyada dilsizlik hali görmesi, dinin bozukluğuna ve iftira

sözlere işarettir. Bu sebeple rüyada dilsiz olduğunu görmek, hayır ile tâbir edilmez ve

ondan gıybet gibi, küfür sözler zuhur eder.

Yine rüyada dilsiz olduğunu görmek, cehalete delâlet eder. Memur bir adamın,

rüyada dilsiz olduğunu görmesi, vazifeden azledileceğine alâmettir. Dilsizlik, ancak

kadın hakkında hayır ile tâbir edilir.

İyi bir kişi, rüyada dilinin tutulduğunu görse, fıkıh ve rızka nail olur ve düşman üzerine

zafer bulur. Bazı kere de dilsizlik hali, ümit edilen şeylerin meydana geleceğine

delâlet eder.

* DİL SÜRÇMESİ: Rüyada konuşurken hata etmek, uyanıkken ayağı kaymaya,

kazancın zayi edilmesine ve ilim talep edenin unutkanlığına delâlet eder.

* DİMAĞ: Rüyada dimağ görmek, gizlice biriktirilmiş mala işarettir. Rüyada kendisinin

dimağının büyük olduğunu görmek, akıl üstünlüğü ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada dimağının yok olduğunu görmesi, cehaletinin derinliğine delâlet

eder.

Rüyada dimağını veya kemiklerinin iliklerini yediğini görmek, kendi malını yemeye

alâmettir. Bazı kere de rüyada dimağ görmek, dine ve kalb safasına, güzel itikada

delâlet eder.

* DİNAR (Bir nevi para): Bir kimsenin rüyada dinar görmesi, ilme, salih ve hayırlı

evlada ve menfaata delâlet eder. Rüyada altın dağıttığını görmek, üzerinde olan

borçları ödemeye, altın kaybetmek, hane halkından birinin vefatına, altın taşımak, kâr

ve kazanca delâlet eder.

* DİNLEMEK: Rüyada Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim’den bir âyet dinlemek, veya

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) hakkında söylenen kaside ve methiyeyi duymak, hidayete ve

Allah’a yönelmeye delâlet eder.

 

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada başka birisine söylenen söze kulak vermek yalan söylemeye, kovuculuk

yapmaya ve bazı kere de rüya sahibine sultan tarafından isabet edecek çirkin bir

şeye işarettir.”

Rüyada bir başkasından güzel sözler duyduğunu ve o sözlere tâbi olduğunu görmek,

müjde ve sevince delâlet eder. Çünkü güzel söz sadaka gibidir.

Rüyada hayvanların seslerini duymak, keder, üzüntü, korku ve sıkıntıya işarettir. Bir

atın kişnediğini görmek ise, izzet ve kuvvete delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada kırlangıç kuşunun cıvıltısını duyması, faydalı söze ve Kur’ân-ı

Kerim dinlemeye delâlet eder.

Rüyada köpek sesi, fuzuli ve boş söze; pars sesi, hayret ve dehşete; güvercin sesi,

feryat etmeye, sesli ağlamaya veya inkâra delâlet eder.

* DİNLENMEK: Bir kimsenin rüyada yorgunluk ve meşakkatten sonra dinlenip rahat

ettiğini görmesi, fakirlikten sonra zenginliğe, sıkıntı ve şiddetten sonra hayırlı ve

saliha bir kadına delâlet eder.

Hasta bir adamın rüyada dinlendiğini görmesi, ecelinin yaklaştığına, dünyanın türlü

meşakkatinden sonra rahata kavuşacağına alâmettir. Bazı kere de dinlenmek, sıkıntı

ve darlık ile tâbir olunur.

* DİNDEN DÖNMEK: Rüyada Hak din olan İslâm’ı bırakıp bir batıl dine girmek hali,

günaha, zillet ve hakarete delâlet eder.

* DİPLOMA: Rüyada diploma görmek, sevinç, sürür ve ferah alâmetidir. Çünkü okul

bitince talebeye diploması verilir. Yine rüyada diploma görmek, bulunduğu vazifede

daima yükselmeye işa: rettir. Bir kadının diploma aldığını görmesi, efendisinin

kendisinden razı ve memnun olduğunun işaretidir.

* DİNÎ MERASİM: Bir kimsenin rüyada mevlid veya hatim gibi bir merasim görmesi,

ömür uzunluğu ve akibet güzelliği ile tâbir olunur.

* DİREK: Rüyada direk görmek din ile tâbir edilir. Bu rüya beş vakit namaza da

işarettir. Çünkü namaz dinin direğidir.

Bir kimsenin rüyada gökten direk indiğini görmesi, Allahu Teâlâ’nın ihsan ve ikramına

delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada direk görmek üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Sözünde ve işinde sadık bir adam,
  2. b) Doğru ve güzelbir kelâm,
  3. c) Yüksek ve ulvî mertebe…

Ibn-i Sîrîn hazretleri de direk rüyasını aynı şekilde tâbir etmişlerdir.

Rüyada yerden semaya doğru birçok direkler dikildiğini görmek, o mahalde İslâm’ı

neşreden ve kuvvetlendiren âlimlerin çokluğuna işarettir. Rüyada bir direğin

 

yıkıldığını görmek, o memleketin vali veya yüksek bir memurunun ölümüne delâlet

eder.

Rüyada direk görmek, bazı kere de kendisine itimad edilen güvenilir bir kimseye

delâlet eder. Yine rüyada görülen direkler, mahzurlu şeyleri defetmeye ve mühim

işlerde kendilerine itimad olunacak kişilerdir.

Rüyada birçok direğe mâlik olduğunu görmek, mülke, nimete ve insanlar nezdinde

itimada nailiyete işarettir. Âlim bir kimsenin direklere mâlik olması, etrafına

toplanacak dindar kişilere ve talebelere delâlet eder.

Rüyada eğilmiş ve devrilmeye yüz tutmuş cami direğinin görülmesi, devlet reisinin

emirlerinin dinlenmemesi ile tâbir olunur.

Yine direk rüyası: Baba, çocuk, mal, mülk, ortak, hayvan ve zevce ile tâbir edilir.

Rüyada kendisinin direk olduğunu görmek, ecelin yaklaştığına ve cesedinin iki direk

arasına gömüleceğine delâlet eder.

Mermerden yapılma sütun görmek, faydalı ve şerefli bir mala veya hayırlı bir kadına

delâlet eder.

Rüyada ağaçtan, toprak veya kireçten, yahut bir başka şeyden direk görmek, evin

kıymetine ve o ev halkına hizmet eden kimseye ve evin yükünü yüklenen ve evin

direği mesabesinde olan zata alâmettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada elinde bir demir direk olduğunu görmek, işinde ve

sözünde kavi ve kudretli olmaya delâlet eder.

Bir kimsenin yerden semaya doğru dikilmiş ve fakat ucu görünmeyen bir direk

görmesi, İslâm âlimlerinden bir zatın sohbetinde bulunmaya işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyasında bir direğin kaidesine dayandığını veya bir direk kaidesi satın

aldığını yahut kendisine hediye edildiğini görmek, ihtiyar bir kadın ile evlenmeye

delâlet eder.

Bazı kere de direk rüyası, dinin ve itikadın kuvvetliliğine delâlet eder.

* DİRİLMEK: Bir kimsenin rüyada kıyametin koptuğunu ve insanların kabirlerinden

kalkarak mahşer meydanına doğru dağıldıklarını görmesi, halkın menfaatları için

çarşı ve pazara dağılıp yayılmalarına, kiminin kâr, kiminin de zarar etmelerine

alâmettir. Yine ölü iken dirildiğini görmek, fayda ve menfaate işarettir.

* DİŞ: Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada görülen diş, ecelin sona ermesine ve ezelde takdir edilen ömre delâlet

eder. Dişlerin hepsi, aileye, kabileye, kız ve erkek evlada alâmettir. Bazı kere de

rüyada görülen dişler mala, binit hayvanlarına, kiraya verilen eve ve tarlaya,

hububata, ölüm ve hayata, ayrılığa ve birleşmeye işarettir. Dişler emanet ve gizli

şeylere de delâlet eder.”

İbn-i Kesir demiştir ki: “Rüyada dişlerin küçüklüğü güzellik ile, büyüklüğü de müjde

ve beşaret ile tâbir olunur.”

 

Bazı kere de rüyada diş görmek, insanın tedbirli olmasına ve gizli işlere delâlet eder.

Denilmiştir ki: Üst çenedeki dişler, rüya sahibinin baba tarafından olan akrabalara

delâlet eder. Alt çenedeki dişler de ana tarafından akrabalardır.

Yine ikisi alt ve ikisi de üst çenede bulunan dört ön dişlerden alt çenedeki iki ön diş,

rüya sahibinin baba tarafından değil de, kendi neslinden meydana gelmiş olan en

yakın kimselere delâlet eder. Oğul ve kız veya torun gibi…

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:

“- Bir kimse rüyada bir dişinin düştüğünü ve onu düştüğü yerde bulduğunu görse, eğer

çocuğu vefat etti ise, onun yerine bir evladı dünyaya gelir. Düşen dişi arayıp

bulamazsa, bu rüya, akrabadan birinin vefat edeceğine delâlet eder. Rüyada

dişlerinin her yeri çifte olduğunu görmek, akrabadan gelecek hayır ve menfaate

işarettir.”

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada diş görmek, altı şekilde tâbir olunur:

  1. a) Akraba ve ehl-i beyt,
  2. b) Mal,
  3. c) Menfaat,
  4. d) Gam ve keder,
  5. e) Akrabadan ayrılık,
  6. f) Zarar ve hasar…

Rüyada bir dişinin ağrı vererek düştüğünü görmek, yakın ve sevdiği akrabadan birinin

vefatına işarettir. Ağrı vermeden düştüğünü görmek ise, uzak akrabadan birinin

ölümüne delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki: Bir kimsenin rüyada ağrımakta olan dişine ilaç yaptığını

veya çektirdiğini görmesi, hayır ve menfaate, keder ve gamdan kurtulmağa delâlet

eder.

Bir kimsenin rüyada dili ile dişlerini kökünden kopardığını görmesi, söylenen fena bir

sözden dolayı aile halkının işlerinin bozulmasına delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki:

“- Rüyada dişi kökünden çekip koparmak, akrabaları ziyaret etmemeğe, diş

çıkarılırken çıkan kan da, hısım ve akrabayı ziyaret etmemeden dolayı meydana

gelecek günah, cep ve avuç içinde görülen dişler de, kız kardeş ve evlâdın çokluğuna

alâmettir.”

Rüyada dişlerinin çürümüş olduğunu görmek, aile durumunun zayıflığına alâmettir.

Yine rüyada dişlerinin aralıklı olduğunu görmek de, aile halkının dağılmasına ve

malın noksanlığına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada azı dişlerini görmesi, kavmin büyükleri ve hayırlıları ile tâbir

olunur, çünkü ağızdaki dişlerin en büyükleri azı dişleridir.

Kişinin rüyada dişlerinde siyahlık veya noksanlık, yahut kırık bulunduğunu görmesi,

yakınında meydana gelecek üzüntü ve kedere işarettir. Rüyada dişinin altından

olduğunu görmek, hatip ve edipler için hayır ve menfaate delâlet eder. Rüyada

dişlerini misvakla temizlediğini görmek, borç ödemeye ve sünnete tâbi olmaya delâlet

eder.

 

* DİŞİ ARSLAN: Bir kimsenin rüyada dişi arslan görmesi. şerli, zalim ve çocuğuna

kahredici bir kadına alâmettir. Rüyada bir dişi arslanı sevip ökşadığmı gören kişi,

büyük bir sıkıntıdan ve şiddetli bir ızdıraptan kurtulur.

Rüyada dişi arslan sütü içtiğini görmek, sultan tarafından gelecek bir mala ve

menfaate delâlet eder. Ve o kişi düşmanı üzerine zafer bulur. Yine rüyada dişi arslan

etini yediğini görmek, saltanat ve büyük mülk ile tâbir edilir.

* DİŞİ GEYİK: Bir adamın rüyada dişi geyik görmesi, Arap ırkından güzel bir

hizmetçiye delâlet eder. Rüyada dişi geyik avladığını görmek, hizmetçiye hileye veya

bir kadınla evlenmeye işarettir.

Yine rüyada dişi geyiği avlamak için taş attığını görmek, nimet, mal ve berekete

delâlet eder. Rüyada kendisinin erkek bir geyik haline geldiğini görmek, dünya

zevklerine erişmeye, mal ve menfaate alâmettir.

Rüyada geyik yavrusu aldığını görmek, hayırlı bir miras ile tâbir olunur. Rüyada erkek

bir geyik tuttuğunu görmek ise, bir hizmetçiye mâlik olmaktır.

Rüyada erkek bir geyiği evine soktuğunu görmek, eğer oğlu var ise, onu

evlendirmeye delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bir geyiğe mâlik olduğunu görmesi, helâl mal, ikramlı ve hürmetli

bir kadın ile tâbir olunur. Yine rüyada geyik eti yediğini görmek, güzel bir kadından

mal elde etmeye işarettir.

* DİŞİ KEDİ: Kişinin rüyada dişi kedi görmesi, hizmetçi ve koruyucu olarak tâbir edilir.

* DİŞİ KOYUN: Rüyada dişi koyun görmek, şerefli, zengin ve saygıdeğer bir hanıma

delâlet eder. Dişi koyun eti yediğini görmek, bir kadın tarafından gelecek mirasa

alâmettir. Yine dişi koyundan süt sağdığını görmek, mal ile tâbir olunur.

Rüyada dişi koyunun kendi evine girdiğini görmek, o sene, o ev için bolluk ve bereket

olacağına işarettir. Hamile dişi koyun, bolluğa ve ümit edilen mala delâlet eder.

Rüyada etini yemek için dişi bir koyun boğazladığını görmek, murad ve maksada

ermekle tâbir olunur. Etini yemek istemeksizin dişi koyunu boğazladığını gören

kimse, bir kızla evlenir.

Rüyada bir koyunun kendi üzerine sıçradığını ve onunla çetin bir mücadele ettiğini

görmek, hanımın hilekârlığına delâlet eder. Rüyada koyunun doğurduğunu görmek

ise, bolluğa ve genişliğe nail olmaya alâmettir.

* DİVİT: Bir kimsenin rüyada divit görmesi, onun kıymeti nisbetince, izzet, devlet ve

yüksekliğe işarettir. Bazı kere de divit görmek: Hanıma, mala, hizmetçiye, evlenmeye,

bir kadın tarafından meydana gelecek menfaate, evlât tarafından meydana gelecek

bir durum ve maksada alâmettir. Bu sebeple bir divitten yazı yazdığını görmek, bir

hizmetçiye mâlik olmaya delâlet eder.

Bazı kere de divit görmek dört şekilde tâbir edilir:

  1. a) Hayır,
  2. b) Haber,

 

  1. c) Menfaat,
  2. d) Sabır.

Bir kimsenin rüyada divitle bir sahife yazı yazdığını görmesi, miras ile tâbir olunur ve

ona bir yerden miras isabet eder.

Kirmani demiştir ki: Rüyasında bir divit veya hokka bulduğunu görmek, akrabadan

bir kadın ile evlenmeye delâlet eder. Hokkadan meşk yazdığını görmek nikâha

alâmettir.

Rüyada hokkasının gümüşten olduğunu görmek de böyle tâbir olunur. Sarı

madenden hokka menfaate, demirden hokka işlerde kuvvet ve sağlamlığa delâlet

eder.

* DİZ: Bir kimsenin rüyada diz görmesi, bedenin kuvvet ve hareketi ve işin iyiliği ile

tâbir olunur. Rüyada dizinin derisini soyulmuş olduğunu görmek, geçim hususunda

zahmet ve meşakkate delâlet eder.

Rüyada dizinin büyüdüğünü, kemiğinin kuvvetlendiğini görmek, üzüntü ve kederden

kurtulmağa alâmettir. Bazı kere de bu rüya, namaz ile tâbir olunur.

Rüyada dizdeki derinin katı olduğunu veya onda şiş, kir ve pas gibi bir şey olduğunu

görmek, geçim hususunda zahmet ve meşakkate ve zahmetle topladığı malı telef

etmeye işarettir.

Bazan da dizler, kardeş ve ortak ile tâbir olunur. Bazı kere de iş sahibi olan şahıslar

ile, ayaklar da onların hizmetkârları ile tâbir edilir.

Yine dizler, rükû ve sücudu tamamlamaya, insanın alış verişine, hareket ve

sükunetine, yolculuğuna, mevki ve makamına, daldan biriktirdiği ve harcadığı şeye,

sıhhat, ülfet ve muhabbete delâlet eder.

Rüyada dizinin yerinden ayrıldığını veya kırıldığını ya da dizde yara ve çıban ve akıcı

kan olduğunu görmek, rüya sahibinin hareketsizliğine veya sakin bir halde kalmasına

işarettir.

* DİZMEK: Bir kimsenin rüyada inci, yakut veya tesbih gibi şeyleri dizdiğini görmesi,

ilme veya sırasıyla mal biriktirmeye, ülfet ve muhabbete ve yüce Allah’tan korkmaya

alâmettir.

* DOĞAN: Rüyada doğan kuşunu çağırdığını görmek, iyi bir oğula nail olmaya delâlet

eder. Rüyada doğan eti yediğini görmek, sultan tarafından gelecek mala delâlet eder.

Yine doğan kuşu görmek; izzete, şerefe, saltanata, düşmana galip gelmeye, arzu ve

isteklerine kavuşmaya, evlâda, hanıma, memleketlere, güzel mallara, sıhhate, gam

ve kederden ferahlığa, gözlerin sağlamlığına ve çok sefer etmeye delâlet eder.

Bazı kere de doğan kuşları, avcılığı sebebiyle ölüme işarettir.

Bazan da doğan, hapse girmeye, yiyecek ve içeceğin eksikliğine ve sıkıntıya delâlet

eder.

Rüyada elinde bir doğan kuşu olduğunu görmek, insanlar üstüne reis olmaya ve halk

arasında methedilmeye delâlet eder. Doğan kuşlarının toplu halde bir yöne gittiklerini

görmek, o yere doğanların sayısınca hırsız ve yol kesici girmesine delâlet eder. Demek

ki doğanlar şehirlere sürü halinde girivermişler.

 

* DOĞRAMACI: Rüyada doğramacı görmek, mahalle mektebinin öğretmenine

delâlet eder. Yine doğramacı, halkın arasını ıslaha çalışan ve insanların işlerini

yürüten terbiyeli bir adam ile tâbir olunur. Bazı kere de doğramacı görmek, insanlara

ilim ve edep öğreten bir kimseye delâlet eder.

* DOĞURMAK-DOĞMAK: Hamile bir kadının rüyada erkek bir çocuk doğurduğunu

görmesi, doğacak çocuğun kız olacağına işarettir. Kız doğurduğunu görmek, bunun

zıddı. O zaman da erkek bir çocuk dünyaya getirir.

Rüyada kız çocuğu, üzüntü ve kederden halâs olmaya; erkek çocuğu da üzüntüye

delâlet eder.

Hasta adamın rüyada anasının kendisini doğurduğunu görmesi, onun ölümü ile tâbir

olunur. Çünkü çocuk ölü gibi bezlere sarılır. Sanat ehli birinin bu rüyayı görmesi, ona

mani olacak birtakım kimselerin zuhur edeceğine işarettir.

Bir erkeğin rüyada oğlan çocuğu doğurduğunu görmesi, hastalık ve maraz ile tâbir

edilir.

Rüyada doğmak, rahatlığa, kederden kurtuluşa, borcu ödemeye ve tevbeye delâlet

eder. Çünkü çocuk da doğduğunda dar bir yerden geniş bir mekâna gelir.

Bir kadının rüyada erkek çocuğu doğurduğunu görmesi, ferahlık sevinç, müjde,

ağırlıktan kurtulmaya ve selâmete ermeye delâlet eder. Kız doğurduğunu görmek,

izzet, şeref, ucuzluk, bolluk, güçlükten sonra kolaylık ve geniş bir rızka delâlet eder.

Fakir bir kimsenin rüyada doğurduğunu görmesi, zengin olmaya işarettir. Zenginin

doğurması ise, onun hakkında üzüntü ve kedere delâlet eder.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada bir kız doğurduğunu görmek, büyük hayra ermeye

işarettir. Erkek çocuk doğurduğunu görmek ise, üzüntü, keder ve gama delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Bir kadın rüyasında bir erkek çocuk doğurduğunu ve

çocuğun doğar doğmaz konuştuğunu görse, o kadın dünya ve ahirette selâmete erer.

Ebu Saidü’l-Vaaz da demiştir ki: Bir erkeğin rüyada çocuk doğurduğunu görmesi,

kendisine münasip olmayan bir ağır yük altına gireceğine, sonra ondan kurtulup

düşmana zafer bulacağına delâlet eder.

* DOLAP: Bir kimsenin rüyada su dolabını dönüyor görmesi, sefere çıkacağına,

dolabı kırık, dökük ve dönmüyor görmesi, üzüntü, keder ve geçim sıkıntısına delâlet

eder.

Rüyada elbise konan dolabı görmek, rütbe ve makamın artacağına işarettir. İçi boş,

elbisesiz ve kırık dökük dolap görmek, üzüntü ve kedere alâmettir.

* DOKTOR: Bir kimsenin rüyada doktor görmesi, âlim ve fazıl birine delâlet eder.

Rüyada bir doktorun kendisine ilâç verdiğini görmek, vücudun sıhhat ve afiyetine

delâlet eder.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

 

“- Rüyada görülen doktor, insanın anasıdır. Bu sebeple bir kimse rüyada kendi

doktorunun öldüğünü görse, o kişinin anası vefat eder. Rüyada hastanın yanına bir

doktor geldiğini görse, hastalıktan şifa bulur. Buna mukabil, doktorun sağlam bir

adamın yanına gittiğini görmek, gören kimse için hastalığa delâlet eder.”

Yine rüyada doktor görmek, öğütleri tesirli olan vaize, din ve dünya işlerini ıslah eden

hakim ve müftüye, terbiyeci, muallim ve dabakçı gibi kimselere delâlet eder.

Bazı kere de rüyada doktor görmek, kan aldırmakta şifa olduğundan kan alıcıya

işarettir.

* DOKUMAK: Bir kimsenin rüyada herhangi bir şey dokuduğunu görmesi, ömrün

kısalmasına veya ömür günlerinin çoğunun gitmesine alâmettir.

Bazı kere de rüyada dokumak, orta halli olmaya ve geçimin kolaylığına delâlettir.

Rüyada elbise dokuduğunu görmek, uzun bir sefere delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bez dokuduğunu sonra o bezi kestiğini görmesi, arzu ettiği işe

kavuştuktan sonra o işin intikaa uğramasına işarettir.

Zindandaki bir kişinin rüyada bez dokuduğunu görmesi, hapisten kurtulmaya delâlet

eder. Düşmanı varsa onunla sulh olur.

Rüyada durulmuş elbise görmek, uzak bir yere yolculuğa delâlet eder.

* DOKUMA TARAĞI: Bir kimsenin rüyada dokuma tarağı görmesi, tarak görmenin

delâlet ettiği şeylere işarettir. Tarak, bekâr kız için kocaya, bekâr erkek için de sıkıntı

ve meşakkatlere sabreden haysiyetli ve iffetli bir kadına delâlet eder.

* DOLANDIRICI: Rüyada görülen dolandırıcı, laf ve hile ile halkı aldatan kimseye

işarettir. Bazı kere de bü rüya, hırsızlık, hokkabazlık ve mal hususunda gerilemeye

delâlet eder.

* DOLU ŞEYLER: Bir kimsenin rüyada balık, tavuk ve bunlardan başka doldurulmuş

şeyleri görmesi, kazanılan mala veya ticaret için hazırlanmış nesnelere delâlet eder.

Yine bu rüya bekâr biri için evlenmeye, hasta için sıhhat ve afiyete kavuşmaya; doldurulmuş

şeyin içinde olan yağ da kadınlar tarafından elde edilecek mala alâmettir.

* DOLU: Dolu, isminden de anlaşılacağı gibi insanlar için âfettir. Rüyada gökten dolu

yağdığını görmek, devletin insanlara zulüm etmesi, mallarına el koyması, şiddetle

cezalandırılması, bazı kimselerin canlarını acıtması ile tâbir olunur. Rüyada zamansız

kar veya dolu yağdığını görmek, rüya sahibinin hastalanacağına işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada dolu yağdığını görmek, beş vech ile tâbir

edilir:

  1. a) Dert ve bela,
  2. b) Düşmanlık,
  3. c) Düşman askeri,
  4. d) Kıtlık,
  5. e) Hastalık ve maraz…

Rüyada dolunun yağdığını ve fakat zarar eriştirmediğini görmek, Allahu Teâlâ’nın

inayeti ile tâbir olunur.

 

Bir kimsenin rüyada yağan doluyu yerden toplayıp kaplara doldurduğunu görmesi,

hayır, rızık ve berekete delâlet eder.

Bazı kere de dolu rüyası, geçimin darlığına, sıkıntı ve meşakkatlere delâlet eder.

Rüyada dolunun üzerine yağdığını görmek, elden çıkacak mala işarettir. Zamanında

yağan dolu ise, üzüntü ve kederlerin gitmesine, düşmanın ve hainlik yapmak

muradında olanların kahrolmasına delâlet eder.

Rüyada dolunun nebatlar üzerine yağması ve fakat hiç birine zarar vermemesi,

kimseyi de mutazarrır etmemesi o yere inecek bolluk ve ucuzluğa delâlet eder.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada doluyu toplayıp elek, kalbur, elbise yahut içine su konulmayan kaplara

koyduğunu gören kimse, eğer zengin ise malı ve kazancı elinden gider, malı

noksanlaşır.

* DOMATES: Bir kimsenin rüyada domates görmesi, hayır ile tâbir edilmez. Çünkü

domates ekşidir. Bununla beraber kırmızı domates görmek, altına, yeşil domates de

gümüşe delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada çiğ veya pişmiş domates yemek, harama delâlet eder.

* DOMUZ: İmam Nablusî demiştir ki:

“- Rüyada görülen domuz, bir belânın veya musibetin meydana çıkmasında bağırıp

feryat eden, sözünde sebatsız ve vefasız olan kuvvetli, hilekâr ve mel’un bir

düşmandır. Bir kimse rüyada domuza bindiğini görse, bu rüya, bilerek haram mal

kazanmaya delâlet eder. Domuz etinin kebabını yemek de, yine aynıdır. Rüyada

domuz gibi yürüdüğünü gören kimsenin hemen gözü aydın olur.”

Neden öyle? Çünkü domuz dosdoğru yürür. Her ne kadar pis ve necis bir hayvan ise

de, gittiği yöne dümdüz gider.

Rüyada domuz görmek, bazı kere kadın ile de tâbir olunur. Rüyada görülen domuz

eti, bütün insanlar için iyidir. Kişinin rüyada kebap olmuş domuz eti yediğini görmesi,

iyidir ve çabucak hâsıl olacak menfaata delâlet eder.

Rüyada domuz ile çekiştiğini ve kavga ettiğini görmek, zalim düşmana karşı zafer

bulmaya işarettir.

Bir kimsenin rüyada kendisinin domuz olduğunu görmesi, dinde zillete düşmeye,

fakat buna mukabil mala ve bolluğa nailiyete delâlet eder. Rüyada bir takım

domuzlara mâlik olduğunu görmek, birikmiş mala işarettir.

Yolcu ve denizde seyahat eden birinin rüyada kara domuz görmesi, yağmur ve

şiddetli doluya delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada domuz görmek, düşmana delâlet eder.

Bazı kere de domuz görmek, şüpheli kimselerle düşüp kalkmaya, haram ve kötü

mala, yalan ve hileye ve zalim bir düşmana delâlet eder.

* DON: Rüyada bir kimsenin temiz ve pâk bir don görmesi, büyük ve ulvî bir makama

ermeye veya iffetli bir hanımla evlen meye delâlet eder.

 

Rüyada kara don giymek, yüksek makam sahipleri için iyi ve müjdeli haberlere

alâmettir. Yine rüyada eski, yırtık, porsumuş don giymek, üzüntü, keder, dert ve tasa

ile tâbir olunur. Yeşil renkli don giymek ve bir başkasının üzerinde görmek, dini

inancın sağlamlığına işarettir.

* DONANMA: Rüyada askeri donanma görmek, şeref şan ve sevince delâlet eder.

Çünkü donanma bir milletin iftihar kaynağı dır. Bazı kere de donanma görmek, iş ile

tâbir olunur.

* DONDURMA: Rüyada dondurma yediğini görmek, meşakkatle kazanılan mala

delâlet eder. Çünkü dondurma da nice emekten sonra elde edilir. Bir kimsenin

dondurma yaptığını görmesi, yeni bir işe atılmaya ve teşebbüse alâmettir.

* DONMAK: Rüyada soğuktan donduğunu ve kıpırdayamaz hale geldiğini görmek,

yakın akrabadan birinin hastalığına delâlet eder. Birinin gelip donmaktan sizi

kurtardığını görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya delâlet eder.

* DOSTLUK: Bir kimsenin rüyada herhangi bir kişi ile dostluk kurduğunu görmesi,

kadir ve kıymetinin yüce olmasına, “Dostluk aklın yarısıdır” hadisine binaen aklın

kuvvetli oluşuna ve ondaki fazilet ve kemale, her işin sonunu güzelce düşünmeye

delâlet eder. Rüyada dostluk görmek, bazı kere de insanın kuvvet ve kudretine

işarettir.

* DÖŞEMECİ: Kişinin rüyada döşemeci görmesi, kadın işlerini yapan ve onları

süsleyen âdâma veya köle simsarına işarettir.

* DÖŞENMİŞ TAŞ: Rüyada kaldırım taşının zaruri olan yerlere döşenmiş olduğunu

görmek, ülfete, birliğe, genişliğe, keder ve üzüntülerin dağılmasına, rızka ve elbiseleri

yenilemeye alâmettir.

Yine rüyada, mermer taşının yerine adi kaldırım taşının konduğunu görmek,

rütbelerin, hanımların, bineklerin yerlerin ve geçimin değişmesine delâlet eder.

* DÖĞMEK VE DARP: Rüyada dövüldüğünü görmek, ele geçecek paraya delâlet

eder.

Cabirü’l-Mâğribî demiştir ki: Rüyada birisinin kendisini dövdüğünü ve fakat dövenin

kim olduğunu ve ne sebeple dövdüğünü bilmediğini görmek, hayır ve menfaate ve

yeni elbiseye delâlet eder.

Rüyada bir ölünün kendisini dövdüğünü görmek, seferde bulunan biri için fayda ve

menfaate işarettir. Kendisinin bir ölüyü dövdüğünü görmek, dinin kuvvetine işarettir.

Yine rüyada bir ölüyü dövdüğünü ve ölünün de bu hale razı olduğunu görmek, o

ölünün ahiret hayatında halinin iyi ve selâmette olduğuna delâlet eder.

Rüyada eli ve ayakları bağlanmayarak kamçı ile dövüldüğünü görmek, haram mal

toplamaya delâlet eder. Eğer darp esnasında vücuttan kan çıkarsa, dövülen kişi,

dövenden o miktar menfaat görür.

* DÖVÜCÜ VE UFALTICI: Bir kimsenin rüyada dövücü ve kırıcı görmesi,

döküntülerin delâlet ettiği şeyi ıslah etmeye alâmettir. Bir sebebe binaen ufaltılan her

şey, rahata, şer için kazanca, düşmanlığa veya iyiliği ümit edilen şeylerin fesadına

delâlet eder.

 

Rüyada dövücü ve kırıntı eşya sahiplerini görmek, dünyalarını dinlerine tercih eden

kimselere işarettir.

* DUA: Rüya esnasında edilen dua, uyanıklıkta ibadet veya sahibinin kılacağı

namaza işarettir. Yine rüyada dua, muradına nail olmaya ve çocuğa delâlet eder.

Rüyada görülen dua, şiddetli istekle ve feryat ile olursa, o takdirde musibetlere veya

fitnelere alâmettir. Şayet dua yüksek sesle olursa yağmurun azlığına delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada dua görmek, salâh-ı din ve takvaya, iman kuvvetine ve itikat

selâmetine delâlet eder.

İbn-i Kesir demiştir ki: Rüyada dua ettiğini görmek, uyanık iken edeceği duanın kabul

edileceğine alâmettir. Dua rüyası aynen zuhur eder. Rüyada gündüz dua ettiğini

görmek, akşam üzeri ve gecenin başında görülen duadan daha evvel zuhur eder.

Sabaha karşı görülen dua ise hemen hemen bir hafta içinde aynen vaki olur.

Rüyada Rabb-i Kerimine dua ettiğini veya kendisi hakkında dua edildiğini görmek,

hayra erişmeye ve gıpta edilecek bir nimete kavuşmaya işarettir.

Yine rüyada dua etmek, ihtiyaçların karşılanmasına ve isteklerin çabucak meydana

gelmesine delâlet eder. Karanlıkta Rabbine dua ettiğini gören kimse üzüntü ve

kederden halâs olur.

* DUA ETMEK: Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada dua etmek, duanın kabul

olmasına, hidayet, rızık ve büyük kimseler yanında övülmeye delâlet eder.

Rüyada namazdan sonra dua ettiğini görmek, büyük hayra; bir başkası aleyhine dua

etmek, o kişiyi sözleriyle kahra uğratmaya delâlet eder.

* DUDAK: Cafer-i Sadık (r.a.) demiştir ki:

Dudaklar rüyada evlat ile tâbir olunur. Üst dudak erkek ve alt dudak kız evlada delâlet

eder. Onlarda iyi ve kötü bir şey görmek evlada iyilik ve kötülük vukuuna işarettir.

Rüyada dudakların kalın olduğunu görmek, evlatlarının sıhhatli ve gürbüz olmalarına,

ince dudak görmek de onların zayıf ve nahif olmalarına delâlet eder.

Bazı kere de dudak görmek şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Nimet,
  2. b) İlim,
  3. c) Hidayet,
  4. d) Sevinç,
  5. e) Sürür ve ferah.

Rüyada dudak görmek, rüya sahibinin kendisiyle iftihar ettiği bir adamın yardımına ve

anlatım kuvvetine veya kendisiyle şereflendiği dostuna alâmettir. Rüyada alt dudağı

görmek, üst dudağı görmekten daha iyi ve faziletlidir. Rüyada görülen dudaklar, zevce,

çocuk ve akraba ile de tâbir olunur. Rüyada dudaklarında ağrı ve sızı olduğunu

görmek, dost ve ahbaplarının işlerinin bozukluğuna delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada üst dudağının yerinden ayrıldığını görmesi, nimetin ve devletin

elden gitmesine delâlet eder. Alt dudağının ayrıldığını görmek, hanımın ölümüne

işarettir.

 

Kirmanî demiştir ki: Rüyada iki dudağını yerinden düşmüş görmek, baba ve anne

cihetinden bir musibettir. Bazı kere de bu rüya, rüya sahibinin gammaz olduğuna

delâlet eder.

Rüyada dudaklarında çirkinlik ve noksanlık olduğunu görmek, üzüntü, keder ve gama

alâmettir. Yine rüya esnasında iki dudağının birbirine yapışmış ve açılmaz olduğunu

görmek, işlerinin bağlanıp müşkülâta uğramasına delâlet eder.

Rüyada dudaklarda görülen incelik ve kırmızılık, düzgün söze, doğru yola ve yiyilip

içilecek şeylerin temiz ve hoş olmasına delâlet eder.

Hasta bir adamın rüyada dudaklarının siyahlandığını veya gök rengine büründüğünü

görmesi, ecelin yakın olduğuna işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada görülen dudak, adamın kuvveti, süsü ve yakınlarıdır. “Şefe”nin çoğulu

“Şifah”dır. Bu sebeple dudak, hastalıklardan şifa bulmaya, başkasını çekemeyen bir

kimsenin gam ve hakaretinden kurtulmaya ve kalb hastalıklarına şifa veren haberlere

delâlet eder. Dudaklar bazı kere kapıcılara, hizmetçilere, bekçilere, kapılara ve

kilitlere; bazan da, ilim, hidayet, yemek, içmek, sevinç, keder ve sırları gizli tutmaya

delâlet eder.”

Rüyada dudak üzerinde dakk denilen ve iğne ile yapılan döğme görülmesi, iyilik ve

hayırla tâbir edilmez. Bir kadının dudağının üzerinde ben olduğunu görmesi, izzet ve

şerefe delâlet eder. Erkeğin dudakta ben görmesi, malın çokluğu ile tâbir olunur.

* DUDU KUŞU: Bir kimsenin rüyada dudu kuşu görmesi, sözü ve sohbeti güzel ve

dinlenir bir kadına delâlet eder. Bekâr bir adamın rüyada dudu kuşu aldığını görmesi,

tatlı dilli bir kadınla evleneceğine işarettir.

* DUL: Rüyada evli kadının dul kaldığını görmesi, efendisinin kendisinden evvel

öleceğine delâlet eder.

* DUMAN: Rüyada duman görmek, üzüntü, keder, gam ve sıkıntıya delâlet eder.

Yine üzerine siyah bir dumanın çöktüğünü görmek, günah ve hataya işarettir. Rüyada

dumanın içinden selâmete çıktığını görmek, günahlardan tevbeye, sıkıntıdan feraha

ermeye delâlet eder.

Rüyada sigara içtiğini ve etrafa duman savurduğunu görmek, üzüntü ve keder içinde

bocalamaya işarettir. Çünkü insanlar kederlendikçe sigara yakarlar.

* DUMANLI ATEŞ: Rüyada dumanlı ateş ve alev görmek, çok yakınından bir

kimsenin vefatına alâmettir. Dumansız ateş görmek ise, düşünce ve endişelerden

kurtulmaya delâlet eder. Kendi eliyle ateş yaktığını görmek, malın çoğalmasına ve

ilme işarettir.

* DURAK: Bir kimsenin rüyada kendisini durakta otobüs bekler görmesi, sevdiği

birinden sevinçli haber almaya delâlet eder. Çünkü insanlar vasıtalarla oraya buraya

gider gelirler.

* DUT: Bir kimsenin rüyada dut yediğini görmesi, menfaatli ve bol kazanca işarettir.

Rüyada görülen siyah dut altına, beyaz dut gümüşe, dut ağacı mal ve evlat sahibi

kişilere delâlet eder. Rüyada kırmızı dut yediğini görmek, kuvvetli ve temiz itikada ve

 

dinde sağlamlığa, bedende sıhhatli olmaya delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada siyah dut görmek, mal ve menfaattir.

Zevcesiyle kendi arasında münazaa (konuşma) husulüne delâlet eder.

Kirmani de demiştir ki: Rüyasında beyaz ve tatlı dut yediğini gören cömert ve kerim

bir kimse tarafından hayır ve menfaat görür.

* DUVAK: Bir kimsenin rüyada gelin duvağı görmesi, sevinç ve sürür ile tâbir olunur.

Zira duvak, gelinin en sevinçli anını aksettirir. Genç bir kızın rüyada duvak görmesi,

iyi bir delikanlı ile evleneceğine delâlet eder.

* DUVAR: Kişinin rüyada duvar görmesi, kendisini ayakta tutan haline işarettir.

Rüyada duvarının düştüğünü görmek, yere gömülmüş bir mala ve ona nailiyete

delâlet eder.

Rüyada kerpiçten duvar yaptığını görmek, iyi ve güzel amel ile tâbir olunur. .

Rüyada duvara bakıp onda kendi suretini görmek, ölümün yakın olduğuna işarettir.

Çünkü insan öldüğünde kabri üzerine duvar çekilir ve ismi yazılır.

Rüyada kendi üzerine bir duvar veya başka bir şey düştüğünü görmek, günah ve

hata ile tâbir olunur. Yine rüyada mahvolmuş, kaybolmuş, yıkılmış duvarı görmek,

arkadaşlara, dağılmış bir insana veya büyük bir âlime delâlet eder.

Rüyada şehir ve kasaba duvarları görmek, asker ve subay ile tâbir olunur. Zira

milletin askeri vatanın duvarı mesabesindedir.

Bir kimsenin rüyada eski duvarı yenilediğini görmesi, evlenmekle meydana gelecek

akrabalığa işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada bir duvara yapışıp durduğunu görmek, o kimsenin duvara yaslandığı

kuvvetlilik nisbetinde şerefinin gitmekte olduğuna delâlet eder. Belki o kimse, kıymetli

yüce bir zata yaslanır.

Duvarın evin içine yıkıldığını görmek, ev sahibinin hasta olmasına delâlet eder.

Duvarın evin dışına yıkıldığını görmek, ev sahibinin ölümüne işarettir, eğer ev sahibi

seferde ise evine döner.”

Rüyada bir değneğe dayanarak bir duvardan atladığını görmek, iyi bir dostunu

bırakarak fena bir kimse ile arkadaş olmaya delâlet eder.

* DUVAR SEMERİ: Bir kimsenin rüyada duvarın semerini görmesi, izzet ve şerefe

delâlet eder.

Rüyada duvarcı görmek ise, mevki ve makamın yüksekliği ile tâbir olunur. Yapılan

duvarın aniden yıkıldığını görmek, malın elden çıkacağına işarettir. Duvar kâğıdı

görmek, zinete ve evdeki bolluğa delâlet eder.

* DÜDÜK: Bir kimsenin rüyada düdük çaldığını görmesi, hayırlı ve sevinçli bir habere

delâlet eder. Düdük sesini işitmek ise ölüm haberidir.

Denilmiştir ki: Bir kişi rüyada elinde ney, kaval ve zurna gibi oyun aletlerinden bir şey

 

olduğunu ve parmaklarını onların perdelerine koyduğunu görse, o kimse Kur’ân-ı

Kerim’i öğrenir ve okuduğu şeyi bilir. Yine o kimseye sultan tarafından, zikredilen

çalgı aletlerinden bir şeyin verildiğini görse, memuriyete nail olur, fitnelerden kurtulur.

Takva yolunu seçer ve halktan uzaklaşarak münzevî bir hayat yaşar.

* DÜĞME: Rüyada düğme görmek, iffet ve sağlam pazarlığa delâlet eder. Bazı kere

de düğme görmek, rızık ve mal ile tâbir olunur,

Bekâr bir adamın rüyada düğme iliklediğini görmesi, yakında evleneceğine işarettir.

Rüyada düğme, düğme ipliği, bardak ve ibrik gibi şeylerin kulpu erkek ve dişiye

alâmettir. Rüyada düğme diken kişiyi görmek, nikah memurunun delâlet ettiği şeye,

bazı kere de ihtiyaç sahipleri için güçlüğe ve meşakkate delâlet eder.

* DÜĞÜM VURMAK: Rüyada gömleğinin eteğinde veya yeninden bir düğüm

düğümlediğini görmek, ticaret akdetmeye alâmettir. Bir ip üzerine düğüm vurmak,

dinin sağlamlığına; mendil üzerine düğüm vurmak hizmetkâr sahibi olmaya, donuna

düğüm vurmak da izdivaca delâlet eder.

Rüyada düşmesinden veya kaybolmasından korkulan bir şey üzerine düğüm vurup

bağladığını görmek, hayır ve iyiliğe işarettir. Yine bir hayvanı yuvalarından veya

dizinden bağlamak da hayır ile tâbir olunur.

Rüyada herhangi bir şeyi düğümlemek, nikâh kıymaya ve inciden gerdanlığa delâlet

eder. Rüyada urgana düğüm vurmak, borca, mendile düğüm vurmak, bir hizmetçiden

fayda görmeye, dona düğüm vurmak, nikâh bağına, ipliğe düğüm vurmak, memuriyet

veya ticaret ve evlendirmek gibi arzu ettiği bir şeyi kuvvetlendirmeye alâmettir.

Rüyada, düğümlemeye çalıştığı bir şeyi düğümleyememek, işlerin güçleşmesine

delâlet eder. Düğümlenmiş bir şeyi çözmek ise, arzu ettiği şeyi çözmeye işarettir.

* DÜĞÜM ÇÖZMEK: Bir kimsenin rüyada düğüm çözdüğünü görmesi, yahut katı bir

cismi yerinden ayırması, rızka ve güçlüğünden korktuğu bir şeyin kolaylaşmasına

delâlet eder. Bazı kere de rüyada düğüm çözdüğünü görmek, sihri iptal etmeye

işarettir.

* DÜĞÜN : Kişinin rüyada düğün görmesi, üzüntü ve kederin gitmesine ve yüksek bir

rütbeye delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada düğün görmek, düğün sahibi için musibete

işarettir. Düğüne davetli olan için, yemek olmadığı halde sürür ve ferahtır.

Ibn-i Kesir de demiştir ki: Rüyada düğün görmek, cenaze ile tâbir olunur. Kendinin

düğünü yapıldığını görenin kariben cenaze merasimi yapılır.

Rüyada bir hastanın evinde düğün olduğunu görmek, o hastanın vefatına delâlet

eder.

* DÜKKAN: Bir kimsenin rüyada dükkan görmesi: Hanımı, çocuğu, malı, hayatı,

makamı ve bineği ile tâbir olunur. Bu sebeple rüyada dükkanının yıkıldığını görmek,

boşanmaya delâlet eder. Veya çocuğu ondan ayrılır. Hasta ise ölüm vaki olur.

Rüyada dükkanın hoş, yeni ve güzel olduğunu görmek, bekâr biri için evlenmeye; evli

için çocuğu olmaya işarettir. Hasta kimsenin yeni ve hoş bir dükkan görmesi, şifa ile

 

tâbir edilir ve ömrünün uzunluğuna delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada dükkan görmek altı şekilde tâbir olunur:

  1. a) Zevce,
  2. b) Güzel geçim,
  3. c) Yüksek makam,
  4. d) İyi ve makbul işler,
  5. e) Yükseklik,
  6. f) Zafer…

Rüyada bir dükkanda oturduğunu görmek, hayır ve berekete işarettir. Dükkanın

yıkıldığını görmek, ana baba veya zevcenin hastalığına delâlet eder.

Rüyada kendi dükkanını süpürdüğünü görmek, dükkanda meydana gelecek

değişikliğe işarettir. Dükkanın kapısını kırdığını görmek de aynıdır.

Bir kimsenin rüyada dükkanın kapılarının kapalı olduğunu görmesi, işlerin

durgunluğuna ve ticarete mani hallerin meydana gelmesine delâlet eder.

Bazı kere de dükkanın kapılarının kapatılmış olarak görülmesi, sahiplerinin ölümüne,

isim ve şöhretlerinin silinmesine delâlet eder. Buna mukabil, dükkan kapılarının

açılmış olarak görülmesi, dükkan sahiplerine ticaret ve rızık kapılarının açılmasına

alâmettir.

Bazı kere de dükkan rüyası: Ana babaya işarettir. Çünkü ana baba, insanın varlığına

ve yaşamasına sebeptirler. Yine rüyada dükkan görmek, rüya sahibinin ilmine,

nasibine, rızkına ve sesine delâlet eder.

Kirmani demiştir ki: Rüyada bir dükkanda oturduğunu gören hayır ve nimete

kavuşur. Rüyada bir dükkan aldığını görmek, izz ü şerefe işarettir. Satmak da bunları

zayi etmek demektir.

Rüyada bir kimsenin kendi gayretiyle dükkan yaptığını görmesi, âli bir makama

delâlet eder. Rüya sahibi zengin ise malı artar, fakir ise zengin olur.

Rüyada bir dükkan kiraladığını görmek, ele geçecek mirasa delâlet eder. Dükkandan

çıktığını görmek, aile fertlerinden bir kimsenin evleneceğine işarettir.

* DÜMEN: Bir kimsenin rüyada gemi dümeni görmesi, ilme ve doğru olarak itimat

edilecek bir şeye işarettir. Yine bir dümeni idare ettiğini görmek, büyük işler

başarmaya delâlet eder.

* DÜLGER: Rüyada dülger görmek, insanlara ilim ve edep öğreten meşhur bir edibe

delâlet eder. Bazı kere de dülger görmek, mahalle mektebi muallimine işarettir.

