- Dördüncü Bölüm Bir Demet Sosyal Mesele
- Spor
- Aldatılan Kitlenin Uyanması
- Hâdiselerin Tespiti
- Radikalizm
- Türkiye – İran ve Batı Dünyası ile İlişkiler
- Türkiye’nin Düşmanları ve…
- Bazı Müslüman Gruplar Üzerine Tezgâhlanan Oyunlar
- Boşuna Mesai
- Televizyon Fantezisi
- Bir Çeşit Muhtıra
- Mûsıkî Üzerine Düşünceler
- Türkiye ve Konumu
- Düşünce ve Şahsiyet Kayması
- Terörün Kaynağı ve Amacı
- Yobaz – Gerici
- Hırs, Harîs ve Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)
- Yol Mülâhazalarından Bir Kesit
- Şaşırtan Manzaralar
- Seviyeli Temsil ve Vaad Ettikleri
- İlim Düşüncesi
- Tabiatı Koruma Bir Vecibedir
- İnhitatımızın Perde Arkası
- Asgarî Müşterekler
- Vakıf Düşüncesi
- Arapça Eğitimi
- Batı’nın Bitişi
- Gümrük Birliği ve…
- Yapılanan Dünyada Yerimiz
- Tünel Faciası
- Beşinci Bölüm Perspektife Giren Şahıslar
- İmam Tahâvî
- İrşad ve Bediüzzaman
- Bediüzzaman
- Muhabbet İnsanları
- Tahiri Mutlu
- Bediüzzaman ve Post – Modernizm
- Necip Fazıl’ın Düşünce Ufku ve…
- Halid İbn Velid ve Mute
- Altıncı Bölüm Müteferrik
- Kuvvet ve Mantık Üzerine
- Kuruluşunda Osmanlı
- Perde Önü ve Perde Arkası Gerçekler Kadir, Kudret ve Bedir
- Tarihî Tekevvünler
- Mekke Fethi ve Dâussıla
- Kâbe – Ümmü’l-Büyût
- Sokullu ve Sinan
- Düşünce ve İfade Üzerine
- Bosna Yararına Maç14
- Kutsî Mekânlarda Yolculuk
- Bir Anekdot
- Okuma ve Okutma Keyfiyeti
- Kıtmîrin İzahı
- Dikkat ve Teyakkuz
- Şiir ve Serbest Vezin
- Hoşgörü Ödülleri
- Reddiyeler
- Kayıp Eşyalar Karşısında Tavrım
- Hafızanın Korunması
- Konferans Hatıraları
- Derin Çukur
- Hoca Sakıp Efendi
- Hırsızlık ve Bir Hatıra
- Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı
- Tehlikeye Atılmayın
- Ekoloji
- “Küçük Dünyam”
- Ölüleri Yakma
- Cuma Günü ve Şer Güçler
Dördüncü Bölüm Bir Demet Sosyal Mesele
Türkiye’de sevip takdir ettiğimiz, eskiden beri de sinelerimizde yer etmiş spor kulüplerimiz vardır. Bu kulüplerin, kendi değerlerimize yönelmemiz ve bunların tekrar kazanılıp, korunması hususunda büyük görevler îfa edecekleri kanaatindeyim. Sporun sadece bir maraton veya rekabet meselesi olarak ele alınıp işlenegeldiği günümüzde, ne acıdır ki, toplumun değişik katmanları arasındaki kinin, nefretin, düşmanlığın yayılmasında sporun ve hassaten futbolun vesile olarak kullanıldığını da esefle müşâhede etmekteyiz. Hâlbuki spor, toplumun değişik tabakaları arasında barış ve kardeşlik havasının estirilmesi yönünde, mühim fonksiyonlar eda edebilirdi. Tabiî ki bu durum, şimdiye kadar sporun, kitleleri yönlendiren bazı çevreler tarafından istismar edildiğini de hatıra getiriyor.
Aydınlık iklimlere doğru yelken açtığımız şu mübarek zaman diliminde, aydın ruhlara ihtiyacımız var. Ruhta aydın olduğu kadar, kafada da aydın olan bu insanlar, çevrelerini bu aydınlığa yönlendirecek ve topluma bir bayram havası estireceklerdir.. ve yine bu insanlar toplumun hemen her kesimine kendilerini yakın hissettiklerinde, onlarla münasebet kuracak ve aralarındaki sertlikleri yumuşatacaklardır. Toplumun birleştirici, uzlaştırıcı, kaynaştırıcı yönlerini nazara verip, onları muhafaza edecek ve toplum çapında meydana gelmesi muhtemel kamplaşmalara, ideolojik çatışmalara fırsat vermeyeceklerdir. İşte sporun böyle önemli bir fonksiyonu eda edebileceğine benim inancım tamdır. Bu yönüyle insanlar arasında kardeşliğin tesis edilmesi hususunda, dinin eda ettiği misyona tam omuz verecektir. O zaman spordan beklenen şey yerine getirilmiş olacaktır.
Hâsılı, tabakat-ı beşer çapında ideolojilerin çatıştığı bir arena hâline gelen dünyamızda, sporun her dalıyla, toplumu uzlaştırmada katalizör vazifesi göreceğine inanıyor ve bunu bekliyoruz.

