| 1 | (Mağrur kâfir), yüzünü ekşitti ve sırtını döndü, |
| 2 | (Allah Rasûlü’yle beraberken) O’na âmâ zat geldi diye. |
| 3 | Ne biliyorsun (ey adam), belki O dinleyip, daha da arınacak; |
| 4 | Veya (Allah’ın Mesajı üzerinde) düşünüp, yapılan tebliğ O’na daha bir fayda verecek? |
| 5 | Ama (servetine, mevkiine güvenen ve) kendini İlâhî irşaddan müstağnî görene gelince; |
| 6 | Onunla çok ciddi ilgileniyorsun (sanki İslâm’a girmesini arzu ediyormuşsun gibi). |
| 7 | O inanıp arınmak istemiş istememiş, bundan sana ne? |
| 8 | Buna karşılık, gelip yanına oturan şevkle koşarcasına, |
| 9 | Ve Allah’a kalbden saygı içinde, |
| 10 | İlgini ondan esirgiyorsun. |
| 11 | Hayır, (yapılması gereken bu değil)! Çünkü Kur’ân, (herkes için) bir öğüttür, bir uyarıdır; |
| 12 | Dileyen herkesin dinleyip, ders alacağı, |
| 13 | Son derece şerefli sayfalarda kayıtlı; |
| 14 | (Allah katında) oldukça yüce ve tertemiz (her türlü bâtıldan, çelişkiden uzak); |
| 15 | Elleriyle (taşınır) melek–elçilerin, |
| 16 | Asil, çok değerli ve iyilik timsali. |
| 17 | Kahrolası inkârcı insan, nasıl da inkârda diretiyor! |
| 18 | Bir düşünse, Allah onu neyden yarattı? |
| 19 | (Baba ve anneden gelen) birkaç damla sıvıdan. Yarattı onu ve takdir etti ona her bakımdan ölçülü bir şekil ve bir hayat. |
| 20 | Sonra da kolaylaştırdı onun için (hayır ve mutluluk) yolunu. |
| 21 | Nihayet ona ölümü verir ve kendisini kabre alır. |
| 22 | Ardından, ne zaman dilerse o zaman diriltir. |
| 23 | Ne var ki o inkârcı, Allah’ın kendisine olan buyruğunu yerine getirmemiştir. |
| 24 | Ama insan, yiyeceğine bir baksın: |
| 25 | Yağmuru (gökten) şarıl şarıl boşaltıyoruz; |
| 26 | Sonra toprağı açıyor, ekime hazır hale getiriyoruz. |
| 27 | Ve sonuçta orada bitiriyoruz taneli bitkiler, |
| 28 | Üzümler ve yenebilir her türlü sebze, |
| 29 | Zeytinler ve hurmalar, |
| 30 | Gür ağaçlı sık bahçeler, |
| 31 | Daha başka her türlü meyve ve çayırlar, |
| 32 | Geçimlik olarak sizin için ve hayvanlarınız için. |
| 33 | Ama nihayet, kulakları patlatacak çığlığın vakti geldiğinde, |
| 34 | O gün kişi kaçar kardeşinden, |
| 35 | Annesinden ve babasından, |
| 36 | Eşinden ve çocuklarından. |
| 37 | O gün kendi başının derdine düşmüştür herkes, ilgilenemez kimseyle. |
| 38 | Yüzler olacaktır o gün pırıl pırıl, |
| 39 | Güleç ve aldığı müjdeyle sevinç dolu. |
| 40 | Yüzler de olacaktır o gün toza toprağa bulanmış, |
| 41 | Karanlığa batmış; |
| 42 | Onlar: kâfirlerdir onlar, günaha dadanmış hayasızlar. |