* DÜMBELEK: Kişinin rüyada dümbelek görmesi, hayırlı ve sevinçli bir habere

alâmettir. Veya uzaktan gelecek bir yolcuya delâlet eder.

* DÜNYA: Rüyada dünyayı görmek, kadına işarettir. Nitekim kadını görmek de

dünyaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada dünyayı terkettiğini görmesi, zevcesini boşamak ile tâbir olunur.

Çünkü dünyadan ayrılan kimse zevcesinden de ayrı düşmüş olur.

 

Rüyada bütün dünyanın helak olduğunu ve kendinden başka hiç bir kimsenin

kalmadığını görmek, gözlerin kör olacağına delâlet eder!

Bazı kere de dünya rüyası, oyun ve oyuncağa, hilelere, ahdi bozmaya, güçlük ve

çetinliğe ve sözünden dönmeye delâlet eder. Çünkü dünya oyun ve eğlenceden

ibarettir.

Yine rüyada dünyayı görmek, zevceye, mala, çocuğa, ziraata ve onda ticaret yapıp

fayda elde etmeye, iyilik ve ondan faydalanmaya alâmettir. Bazan da dünya, yolcu

için konağa, yıkık eve ve alçak bir kadına işarettir.

Hasılı dünya, üzerinde ne işler dönüyorsa, dünya rüyası da onlara delâlet eder.

Hastalık, ağrı, sızı, sıkıntı, üzüntü, zillet ve daha neler neler.

Rüyada dünyaya sırtını çevirdiğini görmek, takva ve zühd ile tâbir olunur ki, takva ve

zühd ehli dünyaya değer vermez.

Denilmiştir ki: Bazı kere de dünyayı görmek, Kur’ân-ı Kerim’e delâlet eder. Çünkü

Kür’ân-ı Kerim, dünyanın hallerinden haberler verir.

* DÜRMEK: Bir kimsenin rüyada birşeyi durduğunu görmesi, affa, Öfkelerini

yutanlara, yiyeceğin elden gitmesine ve ecele alâmettir.

* DÜŞMAN: Kişinin rüyada düşman tarafından bir şey ile korkutulması, hayra ve

iyiliğe delâlet eder. Rüyada düşmanına öğüt verdiğini görmek, düşmanın hainliğine

ve hilekârlığına delâlet eder.

Nablusî demiştir ki: Rüyada düşman görmek, rüya sahibinin inatçı ve kendisine

muhalif kimseler üzerine kadrinin yüksek olduğunu, Allahu Teâlâ tarafından teyit

edilmesine ve düşmanlarına galip gelmesine delâlet eder. Bir kimse rüyada birisinin

kendisine düşmanlık yaptığını görse, o kişi ile dost olur.

Rüyada düşman atlarının bir şehir veya kasaba etrafında koştuklarını görmek, oraya

yağacak yağmura veya gelecek sele delâlet eder. Rüyada düşmanın yüzünü tam

görmek, bir düşmanla barış yapmaya alâmettir. Yine düşman, zafere, yardıma ve

Cenâb-ı Hakkın teyidine delâlet eder.

Rüyada düşmanını esir ettiğini görmek, şiddetli üzüntü ve büyük kederdir.

Rüyada düşmandan kaçtığını görmek, bulunduğu ahlâkın kendisinden gitmesine

işarettir. Rüyada düşmanı muhasara ettiğini görmek, müşrikler üzerine galip gelmeye,

onları enseleyip helak etmeye delâlet eder. Bazı kere de kabızlık sebebiyle hastalığa

delâlet eder.

* DÜŞMANLIK: Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada biriyle kendi arasında

düşmanlık ve adavet olduğunu görmek, o kimse ile dostluk ve muhabbetin husulüne

delâlettir.

Bir kimsenin rüyada Allah’ın düşmanlarına düşman olduğunu görmesi, imana; onlara

muhabbet etmek ve onlarla dost olmak ta, Allah’ın, kitabına ve Resulü’nün sünnetine

muhalefet edip yüz çevirmeye delâlet eder.

Yine rüyada bir başka insana karşı düşmanlığını açıkça ilân etmek, o insanla

 

dostluğa işarettir. Bazı kere de düşmanlık gizli şeyleri aşikâr etmeye alâmettir.

Rüyada büyük bir zat ile düşmanlıkta bulunduğunu görmek, kalb sevincine ve sırtın

kuvvetliliğine delâlet eder.

* DÜŞMEK: Bir kimsenin rüyada yüksek bir yerden aşağıya düştüğünü görmesi, iyilik

ve hayırdan şerre düşmeye işarettir.

Denilmiştir ki: “Rüyada üstüne birinin düştüğünü görmek, düşmanın ona zaferine; dağ

ve duvar gibi yüksek bir yerden düştüğünü görmek, murad ve maksudunun yerine

gelmemesine, bir darbe tesiriyle düştüğünü görmek, bela ve musibete; ayağı kayıp

düştüğünü görmek de, felâkete giriftar olmağa delâlet eder.”

Kirmanî demiştir ki: Rüyada yüzü üstüne düştüğünü görmek (eğer secde için

değilse) hayır ve iyilik değildir. Damdan, duvardan, ağaçtan, dağdan ve bunlar gibi

yerden düştüğünü gören kimse, murad ve maksuduna eremez. Dininde kuvvetli ve

kavi olmayan birinin rüyada düşmesi, günaha ve fitneye delâlet eder.

Rüyada düşmek, düştüğü yerin durumuna göre mânâ ifade eder. Mesela: Düşülen

yer çimenlik ve yeşillik veya salih kimselerin toplandığı bir yer ise hayra delâlet eder.

Düşülen yer harabe ve yırtıcı hayvanların içerisi ise, bu rüyada hayır yoktur ve akıbetin

kötü olacağına işarettir.

Rüyada bir damdan düşüp elinin veya ayağının kırıldığını görmek, nefse, mala ve

dosta gelecek bir musibete alâmettir. Rüyada ayağı kayıp düşmek de haram mala

delâlet eder.

* DÜZENLENMİŞ YER: Bir kimsenin rüyada bir dağı ve bir tepeyi herhangi bir

düzeltici olmaksızın, kendi kendine düzlenmiş olarak görmesi, isim veya eserin yok

olmasına, bazı kere de verdiği sözü yerine getirmeye delâlet eder.

Şunu hemen ifade edelim ki, her şeyin en doğrusunu Allahu Teâlâ bilir. Rüyaların

gerçek olması için günahlardan sakınmak ve Allah’a kulluk etmek gerekir. Hem her

görülen rüya da çıkacak diye bir şey yoktur. Zaten rüyalar hep gerçekleşse dünya

gülistana dönerdi.

Allah’a dayan ey kul, süpür yürekten gamı,

Ben dağlara dayamam, Rabbim varken arkamı!

***

 

E

* EBABİL (Kuşları): Bir kimsenin rüyada Ebabil kuşları görmesi, kurtuluşa, refaha,

hayır ve menfaata delâlet eder. Çünkü o kuşlar Allah’ın askerleridir.

* EBE: Rüyada genç ve temiz bir ebeyi görmek, hayır ve sürür ile tâbir olunur. Ebeyi

güler yüzlü bir halde görmek, büyük ve hayır sahibi bir zâtın lütuf ve ihsanına

nâiliyete delâlet eder.

Rüyada evine bir ebenin girdiğini görmek, hayır ve kerem sahibi bir kimseden iyilik ve

menfaat görmeğe; bir ebeyi çağırdığını görmek, bir mert insandan yardım talebinde

bulunmağa, çağırdığı ebenin geldiğini görmek, o talebinin yerine geleceğine

alâmettir.

Bir kimsenin rüyada herhangi bir ebe ile dost olduğunu görmesi, büyük bir zâta

yakınlığa ve ondan gelecek menfaata delâlet eder.

* EBEGÜMECİ: Kişinin rüyada ebegümeci görmesi, eğer hasta ise şifa ve afiyet

bulacağına işarettir. Ebegümeci, hayır ve menfaate de delâlet eder.

Rüyada ebegümeci pişirip yediğini görmek, mide hastalığından halâs olmağa

alâmettir. Bazı kere de bu rüya, ele geçecek ve yabancı yerden gelecek paraya

delâlet eder. Yine ebegümeci rüyası hasta bir ahbabınızın afiyet haberini almaya

delâlet eder.

* EBEM KUŞAĞI: İnsan için ebem kuşağı görmek, korkudan emin olmaya işarettir.

Rüyada ebem kuşağının kırmızı olduğunu görmek, o sene içinde kan akmasına

delâlet eder. Ve rüya sahibinin yaralanmasından korkulur.

Rüyada ebem kuşağının yeşil görülmesi, kıtlıktan emin olmaya; sarı renkte

görülmesi, hastalığa delâlet eder. Rüyada bekâr bir adamın ebem kuşağı görmesi,

evlenmek ile tâbir olunur. Zira, şairler kadınları ona benzetirler…

Denilmiştir ki: Rüyada ebem kuşağını sağ tarafından görmek, hayra; sol tarafından

görmek de, ucuzluğa ve bolluğa alâmettir.

Fakir bir kimsenin rüyada ebem kuşağını hem sağ hem de sol tarafında görmesi,

ucuzluğa ve bolluğa ve geçim hususunda genişliğe delâlet eder. Zenginler için de,

sıkıntının gitmesine, ferah ve sürürün avdetine işarettir.

* EBU BEKİR (R.A): Hazret-i Ebû Bekir efendimizi rüyada görmek, devlet üstüne

devlettir. Çünkü o, bu ümmetin rahmeti, Allah Resulünün en sadık dostu ve mağara

arkadaşı ve Sıddıkların başıdır..

Rüyada Ebu Bekir (r.a)’i görmek, hilâfet ve imamete, akranı arasında şan ve şerefle

anılmaya, yücelik ve ulvî mertebeye, kıymetli kişiler arasında tutulmaya delâlet eder.

Bazı kere de onu görmek, Allahü Teâlâ yolunda malı infak etmeye, sadakayı muhafazaya

ve erkek çocuğa alâmettir.

Bir kimsenin Hazret-i Sıddık-ı Ekber’i görmesi, doğru ve tedbirli olmasına, sıdk ve

 

vefa sahibi bulunmasına ve elinin altındakilere güzel muamele etmesine delâlet eder.

Yine rüyada Hazret-i Ebû Bekir’i görmek, Allah yolunda cihada, Hacca gitmeye,

düşmanları üzerine galip gelmeye ve işlerde muvaaffak olmaya işarettir.

Ebu Bekir (r.a) efendimizi rüyada sağ olarak görmek, Allah’ın kullarına karşı

merhametli ve şefkatli olmaya delâlet eder. Rüyada onunla beraber oturduğunu

görmek, Hakka tabi olmaya, sünete ittiba etmeye ve Resûl-i Kibriya’nın ümmetine

nasihat ve öğüt vermeye delâlet eder.

* ECNEBİ: Rüyada yabancı bir kimseyi görmek, yolculuk, hediye, haber ve para ile

tâbir olunur. Bazı kere de bu rüya sıkıntı ve üzüntüye delâlet eder. Rüyada kendini bir

yabancının işleriyle meşgul olur görmek, eğer ehilse memuriyet ile tâbir edilir.

* ECZACI: Bir kimsenin rüyada eczacıyı görmesi, kitap tasnifiyle meşgul bir âlime

işarettir. Eczane görmek de, insanın sıhhat ve afiyetine delâlet eder.

Rüyada bir eczaneye girerek ilâç aldığını görmek, üzüntü ve keder verecek bir işe

delâlet eder. Çünkü ilâçlar dertler için alınır. Yine rüyada eczaneye girip aradığı ilâcı

bulamadığını görmek, bedendeki hastalığın devamına işarettir.

* EDEBİYAT: Bir kimsenin rüyadak edebî bir eseri okuduğunu veya şiir yazdığını

görmesi, ince ruh ve temiz kalbe delâlet eder. Rüyada bir başkasının şiir okuduğunu

görmek, evlilik veya dostuk, ya da sevindirici bir habere delâlet eder.

* EFE: Efeler kahraman ve bahadır olduklarından, rüyada herhangi bir efeyi görmek,

kahramanlıkla tâbir olunur. Bazı kere de bu rüya, insanın kendisine çok güveni

olduğuna işarettir.

* EĞE: İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada elinde bir eğe olduğunu görmek,

müşkül ve zor işlerin kolaylaşmasına delâlet eder. Rüyada eğe ile demir eğelediğini

ve bunda sıkıntı çektiğini görmek, güç işlere ve zarara alâmettir. Rüyada kalın eğe

görmek, ağır söz, ince eğe lâtif sözdür. Elinde eğenin kırıldığını ve parça parça

olduğunu görmek, işlerin çıkmaza gireceğine ve ıslâhı mümkün olmayacağına delâlet

eder.

Câbirü’l-Mağribî demiştir ki: Bir kimsenin rüyada kendi evindeki eşyasından bir

demir veya benzeri şeyi eğelediğini görmesi, eli altında bulunanlara iyilik edeceğine

ve evinin işlerinin düzeleceğine delâlet eder.

* EĞE KEMİKLERİ: Kişinin rüyada eğe kemikleri görmesi, ev halkına delâlet eder.

Çünkü ev halkı insanın eğe kemiği mesabesindedir. Rüyada eğe kemiklerinin

çoğaldığını görmek, ev halknın çoğalacağına; noksan görmek de azalacağına delâlet

eder.

* EĞER: Rüyada bir eğere mâlik olduğunu görmek, hanıma ve izdivaca delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada eğerin altına konan keçeyi görmesi: Üzüntü, keder, zahmet ve

meşakkatin gitmesine işarettir.

Rüyada bir eğer örtüsüne mâlik olduğunu görmek, mülk ve menfaate delâlet eder.

Bazı kere de, eğer örtüsü; hizmetçi, mal, menfaat ve kadına delâlet eder.

Rüyada bindiği hayvanın eğerini çıkardığını görmek, hanımı ile kendi arasında ayrılık

zuhur edeceğine işarettir.

 

Rüyada at üzerinde bir eğer olduğunu görmek, şeref, izzet ve büyüklüğe delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada eğer görmek, iffetli, güzel ve zengin bir

zevceye delâlet eder. Eğere bindiğini görmek, menfaat ve kazançtır.

Nablûsi demiştir ki: Bir kimse rüyada kendisinin bir eğere bindiğini görse, artık o kişi

her işinde zafere erişir ve bütün işlerinde galip olur.

* EĞER ÖRTÜSÜ: Bir kimsenin rüyada kendisine bir eğer örtüsü geldiğini görmesi,

mülke ve menfaate delâlet eder. Bazı kere de eğer örtüsü mal, hizmetçi veya bir

kadına işarettir.

* EĞLENCE: Rüyada eğlence görmek, sevinç ve sürür ile tâbir edilir. Kendisini

eğlence meclislerinden birinde görmek, güzel ve sevinçli bir habere delâlet eder.

* EHL-İ HAYVAN: Koyun, inek, at gibi ehl-i hayvan görmek, ni’mete, berekete ve

işlerin kolaylığına delâlet eder.

Rüyada kaz görmek mal ve nimet ile tâbir olunur. Rüyada kazın kendisiyle

konuştuğunu görmek, zengin bir kadın ile sefere çıkmaya ve bu yolculukta elde

edilecek hayır ve berekete işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada beyaz kaz ve ördek görmek, mal veya zengin

zevceye, siyah kaz ve ördek ise hizmetçiye delâlet eder. Rüyasında bir kaz veya

ördek kesip etini yediğini görmek, zevcesi tarafından gelecek mal ve mülke delâlet

eder.

Kirmani demiştir ki: Bir kimsenin rüyada kaz ve ördek görmesi, asil bir aileye mensub

zengin ve kerem sahibi bir adama delâlet eder. Rüyada sürülerle kaz ve ördek

görmek, ucuzluk, bereket ve nimete; azını görmek de aileye alâmettir.

* EHRAM: Kişinin rüyada ehram görmesi, uzun ömre delâlet eder. Rüyada kendisini

ehramın üzerine çıkmış görmek, mevkiin ve makamın yüksekliğine işarettir.

* EJDERHA: Rüyada ejderha görmek, dehşetli ve heybetli bir sultana işarettir. Veya

yakıcı ateşe delâlet eder.

Bir hastanın rüyada ejderha görmesi, ecelin yakın olduğuna alâmettir. Bir kadın

rüyada ejderha doğurduğunu görse, bu rüya, kötürüm, maraz, hastalıklı bir çocuğa

delâlet eder.

Rüyada kendisini ejderha olmuş görmek, uzun ömür ile tâbir olunur. Veya eline mülk

ve saltanat geçer.

Bir kimsenin rüyada ejderhanın etini yediğini görmesi, melik tarafından gelecek mala

delâlet eder ve onun eline nimet geçer.

Yine bir kişinin rüyada zararsız olarak ejderhanın kendisine doğru geldiğini ve kendisi

ile konuştuğunu veya kendisine bir şeyler verdiğini görmesi, o kişi namına meydana

gelecek çok büyük hayra delâlet eder.

Hâmile bir kadının rüyada ejderha doğurduğunu görmesi, iki isimli, şerefli ve hatip bir

oğlan çocuğu doğurmasına işarettir. Bazı kere de bu rüya, şerli ve fasık bir çocuğa

işarettir ki, sonunda çocuğun boynu vurulur.

Yine bazı kere ejderha görmek, gözle görülen ve fakat düşmanlığını gizleyen, her

türlü şer ve kötülüklerin kendisinde toplandığı bir düşmana alâmettir.

* EKİM AYI: Her ay, Allahü Teâlâ’nın yarattığı günlerden meydana gelir. Ekim ayı da

bunlardan biridir. Bu ayda görülen rüya, hemen hemen aynen zuhur eder.

* EKMEK: Bir kimsenin rüyada yufka ekmeği görmesi, geçimin çok iyi ve genişliğine

delâlet eder. Ekmeği dürüp yediğini görmek, nimet ve rızka işarettir.

Rüyada bir ekmek bulduğunu görmek, büyüklüğe ve rızkın artmasına işarettir.

Rüyada fakirlere ekmek dağıttığını görmek, ucuzluk ve berekete, dinde sıdk ve

sağlamlığa delâlet eder.

Yine rüyada ekmek görmek, ilmin artmasına, güzel zevceye, tatlı ve hoş geçecek

günlere, mal ve rızkın bolluğuna işarettir.

Rüyada ekmeği yüksek bir yerde görmek, fiatının artacağına, tandırda ekmek

pişirdiğini görmek, makam ve kevkinin yüksekliğine; tandırdan ekmek çıkardığını

görmek, çıkan ekmekler adedince ele geçecek mala delâlet eder.

Rüyada ekmeğin ayaklar altında çiğnendiğini görmek, bolluk ve ucuzluğa delâlet

eder. Beyaz ekmek görmek, hazmı kolay rızka ve geçim hususunda bolluğa işarettir.

Rüyada yufka ekmek görmek, sefere ve güç şeylerin kolaylaşmasına delâlet eder.

Tel kadayıf görmek, ilim ve hidâyet ile tâbir olunur.

Rüyada görülen ekmek, bal ve şeker gibi tatlı ise, piyasanın pahalılığına işarettir.

Rüyada ekmeği fena bir şeyle yediğini görmek, mumlu bal yemeye işarettir.

Nablusî (rh.a) demiştir ki: Ekmeğin tâbirce en mükemmeli, fırında kızartılmış olanıdır.

Ekmek, ilme, islâmiyete, bazan hayat ve hayatı idame eden mala delâlet eder. Bazı

kere de yufka ekmek, terbiye edici anaya işarettir.

Rüyada pâk ve temiz yapılmış undan halis ekmek görmek, güzel ve hoş geçime,

halis ilme, güzel ve beyaz hanıma işarettir. Rüyada insanlara ekmek dağıttığını

görmek, talebe için ilimden muhtaç olduğu şeye mâlik olmaya delâlet eder.

Vaiz bir kimsenin rüyada ekmek dağıttığını görmesi, nasihat ve öğütleri ile tâbir

olunur. Ancak, ekmek dağıttığı ve sadaka verdiği kişiler kendisinden üstün olur.

Rüyada bir ölünün kendisine ekmek verdiğini görmek, kendisine hiç ümit etmediği

yerden ve başkasının elinden gelecek mala ve rızka delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada ekmeği bulutların yahut evin veya ağaçlardan birinin üzerinde

görmesi, ekmeğin pahalanmasına işarettir. Diğer yiyecek şeylerin tâbiri de bu

şekildedir.

Rüyada kendisine verilen ekmekleri hemen yiyip bitirdiğini görmek, ecelin yaklaşıp

ömrümün bitmesine alâmettir. Çünkü insan dünyadaki rızkını bitirmeden ölmez.

 

Rüyada ekmekten sadece bir lokma aldığını görmek, tamahkârlık ile tâbir olunur. Bir

devlet reisinin rüyada pâk ve güzel pişmiş halis ekmek görmesi, onun adalet ve

insafına işarettir.

Rüyada küçük ekmek görmek, kısa ömür ve az rızık ile tâbir edilir.

Kişinin rüyada alnına asılmış yufka ekmeği görmesi, ihtiyacı ve fakirliğidir. Bozulmuş

ve küflenmiş ekmek görmek, sahibine faydası olmayan ve zekâtı verilmeyen mala

delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada katıksız ekmek yediğini gören kimse yalnız olarak hasta olur,

tek ve garip olarak da vefat eder. Pişmemiş ekmek şiddetli hastalığa veya sıtmaya

işarettir.

Rüyada ekmeğin kanatlanıp uçtuğunu görmek, kıtlık ve pahalılık ile tâbir olunur. Hani

derler ya: “Ekmek arslanın ağzında”. Bu sözden maksat, geçimin zorluğunu

anlatmaktadır.

Rüyada yufka ekmek görmek, bazı kere yolculuğa, bazı kere de, güç şeyleri

kolaylaştırmaya alâmettir. Tel kadayıf görmek, ilim ve hidâyet ve kalb safasıdır.

* EKMEKÇİ: Bir kimsenin rüyada ekmeçiyi görmesi, korkudan emin olmaya ve

geçimin genişliğine işarettir. Bazı kere de ekmekçi rüyası, çocuğa ve sevgiye delâlet

eder.

Rüyada kendisinin ekmekçi olduğunu görmek, büyük mala ve genişliğe delâlet eder.

Yine ekmekçi görmek, yumuşak, şefkatli ve adaletli bir devlet reisine işarettir. Has ve

beyaz ekmek satıcısını görmek, temiz rızık ile istifadeye halkı sevk eden bir kimseye

delâlet eder.

Kendisi ekmekçi olmadığı halde, rüyada halka ekmek pişirip dağıttığını görmek,

başkan olmaya veya kumandanlığa delâlet eder.

* EKMEK SEPETİ: Bir kimsenin rüyada ekmek sepeti görmesi, müjde ve beşaret ile

tâbir olunur. Rüyada içinde beyaz üzüm olan sepeti görmek, hatır ve hayâle

gelmeyen yerden ulaşacak rızka delâlet eder. Bazı kere sepet görmek, ciğerde olan

bir hastalığa da işarettir. Bazan de ekmek sepeti görmek, hem korkutucu hem de

müjdeleyici bir adama alâmettir. Eğer o sepetin içinde rağbet edilen bir nesne varsa,

müjdeye, eğer kötü bir şey bulunuyorsa korkutucuya delâlet eder.

* EKİN EKMEK: Rüyada tarlaya ekin ektiğini görmek, evli kimseler için hanımın

hamileliğine delâlet eder. Bekâr için de evlenmeye işarettir.

Bir kimsenin rüyada bir başka adamın tarlasına ekin ektiğini görmesi, tarla sahibi ile

aralarında çıkacak münakaşaya ve düşmanlığa delâlet eder.

Rüyada tarladaki ekinin yandığını ve mahvolduğunu görmek, açlık ve kıtlık ile tâbir

olunur. Bir kimsenin rüyada yeşil ekinler içinde gezindiğini görmesi, iyi ve güzel

amele, ibadet ve tâata delâlet eder.

Yine rüyada bir tarlaya ekin ektiğini gören kimse, menfaat ve berekete nail olur.

Ekinin yeşil hâli uzun ömre, kurusu da ecelin yakın olduğuna alâmettir.

Rüyada buğday ektiğini görmek, ücretin kat kat artması ile tabir olunur. Buğday

başağı görmek, şiddete ve ücretin kat kat artmasına işarettir. Arpa, hayıra delâlet

eder.

 

Rüyada ekin ekilmeyecek bir yere ekin ektiğini görmek, günah ve ziyana işarettir.

Mevsimsiz bir yerde ekin biçtiğini görmek ise, o yerde ölüm ve felâketlerin zuhuruna

delâlet eder.

Nablusî (rh.a) demiştir ki:

“- Rüyada tarla görmek, harp meydanlarına, başakları askere, onun mahsulâtı da

kılıca; tarla dünyaya, onun başağı, halk topluluğuna delâlet eder. Bazı kere de tarla,

mescidlere, zikir halkaları ve sadaka gibi âhiret için ekilmiş, ücret ve sevabı için yapılan

her yere delâlet eder.”

Hadis-i Şerifte: “Dünya âhiretin tarlasıdır.” buyurulmuştur.

* EKİN BİÇMEK: Bir kimsenin rüyada ekin biçtiğini görmesi, güç ve zor şeyi

kolaylaştırmağa ve çabuk elde edilen rızka işarettir.

Rüyada olgunlaşmış ve kemale ermiş ekini biçtikten sonra çift öküzlerinin önüne

attığını görmek, o ekindeki iyiliğe ve âfetlerden uzak olmasına delâlet eder. Eğer ekin

olgunlaşmamışsa, ziraata erişecek âfete veya yiyeceklerin pahalılığına delâlet eder.

Rüyada ekin biçmek, onu biçen kimse için mükâfat olarak erişeceği sevaba delâlet

eder. Ekinin mevsimsiz olması ise, ölüm ve kıtal ile tâbir olunur. Eğer biçilen ekin taze

ve yeşil ise, gençlerin ölümüne, beyaz olursa ihtiyarların ölümüne alâmettir. Rüyada

biçilmiş ekin içinde yürüdüğünü görmek, mücahid safları arasında yürümeye ve

gezinmeye işaretter.

* EKİNCİ: Kişinin rüyada ekinciyi görmesi, iyi ve güzel amel işleyen bir adama delâlet

eder. Ekincinin ektiği şey, bitmiş, yeşermiş ve başak vakti gelmişse, rüyayı görenin

tevbe edeceğine delâlet eder. Ekinci dünya ile tâbir edildiği takdirde, rüyada onu

görmek, ucuzluk, bolluk ve berekete alâmettir.

* EKSİKLİK: Rüyada insanın uzuvlarından birinde eksiklik görmek, mal ve nimetin

eksilmesine işarettir.

* EKŞİLİ ÇORBA: Rüyada ekşili çorba pişirdiğini ve ondan yediğini görmek, rüya

sahibinin faydalı ve iyilik sever biri olduğuna delâlet eder.

Rüyada koyun eti ile pişmiş çorba görmek, helâl mala ve güzel geçime delâlet eder.

Ve rüya sahibi büyüklerin nezdinde izzet ve şerefe nail olur.

Bir kimsenin rüyada serçe kuşu etinden pişirilmiş çorbadan yemesi, sultan tarafından

ihtiram edilmeye, ferahlık, sevinç ve vücut sağlığına delâlet eder.

* EL: Bir kimsenin rüyada el görmesi, kuvvet, ihsan, itimad ve istinad ile tâbir olunur.

Çünkü el, insanın en çok ihtiyaç duyduğu uzvudur. Rüyada sağ eli görmek, kuvvet,

geçim, kazanç, mal ve nimete delâlet eder.

Rüyada elinin uzadığını ve kuvvet bulduğunu görmek, düşmana galip gelmeye,

sözünün dinlenmesine, sanatında mahir, akıllı ve zeki olmasına delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada el görmek şu şekilde tâbir olunur.

  1. a) Erkek kardeş,
  2. b) Kız kardeş,
  3. c) Arkadaş,

 

  1. d) Evlâd,
  2. e) Uşak ve hizmetçi,
  3. f) Kuvvet,
  4. g) Zenginlik,
  5. h) Velayet ve memuriyet,

ı) Mal ve servet,

  1. i) Delil, sanat, iş ve amel…

Bir kimsenin rüyada kendi eline başka bir el değdiğini görmesi, mâlik olduğu şeyin bir

misli artmasına, güç ve kuvvete alâmettir. Tüccar ve esnaf hakkında da tâbir aynıdır.

Bazı kere bu rüyayı gören kişinin erkek kardeşi doğmasına veya kendisinin bir

çocuğu olmasına işarettir.

Bir adamın rüyada iki elinin de açık olduğunu görmesi, cömertliğe ve malını Allah

yolunda infak etmeye işarettir.

Rüyada sağ elinin altın olduğunu görmek, kazanç, devlet ve şiddetinin gitmesine

delâlet eder. Yine rüyada sağ elinin kendisi ile konşutuğunu ve kendisine “Güzel

yaptın” dediğini görmek, geçimin güzel ve geniş olmasına delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Emîr veya makamına kaim olanlar için rüyada elin

uzun olduğunu görmek, uzun ömre, hizmetine bakanların kudret ve kuvvetine,

memlekette tasarrufa, çok mala ve kârının artmasına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada elinin kesilip vücudundan ayrıldığını görmesi, eşinin, veya

dostunun, katip, hizmetçi veya akrabadan bir sevdiğinin ölümüne elâlet eder.

Rüyada elinin kesildiğini ve fakat hiç acı ve elem duymadığını görmek, aşk ve

muhabbete delâlet eder ve kalbi birinin muhabbeti ile dolar. Rüyada bir elini diğer

elinin içine aldığını görmek, nikâh merasimi münasebetiyle akrabaların

toplanmalarına işarettir.

Rüyada ellerini salih ve takva sahibi birinin boynuna doladığını görmek, tevbe ve

hidâyete ve mazhar-ı gufrana delâlet eder.

Bir talebenin rüyada elini koltuğunun altına sokup çıkardığını ve elinin de nurlu

olduğunu görmesi, ilim yolunda ilerlemeye ve muradına nail olmaya delâlet eder.

Aynı rüyayı devlet reisi görse, makamı daha da artar ve kuvveti ziyadeleşir. Rüyayı

tüccarın görmesi hâlinde, ilerlemeye, şöhretin artmasına ve doğruluğa işarettir.

Rüyada elinden su çıktığını görmek, mal ve nimet ile tâbir olunur. İki el rütbeye,

makama, iki erkek çocuğa ve devlete alâmettir. Rüyada elleriyle bir şey alıp verdiğini

görmek de, güzel ve sâlih amele delâlet eder.

İmam Nablusî (rh.a) demiştir ki:

“- Sağ el erkek çocuğa ve babaya ve dosta ya da arkadaşlık yaptığı kimselere

işarettir. Sol el, zevceye, anaya, kız kardeşe, kıza ve hizmetçiye delâlet eder. Bir kişi

rüyada iki elinden birisini kaybettiğini görse, kaybettiği elinin delâlet ettiği kimsesini

kaybetmesine alâmettir…”

Bir kimsenin rüyada bir işi sağ eli ile kuvvetli yaptığı gibi sol eliyle de kuvvetli yaptığını

görmesi, mal ve kuvvete nail olmaya ve düşmanına galip gelmeye delâlet eder.

 

Rüyada elinin kesilmiş olduğunu, ancak onu muhafaza ederek yanından ayırmadığını

görmek, bir erkek çocuğa veya erkek kardeşe nail olmaya delâlet eder.

Rüyada elinin temiz, güzel ve hoş bir halde olduğunu görmek, baba ve çocuğun

hâlinin güzelliğine veya temiz mala ve güzel kazanca delâlet eder.

Bazı kere de bu rüya, arkadaş ahbaplar ile dost olmaya ve onun hâline uygun

amellere işarettir.

Rüyada elinin solak olduğunu veya solak olan bir kimseyi görmek, fayda, rızık, nimet

ve geçimin kolaylığına delâlet eder. Zira her çetinlikten sonra bir kolaylık vardır. Her

gecenin bir gündüzü olduğu gibi…

Bir kimsenin rüyada elinin tamamını veya yarısını yediğini görmesi, pişman olacağı

bir işe işarettir. “O gün (her) zalim (nedametle) iki elini ısırıp…” (Furkan, 27)

mealindeki âyet-i kerimenin işaretince, o kişi zalimlerden olur. Rüyada elini yumma ve

bir türlü açmamak, cimrilik ile tâbir edilir.

Rüyada elinin bir Peygamber eli olduğunu görmek, Allahü Teâlânın onunla bir kavme

hidayet bahşetmesine delâlet eder. Ve o kişi hayır ve berekete nail olur. Bunun

aksine, rüyada elinin bir zalimin eline düştüğünü görmek, rüya sahibinin elinden

çıkacak fenalığa veya büyük bir zulme delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada sağ elinin sol elinden daha uzun olduğunu görmesi, yardım ve

ihsan sever olmakla tâbir edilir.

Kısaca rüyada görlülen eller, sanatkârlara ve yazı yazmaya delâlet eder. Zira

sanatkârlar işlerini elleriyle yaparlar. El olmadan iş yapmak müşküldür.

* ELBİSE: Şunu hemen ifade edelim ki: Rüya esnasında görülen elbisenin tâbiri

kendisine mahsus maddelerde anlatıldığı veçhile, rengi ve cinslerinin değişmesiyle

değişir ve öyle bir mânâ alır.

Meselâ: Rüyada yün elbise giydiğini görmek, zâhidlik ile tâbir olunur. Bir kadının

rüyada üzerinde erkek elbibesi olduğunu görmesi, onun hakıknda din ve dünyaca

hayra delâlet eder.

Bir erkek, rüyada üzerinde kadın elbisesi olduğunu görse, artık o kişiye üzüntü,

keder, şiddetli korku, zillet ve miskinlik erişir. Yani bu rüya onun hakkında iyi değildir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada elbiseyi soğuk su ile yıkadığını görmek, dört

şekilde tâbir olunur:

  1. a) Tevbe,
  2. b) Afiyet,
  3. c) Güçlükten kurtuluş,
  4. d) Korkudan emin olmak..

Rüyada tertemiz elbiseyi tekrar yıkadığını görmek, din ve takvasında fazlalığa delâlet

eder.

Rüyada üzerinde kırmızı bir elbise olduğunu görmek, çok mala nâiliyete

işarettir.Kadınların kırmızı elbise görmesi, ferahlık ve sevince delâlet eder.

 

Rüyada elbisenin altına ince bir elbise giydiğini görmek, eline biriktireceği bir malın

geçmesine delâlet eder.

Rüyada rengi yeşil elbise her bakımdan hayır ve berekete işarettir. Bu sebeple

rüyada yeşil elbise giydiğini görmek, din ve ibadete alâmettir. Ölülerin yeşil elbise

giydiğini görmek, Allah nezdinde hallarinin güzel olmasına delâlet eder.

Yine yeşil elbise giymek, miras ile de tâbir olunur.

Rüyada hiç beyazı olmayan ütülenmiş siyah elbise giydiğini görmek, heybet ve

saltanata delâlet eder. Kırmızı elbise giydiğini gören de, içerisinde Allah’ın hakkı olan

çok mala erişir. (Allah’ın hakkı, zekât’tır. Yani zekâtı verilmemiş mala nail olur.)

Rüyada sarı renk elbise, her bakımdan hastalık ve zayıflık olarak tâbir edilir. Ancak

deniz koyunu yününden imal edilen elbise müstesnadır.

Rüyada yumuşak ve çok kıymetli elbise giydiğini görmek, zengin ve fakir için

tamamen hayıra delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada yeni elbise giyme, velayete ve uluvv-ü

makama, ziraat ehli için feyz ü berekete, kadın için sürür ve feraha delâlet eder.

Rüyada yırtılmış ve kesilmiş iki elbiseyi üst üste giymek, rüya sahibinin ölümüne

işarettir. Yine rüyada yırtık elbise giydiğini görene üzüntü ve keder isabet eder.

Bir kimsenin rüyada çirkin ve kötü olarak yamanmış elbise giydiğini görmesi, zarar,

ziyan ve işsizlik ile tâbir olunur. Rüyada sırtındaki elbisesinin sırtından çıkarıldığını

görmek, bulunduğu vazifeden azledileceğine işarettir. Yine rüyada elbisesini yediğini

görmek, elbisenin nisbet edildiğini cihetle malından yemeye delâlet eder.

Rüyada çeşit çeşit renklerle nakışlanmış elbise giydiğini görmek, güzel kokulu şeyleri

satan ile meşrubat satan kimse için hayır ve menfaate delâlet eder.

Rüyada kendi elbisesini veya bir başkasının elbibesini yıkadığını görmek, geçimde

meydana gelecek darlığı defetmesine, gizli hal ve işlerinin aşikârelenmesine delâlet

eder. Rüyada sırf kadınlara benzemek için kadın elbisesi giydiğini görmek, sultan

tarafından erişecek üzüntü ve kedere delâlet eder. Veya ona bir şey musallat olur.

Gök renkli elbise görmek de, üzüntü ve kedere işarettir. Keten elbise giydiğini

görmek, güzel geçim ve helâl mala delâlet eder. Kirli elbise yıkamanın tâbiri de

böyledir.

Bir kimsenin rüyada yeni elbiseyi yediğini görmesi, helâl mala, kirli elbiseyi yediğini

görmesi de haram malı yemeye işarettir. Rüyada yıkandıktan sonra üzerine yeni

elbise giymediğini görmek, arzu ve muradına nail olamamaya delâlet eder. Kaftan

denilen elbiseyi görmek, yardıma mazhar olmaya delâlet eder.

* ELBİSE ÇIRPICISI: Bir kimsenin rüyada elbise çırpıcısını görmesi, üzüntü ve

kederlerin gitmesine ve gönüllerde olan kin ve hased gibi şeylerin zail olmasına

alâmettir. Bazı kere de bu rüya, nikâha, oynamaya, türkü söylemeye delâlet eder.

Yine elbise çırpıcısını görmek, bir başkasının işi için kendisini zahmete koymaya

işarettir.

* ELBİSE DOLABI: Bir kimsenin rüyada elbise dolabı görmesi, zevceye, binek

hayvanına ve rütbeye delâlet eder. Görülen dolap ağaçtan ise, delâlet ettiği şeyin

kıymeti daha da artar. Rüyada kumaştan elbise dolabı görmek, güzel konuşmaya,

makamın yüksekliğine, azizliğe, halinin güzel olmasına işarettir. Bu rüya,

bazı kere de yeni elbiseye, ülfet ve muhabbete delâlet eder.

* ELBİSE KOLU: Kişinin rüyada elbise kolu görmesi, mala ve nimete delâlet eder.

Elbise kolunun geniş ve uzun olması, zenginlik ile tâbir olunur. Rüyada yırtık olan

elbise kolu, fakirlik ve yoksulluğa delâlet eder. Yine elbise kolunu yırttığını görmek, nimetin

elden gitmesine alâmettir.

* RENKLER: Rüyada görülen yeşil elbiseler dinî bakımdan iyi ve güzeldir. Çünkü

yeşil elbiseler cennet ehlinin giysileridir. Rüyada yeşil elbiseler görmek, diriler

hakkında din ve kuvvete ve çokça ibadete, ölünün de Yüce Allah indinde halinin

güzelliğine delâlet eder.

Hayattaki kişinin rüyada yeşil elbise giymesi mirasa, ölünün yeşil giyinmiş görünmesi,

şehid olarak vefat ettiğine işarettir.

* ELBİSE PARÇALARI: Bir kimsenin rüyada eski elbiseler satın aldığını görmesi, iyi

değildir. Zira onları satmak, kendisinden kötü olan şeyi defetmek manasını taşır. Eski

elbiseleri almak, fakirliğe, satmak da fakirliğin gitmesine delâlet eder.

* EL ÇIRPMAK: Bir kimsenin rüyada el çırptığını görmesi, sevinç ve sürura delâlet

eder. Rüyada el ile vurmak ise, misafirin hoşlanmadığı bir şeyin zuhuruna delâlet

eder.

* ELÇİ: Kişinin rüyada elçi görmesi, işinin hileci eline geçeceğine delâlet eder. Bazı

kere de elçi görmek, yüksek makama ve şerefe işarettir. Çünkü elçiler sultanların

huzuruna çıkarlar.

* EL BAĞLAMAK: Rüyada parmaklarını birbirine geçirmek suretiyle el bağladığını

görmek, rüya sahibi için hayır değildir.

Denilmiştir ki: Parmaklarını birbirine geçirerek el bağladığını gören bir kimse müşkül

bir işe başlar.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyasında el bağladığını görmek, kendi kısmetini

bağlamaya delâlet eder. Hiç bir veçhile bu rüya iyi değildir. Darlık, sıkıntı ve

müşkülâta delâlet eder.

* ELDİVEN: Bir kimsenin rüyada elinde eldiven olduğunu görmesi, önünde güzel ve

mesut günlerin bulunduğuna delâlet eder. Bazı kere de eldiven görmek, yeni yeni

kimselerle tanışmaya işarettir.

Rüyada elindeki eldivenin tekini kaybettiğini görmek, zevcesi ile aralarında küçük bir

kırgınlık olacağına delâlet eder. Yine rüyada eldiven görmek, sır saklamak ile de tâbir

edilir.

* ELEK: Rüyada elek görmek, kazanca, çalışmaya ve helâl mala delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada elek görmek, elinden helal ve şerif mal gelip

geçen bir kimseye delâlet eder.

 

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Elek rüyası şu şekilde tâbir olunur.

  1. a) Islâh eden bir kimse,
  2. b) Her şeye karışan bir zevce,
  3. c) Ahlâkı kötü hizmetçi,
  4. d) Az menfaat

* ELEMEK: Rüyada un gibi, ekin gibi bir nesneyi elekten geçirdiğini görmek, üzüntü,

keder ve sıkıntılardan kurtulmaya delâlet eder.

* ELMA: Bir kimsenin rüyada elma görmesi, evlada ve güzel yüzlü insanlara delâlet

eder.

Rüyada elma topladığını görmek, medhedilmeye layık, şerefli ve aziz bir zattan

gelecek mala işarettir.

Rüyada elma ağacı diktiğini görmek, bir yetimi büyütmek ve ona kol kanat germek ile

tâbir olunur. Bazı kere de rüyada elma ağacı görmek, insanın himmetine delâlet eder.

Rüyada bir elma ağacına mâlik olduğunu görmek, arzu ve maksadına nailiyete

delâlet eder. Elma ağacına çıktığını görmek, nimet ve menfaata, inmek ve düşmek de

mahrumiyete delâlet eder.

Yine rüyada görülen elma ağacı, insana yakın bir mümine alâmettir. Bu sebeple bir

kişi elma ağacı diktiğini görse, bir yetimi himayesi altına alır.

Bekâr bir kimsenin mescidde elma kokladığını görmesi, tez zamanda evleneceğine

işarettir. Bekâr kız için de durum aynıdır. Günah işleyen bir yerde bir kadının elma

kokladığını görmesi, insanlarının diline düşüp kötü şöhret kazanmasına delâlet eder.

Rüyada elma yediğini görmek, insanları baktığı bir malı yemekle tâbir olunur.

Bir kişi rüyada elmayı ısırdığını ve tadını damağında hissettiğini görse, bu rüya, hayır

ve ihsana, kazanca, faideye ve menfaate delâlet eder.

Rüyada çiçekleri üzerinde bir elma ağacı görmek, mesut bir ömre ve nimete, kuru

elma ağacı görmek, fakirlik, üzüntü ve borca delâlet eder.

Bazı kere de elma görmek, çok şehvete, kudret ve kuvvete delâlet eder. Ekşi elma

görmek, dağınıklığa, zararlara, bağırıp çağırmaya alâmettir.

* ELMAS: Rüyada elmas görmek, mağdur ve kibirli, meziyeti ve iffeti olmayan bir

kadına delâlet eder.

Bir elmas yüzük alıp parmağına taktığını görmek, böyle kibirli ve mağrur bir kadınla

evlenmeye işarettir. Rüyada yüzüğü parmağından çıkarıp bir başkasına verdiğini

görmek, zevcesinden ayrılmaya ve onu boşamaya delâlet eder.

Rüyada lekesiz parlak taş güzel kadına, lekeli ve donuk elmas da çirkin kadına

alâmettir.

Kirmani demiştir ki: Rüyada elmas ve pırlanta ile süslü mücevherat görmek, erkek

için gam, keder ve sıkıntı, kadın için ise ferah ve sürura delâlet eder.

 

* EL VE DİĞER AZALARI KESMEK: El insanın en kıymetli uzvudur. Elin kesilmesi,

hayatın güçlüğünü de beraber getirir. Bu sebeple rüyada elinin kesildiğini görmek,

namazı terketmekle tâbir olunur. Namazın terki ise, dini yıkmak gibidir. Çünkü

namaz dinin direğidir.

Bir kimsenin rüyada el ve ayağının çapraz olarak kesildiğini görmesi, onun hesabına

dinin bozukluğuna delâlet eder. Rüyada tenasül uzvunun kesildiğini görmek, nesil ve

zürriyetinin kesilmesine işarettir.

Rüyada kulak ve burun kesilmesi, suç ve kusura, bazı kere de fakirliğe delâlet eder.

Bu rüya, haberlerin kesilmesi ile de tâbir olunur.

* EMANET: Rüyada herhangi bir adama emanet mal bıraktığını görmek, o adamın o

kişinin sırrına vâkıf olmasına işarettir. Bir kişinin, rüyada emanetini bir ölüye

bıraktığını görmesi, o kimsenin sırrını gizleyip aşikâr etmeyecek birine söylemesine

delâlet eder.

Rüyada zevcesine bir şey emanet ettiğini ve zevcesinin de o emaneti muhafaza

ettiğini görmek, hanımın ondan hamile olmasına alâmettir. Eğer hanım verilen

emaneti ifşa ederse, hamile olmamasına delâlet eder.

* EMEKLEMEK: Bir kimsenin rüyada emeklemek hali görmesi, kötürümlük ile tâbir

olunur. Veya ayakta durmaya gücü yettiği halde oturarak namaz kılmaya işarettir.

Bu rüya, bazı kere de seferden vaz geçmeye, himmet ve gayrette kusur etmeye

delâlet eder.

Emeklemek rüyası, fakir için zenginliğe, zengin için de fakirliğe alâmettir. Bazı kere

de insanlarla düşüp kalkmaya delâlet eder.

* EMEL (İstek ve arzu): Rüyada bir şeyi çok arzu ettiğini görmek ve ona kavuşmak,

gönüldeki muradın hasıl olacağına işarettir.

* EMMEK: Rüyada bir kimseyi emdiğini görmek, ondan gelecek mala ve menfaate

delâlet eder. Bir kadının memesini emdiğini görmek, yine ondan gelecek nimet ve

menfaate işarettir. Bir kimsenin bir uzvunu emmek, emdiği kişinin mal ve servetinden

hisse almaya delâlet eder.

Rüyada bir çocuğun meme emdiğini görmek, rızkının geniş ve bol olacağına; emdiği

memeden süt değil de kan çıktığını görmek haram mal kazanacağına alâmettir.

Yine rüyada bir kimsenin memelerini emdiğini görmek, onun zevcesinden gelecek

mala, burnunu emdiğini görmek, cebinden gelecek mala, uyluğunu emdiğini görmek,

hısım ve akrabasından gelecek mala delâlet eder.

Rüyada emzikli kadının erkek çocuğa süt verdiğini görmek, sevinç ve sürura, kız

çocuğa süt verdiğini görmek de, üzüntü ve kedere delâlet eder.

* EMİR: Bir bekârın rüyada emir görmesi, evlenmesine ve evinde emir gibi olmasına

delâlet eder. Bazı kere de eline geçirmek istediği bir şeyden hisse sahibi olmaya

işarettir.

