| 1 | Yemin ederim bu (kutsal Mekke) şehrine– |
| 2 | Ki sen (ey Rasûlüm), bu şehrin (onun kutsallığına çok büyüt katkı yapan) bir mukimisin. |
| 3 | Ve o değerli baba (İbrahim’e) ve O’nun atası olduğu değerli oğul (Muhammed’e), |
| 4 | Gerçek şu ki, Biz insanı meşakket ve imtihan yüklü bir hayata gönderdik. |
| 5 | Acaba insan, kendisine kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor? |
| 6 | “Ben yığınla mal tükettim” diye övünüp durur. |
| 7 | Yoksa, kendisini kimsenin görmediğini mi düşünüyor? |
| 8 | Biz onun için var etmedik mi (görmesi için) bir çift göz, |
| 9 | (Konuşabilmesi için) bir dil ve iki dudak? |
| 10 | Ve ona (hayırlı olanı takip edip, şerli olandan kaçınması için hayır ve şer) yollarını göstermedik mi? |
| 11 | Fakat o, sarp yokuşu aşmak için hiçbir gayret sarfetmiyor. |
| 12 | Bilir misin o sarp yokuş nedir? |
| 13 | Bir köle (veya esiri) hürriyetine kavuşturmaktır; |
| 14 | Ya da kıtlık veya darlık zamanında doyurmaktır, |
| 15 | Akrabadan olan bir yetimi, |
| 16 | Ya da yiyeceği, barınağı olmayan perişan bir yoksulu. |
| 17 | Bir de, elbette iman etmiş olmak ve karşılıklı sabır teşvik ve tavsiyesinde bulunmak, merhamet teşvik ve tavsiyesinde bulunmaktır. |
| 18 | Böyle yapanlar, hesap defterleri sağ ellerine verilecek olan yümün ve bereket ehlidir. |
| 19 | Âyetlerimizi inkâr edenlere gelince, onlar, hesap defterleri sol ellerine verilecek olan bedbahtlık ehli nasipsizlerdir. |
| 20 | Cezaları ise, üzerlerini tamamen kaplayacak dehşetli bir Ateş’te yanmak olacaktır. |