Rüyada sultan tarafından sınır şehirlerinden birine vali olarak tayin edildiğini görmek,

tayin edildiği şehrin uzaklığı nisbetinde şeref, şan ve isminin yüceliğine delâlet eder.

 

Bir kimsenin rüyada hükümdara veya şehrin valisine yiyecek bir şey götürdüğünü

görmesi, hüzün ve kedere delâlet eder. Ancak bundan halâs olur ve hiç ummadığı

yerden eline mal geçer. Bir vali rüyada azledildiğini görse, bu, onun makamının

yüksekliğine işarettir.

* EMR-İ BİL MA’RUF (İyilikle emretmek): Bir kimsenin rüyada insanlara iyilikle

emrettiğini; namaz kılın, oruç tutun, kelime-i şehadet getirin, Kur’ân okuyun dediğini

görmesi, Allahu Teâlâ’ya iman ve onun hakkına ifaya delâlet eder.

Bunun tersine, rüyada kötülükle emrettiğini görmek, nifak ve fitneye, dinde bozukluğa

delâlet eder.

Rüyada rakı ve şarabı döktüğünü, çalgı aletlerini kırdığını, tavla ve oyun kâğıtlarını

defettiğini görmek, iman ve güzel amele, dinde samimi olmaya ve sıdka delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyasında istediği bir işde emir ve tahakküm ettiğini

görmek, kardeşlerini kıskanmaya işarettir. Rüyada kendisine buğday satmayı

emreylediğini görmek, helal rızka delâlet eder.

Kirmanî demiştir ki: Rüyasında şeriat hükümlerine göre emr ve nehyettiğini görmek,

hayrın ta kendisidir. Şeriata muhalif bir şey emretmek ise, iyi değildir.

Rüyada kendisine iyi bir şeyle emrolunduğunu gören kişi, hayır ve berekete nail olur.

* EMİNLİK: Rüyada kavga, döğüş, yangın, sel ve bunun gibi âfetlerden emin

olduğunu görmek, elem ve korktuğu şeylerden halâs olmağa, sevinç ve sürura delâlet

eder.

* EMZİK: Evli bir kadının rüyada emzik görmesi, yakında bir çocuğu olacağına delâlet

eder. Bekâr bir kızın emzik görmesi, iyi bir gençle evleneceğine, yine genç bir adamın

emzik görmesi de temiz bir kızla yuva kuracağına delâlet eder.

* ENSE: Nablusî (rh.a) demiştir ki: Bir kimsenin rüyada ense görmesi, kötülemek,

ilerlemek, gerilemek, izzet, zillet ya da borç gibi adamın arkasından söylenen şeylere

delâlet eder. Bazı kere de ense, bir adamın eserini araştıracağına işarettir.

Rüyada esnesinin kalın olduğunu görmek, o kimsenin hakkında Cenâb-ı Hakk’ın

takdir ettiği şeye sabır ve tahammül etmesine delâlet eder.

Rüyada ensesinin kılını traş ettiğini görmek, üzerinde bulunan emaneti yerine teslim

etmeye ve borcu ödemeye alâmettir.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada boyun ve ensenin uzun olduğunu görmek,

dört şekilde tâbir olunur:

  1. a) İşin neticesi,
  2. b) Adalet,
  3. c) Velayet,
  4. d) Ezan…

Bir kimsenin rüyada ensesinin kalın, beyaz, güzel kokulu, berrak ve parlak bur

nurdan olduğunu görmesi, hayra delâlet eden bir şeyin meydana çıkacağına işarettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada boyun ve ense görmek, insanın sâdık dostu,

 

emin arkadaşı ve ücretli hizmetçisine delâlet eder.

Rüyada bir düşmanın ensesine bindiğini görmek, onu tepelemeye, düşmana galip

gelmeye, güç ve kuvvete delâlet eder.

Rüyada enseyi aşağı bükmek, veya ensede yara, çıban gibi bir şeyin mevcudiyetini

görmek, hakarete, üzüntü ve kedere uğramaya delâlet eder. Ensenin güzelliği,

kalınlığı, insanın kuvvetine, geçiminin güzelliğine işarettir.

Uyanıklık hâlinde ikrah olunan veya ayıb addedilen bir şeyi, rüyada ensesinde

görmek iyi ve hayır değildir. Rüyada birinin boğazını sıktığını veya diğerinin kendi

boğazını sıktığını görmek, sıkıntı, zaruret; müşkülat ve üzüntüye delâlet eder.

Rüyada boynunun omuzları arasında gömülmüş gibi kısa olduğunu görmek, işlerinin

güzel bir şekilde neticeleneceğine işarettir.

Bir kişinin rüyada boynunu güzel, parlak ve düzgün olduğunu görmesi, amel ve

işlerinde adalet üzere olduğuna delâlet eder.

* ER: Rüyada er görmek, müminler hakkında zafer ve zalimlerden intikam almaya

delâlet eder. (Askere bakınız).

* ERİK: Rüyada vaktinde erik görmek, rızık ile tâbir olunur. Yine erik görmek, bir

yitiğin bulunmasına delâlet eder. Rüyada mevsimsiz olarak görülen erik, hastalık,

üzüntü ve kedere işarettir. Bir hastanın rüyada erik yediğini görmesi, hastalıktan şifa

bulacağına delâlet eder. Yine erik rüyası, aile içinde geçimin çok güzel ve muntazam

olduğuna işarettir.

Rüyada meyvesi siyah erik görmek, iyi bir hekime delâlet eder. Erik rüyası, erik

ağacının cinsine göre değişir ve mana taşır.

* ERKEK: Rüyada görülen yiğit ve er kimse, fazilet ve genişliğe, kudret ve takvaya

delâlet eder. Erkek kardeşi görmek, malda ortaklığa işarettir.

Ebu Saidü’l-Vaâz demiştir ki: Rüyada yaşlı bir erkek görmek, dört veçhe ile tâbir

olunur.

  1. a) Hayır,
  2. b) Bereket,
  3. c) Kaza-ı hacet,
  4. d) Emniyet.

Rüyada bir ihtiyarın kendisine doğru geldiğini görmek, hayır ve bereketin kendisine

karşı geleceğine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada erkek görmesi, fazilet ve genişliğe, kudret ve takvaya işarettir.

Zira Cenab-ı Hak erkeği dişiye faziletli kılmıştır. Ve kerim kitabında şöyle

buyurmuştur.

“Erkek için dişinin iki hissesi (vardır).” (Nisa, 176). Bu sebeple erkeğin nasip ve

hissesinin fazlalığı beyan edilmiştir.

Rüyada kendi yanında bir erkek çocuk görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıdan halâs

 

olmağa, sevinç ve sürura delâlet eder. Görülen çocuğun çirkin olması, bunun zıddı…

Rüyada salih, zâhid, takva, verâ sahibi birini görmek iyilik ve keramete delâlet eder.

Bazı kere de bu rüya, hayvan ve kuşlardan salih bir şeye delâlet eder.

Rüyada hükümdarları görmek, galip gelmeye; hakimleri görmek, muhakemeye, vali

ve idarecileri görmek, korku ve şiddete, askeri görmek, sefere, sanatkârı görmek,

onun imal ettiği nesneye ve rızka, kadını görmek, fitneye, salih ve iyi kimseleri

görmek de, ibadete delâlet eder..

Denilmiştir ki: Rüyada küçük bir oğlan çocuğunu sırtına yüklenip taşıdığını görmek,

üzüntü ve kedere alâmettir. Hâmile kadının rüyada erkek çocuğu doğurduğunu

görmesi, doğacak çocuğun kız olacağına delâlet eder. Bunun tersine, kız

doğurduğunu görse, bu kere de oğlan çocuk ile müjdelenir.

Bir insanın rüyada erkek kardeşini, dedesini, amcasını, halasını ve kendilerinden

miras alabileceği bir yakınını görmesi, malda ortaklığa veya bu yakınlarının

kendilerine alâmettir.

* ERKEĞİN CİNSİYET UZVU: Nablusî demiştir ki: Rüyada görülen erkeğin tenasül

uzvu, mal, evlat ve ömre delâlet eder.

Tenasül uzvunun ayıplanmayacak derecede uzadığını ve büyüdüğünü görmek, evlat

ve malın çok olmasına alâmettir.

Bir kimsenin rüyada tenesül uzvunun birkaç parçaya ayrıldığını görmesi, neslinin çok

olacağına ve devamlılığına delâlet eder.

Yine rüyada cinsiyet aletinin üçe ayrıldığını gören kimsenin üç evladı olur. Bir

başkasının cinsiyet uzvunu kendi elinde görmek, her cihetten ele geçecek para ve

çok mala delâlet eder.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Bir devlet adamının rüyada tenasül uzvunun

büyüdüğünü görmesi, kudret, kuvvet ve itibarının artacağına delâlet eder. Bu rüya,

esnaf ve tüccar için de kazancın ve kârın artacağına işarettir.

Rüyada eliyle zekerini tutup çıkardığını tekrar yerine koyduğunu görmek, bir erkek

çocuğa delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, elinden çıkan bir malın tekrar ona

dönmesine işarettir.

Rüyada hamile bir kadının erkeklik uzvu görmesi, erkek çocuk doğurmasına

alâmettir. Rüyada tenasül uzvunun kesildiğini görmek, bundan sonra erkek çocuğu

olmayacağına delâlet eder.

Bir adamın rüyada tenasül uzvuna düğüm vurduğunu görmesi, geçimin güçleşmesine

ve sıkıntıya işarettir.

Rüyada sünnet olduğunu görmek, ondaki dinin güzelliğine ve sağlamlığına işarettir.

* ERKEK BAYKUŞ: Rüyada erkek baykuş görmek, gündüzleri gösteriş için, huşu ve

huzur içinde ibadet eden, gece olunca da, hırsızlık ve halka eziyet etmek gibi kötü

işleri yapmaya çalışan bir kimseye delâlet eder. Bazı kere de erkek baykuşun görülmesi,

yol kesen ve çok mal biriktiren adama işarettir.

* ERKEK KEDİ: İmam Nablusî demiştir ki: Bir kimsenin rüyada erkek kedi görmesi,

“Hesap gününden evvel bizim amel defterimizi acele ver.” (Sad: 16) mealindeki

âyet-i Kerîme gereğince, kitap ve hesap defterine delâlet eder.

Erkek kediyi rüyada görmek şu şekilde de tâbir olunur:

  1. a) Hanım için cefa,
  2. b) Evlat,
  3. c) Düşmanlık,
  4. d) Hırsızlık,
  5. e) Zina,
  6. f) Söz taşımak,
  7. g) Kişiyi arkasından çekiştirmek…

* ERZAK: Rüyada erzak görmek, Hazret-i Yusuf un kıssasında olduğu üzere, bir

bolluğun sonunda bir kıtlık olacağına, kıtlığın sonunda da bolluğun geleceğine delâlet

eder.

* ESANS: (Güzel ve hoş koku): Kişinin rüyada esans ve misk görmesi, rızka ve

menfaate delâlet eder. Bazı kere de esans görmek, izzet, şeref ve ululuğa erişmeye

işarettir.

Rüyada güzel ve hoş kokular süründüğünü görmek, başkaları tarafından övülmeye

ve medhe delâlet eder. Ve bu rüya hac ile de tâbir olunur.

Bekâr bir kimsenin çarşıdan esans veya başka güzel kokulu bir şey aldığını görmesi,

yakında evleneceğine delâlet eder. Yine rüyada esans süründüğünü görmek, gizli

sırrın açığa çıkacağına işarettir.

Rüyada devlet reisinin sarayında güzel koku süründüğünü görmek, ondan üstün bir

kimse tarafından yönelecek bir töhmetle rüya sahibine bir keder isabet edeceğine

işarettir.

* ESİR ETMEK: Bir kimsenin rüyada kendisini esir olmuş görmesi, hayır ve rızka

delâlet eder. Bazı kere de esirlik, sırlara vâkıf olmakla tâbir edilir.

Rüyada esir olduğunu gören, kaybettiği bir şeye tekrar kavuşur. Ve ondan hayır

görür. Kendisinin bir başkası elinde esir olduğunu görmek ise, iyi değildir, üzüntü ve

kedere ve zorluğa delâlet eder.

Rüyada bir meliki esir görmek, iyilik ve bereket işaretidir. Esirler görmek, ulvî

makama, menzile ve nüfuza delâlet eder.

Sâlimî demiştir ki: Rüyada esir oduğunu ve fakat bundan kurtulduğunu görmek,

üzüntü, gam ve kederden halâs olmağa delâlet eder.

Rüyada herhangi bir esiri dövmek, veya ona eziyet etmek, veya onun başında

beklemek, hastalıktan şifa bulmaya ve afiyete delâlet eder.

* ESKİCİ: Bir insanın rüyada yırtık ve sökük elbiseleri diken kimseyi görmesi, iyiliğe,

sevaba, lütuf ve siyasete, hastalıklar dan afiyete ve genişliğe işarettir. Bazı kere de

bu rüya, dokuyucuya, elbiselere nişan ve alâmet koyan zata işarettir.

Rüyada kendi yırtık elbisesini yamadığını görmek, akrabalara düşman olmak ve

 

hayırsız adamlarla arkadaşlık yapmak ile tâbir olunur. Eskici görmek, düşmanlık

yapan adama da delâlet eder.

* ESKİMEK: Rüyada bir nesnenin eskidiğini görmek, müjdeye ve sevinçli habere

delâlet eder. Çünkü bir şey eskiyecek ki, yenisi yerine gelsin.

* ESNEMEK: Nablusî demiştir ki: Rüyada esnemek, günah işlemeye, feryâd edip

ağlamak ve tembellikle namazı terk etmek gibi şeytanın razı olacağı amellere

işarettir.

Kişinin rüyada esnemek halini görmesi, bazı kere düşmana galip gelmeye, sevap

işlemeye ve hayıra delâlet eder. Rüyada çok çok esnediğini görmek, gaflete ve

tembelliğe işarettir. Yine esnemek hâli, rüya sahibinin, deva bulmayacak bir hastalığa

yakalanacağına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada esnerken “Elhamdü lillah” diyerek elini ağzına tutuğunu görmesi,

hak üzere ve hak yolda olduğuna delâlet eder.

* ESHÂB-I KİRAM: Resûl-i Zîşanın sahabilerinden herhangi birini rüyada görmek,

hayır, rahmet, bereket ve nimete delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, dinde kuvvete,

imanda kemale ve amelde sıdka işarettir.

* ESNAF: Rüyada esnaf ve satıcı görmek, işlerin zorluğuna ve huzurun elden

gideceğine delâlet eder.

* EŞEK: Bir kişinin rüyada eşek görmesi, hizmetçiye, çocuğa ve zevceye işarettir.

Bazı kere de” “Kendilerine Tevrat yükletilti de sonra onu taşıyanların hali koca

kitaplar taşıyan merkebin hali gibidir.” (Cuma, 5) mealindeki âyetin işareti gereğin

ce yolculuk veya ilme alâmettir.

Bazan da rüyada eşek görmek, amel etmeyen âlime, veya Yahudiye, veya yatak,

kilim v.s. gibi insanın ayağını bastığı şeylere işarettir.

Kişinin rüyada eşek veya katırlara malik olduğunu görmesi, veya eşeğe binmesi,

malın ve evladın kendisini ziynetlendireceğine delâlet eder.

Rüyada eşek sesi iyi değildir. Bir kimsenin rüyada eşek sesi işitmesi, şer ve

şiddetlere, zinadan olma çocuğa, cinler tarafından gelecek bir arızanın meydana

çıkmasına delâlet eder. Çünkü eşeğin anırması şeytanı görmesindendir.

Ibn-i Sîrîn hazretleri: Rüyada eşeği görmeyi diğer hayvanlardan üstün tutmuştur.

Eşeğin de siyahını tercih etmiştir. Rüyada, semeriyle beraber eşek görmek, izzet

sahibi bir çocuğa işarettir. Eşeğin kuyruğunun uzunluğu evladın kendisinden sonra

gelen neslinin devlet ve yüceliğinin devamına alâmettir.

Rüyada eşek eti yediğini görmek, cahil bir kimseden tahmin edemeyeceği yardımın

erişeceğine işarettir. Rüyada dişi merkep görmek, daha da makbuldür.

Rüyada bilinmeyen eşek görmek, cahil, çok inat veya kâfir bir kimseye delâlet eder.

Rüyada eşeğe bindiğini, eşeğin de güzel güzel yürüdüğünü görmek, çalışma ve

gayretinin güzelliğine işarettir. Rüyada eşek pisliğini biriktirdiğini görmek de malın ve

servetin çok artacağına delâlet eder.

Rüyada merkebin öldüğünü görmek, sahibinin ölümüne veya çok uzun ömürlü

 

olmasına işarettir. Bir kimsenin rüyada dişi eşek görmesi, geçime, yardımcıya ve

nesli çok kadına alâmettir. Yine rüyada dişi eşeğinin doğurduğunu görmek, rüya

sahibine geçim kapılarının açılacağına delâlet eder.

Rüyada yavrusuz bir dişi eşeğe bindiğini görmek, çocuksuz bir kadınla evlenmeye

işarettir.

Bir kimsenin rüyada bir eşeğe sahip olduğunu, veya onu bağladığını, yahut evine

soktuğunu görmesi, Allah tarafından erişecek çok hayıra, üzüntü ve kederin

gitmesine ve feraha delâlet eder.

Rüyada eşeğinin birçok kuyruğu olduğunu görmek, rızkın genişliğine ve geçimin

kolaylığına delâlet eder.

Avlamak gayesiyle evine bir yaban eşeğini soktuğunu görmek, hayır ve ganimet ile

tâbir olunur ve o adamın eline çok mal geçer. Bunun tersi, yaban eşeğe bindiğini

görmek, Haktan bâtıla meyletmeye ve müslümanların cemaatinden ayrılmaya delâlet

eder.

Danyal (a.s) demiştir ki: Rüyada eşek görmek ve üzerine binmek, baht ve ulûvv-i

mertebeye delâlet eder. Onda iyi ve kötü görülen her şey rüya sahibinin bahtı ile tâbir

olunur.

Rüyasında kendi malı olan bir eşeği görene Allahü Teâlâ hayır kapılarını açar. Ve

onu keder ve gamdan halâs eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada eşek görmek, şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Baht,
  2. b) Devlet,
  3. c) Emrin yerine gelmesi,
  4. d) Baş olmak,
  5. e) Mal ve zevce,
  6. f) Hizmetçi,
  7. g) İzzet ve ikbâl,
  8. h) Mertebe…

Ebu Saidü’l-Vaaz da şöyle demiştir: Rüyada merkeb görmek, insanın himmeti, cehd

ve gayretidir. Semiz ve zayıf olması da fakrü zarurettir. Rüyasında kendisinin eşek

haline geldiğini görmek, akrabadan gelecek zarara işarettir. Arkasına bir eşeğin

bindiğini görmek, kudret ve kuvvete delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada dişi eşeğe bindiğini görmesi, hayır ve berekete delâlet eder. Dişi

merkebin hamile olduğunu görmek, ümit eylediği işin zuhuruna işarettir.

* EŞEK BÖCEĞİ: Kişinin rüyada eşek böceği görmesi, kötü nefse, âdi himmete,

ahlâksız kimselere işarettir.

* EŞEK PALANI: Rüyada eşek palanı görmek, şerefsiz ve asılsız bir kadına alâmettir

ki, kocası yanında o kadının zerrece değeri yoktur.

* EŞEK ARISI: Rüyada eşek arısı görmek, himmet ve kuvvetli bir kimseye delâlet

eder.

 

Kirmanî demiştir ki: Rüyada kendisini bir eşek arısının soktuğunu görmek, ahlâksız

ve mütecaviz bir kadın yüzünden gelecek keder ve gama delâlet eder.

Havada birçok eşek arılarının uçtuğunu görmek, o mahalle yabancı askerlerin

geleceğine alâmettir. Rüyada üzerine hücum eden eşek arılarını koğduğunu görmek,

zulüm ve tecavüzlerden emin olmaya delâlet eder. Yine rüyada eşek arılarını tutmak,

öldürmek, onlardan kaçmak, hayır ve nimete delâlet eder…

* EŞİK: Rüyada kapının eşiğini görmek, rüya sahibinin eşi ile tâbir olunur. Rüyada

kapının alt eşiğinin yerinden çıkarıldığını görmek, devletin ve nimetin elden gitmesine

işarettir.

Kapının üst eşiğinin koparıldığını görmek, eşinden ayrılmaya alâmet sayılmıştır.

Rüyada kapının üst eşiğinin kaybolduğunu görmek de, rüya sahibinin hanımının

ölümü ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada kapıya eşik yaptığını görmesi, evlenmek ile tâbir edilir.

Denilmiştir ki: Alt eşik, devlet; üst eşik rüya sahibinin zevcesidir. Rüyada kapısının alt

eşiğine bindiğini görmek, evlenmeye delâlet eder.

* EŞKİYA: Rüyada yol kesici eşkiya görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.

Çünkü eşkiya insanın elinde olanı zorla alır. Bir kimsenin rüyada yolunun eşkiyalar

tarafından kesildiğini görmesi, elindeki malın zayi olacağına ve bu yüzden sıkıntıya

düşeceğine alâmettir.

Rüyada kendisi eşkiya olarak dağa çıktığını ve yol kestiğini görmek, hastalık ile tâbir

olunur.

* EŞYA: Kişinin rüyada eşyaları bir yerden alıp daha iyi bir yere naklettiğini görmesi,

iyilikle emredip kötülükten men etmeye delâlet eder. Keza eşyayı, evvelki bulunduğu

yerden daha aşağı yere nakletmek de kötü işleri yapmaya emir ile tâbir olunur.

* EŞYANIN DEĞİŞMESİ: Rüyada varlıkların ve cisimlerin bilindikleri halden diğer bir

hâle girmeleri, meselâ meyve veren ağacın kuru ağaca döndüğünü, veya kuru ağacın

meyve veren ağaca inkılâp ettiğini görmek, rütbe sahiplerinin hallerinin değiş

mesine delâlet eder. Yine bu değişiklikler, yani rüya sahibinin gördüğü değişiklik

halleri, dünyanın hayırdan sere veya serden hayıra dönmesine alâmettir. İnsan

uzuvlarının ve kişilerin suret lerinin değişmesi dahi böyledir.

Mesela, yaşlı bir adamın rüyada çocuk olduğunu görmesi, hayır ile tâbir edilmez.

Çünkü çocuk ne yaptığını bilmez.

Bir kimsenin rüyada 40 yaşını aştığını, saç ve sakalının ağardığını görmesi, aslında

kendisi böyle değilken, bu halde görülmesi, dinde salâhına, vakar ve şerefinin

ziyadeliğine delâlet eder.

Genç bir kadının rüyada ihtiyar olduğunu görmesi, din ve dünyasının iyi ve güzelliğine

işarettir. Rüyada boynunun uzadığını görmek, ömrün uzunluğuna delâlet eder.

Rüyada boyu uzun iken kısaldığını görmek, eldeki nimetin veya malın gideceğine

işarettir. Bu rüya bazı kere de ecele delâlet eder.

Bir erkeğin kendisini kadının şekil ve zinetinde görmesi, zillet, belâ ve hakirlik ile tâbir

 

olunur. Rüyada ihtiyar kadını genç olarak görmek, zenginliğe alâmettir.

Rüyada kuşa döndüğünü görmek, yeryüzünde durmadan yolculuk etmeye alâmettir.

Vücudunun çamurdan yapılmış testi, bardak, tandır v.s. gibi şeyler olduğunu görmek,

uzun ömür ile tâbir edilir.

Rüyada örümcek olduğunu görmek, Allah’a ibâdet ve günahlardan tevbeye işarettir.

Yine rüyada yanında bulunan bir çocuğun kuş olduğunu görmek, o çocuğun ölüp

cennette kuşlar arasına karışacağına delâlet eder.

* ET: Rüyada pişmiş olarak et görmek, helal mala delâlet eder. Çünkü et ancak

pişirilerek yenir. Çiğ et görmek ise, ağrı, hastalık ve ızdıraplara alâmettir. Taze etin

görülmesi de ölüme ve gıybet etmeye işarettir.

Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: Rüyada et görmek dört vech ile tâbir olunur:

  1. a) Mal,
  2. b) Miras,
  3. c) Hüzün,
  4. d) Musibet…

Tencere içinde pişmiş et görmek, rızık ve nimete delâlet eder. Rüyada kişinin kuş eti

görmesi, fazla yolculuk yapmaya ve fayda elde etmeye işarettir. Bazı kere de kuş eti

yediğini görmek: Cennete ve insanı cennete yaklaştıracak güzel ve salih amellere

delâlet eder.

Fakir bir adamın rüyada et ile pişmiş yemeği görmesi, zenginliğe delâlet eder. Etsiz

pişmiş yemeği görmek ise, ibadet ve ihtiyaca alâmettir.

Danyal (a.s) demiştir ki: Rüyada pişmiş et görmek ve yemek güzellikle hasıl olan

hayır ve menfaate, kebap edilmiş et görmek ve yemek, elem, hastalık ve ızdıraba ve

meşakkatle kazanılan mala delâlet eder. Rüyada insanın kendi etini yediğini görmesi,

ehil ve akrabası hakkında gıybete ve pişman olacağı bir işi işlemeğe alâmettir.

Denilmiştir ki: Tencerede pişmiş et rızık ve nimettir. Eti kebap olarak pişirdiğini

görmek, haram mala delâlet eder. Kebap halinde erkek koyun eti görmek, rüya

sahibinin hastalığına, kuzu ve oğlak eti görmek, evlâdının veya hizmetçisinin

hastalığına, dişi koyun eti görmek, zevce veya validesinin hastalığına alâmettir.

Ebu Saidü’l-Vaâz demiştir ki: Ne olduğu belli olmayan bir parça et görmek,

musibete, taze et görmek ölüme, tuzlu et, musibetten sonra nimete; kıyılmış et

hüsran ve zarara delalet eder.

Rüyada pastırma görmek, ölüleri gıybet etmek ile tabir olunmuştur. Tavuk eti görmek

kadın tarafından menfaatlanmaya işarettir. Sığır eti görmek, zahmet, meşakkat ve az

iş yapmaya delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada ördek eti görmesi veya ondan yemesi, erkeklerden dindar ve

salih kimseler tarafından meydana gelecek menfaate delâlet eder. Rüyada pişmiş bir

eti ihtiyar bir adamla yediğini görmek, rüya sahibinin sultanlar yanında kadri ve şanı

yüce olacağına delâlet eder. Kebap edilmiş sığır eti görmek, korkudan emin olmaya

işarettir. Bazı kere de bu rüya, rızka, ucuzluk ve bolluğa delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada öküz eti yediğini gören kişi hakim huzuruna götürülür.

 

Rüyada insan eti görmek, düşmana galip gelmek ile tâbir olunur. Tanınmayan et ve

kan görmek, yine galip gelmeye ve fakat fitneye de delâlet eder.

Nablusî (rh.a) demiştir ki: Bir kimse rüyada kendi etinin siyah ve gök renkte veya

parça parça kesilip yere düştüğünü görse, bu rüya, o kişiye arız olacak şiddetli bir

azaba yahut tutulacağı bir hastalığa işarettir. Bazı kere bu rüyayı görenin (eğer varsa)

gemisi açılır, ya da yorgan veya yastığı kesilir…

* ET DİLİMLERİ: Bir kimsenin rüyada et dilimleri görmesi, açık ve zararlı şeyler ile

tâbir olunur. Bazı kere de zahmetsiz meydana gelen bir şeye, peşin rızka, şehvetin

harekete gelmesine ve kişinin gizlemek istediği bir sırrın açığa çıkmasına delâlet

eder.

* ET KÜTÜĞÜ: Rüyada görülen kütük, halkı birbirine kışkırtıp uğraştırmayı, kin,

düşmanlık ve münakaşa gibi şeylerin arasına sokulmayı arzu eden münafık bir

kimseye alâmettir.

Bir. adamın rüyada et parçalayıcıyı görmesi, şerre, düşmanlığa, harbe, toplu şeyleri

dağıtmağa, helâli haram ile karıştırmağa, faize ve ihtiyaçları gidermeğe işarettir.

* ET YEMEĞİ: Rüyada et yemeği görmek, rızık, bereket ve menfaat ile tâbir olunur.

Fakir için et ile pişmiş yemeği görmek, zenginliğe, etsiz pişmiş yemeği görmek,

ihtiyaç veya ibadete delâlet eder. Çeşit çeşit şeylerle karışık yemeği görmek ise,

hastalığa işarettir.

Rüyada kendi eliyle güzel bir yemek pişirdiğini görmek, o yemek miktarınca şöhrete

erişmeye ve fakirlikten sonra zenginliğe delâlet eder.

Yine rüyada et veya pirinç ile pişirilmiş süt ve bunlardan başka şeyler görmek,

ferahlık, sevinç, akid, ilim ve faydalı rızka delâlet eder…

* EV: Bir kimsenin rüyada demirden imal edilmiş bir ev görmesi, zevcesiyle beraber

uzun bir ömür süreceğine işarettir. Bazı kere de rüyada görülen ev, rüya sahibinin

dünyası olarak tâbir edilir.

Rüyada evini ve evinin odalarını genişlettiğini görmek, dünyada halinin

genişlemesine, geçim ve nasibin çok olmasına delâlet eder.

Yine ev rüyası, erkeğin beraberce yaşadığı zevcesine delâlet eder. Bu sebeple

evlenen kimseye “Eve girdi” denilir. Bazı kere de, rüyayı görenin bedenine işarettir.

Rüyada bir evi sırtına yükleyip götürdüğünü görmek, bir kadının nafaka ve idaresini

üzerine almaya delâlet eder. Bunun tersi, evin kendisini yükleyip götürdüğünü

görmek, nafaka ve idaresinin bir kadının üzerine olacağına işarettir.

Rüyada evinin altından olduğunu görmek, yangın ile tâbir olunur. Çünkü altın ateş

rengindedir.

Rüyada hiç bilmediği bir evin üstüne çıktığını görmek, o evin kıymeti, talihleri ve

şerefi nisbetince bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

Rüyada evinde çamurla sıvanmış geniş bir odanın olduğunu görmek, o hanede

sâliha kadınların çokluğuna işarettir. Eğer oda kireçle sıvanmış, kiremitle yapılmış

ise, tam tersi, kadının kötü sözlü ve münafık birisi olduğuna delâlet eder.

İbn-i Sirin (rh.a) demiştir ki: Rüyada bir evin tavanı, damı veya duvarının yıkıldığını

yahut yandığını görmek, o evde bir musibetin meydana geleceğine delâlet eder.

Rüyada evinin büyüdüğünü görmek, nimete, küçüldüğünü görmek de nimet ve rızkın

azaldığına alâmettir.

 

Rüyada bir evi nakışladığını ve süslediğini görmek, o evde zuhur edecek düşmanlık

ve şiddete delâlet eder. Rüyada kendi evini karanlık halde görmek, menfaat ve rahatı

olmayan uzak bir yolculuk ile tâbir olunur.

Bunun tersi, evini aydınlık görmek, çıktığı seferde hayır ve bereketle karşılaşmaya

delâlet eder.

Bir kişinin rüyada evler ve kalelerle ihata edilmiş bir şehirde bina yaptığını görmesi, o

şehirde evlenmeye ve bir çocuğunun olacağına delâlet eder.

İnsanın rüyada uzaktan gördüğü ev, uzaktan uzağa nail olacağı dünyalığa işarettir.

Rüyada bilinmeyen bir eve girdiğini ve orada ölüler olduğunu görmek, âhirete delâlet

eder. Çünkü ölüler hep âhiret yurdundadırlar. Bilinmeyen bir eve girdiğini ve fakat

çıkmaya imkân bulamadığını görmek, ölüm ile tâbir olunur. Eğer o girilen ev toprak ve

çamurdan sıvanmış ise, rüya sahibinin âhirette halinin güzel olmasına, eğer kireçle

sıvanmış ise ahirette halinin kötü ve berbat olmasına delâlet eder.

Denilmiştir ki: Bir adamın evi, onun vücuduna, nefsine ve şahsına delâlet eder. Zira

ev kendisiyle, kendisi de evle bilinir. Yine ev kişinin şerefi, şanı ve çoluk çocuğunun

mekânıdır. Bazı kere de ev, rüya sahibinin hayatını devam ettirdiği mala ve elbiseye

delâlet eder.

* EV BAHÇESİ: Bir kimsenin rüyada ev bahçesi görmesi, insanın muhafaza

edilmesine ve namuskârlığına, mal ve evlâttan şüpheyi defetmeye alâmettir.

Bazı kere de ev bahçesi, oruç ve gece namazı gibi herkesin muttali olamıyacağı gizli

ibadet edenlere delâlet eder. Bazan da zühd ve takvaya ve Allahü Teâlâ’yı tesbih ve

tasdik etmeye delâlet eder.

* EVİN DİREĞİ: Rüyada evin direğini görmek, zevceye veya mala işarettir. Rüyada

görülen ev, rüya sahibinin vücudu ile tâbir edildiği zaman evin kapısı o zâtın yüzü

olur. Hanımı ile tâbir edildiğinde de evin kapısı hanıma işarettir. Rüyada kendi evini

supürdüğünü görmek, isabet edecek üzüntü ve kedere delâlet eder.

* EVLENMEK: Bir kimsenin rüyada evlendiğini görmesi, Yüce Allah tarafından

meydana gelecek bir yarıdıma ve nimete delâlet eder.

Rüyada şahitler huzurunda evlendiğini görmek, Allahü Teâlâ’ya salih amel

yapacağına söz vermeye delâlet eder. Eğer kıyılan nikâh, adetlere uygun olarak

çarşıda yapılırsa makama ve kadrini yüceltecek bir şöhrete erişmeye alâmettir.

Rüyada tanıdığı bir hanımla evlendiğini görmek, o kişinin onunla geçimini

sağlayacağı şey hakkında çalışacağına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada ölü bir kadınla evlendiğini ve onun yanına girdiğini görmesi,

kaçırdığı ve ümidini kestiği bir işine tekrar kavuşacağına işarettir. Yine rüyada hiç

bilmediği ve tanımadığı yaşlı bir kimsenin kızı ile evlendiğini görmek, çok çok hayıra

delâlet eder.

Rüyada dört kadınla evlendiğini görmek, Peygamber-i Zîşân efendimizin kabrini

ziyaret edeceğine alâmettir.

Hamile bir kadının rüyada evlendiğini görmesi, doğacak çocuğun kız olacağına

 

işarettir. Erkek çocuğu olan kadının rüyada evlendiğini görmesi, çocuğunu evlendirip

mürüvvetini göreceğine delâlet eder. Kocası olmayan veya evli bir kadın rüyada

evlendiğini görse, bu rüya, onun hakkında hayırdır.

Bir kimsenin rüyada sultan kızı ile evlendiğini görmesi, içki veya içki gibi diğer sarhoş

edici şeyleri içeceğine alâmettir.

Rüyada bir kadınla evlendiğini ve kendisinin de bir veya birkaç zevcesi olduğunu

görmek ve o kadını tanımak, o kadının güzellik ve endamı nisbetinde hayır, servet ve

devlete ermeye delâlet eder.

Rüyada bir kadınla evlendiğini ve fakat o kadının öldüğünü görmek, sanatla meşgul

olmaya ve bunu yaparken zahmet ve üzüntü çekmeye delâlet eder.

Rüyada Yahudi bir kadınla evlendiğini görmek, harama ve günah işlemeye delâlet

eder.

Bir kimsenin rüyada dinen kendisine haram olan bir kadınla evlendiğini görmesi, aile

fertlerinin önderi olacağına işarettir.

Bir kadın tanımadığı yaşlı bir adamla evlendiğini görse, bu rüya, o kadın hakkında

hayır ve berekettir. Eğer hasta ise şifa bulunur. Yine rüyada kendisine haram olan ve

ölmüş bir kadınla evlendiğini görmek, akrabaları ziyaret etmeye işarettir.

* EV REİSİ: Kişinin rüyada ev reisini görmesi, hafız ve âlim bir kimse ile tâbir olunur.

Zira Hazret-i Yusuf ev işlerini gören bir zat idi.

* EV YIKMAK: Rüyada ev yıktığını görmek, yıkılan evin sahibinin ölümüne alâmettir.

Nasıl ki rüyada ölmek, evin yıkılmasına delâlet ediyorsa, ev yıkmak da sahibinin

ölümüne işarettir.

Bir kimsenin rüyada ev veya tarihî bir eseri yıktığını görmesi, üzüntü, keder ve şerre

delâlet eder. Rüyada kendi evinin üzerine yıkıldığını görmek, o evden bir ölünün

çıkacağına işarettir. Veya rüya sahibine büyük bir musibet erişeceğine alâmettir.

Bir kadının rüyada evinin tavanının yıkıldığını görmesi, kocasının vefatına delâlet

eder…

* EVLERE GİRMEK: Rüyada kendi evine adaletli bir devlet reisinin girdiğini görmek,

o eve bereketin ve rahmetin inmesi ne ve adaletin meydana çıkmasına delâlet eder.

Yine bir eve, zâlim, cebbar, kahredici bir devlet reisinin indiğini görmek, o yerde fesat

ve musibetlerin meydana gelmesine işarettir.

Bir müslümanın rüyada cennete girdiğini görmesi, Allah’ın izni ile cennete gireceğine

delâlet eder. Bu rüya, o müslümanın nefsi için gönderdiği veya göndereceği hayrın

kabul edildiğinin bir müjdesidir. Çünkü Allahu Teâlâ, cennet mukabilinde müminlerin

mal ve canlarını satın aldığını beyân buyurmuştur.

Rüyada cehenneme girip sonradan cehennemden çıktığını görmek, rüya sahibinin

tevbe etmesine işarettir. Tevbe edemeden ötelere yolcu olursa, işi feci demektir.

Denilmiştir ki: Rüyada cehenneme girdiğini görmek, sıtma hastalığına, fakirliğe ve

 

zindana delâlet eder. Çünkü sıtma hastalığı ateşli bir hastalıktır. Fakirlik ve zindan da

ateşten gömlek mesabesindedir.

Bir kâfirin rüyada cennete girdiğini görmesi, bâtıl dinini bırakıp Hak din olan İslâmı

seçeceğine delâlet eder. Bekâr, fakir, hasta kimselerin cennete girdiklerini görmesi, o

hallerden kurtulacaklarına işarettir. Bekâr evlenir, fakir zengin olur, hasta şifa bulur.

İsyankâr ve günahkâr bir kimsenin rüyada Mekke’ye girdiğini görmesi, günahına

tevbe edeceğine ve sonunun hayırlı olacağına işarettir. Kâfirin rüyada Mekke’ye

girdiğini görmesi, Müslüman olacağına delâlet eder.

Yine rüyada Mekke’ye girmek, korkudan, şiddet ve musibetten emin olmanın

alâmetidir. Çünkü orası emin beldedir.

Rüyada Hazret-i ibrahim’in makamına girdiğini görmek, izzet, ikbal ve şerefe, ilim ve

takvaya delâlet eder.

Evlenmek isteyen bir kişinin rüyada Mescid-i Haram’a girdiğini görmesi, temiz, pâk ve

güzel bir kadınla evleneceğine alâmettir.

Rüyada sokak, çarşı ve pazara girdiğini görmek, rızık için çalışmaya ve gayret

göstermeye delâlet eder.

Rüyada cami ve mescitlere girmek, günahtan temizlenmeye; kiliseye ve havraya

girmek dinde bozukluğa alâmettir. Rüyada cennete girdiğini ve fakat cennetten

dönmekten menedildiğini görmek, gurbette ebedî olarak kalmaya işarettir.

* EVLİYA: Velîler Allah’ın dostlarıdır. Rüyada onlardan birini görmek, kalb safâsı ve

dinde kuvvete delâlet eder. Evliyanın kendisine bir şey verdiğini görmek, helâl ve

temiz rızka, rahmet ve berekete işarettir.

Meşhur bir Veliyi rüyada güler bir halde görmek, dünya ve âhiret saadetine ve

hayırların kabulüne delâlet eder. Bir velinin eteğine tutunup onunla yürüdüğünü

görmek, sünnet üzere amel etmeye ve akıbetin güzelliğine delâlet eder.

* EYYUB (A.S.): Biliyorsunuz ki, Hazret-i Eyyûb sabır kahramanı bir Peygamberdir.

Onun başına nice felâketler ve belalar gelmiş, fakat o hepsine sabretmişti. Bu

sebeple rüyada Hazret-i Eyyûb (a.s) görmek, musibetlere, belâlara, ehlin, malın,

evlâdın ve daha nice şeylerin kaybolmasına ve bunlara da sabır ile tahammül

edeceğine alâmettir.

Yine o mübarek peygamberi görmek, mal ve çocukların elden çıkmasına delâlet eder.

Hasta bir adamın Eyyûb (a.s) görmesi, hastalıktan kurtulup selâmete ermeye işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyada Hazret-i Eyyûb’u gören kimseye bela ve musibetler isabet

eder. Dostlarından ayrılır ve devasız derde duçar olur. Sonra da bunların hepsinden

kurtulup selâmet bulur.

* EZAN: Rüyada ezan okuduğunu görmek, hayır, bereket, rahmet ve hac ile tâbir

olunur. Ve o kimse hacca gider. Bazı kere de ezan görmek, hârb ve cenk için hazırlık

yapılacağına dair bildirinin duyulacağına delâlet eder.

Yine rüyada ezan okumak, makam ve derecenin yüksekliğine, büyük bir rütbeye

yükselmeye ve işitilecek doğru habere, bekâr için de evlenmeye delâlet eder.

 

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Ezan rüyası şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Hac ibadeti,
  2. b) Doğru ve Hak söz,
  3. c) İş,
  4. d) Ulûvv-i Kadr,
  5. e) Risayet,
  6. f) Ölüm,
  7. g) İflâs,
  8. h) Hıyanet,
  9. i) Tecessüs (Bir şeyin iç yüzünü araştırma),
  10. j) Kıllet-i din (az din) ve nifak…

Ibn-i Kesir demiştir ki: Rüyada ezan okumak veya okunduğunu görmek, duâ, iyilik,

tâat, hayır, şeytan şerrinden emin olmak ve kurtuluş ile tâbir olunur. Ezan okunması

lâyık olmayan bir mekânda ezan okumak hayır değildir. Bu rüya, cünüb ve bunun gibi

bir hâlin meydana gelmesine işarettir.

İbn-i Fuzâle demiştir ki: At veya başka hayvan üzerinde ezan okumak veya

okunduğunu görmek, sefere, gemi üzerinde ezan okumak, umurunda suhulet

husulüne delâlet eder.

Rüyada yüksek bir dağ üzerinde ezan okuduğunu görmek, büyük ve kadri yüce bir

zat hakkında doğru söz söylemeğe, minarede ezan okumak, yolculuğa ve selâmetle

geri dönmeye ve muradının incisini elde etmeye alâmettir. Yine rüyada ezanı

dinlediğini görmek, namaza devama, ikamet sesini işitmek hayırlı işlerde

muvaffakiyete delâlet eder.

Rüyada çocukların ezan okuduğunu görmek, o mahallin cahiller ve bidat ehli

tarafından istila edilmesine işarettir. Sokak ve çarşılarda ezanın okunduğunu görmek,

temiz bir yaşayış ve güzel bir geçim ile tâbir olunur.

Bir kimsenin semada ezan okuduğunu ve insanların da kendisini dinlediklerini

görmesi, beşeriyeti Hak ve hayra davet etmeye alâmettir. Yine bir adam iki kere peş

peşe ezan okuduğunu, kamet getirdiğini ve farz namaz kıldığını görse, bu rüya, hac

ve umre ile tâbir olunur ve o kişi Allah’ın izniyle hacca gider.

Kendi evinin üstünde ezan okuduğunu görmek, eğer hanımı varsa hanımın vefatına

delâlet eder.

Nablusî demiştir ki: Rüyada Kabe üzerinde ezan okuduğunu gören ehl-i bidat olur ve

sahabiler hakkında kötü söz söyler. Yüzükoyun ezan okuduğunu gören kişinin

zevcesi halk arasında koğuculuk yaparak onları rahatsız eder. Eğer rüyayı gören

bekâr ise evlenir.

* EZBERLEMEK: Bir kimsenin rüyada Allahü Teâlâ’yı zikretmesi, münacat ve tevhid

ezberlemesi, Peygamber-i Zîşân hakkındaki kaside ve na’tları zihninde tutması,

sapıklıktan hidâyete, kıtlıktan bolluğa, üzüntü ve sıkıntıdan sürür ve neşeye

kavuşmağa delâlet eder.

Yine rüyada Yüce Allah’ı takdis etmek, şevk ve vecd veren bir sesle kasideleri ve

mezkûr medhiyeleri okuduğunu görmek, şan ve şöhrete nail olmaya delâlet eder.

Allah’ı zikretmek elbette en büyük ibadettir hükmü gereğince, büyük bir nimete de

işarettir…

 

* ENBİYA: Peygamber-i Zîşan efendilerimizi görmek, devletin ve saadetin en

büyüğüdür. Bu sebeple rüyada büyük peygamberlerden birini görmek, izzet ve şerefe

delâlet eder ve o kişi umduğuna nail olur.

İbn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada Ulûl’âzîm Peygamberleri görmek, izzet ve

şerefe, sair enbiyayı görmek, zafer ve nusrete, din kuvvetine ve emaneti yerine tevdi

etmeye delâlet eder.

Kirmanî de şöyle demektedir:

– Bir nebiyi ferah ve sürür halinde ve güler yüzle görmek, izzet ve gayrete ve zafere

delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada peygamberleri veya onlardan birini görmek, şu

şekilde tâbir olunur:

  1. a) Rahmet,
  2. b) Nimet,
  3. c) İzzet,
  4. d) Ulûvv-i Kadr,
  5. e) Devlet,
  6. f) Zafer,
  7. g) Saadet ve riyaset,
  8. h) İslâmda kuvvet,
  9. i) Dünya ve âhirette hayır ve rahat…

Rüyada peygamberlerden biri ile kavga ettiğini görmek, betbahtlık alâmetidir ve o kişi

sünnetten yüz çevirip bidat ehli olur.

Bir kimsenin rüyada enbiyaya mahsus elbiseyi giydiğini görmesi, din ve dünyada

iyiliğe, kendisinin nebi olduğunu görmek, şehiden vefat etmeye delâlet eder,

* EZGİ: Bir kimsenin rüyada ezgi söylediğini görmesi, bâtıl söze ve musibete işarettir.

Eğer söyleyenin sesi güzel ise faydalı ticarete, güzel değilse zararlı bir ticarete

alâmettir.

Rüyada çirkin bir şekilde türkü ve şarkı söylediğini görmek, miskinlik ve zillete delâlet

eder. Yine rüyada ezgi ve şarkı söylemek, şer, kötülük ve münakşaya delâlet eder.

Rüyada yolda gittiğini ve ahenkli bir şekilde ezgi söylediğini görmek, müstesna.

Çünkü bu rüya, rüya sahibi için hayırdır. Yollarda güzel şeyler söyleyerek gitmek

adettir ve sevinç işaretidir.

 

F

* FAKIH (Fıkıh âlimi): Bir kimsenin rüyada fıkıh âlimi görmesi, akıl, zeka, ilim ve

fenne delâlet eder. Bazı kere de fıkıh âlimi görmek, hastalıklardan kurtulmaya ve

afiyet’e işarettir.

Asi ve günahkar bir adamın rüyada alim görmesi, tevbe ve istiğfara ve Allahü

Teâlâ’ya yönelmeye delâlet eder. Cahil birinin bu rüyayı görmesi, hidayet ile tâbir

olunur.

Şafiî mezhebinde bir adam başka bir mezhebe geçtiğini görse, dinde ruhsat tarafına

gitmeye işarettir. Veya birisinden ödünç bir şey alır. Yahud ahd ve vadini yerine

getirmekten usanır ve bıkar.

* FATİHA SÛRESİ: Rüyada Fâtiha-i şerifeyi okuduğunu veya okunduğunu görmek,

güç işlerin kolay olmasına, hayır ve be rekete, bol rızka, duanın kabulüne, ferah ve

sürura delâlet eder.

* FAKİR: Bir kişinin rüyada fakir görmesi, ızdırap veren yoksulluğa işarettir.

Rüyada kendisini fakir olmuş görmek, zenginliğe alâmettir. Bir kimse rüyada fakir

olduğunu görse:

“- Rabbim, hakikat ben, bana indirdiğin hayırdan dolayı muhtacım.” (Kasas, 24)

mealindeki âyet-i kerimenin işaretince, o zatın eline çok mal ve yemek geçer. Yine

rüyada fakirlik görmek, dinde salâha ve hâlinde sebat ve devama delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaâz demiştir ki: Rüyada fakir olduğunu görmek, çok yemeğe ve berektli

rızka delâlet eder. Bir zenginin rüyada fakirliğe duçar olduğunu görmesi, malının ve

zenginliğinin artacağına delâlet eder. Tüccarın aynı rüyayı görmesi halinde, durum

yine de öyledir.

Bir kimsenin rüyada fakir olduğunu ve insanlardan dilendiğini görmesi, çok çok duâ

etmeye işarettir. Çünkü dilenenler çok duâ ederler. Rüyada bir yerde dilencinin

görülmesi, o mahalde bir zenginin vefatına ve oradan çıkacak sadakaya alâmettir.

Rüyada dilendiğini ve kendisine de istenilen şeylerin verildiğini görmek, hiç zahmet

çekmeden kazanılacak mala delâlet eder. Zira dilencilik sermayesiz bir kazançtır.

Denilmiştir ki: Rüyada fakir olduğunu görmek, hayır ve menfaat ile tâbir olunur.

* FAKİRE HİZMET: Bir kimsenin rüyada fukara ve salih kullara hizmet etmek, onlar

için tevazu göstermek, onların emrine uyarak yanlarında durmak hâlini görmesi,

Allahü Teâlâ indinde çok nasib ve güzel ölüme ve sâlihlerle arkadaş olmaya delâlet

eder. Zira kişi sevdiğiyle beraberdir.

* FABRİKA: Rüyada fabrika görmek, insanın bedeni ile tâbir olunur. Çünkü insan

vücudu da bir fabrika gibidir. Yine fabrika görmek, kazanç ve menfaate delâlet eder.

Çünkü fabrika kazanç kaynağıdır. Rüyada herhangi bir fabrikadan çıkıp yol boyu

yürüdüğünü görmek, eve gelecek bir misafire alâmettir.

* FALCI: Bir kimsenin rüyada falcı görmesi, amelini iptal etmeye işarettir. Rüyada bir

falcının yanına varıp ondan bir şeyler sorduğu görmek, rüya sahibi için, şiddetli

 

üzüntü ve kedere delâlet eder. Fala inanmak dinen haram olduğundan, rüyada da

bunu görmek bir fayda ve menfaat temin etmez.

Rüyada falcı adamın yüzünü görmek, yalancı, hilekâr birine delâlet eder. Çünkü

falcılar hep yalan yanlış şeyler söyler.

* FANUS: Rüyada fanus görmek, izzet ve ikbale delâlet eder.

Rüyada fanusun söndüğünü görmek, memur için işinden azledilmeye, halk için de

nimetin zevaline işarettir.

Rüyada bir şehirde birçok fanuslar yakılmış olduğunu görmek, o memleket

idarecilerinin adalet üzere olduklarına delâlet eder. Fenerlerin aniden sönüp şehrin

karanlıklar içinde kaldığını görmek ise, baştaki idarecilerin adaletsizliğine ve zulmüne

delâlet eder.

* FARE: Rüyada birçok fare görmek, rızka delâlet eder. Evinde farelerin oynaştığını

görmek, rızkın çokluğuna ve devamlılığına işarettir. Çünkü fareler rızık olan yerde

oynaşır.

Bazı kere de fare görmek, fitneci bir kadına işarettir. Veya bağırıp feryad eden yahudi

ve melun bir kadına, yahut bir hırsıza delâlet eder. Zira fareler de yediklerini hep

çalarak yerler.

Bir kimsenin rüyada fareyi yerinden çıkardığını görmesi, o yerde nimet ve bereketin

az olacağına delâlet eder. Rüyada bir fareye sahip olduğunu görmek, hizmetçi ile

tâbir olunur.

Farenin beyazı gündüze, siyahı geceye delâlet eder.

Rüyada farenin bir yeri deldiğini görmek, ev soyan hırsızlara delâlet eder. Yine

rüyada farenin kendi elbisesini kestiğini görmek, rüya sahibinin geçmiş ömrünü haber

vermesine işarettir.

Gündüz uykusunda ve gündüz görülen rüyada fareyi sabahtan akşama kadar

durmadan gezinir bir halde görmek, rüya sahibinin ömrünün uzunluğuna alâmettir.

Nablusî (rh.a) demiştir ki: Tâbir cihetinden farenin dişisi ile erkeği arasında fark

yoktur. Bir kimse kendisinin fare avladığını ve ona mâlik olduğunu görse, içi bozuk bir

kadına delâlet eder. Zira fare kötü ve fitneci bir kadındır.

Rüyada evinde nice nice farelerin olduğunu görmek, o kimsenin evine kendilerinde

hayır ve bereket olmayan kadınların girmesine işarettir. Yine bir kişinin kendi

elbisesinde veya yatağında bir fare görmesi, işlerine karışan hayırsız bir kadına

delâlet eder.

Rüyada bir fare öldürdüğünü görmek, kötü ve huysuz bir kadına galip gelmeye

işarettir. Bir adamın rüyada farelere ok veya taş attığını görmesi, kötü bir kadının

gıybetini yapmaya işarettir veya onunla kötü bir şey hakkında muhabbete delâlet

eder. Rüyada bir fareyi avladığını görmek de, yine bir kadına hile ederek onu

avlamaya işarettir.

* FARE DELİĞİ: Kişinin rüyada fare deliği görmesi, bid’atlara tabi olmaya, bid’atçı ve

sapıkların eserlerine uymaya alâmettir. Bazı kere fare deliği, ağıza da delâlet eder.

Bu sebeple delikten bir hayvan çıktığını gören adamın ağzından o hayvan ayarında

 

bir söz çıkar.

* FALAKA: Kişinin rüyada falaka görmesi, uzak bir zattan gelecek iyiliğe delâlet eder.

Falakaya yatırılıp dövüldüğünü görmek, cezayı mücib bir şey işlemeye işarettir.

* FARZ NAMAZ: Bir kimsenin rüyada farz namaz kıldığını görmesi, velayete veya

reisliğe, Allah’ın farz kıldığı şeylerden bir farzı yerine getirmeye, korku ve endişeden

emin olmaya delâlet eder.

Rüyada farz namaz kılmak, sözünde sâdık olmaya ve küstüğü biriyle barışmaya

işarettir.

Rüyada abdestli olarak öğle namazını kıldığını görmek, maksat ve murada ermeye

delâlet eder. Dünya ve âhirette istediği her hususta kendisine yardım erişir. Zira

rüyada namazı tam olarak edâ etmek, arzu ettiği şeyin tamamlanmasına delâlet eder.

Rüya sahibi eğer zindanda ise halâs bulur ve kendisi bol rızka kavuşur.

Rüyada ikindi namazını edâ ettiğini görmek, insanın kendisi veya bir başkası için

yapacağı yemine delâlet eder. Yine ikindi namazını kıldığını gören kişinin arzu ettiği

şey bazı güçlüklerden sonra meydana gelir ve muradı hâsıl olur. Buna mukabil ikindi

namazını tamamlayamayan adamın işi çıkmaza girer.

Bir kimsenin rüyada akşam namazı kıldığını görmesi, gönlünde arzu ettiği şeyin

meydana gelmesine delâlet eder ve o kişi muradına erer. Rüyada yatsı namazını

kılmak, amelin tamamlanmasına ve ömrün tükenmesine işarettir. Zira yatsı namazı o

günkü ibadetin son halkasıdır. Artık ondan sonra ölümün kardeşi sayılan uyku başlar.

Rüyada sabah namazı kıldığını görmek, sevinç, sürür ve saadet vesilesidir ve günün

bütün ferahlığının geldiği ilk saatlerdir.

Bir kimsenin rüyada cuma namazı kıldığını görmesi, bütün işlerinin hayır ve selâmetle

neticeleneceğine delâlet eder. Ve o kişi muradına vâsıl olur. Bağ, bahçe gibi yeşillik

yerlerde namaz kıldığını görmek, Yüce Allah’a istiğfar edip yalvarmaya delâlet eder.

Rüyada hayvan üzerinde namaz kıldığını görmek, büyük ve şiddetli bir korkuya

alâmettir. Rüyada dört rekâtlı farz namazını iki rekât kıldığını görmek, sefer ile tâbir

olunur.

Rüyada Ramazan bayramı namazını kıldığını görmek, borcu ödemeye, hastanın şifa

bulmasına, sıkıntı ve üzüntüden kurtulmaya delâlet eder. Çünkü Ramazan bayramı,

oruç borcu bittikten sonra kılınır.

Kişinin rüyada Kurban bayramı namazını kıldığını görmesi, hayır işleri üzerine

olmaya, yapılan vasiyeti tutmaya ve adakları yerine getirmeye delâlet eder. Bazı kere

de rüyada görülen Ramazan ve Kurban bayramı namazları, düşmanla karşılaşmaya

ve açıktan açığa tekbir getirmeye delâlet eder.

Rüyada oturarak namaz kıldığını görmek, acizliğe, korkaklığa ve cüz’i bir rızka kanaat

etmeye işarettir. Bazı kere de bu türlü namaz kılmak, babanın veya hocanın, ya da

üzerinde ilim hakkı bulunan bir kimsenin hastalığı ile korkutulmaya alâmettir.

Rüyada tevbe namazı kıldığını görmek, günah ve hataların affolmasma delâlet eder.

Eğer tevbe namazını bütün halkın kıldığı görülmüşse, bu rüya, yağmur ile tâbir

olunur.

 

Rüyada “Tahiyyetü’l-Mescid” namazı kıldığını görmek, akraba ve fukaraya sadaka

vermeye delâlet eder.

Rüyada Kabe istikametinde namaz kıldığını görmek, rüya sahibinin sıdk ve

doğruluğuna delâlet eder. Kıbleden başka cihete beyaz bir elbise ile namaz kıldığını

ve Kur’ân-ı Kerim’i hatasız okuduğunu görmek, hacca gitmeye delâlet eder.

* FASIL: Bir adamın rüyada fasıl dinlediğini görmesi, gönül ferahlığına delâlet eder.

Eğer bu fasıl, kadınlar tarafından icra ediliyorsa, saadet ve mutlulğa; erkekler

tarafından icra ediliyorsa, kazanca ve berekete ve işlerin düzgünlüğüne delâlet eder.

* FASULYE: Kişinin rüyada fasulye görmesi, iyilik ve berekete işarettir. Rüyada

vaktinden evvel taze fasulye yediğini görmek, hiç ümit edilmeyen bir yerden gelecek

yardıma delâlet eder.

Rüyada yeşil fasulye yediğini görmek de, büyük bir nimet ve kıymetli bir hediye ile

tabir olunur.

Mevsiminde bahçeden yeşil fasulye topladığını görmek, hayır ve menfaate delâlet

eder.

* FAYANS: Rüyada fayans görmek, parlak ve istikbal vadeden bir iş ile tâbir olunur.

Fayansa el sürmek, üzüntü ve kederin gitmesine ve müşküllerin hal’olacağına delâlet

eder. Yeşil fayansı eli ile okşadığını görmek, kolay kazanılan rızka delâlet eder.

* FECİR: Rüyada sabahın ilk anlarını görmek, sürür, sevinç ve feraha delâlet eder.

Çünkü artık zulmet gidip aydınlık başlamıştır. Rüyada çiçekler içinde güneşin

doğuşunu seyrettiğini görmek, parlak bir istikbale işarettir.

* FELAH: İsminden de anlaşılacağı gibi felah hali, saadet ve sevincin işaretidir. Bu

sebeple rüyada felah görmek, sevinilecek nimetlere kavuşmaya delâlet eder ve

müjdeli haberler ile tâbir olunur.

* FEN: Kişinin rüyada bir fenni veya erbabını durumlarına göre çeşitli fenleri görmesi,

hastalıktan şifa bulmaya, korku ve kederden emin olmaya, vahşet ve şiddetten sonra

ülfet ve muhabbete delâlet eder. Bazı kere de rüyada fen görmek, gezintiye, güzel

yüzler görmeye, yeni elbiseler giymeye işarettir.

* FENER: Rüyada yanar halde fener görmek, sevinçli habere, sönük halde görmek,

evinize çökecek karanlığa delâlet eder. Bir kimsenin şişe ve billurdan mamul fener

görmesi, tevfîk-i ilâhiye, ibadet ve tâate, dünya saatine ve âhiret selametine delâlet

eder.

* FELLAH: Rüyada böyle birini görmek, acil bir haber ile tâbir olunur. Rüyada kendi

evine bir fellahı misafir ettiğini görmek, büyük bir nimete ve menfaate işarettir.

* FERACE: Rüyada ferace görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya delâlet eder.

Bazı kere de ferace görmek, temiz ve pâk bir kadına işarettir. Bir kâtip rüyada

kendisinin bir feracesi, elinde de kalemle kâğıdı veya yazı makinesi olduğunu görse,

bu rüya onun için fakirlikten kurtulmaya ve devlet reisinin hizmetine girmeye delâlet

eder. Sonra bu sayede zengin olur.

 

Bekâr bir adamın rüyada ferace (cübbe) giyindiğini görmesi, yakında evleneceğine

işarettir.

* FERAHLIK: Rüyada çok mesrur olup, içinin ve gönlünün açıldığını görmek,

günahtan tevbe etmeye ve tevbenin kabulüne işarettir. Üzüntü, keder ve sıkıntıda

olan bir kimsenin bu rüyayı görmesi, sıkıntıdan ve üzüntüden kurtulmaya delâlet

eder.

Bir kimsenin rüyada gördüğü ferahlık hâli, eğer gönlünün razı olmadığı bir mal

sebebiyle ise, o takdirde, bu rüya üzüntü ve kedere alâmettir. Bazı kere de ferahlık,

ibâdet ve itaatten uzak kalmak ile tâbir olunur.

Yine rüyada görülen ferahlık, bir hastanın iyileşmesi, bir hapisin kurtulması veya bir

mazlumun selâmete ermesi gibi hayırlı haberlerden dolayı ise, bu rüya sevinmeyi

icap ettiren şeylere ve güzel hallere delâlet eder.

Ibri-i Şîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada bir kimse tarafından ferahlandığını görmek,

hüzün ve kedere duçar olmaya delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) da şöyle demiştir: Rüyada sebepsiz yere ferah ve sürür görmek,

rüya sahibinin ecelinin yakın olduğuna delâlet eder.

Yine denilmiştir ki: Rüyada ferah ve sürür iyi değildir. Rüyasında kendini ferahlı ve

mesrur gören kimse gam ve kedere düşer.

* FERASET: Bir kimsenin rüyada gizli şeyleri bildiğini görmesi ve anlayışlı olması,

çok çok hayır ile tâbir olunur. Rüyada görülen feraset, hayır ve kurtuluşa delâlet eder.

Hadîs-i şerifde: “Mü’minin ferasetinden korkunuz, çünkü o Allah’ın nuru ile nazar

eder.” buyurulmuş ve feraset ehli öğülmüştür.

* FERMAN: Bir kimsenin rüyada devlet başkanından veya şehrin valisinden ferman

aldığını görmesi, büyüklerden gelecek nimet ve menfaate delâlet eder.

* FERYAT: Bir kimsenin rüyada feryat ettiğini ve çığlık at tığını görmesi, sevinç ve

sürura delâlet eder.

Yine rüyada feryad etmek hâli: “O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez.”

(Enbiya, 103) mealindeki âyetin işaretince huzur ve emniyete delâlet eder.

Bazı kere de rüyada feryâd etmek, tam bu tâbirlerin tersi olarak zuhur eder. Şöyle ki:

Rüya sahibinin yapmış olduğu zulümlerden meydana gelecek şer ve fesat gibi kötü

şeylere delâlet eder.

* FES: Rüyada üzerinde sarık olduğu halde fes giydiğini görmek, ulûvv-i makama

delâlet eder. Sarıksız fes giymek, keder ve üzüntüye alâmettir. Fesi başından

çıkardığını görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya işarettir.

* FESLEĞEN: Bir kimsenin rüyada kokusu ve rengi güzel yeşil fesleğen görmesi

evlâda delâlet eder. Fesleğeni yerden söküp kopardığını görmek, ağlamak ve hüzne

işarettir.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada fesleğen görmek, yedi şekilde tâbir

olunur:

  1. a) Zece,

 

  1. b) Hizmetçi,
  2. c) Dost ve yaran,
  3. d) Evlat,
  4. e) Güzel söz,
  5. f) İlim meclisi,
  6. g) İyi ve güzel sanat.

Ibn-i Sîrîn (rh.a) de şöyle demiştir: Rüyada taze ve kokusu temiz fesleğen görmek,

izzet ve şerefe delâlet eder. Fesleğenin rengi soluk ve sararmış görülmesi, hastalık

işaretidir.

Fesleğeni mevsiminde sattığını görmek, hayır ve bereket, mevsimsiz satmak bunun

zıddı.

Yine rüyada vakitsiz fesleğen görmek veya ona mâlik olmak, güzel sözlü bir kişi ile

arkadaşlığa işarettir. Rüyada fesleğen söküp kopardığını görmek, o güzel arkadaştan

ayrılığa delâlet eder.

Rüyada bir saksı veya ocak fesleğene mâlik olduğunu görmek, bir kadın ile

evlenmeye alâmettir.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada sultanî fesleğen görmek şu şekilde tâbir

olunur:

  1. a) İzzet,
  2. b) Şeref,
  3. d) Evlat ve dost,
  4. e) Güzel kelâm,
  5. f) Marifet,
  6. g) İlim meclisi,
  7. h) Zikr-i cemil, yani güzel zikir…

* FEZADA UÇMAK: Rüyada fezanın boşluğunda uçtuğunu görmek, uçakla gidilecek

bir yolculuğa veya yeni bir işe atılmaya delâlet eder. Bazı kere de uçtuğunu görmek,

ibadetlerin kabulü ile tâbir olunur. Yine rüyada uçmak, ferah ve sevince işarettir.

* FEZEYAN (Su taşkını): Bir kimsenin rüyada fezeyan hâli görmesi veya bir nehrin

taştığına şahit olması, inanılmaz bir habere delâlet eder. Çünkü suların kaynayıp

taşması da bazan inanılmaz felâketlere sebep olur.

* FIÇI: Rüyada içi dolu fıçı görmek, bolluk ve zenginliğe; içi boş fıçı görmek, fakirlik

ve sıkıntıya delâlet eder. İçi içki ve şarap dolu fıçı görmek ise, haram mala ve günaha

işarettir.

* FINDIK: Kişinin rüyada fındık görmesi, garip, zengin, cömert, kazanç ve kâr sahibi

ve insanların arasını birleştiren bir zata delâlet eder. Yine fındık görmek, güçlükle

elde edilen mala işarettir.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki: Rüyada fındık görmek, mal ve servettir. Çürümüş

veya acı fındık görmek, cimri bir kimseye delâlet eder.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyasında fındık içi yediğini ve bunun da güzel ve tatlı

olduğunu görmek, helâl mala delâlet eder.

 

Bazı rüya tâbircileri de şu hükme varmışlardır: Fındık ve kabuklu olan her meyve

üzüntüye ve bağırıp çağırmaya delâlet eder.

Rüyada fındık ağacı görmek, çalgıyı, eğlenceyi ve içmeyi seven, sert yüzlü ve şen

huylu, hayırı az, şerri çok bir kişiye delâlet eder.

* FIRAT: Bir kimsenin rüyada Fırat nehrinden su içtiğini görmesi, Allahü Teâlâ

tarafından ihsan edilecek menfaat ve berekete delâlet eder. Rüyada Fırat nehrinin

kuruduğunu görmek, devlet başkanının vefatına alâmettir. Veya mülkünün elinden gi

deceğine ve helak olacağına delâlet eder.

Yine rüyada Fırat suyunu içtiğini görmek, çok namaz kılıp ibadet etmekle tâbir olunur.

Bu rüya, o zatın kanaatkârlığına da işarettir.

* FIRÇA: Rüyada fırça görmek (temizlik aleti olduğundan) insanın manevi

yüksekliğine delâlet eder. Bilhassa diş fırçası görmek, abdest ve namaza işarettir.

Rüyada Misvak veya fırça ile dişlerini temizlediğini görmek, günah ve hataların affına

delâlet eder.

Kişinin rüyada herhangi bir nesneyi fırçaladığını görmesi, vazifesini güzel ifa ettiğinin

işaretidir.

* FIRILDAK: Bir kimsenin rüyada fırldak görmesi, üzüntü, keder ve hastalığa delâlet

eder. Fırıldak rüyası bazı kere de zulüm ile tâbir olunur. Rüyada elinde bir fırıldak ile

oynadığını görmek, hile, yalan ve aldatılmaya işarettir. Ve o kişi bazı kimseler

tarafından aldatılır.

* FIRIN: Bir adamın rüyada hamurunu fırına götürüp ekmek yaptırdığını görmesi,

ihtiyaçlarının bitmesine, hastalıklardan şifa bulmaya ve hayra delâlet eder.

Rüyada fırın görmek, ev sahibine veya ev sahibinin çoluk ve çocuğunun işlerini

yürüten ve düzene koyan hizmetçisine delâlet eder. Bazı kere de fırın rüyası, evin

malını ve sırrını muhafaza eden, kasa, mahzen veya sandığa işarettir. Tandır

ocağının tâbiri dahî bu şekildedir.

Rüyada tanıdığı ve bildiği fırını görmek, dükkân, bağ ve bahçe gibi kazanç ve

geçimine, hububat ve mevki’e delâlet eder. Bazı kere da hayır, şer, fazlalık eksiklik ve

memurluk gibi rüya sahibinin kendisine veya kazanç yerine ait şeylere işarettir.

Rüyada tanımadığı ve bilmediği fırını görmek, sultanın sarayına ve hakimin evine

delâlet eder. Çünkü fırında ateş yanar. Ateş ise faydalı olması cihetiyle büyüklere

alâmettir.

Bazı kere de fırın rüyası, sokağa ve caddeye işarettir. Rüyada bir kimsenin

tanımadığı bir fırına arpa veya buğday unu gönderdiğini görmesi, hastalık veya ölüm

ile tâbir olunur.

Rüyada kendisinin bir fırın yaptırdığını görmek, o mahallin halkı için menfaat teminine

delâlet eder. Fırında hamur yoğurduğunu görmek, yaptığı bir işten dolayı kazanç elde

etmek ile tâbir olunur. Bu hamurdan ekmek pişirdiğini ve halka dağıttığını görmek,

büyük hayır ve sevaba nâiliyete delâlet eder.

Yine rüyada görülen fırın, kâr ve menfaata, hayır ve berekete alâmettir.

 

* FIRINCI: Bir kimsenin rüyada fırıncı görmesi, neslin artacağına, rızkın bereketine ve

işlerin yolunda gitmesine delâlet eder.

Rüyada fırıncı görmek, halkın işlerine vakıf bir adama delâlet eder. Çünkü fırıncı, o

mahallin ekmeğini temine çalışan kimsedir. Yine rüyada fırıncıyı görmek, bekâr için

evlenmeye; evliler için de evlâda delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, devlet reisine,

onun hizmetine bakanlara, namaz kılmaya, ibadet ve tâat üzere olmaya; keder,

üzüntü ve fakirliğe delâlet eder.

* FIRIN KÜREKÇİSİ: Rüyada görülen fırın kürekçisi, okulun öğretmenine veya

çocukları okula götürüp getiren hademesine işarettir.

* FIRIN VE TANDIR: Bir kimsenin rüyada tandır veya fırın kızdırdığını görmesi,

malında ticaret, nefsinde menfaate delâlet eder.

Rüyada tandır yaktığını gören kişi, eğer o işe ehilse vali olur. Düşmanı varsa

düşmanını kahreder. Rüyada kötü olmayan bir tandıra mâlik olduğunu görmek,

hayırsız bir kadınla evlenmeye işarettir.

Kişinin kış günü tandırın yanında olduğunu ve ondan ısındığını görmesi, elbiseye ve

mevsimsiz meyve alıp yemeye delâlet eder.

* FIRTINA: Rüyada fırtına ve bora görmek, bir belâya ve müşkülâta uğramaya ve

eldeki malın telef olmasına delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, büyük bir günaha

işarettir.

Rüyada görülen rüzgâr, estiği tarafa ve şekline göre mânâ taşır ve öyle tâbir edilir.

Hafif rüzgâr, hastalıktan şifaya, şimal rüzgârı, rahata kavuşmaya, gam ve kederden

halâs olmaya delâlet eder. Saba rüzgârı, devlet ve izzete ve ilâhî yardıma işarettir.

Rüyada sabah meltemi görmek, tatlı ve huzurlu bir hayata ve kolayca elde edilecek

mala delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada fırtınadan evinin çatısının uçtuğunu görmesi, o evden çıkacak bir

ölüye delâlet eder.

* FISKİYE: Rüyada fıskiye görmek, ticaret ve kazanca, günah ve hatalardan

kaçınmaya, güzel, zengin ve ahlâkı düzgün bir kadına delâlet eder. Bazı kere de

fıskiye görmek, feyz ü berekete, refah ve servete delâlet eder…

Nablusî demiştir ki: Rüyada fıskiye görmek, insanın günah işlemekten sakındığı şeye

delâlet eder. Fıskiyede bereket olduğu söylenirse o meşakkattir. Bazan fıskiye güzel

bir kadın ile tâbir olunur. Eğer fıskiyede su bulunuyorsa o kadın zengindir. Eğer fıskiyenin

etrafında arazi ve arsa varsa, o takdirde, kadın mallı, hizmetçi ve evlat sahibi

bir hanımdır.

Rüyada evinde süslü, mükemmel ve suyu bol bir fıskiye olduğunu görmek, güzel,

zengin ve ahlâkı metin bir kadın ile evlenmeye delâlet eder. Rüyada fıskiyedeki

suyun kurumuş olduğunu görmekte hayır yoktur.

Bir kimsenin rüyada evindeki fıskiyeden berrak ve saf bir suyun fışkırdığını görmesi, o

hanede feyz ü bereket, refah ve servet hasıl olacağına delâlet eder. Fıskiyenin suyu

bulanık olduğu takdirde malın haramlığına işarettir.

Bazı kere de fıskiye görmek, ev sahibinin ev halkından ihtiyaçlarını gidermeye

kabiliyetli olan kimseye delâlet eder.

* FISTIK: Kişinin rüyada fıstık ağacı görmesi, cömert, kerim ve iyilik sahibi bir adama

delâlet eder. Fıstık emeksiz, külfetsiz meydana gelen bir mal ile de tâbir olunur. Bu

sebeple rüyada fıstık yediğini görmek, kolaylıkla elde edilen bir mala işarettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada fıstık görmek, mal, rızık ve nimete delâlet

eder. Rüyasında fıstık içi aldığını veya birinin verdiğini görmek ve yemek, yediği

kadar mal ve nimet husulüne delâlet eder.

Rüyada fıstığın tuzlu ve acısı, karadan ve denizden kolaylıkla erişilecek rızka delâlet

eder. Bazı kere de fıstık görmek, hâmile kadının yakında doğuracağına işarettir.

* FITIR: Rüyada Fıtır sadakası verdiğini görmek, borçtan kurtulmaya, güzel amele ve

dinde sıdka delâlet eder. Çünkü Fıtır sadakası islâm prensiplerindendir.

* FITIK: Rüyada kendisinin fıtık olduğunu ve bu sebeple ameliyat masasına yattığını

görmek, üzüntü, keder ve sıkıntı ile tâbir olunur. Ameliyattan selâmetle çıktığını

görmek, bu üzüntülerin son bulacağına işarettir.

* FİDAN: Rüyada taze bir fidan görmek, yeni doğacak bir çocuğa delâlet eder. Bekâr

birinin rüyada fidan görmesi, yakında evleneceğine işarettir. Yine fidan görmek, kâr,

kazanç ve hayırlı işlere delâlet eder.

* FİGAN: Rüyada feryâd ü figan etmek, refah ve saadete delâlet eder. Bazı kere de

bir şeyden korkup feryâd etmek, günaha ve borca alâmettir.

* FİL: Bir kimsenin rüyada Fil görmesi, heybetli, katı kalbli, mühim işleri yüklenen ve

harp sanatına vakıf bir hükümdara delâlet eder. Rüyada bir file bindiğini veya ona

mâlik olduğunu görmek, devlet reisine yakınlaşmaya ve ondan gelecek yüksek bir

rütbeye alâmettir.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyasında gece vakti file bindiğini görmek, bir kadın

ile izdivaç etmeye işarettir.

File gündüz bindiğini görmek de zevceden ayrılmaya veya hizmetçisini satmaya

delâlet eder. Bazı kere de ne şekilde olursa olsun file binmek, izzet, ikbal ve şerefe

delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada fil görmek şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Acem Meliki,
  2. b) Hasedci bir adam,
  3. c) Kuvvetli erkek,
  4. d) Kan dökücü gaddar,
  5. e) Savaş ve düşmanlık..

Kirmani de şöyle demektedir: Rüyada fil görmek, sultana, file binmek, yüksek

makama, derisi, eti ve kemiği vesairesi de menfaat ve nimete delâlet eder.

 

Rüyada filin, kendisinin bir yerini parçaladığını görmek, rüya sahibine hükümdar

tarafından erişecek bir âfete işarettir. Hasta kimsenin bu rüyayı görmesi, ölümü ile

tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada filin hortumundan bir şey aldığını görmesi, sultandan gelecek

helâl mala ve menfaata delâlet eder.

Denilmiştir: Rüyada görülen fil, cömert, kerem sahibi, sabırlı, idareci, halim ve kuvvetli

bir meliktir.

Rüyada filin, kendisine hortumu ile vurduğunu görmek, hayır ve nimete delâlet eder.

Eğer file bindi ise yüksek makamlara tayin olunur. Rüyada filin pisliğinden bir şey

aldığını görmek, bol mala ve zenginleşmeye delâlet eder.

Yine rüyada filin kendisine söz söylediğini görmek, melik tarafından erişecek büyük

bir hayra alâmettir.

Denilmiştir ki: Bir kimsenin rüyada Medine’den başka bir şehirde fil görmesi, sıkıntı ve

feryada delâlet eder. Fili nur şehri Medine’de görmek, bir sultana veya nimet sahibi

bir kişiye, ya da şerefli bir kimseye delâlet eder.

Nablusî (rh.a) demiştir ki: Fil, salih kavme, âlimlere ve insanların şereflilerine delâlet

eder. Yine fil, fazla sıkıntılara, yaramazlıklara ve meşakkate düşmeye sonra da

onlardan kurtulmaya delâlet eder. Çünkü fil meşakket ve zahmetle dünyaya gelir..

Rüyada filin koşarak kendi arkasına düştüğünü ve onu sürdüğünü görmek, devlet

başkanı tarafındadn erişecek bir zarara delâlet eder. Filin kendisini yakaladığını

görmek, düşmandan gelecek musibet ve zarara işarettir.

Kadınların rüyada fil görmelerinde hayır ve bereket yoktur.

* FİLE: Bir kimsenin rüyada file görmesi, rızık ve kısmetini aramaya; bekârların file

görmesi de evlenmeye delâlet eder. Çarşı ve pazardan fileye bir şeyler doldurduğunu

görmek, rızka ve menfaate delâlet eder.

Rüyada filesi dolu olarak evine döndüğünü görmek, o eve hiç ümit etmediği yerden

gelecek hediye ve mallara delâlet eder.

* FİNCAN: Rüyada fincan görmek, kârın da, zararın da küçüğüne ve az bir miktarına

delâlet eder. Fincan ile kahve içtiğini görmek, beklenmedik bir misafirin geleceğine

işarettir.

* FİRAVUN: Rüyada eski Mısır hükümdarlarından firavunu görmek, Allah ve din

düşmanı kimseye delâlet eder. Rüyada dünyanın bazı firavunlarına dönüştüğünü

görmek, kudret ve kuvvete nail olmaya delâlet eder.

* FİRUZE: Bir kimsenin rüyada firuze taşı görmesi, fetih, yardım, talih, kısmet ve

uzun ömre işarettir. Bazı kere de firuze görmek, zafer, kuvvet ve kazayı hacet ile tâbir

olunur.

Birçok firuzeyi bir arada görmek, uluvv-i şan ve malın husulüne delâlet eder.

Kirmani demiştir ki: Rüyada bir firuze taşı aldığını ve bunu parmağına taktığını

 

görmek, düşmana galip gelmeye, muradına ermeye delâlet eder.

Rüyada birisinin kendisine bir firuze taşı verdiğini görmek, o zat tarafından erişecek

mala ve menfaate işarettir. Yine büyük bir zâtın firuze taşı verdiğini görmek,

memuriyet ile tâbir olunur.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada firuze taşı satın aldığını gören kimse, eğer

ehilse memuriyete getirilir. Tüccar ise fazla ticaret ve mala nail olur.

Bir kadının rüyada elinde saf firuze taşıyla donatılmış bir bıçak olduğunu görmesi,

uzun ömürlü bir erkek çocuk doğuracağına alâmettir.

* FİTİL: Kişinin rüyada fitil görmesi, bir dairenin idaresine bakan veya okulun başı

bulunan hocaya delâlet eder. Rüyada bir fitilin hepsini yanmış görmek, bir dairenin

müdüre sinin ölümüne işarettir.

Rüyada fitilden bir kıvılcım sıçrayıp pamuğu yaktığını görmek, bir dairedeki idarecinin

hata ve yanlış işler yaptığına delâlet eder.

Bir yerde mumun ve kandilin fitilini söndürdüğünü görmek, o mahaldeki hasta birinin

öleceğine işarettir.

* FİTNE: Bir kimsenin rüyada fitne görmesi, “Biliniz ki mallarınız da, evlâtlarınız da

ancak bir fitnedir (imtihandır)mealindeki âyetin işaretince, mal ve evlâda delâlet

eder.

*FİŞEK: İbn-i Sirin demiştir ki: Rüyada fişek ve cephane kutusu görmek, yüksek

makam ile tâbir olunur.

Bir kimsenin fişeklik ve cephane kutusu görmesi, eğer o işe ehil ise bir şehrin valisi

olacağına işarettir. Diğer rüya sahipleri de itibar ve şerefe, mal ve menfaate nail

olurlar. Rüyada dolu fişeklik görmek, izzet ve şerefin son noktasına delâlet eder ve o

kişi şeref sahibi olur.

* FLÜT: Rüyada Flüt çaldığını görmek, ihlâs ve samimiyete delâlet eder. Başkasının

çaldığını görmek, sevinçli bir haber almaya işarettir.

* FOK BALIĞI: Rüyada Fok balığı görmek, karşınızda güçlü kuvvetli kimselerin

bulunduğuna delâlet eder. Fok balığının etini yediğini görmek, düşmana karşı zafer

kazanmaya alâmettir.

* FOLLUK: Rüyada tavukların yumurtalarının bulunduğu folluk görmek veya oradan

yumurta almak, dedikodu ve boş lâf ile tâbir olunur. Çünkü tavuk yumurta yaptığında

çığlığı basar ve etrafı velveleye verir.

* FOSFOR: Fosfor aydınlatıcı özelliğe sahip olduğundan rüyada fosfor görmek, zekâ

parlaklığına ve daima yeni hamlelere delâlet eder. Bazı kere de fosfor görmek, bol

rızka, bol mala ve menfaate işarettir.

* FOTOĞRAF: Rüyada fotoğraf makinesi görmek, cama, aynaya ve güneş

huzmelerinin akislerine işarettir. Bir kimsenin kendi fotoğrafını çektiğini görmesi,

ecelin yaklaşmakta olduğuna delâlet eder.

* FRENK ÜZÜMÜ: Rüyada frenk üzümünün beyazı, aşk ve muhabbete, bekâr için

 

evlenmeye; siyahı da üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.

* FRENK: Rüyada bir kâfiri görmek, ferah ve zafere delâlet eder. Kenisinin frenk

olduğunu görmek ise iyi değildir ve bid’at ile tâbir olunur.

Rüyada takva ve salâh erbabı bir kimsenin rahip olduğunu görmesi, Allahü Teâlâ’dan

korkmaya ve O’na huşû’a delâlet eder.

* FUAR: Bir kimsenin rüyada kendisini fuarda görmesi, talihinin açıklığına, mevkiin

yüksekliğine ve menfaate delâlet eder. Çünkü fuarlarda insan aradığı şeyi bulabilir.

Kendisini kitap satılan fuarda görmek ve kitap almak, ilim, irfan ve hikmet ehli olmaya

delâlet eder.

* FULYA (Çiçek): Rüyada bu çiçeği görmek veya koklamak, ömür günlerinin neşe ve

sevinç içinde geçeceğine delâlet eder. Fulya çiçeğinden bir buket yaptığını görmek,

kırılmış gönülleri almaya ve dostluğa işarettir.

* FUKAHA (Fıkıh âlimi): Rüyada meşhur ve tanınmış âlimlerden birini görmek, hayır

ve sürura; bilmediği bir âlimi görmek de, o mahalle salih ve iyi bir kimsenin

geleceğine delâlet eder.

Ehil bir adamın rüyada kendisini âlim olmuş görmesi, izzet ve şerefe ve yüksek

makama işarettir.

***

 

G

* GAİP: Rüyada gaip bir adamın çıkıp geldiğini görmek, ondan sevindirici bir haberin

erişeceğine işarettir.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada gurbette olan bir kimsenin geldiğini görmek,

ondan sürür verici bir habere delâlet eder. Veya o kişinin hemen geleceğine alâmettir.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada gaip olan kimsenin seferden geldiğini görmek,

işlerin kolaylığına delâlet eder. Yine gaip kişinin mesrur ve sevinçli bir halde geldiğini

görmek, hayır ve berekete işarettir. Gaip kişinin eli boş ve yüzü asık bir halde geldiğini

görmek, üzüntü ve kedere alâmettir.

* GADAB (Öfke): Rüyada öfkeli, kızgın halde bir adamı görmek, o kişinin zindana

düşeceğine işarettir. Bazı kere de bu rüya, birinden iyilik görmek ile tâbir olunur.

* GADDAR: Rüyada katı yürekli, merhametsiz ve acımasız bildiğiniz bir adamı

görmek, o kimseden gelecek iyiliğe delâlet eder. Veya sizin ona bir iyiliğinize işarettir.

* GALİP: Bir kişinin rüyada herhangi bir adama veya düşmana karşı galip geldiğini

görmesi, sevinç ve sürura alâmettir. Bazı kere de rüyada galip gelmek, hayvan

cinsinden olan düşmanı helak etmek ile tâbir olunur.

* GAMMAZ: Rüyada böyle bir adamın görülmesi, şerre ve sırlara muttali olmaya ve

birbirine dost kimselerin aralarını bozmak için çalışmaya işarettir. Yani gammaz

görmekte hayır yoktur.

* GANİMET: Bir kimsenin rüyada ganimete eriştiğini görmesi, rahatlık, sevinç, rızık,

arzuya kavuşmak gibi şeylere delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada ganimet görmek, eğer kâfir malından ise

hayrın meydana gelmesine, şayet İslâm malından ise zarar ve ziyana delâlet eder.

İslâm ordularının kâfirlerin ganimeti ile döndüklerini görmek, ucuzluk ve berekete

delâlet eder. Bunun tersi, kâfirlerin Müslümanların malını aldığını görmek, üzüntü,

keder, sıkıntı ve kıtlığa delâlet eder.

Rüyada eline geçen ganimet malının beşte birini çıkardığını görmek, beş vakit

namazın devam etmesine işarettir.

* GAR: Rüyada tren istasyonuna ait gar görmek, uzun bir sefer ile tâbir olunur.

Çünkü tren kendisi uzundur ve çok kere insanları birbirinden ayırır. Garda bir

dostunuzu veya akrabadan bir kimseyi karşılamak, ayrılık alâmetidir.

* GASBETMEK: Rüyada bir başka adamın malını gasbettiğini görmek (evlenmeyi

arzu eden için) yapılacak nikâhın bozulacağına veya haram mala delâlet eder.

* GAZA VE CİHAD: Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada gaza ve cihad yedi

şekilde tâbir olunur:

  1. a) Hayır,
  2. b) Menfaat,
  3. c) Sünneti ihya,
  4. d) Düşman üzerine zafer,
  5. e) Hasta için afiyet ve şifa,
  6. f) Adil hükümdar,
  7. g) Ganimet.

İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyasında Allah yolunda cihad ettiğini gören

kimsenin gerek kendi hali ve gerek ehl ü ıyalinin hali istikamet peyda eder, rızkı

genişler ve serveti artar. Rüyada gaza ve cihaddan yüz çevirdiğini görmek, çoluk

çocuğuna ve eriline şefkat ve merhametin azlığına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada tek başına kâfirlerle cenk ettiğini görmesi, düşmanı kahretmeye,

ganimete, helal rızka, şan ve şerefe delâlet eder. Gaza edip kâfirler üzerine zafer

kazandığını görmek, düşmandan elde edilecek mal ve ganimete işarettir.

* GAZ: Rüyada yanan bir kandil veya gaz lambası görmek, gelecek günlerin parlak

olacağına, sevinç ve sürura delâlet eder.

* GAZETE: Rüyada herhangi bir gazeteyi alıp okuduğunu görmek, sevdiğiniz

birinden gelecek mektuba veya habere delâlet eder.

* GAZ ÇIKARMAK: Nablusî demiştir ki: Rüyada ses çıkarmadan yellenmek,

yellenen kimsenin ağzından hatalı bir söz çıkacağına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada sessizce yellendiğini görmesi, keder ve üzüntüye işarettir.

Yine rüyada sessizce yellenmek ve gaz çıkarmak, sırları ifşa etmeye ve içinde

bulunan kin, düşmanlık ve kıskançlığın gitmesine delâlet eder. Bu rüya, bazı kere de,

meşakkat çektikten sonra rahatlığa ve borçlarını ödemeye işarettir.

* GAZELHAN: Bir kimsenin rüyada gazelhan görmesi, insanların gizli hallerini

meydana çıkaran ve ifşa eden kişiye delâlet eder.

* GEBELİK: Bir kadının rüyada gebe olduğunu görmesi, malının artmasına,

övülmeye, izzet ve medhe nail olmaya işarettir.

Erkeğin, rüyada kendisinin gebe olduğunu görmesi, halktan gizlediği ve şiddetlenip

ortaya çıkmasından korkulan ağır bir üzüntü ve keder ile tâbir olunur.

Âlim ve fazıl bir zatın rüyada gebe olduğunu görmesi, ilminin artacağına; sanatkâr

adamın gebelik görmesi, hiçbir insanın başaramayacağı bir şeyi yapmasına delâlet

eder.

Kirmani demiştir ki: Rüyada gebe olduğunu görenin malı ziyade artar. Zevcesinin

hamile olduğunu görmek, dünya nimetlerinden bir şey istemeye işarettir. Rüyada

hayvan cinsinden birinin hamile olduğunu görmek, hayır ve menfaate delâlet eder.

Dul kadın ve genç kızların rüyada gebe olduklarını görmeleri, evlenmelerine

alâmettir. Bazı kere de bekâr kızın rüyada kendisini hamile görmesi, kendisi

yüzünden ailesine gelecek uğursuzluk ve şiddete işarettir. Çünkü çok defa kız

yüzünden kötü hadiseler meydana geldiği görülmüştür.

 

Rüyada dul kadının veya hayvanların erkeğinin gebeliğini görmek, o senenin

kıtlığına, hırsızlar tarafından gelecek fitneye ve şerrin çok olmasına delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada erkeğin gebeliği, kendisini iple helak etmesine veya

olgunlaşmamış hurma yemekle mutazarrır olmasına delâlet eder. Yaşlı ve ihtiyar

kadının gebeliği ise, silah deposu ile tâbir olunur.

* GECE: Rüyada zamanın tamamen gece olduğunu görmek, rüya sahibi için geçimin

darlığına delâlet eder. Ancak bu tâbir gecede ayın nuru ve aydınlığı bulunmadığı

takdirdedir.

Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada karanlık gece görmek, üzüntü, hüzün ve gam

ile tâbir olunur. Mehtaplı, aydınlık, yıldızlar parlayan gece görmek, ferah, sevinç,

sürür ve kolay geçimdir.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada karanlık görmek beş veçhe ile tâbir

olunur.

  1. a) Küfür,
  2. b) Hayret,
  3. c) Geçimde güçlük,
  4. d) Bedbaht ve günah,
  5. e) Delâlete düşmek.

Rüyada zulmetten nura çıktığını görmek, ehl-i salâh ve ehl-i takva sahibi olmaya

işarettir. Fakir için bu rüya, zenginliğe delâlet eder. Kâfir ve fasık hakkında ise hidayet

ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada dünyayı devamlı gündüz ve nur içinde görmesi, işlerinde

istikamet üzere olmaya, uzun ömre, hayır ve hasenata, rif’at ve ulvî makama delâlet

eder

Rüyada kendi hanesini karanlık ve zulmet içinde görmek, uzun bir yolculuğa

alâmettir.

Denilmiştir ki: Gece ile gündüz birbirine zıt iki hükümdara delâlet eder. Gece, kâfir

olana; gündüz de Müslüman bulunana işarettir.

imam Nablusî demiştir ki: Bazan rüyada gece görmek, ölüme de delâlet eder. Çünkü

Allahu Teâlâ, uyuyanların nefislerini ve onların ruhlarının bedenle olan dış ilişkilerini

keser. Gündüz de .öldükten sonra dirilmeğe delâlet eder.

Bir adamın rüyada geceden sonra sabah olduğunu görmesi, hastalıktan afiyete

ermeye delâlet eder. Bazı kere de bu rüya ölüme işarettir. Zindanda olan biri için de

hapishaneden halâs olmaya, günahkâr için tevbeye, kâfir için hidayete delâlet eder.

Rüyada görülen gece, bazı kere de işleri gizlemeğe korku ve şiddetten emin olmağa

delâlet eder.

Rüyada kadir, berat, regaib gibi kandil gecelerini görmek, bütün hayırlara, nimetlere

ve müjdelere delâlet eder. Cuma gecesini görmek de böyledir.

Bayram geceleri, müjde, sevinç ve sürura ve akıbetin güzelliğine delâlet eder.

 

* GECELİK: Kişinin rüyada gecelik görmesi, izzet, ferahlık ve sürura, bekar için de

evlenmeye delâlet eder. Bir genç kızın rüyada bembeyaz gecelik giydiğini görmesi,

mutlu bir evlilik yapaca

ğına alâmettir.

* GEÇİT: Rüyada geçit görmek, zor ve meşakkatli işlere delâlet eder. Çünkü geçitten

öte geçmek her zaman mümkün olmaz. Rüyada bir geçitten zor ve güç halde

geçtiğini görmek, bu

lunduğunuz kötü durumdan sonra selâmete ereceğinize delâlet eder.

* GEDİK: Rüyada bir yeri kırıp gedik açtığını görmek, o şeyin delâlet ettiği şeyi

eksiltmeye işarettir. Bazı kere bu rüya, küstüğü ve dargın olduğu bir kimse ile

barışmaya delâlet eder.

* GELİNCİK: Rüyada gelincik denen hayvanı görmek, alçak, zalim, kalbi katı ve

merhamet bilmez bir kimseye delâlet eder. Rüyada evine gelincik girdiğini görmek,

eve girecek hilekâr bir adam ile tâbir olunur.

* GELİNCİK ÇİÇEĞİ: Bir kimsenin rüyada gelincik çiçeği görmesi, rengi kırmızı

olduğundan ateş veya deveye, ya da üzerinde siyah ben bulunan gül gibi yanağa

işarettir. Bazı kere de bu rüya, öz kardeşe veya başının yarı ağrısına delâlet eder.

* GELİN VE DAMAT: Rüyada gelin görmek, eğer gelin bezekli olursa dünyaca

ucuzluk ve bolluğa ve berekete alâmettir. Bir genç kızın rüyada gelin olduğunu

görmesi, tez zamanda kısmeti nin çıkacağına delâlettir.

Rüyada ne gelini, ne hanımı görmediği ve bilmediği halde, kendisine güveyi

denildiğini gören kimsenin eceli yakındır. Veya elinden bir başkasının ölümü vuku

bulur.

Rüyada bir hanımla evlendiğini görmek, o evlendiği kadının kıymeti, fazileti, değeri,

isminin anlamı ve de güzelliği nisbetinde nimet ve saltanata delâlet eder.

Rüyada tanıdığı bir hanımla evlendiğini görmek, bir başkasını evlendirmeye alâmettir.

* GEM: Sanatkâr bir adamın rüyada gem görmesi, tedbirli olmağa ve malca kuvvete

delâlet eder. Yine gem rüyası, Melikin emrine tâbi ve mutî olan seyisine işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada gem görmek, üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Şeref ve makam,
  2. b) Oruç,
  3. c) Sükut ve vakar.

Bir adamın rüyada kendi ağzına gem vurulmuş olduğunu görmesi, dilini muhafaza

ederek selâmete ulaşacağına delâlet eder. Çünkü sükût eden selâmet bulur.

Bazı kere de kendi ağzına gem vurulduğunu görmek, günah işlemekten men edilmek

ile tâbir olunur. Ve bu rüya oruca da işarettir.

Cabirül-Mağribî demiştir ki: Rüyada birinin ağzına gem vurulduğunu görmek, onu

terbiye etmeye ve edep öğretmeye delâlet eder.

 

Rüyada kendi atının geminin düştüğünü veya elinden gittiğini görmek, rüya sahibinin

işlerinin perişanlığına delâlet eder.

* GEMİ: Kişinin rüyada gemi görmesi, üzüntü, keder, sıkıntı, hastalık, darlık veya

kıtlıktan kurtuluşuna delâlet eder.

Geminin karada görülmesi, kurtuluşa ve selâmete yaklaşmak ile tâbir olunur. Çünkü

selâmet denizin kenarmdadır.

Denizdeki gemiyi karaya çeken birini görmek, dinde nifak çıkaran kimseye delâlet

eder. Rüyada saiih kimselerle gemiye bindiğini görmek, hidayet ve nura ve

günahların mağfiretine işarettir.

Memuriyetten azledilmiş kimsenin rüyada gemiye bindiğini görmesi, denizin miktarına

göre yeni bir vazifeye tayin edileceğine alâmettir. Geminin karaya uzaklığı veya

yakınlığı vazifeye başlama veya vazifeden alınma zamanını gösterir.

Perişan bir haldeki kimsenin rüyada gemiye bindiğini görmesi, o beladan

kurtulacağına ve selâmete ereceğine alâmettir. Veya kadri yüce bir zatın himayesine

girmeye delâlet eder.

Rüyada su ortasında bulunan bir gemi içinde öldüğünü görmek, halkın ellerinde vefat

etmeye işarettir. Ve onun bu halde ölmesi ahirette korktuğu şeylerden kurtuluşuna

delâlet eder.

Rüyada bir geminin kan denizi üzerinde gittiğini görmek, zinaya ve günaha alâmettir.

Geminin parça parça olduğunu gören kişinin eğer annesi hayatta ise annesinin

ölümüne delâlet eder.

Yine gemi rüyası, cehalet ve fitneden kurtaran, selâmet ve saadete ulaştıran İslâm’a

delâlet eder. Çünkü gemi, içindekileri selâmet sahiline ulaştırır.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: rüyada gemi görmek, şu vech üzere tâbir olunur:

  1. a) Evlat,
  2. b) Baba,
  3. c) Zevce,
  4. d) Ferah,
  5. e) Emn ü eman (korkudan emin bulunmak),
  6. f) Güzel geçim ve zenginlik…

Rüyada gemiye kaptan olup gemiyi idare ettiğini görmek, bütün insanlar nezdinde

övülmeye ve takdir edilmeye işarettir.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada gemiye binmek velayet ve memuriyete nailiyet

ile tâbir olunur. Eğer gemi büyük olursa memuriyet büyük, gemi küçük olursa

memuriyet küçük olur.

Rüyada bekâr bir kimsenin gemi satın aldığını görmesi, yakında evleneceğine veya

bir hizmetçi alacağına delâlet eder. Havada giden gemiye bindiğini görmek, ecel ve

ölümdür. Çünkü insan öldüğünde eller üzerinde ve havada götürülür.

Rüyada hasta bir adamın ölü ile gemiye bindiğini görmesi, dünya fitnelerinden

 

selâmet bulmaya işarettir. Bir talebe hasta olduğu halde gemiye bindiğini görse, bu

rüya, büyük bir âlim ile sohbet etmeye ve kendisini cehaletten kurtaracak ilmi o zattan

öğrenmeye alâmettir.

Bir kimsenin rüyada Nuh Nebi’nin gemisini görmesi veya ona bindiğini görmesi, ferah,

sürür, selâmet ve yağmura delâlet eder. Ancak rüyayı görenler zalim iseler, o

takdirde bu rüya, kıtlık, musibet ve belâya delâlet eder.

İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Gemi, insanın vücuduna, geminin direkleri, ayaklarına, kürekleri, insanın ellerine

(makineleri) insanın iç âletlerine, kaptanı, insanın başına, yelkeni, aklına, kızağı,

insanın kaburgalarına, insanın kas ve sinirleri de geminin iplerine delâlet eder.”

Rüyada deniz kenarında oturduğu halde denizde bir geminin gayet hoş ve güzel bir

şekilde gittiğini görmek, bütün insanlar için hayır ve berekete delâlet eder. Yolcu olan

birisinin de seferden dönmesine alâmettir.

Rüyada gemi ile denizde gitmeğe kadir olamadığını görmek, rüya sahibinin

hapsedilmesine, işlerinin durgunluğuna ve müşkülâta düşmesine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada gemilerin yukarı doğru çıktığını görmesi, geç olarak meydana

gelecek hayra delâlet eder. Rüyada yolcularla dolu gemi görmek, selâmet içinde

yolculuk yapmasına işarettir. Kendisini demirlemiş bir gemide bulunuyor görmek,

zindana düşmeye işarettir. Çünkü zindan da demir kapılarla kilitlenir.

Bir adamın rüyada geminin ipini tuttuğunu görmesi, dinin güzelliğine ve ayrılmaksızın

salih kimselerle sohbet etmeğe işarettir. Bazı kere de gemi görmek, hem korku, hem

ümide delâlet eder. Çünkü gemide emniyet ve korku hali devamlıdır. Gemi görmek,

bazı kere de mescide, insanların toplandığı çarşı ve pazara delâlet eder. Yine rüyada

gemi görmek, Peygamberler Peygamberinin ehl-i beytine sevgi ve muhabbete

alâmettir. Çünkü Nebiyy-i Zîşân’m ehl-i beyti ümmet için kurtuluş gemisidir. Onlara

uyanlar selâmet bulur..

* GEMİCİ: Kişinin rüyada gemici görmesi, zindancıya, devlet reisinin vekiline, işlerini

yürütene, kumandanına ve devlet reisi ile tebaası arasında vasıta olan zata delâlet

eder. Bazı kere de yalancıya, deveciye, kiracıya ve seyislere işarettir.

* GEMİ YAPAN: Rüyada gemi yapan ustayı görmek, kadın simsarlarına işarettir.

* GENÇ: Rüyada genç bir adam görmek, kişinin düşmanı olarak tâbir olunur. Eğer

görülen genç beyaz ise gizli düşmana, esmer ise zengin düşmana, kırmızı ise yaşlı

düşmana delâlet eder.

İhtiyar adamın rüyada kendisinin genç haline geldiğini görmesi, ona isabet edecek

büyük bir noksanlıktır. Rüyada genç bir adamın arkasına düşüp gittiğini görmek,

düşmana karşı zafer bulmaya delâlet eder.

Kendi arkası sıra genç bir adamın geldiğini görmek, düşman karşısında mağlup

olmaya işarettir.

Yine rüyada genç görmek, hileye ve yaramaz düşmana, hareket, kuvvet ve cehaletin

galebe çalmasına işarettir. Genç görmek, bazı kere de nimete ve Allahu Teâlâ’ya

şükretmeye delâlet eder.

 

Rüyada meşhur ve tanınmış bir genci görmek, hayır ve nimete delâlet eder. Bu tâbir,

o delikanlıyı güler yüzlü halde görüncedir. Asık surat ve öfkeli görülürse, bunun tam

zıddı tezahür eder.

* GENÇ KIZ VEYA KADIN: Nablusî demiştir ki: Rüyada görülen genç kadın, ne

şekilde görülürse görülsün, kadınlar hesabına yine kadın cinsinden bir düşmana

delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada tanınmayan ve süslü bir genç kadın görmesi, hatır ve hayâle

gelmeyen bir yerden sevinç haberi işitmeye alâmettir. Rüyada güzel bir hizmetçi

görmek, iyilik, zafer, sevinç ve ferahlığa delâlet eder.

Rüyada genç ve güzel kızlar görmek, hayır ve dünya menfaatine işarettir. Genç ve

güzel bir kız görmek, onunla konuşmak, gülüşmek, dünyada saadete, bol rızka, mal

ve servete delâlet eder. Genç ve fakat çirkin bir kız görmek, haram mala, üzüntü,

keder ve zarar ziyana delâlet eder.

Rüyada bir genç kızı öptüğünü, genç kızın da kendisini öptüğünü görmek, rüya

sahibine dünyanın teveccüh edeceğine delâlet eder.

Rüyada genç ve güzel bir kızı tutmak istediği halde tutamadığını görmek, zengin

olmak arzu ettiği halde mümkün olmayacağına işarettir. Bunun tersi, genç kızın

kendisine cemalini arzettiği halde ona iltifat etmediğini görmek, dünyanın ikbal ve

teveccühüne karşı sırtını dönmeye delâlet eder.

Rüyada, vücutlu, etli ve canlı, şen-şakrak genç kadın görmek, ümit edilen hayra ve

nimete kavuşmaya delâlet eder. Buna mukabil, zayıf, çelimsiz genç bir kadın görmek,

üzüntü, keder ve fakirliğe alâmettir. Tesettürsüz çıplak kadın görmek, ticarette zarar

ederek bütün insanlar nezdinde kınanmaya delâlet eder.

Genç ve güzel bir kadının, rüyada yaşlı ve ihtiyar bir kadın haline dönüştüğünü

görmesi, o kadının dininin güzelliğine işarettir. Yaşlı ve ihtiyar kadının rüyada

gençleştiğini, kendisine kuvvet ve şehvet geldiğini görmesi, ondaki dinî bağların

kuvvetlenmesine işarettir.

Rüyada genç, güzel ve mesture bir kadın görmek, din ve diyanetle beraber kapalı bir

hayra delâlet eder.

Fakir bir adamın, rüyada yaşlı kadını genç olarak görmesi, nimet ve zenginliğe

kavuşacağına delâlet eder. Hastanın bu rüyayı görmesi, sıhhat ve afiyet bulmaya

işarettir.

Rüyada, güzel, sevimli, güleç yüzlü bir küçük çocuk ve onun gülümsemesini görmek,

hayır, ikbâl, servet ve müjdeye delâlet eder. Kendisini rüyada kundakta bağlı bir

küçük çocuk olmuş olarak görmek, dört şekilde tâbir olunur:

  1. a) Eldeki malın gitmesi,
  2. b) Hastalık,
  3. c) Cinnet,
  4. d) Üzüntü ve keder…

Rüyada güzel, sevimli küçük bir kız çocuğu görmek, hayır ve menfaate işarettir.

Küçük kız çocuğu rüyası, erkek çocuktan daha ziyade hayırlıdır.

 

Bir kimsenin rüyada bir küçük kız çocuğunu kucağında taşıdığını görmesi, devlet ve

nimete, haber ve menfaate, geniş rızka delâlet eder.

Rüyada zevcesinin bir kız çocuğu doğurduğunu görmek, saadete, hayır ve menfaate,

arzu ve muradın husulüne, gam ve kederin define delâlet eder.

* GERDANLIK: Rüyada boynunda bir gerdanlık olduğunu görmek, cimrilik ile tâbir

olunur. Bazı kere de gerdanlık, zevcenin kocasına yapacağı iyilikle ona devamlı saygı

göstermesine ve efendisinin malından hanımın elinde bulunacak mala alâmettir.

Evli kadının rüyada gerdanlık görmesi, kocası ile tâbir olunur. Eğer görülen gerdanlık

gümüşten, geniş ve kuvvetli ise, kocasının mert, yumuşak ve zengin bir kimse

olduğuna; eğer gerdanlık zayii olursa, bu defa kocasının yaramaz bir adam olduğuna

delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada görülen gerdanlık altından ve kısmen diğer

şeylerden ise, hacca, tamamı altından olursa, velayet ve memuriyete delâlet eder.

Rüyada gerdanlık görmek, erkek için güzel bir kadın ile evlenmeye işarettir. Eğer

gerdanlık ile beraber gümüşten bir boyun bağı da olursa, gerdanlıkta bulunan yakut

ve mücevherler kadının güzelliğine delâlet eder. Görülen gerdanlık gümüş ve

mücevherden ise mal ve refahla beraber devlete; demirden olursa, kuvvetle beraber

memuriyete işarettir.

Rüyada kadın için gerdanlık, kocasının kendisine emanet ettiği maldır. Hamile kadın

için gerdanlık görmek, doğacak çocuğun erkek olmasına delâlet eder. Bazı kere de

kadın için gerdanlık görmek, kırmızı renkli peçeye ve başörtüsüne delâlet eder. Yine

gerdanlık rüyası, evli kadın için çocuğa, bekâr kadın için de evlenmeye delâlet eder.

* GERGEDAN: Bir kimsenin rüyada gergedan denilen hayvanı görmesi, büyük bir

sultana delâlet eder. Rüyada gergedana bindiğini görmek, büyük bir adama galip

gelmeye işarettir.

* GENERAL: Kişinin rüyada herhangi bir generali görmesi, bulunduğu işte veya

memuriyette yükseleceğine delâlet eder. Rüyada kendisinin general olduğunu

görmek, izzet ve ikbale ve rızkının genişliğine delâlet eder.

* GERDEK: İnsanın rüyada gerdeğe girdiğini görmesi, iş hayatındaki zorluklara

alâmettir. Çünkü evlenen kimse bir yükün altına girmiş olur.

* GERİNMEK: Rüyada gerindiğini görmek, bir işte usanmağa, tembelliğe ve

uyuşukluğa işarettir. Bir kimsenin rüyada aç adamlar gibi gerindiğini görmesi, zalim

olmasına alâmettir. Ölünün gerindiğini görmek, o ölünün azabının evlat ve geride

kalanlarına ait olmasına delâlet eder.

Bazı kere de rüyada gerinmek, meşakkatten sonra rahatlığa delâlet eder. Hasta

adamın rüyada gerinmesi ecelin yakın olduğuna işarettir.

* GERİYE DÖNDERİCİ: Rüyada insanları geriye dönderici birini görmek, yol kesiciye,

işleri iptal etmeye veya yolcuyu yolundan men edip alıkoymaya delâlet eder.

* GEYİK: Kadınlardan birinin rüyada geyik görmesi, o geyik ister erkek, ister dişi

 

olsun güzel evlada delâlet eder.

Rüyada bir geyik tuttuğunu veya kendisine bir geyik verildiğini görmek, güzelliğine

güvenilir bir kadın ile evlenmeye delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada geyik yavrusunu avladığını veya kendisine hediye olarak

verildiğini görmesi, yahut satın alması, bol ve geniş rızka delâlet eder. Rüyada geyik

aldığını gören kişi mirasa kavuşur.

Rüyada bir geyik kestiğini görmek, bir kızın bakireliğini gidermeye işarettir. Rüyada

geyiği kendi evine soktuğunu görmek, eğer oğlu bulunuyorsa, onu evlendirmeye

alâmettir.

Nablusî demiştir ki: Bir kimse rüyada geyiğin üzerine sıçradığını görse, o kimsenin

hanımı her şeyde ona isyan eder. Rüyada bir geyiğe sahip olduğunu gören kimse,

helâl bir mala mâlik olur veya iffetli bir kadın ile evlenir.

Bazı kere de rüyada geyik görmek, taç, vakar ve heybete, düşmanı kahredip onu zelil

etmeye alâmettir. Rüyada başının geyik başı olduğunu görmek, eğer ehilse vali veya

reis olmaya delâlet eder.

* GEYİRMEK: Rüyada geyirmek halinin görülmesi, hakikati olmayan bir söze işarettir.

Bazı kere de, fakirler için zenginlik alâmetidir.

* GİRDAP: Kişinin rüyada girdap görmesi, üzüntü, keder, zarar ve tehlikeye delâlet

eder.

* GİŞE: Rüyada bir gişeden bilet aldığını görmek, sefer ile tâbir olunur. Gişeden para

almak ise, elden çıkacak paraya delâlet eder.

* GİTAR: Rüyada gitar sesi işitmek veya gitar çalanı görmek, beklenen bir haberin

yakında size ulaşacağına delâlet eder. Bazı kere de rüyada gitar çalmak, evdeki

geçimsizliğe alâmettir.

* GİYOTİN: Kişinin rüyada ölüm makinesi olan giyotini görmesi veya cezanın

tatbikine şahit olması, hediye, haber ve ümit edilmeyen biri ile karşılaşmak olarak

tâbir olunur.

* GIYBET: Rüyada herhangi bir adamı gıybet etmek, iyiliklerin mahvına delâlet eder.

Çünkü gıybet fena bir ameldir. Onun iyilikleri iptal etmesi, ateşin odunu yakması

gibidir ki, bütün güzel işler duman olup gider.

Denilmiştir ki: Bir kimse diğer bir kişiyi bir şeyden dolayı gıybet etse, gıybet eden

kimse, gün gelir o şeye müptelâ olur.

* GİZLEMEK: Bir kimsenin rüyada bir şey gizlediğini görmesi, nifaka veya kötü iş

sebebiyle gizlenmeye işarettir.

Rüyada bir eve girip gizlendiğini görmek, rüya sahibinin teselli edileceğine alâmettir.

Yine rüyada gizlenmek, gizlendiği şey üzerine delâlet eder. Rüyada bir dağa

gizlendiğini görmek, kadr u kıymeti büyük bir zâta itimat ve dayanmaya delâlet eder.

Rüyada bir ağaca dayanarak gizlendiğini görmek, âlim ve fazıl bir kişiye meyletmeye

 

işarettir. Rüya sahibinin hanımı eğer hamile ise, bu rüya, kız çocuğu ile tâbir olunur.

* GİZLİ SÖZ: Bir kimsenin rüyada gizli sözlere kulak verdiğini görmesi, yalan ve

koğuculuğa delâlet eder.

Rüyada birtakım sözler işitip bunlardan en güzelini seçmek, müjdeye nail olmaya

delâlet eder.

* GİYMEK: Bir kimsenin rüyada bir şeyi giydiğini görmesi, rüya sahibinin iş ve

durumuna delâlet eder. Çünkü hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur:

“Şu sırlar hakkında Allah’tan korkun. Bir kişi bir sırrı gizlediği zaman, Allah

ridasını o kimseye giydirir. Eğer sakladığı sır hayırsa mükâfatı hayır, şer ise

cezası da şerdir.”

Rüyada beyaz elbise giydiğini görmek, heybet, vakar ve övünmek ile tâbir olunur.

İpekli elbise giymek, izzet, yücelik ve rütbeye delâlet eder. Eğer ipek elbise ölü

üzerinde görülürse, o elbise cennet ipeğine delâlet eder. Altınla işlenmiş elbiseyi

görmek, düşmana galip gelmeye işarettir.

Kişinin rüyada düğmeli elbise giydiğini görmesi, şiddete veya kaybolmakla dağılmış

şeyleri toplamaya veya bekâr ise evlenmeye delâlet eder.

Rüyada sarığı ayağına sardığını veya ayakkabısını başına giydiğini görmek, musibet

ve belâya delâlet eder.

Siyah elbise ululuk ve yücelik işaretidir. Yeşil elbise giyme ise şehitlik mertebesine

delâlet eder. Pamuktan mamul elbise, sünnete işarettir. Rüyada yün elbise görmek

sefa ile tâbir edilir. Ancak yün elbise sert, kaba ve onu giyen kişiye yakışmıyorsa, o

takdirde bu rüya, fakirlik ve zillete delâlet eder.

Rüyada cübbe giydiğini görmek, uzun ve saadetli bir ömre alâmettir. Yırtmaçlı elbise

giymek, üzüntü, keder ve sıkıntıdan halâs olmağa delâlet eder. Zinetli elbise ise,

toplanmış mal, sermaye veya mesture ve güzel bir kadına delâlet eder.

Her şeyin en güzelini Allahu Teâlâ bilir. Ona hamd eder, O’ndan yardım dilerim…

* GÖBEK: Rüyada göbek görmek, rüya sahibinin anasına babasına veya kendisinin

geçimini temin eden kazancına işarettir. Bazı kere de göbek görmek, hanıma,

hizmetçiye veya kapalı olancüzdana delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada göbeğinin büyüdüğünü görmesi, aile geçiminin huzur ve

saadetine, küçüldüğünü görmesi de ailedeki geçimsizliğe delâlet eder.

Rüyada göbeğinde ağrı ve sızı bulunduğunu görmek, anne veya babasından birisini

kaybetmesine delâlet eder. Veya onlardan uzak düşmeye işarettir.

Kişinin rüyada kendi eliyle göbeğini açtığını görmesi, harcamak üzere cüzdanını veya

kasasını açmaya alâmettir. Bazı kere de rüyada görülen göbek, sevince ve gizli

şeylere delâlet eder.

Yine rüyada göbek görmek, rüya sahibinin zevcesi veya hizmetçisinden sevdiği ve

arzu ettiği şey ile tâbir olunur. Bu sebeple bir kimse göbeğinde çirkinlik veya güzellik

ya da fena bir hal bulunduğunu görse, onun zevcesi veya cariyesinin güzellik veya

 

çirkinliğine işarettir.

* GÖĞE ÇIKMAK: Rüyada yükseklere fezaya çıkmak, inmenin aksinedir. Bu sebeple

rüyada yüksek bir yere çıktığını görmek, mevki ve itibardan düşmeye delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada yıldızlara kavuşacak derecede gökyüzüne çıktığını ve geceleri

kendisiyle yol tayin edilen yıldızlardan bir yıldıza döndüğünü görmesi, yüksek ve ulvî

bir mevkiye nailiyete delâlet eder.

Rüyada yükseğe çıkmak, bazı kere de keder ve yolculuğa alâmettir. Yine yükseklere

çıkmak, şeref ve ulviyyet, yükseklerden aşağı inmek de, zillet ve hakarettir. Rüyada

yüksek bir dağa çıktığını görmek, çıktığı ve üzerinde durduğu kadar maksadına

kavuşur.

Kişinin rüyada dağ, tepe, yokuş ve baca gibi yerlere çıkması, arzu ettiği maksadına

kavuşmasına delâlet eder.

* GÖĞÜS: Rüyada göğüs görmek, şeriat, din, takva, ilim ve hikmet ile tâbir olunur.

Rüyada göğsünü geniş ve güzel bir halde görmek, kâfirin müslüman olmasına, âsi

kimsenin tevbe etmesine, itaat ve ibadet için göğsün genişlemesine; bazı kere de,

güç ve müşkül şeyleri kolaylaştırmaya delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada göğsünün geniş ve güzel olduğunu görmek, din

ve takvada kemâle, göğsünün dar veya küçük olduğunu görmek de dinde ve takvada

noksanlığa delâlet eder.

Rüyada göğsünün kızgın olduğunu görmek, kavminden menfaat elde etmeye

işarettir.

Rüyada göğsün dar olarak görülmesi, ahlâkın noksanlığına, geniş görülmesi de güzel

ahlâka delâlet eder.

Danyal (a.s.) demiştir ki: Rüyada dar göğüs, üzüntü, keder ve gam husulüne, geniş

göğüs de safa, ferah ve sürura delâlet eder.

Yine rüyada göğsünün genişlediğini görmek, mal ve nimetin artmasına, rızkın

genişliğine ve selâmete işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada göğüs görmek, şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) İlim,
  2. b) Hikmet,
  3. c) Seha,
  4. d) Cimrilik,
  5. e) Küfür,
  6. f) İman,
  7. g) Hayat,
  8. h) Ölüm…

Rüyada göğüs üzerinden ikrah edilen bir şeyi kaldırıp attığını görmek, iyilik ve hayıra

alâmettir.

Bazı kere de rüyada göğüs görmek, misafire veya zevceye, yahut büyük insanların

toplanacakları bir rütbeye işarettir.

Bilirsiniz ki göğüs; üzüntü, keder, sevinç ve ferahlık evidir. Bu sebeple rüyada

göğsünün geniş olduğunu görmek, sevinç ve sürura delâlet eder. Göğsün darlığı da

bunun tersi…

Bir kimsenin rüyada göğsünün yalnız ortasını ince kıllarla müzeyyen görmesi,

cömertlik ve kereme; her tarafını birçok kıllarla bezenmiş görmesi de, şecaat ve

kuvvete delâlet eder.

Kâfir adamın rüyada göğsünün genişlediğini görmesi, hidayet ve İslâm ile tâbir olunur

ve o adam Müslüman olur.

* GÖKYÜZÜ: Bir kimsenin rüyada gökyüzünü yıldızlarla pırıl pırıl bir halde görmesi,

din ve takva ile tâbir olunur. Gökyüzünün simsiyah şekilde görülmesi, bunun zıddı.

Rüyada göğe yaklaştığını görmek, ibadet eden ve iyi amel sahibi kimseler için Allahu

Teâlâ’ya yaklaşmaya ve amellerin makbuliyetine delâlet eder.

Bazı kere de bu türlü rüya, muzdarip ve âciz kişilerin duasının kabul edilmesine

işarettir.

Rüyada göğsün yeryüzüne düştüğünü ve indiğini görmek, yeryüzünde meydana

gelecek kıtlığa ve şiddete delâlet eder.

Gök görmek, devlet reisinin cismine ve zâtına, bazen de, onun köşküne, çadırına,

evine ve malına delâlet eder.

Rüyada gökyüzünden bal, zeytin, incir, hurma ve arpa gibi bolluğa delâlet eden

şeylerin indiğini görmek, insanlar üzerine menfaatli yağmurlar yağacağına alâmettir

ve insanlar ondan istifade ederler.

Rüyada merdiven veya iple, yahut başka bir şeyle semaya çıktığını görmek, devlet

başkanı tarafından verilecek izzet ve ikrama ve yüksek makama veya korku ve

çetinliğe delâlet eder.

Rüyada göğe doğru yükseldiğini ve oraya girdiğini görmek, rüya sahibi için şehadete

ve bununla beraber şeref ve medhe nail olmaya işarettir. O kişi, Allahu Teâlâ’nın

yardımı ile kurtuluş ve selâmete erer.

Bir adamın gökte çukur veya bir kuyu içine düştüğünü ve oradan çıkamadığını

görmesi, o çukur ve kuyunun onun kabri olmasına alâmettir. Yine bu rüyada o zatın

Müslüman olarak ölmesine bir müjde vandır. Çünkü kâfirler için gök kapıları açılmaz.

Onların habis ruhları göklere lâyık değildir.

Denilmiştir ki: Rüyada gökleri görmek, şehire, kaleye, eve, zevceye, ana-babaya,

hocaya, kendisinden menfaat umulan ve zararından korkulan yere alâmettir.

İlim sahiplerinin rüyada gökleri görmesi, eşyanın hakikatini keşfetmeye ve ona muttali

olmaya, ahiret işlerine ihtimam göstermeye ve kullukta devama delâlet eder.

Ziraatçının rüyada göğü görmesi, hububat ve meyvelerde meydana gelecek büyüme,

bolluk ve berekete işarettir.

Yine rüyada göğün yeşillend iğini görmek, o sene içinde ziraat ve hububatın bol

 

olmasına delâlet eder. Göğün sararması ise, o senede vuku bulacak hastalıklara

alâmettir.

Rüyada göğün yarılarak içinden ihtiyar birinin çıktığını görmek, o yer halkına gelecek

hayra, ucuzluk ve bolluğa, ülfet ve sevince delâlet eder. Rüyada genç bir adamın

göğe çıktığının görülmesi, düşmanın o yer halkına fenalık etmesine ve aralarında

düşmanlık ve tefrikanın meydana çıkmasına delâlet eder.

Rüyada kendisini yedinci kat göğün üstünde görmek, rüya sahibi için yükseklik ve

azamete işarettir.

Rüyada gök kapılarının açılmış olduğunu görmek, bol yağmura, berekete, duaların

kabulüne delâlet eder. Buna mukabil kapılarının kapanmış olarak görülmesi,

yağmurun yağmamasına ve kıtlığa işarettir.

Rüyada başını kaldırıp göğe baktığını görmek, dünya sultanlarından birisine

bakmaya işarettir. Doğu ve batı taraflarına bakmak, sefer ile tâbir olunur.

Rüyada ne zaman çıktığını bilmediği halde göğe çıkmış olduğunu görmek, Hakk’ın

izni ile cennete girmeye delâlet eder. Rüyada tavşancıl kuşunu göğe uçarak gittiğini

ve bir daha inmediğini görmek, çok hayra ve yüksek mertebeye delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada göğü yarılmış halde görmesi, bid’at ve sapıklığa işarettir. Bâzı

kere de göğü görmek, hacca, gökyüzünden yere inmek de düşman ile sulh olmağa

delâlet eder.

* GÖK GÜRLEMESİ: Bilirsiniz ki, gök gürlemesi korku ve dehşet verici bir hadisedir.

Bu sebeple rüyada yağmursuz gök gürlemesi işitmek, şiddet ve korkuya delâlet eder.

Bazı kere de gök gürlemek, güzel vaade ve hayırlı işlere, güzel şeylere ve davul ses

lerine ve de mehteran bölüğüne delâlet eder.

Cabiru’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada şiddetli gök gürültüsü. devlet reisinin şöhretinin,

heybet ve kudretinin genişlemesine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada yağmurla beraber gök gürültüsü görmesi, emn ve emana, feyz

ve berekete ve ucuzluğa delâlet eder. Şiddetli gök gürültüsü ve hafif yağmur görmek,

anne-babanın rızasını kaybetmeye alâmettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Halkın muhtaç olduğu vakitte yağmur ile beraber gök

gürültüsü işitse ve şimşeğin sesi de korkunç olmasa, o mahalle halkının ucuzluk ve

bolluğa nail olmasına delâlet eder.

Mesela gök gürültüsünü Mayıs’ta, Haziran’da, Temmuz’da veya bir başka ayda

görmek, ayına ve mevsimine göre mânâ taşır ve öyle tâbir edilir. Rüyada işitilen gök

gürültüsü Şubat ayının ilk gününe tesadüf etmiş olsa, yeryüzünde ucuzluk ve bolluğa,

piyasanın ucuzluğuna ve bazı memleketlerde salgın hastalıkların zuhuruna delâlet

eder.

* GÖK RENK: Kişinin rüyada gök renk görmesi, üzüntü, keder, gam, gussa,

düşmanlık ve musibete alâmettir.

* GÖL: Kişinin rüyada göl görmesi, müşaveresiz iş gören hakim ve valilere işarettir.

Bazı kere de göl, yolcu için seferin mümkün olmamasına delâlet eder. Rüyada küçük

göl görmek, zengin bir kadına alâmettir. Yine bu rüya, iyi geçinmeyi seven, servet ve

 

mülk sahibi bir kadın ile tâbir olunur.

* GÖLGE: Bir kimsenin rüyada gölge görmesi, âbid, zahid ve hafız olan bir âlime

delâlet eder. Rüyada şidtetli sıcaktan bir ağacın gölgesine çekildiğini görmek, üzüntü,

keder, sıkıntı ve dertlerden kurtuluşa alâmettir.

Rüyada insan gölgesi görmek, dünyaya ve dünyanın değişmesine ve dünyada

bulunanların hallerinin çeşit çeşit olmasına işarettir. Bazı kere de rüyada görülen

gölge, tevbe ve hidayete, tevhidin güzelliğine, Allahu Teâlâ ve kâinat hakkında

tefekküre delâlet eder.

Rüyada görülen gölgeler, heybet, vakar ve rif’at (yükseklik) ile tâbir olunur. Rüyada

bir dağın gölgesinde olduğunu görmek, devlet reisi tarafından tevdi edilecek rif ate

delâlet eder. Yine rüyada saray ve duvar gölgesi görmek, şanı yüce bir zat tarafından

verilecek yüksek mertebeye işarettir.

Kirmanı demiştir ki: Rüyada bir harabede gölgede oturduğunu görmek, ecelin yakın

olduğuna işarettir. Çadır veya hayvan gölgesi, hükümet tarafından erişecek hayır ve

menfaate delâlet eder.

Rüyada yaz mevsiminde görülen gölge, rahatlık, menfaat ve himayesine girilecek

şöhret ve rütbe sahibi bir zata delâlet eder. Kış mevsiminde görülen gölge ise,

üzüntü, keder ve bid’atlere delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada vücudunda güneşin hararetini hissedip gölgeye çekildiğini

görmesi, üzüntüden kurtulup rahata ve selâmete kavuşmaya işarettir.

Yine rüyada, gölgede bulunduğundan üşüdüğünü ve oradan çıkıp güneş altında

oturduğunu görmek, fakirlikten kurtulmağa ve nimete ermeğe işarettir. Çünkü soğuk

fakirlik gibi insanı perişan eder.

* GÖMLEK: Kişinin rüyada gömlek görmesi, dinine veya geçimine yahut Allahu

Teâlâ’dan korkmasına ve ilmine delâlet eder. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yusuf (a.s.)’dan

hikâye edilerek şöyle buyuruluyor:

“Şu benim gömleğimi götürün de babamın yüzüne koyun.”

Bu âyetin işaretince, gömlek, müjdeye de delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen gömlek, kişinin din ve dünyaca durumuna alâmettir.

Rüyada bir gömleği kolsuz olarak giydiğini görmek, rüya sahibinin fakir olduğu halde

dininin güzelliğine delâlet eder. Rüyada gömleğinin yakasının yırtık olduğunu görmek,

fakirlik işaretidir. Buna mukabil rüyada kendisinin birçok gömlekleri olduğunu

görmek, ahirette büyük mükâfat ve sevaba nailiyete delâlet eder.

Rüyada kendisine bir gömlek hediye edildiğini görmek, hayırlı bir habere; gömleğini

kirli ve yırtık görmek, fakirlik ve kedere ve ona erişecek sıkıntı ve mihnete alâmettir.

Rüyada temiz ve pâk bir gömlek giydiğini görmek, rüya sahibinin şan ve şerefine

delâlet eder. Yeşil renkli gömlek, dine ve dinde sıdka delâlet eder. Beyaz gömleğin

tâbiri de böyledir.

Evli kadının rüyada yeni ve geniş bir gömlek giydiğini görmesi, kendisinin veya

 

kocasının din ve dünyaca olan iyi haline işarettir. Rüyada gömlek giydiğini görmek,

rüya sahibinin şan ve şerefine delâlet eder.

Rüyada yaş elbise giydiğini görmek, yolculuktaki zahmete, yaşlığın kuruması zahmet

ve şiddetten halâs olmaya delâlet eder.

Rüyada ağaçtan gömlek giydiğini görmek, gemiye binip deniz yolculuğu etmeye

işarettir. Hasta adamın böyle bir rüya görmesi, ecelin yakın olduğuna delâlet eder.

Rüyada gömleğinin üzerinde Kur’ân-ı Kerim’den bir âyet yazılı olduğunu görmek,

rüya sahibinin Kur’ân’la amel ettiğine işarettir.

Erkek veya kadın, rüyada alâmet ve nişanlı gömlek giydiğini görse, bu rüya hacca

veya uzak bir yola delâlet eder.

Rüyada gömleğinin buluttan olduğunu görmek, büyük bir nimete delâlet eder ve o

kimse menfaate erişir.

* GÖMMEK: Rüyada herhangi bir nesneyi toprağa, kuma gömdüğünü görmek, arzu

ve dileklerin yerine gelmeyeceğine üzüntü ve kedere delâlet eder.

* GÖRÜMCE (Elti): Bir hanımın rüyada görümcesini görmesi, arkadaşlığa ve

dostluğa alâmettir.

* GÖRÜŞME: Bir kimsenin rüyada melâike ve “Kiramen kâtibin” melekleriyle

görüştüğünü görmesi, sıkıntılara düşmeye ve o sıkıntılardan kurtulmaya delâlet eder.

* GÖZ: Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada görülen göz, kişinin dini ve hidayet ve

sapıklık yolunu gören kalb gözüdür.

Bir kimse rüyada bedeninde çokça göz bulunduğunu görse, bunlar, çok dindar ve

salih bir kişi olduğuna delâlet eder.

Rüyada kendini âmâ yani kör iken iki göz sahibi ve görür olmuş görmek, yedi şekilde

tâbir olunur:

  1. a) Din,
  2. b) Mal,
  3. c) Evlat,
  4. d) Basiret,
  5. e) Hidayet,
  6. f) İrşad,
  7. g) Şifa…

Ibn-i Kesir demiştir ki: Rüyada gözlerinin âmâ olduğunu görmek, gurbete delâlet

eder. Yine rüyada gözleri âmâ olup kendisini tedavi etmek isteyen bir zatı bundan

men ettiğini görmek, kendine layık ve münasib ve helâl olmayan bir işe girişmeye

alâmettir.

Bir kimsenin rüyada gözünün demirden olduğunu görmesi, namus perdesini yırtmaya

ve halk nezdinde rüsvay olmaya delâlet eder. Ve o kişi şiddetli kedere duçar olur.

Kişinin rüyada omuzu veya kürek kemiği üzerinde bir insan yahut bir hayvan gözü

bulunduğunu görmesi, kaybolmuş bir mala erişmeye delâlet eder.

 

Rüyada gözün siyah oluşu dine alâmet, elâ oluşu da dine muhalefet ile tâbir olunur.

Gök renkli göz, içerisinde bid’at bulunan şeyi ifade eder. Yeşil göz ise bütün dinlere

karşı olan bir dine delâlet eder.

Rüyada keskin gören gözü olduğunu görmek, bütün insanlar hakkında iyiye işarettir.

Az görmek bunun zıddı…

Bir kimsenin rüyada gözleriyle yürüdüğünü görmesi, hastalanacağına ve yatağa

düşeceğine delâlet eder. Yine bir kimsenin rüyada kalbinde bir göz bulunduğunu görmesi,

o kimsenin dininin emirlerini yerine getirdiğine ve gönlünden doğarak

söyleyeceği hikmetli sözlere delâlet eder. Çünkü kalb gözü, kafa gözüne benzemez.

Rüyada bir başka kişinin gözünü yediğini görmek, o zatın malını yemeye işarettir.

Rüyada gözlerinin güzel olduğunu görmek, üç veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Hidayet,
  2. b) İlim,
  3. c) Basiret…

Bu rüya sahibinin hastası varsa afiyet bulur, sıkıntısı varsa ondan halâs olur.

Kâfir adamın rüyada gözünü güzel olmuş görmesi, Müslümanlık ile şerefleneceğine

delâlet eder. Fakirin görmesi, zenginlik ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada anlatılmaz derecede gözünün büyüdüğünü görmesi, o kimse

hakkında Cenab-ı Hak tarafından zuhur edecek inayete delâlet eder.

Rüyada gözlerin mahvolduğunu görmek, yüce Allah tarafından inecek azaba ve

helake delâlet eder.

Rüyada gözlerinin kulak olduğunu görmek, kör olmaya ve gözü ile gördüğü her şeyi

kulağıyla işitmeye delâlet eder.

Rüyada bir gözü oyduğunu görmek, uzun ömre alâmettir. Bazı kere de göz çıkarmak,

gözde meydana gelecek illete delâlet eder.

* GÖZ AĞRISI: Rüyada gözünün ağrıdığını görmek, geçim darlığı, güçlük, unutkanlık

veya dinde noksanlık ile tâbir olunur. Rüyada iki gözünün de birden ağrıdığını

görmek, eğer babası varsa, onun hastalığına işarettir.

Bir kimsenin rüyada gözünde çiçek ve çıban çıktığını görmesi, hakikati örtmeye ve

kötü ahlâklı kişilerin ahlakıyla ahlaklanmaya alâmettir.

* GÖZ HEKİMİ: Bir kimsenin rüyada göz hekimi görmesi, dini ıslah eden Allahu

Teâlâ’nın yardımı ile birtakım insanları sapıklıktan çıkarıp hidayet yoluna kavuşturan

ve dostları bir araya getiren kişiye delâlet eder.

Yine rüyada göz doktoru görmek, ilme teşvik eden ve işlerin sonunu güzel düşünen,

güzel hal sahibi ve mükemmel bir kimseye delâlet eder. Bazı kere de göz doktoru

dalgıca, kuyu yapıcısına, suyun gözenini ıslah eden bir adama ve sarrafa işarettir.

* GÖZLÜK: Kişinin rüyada gözlük görmesi, eğer bekâr ise evlenmeye alâmettir.

 

* GÖZE (Kaynak): Bir kimsenin rüyada su kaynağı görmesi, üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Nimet,
  2. b) Hayır,
  3. c) Bereket ve arzuya kavuşmaktır.

Rüyada evinin içinde veya ona zarar vermeyecek bir yerde su kaynağını görmek,

maişet, hayır ve menfaate delâlet eder ve o kişi çok hayra nail olur.

Rüyada yatak odasında su kaynağını görmek, kadınlar tarafından erişecek bir

üzüntüye işarettir. Yine suyu kendi duvarında kaynar görmek, rüya sahibine erkek

kardeşi veya damadı ya da dostu gibi o ev içinde bulunan bir kimse tarafından isabet

edecek üzüntü ve kedere işarettir.

Rüyada bir ev veya bir mahalle içinde su kaynağı meydana çıktığını görmek,

kaynaktaki su ister taşsın ister taşmasın, o yerde üzülecek, ağlanılacak bir hadisenin

meydana gelmesine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bir kaynak suyundan abdest aldığını görmesi, üzüntü ve

kederden halâs olmaya işarettir. Korku halinde ise korkudan emin olur. Hasta ise şifa

bulur. Günahkâr ise, Allah onun günahını affeder.

Rüyada berrak ve duru bir göze görmek, tahsildar ile tâbir olunur. Rüya sahibine

tahsildarlık verilir. O berrak gözenin evler arasında aktığını görmek, rızka ve rüya

sahibine gönderilecek hayırlı bir şeye delâlet eder.

* GÖZE PERDE İNMEK: Bir kişi rüyada beyaz perde olduğunu görse, Hazret-i

Yakub’un kıssasına binaen o zata büyük bir üzüntünün isabet edeceğine alâmettir.

Ve o kimse bu hale sabır eder.

* GÖZ KAPAĞI: Rüyada gözün kapağını görmek, hemen her insan için hayır ve

iyiliğe delâlet eder. Rüyada göz kapaklarında et az olduğunu, yara ve çıban

bulunduğunu görmek, üzüntü ve kedere delâlet eder.

Bazı kere de rüyada göz kapaklarını görmek, silâh gibi insanın kendisiyle korunduğu

şeye ve kendisinden kötülükleri men edip terbiye eden hocasına işarettir.

Rüyada görülen göz kapakları, bazı kere de, erkek ve kız kardeşlere, karı koca ve

evlâda, kapının iki halkalarına, sandık ve hazineye, bekçiye ve hizmetçiye, emanet

sahiplerine ve sır gizleyenlere delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada göz kapaklarının kenarının beyaz olduğunu görmesi, onun

dininde güzelliğine delâlet eder. Bazı kere de bu rüya sağırlık ve hastalığa işarettir.

* GÖZSÜZ FARE: Rüyada, gözsüz kör bir fare görmek, körlüğe, hayrete, dağılmaya,

mesleğin zorluğuna, üzüntü ve sıkıntıya delâlet eder.

Bazı kere de, rüyada gözsüz fareyi görmek, yerinde sebata işarettir.

* GÖZÜN ZAYIF GÖRMESİ: Bir kimsenin rüyada görüşünde zayıflık olduğunu

görmesi, haramlardan göz yummaya ve günahkâr kimselere bakmamaya delâlet

eder. Bazı kere de rüyada zayıfça görmek, hanımın hamileliğine işarettir.

* GÖZYAŞI: Kişinin rüyada gözyaşı döktüğünü görmesi, ferahlık ve hayıra delâlet

eder.

Rüyada gözünün yaşını gözü içinde dolaştığını ve gözlerinin sulandığını görmek,

helâl mal biriktirmeye ve kendisi de onu gizlemeyi murat ettiği halde, o malın düşman

tarafından açığa vurulmasına delâlet eder. Eğer o yaşlar gözünün üzerine akarsa, o

helâl malı infak etmeye ve kalb safasına işarettir.

Bazı kere de, rüyada gözyaşı görmek, yalnızlığa, gurbete, şiddete ve sevgiliye karşı

şevk ve iştiyaka, hicran ve hasret ateşine delâlet eder.

* GÖZ YUMMAK: Rüyada göz yumduğunu görmek: “Mümin erkeklere söyle

gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar.” (Nur, 30)

mealindeki âyet-i kerimenin gereğince Allahu Teâlâ’nın emir ve yasaklarını tutmaya

delâlet eder.

* GUSLETMEK: İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

– Rüyada cünüplükten dolayı veya Cuma namazı için gusletmek, günahlardan

arınmaya, ana ve babası veyahut ahbapları hakkında gereken iyiliği yerine getirmeye

alâmettir.

Eğer guslü kış gününde ve soğuk su ile yaparsa, bu rüya bazı kere üzüntü, keder,

sıkıntı ve hastalıklara delâlet eder.

Bir kimsenin kış gününde sıcak su ile guslettiğini görmesi, kâr, ticaret, hastalıklardan

şifa ve birtakım faydaya delâlet eder.

Bekâr bir adamın, rüyada Bayram namazı için guslettiğini görmesi, evlenmek ile tâbir

olunur.

Rüyada ölüyü yıkamak için guslettiğini görmek, gafil ve cahil kimselerden ayrılmaya

işarettir. Rüyada kâfirin guslettiğini görmesi Müslüman olacağına delâlet eder.

Hastanın gusletmesi şifa bulmaya işarettir.

Bir kimse rüyada Mekke’ye veya ihrama girmek için guslettiğini görse, bu rüya şu

şekilde tâbir olunur:

  1. a) Ferahlık,
  2. b) Sevinç ve huzur,
  3. c) Kayıp kimselerle bir araya cem olmak,
  4. d) Borçları ödemek…

Rüyada şeytanı taşlamak ve tavaf etmek için gusletmenin tâbiri de böyledir. Bazı

kere de şeytanı taşlamak için gusletmek, düşmana galip gelmeye delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada deniz veya nehirde guslettiğini görmek, Allahu

Teâlâ’dan korkmaya, diyanet sahibi olmaya, gam ve kederden kurtulmaya delâlet

eder. Rüyada temiz ve saf su ile guslettiğini görmek, üzüntü, keder ve gamdan halâs

olmaya delâlet eder.

Rüyada bir başkasını yıkadığını görmek, o kişiyi tezkiye etmektir. Kendisini birinin

yıkadığını görmek, o zatın kendi hakkında güzel şehadetine delâlet eder.

 

Cabiru’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada gusletmek şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Dinde nezafet,
  2. b) Verâ ve takva,
  3. c) Şeref ve itibar,
  4. d) Güzel şöhret…

Kişinin rüyada Kabe’yi tavaf etmek için guslettiğini görmesi, geçimini temin gayesiyle

çalışmaya veya devlet büyüklerinden birinin hizmetinde bulunmaya, yahut ana

babasını ziyaret etmeye alâmettir.

Hasta birinin rüyada guslettiğini ve yeni elbiseler giydiğini görmesi, Allah’ın ona şifa

ihsan buyuracağına delâlet eder. Borçlu ise borcundan halâs olur. Hapiste ise,

zindandan kurtulur ve selâmet bulur.

Rüyada fakir bir kimsenin guslettiğini ve yeni elbiseler giyindiğini görmesi, zenginliğe

delâlet eder. Allahu Teâlâ, ona ummadığı yerden nimet gönderir.

Vazifeden azledilmiş kimsenin rüyada guslettiğini ve yeni elbiseler giyindiğini

görmesi, tekrar memuriyete alınacağına işarettir. Elindeki bütün serveti ve malı

gidenin böyle bir rüya görmesi yüce Allah’ın ona tekrar malını ve servetini

lütfedeceğine delâlet eder.

Rüyada guslettiğini ve guslünü tamamladığını görmek, bütün işlerin

tamamlanacağına işarettir. Guslünü tamamlayamadığmı görmek, arzu ve isteklerin

yerine gelmeyeceğine alâmettir.

Rüyada elbise yıkadığını görmek, dinde sıdka ve salihliğe delâlet eder. Çünkü

temizlik imandandır.

Rüyada bir ölüyü yıkadığını görmek, o ölünün borcunu ödemeye işarettir. Rüyada,

ölünün kendi kendini yıkadığını görmesi, o ölünün , evlat ve torunlarının üzüntü ve

kederden kurtulmalarına, hayra, nimete, mal ve evlada nail olmalarına delâlet eder.

Yine rüyada bir ölüyü yıkadığını görmek, dini noksan birini irşad etmeye işarettir.

Ibn-i Kesir demiştir ki: Rüyada meçhul bir kadının guslettiğini görmek, yağmura;

ellerini kil ile yıkamak bir kimse ile aralarındaki düşmanlığın son bulmasına, korkudan

necata ve bir insandan beklediği şeye nail olmaya delâlet eder.

* GÜBRE: Rüyada herhangi bir gübre görmek, dünya malına delâlet eder. Etleri

yenen kuşların gübresini görmek, haram mala işarettir. Kuru olan gübre, ateş

yakmaya faydası olursa, bunu görmek rızık ile tâbir olunur.

Rüyada insan dışkısı görmek, çok zararlara ve akim kalmaya işarettir. Üzerine insan

gübresi bulaştığını görmek, hastalık ve korkuya delâlet eder.

Rüyada gübre sattığını görmek, zarar ve ziyana delâlet eder. Gübre yığını üzerine

çıktığını görmek ise, faide ve menfaate delâlet eder.

* GÜÇLÜ KİŞİ: Bir adamın rüyada güçlü kuvvetli birini görmesi, üç veçhe ile tâbir

olunur:

  1. a) Cehalet,

 

  1. b) Kibir,
  2. c) Günah…

Bazı kere de bu rüya, günahla beraber naz etmeye delâlet eder.

* GÜĞÜM: Rüyada güğüm görmek, hastanın iyileşmesi, sefere gitmek isteyenin yola

çıkması, düşmanların mağlubiyeti ve ferahlanmak olarak tâbir edilir.

Bekâr kimsenin rüyada güğüm görmesi, evlenmeye işarettir. Bekâr bir kız, rüyada

güğümlerle su taşıdığını görse, bu rüya onun kısa bir zaman içinde kocaya

gideceğine delâlet eder.

Bazı kere de rüyada güğüm görmek, hizmetçiye delâlet eder.

* GÜL: Rüyada gül topladığını görmek, hayır, iyilik, sevgi ve nimete delâlet eder.

Rüyada çiçekler dölü bir bahçeden beyaz bir gül kopardığını görmek, takva sahibi bir

kadını öpmeye delâlet eder. Kırmızı gül kopardığını görmek ise, oynak bir kadına

alâmettir. Rüyada sarı bir gül kopardığını görmek, hasta bir kadın ile tâbir olunur.

Rüyada henüz açılmamış bir gül görmek, hamile olan kadının çocuğunun düşeceğine

delâlet eder.

Nablusî demiştir ki: Rüyada gül görmek, şerefli olan bir kimseye veya çocuğa, yahut

kayıp bir adamın gelmesine ya da kadına delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada gülden başında bir taç olduğunu görmesi, eğer bekâr ise

düşmanı olan bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

Rüyada yere düşmüş gül görmek, dünyanın devam ve bekası olmayan zinetine

delâlet eder. Bazı kere de, gül görmek, güzel bir isimle yâd edilmeye işarettir. Gül,

ferahlık ve sevince de delâlet eder.

Rüyada, gülü kesilmiş ağacında görmek, üzüntü ve kedere işarettir. Bazı kere de,

ağacıyla olan gül, çetin kavme, güç işlere ve zorluklara delâlet eder.

Yine gül rüyası, bir misafirin gelmesine veya bir mektubun ele ulaşmasına delâlet

eder.

Rüyada gül topladığını görmek, sevinç, huzur, ferah ve selâmet alâmetidir.

* GÜLER YÜZLÜLÜK: Güler yüzlü olmak her zaman sevilen bir haldir. Bu sebeple

rüyada güleryûzlülük iyi ve hayra alâmettir. Allah ve Resûlü’ne itaata delâlet eder.

Alay eden ve isyankârlar için güler yüzlülük, gaflete, harama ve haram yiyen

kimselere ve bid’at sahiplerine meyletmeye işarettir.

Rüyada ölmüş birini güler yüzlü ve şen görmek, o kişinin Allahu Teâlâ indinde makbul

olduğuna delâlet eder.

Bazıları da demişlerdir ki: Rüyada güldüğünü görmek, üzüntü ve keder ile tâbir

olunur. Eğer kahkaha ile gülünmüş ise, gam ve keder daha da şiddetli olur.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada tebessüm ederek güldüğünü görmek, sevinç ve murada

ermeye delâlet eder.

 

Yine denilmiştir ki: Rüyada tebessüm halinde gülmek, ferahlık ve sevince alâmettir.

Rüyada kahkaha ile gülmek, ağlamaya delâlet eder.

Rüyada bir yerde güldüğünü görmek, o yerde bolluk ve ucuzluk olacağına delâlet

eder. Rüyada ölünün güler halde görülmesi, o kişinin ahiretteki durumunun

güzelliğine ve saadetine delâlet eder.

* GÜLSUYU: Rüyada gülsuyu şişesi görmek, üç şekilde tâbir olunur:

  1. a) Zevce,
  2. b) Cariye,
  3. c) Köle. Yani erkek hizmetçi.

Bazı kere de gülsuyu şişesi görmek, kendisine mal teslim edilen haznedara delâlet

eder.

Rüyada bir kimsenin üzerine gülsuyu döktüğünü görmek, o zata edilecek iyiliğe

işarettir, rüyada gülsuyu içtiğini görmek, herkes tarafından methedilmeye delâlet

eder.

Bir kimsenin rüyada yanında birçok gülsuyu şişesi olduğunu ve bunları insanlara

dağıttığını görmesi, isminin hayır ve ihsan ile anılacağına delâlet eder.

* GÜMÜŞ: Kişinin rüyada gümüş görmesi, birikmiş mala. külçe halindeki gümüş de

beyaz ve güzel hizmetçiye delâlet eder. Altın gibi gümüş de kadınların takındığı

zinetlerdendir.

Rüyada gümüş erittiğini görmek, zevcesi ile münakaşa ve mücadeleye alâmettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada sağlam gümüş görmek, doğru habere, kırık dökük

gümüş görmek, yalan habere ve düşmanlığa delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada sahih ve ayarı yüksek gümüş görmek, şu

şekilde tâbir olunur:

  1. a) Salih söz,
  2. b) Velayet ve memuriyet,
  3. c) Toplu mal,
  4. d) Sadık dost,
  5. e) Evlat,
  6. f) Köle ve hizmetçi…

Rüyada gümüş aynada yüzüne baktığını görmek, halk arasında kınanmaya delâlet

eder. Gümüş aynaya bakmakta hayır yoktur.

Rüyada, gümüş veya altından yapılma, ibrik, tabak, kâse ve çanaklar, kaşıklar

görmek, erbabı için ticaret edeceği şeylere delâlet eder. Yine gümüş ve altından

mamul tabak, kâse görmek, cennete girmeyi gerektiren salih amellere delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada kılıç, süngü ve mızrak gibi harp âletlerinin bezeklerinin gümüşten

olduğunu görmesi, düşmanı kahretmeye delâlet eder.

 

* GÜMÜŞ PARA: Denilmiştir ki: Rüyada gümüş para görmek, söze delâlet eder.

Bilhassa gümüş safî ve temiz olursa, o paralar ilim ve güzel söz ile tâbir olunur. Bazı

kere de gümüş para namaza delâlet eder.

Yine rüyada gümüş para görmek, zikir ve tesbihe işarettir. Gümüş paralar cüzdan

içinde görüldüğü takdirde, rüya sahibine bir sır emanet edileceğine alâmettir.

Rüyada görülen gümüş paraların sayısı iyi amellerin sayısına, genişliği de dünyanın

genişliğine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada pazusuna gümüş paraların kuvvetlice bağlandığını görmesi, o

kişinin kazanacağı sanata delâlet eder.

Gümüş ve altın paraların sesleri güzel söze işarettir. Üzerinde süs ve nakış olmayan

sade gümüş paralar görmek, takva olan söze delâlet eder.

Rüyada halis ve temiz gümüş görmek, rüya sahibinin dininin temizliğine ve herkes

için onun iyi muamelesine işarettir.

Bir kimsenin rüyada gümüş parayı altın parçası olarak görmesi, eldeki malın

gitmesine delâlet eder.

Yine elinde olan gümüş paranın yarım olduğunu görmek, eldeki malın yarısı kadarını

zayi etmeye alâmettir.

Rüyada elindeki paranın pula döndüğünü görmek, rüya sahibinin iflâs edeceğine

delâlettir.

Bazı kere de gümüş para görmek, hapse, dövmeye ve alış verişe delâlet eder. Yine

gümüş paralar görmek, korkudan emin olmaya ve rızkın genişliğine delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada tam ayar gümüş para görmek on vech ile

tâbir olunur:

  1. a) Doğru söz,
  2. b) İstek ve arzu,
  3. c) Memuriyet,
  4. d) Cem edilmiş mal,
  5. e) Sadık dost,
  6. f) Evlat,
  7. g) Hizmetçi,
  8. h) Geniş rızık,

ı) Kolay geçim,

  1. i) Emniyet…

Rüyada altınla karışık gümüş para görmek,,duanın kabul edilmesine, ihtiyaçların

görülmesine ve hastalıktan şifaya delâlet eder.

* GÜNAH: Kişinin rüyada günahını ikrar ettiğini görmesi, izzet ve şerefe delâlet eder.

Çünkü günahından tevbe eden günah işlememiş gibi olur.

Rüyada günah işlediğini görmek, borç altına girmeye işarettir. Bir kadının rüyada

üzerinde biriktirdiği günahları, borçları ile tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada kendisini günah işler halde görmesi, başına türlü işler geleceğine

delâlet eder… Günahtan ikrah ettiğini ve kaçındığını görmek ise, izzet ve şerefe

delâlet eder.

* GÜNEŞ: Rüyada güneş görmek, devlet reisi, ana baba, altın veya güzel bir kadın

ile tâbir olunur.

Rüyada kendisinin güneş olduğunu görmek, güneş ışığı nisbetinde büyük bir mülke

delâlet eder.

Rüyada güneşe yapışıp ona ulaştığını görmek, devlet büyüklerinden gelecek hayır,

menfaat ve kuvvete delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada güneşi bulutlar altında görmesi, devlet adamlarından birinin

öleceğine işarettir.

Rüyada güneşle konuştuğunu görmek, hükümdar tarafından izzet ve şerefe nailiyete

delâlet eder.

Rüyada zincirle asılmış güneşe eriştiğini görmek, eğer rüya sahibi ehilse, bir vilayete

vali olur ve orada adaletle hükmeder.

Bir kimsenin rüyada güneşin ziyasının doğudan batıya kadar bütün yeryüzünü

aydınlattığını görmesi, eğer ehilse, yeryüzüne mâlik olmaya ve dünyanın her yerinde

anılacağı bir ilme nailiyete delâlet eder.

Bekâr bir adamın, rüyada güneşin evinde doğduğunu görmesi, evlenmeye alâmettir

ve onun nasibine pâk bir kadın düşer.

Aynı rüyayı kadın gördüğü takdirde o da evlenip saadete erer.

Yine rüyada güneşin evinin içine doğup evin her tarafını aydınlattığını görmek, izzet,

şeref, şöhret ve rütbeye delâlet eder. Rüyada güneşi yuttuğunu görmek, üzüntü ve

kedere alâmettir.

Rüyada güneşin kendisine secde ettiğini görmek, büyük bir devlete mâlik olmaya

işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki:

“- Rüyada güneşin ziyasına ulaştığını gören kimse, hazine ve büyük bir servete nail

olur. Ve o kişiye Allahu Teâlâ hayır ihsan eder. Güneşin doğup, yine doğudan

battığını görmek, bütün insanlar hakkında hayra ve güzel işlere delâlet eder. Çünkü

güneşin bu şekilde doğması halkı her zaman uykudan uyandırır ve çalışmağa

sevkeder.”

Rüyada güneşi avucuna veya kucağına alarak ona mâlik olduğunu görmek, büyük bir

ikbâle ve sultan tarafından erişecek izzet ve şerefe delâlet eder. Ve rüya sahibi

mülkünde aziz olur.

Rüyada güneşin, karanlık ve kan renginde olduğunu veya güneşin şeklinin

bozulduğunu görmek, bütün insanlar için kötü olarak tâbir olunur. Yine rüyada

güneşin yatağına inip kendisini korkuttuğunu görmek, şiddetli hastalığa ve bedenin

iltihaplanacağına alâmettir.

 

Rüyada güneşin tenasül uzvundan çıktığını görmek, rüya sahibinin ileride büyük bir

mevkiye gelecek çocuğunun olacağına delâlet eder.

Rüyada güneşin ve ayın ışık ve nurlarıyla çevresinde toplandığını görmek, güzel bir

kadınla evlenmeye delâlet eder.

Rüyada, güneşin gökte değil de yerin üstünde doğduğunu görmek, o mahal için kıtlık

ve yangına delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada, güneşin bulutla kaybolduğunu görmek, maiyetinde meydana

gelen bir zulümden dolayı devlet başkanının azline delâlet eder.

Rüyada güneş, ay ve yıldızın siyah ve bulanık olarak görülmesi, dünyanın

durumunun değişmesine işarettir.

Rüyada bedeninden güneş ışığı çıktığını görmek, saltanat ve devlete delâlet eder.

Bir kimsenin güneşi yüksek bulunduğu yerinde görmesi, kadr ve şanının yüce

olmasına delâlet eder. Bunun tersine, güneşi yüksekte aşağı meylettiği yerinde

görmek, fakirlik, zarar, üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.

Rüyada güneşin batıdan doğduğunu görmek, korku ve bağırmaya, devletin,

tebaasına zulmetmesine ve adaletten uzaklaşmasına delâlet eder. Bazı kere de bu

rüya, gurbette bulunan adamın oradan, üzüntü ve keder içinde dönmesine, bâzı kere

de din değiştirmesine delâlet eder.

Rüyada ay, güneş ve yıldızları görmek, Yusuf (a.s.)’ın meşhur kıssasına binaen dert

ve belâya giriftar olmaya, zindana düşmeye, ailesi ve akrabası tarafından kendisine

haset edilmesine sonra mülk ve saltanata erişmesine ve muradına nailiyete delâlet

eder.

* GÜNEŞ TUTULMASI: Rüyada güneşi tutulmuş görmek, yakınlardan bir kimsenin

ölümüne delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, hastalık, endişe, keder, şiddet veya

insanı ızdıraba düşüren bir hadisenin vukuuna delâlet eder.

* GÜNEŞ ISISI: Bir kimsenin rüyada güneş ısısı ile civciv çıkaran bir yeri görmesi,

evlenmeye ve neslin çokluğuna delâlet eder.

* GÜNDÜZ: Rüyada gündüzün üzerine doğduğunu görmek, üzüntü ve kederden

kurtulmaya işarettir. Yine rüyada gündüz görmek, güzel elbiseleri yenilemeye,

zevcelere, güzel evlada, delillerin vuzuha kavuşmasına, gizli şeylerin açıklanmasına,

zindanda bulunanların kurtulmalarına ve kayıp kişinin gelmesine delâlet eder.

Bazı kere de, rüyada gündüz görmek, sevinç, sürür ve güzel geçime delâlet eder.

* GÜREŞMEK: Rüyada bir kimse ile güreştiğini görmek, kavga ve münakaşaya

delâlet eder. Rüyada hasmını yenip göğsüne oturduğunu görmek, o hasma

yenilmeye delâlet eder. Rüyada galip gelmek, hakikatta mağlup olmaya işarettir.

* GÜVEYİ: Bir kişinin rüyada güveyi olması ve gelini görmesi, dünyanın bütün

nimetleriyle kendisine yöneleceğine delâlet eder.

Rüyada çalgı, tanbur, saz ve zurna gibi oyun âletleri bulunan ve şenlik yapılan bir

yerde güveyi görmek, o yerde bir kimsenin öleceğine alâmettir. Çünkü ölü evinde ölü

için merasim yapılır.

 

Yine rüyada güveyi olduğunu ve fakat gelini görmediğini, kendisine de böyle bir

şeyden söz edilmediğini görmek, rüya sahibi için ölüm işaretidir. Eğer gelini görür ve

ismi kendisine verilirse, bu rüya o kişi hesabına hayır ve berekete delâlet eder ve

dünya ona yönelir.

* GÜVE: Kişinin rüyada güve görmesi, gam, keder ve hastalıklara delâlet eder.

Rüyada bir kitabı veya kâğıdı güve yediğini görmek hayıra alâmet değildir.

* GÜZEL KOKULU NEBATLAR: Bir kimsenin rüyada güzel kokulu otları görmesi

veya koklaması, keder, üzüntü ve şiddetten kurtulmaya delâlet eder. Yine bu rüya

güzel amel işlemeye, sözde sadık olmaya işarettir.

Rüyada güzel kokulu nebatlar görmek, bekâr için evlenmeye, evli için de çocuğa

veya kendisinin şöhret bulacağı ilme, ya da iyilikle medh edilmeye delâlet eder.

Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada güzel kokulu otları toplanmış oldukları halde

görmek, gam, gussa, hüzün ve kedere delâlet eder.

Rüyada görülen güzel kokulu otların beyaz ve yeşili mala, nimete, evlâda,

evlenmeye, hayır ve menfaate işarettir.

Bir kimsenin rüyada su ile yeşilliğin bir arada olduğunu görmesi, üzüntü ve kederin

gitmesine delâlet eder.

Rüyada güzel kokulu bir otun yeryüzünden semaya kalktığını görmek, o

memleketteki âlimlerden birinin ölümüne delâlet eder.

Rüyada güzel kokulu otların hepsinin yerlerinden kesilmiş ve ayaklar altına düşmüş

görülmesi, üzüntü ve kedere alâmettir.

Ölü kimsenin, rüyada diri bir adama güzel kokulu bir şey verdiğini görmek, o ölünün

cennet ehlinden olduğuna alâmettir.

Yine rüyada güzel kokulu otların kendi evi içinde serilmiş olduğunu görmek, rüya

sahibi için medh ve senaya delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada görülen güzel kokulu otlar, nimet ve zevceye delâlet eder.

Onun güzelliği zevcenin güzelliğine, kokusu hanıma kocasının sevgisi olarak tâbir

edilir.

Rüyada toplanıp deste ve demet edilmiş güzel kokulu otlar görmek, zevceye; kesilip

bir başka yere atılmış ve kokusu kalmamış __________otları görmek de dert ve musibete delâlet

eder.

Yine rüyada, güzel kokulu otları bittikleri halde ve bittikleri yerde görmek, iyi bir

şekilde medh edilmeye ve insanı mesrur edecek güzel söze işarettir.

Rüyada güzel kokulu ot satan kimseyi görmek, musibet ve belâlara razı, kaza ve

kadere sabır ile boyun eğen adama delâlet eder.

* GÜZELLİK: Bir kimsenin rüyada elbisesinde, vücudunda veya bineğinde güzellikler

görmesi, düşmanının halinin çirkinliğine işarettir. Bazı kere de rüyada insanın

 

kendisini çok güzel görmesi, gönlündeki muradın hâsıl olacağına delâlet eder.

* GÜVERCİN: Rüyada güvercin görmek, zevce veya hizmetçi ile tâbir olunur. Kişinin

rüyada kendisine bir güvercin hediye edildiğini görmesi, uzak yerden gelecek mala ve

rızka delâlet eder. Yine rüyada kendisine bir güvercinin uçup geldiğini görmek,

uzaklardan gelecek habere işarettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada güvercin görmek, zevceye veya hizmetçiye delâlet eder.

Rüyada güvercin eti bulduğunu görmek, ele geçecek mala işarettir.

Rüyada güvercin yavruları görmek de bekâr kızlara alâmettir.

Denilmiştir ki: Rüyada bir güvercin tuttuğunu görenin bir kızı dünyaya gelir. Rüyada

güvercin ile oynadığını görmek, bâtıl işlerle iştigal etmeye delâlet eder.

Ebu Saidül-Vaaz demiştir ki: Rüyada güvercin avlamak için yere dane serptiğini

görmek, halkı fesada sevk eden kimseye delâlettir.

Rüyada güvercinin kanadını kestiğini görmek, zevceyi evden dışarı bırakmamaya

işarettir.

* GÜVERTE: Rüyada kendisini bir vapurun güvertesinde görmek, uzun bir yolculuğa

delâlet eder. Rüya sahibi bu seferden mesut ve bahtiyar olarak döner.

* GÜZEL KONUŞMAK: Rüyada, kendisi Arap olmadığı hal de güzel ve açık bir

şekilde Arapça konuştuğunu görmek, benzeri ve misli olmayan izzet, şeref ve mülke

delâlet eder.

Rüyada bütün dillerle güzelce konuştuğunu görmek, dünyaca büyük işlere mâlik

olmaya işarettir. Bazı kere de güzel konuşmak, izzet ve hüküm vermeye delâlet eder.

Her şeyin en güzelini Allahu Teâlâ bilir. O’na hamd olsun…

***

 

H

* HABER: Rüyada iyi bir haber aldığını görmek, aşk ve muhabbete, haber veren

kişiyi görmek, o kişi tarafından korunmaya delâlet eder.

* HABERLEŞMEK: Cenk eden iki ordu arasında elçi vazifesi yaptığını görmek, rüya

sahibinin kadrinin yüceliğine delâlet eder.

Rüyada iki taraf arasında yapılan muhabereyi görmek, ecelin yaklaşmasına işarettir.

Bazı kere de bu rüya, hastanın ölmesine, mazlumun galip gelmesine, fitnenin

yatışmasına alâmettir.

* HABER VERMEK: Bir kimsenin rüyada gizlenmesi icap eden şeyi haber verdiğini

görmesi, malını israf etmeye, hikmeti ehil olmayana vermeye ve nedamete delâlet

eder.

Rüyada yüce Allah’ın kendisine verdiği nimetleri haber vermesi, Allahu Teâlâ’ya

şükretmeye ve verdiği nimete hamd etmeye işarettir.

Rüyada gizli şeyleri haber verdiğini görmek, o şeylerin çok olacağına ve fakat israf

edileceğine delâlet eder.

* HABİL: Rüyada Hazret-i Adem’in oğlu Habil’i görmek, rüyasahibi hakkında

yapılacak hasede delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, düşmandan gelecek sıkıntılara

işarettir.

Yine rüyada Habil’i görmek, Allah’a itaatte bulunmaya ve Rabbi’nin ondan razı olduğu

bir yakınlığa delâlet eder.

* HABEŞ (Siyah adam): Rüyada simsiyah birini görmek, geceye ve sevinçli bir

habere delâlet eder. Bir habeşli ile oturup sohbet ettiğini görmek, ümitle beklenen bir

işin güzelce neticeleneceğine delâlet eder.

* HAÇ (Put): Rüyada Hıristiyanlara mahsus haç görmek, üzüntü, keder ve gönül

karanlığına delâlet eder. Haç’ı kırıp paramparça ettiğini görmek, güzel amel işlemeye

ve İslâm’a bağlılığa delâlet eder.

Bazı kere de haç görmek, yalan söze, koğuculuk yapmaya, zina ile iftira etmeye ve

yalan yere şehadette bulunmaya alâmettir.

Yine haç rüyası, kadir ve şanı pek yüce Allah’a ibadet ve taati kendisine vazife bilen

ve dininde sadık olan bir kimseye delâlet eder.

* HACAMAT (Kan aldırmak): Rüyada hacamat görmek şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Emamet,
  2. b) Şart,
  3. c) Vazifeden azledilmek,
  4. d) Menfaat için malın harcanması,
  5. e) Beladan kurtuluş,

 

  1. f) Hapisten kurtuluş,
  2. g) Mektup,
  3. h) Zafer ve sıhhat…

Kirmanî demiştir ki: Rüyada hacamat olduğunu gören bir emaneti alır ve bunun

hakkında mektup yazar. Eğer hasta ise afiyet bulur.

Rüyada hacamat olduğunu ve fakat kanının vücuda bulaştığını görmek, ölüme

delâlet eder.

Yine rüyada hacamat görmek, vali ve memur olanlar için vazifeden azledilmeğe

işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada hacamat görmek sekiz veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Emaneti eda,
  2. b) Mukavele yazmak,
  3. c) Velayet,
  4. d) Memuriyet,
  5. e) Sürür,
  6. f) Kelâm ehli kimse,
  7. g) Sünnet-i hasene,
  8. h) Adalet…

Bazı kere de hacamat görmek, vergi tahsildarına ve muhasebeciye işarettir.

* HACCETMEK: Hac ibadeti İslâm’ın beş şartından biridir. Bu sebeple rüyada, şer’î

ölçüler içinde haccettiğini, Kabe’yi tavai eylediğini ve hac farizasını yerine getirdiğini

görmek, dinde güzellik ve istikamete, büyük sevaba, korkudan emin olmaya, borçtan

kurtulmağa ve Müslümanlara verilecek emanetlere delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada Kabe’yi görmek beş vech ile tâbir olunur:

  1. a) Emn,
  2. b) Selâmet.,
  3. c) Adaletli devlet reisi,
  4. d) Rahat ve huzur,
  5. e) Hac…

Kabe’ye giren bütün korkulardan emin olur, çünkü orası emin beldedir.

Talebe olan bir kimsenin rüyada haccettiğini görmesi, muradının hâsıl olacağına

işarettir. Bekârın haccettiğini görmesi, evlenmek ile tâbir olunur.

İşinden çıkarılan bir kimse, rüyada hac zamanında hacca gitmek için yola çıktığını

görse, bu rüya, onun tekrar işine döneceğine delâlet eder.

Rüyada haccettiğini görmek, hasta için şifaya, borçlu için borçtan halâs olmaya,

talebe için murada ermeye delâlet eder. Sapık bir adamın hac rüyası görmesi,

hidayete ereceğine ve Rabbi’nin onu mağfiretine mazhar buyuracağına işarettir.

Rüyada yaya olarak hacca gittiğini görmek, keffâret verece bir yemine delâlet eder.

Bazan da bu rüya rızık ve ganimet olar* tâbir edilir.

 

Melik, yani devlet reisinin haccettiğini görmesi, düşmandî korunmaya, azgın ve

sapkınları perişan etmeye ve küffar meml ketlerinden birini fethetmeye delâlet eder.

* İHRAMA GİRMEK: Hac veya umrede ihrama girdiğini görmek, bekâr için

evlenmeye, evli için de hanımdan ayrılmaya işarettir. Hasta birinin böyle rüya

görmesi, ölümüne delâlet eder. Çünkü ihram da bir nevi kefendir.

Bir kimsenin rüyada zevcesi ile beraber ihrama girdiğini görmesi, hanımı boşamaya

ve hanımın ona nâmahrem olmasına işarettir.

Rüyada kendisini Arafat’ta durur görmek, bütün arzularıı kavuşmaya, Kabe’de

durduğunu görmek, dünya ve ahiret selâmet ve saadete ermeye delâlet eder. Kabe

içinde namaz kile ğını görmek, duaların kabulüne, dünya ve ahiret nimetlerine delâlet

eder.

* HACERÜ’L-ESVED (Siyah taş): Rüyada Hacerü’l-Esved’i görmek, hacca işarettir.

Bir kimsenin rüyada Hacerü’l-Esved’i kestiğini görmesi, halkı kendi görüşü üzerinde

toplamaya delâlet eder.

Rüyada Hacerü’l-Esved’i söküp kendisi için alıkoyduğunu görmek, Müslümanlıktan

ayrı olarak bid’at işlemede yalnız kalacağına işarettir.

Rüyada Hacerü’l-Esved’i yuttuğunu görmek, insanları dinden uzaklaştırmaya delâlet

eder.

Rüyada Hacerü’l-Esved’e el sürdüğünü görmek ve onu istilâm etmek, padişaha biat

etmeye veya adil bir önderin elinde tevbekâr olmaya delâlet eder. Bazı kere de bu

rüya, kendi çocuğunu veya zevcesini ya da bir ahbabını öpmeye alâmettir.

Rüyada Hacerü’l-Esved’i öptüğünü ve ona yüz sürdüğünü görme haccetmeye, dünya

ve ahiret selâmetine ve geniş rızka delâlet eder.

* HACILAR PAZARI: Kişinin rüyada hacıların toplandığı pazarı görmesi, keder ve

üzüntüden, sıkıntı ve şiddetten kurtulmaya delâlet eder.

Rüyada Mina’da namaz kıldığını ve hutbe okuduğunu görmek, yüksek bir memuriyete

veya rütbeye işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyada hutbeyi güzel bir şekilde okuduğunu, hutbe hakkındaki

sözlerini bitirdiğini, insanların da susarak kendisine baktıklarını ve namazı da şer’î

hükümlere göre tamamladığını görmek, eğer ehil ise bir vilayete vali olmaya delâlet

eder.

Rüyada hutbe okuduğunu fakat hutbeyi tamamlayamadığını görmek, vazifeden

azledilmeye işarettir.

* HAD CEZASI: Rüyada had cezası görmek, borca ve borçlu olarak aranmaya

alâmettir. Bekâr birinin had cezası görmesi, evlenmeye ve kötülüklerden korunmaya

delâlet eder. Had cezası, bazı kere de günahların mağfiretine delâlet eder. Çünkü

had cezası dinî emirlerin yerine getirilmesidir.

Rüyada had cezası görmek, bazan da kişinin haddini bilip, orada durması ve onun

ötesine geçmemesine delâlet eder.

 

* HADİM (Hizmetçi): Kişinin rüyada kendisini hadim yani hizmetçi olarak görmesi,

emanet ehli bir kimse olduğuna işarettir. Rüyada sözü iyi, yüzü güzel bir hizmetçi

görmek, müjdeli ve sürür verici habere delâlet eder. Rüyada bir kimseyi kendisine

hadim tuttuğunu görmek, makamın yüksekliğine ve rızkın genişliğine delâlet eder.

* HADEME: Bir kimsenin rüyada kendisini hademe olarak görmesi, çetin bir işin onu

beklediğine alâmettir ve o kişi ağır bir yükün altına girecektir.

* HADIM: Kişinin rüyada hadıma döndüğünü görmesi, ibadet ve zikirde Allahu

Teâlâ’nın hidayetine nail olmaya delâlet eder. Rüyada kendisinin hadım olduğunu

görmek, ibadete, namusu muhafaza etmeye ve kadr ü kıymete işarettir.

Nablusî demiştir ki: Beyaz hadım kimse rahmet meleği, siyah ve habeşî olan, azab

meleği, evvelkisi müjde ikincisi üzüntü ve kederdir. Hadımı görmek, nimetin

gitmesine, aile ve evladın kaybolmasına delâlet eder. Bazı kere de zahmet çekmeye

ve rahatı tercih etmeye,.kötü sırlara ve nifaka işarettir.

Rüyada husyeleri çıkarılmış ve burulmuş erkekleri görmek, meleklere delâlet eder.

Çünkü husyeleri çıkarılmış olan kimselerden şehvet çıkarılmıştır.

Bazan da rüyada hadım edilmiş kimseleri görmek, müjde ile tâbir olunur.

* HADİS-İ NEBEVÎ: Rüyada Resûl-i Ekrem (s.a.v.) efendimizin hadislerini okuduğunu

görmek, büyük bir hayıra ve nimete delâlet eder. Yine bu rüya, sünnet-i seniyyeye

tâbi olmak ile tâbir edilir.

* HAFIZ: Bir kimsenin rüyada kendisini hafız olmuş görmesi. dünya ve ahiret

arzularına kavuşmaya delâlet eder. Yine rüyada kendini Kur’ân-ı Kerim okur görmek,

müjdeye, nimete, hidayet ve selâmete delâlet eder.

Rüyada Kur’ân okuyan bir hafızı görmek, muradının incisini elde etmeye işarettir.

Yine hafız görmek, duaların kabulüne, dinde salâha ve takvaya alâmettir.

* HAFİYE: Rüyada bir hafiye ile karşılaştığını görmek, kirli ve karanlık işlerle tâbir

olunur. Çünkü hafiyeler kirli işlerde kullanılır.

* HAFAZA MELEKLERİ: Kişinin rüyada “Kirâmen kâtibin” isimli, insanların iyi ve kötü

amellerini yazan melekleri görmesi, tanınmış âlim ve emniyetli kimselere delâlet eder.

Bazı kere de hafaza meleklerini görmek, muttaki olmaya, ahirette sevinç ve müjdeye

ve cennete delâlet eder.

* HAZRET-İ HAFSA: Rüyada Nebiler Nebisinin pâk zevcelerinden Hazret-i Hafsa’yı

görmek, iyi ve güzel şeylere delâlet eder. Bekâr bir adamın rüyada, Resûl-i Ekrem

(s.a.v.)’in zevcelerinden birini görmesi, sâliha bir hanımla evlenmesine ve geçimin

kolaylığına delâlet eder.

Bir kadının rüyada, Nebiyy-i Zîşân’ın zevcelerinden birini görmesi, kefaleti altında

kalacak salih ve muttaki bir kocaya işarettir.

Rüyada kâinatın efendisinin hanımlarını görmek, Allah emrine tâbi olmaya, sünnete

sarılmaya ve dinde sıdka delâlet eder.

 

* HALİFE: Rüyada halifelerden birini güler yüzlü bir halde görmek, dünya ve ahirette

hayır ve berekete, izzet ve şerefe delâlet eder.

Yine rüyada, halifelerden birini kendisine meşru bir iş emreder görmek, şeref ve

kadrinin yüce ve zikrinin meşhur olmasına alâmettir. O kişi, dünya ve ahirette bütün

hayırlara mazhar olur.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Bir kimse rüyada lâyıkı veçhile bir halife görse veya

kendisinin halife olduğunu görse, halinin güzelliğine ve akıbetinin hayır olacağına

delâlet eder.

Rüyada halife görmek, din işlerinde ve Nebiler Nebisinin şeriatının hükmünü icra

eden bir kimseye delâlet eder. Bu sebeple halifede görülen noksanlık ve aşırılık,

yürüttüğü işine aittir.

Rüyada, Allahu Teâlâ tarafından yeryüzünde halife olarak tayin edildiğini görmek,

eğer rüya sahibi ehilse, bu onun valilik makamına getirileceğine delâlet eder. Eğer

ehil değilse, o yerde çıkacak bir fitneye işarettir.

Bazı kere de rüyada halife görmek, sünnet-i seniyyeye uymaya, din ve takvaya,

halktan ayrılıp itikaf etmeye, sözde, işte doğruluğa, nafile ibadete, zikir ve tevbeye,

günahtan tamamen arınarak iç temizliğine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada halife olduğunu görmesi, eğer ehil kişi ise mülke nail olmaya,

hüküm vermeye ehilse hakim, yahut imam ve vali olmaya delâlet eder.

Yukarıda sayılan işlere ehil değilse, bu rüyayı gören kişi hasta olur veya uzak bir yere

sefer eder.

Denilmiştir ki: Rüyada kendisinin halife veya imam olduğunu görmek, izzet ve şerefe

delâlet eder. Eğer hilafete ehilse imamete nail olur.

Rüyada, halifeye döndüğünü görmek, hiçbir veçhile hayır değildir. Ancak halifeliğe

layıksa bu müstesnadır.

Rüyada halifeyi öldürdüğünü görmek, büyük bir iş talep etmeye ve bunda muvaffak

olmaya işarettir.

Bir kimsenin rüyada halifenin öldüğünü, yahut süs ve bezeğinin değiştiğini görmesi,

halifenin delâlet ettiği şeyde noksanlığına işarettir.

* HAİNLİK: Kişinin rüyada mal sahiplerinden hainlik görmesi, onların sonunda fakir

olmalarına ve zina gibi büyük günaha delâlet eder.

* HAKİM: Bir kimsenin rüyada hakimi güzel yüz ve vasıfta görmesi, ilimden veya

doğru yola götürecek şeylerden arzu ettiğine nail olmaya işarettir.

Yine rüyada hâkim görmek, ilim, irfan ve hikmet sahibi olmaya delâlet eder. Bazı kere

de hâkim görmek, ana babaya, üstada, terbiyeciye, insanın hak ve adaletten arzu

ettiği şeye alâmettir.

Rüyada adalet üzere hüküm veren bir hakimi görmek, makam sahibi olmaya, Allahu

Teâlâ’nın o kişiden razı olacağına ve onu nimetlendireceğine delâlet eder.

Rüyada hâkim huzuruna çıkıp hesaba çekildiğini görmek, zor ve şiddetli işlerden

kurtulmaya ve sonun selâmetine delâlet eder.

Kendisinin hâkim olup halkı hesaba çektiğini görmek, yüce mevkiye, izzet ve şerefe

delâlet eder.

* HAKİM YARDIMCISI: Rüyada hakim yardımcılarından birini görmek, boş şeylere

yardım eden bir adamı görmeye işarettir.

Kişinin rüyada kendi evi içinde beyaz elbise giymiş bir hakimin, birtakım

yardımcılarını görmesi, üzüntü ve kederden veya hastalıktan kurtulmaya ve korkudan

emin olmaya delâlet eder.

Eğer hakim yardımcılarının üzerinde siyah elbiseler bulunursa, bu kere tam tersi,

üzüntü ve kedere delâlet eder.

* HAKİRLİK: Neşeli ve sevinçli kimsenin rüyada kendisinde hakirlik hissettiğini

görmesi, düşmanlar ile karşılaştığında âcizkalacağına ve zayıf düşeceğine delâlet

eder. Mihnet ve sıkıntı içinde bulunan birinin bu rüyayı görmesi, mihmet ve sıkıntıdan

kurtulmaya ve rahata kavuşmaya delâlet eder.

* HAKİ RENK: Bekâr birinin rüyada bu rengi görmesi, tez zamanda mesut bir evlilik

yapacağına alâmettir. Askere gitmemiş bir gencin rüyada haki renk görmesi, hemen

silah altına çağırılacağına işarettir. Rüyada yaşlı ve ihtiyar birinin haki bir elbise giydiğini

görmesi, ecelin kapıda olduğuna delâlet eder.

* HAKKAK (Kıymetli madenleri oyan kimse): Rüyada hakkak görmek, âlim bir kişiye

delâlet eder. Öyle ki, cahilleri terbiye eden, ilim ve hikmette insanların maksatlarına

vakıf olur ve herkes o âlimden istifade eder.

Bazı kere de hakkak, şer ve düşmanlığa, tereddüt ve yolculuğa alâmettir. Rüyada

yüzük taşı oyan birini görmek, halk için kötü söz söyleyen kişi olarak tâbir edilir.

* HAK KUŞU: Kişinin rüyada Hak kuşu görmesi, hayrete, gizlenmeye ve düşman

endişesinden, güçlü kuvvetli kimselere meyletmeye işarettir.

* HAK OLAN ŞEY: Rüyada ziya ve nurun meydana çıkmasını ve Kur’ân dinlemek

gibi Hak olan bir şeyi görmek veya işitmek, hidayete tâbi olmaya, günahlardan

temizlenmeye, batıl ve batıl sahiplerinden uzaklaşmaya delâlet eder. Bu rüya, hasta

için ölüme alâmettir. Rüyada kendi üzerinde olan hakkı eda ettiğini görmek,

yolculuktan selâmetle dönmeye delâlet eder.

* HAK YOLDAN ÇIKMAK: Bir kimsenin rüyada Hak yolundan çıkıp günah olan

şeyleri yaptığını görmesi, Kur’ân-ı Kerim’de geçen bir âyet gereğince, küfre ve şerre

delâlet eder. Hamile kadının rüyada günah ve kötülük işlediğini görmesi, çocuğunu

düşüreceğine işarettir.

* HALA: Kişinin rüyada halasını görmesi, hurma ağacı ile tâbir olunur. Rüyada

halasında meydana geldiği görülen herhangi bir durum hurma ağacında da meydana

gelir. Eğer rüya sahibinin hurma ağacı yoksa, bu defa rüyada görülen şey amca veya

babadan meydana gelir.

Bazı kere de rüyada hala görmek, nimete, başa bağlanan sarığa ve menfaate delâlet

 

eder.

* HALLAÇ (Pamuk atan âlet): Rüyada hallaç görmek, kavi ve şedid ve halkın işlerinin

görülmesinde suhulet gösteren bir kimseye delâlet eder. Hallaç yayı görmek, nifak ile

tâbir olunur. Kalın hallaç yayı ise şecaate delâlet eder. Bazı kere de hallaç görmek,

münafık bir adama işarettir.

* HALAT: Rüyada gemi halatı görmek, insan için kurtuluş ve kuvvete delâlet eder.

Çünkü halat, koca gemiyi iskelede tutar.

Rüyada sağlam ve tomar halinde halat görmek, insanın beden sağlığına, afiyete ve

uzun ömre delâlet eder.

* HALAYIK (Hizmetçi): Rüyada hizmetçi veya cariye görmek, üzüntü ve kederden

kurtulmaya ve ele geçecek nimete delâlet eder. Rüyada hizmetçiyi sattığını görmek,

sıkıntılı günlerin geleceğine işarettir.

* HALE: Kişinin rüyada güneşin etrafındaki daireyi görmesi, belaya, gazaba ve

belanın halkın şerlileri üzerine gelmesine delâlet eder. Bu rüya, bazı kere de borç

sahiplerinin borçluları bırakmamak üzere sıkıca tutup etraflarını sarmalarına

alâmettir.

* HALHAL: Kirmanî demiştir ki: Rüyada ayağında altından halhal olduğunu görmek,

korku ve zindan ile tâbir olunur. Ayağında gümüşten halhal olduğunu görmek, yeni

dostlar edinmeye işarettir. Bazı kere de halhal görmek, üzüntü, keder ve şiddete

delâlet eder.

* HALI: Halı rüyası, dünya malı ile tâbir olunur. Rüyada kendisi için yere bir halı

serildiğini görmek, uzun ömre, geniş rızka ve güzel bir geçime delâlet eder.

Rüyada tanımadığı ve bilmediği bir yerde ayağı altına halı serilip üzerinden geçtiğini

görmek, uzun bir yolculuğa ve bilmediği memleketleri görmeye alâmettir.

* HALKA: Nablusî demiştir ki: Rüyada altın veya gümüş halka görmek, şerli bir söz

veya ferah verici bir habere delâlet eder.

Rüyada görülen halka İslâm dini ile tâbir olunur. Bu sebeple rüyada bir halka

tuttuğunu görmek, İslâm dinine sarılmaya delâlet eder. Kapı üzerindeki halkayı

görmek, kapıcıya yahut bekçiye, altın ve gümüşten olursa izzet ve yüksekliğe ve

mülke delâlet eder.

Yine rüyada kapı halkası, bekçi, elçi ve korkutucu ile tâbir olunur. Rüyada kendi

kapısında iki halka olduğunu görmek, iki kişiye borcu olduğuna işarettir. Rüyada

kapının halkasını çıkardığını görmek, bid’at işlemeye delâlet eder.

Rüyada altından mamul yüzük ve halka görmek, kadınlar için mala, erkekler için de

düşünce ve endişeye delâlet eder.

* HAMAK (Salıncak): Rüyada hamak denilen salıncağı görmek, sefer ile tâbir olunur.

Salıncakta kendini uyur görmek, yakın bir arkadaştan sevindirici haber geleceğine

delâlet eder. Hamak üzerinde oturup kahve içtiğini örmek, dostlarla bir araya gelmeye

ve neşeli vakit geçirmeye işarettir.

 

* HAMAL: Rüyada kendisinin hamal olduğunu ve ağır bir yük taşıdığını görmek,

yükün ağırlığı nisbetinde üzüntü ve kedere delâlet eder.

Bazı kere de hamal görmek, halkın eziyetine tahammül eden ve halkın ihtiyacını

gören kimeseye işarettir. Yine rüyada hamal görmek, meclislerde söz sahibi olmaya

ve mevkinin yükselmesine delâlet eder. Çünkü hamal, kendisine verilen işi eksiksiz

yerine getirir…

* HAMAM: Rüyada hamam görmek, kerih bir eve delâlet eder. Bu sebeple rüyada

hamama girdiğini görmek, kadın tarafından gelecek üzüntü ve kedere alâmettir.

Çünkü hamam şeytan evi ve günah yeridir. Pislikler orada temizlenir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Hamam rüyası altı veçhe ile tâbir olunur:

  1. a) Zevç ve kadın,
  2. b) Gam ve keder,
  3. c) Borç,
  4. d) İşlerde durgunluk,
  5. e) Sıdk,
  6. f) Alacak…

Bazı kere de rüyada hamam görmek, hamamda hizmet eden kadın veya evin en

büyük hanımına delâlet eder.

Rüyada hamamda olduğunu görmek, güzel bir kadınla evlenmeğe delâlet eder.

Bir kadının rüyada hamamcı olduğunu görmesi, insanların salâhına ve menfaatine

çalışmaya işarettir.

Rüyada hamama girdiğini ve orada guslettiğini görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıdan

halâs olmaya delâlet eder.

Rüyada hamama elbisesi ile girdiğini görmek, keder, gam, meşakkat ve hastalığa

alâmettir.

Hasta bir kimsenin rüyada hamama girip tabiatına uygun ılık su ile yıkandığını

görmesi, hastalıktan şifa bulmaya ve afiyete delâlet eder.

Ibn-i Kesir demiştir ki: Rüyada hamamda ot tutunup temizlendiğini ve guslettiğini

görmek, korku ve kederden kurtulmaya, hastalıktan şifa bulmaya ve feraha ermeye

delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada hamam görmek, sultanın evidir. Oraya girdiğini

gören Allah’ın izniyle feraha vâsıl olur. Rüyada hamamda guslettiğini görmek, bütün

üzüntü ve kederlerden kurtuluşa işarettir.

Bazı kere de rüyada hamam görmek, şerre ve husumetli kimselerin evlerine delâlet

eder.

Rüyada, erkeklerle kadınları hamamda karışık olarak yıkanır halde görmek,

durumların muhtelif, âdetlerin bozulmasına, bid’at ve şüpheli şeylerin meydan

bulmasına delâlet eder.

Kişinin rüyada hamamı karanlık görmesi, zindan ile tâbir olunur. Rüyada güzel

kumaşlardan elbise giymiş veya güzel koku sürünmüş olduğu halde bir ölünün

 

hamamdan çıktığını görmek, yüce Allah’ın o kimseyi affetmesine alâmettir.

Rüyada hamamın sularının kan olduğunu ve halkın bu kanı vücutlarına döktüğünü

görmek, oruç gününde orucu bozmaya delâlet eder veya o kişi şüpheli günlerde oruç

tutar…

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Hamam ilim evine, tekkeye, cami ve kazanç ve borç yeri

olan çarşıya, mevsime, fasık tevbeye, sapık için hidayete, fakir için zenginliğe, hasta

için de şifaya delâlet eder.

* HAMAM BÖCEĞİ: Bir kimsenin rüyada hamam böceği görmesi, güçsüz ve zayıf bir

düşman ile tâbir olunur.

* HAMAMCI: Rüyada hamamcıyı görmek, üzüntü ve kederin gitmesine, hastanın şifa

bulmasına, işlerin selâmetine delâlet eder.

Bazı kere de rüyada hamamcı görmek, sıkıntı ve darlığa veya hastalığa alâmettir.

Rüyada hamamcının üzerinde beyaz bir elbise görmek, halkın üzüntü ve kederlerini

gideren bir kişi olduğuna işarettir.

* HAMAM OTU SÜRÜNMEK: Rüyada hamam otu sürünüp yıkandığını görmek,

borçtan kurtulmaya delâlet eder. Eğer üzüntü ve kederi varsa, onlardan halâs olur.

Yine bu rüya, korkudan emin olmaya, hastalıktan şifa bulmaya da delâlet eder.

Bazı kere de hacca gitmek ile tâbir olunur.

Bu tâbirler temizlik gerçekleşmişse yerindedir. Eğer temizlik tam olmamışsa, devamlı

üzüntü ve kedere delâlet eder.

Rüyada sünnet yerine hamam otu sürdüğünü ve kılların döküldüğünü görmek, feraha

ermeye delâlet eder.

Rüyada bütün vücuduna hamam otu sürdüğünü görmek, ecelin kapıda olduğuna

işarettir.

* HAMAM KÜLHANI: Kişinin rüyada hamam külhanı görmesi, üzüntü ve keder ile

tâbir olunur. Bazı kere de bu rüya, zalim, gaddar bir devlet adamına delâlet eder.

Rüyada hamam külhanından ateş aldığını görmek, ele geçecek haram mala işarettir.

* HAMD ETMEK: Rüyada Allahu Teâlâ’ya hamd ettiğini görmek, çok hayra delâlet

eder. Bir kimse rüyada dilinde zikir ve hamd ve gönlünde şevk olduğu halde Rabbini

zikrediyor görse, artık o kişi dininde nur ve hidayete nail olur ve muradının incisini

elde eder.

Fakir adamın rüyada Allahu Teâlâ’ya hamd ettiğini görmesi, zenginlik ile tâbir olunur

ve Rabbi o kişiyi ummadığı yerden rızıklandırır. Denilmiştir ki: Rüyada, Allah’a hamd

edenin bir erkek çocuğu dünyaya gelir.

Yine rüyada Allahu Teâlâ’ya hamd ettiğini görmek, şükredici bir kimse olmaya

alâmettir ki, o kişi çok nimete ve iki âlim oğula nail olur.

Hasta kişinin rüyada hamd ve zikir ettiğini görmesi, şifa bulmaya, üzüntü ve kederden

kurtulmaya ve hayıra delâlet eder.

 

* HAMİLE KADIN: Rüyada bir hamile kadın görmek, çocuk sahibi olmaya delâlet

eder. Hamile kadının kapısının önünde oturduğunu görmek, müjdeli haber ile tâbir

olunur. Çünkü çocuğun dünyaya gelişi ana baba için müjde ve sevinçtir.

* HAMELE-İ ARŞ: Kişinin rüyada Hamele-i Arş’ı görmesi, izzet, şeref ve kuvvete,

selâmet ve saadete delâlet eder. Bu rüya, manevî makamın yüksekliği ile de tâbir

olunur.

* HAM ŞEKER: Rüyada ham şeker görmek, ferahlık ve sevince kolayca elde

edilecek rızka, mal ve menfaate delâlet eder.

* HAMUR: Kişinin rüyada hamur görmesi, kolay işlere, yakın bir gelecekte rahat ve

huzura kavuşmaya delâlet eder. Bazı kere de hamur görmek, elde edilecek mala

işarettir.

Rüyada hamurun ekşidiğini ve kabından taştığı__________nı görmek, ticaret ehli için zarar ve

ziyana delâlet eder.

Bir kimsenin evinde hamur olduğunu görmesi, mal kazanmaya işarettir.

Bekar adamın geniş bir yerde hamur yoğurduğunu görmesi, yakında evleneceğine

işarettir. Rüyada arpa hamuru yoğurduğunu görmek, rüya sahibinin gerçek bir mümin

olduğuna, düşmanlarına galip geleceğine ve devlet kapısında bir memuriyet alacağına

delâlet eder.

Rüyada dar bir yerde hamur yoğurduğunu görmek, iyi değildir ve livata ile tâbir

olunur. Zira yüce Allah helali geniş, haramı dar kılmıştır.

Rüyada hamur yoğuran birini görmek, rızkın artacağına, herkes tarafından sayılan bir

kimse olmaya delâlet eder.

Rüyada görülen hamurcu ise, rızka ve halkın işlerine ihtimam göstermeye, insanlara

eliyle ve diliyle güzel muamelede bulunmaya ve iyi huylu sultana delâlet eder.

Rüyada Anber yoğuran kimseyi görmek, güzel senaya, geometriye ve bina yapan

ustaya delâlet eder.

* HAN: Kişinin rüyada han görmesi, dünya evine delâlet eder. Çünkü yolcular handa

konaklar. Han görmek, üzüntü ve kederin gideceğine de işarettir.

Rüyada hasta kimsenin yolcuların indiği hanı görmesi, ölümüne delâlet eder. Bilindiği

gibi Han’a otel de denilir. Zaten şimdi o eski hanlar, eski hamamlar yoktur. Bu

sebeple kişinin rüyada gördüğü otel, onun vücuduna, ismine, şerefine ve kendi evinin

delâlet ettiği şeye işarettir.

Rüyada bilinmeyen bir otel görmek, sefer ile tâbir olunur. Zira oteller garip ve

yolcuların evleri mesabesindedir.

Bazı kere de rüyada otel görmek, dünya evine alâmettir. Bazan da, sahrada bayram

namazı kılman namazgaha delâlet eder.

Rüyada, bir otelden çıkıp bir başka otele geçtiğini görmek, bulunduğu yerden başka

yere göç etmeye işarettir.

 

Denilmiştir ki: Rüyada han ve otel görmek, altı şekilde tâbir edilir:

  1. a) Fahişe kadın,
  2. b) Zarar ziyan,
  3. c) Selâmet,
  4. d) Sonu hayır olmayan bir işe teşebbüs,
  5. f) Yorgunluktan sonra gelecek rahat,
  6. g) Makam ve mevkinin noksanlığı…

* HANCI: Kişinin rüyada hancı görmesi, ahdi bozmaya, hastanın ölümüne, bazan da

kötü işlere ve hainliğe delâlet eder. Çünkü han, garip kimsenin evi mesabesindedir.

Yine rüyada hancıyı görmek, zahmet ve meşakkatten sonra rahata ve geçimsizlikten

sonra ülfet ve ünsiyete işarettir.

Bazan da rüyada hancı görmek, bir yere sığınmaya, bir kimseden yardım beklemeye

delâlet eder.

* HANÇER: Rüyada hançer görmek, mal ve menfaate delâlet eder. Rüyada elinde bir

hançer olduğunu gören, mal mülk ve zenginliğe nail olur. Rüyada hançeri veya bıçağı

kınına soktuğunu görmek, bir kadınla evlenmeye alâmettir. Bazı kere de hançer görmek,

kudret ve kuvvete delâlet eder. Çünkü hançer, insanı düşmana karşı koruyan

bir silahtır.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Bıçak ve hançer rüyası sekiz şekilde tâbir olunur:

  1. a) Sıhhat ve afiyet,
  2. b) Evlât,
  3. c) Zafer,
  4. d) İltica,
  5. e) Kardeş,
  6. f) Kuvvet,
  7. g) Zenginlik,
  8. h) Memuriyet..

Cabirül-Mağribî de demiştir ki: Rüyada elinde başka silah olmadığı halde sadece

hançer olduğunu görmek, büyük bir zattan kuvvet bulmaya delâlet eder. Hançerle

beraber diğer silahı da olduğunu görmek, düşmana galip gelmeye işarettir.

* HAPİSHANE: Bir kimsenin rüyada hapishaneye girdiğini görmesi, uzun ömre ve

dostlarla beraber bir araya gelmeye delâlet eder. Rüyada hapishaneyi tercih ettiğini

görmek, günahtan muhafaza edilmekle tâbir olunur.

Nablusî demiştir ki: Rüyada görülen hapishane dinî hapishane olursa rüya sahibinin

borca mahkum edilmesine, eğer siyası olursa, kötülük ve nifak sebebiyle meydana

gelecek üzüntü, keder ve şiddete delâlet eder. Meçhul hapishaneyi görmek, dünya ile

tâbir olunur.

Bazan da rüyada hapishane görmek, şiddetli ve meşakkatli hanıma, dili kötü

sözlerden ve mânâsız kelimelerden muhafaza etmeye, düşman tarafından gelecek

hileye delâlet eder.

Rüyada hapishaneyi tercih ettiğini görmek, günahtan korunmaya delâlet eder.

Hapishaneden çıktığını görmek de hastalıktan şifa bulmaya işarettir.

Denilmiştir ki: Rüyada hapishane görmek, misafir için afiyet, hasta için ölüme işarettir.

Yine hapishane itham edilmeye, büyük adamlara yaklaşmaya, kabre, borca, hastalık

ve tembelliğe delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada bilmediği herhangi bir evde hapsedildiğini görmesi, o evden bir

kadınla evlenmeye alâmettir. Ve o kadından ona mal ve evlat sahibi olur.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada hapishane görmek, bazı kere de, kişiyi tasarruf ve

hareketten men eden hastalığa, gururlanmaya, batıl ve beyhude şeylere itimat edip

aldanmaya, bazan da cehenneme delâlet eder. Çünkü cehennem günahkâr ve

kâfirlerin zindanıdır.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada zindana girdiğini ve hapsedildiğini görmek,

muradın husulüne ve akıbetin güzelliğine delâlet eder. Rüyada görülen zindan

meçhul ise, bu kere de üzüntü, keder ve gama delâlet eder. Rüyada zindandan

çıktığını görmek, zahmet ve meşakkatten, keder ve gamdan kurtulmaya işarettir.

Bazan da bu rüya, kişinin ölümü ile tâbir olunur. Rüyada zindana girip hemen çıktığını

görmek, arzu ettiği şeye tamamıyla nail olmağa, sevinç ve sürura delâlet eder.

Rüyada hapishane görmek, duanın kabulü ile de tâbir edilir. Çünkü Hazret-i Yusuf

(a.s.)’un duası zindanda kabul edilmiştir.

* HAPİSLİK HALİ: Rüyada hapislik, yani zindana düştüğünü görmek, zillet, üzüntü ve

keder ile tâbir olunur.

Bir kadının rüyada, sultanın kendisini hapsettiğini görmesi, eğer bekâr ise, büyük ve

şanlı bir adamla evlenmeye delâlet eder.

Rüyada hapis olduğunu ve zindana düştüğünü görmek, devlet reisinin huzuruna

çıkmaya ve ona dinî hususta söz söylemeye delâlet eder. Zira Hazret-i Yusuf hapiste

olduğu halde Mısır melikine öğüt vererek onları kıtlık için hazırlamıştı.

Rüyada zindan olarak kullanılmayan başka bir odada ayaklan bağlı ve odanın kapısı

da üzerine kapanmış olarak görmek, rüya sahibine bir hayır isabet edeceğine

işarettir.

Yine o yerde kendisine azap edildiğini görmek, hayır ve akıbet cihetiyle daha da

iyidir.

* HANE (Ev): Kişinin rüyada hane görmesi, eğer bekâr ise evlenmeğe, evinde bir

hastanın bulunduğunu görmek, her türlü keder ve üzüntüden kurtulmaya delâlet eder.

* HANENDE (Saz çalan): Rüyada hanende görmek, sevinç ve sürura; bazan da bir

yerden bir başka yere taşınmaya delâlet eder. Çünkü saz çalan kişiler ordan oraya

gezip dururlar.

* HANIMELİ: Bir kimsenin rüyada hanımeli denen çiçeği görmesi, hiç hoşa

gitmeyecek fena bir söz işitmeye delâlet eder. Safran görmek ise, hayır ve menfaate

işarettir.

* HAP: Rüyada bir hastalıktan dolayı hap yuttuğunu görmek, aldanmaya ve boş

 

ümide kapılmaya delâlet eder.

* HARA (At yetiştirme çiftliği): Rüyada içinde atların dolaştığı bir hara görmek, kazanç

ve rızka delâlet eder. Haradan bir at aldığını görmek, mal ve menfaate işarettir.

Çünkü at murattır.

* HARABE: Kişinin rüyada harabe görmesi, vaaz ve nasihat ile tâbir olunur. Harabe,

bazı kere de senelere, sayılı günlere veya şehir halkından kendisinden hicret eden

kimselerle cem olmaya delâlet eder.

Rüyada iyilikle emredip, kötülükten men ettiğini görmek, bu harabelerin

yenilenmesine işarettir.

Bir kimsenin rüyada harabeye girdiğini, içinde yazı yazdığını veya kitap okuduğunu

görmesi, ilim ve hikmet ehli olmaya delâlet eder.

Rüyada virane bir mekan görmek ve orada hiç kimseyi bulamamak gam ve kedere

delâlet eder.

Yine rüyada bir camii şerifin harap olduğunu, eski halinden hiçbir şey kalmadığını

görmek, o mahallin âmirinin değişeceğine ve yeni gelecek âmirin adalet üzere iş

yapmayacağına alâmettir.

* HARAÇ: Rüyada bir Müslümanın kâfirlerden cizye ve haraç aldığını görmesi, izzet,

şeref ve zafere delâlet eder. Çünkü cizye almak fetihten sonradır. Müslümanın kâfire

haraç verdiğini görmesi, bunun tam zıddı. Yani zillet ve düşkünlüğe işarettir.

* HARAP OLMAK: Rüyada bir mekânın yıkılıp harap olduğunu görmek, o yer

halkının dağınık ve perişan olmalarına ve ölmelerine alâmettir.

Bir şehrin rüyada harap olmuş görülmesi, o şehrin valisinin ölümüne veya halka

zulmetmesine delâlet eder. Kişinin rüyada kendisini yıkılmış ve viran olmuş bir yerde

görmesi, takat getiremiyeceği bir yükün altına girmeye ve bir kavmin zulmüne uğramaya

delâlet eder.

Kişinin rüyada kendi evini üzerine yıkılmış ve toz toprağın birbirine karışmış görmesi,

benek benek, vücutta meydana gelecek hastalığa işarettir.

Rüyada bir köyü mamur halde görmek, o köy halkının dindarlığına işarettir. Köyün

harap ve viran görülmesi de, halkının sapıklıkta kalmasına ve oraya gelecek

musibete delâlet eder.

Evli bir kadının rüyada evinin bacası ve tavanının yıkıldığını görmesi, kocasının

ölmesine delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada evinin direğinin kırıldığını veya yıkıldığını görmesi, aile

efradından çok sevdiği birinin ölümüne delâlet eder. Rüyada evin duvar veya bir

başka yerinin yıkıldığını görmek de musibet demektir.

Bir devlet reisinin rüyada sarayının yıkıldığını görmesi, azledileceğine ve saltanatın

elden gideceğine alâmettir.

Rüyada oda, ev ve köşkünden bir şeyin içe doğru düştüğünü görmek, kayıp bir

nesnenin bulunacağına delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, kızını evlendirmek ile tâbir

olunur.

 

Rüyada evinin duvarlarının selden yıkılıp harap olduğunu görmek, hanımın vefatına

alâmettir.

* HARARET: Rüyada kış mevsimi olduğu halde, vücudunda hararet hissettiğini

görmek, menfaate, rızka, güzel elbiseye delâlet eder. Yaz mevsiminde ise bunun tam

zıddı tezahür eder.

* HARP: Rüyada harp ettiğini ve düşmana karşı yürüdüğünü görmek, din gayretine,

kalb temizliğine ve hacca gitmeye delâlet eder. Rüyada düşman askerini esir ettiğini

görmek, gizli sırlara vakıf olmaya, hayırlı haberlere işarettir.

Bazı kere de harp rüyası, rayiş fiyatın pahalılığına delâlet eder. Yine rüyada harp

etmek, kendisiyle cenk eden veya harbe teşvik eden kimse ile aralarında meydana

gelecek şiddet ve hileye alâmettir.

Rüyada, kişinin bir şehir halkını birbiriyle harp eder görmesi, o şehirde pahalılık ve

zamların meydan bulmasına delâlet eder.

İki hükümdar arasında görülen harp, bir fitne veya veba hastalığına delâlet eder.

* HARDAL: Kişinin rüyada hardal görmesi, zehir ile tâbir olunur. Bu sebeple rüyada

hardal yediğini görmek, acı bir şey içmeye, zehir veya insana zararlı bir nesneyi

almaya delâlet eder.

Denilmiştir ki: Rüyada hardal gören kimse, meşakkat içinde şerefli ve hayırlı bir mala

mâlik olur.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada hardal yediğini görmek, kötü ve çirkin söz

işitmeye delâlet eder.

* HARBE: Rüyada başka silah olmaksızın elinde sadece harbe olduğunu görmek,

bekâr için evlenmeye, evli için evlada ve çok hayıra delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada harbe ile beraber elinde bir başka silah olduğunu görmesi, ulüvvi

kadre ve yüce mertebelere delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada harbe görmek, şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Delil, hüccet,
  2. b) Velayet,
  3. c) Memuriyet,
  4. d) Uzun ömür,
  5. e) Zafer,
  6. f) Riyaset ve menfaat…

Rüyada devlet reisinin veya yüksek makamdaki bir âmirin kendisine bir harbe

verdiğini görmek, hayır ve menfaate delâlet eder ve o kişi korktuğundan emin olur..

* HARMAN: Rüyada harman görmek, uzun bir meşguliyetle biriktirilen mala delâlet

eder. Bazı kere de harman, öğrenilecek ilme işarettir. Denilmiştir ki: Rüyada harman

görmek, rüya sahibine, başkasının kazancından isabet edecek mala alâmettir.

Bir kimsenin rüyada harman aldığını veya kendisine başkası tarafından hediye

 

edildiğini görmesi, idareli bir zevce ile tâbir olunur ve adamın nasibine iyi bir hanım

düşer.

Rüyada harmanın yandığını görmek, mal ve nimet cihetinden felâkete işarettir.

* HARPTEN FİRAR: Rüyada harpten kaçtığını görmek, günah işlemeye ve yüce

Hakk’ın gazabına işarettir. Rüyada insanları harbe teşvik ettiğini görmek ise, insanları

birbirine düşürmeye delâlet eder.

* HARUN (A.S.): Rüyada Allah elçilerinden Harun (a.s.)’ı görmek, düşmana galip

gelmeye, bol rızka veya imam olmaya delâlet eder.

Denilmiştir ki: Bir kimsenin rüyada Hazret-i Musa ve Hazret-i Harun’u görmesi, rüya

sahibinin eliyle zalimlerin helak olacağına alâmettir.

Gaza niyetindeki adamın, rüyada Hazret-i Musa ve Harun’u yahut onlardan birini

görmesi, zafere erişmeye delâlet eder.

* HARP ALETİ: Rüyada harp aleti görmek, ululuğa, zafere, ganimete ve nimete

delâlet eder. Rüyada harp esnasında nâra attığını, cepkenle vurduğunu görmek,

büyükler hesabına hayır ve menfaate delâlet eder.

* HASIR: Kişinin rüyada hasır görmesi, hizmetçi, hâkim veya devlet büyüklerinin

meclisine delâlet eder.

Rüyada hasır üzerinde oturduğunu görmek, sonunda nedamet olunacak bir işe

delâlet eder.

Hasıra sıkı sıkıya büründüğünü görmek, üzüntü ve kedere işarettir. Yahut sıkıntı

veren bir hastalığa delâlet eder.

* HASIRCI: Bir kimsenin rüyada hasırcı görmesi, nikâh memuruna, ressam ve

mühendise veya döşemelik için bez dokuyan adama delâlet eder.

* HASAD (Ekin biçmek): Rüyada ekin biçtiğini veya biçilmiş ekinleri bağ yaptığını

görmek, meşru yoldan kazanılan servete, nimet ve menfaate delâlet eder.

* HASED: Hased, insan için kötü bir huydur. Bu sebeple rüyada hased ettiğini

görmek, fesada, fakirliğe, uzun emele, elem ve ızdıraba delâlet eder. Çünkü hased,

ateşin odunu yediği gibi amelleri yer.

* HASİS: Bir adı da cimrilik olan bu hali rüyada görmek, işlerin çetinleşeceğine,

fakirliğin ve sıkıntının kapıda olduğuna alâmettir. Rüyada hasis bir adam ile düşüp

kalktığını görmek, gelecek günlerin darlık ve ızdıraplarla dolu olduğuna delâlet eder.

* HASTALIK: Rüyada kendisini hasta olmuş görmek, “Kalblerinde bir maraz vardır

onların.” (Bakara, 10) mealindeki âyet-i kerime gereğince fitne ve nifaka delâlet

eder.

Savaş meydanındaki bir cengaverin rüyada kendisini hasta olmuş görmesi,

yaralanacağına işarettir. Hasta çocuğun şifa bulduğunu görmek, o çocuğun ölümüne

delâlet eder.

 

Kişinin rüyada zevcesini hasta olarak görmesi, zevcenin vücudunun sıhhatine ve

dininin noksanlığına delâlet eder.

Hasta kimsenin rüyada kendisini yağ içinde yuvarlanır görmesi veya deveye, yahut

öküze binmesi, ecelin yakın olduğuna alâmettir.

Rüyada bir şehir halkının tamamının hasta olduğunu ve çalışacak kimse

bulunmadığını görmek, o şehrin düşman tarafından istilâ edileceğine işarettir.

Bazıları demişlerdir ki: Rüyada hasta olduğunu gören kimse, düşmanını kahreder.

Ömrü uzun, hayatı güzel, malı çok olur.

Üzüntü, sıkıntı içindeki adamın rüyada hasta olduğunu görmesi, üzüntüden ve

sıkıntıdan kurtulmaya delâlet eder.

Rüyada tanıdığı bir adamın hasta olduğunu görmek, o zatın hasta olacağına işarettir.

Bir kimse rüyada iki oğlunun da hasta olduğunu görse, bu rüya, iki gözünün

ağaracağına işarettir. Çünkü erkek evlat, insanın iki gözü gibidir.

Rüyada halkta görülen veba gibi salgın hastalıklar, kıtlık, pahalılık ve geçimlerin

durgunluğuna, günah ve nifaka delâlet eder. Bazı kere de doktor ve kefen satıcıların

faydalanmalarına alâmettir.

Rüyada babasının hasta olduğunu görenin, başı ağrır. Zira baş, baba mevkiindedir.

Rüyada devlet başkanının hasta olduğunu görmek, dinin noksanlığına ve

bozukluğuna delâlet eder.

Zayıf ve mecelsiz bir kimsenin rüyada şişman olduğunu görmesi bedeninin kuvvet

bulacağına delâlet eder.

Kişinin rüyada kendisini hasta görmesi, batıl ve bozuk şeylerle çok uğraştığına delâlet

eder.

* HASTAHANE: Rüyada bir hastaneyi mamur ve müzeyyen görmek, âlemdeki işlerin

düzgün ve yolunda olduğuna; hastaları iyi halde görmek, bütün insanların iyiliğine;

ağır ve perişan halde görmek, halkın fena bir şekil alacağına ve ahlâkın bozulacağına

delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada hastahane görmek şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Âlim,
  2. b) Hakîm,
  3. c) Rahat, huzur,
  4. d) Şifa,
  5. e) Maraz, yani hastalık,
  6. f) Kapı,
  7. g) Şehid olarak vefat,
  8. h) Köleler için azad olmak…

* HASTABAKICI: Rüyada hasta bakıcı veya hemşire görmek, size erişecek bir

yardıma delâlet eder.

* HAŞARAT: Rüyada haşarat görmek, âvâre kimselerden gelecek üzüntü ve kedere

delâlet eder. Çünkü haşarat insana çok kere sıkıntı verir.

 

* HAŞHAŞ: Rüyada haşhaş görmek, mübarek ve hayırlı bir mal ile tâbir olunur. Ve

rüya sahibi nice menfaate nail olur. Rüyada haşhaştan çıkan afyonu görmek ve

yemek, hüzün ve keder ve dinde noksanlığa delâlet eder.

* HATİCE: Rüyada Nebiler Sultanı’nın mübarek zevcesi Hazret-i Hatice validemizi

görmek, saadet ve nimet ile tâbir olunur. Ve o kimsenin salih evlatları olacağına

işarettir.

* HATİP: Bir kimsenin rüyada hatip görmesi, temizliğe, tevazu etmeye, günahlardan

tevbeye, ağlamaya delâlet eder. Bazı kerede bu rüya, adın yüceliğine, uzun ömre,

müminlerin başındaki emire ulaşmaya delâlet eder.

Yine rüyada hatip görmek, iyilikle emredip kötülükten men etmeye işarettir. Hatip

görmek, ferahlığa ve hac mevsiminde toplanmaya da alâmettir.

Bekâr bir kadının rüyada hatip görmesi, hatip olan bir kimse ile evlenmeye delâlet

eder.

Bir kâfirin rüyada minbere çıkıp hutbe okuduğunu görmesi, hidayete ve Müslüman

olacağına işarettir.

Yine bir kadın rüyada hutbe okuduğunu, vaaz ve nasihat ile halkı ikaz ettiğini görse,

bu rüya, onun için kudret ve kuvvete delâlet eder. Eğer hutbede vaaz ve nasihat edici

sözlerden başka şeyler konuşsa, o takdirde rüyada hayır yoktur. Ve o kadın halk

arasında rezil olur.

Bir valinin rüyada hutbe okuduğunu ve fakat hutbesini tamamlayamadığını görmesi,

vazifeden azledileceğine delâlet eder ve onun saltanatı elinden gider.

Rüyada kendisini hatip olmuş görmek, bir memuriyete işarettir. Rüyada, siyah elbise

yerine beyaz elbise giyip hutbe okuduğunu görmek, şan ve şerefin artmasına işarettir

ve o kimsenin rızkı çok olur.

* HATİM: Rüyada Kur’ân-ı Kerim’i okuyup hatmettiğini görmek günahlardan

temizlenmeye, ibadette devama, rızkın genişliğine ve menfaate delâlet eder.

* HAVA: Rüyada yerle gök arasında ayakta bulunduğunu görmek, devlet tarafından,

şeref ve kuvvete nailiyete işarettir. Yalancı adamın böyle bir rüya görmesi, bâtıl işlere

delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada yerle gök arasında bulunduğunu ve yukarı çıkmaksızın enine

yürüdüğünü görmesi, büyük bir şerefe ve helâl mala delâlet eder.

Rüyada, havadan yere düştüğünü görmek, rütbe, makam ve şöhretten düşmeye

işarettir.

Bazı kere de bu rüya, üzüntü ve keder içindeki kimsenin üzüntüden halâs olmasına

delâlet eder.

Rüyada hava görmek, nefsin arzu ve isteği ile de tâbir olunur. Bu sebeple, rüyada

nefsinin arzu ve isteklerine uymadığını görmek, cennet ehli olmaya delâlet eder.

Kişinin rüyada yerle gök arasında ayakta olduğu halde şifahen konuştuğunu ve iyi

şeyler söylediğini görmesi, Allahu Teâlâ tarafından ihsan buyurulacak hayır, şeref ve

nimete delâlet eder.

Rüyada havada uçtuğunu görmek, deniz veya kara yolculuğuna delâlet eder. Eğer

rüyada havada kanatla uçtuğunu görse, rüya sahibi için en kuvvetli ve çok açık olan

şeye delâlet eder.

Rüyada havada ev yaptığını veya çadır kurduğunu, yahut bir hayvana bindiğini

görmek, hasta için ölüme delâlet eder.

Rüyada havayı, safi ve berrak bir halde görmek, yolculuk arzusunda bulunan kimse

için hayra işarettir.

Rüyada Havva annemizi görmek, zahmet ve meşakkata, üzüntü ve kedere delâlet

eder. Çünkü Hazret-i Havva ve Hazret-i Âdem, cennetten, o sevinç yurdundan

çıkarılarak, çile mekânı olan dünyaya indirilmişlerdi.

* HAVVA: Bir kimsenin rüyada Hazret-i Havva’yı görmesi, ziraat ve meyvede ve

çocuklarda berekete delâlet eder.

Bazı kere de Âdem ve Havva (a.s.)’ı görmek, zevceler ve çocuklardan zahmet ve

meşakkat çekmeğe, mazeret ve tevbenin kabulüne, kaçırdığı şeyden dolayı pişman

olmaya alâmettir.

Evli bir kadının rüyada Hazret-i Havva’yı görmesi, kendisiyle konuşması lâyık

olmayan birisiyle dostluğundan dolayı efendisini üzüntü ve kedere sürüklemeye

delâlet eder.

Bazı kere de rüyada Havva’yı gören kadın, zahmet ve şiddete mübtelâ olur. Çünkü

beşerden en evvelâ hayız gören Hazret-i Havva’dır.

Rüyada Hazret-i Havva’yı güzel bir surette görmek, anneye delâlet eder. Çünkü

Hazret-i Havva Müslümanların anasıdır.

* HAVALE ETMEK: Kişinin rüyada bir şeyi havale ettiğini görmesi, havale edilen

kimse için tazminata, havale eden için de hayır ve menfaate delâlet eder.

* HAVAN VE HAVAN ELİ: Rüyada havan ve havan eli görmek, zevç ve zevceye

delâlet eder. Yine havan görmek, şeref ve yüceliğe, okuyan çocuğa, türkü söyleyen

hizmetçiye veya çok konuşan uşağa delâlet eder.

Rüyada, havanda bir şey doğduğunu görmek, meşakkatle elde edilecek mala

işarettir.

* HAVA-İ FİŞEK: Rüyada hava-i fişek görmek, iyi ve sevinçli habere delâlet eder.

Çünkü hava-i fişekler sevinçli günlerde atılır.

* AVLU: Rüyada abdest aldıktan sonra elini yüzünü havlu

ile siliyor görmek, günahlardan temizlenmeye, üzüntü ve kederden halâs olmaya ve

rızka delâlet eder.

Bu rüya, bazan da bir kız çocuğu ile tâbir olunur.

 

* HAVRA: Rüyada yahudilere mahsus Havra’yı görmek, cin fikirliliğe, açgözlülüğe ve

yahudiler gibi muamelatta bulunmaya delâlet eder.

* HAVUÇ: Rüyada havuç görmek, meramını kolaylıkla anlatan kimseye delâlet eder.

Havuç rüyası, bazı kere de kabih ve çirkin bir insan ile tâbir olunur.

Denilmiştir ki: Rüyada havuç yediğini görmek, üzüntü ve kedere işarettir. Bazan da

hayır ve menfaate delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada havuç görmek ve yemek, hüzne ve sıkıntıya

delâlet eder.

* HAVUZ: Rüyada içi berrak su ile dolu bir havuz görmek, cömert, kerim ve faydalı bir

kimseye işarettir. Su ile doldurulmuş bir havuz gören kişi, cömert ve şerefli kimseden

ikram ve iyilik görür.

Rüyada havuzdan abdest aldığını görmek, Allah’ın izniyle üzüntü ve kederden

kurtulmaya delâlet eder.

Havuzdan su içmek, kerem ve şeref sahibi bir melikten gelecek rızka ve menfaate

delâlet eder.

Yine havuz rüyası, kadınlarla tâbir edilmiştir. Rüyada su dolu bir havuz gören kişi,

kâmil akla mâlik ve itibar sahibi bir kadın ile evlenir. Rüyada havuzda yüzdüğünü

görmek, iyilikle tâbir edilmez.

Kirmanı demiştir ki: Rüyada havuz görmek, güzel, ahlâkı mükemmel, helâl mal ve

servet sahibesi kadın ile tâbir olunur. Eğer havuzun suyu murdar ve bulanık ise, bu

kere, haram mal ve servet kazanmış bir kadına delâlet eder.

Rüyada suyu çekilmiş bir havuz görmek, üzüntü ve sıkıntıya; havuzdan su içmek ise,

işlerin selâmetine delâlet eder.

* HAVUZLU ODA: Bir kimsenin rüyada içinde havuz bulunan odayı görmesi,

rahatlığa, ihtiyaçların gitmesine, hoş tabiatlı ve az meşakkatli bir zevceye alâmettir.

Bazan da bu rüya, tehlikesi az büyük bir memuriyete veya kaynağı yakın ve kolay bir

ilme delâlet eder.

Misafir için rüyada havuzlu oda görmek, korkudan ve kederden salim olan yola, sadık

ve dindar çocuğa, tabiata uygun hizmetçiye, hergün artan ve kazanç sağlayan mala

delâlet eder.

Rüyada görülen havuzlu oda eğer tozlu ve karanlık bir yer olur ve orada akrep yılan

gibi korkunç hayvanat bulunursa, o takdirde hayrın hepsi şerre döner ve yukarıdaki

tâbirin tam zıddı meydana gelir.

* HAVZ-I KEVSER: Rüyada kevser denilen havuzu görmek ve ondan su içmek, iman

ile ölmeye delâlet eder. Rüyada insanlar havuzun etrafında su istiyor ve fakat

kimseye su verilmiyor görmek, insanların adaletten ayrıldıklarına delâlet eder.

Rüyada kevser havuzunun kenarında üzerinde ismi bulunan bir kâseyi alıp ondan

içtiğini görmek, büyük bir ilme mâlik olmaya dünya ve ahirette menfaata delâlet eder.

 

Bir kimsenin rüyada, kevser şarabını hadis-i şerifte beyan olunduğu veçhile içtiğini

görmesi, ebedî âlemde kevser havuzundan içmek saadetine nail olacağına delâlet

eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Havz-ı kevseri görmek, dört vech ile tâbir olunur:

  1. a) İnsanlara faydalı bir zat,
  2. b) Zengin ve kerim bir kimse,
  3. c) Toplu mal,
  4. d) İnsanların ilminden istifade ettikleri bir âlim…

Rüyada kevser havuzunu tamir ettiğini görmek, çok çok hayır işlemeğe, dinde

sadakate ve ibadetlerde devama delâlet eder. Havzı yıktığını görmek ise, bunun tam

zıddı ile tâbir olunur.

* HAYIR İŞLEMEK: Rüyada bir hayır işlediğini görmek, murada ermeye işarettir ve o

kişi arzusuna kavuşur.

Rüyada Allahu Teâlâ’nın rızası için malını harcadığını görmek, bir âyet-i celîlenin

işaretince hayırlı mala delâlet eder.

Rüyada hayırdan kaçtığını görmek, dünya ve ahiret mahrumiyetine delâlet eder. Eğer

rüya sahibi ticaret ehli ise, ticaretinde zarara uğrar.

* HAYIZ: Rüyada bir kimsenin hayız olduğunu görmesi, zevcesine yakınlıkta

bulunmaya işarettir.

Bir kadının rüyada hayız olduğunu görmesi, günah bir işe delâlet eder. Bu halden

yıkandığını görmek, tevbeye, üzüntü ve kederden kurtuluşa alâmettir.

Hayızdan kesilmiş bir hanımın rüyada hayız olduğunu görmesi, bir çocuk

doğuracağına delâlet eder.

Salimi demiştir ki: İhtiyar bir kadının rüyada hayız olduğunu görmesi, ölümün

geldiğine işarettir.

Rüyada hamile bir kadının hayız olduğunu görmesi, doğacak çocuğun erkek

olacağına işarettir.

Yine rüyada hayız görmek, dinde oruç ve namazda noksanlık ile tâbir olunur. Bazan

da hayız, hastalık ile tâbir edilir.

* HAYKIRMAK: Bir kimsenin rüyada insanlara karşı haykırdığını görmesi, devlet ve

nimete delâlet eder. Zira Arapça’da “Seyha” devlet manasınadır.

Rüyada tek başına bağırdığını görmek, güç ve kuvvetin zayıflayacağına işarettir.

Bazan da bu rüya, yıkılmak veya boğulmak gibi belâlardan meydana gelecek fitneye,

yahut insanların yüce Allah’a iltica edecekleri bir hastalığa delâlet eder.

* HAYRANLIK: Rüyada hayran olunacak bir şey görmek, hayret edilecek bir habere

veya sevinç ve sürura delâlet eder.

* HAYRET: Rüyada hayret etmek, zor ve çetin işleri başarmaya delâlet eder. Bazı

 

kere de bu rüya, sevinçli habere işarettir.

* HAYVANA PALAN VURMAK: Bir kimsenin rüyada herhangi bir hayvana palan

vurduğunu görmesi, güzel eşyaya, sefere, bir yerden diğer bir yere rahat gitmeye

delâlet eder. Bu rüya, zengin bir kavimden olan hür bir kadına da işarettir.

* HAYVAN KIRKAN KİŞİ: Rüyada hayvan kırkan kimseyi görmek, bezeticiye ve

berbere işarettir. Bazı kere de kırkıcıyı görmek, şer, düşmanlık, israf ve hayırdan

mahrumiyete delâlet eder.

* HAYVANAT BAHÇESİ: Rüyada hayvanat bahçesi görmek, karışık işlere, üzüntü ve

kedere delâlet eder.

Rüyada kafesinde birçok güvercin görmek, sevinçli habere; tavşan görmek, acele bir

yere çağırılmaya delâlet eder. Köpekleri havlar şekilde görmek, dedi-kodu eden

düşmana alâmettir. Ceylanları bir arada görmek, temiz ve bol rızka, menfaat ve mala

delâlet eder.

* HAYVAN AĞILI (Hayvanların konulduğu yer): Rüyada hayvan ağılı görmek,

nimete, rızka, bekâr için evlenmeye delâlet eder. Buranın yıkıldığını görmek ölüme

alâmettir.

* HAZİNE: Rüyada hazine görmek ilim ile tâbir olunur. Çünkü ilim bir hazinedir.

Rüyada bir hazineye rastgeldiğini gören talebe büyük bir ilme mâlik olur ve muradının

incisini elde eder.

Hazine görmek, bazan da insanın birçok şehirlerde nail olacağı iş ve vazifelere

delâlet eder.

Rüyada bir define bulduğunu gören kimse, zengin olur ve hakim tarafından onun

zenginliği ile hükmedilir.

Rüyada büyük bir defineye rastladığını görmek, şehid olarak vefat etmeye delâlet

eder.

Bazı kere de define görmek, insanın biriktirip yığdığı ve zekâtını vermediği mala

delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada define görmek şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Nimet,
  2. b) Mal ve mülk,
  3. c) Valeyet,
  4. d) Mertebe,
  5. e) Riyaset, yani baş olmak,
  6. f) Şeref ve saltanat,
  7. g) Murada ermek,
  8. h) Ferah ve sürür..

Bir kimsenin rüyada define görmesi, soyu sopu temiz bir çocuğa ve temiz mala

delâlet eder. Yine rüyada görülen hazine, sırları hıfzetmeye ve işleri gizlemeye, örtülü

zevcelere ve güzel elbiselere delâlet eder.

* HAZİRAN: Denilmiştir ki: Bu ayın ilk günü görülen rüya, hemen aynen zuhur eder.

 

Rüyada haziran ayını görmek, nimete ve menfaata işarettir.

* HAZRET-İ ALİ (K.V.): Rüyada Allah’ın arslanı ve evliyalar sultanı Hazret-i Ali (r.a.)’i

görmek, düşmanlara galip gelmeye delâlet eder.

Bir âlimin rüyada İmam-ı Ali (k.v.)’yi görmesi, çok ilme, ibadete, vakar ve münazarada

kuvvete nail olmasına delâlet eder.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada dört halifeyi gören kimsenin şehid olarak vefat

etmesi kuvvetle muhtemeldir. Eğer Hazret-i Ali’yi gören devlet reisi ise, müstahkem

bir kaleyi fethedeceğine ve şöhrete erişeceğine alâmettir.

Bazı kere de Hazret-i Ali’yi görmek, imamete, hilafete, meşakkatli yolculuğa ye

müminler için ganimet ve keramet izhar etmeye işarettir.

Yine rüyada Hazret-i Ali (r.a.) efendimizi görmek, ilim, bol rızık, şecaat ve takva ile

tâbir olunur.

Bir kimsenin rüyada İmam-ı Ali’yi yaşlı ve elinde silah ile görmesi, devlet kapısında

büyük nimete ve menfaata ve yüce mertebelere erişmeye delâlet eder.

Rüyada Hazret-i Ali’nin düşmanla cenk ettiğini görmek, kendi çocuğuna yardımda

bulunmaya işarettir.

* HAZRET-İ ÖMER (r.a.): Rüyada Hak ve adalet güneşi Hazret-i Ömer’i görmek,

uzun ömre, makbul işe, güzel amele, hakkı söylemeye ve adaletle hükmetmeye

delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada Hazret-i Ömer (r.a.) ile musafaha yaptığını görmesi, dünyada

genişliğe, takvaya, anlayışlı olmaya ve himayeye delâlet eder.

Rüyada, kıtlık olan bir memlekette Hazret-i Ömer’i görmek, o yere bereketin

geleceğine, yağmurun yağacağına, rızkın genişleyeceğine ve işlerin düzeleceğine

delâlet eder.

Rüyada Allah Resûlü’nün şanlı halifesini sevinçli görmek, sünnete tabi olmaya, dinde

salâha, takva ve veraya delâlet eder. Rüyada Hazret-i Ömer’i silahlı olarak görmek,

Allahu Teâlâ’dan korkmaya, emanete riayete ve muttaki olmaya işarettir.

Bir kimsenin Cenab-ı Peygamber (a.s.) ile Ömer’i bir mecliste yanyana görmesi,

büyük hayır ve saadete, ahiret nimetlerine ve cennet ehli olmaya delâlet eder.

Bir hükümdarın Hazret-i Ömer (r.a.)’i rüyada görmesi, düşmana galip gelmeye,

fetihlere, zaferlere delâlet eder. Bazı kere de onu rüyada görmek, iyilikle emretmeye,

kötülükten men etmeye ve Hakk’ı ayakta tutmaya delâlet eder.

Yine rüyada o büyük halifeyi görmek, düşmanlıktan sonra sulh yapmaya, nefretten

sonra sevgiye, akrabalıktan dolayı nasibe, dünyaca kudretli ve kuvvetli olmakla

beraber zühd ve takvayı tercih etmeye delâlet eder.

Rüyada onu görmek, her bakımdan güzel ve iyiliğe ve dinde sağlamlığa işarettir.

* HELAL: Günahkâr bir kimsenin rüyada helalinden kazandığını görmesi, günahtan

tevbe etmeye, kâfir için Müslüman olmaya delâlet eder.

* HELA: Rüyada hela görmek, sıkıntı ve üzüntülerden kurtulmaya işarettir. Çünkü

hela sıkıntıların atıldığı yerdir.

* HELVA: Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada helva görmek, dinde ihlâsa.,

zindandakinin kurtuluşuna, yolcunun dönmesine, hastanın şifa bulmasına, bekârlar

için evlenmeye, hidayet ve tevbeye, ilim ve Kur’ân’a, yeni evlâda, iyi hizmetçilere ve

helâl rızıklara delâlet eder.

Rüyada kudret helvası ve ondan yapılmış şeyler görmek, berekete ve sisli nimete

delâlet eder.

Kavurulmuş undan yapılmış helva görmek, faydalı bir ortaklık ile tâbir olunur. Baldan

yapılmış çiğ helva az bir rızka ve düşük bir rütbeye işarettir.

Rüyada yemekleri hazmettirmek ve ağız kokusunu gidermek için yapılmış helva

görmek, yükseklik ve rif ata, üzüntü ve kederin, sıkıntı ve hastalığın gitmesine delâlet

eder.

Rüyada helva görmek veya o helvadan yediğini görmek, helal rızka, güzel söze, hayır

ve menfaate delâlet eder.

Yine rüyada helva görmek, mümin için iman tatlılığı, günahkâr için de dünya

muhabbetidir.

Rüyada kendisinin helva yaptığını görmek, helâl ve geniş rızka, sıkıntı ve üzüntüden

kurtulmaya, hastalıktan sonra afiyete delâlet eder.

* HELVACI: Kişinin rüyada helvacı görmesi, ilme, nikâh memuruna ve rütbeleri

yenileyen kimseye ve evlada delâlet eder.

Eğer rüyada görülen helvacı, helvasından para almamışsa iyilik ve ihsan sahibi bir

kimse ile tâbir olunur. Şayet helvasından para almışsa sözü mala tercih eden kimse

demektir. Bazı kere de rüyada helvacı görmek, sözü tatlı ve ahlâkı güzel bir adama

işarettir.

Yine helvacı, ilimle meşgul olan bir kimseye de delâlet eder.

* HEDİYE: Rüyada hediye görmek, “Hediyeleşiniz ki, birbirinizi sevesiniz.” hadis-i

şerifince, sevgi ve dostluğa ve kardeşliğe delâlet eder.

Bazı kere de hediye görmek, birbirine dargın kimselerin barışmasına ve sulha

işarettir.

Gelinlik çağında kızı olan bir kimsenin rüyada kendisine taze meyveler gönderildiğini

görmesi, kızına görücü geleceğine işarettir.

* HENDEK: Bir kimsenin rüyada hendek görmesi, bekçi ve askerden melikin ve şehir

halkının korunduğu şeye ve kendisinden düşmanı defettiği mala delâlet eder. Çünkü

hendek, düşmanın şehire girmesine engel teşkil eder.

Rüyada görülen kale ilme delâlet ederse, hendek onda olan ve onun koruyucusu

bulunan âlimlere delâlet eder.

 

Kale kadına delâlet ederse, bu kere hendek, o kadının velisine delâlet eder. Eğer

kale çocuğa delâlet ederse, hendek o çocuğun babası veya anası olarak tâbir olunur.

* HERVELE: Nablusî demiştir ki: Rüyada yapılan hervele, Kabe’yi tavaf ziyaretinin

rükünlerindendir. Rüyada Mekke’de veya bir köyde yahut bir şehirde hervele yaptığını

görmek, düşmana galip gelmeye delâlet eder. Rüyada süratle yürümek, insanın çabucak

ölmesine veya rütbenin gitmesine, bazı kere de hacca delâlet eder.

* HESAP: Rüyada bir ölü için hesap görüldüğünü görmek, o ölünün ahiret âleminde

azapta olduğuna işarettir.

Rüyada kendi nefsi ile hesaplaştığını görmek, tevbeye, yüce Allah’a dönmeye ve

dinde salâha delâlet eder.

Rüyada hesaba çekildiğini ve kolayca hesap verdiğini görmek, zevcenin dindar ve

sâliha ve kendisine şefkatli olmasına delâlet eder.

Rüyada çetin bir şekilde hesaba çekildiğini görmek, hüsran ve ziyan ile tâbir olunur.

* HEVENK: Kişinin rüyada hevenk görmesi, altın, gümüş, inci ve her cinsten birikmiş

olan mal ile tâbir olunur.

* HEYBE: Bir kimsenin rüyada heybe görmesi, iki erkek kardeşe veya karı kocaya,

yahut iki çocuğa delâlet eder. Heybe görmek, iki ortak ile de tâbir olunur.

Bazı kere rüyada heybe görmek, yolculuğa delâlet eder.

Rüyada bir heybe satın aldığını veya kendisine hediye edildiğini görmek, üzüntü ve

kederden kurtulmaya işarettir.

* HEYKEL: Kişinin rüyada heykel görmesi, evlada, zevceye, menfaate, din ve

dünyaca muamelâttan kaçınmağa delâlet eder.

Yine heykel görmek, korkudan emin olmaya ve düşmana galip gelmeye alâmettir.

Bazı kere de heykel görmek, namaza, ibadet ve taata delâlet eder. Hıristiyanların

kiliselerinde ibadet için ittihaz ettikleri heykelleri görmek, o kilisede ibadet edenlere ve

İncil’e delâlet eder.

Zevcesi hamile olan bir kimsenin rüyada heykel veya tasvir görmesi, erkek evlat ile

tâbir olunur.

Rüyada hayvan üzerinde heykel veya tasvirin asılı olduğunu görmek, o hayvandan

istifade etmeye işarettir.

* HIÇKIRIK: Rüyada hıçkırık görmek, gafletin çokluğuna, işlerin durgunluğuna

işarettir. Rüyada kendisini hıçkırık tuttuğunu görmek, dinden gaflete, ibadet ve taatta

gevşekliğe delâlet eder.

* HIMAR (Merkep): Rüyada vahşi bir merkebin kendine doğru geldiğini görmek,

ganimet ve mala delâlet eder. Vahşi merkebin arkasını dönüp gittiğini görmek, mal

zayiine işarettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada vahşi merkep görmek, cahil ve ahmak bir kimseye

delâlet eder. Rüyada etini yediğini görmek, çok mala işarettir.

 

Rüyada vahşi merkebe bindiğini ve fakat onun üzerinden düştüğünü görmek, arzu ve

isteklere erişememek ile tâbir olunur. Rüyada gözleri kör bir merkebe bindiğini

görmek, rızka, pek çok şey kazanmaya ve menfaata delâlet eder.

Rüyada vahşi merkebin derisini, tüyünü ve kemiğini aldığını görmek, çok mal ve

ganimete delâlet eder. Yine vahşi merkebin başını aldığını görmek de çok mal ile

tâbir olunur.

* HIRİSTİYAN: Bir kimsenin rüyada Hıristiyan görmesi, yardım ve galibiyete delâlet

eder. Rüyada ihtiyar Hıristiyanı görmek, şerrinden emin olunan bir düşman ile tâbir

olunur.

Rüyada kendisinin Hıristiyan olduğunu görmek, bid’at ehli olmaya işarettir.

Rüyada üzerinde zünnar olduğunu görmek, erkek bir çocuk ile tâbir edilir.

Mahkemesi olan bir kimsenin rüyada Hıristiyan olduğunu görmesi, batıl bir şey

üzerine galip ve muzaffer olmasına delâlet eder.

Bazı kere de Hıristiyan görmek, dost suretinde birtakım düşmanları görmeye işarettir.

* HIRDAVATÇI: Bir kimsenin rüyada hırdavatçı görmesi, yıkım işlerine, lüzumsuz

sözlere, zamanı boşa harcamaya delâlet eder.

* HIRKA: Rüyada hırka görmek, yüce makama, rızka, zenginliğe ve menfaata delâlet

eder.

* HIRSIZ: Rüyada hırsız görmek, hastalık ve illet ile tâbir olunur. Rüyada hırsızın bir

şey çaldığını görmek, katil ve gaddar bir insanı görmeye işarettir.

Hasta bir adamın rüyada hırsızı öldürdüğünü görmesi, hastalıktan kurtulmaya delâlet

eder.

Evlenme çağında bir kızı olan kimsenin rüyada hırsız görmesi, kızına dünür

geleceğine işarettir.

Bazan hırsız, Azrail (a.s.)’a, misafirin gelmesine ve nikah yapmak isteyen bir adamın

gelmesine delâlet eder. Hırsız, hilekâr bir kişi ile de tâbir edilir. Yine hırsız, zina yapan

bir kimseye de işarettir.

Rüyada bir hırsızın minareye çıkıp ezan okuduğunu görmek, insanlar arasında

şöhretle anılmaya delâlet eder.

Bazı kere de hırsız görmek, yırtıcı ve yabanî hayvana, yılana, şeytana ve nefse

alâmettir.

Tahsil çağındaki bir gencin rüyada hırsız olduğunu görmesi, iyi bir ilime ulaşacağına

delâlet eder.

* HIRSIZLIK: İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada muhafaza edilen bir şeyi

çalmak zina ve faize delâlet eder.

Rüyada görülen hırsız tanınmıyorsa o Azrail (a.s.)’dır. Tanınıyorsa o hırsız malını

çaldığı kişiden faydalanacağı bir ilim veya sanat ya da bir söz öğrenir.

 

Rüyada hırsızın eve girdiğini ve hizmetçilere ait bir şey çaldığını görmek, o

hizmetçilerden birinin öleceğine delâlet eder.

Bazıları demişlerdir ki: Rüyada hırsızlık güzel ve hayra delildir. Ancak birisine hile

yapmak ve aldatmak isteyen kimse bu tâbirden müstesnadır ki, bu rüya o kişi

hakkında hayra değil şerre delâlet eder.

Rüyada hırsızı öldürdüğünü görmek, hastalıktan kurtulmaya ve afiyete delâlet eder.

* HIYAR: Rüyada taze hıyar görmek, güzel söz işitmeğe, bir kadının kendisine

meyline, bu hıyardan yediğini görmek, o kadın ile evlenmeye delâlet eder.

Ebu Saidü’l-Vaaz demiştir ki: Rüyada hıyar görmek her veçhile hayırdır. Rüya sahibi

için menfaat ve çok kâra delâlet eder.

Zevcesi hamile olan kimsenin rüyada hıyar yediğini görmesi, doğacak çocuğun kız

olacağına delâlettir.

* HIZARCI: Rüyada hızarcı görmek, değirmenci ile tâbir olunur. Çünkü ondan

dökülen talaş değirmende öğütülen un mesabesindedir.

* HIZIR (a.s.): Bir kimsenin rüyada Hızır (a.s.)’ı görmesi, kıtlıktan sonra bolluğa,

nimetin çokluğuna, rızkın genişliğine, bulunduğu şiddet halinden emniyete erişmesine

delâlet eder. Yine Hızır (a.s.)’ı görmek, uzun bir ömre ve hac ibadetine delâlet eder.

Hızır (a.s.)’ı görmek, şu şekilde de tâbir olunur:

  1. a) Dinde ihlâs,
  2. b) Allah muhabbeti,
  3. c) Geniş rızık ve menfaat,
  4. d) Korkudan emin olmak,
  5. e) Uzun ömür ve hayırlı son…

* HİKAYECİ: Kişinin rüyada hikâye söyleyen bir adamı görmesi, hayırlara muttali

olmaya, hadiselerin yanlış ve doğrusunu nakletmeye ve vaadinde sıdka delâlet eder.

Bazı kere de rüyada hikayeci görmek, gizli şeyleri meydana çıkarmakla vaiz, hatip,

Kur’ân okuyucu ve ariflerin eserlerini araştırmaya ve onların mesleklerine uymaya

alâmettir.

Rüyada kendisini hikâye anlatır görmek, hayırlı ve sevinçli bir habere delâlet eder.

* HİLAL: Rüyada hilâl görmek, iyi bir çocuk ile tâbir olunur. Yine hilâl rüyası,

memuriyete, ticaret hayatında kazanca, kâr ve menfaata delâlet eder.

Rüyada bir yerde toplanmış, birtakım hilâlleri görmek, “Sana yeni doğan ayları

sorarlar…” (Bakara, 189) mealindeki âyet-i kerime gereğince, rüya sahibinin hac

vazifesini ifa edeceğine delâlet eder.

Rüyada hilâlin yere düştüğünü görmek, yeni doğacak bir çocuğa işarettir.

Yine hilâli rüyada görmek, düşmana galip gelmeye, güç ve kuvvete, vadeli şeylerin

de zamanının geldiğine işarettir.

 

Bazı kere de rüyada hilâli görmek, melike, emire, kumandana, yeni doğmuş çocuğa

ve aniden yapılacak hayra delâlet eder.

Hac mevsiminde veya hac günlerinde hilâli görmek, hacca gitmeğe alâmettir.

Rüyada ayı zaman ve vaktinin dışında hilâl şeklinde görmek, ferahlık ve sevinçlik

bulunan bir habere, kayıp bir kimsenin gelmesine veya mal elde etmeye işarettir.

Rüyada hilâle birçok insanın baktığı halde göremediklerini ve fakat sadece kendisinin

gördüğünü görmek, rüya sahibi için ecelin yakın olduğuna delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada hilâli ilk gecesinde görmesi, hanımının hamile olacağına, eğer

hanımı hamile ise, erkek bir çocuk doğuracağına delâlet eder.

Yine hilâl rüyası, asi kişinin tevbe etmesine, kâfirin Müslüman olmasına, zindandaki

adamın kurtulmasına, hastanın şifa bulmasına ve sıkıntılardan halâs olmaya delâlet

eder.

* HİL’AT (Güzel elbise): Rüyada hil’at görmek, işsiz için memuriyete, memur için de

işten çıkarılmaya işarettir. Bazı kere de güzelliği nisbetinde bir hizmetçiye, güzel ve

yeni elbiseye, hanımla bir yerde tek kalmaya, izzet ve şerefe, sevgi ve muhabbete ve

menfaate delâlet eder.

* HİLE: Rüyada kendisine hile yapıldığını görmek, işlerde dikkatli davranmaya delâlet

eder. Birisine hile yaptığını görmek, aynı akıbete uğramaya işarettir.

Rüyada hilekâr bir kimseyi görmek, dünyaya fazla meyletmeye ve öteleri unutmaya

delâlet eder. Çünkü dünya insanları ardınca sürükleyen vefasız kadınlara benzer…

* HİNDİ: Rüyada hindi görmek, çok düşünmeye ve sükunete delâlet eder. Vahşi bir

hindi görmek, iyi ve faydalı haber ile tâbir olunur.

Rüyada, hindi kesip etini yediğini görmek, rızka ve bir yerden gelecek mala delâlet

eder.

* HİNDİSTAN CEVİZİ: Rüyada Hind cevizi ağacı görmek, yalancı ve müneccim bir

kimseye delâlet eder. Bu sebeple rüya hayır ile tâbir edilmez.

Rüyada Hind cevizi ağacı diktiğini görmek, müneccimler ile dost olmaya ve onları

tasdik etmeye işarettir.

Hind cevizi görmek, kalb kırıcı ve yürek yaralayıcı bir söz işitmeye delâlet eder.

* HİNDLİ: Rüyada Hindli bir kimseyi görmek, sıkıntı ve üzüntüye işarettir. Bazı kere

de Hindli görmek, yolculuğa delâlet eder.

* HİSAR: Bir kimsenin rüyada hisar görmesi, dinin sağlam ve kuvvetine, iyi ve hayırlı

şeylere delâlet eder.

Rüyada bir hisara girdiğini görmek, düşman şerrinden emin olmaya ve kuvvete

delâlet eder. Rüyada hisardan çıktığını görmek, düşman karşısında hezimete

uğramaya işarettir.

Cabiru’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada hisar içinde ziyadece yiyecek ve içecek

olduğunu görmek, hayra ve dinde salâha; az yiyecek olduğunu görmek zarara ve

 

fesad-ı dine delâlet eder.

* HİZMETÇİ: Kişinin rüyada hizmetçi görmesi, hayır ve be

rekete delâlet eder. Rüyada evinde birtakım hizmetçilerin olduğunu görmek, şan ve

şerefe ve makamın yüceliğine delâlet eder. Çünkü hizmetçiler efendilerine Cenab-ı

Hakk’ın bir ikramıdır.

Yüksek memuriyette olan birinin rüyada halka hizmet ettiğini görmesi, “Kavmin

efendisi ona hizmet edendir” hadis-i şerifince hizmetinin makbuliyetine delâlet

eder.

* HOCA: Rüyada dinî emirleri tâlim eden bir hoca görmek, ibadetlerde gevşekliğe

işarettir. Hoca ile beraber namaz kıldığını görmek, manevî rızka, hayır ve berekete ve

dinde salâha delâlet eder.

Rüyada bir hocanın çocuklara ders verdiğini görmek, bir kimseden ilim ve feyiz

almaya işarettir.

* HOKKA: Rüyada içi mürekkep dolu yazı hokkası görmek, güzel sözleri ihtiva eden

ciltli kitaba, zengin ve güzel kadına, garip ve bekâr kadın için de zengin bir erkeğe

delâlet eder.

Bazı kere de rüyada hokka görmek, güzel ilme, hat yazısı yazan hattatlara ve geniş

rızka delâlet eder.

* HOKKABAZ: Rüyada hokkabaz görmek, oyun, yalan ve maskaralık ile tâbir olunur.

Bazan da Hokkabaz görmek, zina eden kadına veya hizmetçiye işarettir.

* HOR HAKİR GÖRME: Nablusî demiştir ki: Ne suretle olursa olsun rüyada birini

değersiz görmek, kötülüğe ve çirkinliğe delâlet eder.

Rüyada mümin ve salih bir kişiyi tahkir ettiğini görmek, dinde bozukluk ve noksanlık

ile tâbir olunur. Ve o kişinin zillete düşmesinden korkulur.

Rüyada hiç tanımadığı genç bir adamın kendisini tahkir ettiğini görmek, düşmana

galip gelmeye delâlet eder. Şayet tahkir eden tanımadığı bir ihtiyar ise, bu rüya

fakirlik ile tâbir edilir. Çünkü tanımadığı o ihtiyar onun çalışma ve gayretidir.

* HORLAMAK: Kişinin rüyada horladığını görmesi, düşmanının kendisine erişmesine

ve gizli tutulmasını istediği şeyinin meydana çıkmasına delâlet eder.

Bazı kere de rüyada horuldamak, korku ve şiddetten emin olmaya ve rahatlığa

işarettir.

* HOROZ: Rüya tâbircileri horozu evin erkeği ve efendisi olarak tâbir etmişlerdir.

Rüyada görülen tavuk da evin hanımını temsil eder.

Bir kimsenin rüyada horoz görmesi, müezzine, hatibe veya güzel okuyan kimseye

delâlet eder. Bazı kere de horoz görmek, kendisi yapmadığı halde iyilikle emreden bir

adama delâlet eder. Çünkü horoz namaz vakitlerini hatırlatır ve kendisi namaz kılmaz.

Rüyada bir horoza mâlik olduğunu görmek, erkek bir çocuk ile tâbir olunur ve o

kimsenin bir erkek çocuğu dünyaya gelir.

 

Yine rüyada horoz görmek, muhtaç olduğu şeyi nefsi için tercih eden cömert bir

erkeğe işarettir.

Rüyada görülen küçük horozlar, küçük hizmetçilere, yahut çocuklara veya evlâtlara

alâmettir.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada horoz görmek evlat veya hizmetçi ile tevil edilir. Rüyada

üzerine bir horozun hücum ettiğini görmek, düşman sebebiyle gelecek üzüntüye

delâlet eder.

Rüyada beyaz horoz görmek, salih ve emin bir hizmetçiye delâlet eder. Rüyada bir

horoz tutup kucakladığını görmek, ulvî makam ve yüce himmet sahibi biriyle dost

olmaya işarettir.

Rüyasında birçok tavuklar görmek, bir cemaat üzerine reis ve âmir olmaya işarettir.

Rüyada tavuk eti ve tüyü görmek, mal, nimet, rızık ve menfaate delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada kara tavuk görmek dört şekilde tâbir olunur:

  1. a) Saliha ve âbide zevce,
  2. b) Çalışkan bir adam,
  3. c) Hayır yolunda sadık arkadaş,
  4. d) Efendisine bağlı ve itaatkâr hizmetçi..

Yine Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: Rüyada tavuk görmek, üç veçhe ile tâbir

olunur:

  1. a) Güzel zevce,
  2. b) Güzel hizmetçi,
  3. c) Sadık hizmetkâr.

Rüyada horozun öttüğünü duymak, iyi ve sevinçli bir habere delâlet eder. Çünkü

horozlar ekseri sabah ezanı vakti öterler.

Rüyada, evine bir horozun girip evde olan arpaları topladığını görmek, müezzinin bir

şeyinin çalınacağına işarettir.

* HOROZ DÖĞÜŞTÜRMEK: Nablusî demiştir ki: Rüyada horoz döğüştürmek, âlim,

hatip ve müezzinler arasında fitne çı karmak suretiyle onları birbirleriyle uğraştırmaya

alâmettir.

Rüyada bir horoz ile mücadele ettiğini görmek, arap olmayan bir kişi ile kavga etmeye

işarettir.

* HURÇ (Meşinden veya kilimden büyük heybe): Kişinin rü yada hurç görmesi,

ihtiyaçları gidermeye, arzu ve maksadına ermeye delâlet eder. Bazı kere de

istemeyerek yolculuğa çıkmaya delâlet eder.

Rüyada görülen hurç, işleri bitmeyen bir adam ile de tâbir edilir. Yine hurç rüyası,

arkadaşının vekiline veya hizmetçisine, yahut merkebine işarettir.

* HUBUBAT: Rüyada hububat görmek, mala, rızka, genişlik ve bolluğa delâlet eder.

* HÜCUM: Rüyada İslâm askerlerinin kâfirler üzerine hücum ettiğini görmek,

sıkıntılardan halâs olmaya, zafer kazanmaya, ganimet ve menfaata delâlet eder.

* HUD (a.s.): Rüyada Cenab-ı Hakk’ın elçilerinden Hud (a.s.)’ı görmek, hayır ve

berekete, hidayet ve nimete delâlet eder.

Yine Hazret-i Hud’u görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıdan kurtulmaya işarettir. Çünkü

Allahu Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“- Hud’u da, maiyetindeki müminleri de, bizden bir rahmet olarak, selâmete

erdirdik, onları ağır azabdan kurtardık.” (Hud, 58)

* HUDUD: Rüyada hudut boylarında nöbet tuttuğunu görmek, emniyet ve selâmete

delâlet eder.

* HUNİ: Bir kimsenin rüyada huni görmesi, insanlara meşru bir şekilde tasadduk eden

ve israftan kaçınan bir âlime delâlet eder. Huni rüyası, altın ve gümüş gibi mala da

işarettir. Yine rüyada huni görmek, tedbirli ve işlerinde itiyatlı davranan bir kimseye

delâlet eder.

* HURİ: Rüyada huri görmek, sevinç, sürür ve feraha delâlet eder. Çünkü huriler

cennet ehlinin yaranıdır.

* HURMA: Rüyada hurma görmek, temiz ve bereketli bir rızık ile tâbir olunur. Hurma

yediğini görmek, sırf kendisi için olup başkasının hissesi bulunmayan rızka delâlet

eder.

Bazı kere de rüyada hurma yemek, Kur’ân-ı Kerim okumağa ve dinine faydalı şeylere

işarettir.

Rüyada dağılmış ve etrafa saçılmış hurma görmek, devamı olmayan paraya delâlet

eder.

Rüyada kendisine hurma getirilip takdim edildiğini görmek, makam ve rütbe sahibi

kimseler tarafından eline erişecek mala delâlet eder.

Rüyada, mevsiminde bir hurma ağacından hurma devşirdiğini görmek, neşeli, zengin,

şerefli, hayır ve bereketi çok bir kadına delâlet eder. Bazan da bu rüya, ilim sahibi

olmaya işarettir.

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada kuru bir hurma ağacından üzerine hurma

düştüğünü gören kimse, münafık bir adamdan ilim öğrenir. Üzerine hurma düşüren

kimse sıkıntı ve kederli ise, Hazret-i Meryem’in kıssasında “Hurma ağacını kendine

doğru silk, üstüne derilmiş taze hurma dökülecektir.” (Meryem, 25)

buyurulduğuna binaen sıkıntı ve kederden halâs olur…

Bir kimsenin rüyada güzel ve olgun bir hurma yediğini görmesi, iyi bir söz işitmeye ve

büyük menfaate nailiyete delâlet eder.

Rüyada hurmayı yarıp içinden çekirdeğini çıkardığını görmek, çocuk ile tâbir edilir ve

o kişinin bir çocuğu olur.

Yine rüyada kile ve ölçek ile görülen hurma, ganimet ve menfaate delâlet eder.

 

* HURMA AŞISI: Kişinin rüyada hurma aşısı görmesi, hastalık ve altınlara delâlet

eder. Bu sebeple bir kimse rüyada yerden bir hurma aşısı kaldırdığını görse, bu rüya,

onun zevcesinin hastalığına işarettir ve ondan o kişiye birçok altın düşer.

* HURMA SALKIMI: Rüyada hurma salkımı görmek, nimete, rızka, mal kazanmaya

ve çoluk çocuğundan ayrı düşmüş bulunanları bir araya toplamaya işarettir. Bazı kere

de hurma salkımı, ilme, güzel amele ve faydalı şeylere delâlet eder.

* HURMA SATICISI: Bir kimsenin rüyada hurma satıcısını görmesi, biriktirilmiş helâl

kazanca ve Sünnet-i Seniyyeyi bilen bir adama delâlet eder. Yine bu rüya, mala, helâl

rızka ve ömrün bereketine delâlet eder.

* HURMA ŞARABI: Rüyada insana sarhoşluk vermeyen hurma veya kuru üzüm

şarabı görmek, üzüntü, keder ve şiddete, bazan de geçimin darlığına ihtiyaç ve

zarurete delâlet eder.

Rüyada halis ve safi hurma şarabı içtiğini görmek, ele geçecek mala delâlet eder.

Çünkü hurma şarabı halis ve safi maldır.

Denilmiştir ki: Hurma şarabı meşakkat ve güçlükle elde edilen maldır. Bundan dolayı,

hurma şarabından veya başka bir şeyden sarhoşluk veren bir şeyi içtiğini görmek,

meşakkatle elde edilecek mal ile tâbir olunur.

* HURMA YAĞI: Rüyada hurma yağı görmek, miras malı ile tâbir edilir. Bazı kere de

bu rüya, ayrılığa veya helâl malın başına, güç ve müşkül şeyin kolay olmasına delâlet

eder.

Yine hurma yağı görmek, gençliğe ve halin iyi olmasına, bir yerden diğer bir yere

nakletmeye, yakında doğmuş bir çocuğa, yahut ana rahminde yaratılışı tamamlanmış

ve düşürülmüş bir çocuğa alâmettir.

* HURUÇ (Çıkmak): Rüyada bir yerden çıktığını görmek, iki erkek kardeşe, zevç ve

zevceye ve iki çocuğa delâlet eder.

* HUTBE: Rüyada minber üzerinde hutbe okuduğunu görmek, uluvv-i kadre ve

yüksek makama delâlet eder.

Ehil olmayan bir kimsenin rüyada hutbe okuduğunu görmesi, zarar ve ziyana

uğramaya, üzüntü ve kedere duçar olmaya delâlet eder.

Devlet reisinin rüyada minber üzerinde hutbe okuduğunu görmesi, adalet ve iyi

idareye delâlet eder. Kadının rüyada hutbe okumasında hiçbir hayır yoktur.

Hutbe okurken minberden düştüğünü görmek, bulunduğu mevkiden atılacağına

işarettir. Rüyada, minbere çıkmak istediği halde bunu yapamadığını görmek, arzu ve

isteklerine kavuşamayacağına delâlet eder.

* HÜCRE: Rüyada bir zindanın hücresini görmek, hayatın sakin ve sessiz

geçeceğine delâlet eder. Kendisini hücreye konulmuş görmek, sıkıntı ve kedere

delâlet eder. Çünkü hücre sıkıntı ve ızdırap yeridir.

Rüyada kapatıldığı hücreden çıkarıldığını ve serbest bırakıldığını görmek, üzüntü ve

kederden halâs olmaya, sevinç ve sürura işarettir.

 

* HÜDHÜD KUŞU: Rüyada hüdhüd kuşunu görmek, sıkıntı ve azabtan kurtulmaya,

bazı kere de Allahu Teâlâ ve onun emrettiği dini emirler ve namaz gibi şeyleri bilmeye

delâlet eder.

Rüyada hüdhüdün etini yediğini görmek, devlet tarafından erişecek mala delâlet

eder.

Yine hüdhüd rüyası, meliklerin yakını olan sadakatli bir elçiye veya casusa yahut

cevval ve çok kavgacı bir adama delâlet eder.

Rüyada hüdhüd kuşu ile konuştuğunu görmek, hayr ve iyiliğe işarettir.

Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada hüdhüdü görmek, dört vech ile tâbir olunur:

  1. a) Uzaktan gelecek doğru haber,
  2. b) Ulüvv-i kadr,
  3. c) Düşmana karşı zafer,
  4. d) Derin idrak…

Kirmani demiştir ki: Rüyada hüdhüd görmek, hayır sahibi bir kimseye veya zeki ve

fatin bir elçi ile tâbir edilir. Yine rüyada kendisiyle bir hüdhüdün konuştuğunu gören

hayra nail olur.

* HÜKÜMDAR: Rüyada güler yüzlü bir hükümdar görmek, iyi ve hayra işarettir. At

üzerinde bir hükümdar görmek, mevki ve makamın artacağına ve düşmana galip

gelmeye delâlet eder. Hükümdarın öfkeli ve kızgın olduğunu görmek, yüksek

makamlardan erişecek zarara delâlet eder.

* HÜKÜM GİYMEK: Hiçbir sebep yokken hüküm giyip cezalandırıldığını görmek,

hastalık ve üzüntü ile tâbir olunur. Rüyada ceza ve hükümden kurtulduğunu görmek,

üzüntü ve kederin gideceğine ve ele geçecek nimete delâlet eder.

* HÜKÜMET ERKÂNI: Rüyada bakanlardan birini görmek, isim ve şöhret sahibi

olmaya ve mevkice yükselmeye delâlet eder. Rüyada kendisini bakan olmuş görmek,

kolay kazanca, geniş rızka ve menfaata delâlet eder.

* HÜRRİYET: Rüyada zindandaki bir hükümlünün hürriyete kavuştuğunu görmek,

borçtan kurtulmaya, hastalıktan şifa bulmaya, keder ve elemden, korku ve şiddetten

beri, emin olmaya delâlet eder.

* HÜNNAP (Çanak yapraklı ye sert çekirdekli bir ağaç): Rüyada hünnap görmek,

faydalı, izzet, şeref ve saltanat sahibi, sıkıntı anlarında sabır ve sebat gösteren şerefli

ve muhterem bir kimseye delâlet eder.

Mevsiminde hünnap görmek, rüya sahibi için büyüklük ve yüce nasip olarak tâbir

edilir.

Rüyada kuru hünnap görmek, her zaman için kısa bir zamanda elde edilecek bir rızka

işarettir.

Yine hünnap ağacı görmek, güler yüzlü ve akıllı bir kimseye delâlet eder. Bazı kere

de hünnap parmakları kınalanmış kadına delâlet eder.

* HÜZÜN VE TEESSÜR: Rüyada hüzün ve teessür hali görmek, ferah ve sürura

 

delâlet eder.

İ.n-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyasında hüzün ve teessür halinde olduğunu gören

kimse ferah ve sürura erer.

Cabiru’l-Mağribî de şöyle demiştir: Rüyasında hüzne ve teessüre düştüğünü

görmek, çabucak gelecek feraha ve sürura delâlet eder. Eğer rüya sahibi salih bir

kimse ise ferah ve sürûru daha da ziyadeleşir.

Rüyada ferah ve sürür halinde olmak, bunun tam zıddıdır.

İbn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada bir kimse tarafından ferahlandığını gören o yüzden

hüzne ve üzüntüye duçar olur…

***

 

I

* IHLAMUR: Bir kimsenin rüyada çiçek açmış ıhlamur ağacı görmesi, bolluk ve

berekete ve hayırlı rızka delâlet eder.

Hasta adamın rüyada ıhlamur içtiğini görmesi, hastalıktan şifa bulmaya işarettir.

Bekâr bir kızın rüyada ıhlamur çiçeklerini topladığını ve kokladığını görmesi, yakında

nasibinin çıkacağına ve iyi bir gençle evleneceğine delâlet eder.

* ILICA: Hasta bir kimsenin rüyada ılıca görmesi, sıhhat ve afiyete kavuşacağına

delâlet eder. Ilıcada yıkanıp temizlendiğini görmek, günahlardan arınmaya ve

tevbeye işarettir.

* ILIK HAVA VE ILIK SU: Rüyada ılık havada gezinip, ılık su ile yıkandığını görmek,

üzüntü ve kederden kurtulmaya, sevinç ve sürura delâlet eder.

* IRGAT: Bir kimsenin rüyada ırgat gibi çalıştığını görmesi, sıkıntılı ve üzüntülü bir

hayata delâlet eder. Rüyada herhangi bir işte çalışan bir ırgatın alnına birikmiş terini

sildiğini görmek ve ona bir şey ikram etmek, üzüntü ve şiddetten kurtulmaya işarettir.

* IRMAK: Rüyada ırmak görmek, hayır ve menfaat ile tâbir olunur. Bazı kere de

ırmak görmek, büyük mevki ve makama delâlet eder. Yine ırmak rüyası, bolluk ve

berekete, geniş rızka, gönül safasına delâlet eder. Çünkü su hayat verici bir nesnedir.

* IRMAK TAŞI: Rüyada suyu çekilmiş ırmağın taşlarını ve balçığını görmek,

meşguliyet ve bahtsızlığa delâlet eder.

* KAN IRMAĞI: Rüyada kandan ırmak gören, felâket ve belâlara, o memleket için

harp ve cidale delâlet eder. Rüyada kendini kan ırmağına düşmüş görmek, dinde

noksanlığa ve günaha işarettir..

* IRZA TECAVÜZ: Kişinin rüyada ırza tecavüz ettiğini görmesi, şer ve kötülüğe

delâlet eder.

* ISINMAK: Rüyada bir ateş karşısında oturup ısındığını görmek, kolay elde edilen

rızka delâlet eder. Üşüyen bir kimseyi ateş karşısına getirip ısıttığını ve ona iyilik

ettiğini görmek, hayır ve ihsana işarettir.

* ISIRGAN: Rüyada ısırgan görmek, insanlara faydalı olmaya, sıdk ve doğruluğa

delâlet eder.

* ISIRILMAK: Rüyada diş ile ısırmak hile olarak tâbir edilir. Bazı kere de rüyada

ısırmak, ısırılan şeyi aşırı derecede sevmeye işarettir. Isırmak, mihnet ve meşakkate

de delâlet eder.

Rüyada başkası tarafından ısırılmak, düşmandan zarar erişeceğine ve şiddete delâlet

eder. Rüyada parmaklarının ucunu ısırdığını görmek, pişmanlığa, sıkıntı ve kedere

delâlet eder. Çünkü insan nedamet duyacağı bir şey yaptığında parmaklarını ısırır.

 

Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada kendi parmaklarını ısırdığını gören kimse pişman

olur. Bazı tâbirciler o kimse: “O gün (her) zalim (nedametle) iki elini ısıracak.”

mealindeki âyet işaretince zalim olur, dediler..

Isırılan yerden kan çıkması günah içerisinde zahmet çekmeye alâmettir. Isırmak,

fazla sinirlenmek ile de tâbir edilir.

* ISKAT: Rüyada bir ölü için ıskat-ı salâtmm yapıldığını görmekte hayır yoktur.

* ISLANMAK: Rüyada yağmurdan veya başka bir şeyden ıslandığını görmek,

zahmet ve meşakkate delâlet eder. Islandıktan sonra kuruduğunu ve eski haline

geldiğini görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya işarettir.

*ISLIK: Rüyada ıslık çalmak hiçbir veçhile iyi değildir. Çünkü harama, kötü şeylere,

ahlâk-ı rezileye delâlet eder.

Nablusî demiştir ki: Rüyada ıslık çalan kimse, müşriklerin ahlakıyla ahlâklanır.

Alkışlamanın tâbiri de böyledir.

Rüyada ıslık çalmak, kötü bir habere de delâlet eder. Çünkü ıslık çalmayı insanlar

uğursuz sayarlar.

* ISPANAK: Rüyada ıspanak görmek, gam ve keder ile tâbir edilir. Hasta bir

kimsenin rüyada ıspanak görmesi, sıhhat ve afiyete işarettir.

Rüyada ıspanak aldığını veya pişmiş olarak yediğini görmek, gam ve kedere duçar

olmaya delâlet eder.

* IŞIK: Rüyada ışık görmek ve ışığın aydınlığında oturmak veya giden bir ışığın

ardınca koşmak, delâletten kurtulmağa, temiz ve hayırlı bir hayata delâlet eder.

Rüyada mum ışığı altında namaz kıldığını görmek, manevî makamın yüksekliğine,

dinde sağlamlığa ve ibadetlerde devama delâlet eder.

Rüyada ışığın nurunu bir cam fanus içinde görmek, ilim ve hikmete işarettir. Ay ışığını

görmek, gönül uyanıklığına ve kalbdeki nura delâlet eder.

* ISSIZ YER: Bir kimsenin rüyada ıssız bir yer görmesi: “En ıssız ev, orada sirke

bulunmayan evdir.” hadis-i şerifince ev halkının katıksız kalmasına, üzüntü, keder

ve sıkıntıya delâlet eder.

* ITIR: Rüyada çanak içinde ıtır görmek, faydalı ilme, kolay rızka ve menfaata delâlet

eder. kurumuş ıtır otu görmek, hastalık ile tâbir olunur.

* IZGARA: Rüyada ızgarada et pişirdiğini görmek, nimet ve rızka işarettir. Izgarayı

temizlediğini görmek, günahlardan arınmaya ve tevbeye delâlet eder.

Yine rüyada ızgarayı ateşle temizlemek, hatalardan ve hastalıklardan kurtulmaya

işarettir.

 

İ

* İANE (Yardım): Rüyada bir kimseye yardım ettiğini görmek, ilâhî yardıma mazhar

olmaya ve sevaba delâlet eder. Yine rüyada birine yiyecek, içecek bir şey verdiğini

görmek, kerem ve cömertliğe ve iyi bir isim yapmaya delâlet eder

* İAŞE (Erzak): Rüyada erzak görmek, bolluk ve berekete, hayırlı günlerin içinde

olmaya delâlet eder.

* İBADET: Rüyada Cenâb-ı Hakka ibadet ettiğini görmek, dünya ve âhiret

hayırlarının husulüne delâlet eder. Rüyada Allahü Teâlâ’yı tesbih ettiğini ve onun

mübarek ismini andığını görmek, hüzünden feraha, gam ve kederden kurtuluşa ve

günahlardan arınmaya delâlet eder.

Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: İbadet rüyası beş vech ile tâbir blunur:

  1. a) Allahü Teâlâ’ya yakınlık,
  2. b) Yolun en güzeline giriş,
  3. c) Müjde,
  4. d) Düşmana karşı zafer,
  5. e) Kurtuluş ve selâmet..

Bir kimsenin rüyada namazı bitirip Allahü Teâlâ hazretlerine istiğfar ederek yüzünü

kıbleye döndüğünü görmesi, dualarının kabul edileceğine ve mânavî makamının

yüksekliğine delâlet eder. Rüyada “Sübhanallah, sübhanallah” diyerek Rabbini

zikrettiğini görmek, hiç ümit etmediği cihetten hüznün ve kederin gitmesine işarettir.

Rüyada Allah azze ve celle hazretlerine hamd ettiğini görmek, dinde hidayet ve nura

nailiyete alâmettir. Yine Yüce Allah’a şükür ettiğini müşahede etmek, kuvvete, çok

nimete ve ehilse bir şehre vali olmaya delâlet eder.

* İBİĞİ BÜYÜK HOROZ: Rüyada ibiği büyük horoz görmek, hastalık ve üzüntü ile

tâbir olunur.

* İBRAHİM (A.S.): Bilindiği gibi İbrahim (a.s) Peygamberlerin büyüklerindendir ve

Cenâb-ı Hakk’ın dostudur. O güzide zâtı rüyada görmek hayır, bereket, ibadet,

kemâl, rızık, ikram ve salih nesile delâlet eder. Çünkü Resûl-i Ekrem efendimiz

İbrahim (a.s)’ın neslindendir.

Yine onu rüyada görmek, iyilikle emretmeye, kötülükten menetmeye, ilme, hidâyete,

Allah’a ibadet uğrunda aile ve akrabasından hicrete delâlet eder.

Bazı kere de onu görmek, şefkatli babaya işarettir. Çünkü o, İslâmın babasıdır.

Ümmeti Muhammed’i “Müslüman” ismiyle isimlendiren de o şanlı Nebidir.

Rüyada kendisini Hazret-i İbrahim’in çağırdığını ve Ona doğru “Lebbeyk” diyerek

gittiğini görmek, manevî derecenin yüksekliğine ve salâha delâlet eder.

Bazı kere de rüyada İbrahim (a. s) ‘i görmek, Allah için sevgi ve muhabbete delâlet

eder. Çünkü o, Rabbinin rızası için biricik oğlunu kurban edecekti..

Rüyada Hazret-i İbrahim’in kendi azalarından birini tuttuğunu gören kimse eğer o âza

 

hastalıklı ise, hastalıktan şifa bulacağına işarettir.

Yine rüyada İbrahim (a.s)’i görmek, düşmana galip gelmeye, Mümine ve pâk bir

hanımla evlenmeye ve hayırlı, bereketli nesile delâlet eder. Onu görmek, hac ibadeti

ile de tâbir olunur.

Çok kere de onu görmek, üzüntü ve kederin gitmesine, hayır ve bereketin gelmesine,

dünyada bolluk içinde geçinmeye ve hidâyete delâlet eder.

* İBRİK: Kişinin rüyada ibrik görmesi, eğer günahkâr ise, tevbeye; hamile kadın için

erkek çocuğa işarettir. Bazı kere de gizli sırları bilen bir erkek çocuğa delâlet eder.

Rüyada abdest alınan ibrikleri bir araya topladığını görmek, cennete gitmeye sebep

olacak güzel amelleri işlemeye delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, kılıca delâlet eder.

Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada İbrik görmek, şu şekilde tâbir olunur:

  1. a) Temiz ve pâk zevce,
  2. b) Hizmetkâr,
  3. c) Cariye,
  4. d) Dinde kıvam,
  5. e) Vücud sağlığı,
  6. f) Uzun ömür,
  7. g) Mal ve nimet,
  8. h) Hayır, bereket ve miras..

Rüyada ibrikteki su ile abdest aldığını görmek, günahlardan arınmaya, ferah ve

nimete delâlet eder.

Rüyada ibriğin kıymetinin çok yüksek olduğunu görmek, rüya sahibinin şanının

artacağına işarettir.

* İBRİŞİM: Bir kadının rüyada ibrişimle nakış yaptığını görmesi, sevineceği bir habere

ve bir yerden gelecek yardıma delâlet eder. İbrişim görmek, bazı kere de yolculuk ile

tâbir olunur.

* İCAR (Bir yeri kiraya vermek): Rüyada evi veya dükkânı kiraya verdiğini görmek,

şiddet ve korkulardan emin olmaya, nikâha veya zahmetsiz mala delâlet eder.

Kiracıyı görmek ise, hile ve tuzak ile tâbir edilir.

* İCAT: Rüyada, dünyada olmayan bir şeyi icat ettiğini görmek, hayret edilecek

zenginliğe işarettir. Bir kimsenin bir şey icat ettiğini görmek, büyük işlere atılmaya ve

gıpta ile anılmaya delâlet eder.

* İÇ AĞRISI: Bir kadının rüyada iç ağrısı hissetmesi, doğum sancısına delâlet eder.

* İÇ ÇAMAŞIR: Rüyada iç çamaşır görmek, gizli hediyelere; iç çamaşırı çıkardığını

görmek, aniden gelecek hastalığa ve kedere delâlet eder.

* İÇMEK: Rüyada güzel ve tatlı bir su içtiğini görmek, ilim ve hidâyete; tarikat ehli için

ruhanî zevk ve safaya delâlet eder.

Yine rüyada sabah vakti soğuk ve tatlı su içmek, helal mal kazanmaya alâmettir. Süt

 

içmek, şarap olmamış üzüm şırası içmek, sıhhat ve afiyete ve hayırlı rızka delâlet

eder.

Rüyada haram olan bir içkiyi görmek veya içmek, kötülüğe ve şerre delâlet eder.

Çünkü içki her kötülüğün anasıdır.

* İÇ YAĞI: Bir kimsenin rüyada eti yenen hayvanın iç yağını görmesi, daimi rızka ve

fâideli elbiseye işarettir.

Bunun aksine eti yenmeyen hayvanın iç yağını görmek, haram mala, zinaya, İslâm

dininden yüz çevirmeye veya yapmaktan men edildiğini bir şeyi tekrar yapmaya

delâlet eder.

Rüyada iç yağından yapılma bir ilâç görmek, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.

Yine iç yağı görmek, onu meşakkatsiz toplayan kimse için halis mala alâmettir. Bazı

kere de iç yağı, refah, sevinç ve hasta kimsenin şifa bulmasına işarettir.

* İDAM: Borçlu bir kimsenin rüyada boynunun vurulduğunu görmesi, borçtan

kurtulmaya delâlet eder. Tanıdık birinin idam edildiğini görmek, o kişinin üzüntü ve

kederinin gideceğine ve sevinçli günlerinin geleceğine delâlet eder.

Rüyada bir mahkeme tarafından idama mahkum edildiğini görmek, izzet ve şerefe

delâlet eder.

* İDARE LAMBASI: Rüyada bir caminin kandilini yaktığını görmek, salih ve âbid bir

evlat ile tâbir olunur. Rüyada birçok kandiller görmek ve yakmak, din ve takvaya

işarettir. Kandilleri söndürmek ise, din ve takvadan mahrumiyete delâlet eder.

Rüyada kendi evinde yanan bir kandilin söndüğünü görmek, iki vech ile tâbir olunur:

  1. a) Ömrün bitişi,
  2. b) Erkek çocuğun ölümü.

Cabirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada çakmak çakarak veya kibrit ile idare lâmbası

yaktığını görmek, bekâr için evlenmeye, evli için evlâda delâlet eder. Rüya sahibinin

gurbette bir adamı varsa, o kişinin selâmetle döneceğine de işarettir.

Ibn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Yanmakta olan birçok çerağlar görmek, âdil bir melike,

zâhid bir âlime ve faydalı bir kadıya delâlet eder.

Yine rüyada yanar halde bir çerağ görmek, kalbdeki nurun ziyadeliğine, din

kuvvetine, murada nâiliyete delâlet eder.

* İDDİA.: Rüyada biri ile iddiaya girdiğini görmek, lüzumsuz işlerle uğraşmaya ve ağız

kavgasına delâlet eder. Bazı kere de bu rüya zarar ziyan ile tâbir olunur.

* İDRAR: Rüyada idrak (yani sidik) görmek, haram mala ve haram mal sarfetmeye

delâlet eder.

Rüyada herhangi bir yere idrar yapıp rahatladığını görmek, rızkın genişliğine, üzüntü

ve kederin gideceğine ve rahata ermeye işarettir.

Yine rüyada idrarını uzun müddet bekletmek ve hapis tutmak halini müşahede etmek,

huzursuzluğa, işlerin zorluğuna delâlet eder.

 

Bekâr bir adamın bilinmeyen bir yere büyük abdestini yaptığını görmesi, o mahalden

bir kadınla evleneceğine delâlet eder.

* İDDET: Rüyada bir kadının iddet (*) beklediğini görmesi, kedere, sıkıntıya, hastalık

ve darlığa, veya iddet beklemeyi icap eden talâka delâlet eder.

* IDRIS (a.s): İdris (a.s)’i rüyada görmek, günahtan sakınmaya, takva ve verâ ehli

olmaya delâlet eder. Yine onu görenin akıbeti ve sonu hayır olur. Onu görmek, şuurlu

ve idrak sahibi ve bilerek ibadet eden kimse ile de tâbir olunur.

(*) İddet: Ölüm veya kocasından boşandıktan sonra baki kalan nikâh izlerinin sona

ermesi için şer’an tayin edilmiş bir müddete denir. Bu müddet sona ermedikçe, o

kadın artık başkası ile evlenemez.

Bir kimsenin rüyada İdris Nebi ile arkadaş olduğunu görmesi, yüksek makam sahibi

biriyle dost olmaya delâlet eder. O’nu noksan halde görenin noksanlığı rüya sahibine

aittir. Çünkü Peygamberle günahtan korunmuşlardır.

* İFLÂS : Hasta bir adamın rüyada iflâs ettiğini görmesi, ecelin geldiğine, rızkın

kesilmesine işarettir. Bazı kere de iflâs rüyası, memleketinden bir başka yere göç

etmeye delâlet eder.

Rüyada iflâs ettiğine hükmedildiğini görmek, din ve dünyadaki noksanlığa alâmettir.

Yine rüyada iflâs etmek, bulunduğu mevkiden aşağı düşmeye, eldeki nimetin

gitmesine ve üzüntüye delâlet eder.

* İFŞA: Rüyada gizli bir sırrı ifşa ettiğini, yâni açıkladığını görmek, boş sözlere ve bu

yüzden gelecek üzüntülere delâlet eder.

* İFTAR: Rüyada oruçlu iken vakit tamam olup iftar ettiğini görmek, sevinç, ferah ve

sürura delâlet eder. Çünkü oruçlunun sevinç anlarından biri de iftar vaktidir. Yine iftar

ettiğini görmek, rızkın artacağına, faydalı mala ve hayra delâlet eder.

Rüyada iftar sofrası görmek de, rızkın genişliğine, kısmet ve nasibin çokluğuna ve

dinde sıdka delâlet eder.

* İFTİRA: Rüyada bir başkası tarafından iftiraya uğramak, masum ve mazlumluğa

işarettir. Başkasına iftira ettiğini görmek, bunun zıttı…

* İĞ: Hamile bir kadının rüyada iğ görmesi, doğacak çocuğun kız olacağına işarettir.

Câbirü’l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bir iğ bulduğunu veya kendisine verildiğini

görmek, bir hizmetçiye mâlik olmaya işarettir.

Rüyada iğ görmek, elçi ve yolculuğa, mal ve vergisine veya ihtiyaçlarını gören binek

hayvanına delâlet eder.

Yine rüyada bir iğe rastladığını gören kadın, bir kız çocuğu doğurur veya kız kardeşi

olur.

İğ ile iplik eğirdiğini gören kadın, yabancı birinden yardım talebinde bulunur.

 

* İĞ BAŞI: Henüz evlenmemiş kadının rüyada iğ başı görmesi, evlenmeye delâlet

eder.

Yine iğ başı görmek, işlerde sabır ve sebata, misafir için rehbere, ticaretli mala, bekâr

için evlenmeye alâmettir.

Rüyada eğirdiği ipi bozduğunu görmek, verdiği sözden dönmeye işarettir.

Bir kadının rüyada iğin başını kaybettiğini görmesi, eğer evli ise, kocasından

boşanmaya işarettir.

* İĞDE: Rüyada meyveli iğde ağacı görmek, mala ve rızka delâlet eder.

Yine iğde ağacı görmek, güzel huylu, tatlı sözlü, hoş sohbetli, cömert ve kerim bir

kimseye delâlet eder.

* İĞDİŞ: Rüyada iğdiş veya beygir görmek, insandaki cehd ve gayrete delâlet eder.

Yine rüyada sahip olduğu iğdiş veya beygirin yerde ve toprakta yuvarlandığını

görmek, çok mala, ulvi mertebelere ve geniş rızka delâlet eder.

Kirmanî demiştir ki: Rüyada güzel ve semiz bir iğdişe bindiğini görmek, büyük hayra,

menfaata ve saadete delâlet eder.

Bir kimsenin rüyada iğdiş veya beygir aldığını görmesi, çok çok serveti olan bir kadın

ile evlenmeye işarettir. Rüyada iğdişin kendini ısırdığını görmek, zevcenin ihaneti ile

tâbir olunur.

Rüyada, mâlik olduğu iğdişin veya beygirin öldüğünü görmek, evli kimse için

zevcenin ölümüne delâlet eder.

* İĞFAL ETMEK: Rüyada aldatmak suretiyle bir genç kızı iğfal ettiğini görmek,

sonunda nedamet duyulacak bir işe delâlet eder.

* İĞNE: Bekâr bir kimsenin rüyada iğne görmesi, evlenmeye, fakir için halinin iyiye

dönmesine ve rızka delâlet eder.

Rüyada eline bir iğne aldığını görmek, işlerin d