Lütfen istediğiniz Kur’an Suresini seçiniz:
Not: Sadece meal okumak ile Kur’ân-ı Kerim’in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
112. Sure – İhlâs Suresi – Karşılaştırmalı 9 Meal
112. Sure – İhlâs Suresi – 1.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

De ki: O Allah, birdir.
De ki: O’dur, O Allah’tır; Mutlak Bir’dir.
De ki: “O, Allah’tır, tektir.
De ki; O Allah bir tektir.
De, O Allah tek bir (Ehad) dir
De ki: O Allahdır, bir tekdir,
De ki: “O Allah, Ehad’dir (birdir)!”(1)
(1)Burada zikredilen sıfatlara ihlâs ile îmân eden bir kimsenin, cehennemden kurtulacağı rivâyet olunduğundan, bu sûreye de aynı isim verilmiştir. (Râzî, c. 16/32, 176)
De ki: «O Allah birdir.»
De ki: O, Allah’tır, gerçek İlahtır ve Birdir.
112. Sure – İhlâs Suresi – 2.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Allah, Samed’dir (her şey O’na muhtaçtır, daimdir, hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır).
Allah, Samed (Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, fakat ezelde ve ebedde her varlığın Kendisine muhtaç olup, Kendisine sığındığı Zât)tır.
Allah sameddir.
Allah eksiksiz, sameddir (Bütün varlıklar O’na muhtaç, fakat O, hiç bir şeye muhtaç değildir
Allah, o eksiksiz Samed’dir
(O), Allahdır, sameddir (zeval bulmayan bir baakıydir, dâimdir, herkesin ve herşey’in doğrudan doğruya muhtâc olduğu ve kasdetdiği yegâne varlıkdır, ulular ulusudur).
“Allah, Sameddir (herşey her cihetle O’na muhtaç olduğu hâlde, O hiçbir şeye muhtaç olmayandır)!”
«Allah, bütün mahlukatın kendisine teveccüh ve iltica edeceği zât-ı ehâdiyyettir.»
Allah Samed’dir. Samed: “Tam, eksiği olmayan, her şey Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan” demektir.
112. Sure – İhlâs Suresi – 3.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.
Doğurmamıştır, doğurulmamıştır.
Doğurmamış ve doğmamıştır.
Doğurmadı ve doğurulmadı
Doğurmadı ve doğurulmadı
Doğurmamışdır, doğurulmamışdır O.
“Doğurmamıştır ve doğurulmamıştır!”
«(O) Doğurmadı ve doğurulmamıştır.»
Ne doğurdu, ne de doğuruldu. [6, 101; 19, 88-90; 21, 26-27]
112. Sure – İhlâs Suresi – 4.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Ve hiç bir şey O’nun dengi değildir.
Ve O’na denk, O’nunla mukayese edilebilecek hiçbir şey yoktur.
O’nun hiçbir dengi yoktur.”
O ‘na bir denk de olmadı.
O’na bir küfüv de olmadı
Hiçbir şey Onun dengi (ve benzeri) değildir.
“Ve O’na hiçbir şey denk olmamıştır!”(2)
(2) “Kesretli tabaka olan avam (halk) tabakası şundan hisse-i fehmi (anladığı): ‘Cenâb-ı Hakk, peder ve veledden ve akrandan ve zevceden (eşten) münezzehtir (uzaktır).’
Daha mutavassıt (vasat, orta) bir tabaka, şundan: ‘Îsâ Aleyhisselâm’ın ve melâikelerin ve tevellüde mazhar(doğan) şeylerin ulûhiyetini nefyetmektir (ilâh oluşunu reddetmektir).’ (…) İşte cismâniyete mahsus veled ve vâlidi (çocuk ve babayı) nefyetmekten murâd ise, veled ve vâlidi ve küfüvvü (dengi) bulunanların, nefy-i ulûhiyetleridir (ilâhlıklarını reddetmektir) ve ma‘bûd olmaya (ibâdet edilmeye) lâyık olmadıklarını göstermektir. Şu sırdandır ki, Sûre-i İhlâs herkese, hem her vakit fâide verebilir.
Daha bir parça ileri bir tabakanın hisse-i fehmi: ‘Cenâb-ı Hakk mevcûdâta (varlıklara) karşı tevlid ve tevellüdü(doğurma ve doğmayı) işmâm edecek (hissettirecek) bütün râbıtalardan (bağlardan) münezzehtir. Şerîk ve muînden (ortak ve yardımcıdan) ve hemcinsten müberrâdır (uzaktır). Belki mevcûdâta karşı nisbeti, Hallâkıyettir (yaratıcılıktır). اَمْرِكُنْ فَيَكُونْ (Sâdece ‘Ol!’ demesiyle îcâd eden bir emir) ile, irâde-i ezeliyesi ile, ihtiyârı ile îcâd eder. Îcâbî ve ızdırârî (mecbûriyet ve zarûret altında olarak) ve sudûr-ı gāyr-ı ihtiyârî(irâdesi dışında bir şeyler yapmak) gibi münâfî-i kemâl (kemâline aykırı) herbir râbıtadan münezzehtir.’
Daha yüksek bir tabakanın hisse-i fehmi: Cenâb-ı Hakk ezelîdir, ebedîdir, evvel ve âhirdir. Hiçbir cihette ne Zât’ında, ne sıfâtında, ne ef‘âlinde (işlerinde) nazîri (benzeri), küfüvvü (dengi), şebîhi (benzeri), misli, misâli, mesîli yoktur.” (Zülfikār, 25. Söz, 41)
«Ve O’na hiç bir şey denk (mümasil) olmamıştır.»
Ne de herhangi bir şey O’na denk oldu.
Türkiye’de en çok tercih edilen Kur’an mealleri farklı ilmi gelenekler ve çeviri yaklaşımlarıyla hazırlanmıştır. Bu kategoride; Ali Bulaç Meali, Ali Ünal Meali, Diyanet Kur’an Yolu Meali, Elmalılı Hamdi Yazır’ın sadeleştirilmiş ve orijinal meali, Hasan Basri Çantay Meali, Hayrat Neşriyat Meali, Ömer Nasuhi Bilmen Meali ve Suat Yıldırım Meali gibi güvenilir çalışmaların tanıtımlarını bulabilirsiniz. Her bir meal; çevirmenin kimliği, kullandığı yöntem, klasik veya modern yaklaşımı ve öne çıkan özellikleriyle ayrı ayrı özetlenmiştir. Doğru meali seçmek isteyen kullanıcılar için kapsamlı, sade ve karşılaştırmalı bir rehber sunar.
En Çok Tercih Edilen 9 Kur’an Meali ve Özellikleri
📘 1. Ali Bulaç Meali
• Çevirmenin Kimliği
Sosyoloji, İslam düşüncesi ve tefsir üzerine çalışmalarıyla bilinen Türk yazar ve düşünürdür.
• Odak
Kur’an’ın kavramlarını derin anlamlarıyla vermeye çalışan bir yaklaşım izler.
• Temel Özelliği
Dil olarak oldukça kavramsal ve yer yer yorum içeren bir mealdir. Ayetlerdeki İslami terimleri modern okuyucuya açıklama çabası belirgindir.
📘 2. Ali Ünal Meali
• Çevirenin Kimliği
Ali Ünal, 1955 doğumlu Türk akademisyen, yazar ve tefsir araştırmacısıdır. Dinî ilimler, İslâm düşüncesi ve Kur’an çalışmaları üzerine akademik ve popüler eserler vermiştir.
• Odak
Modern okuyucuya hitap eden, anlaşılır Türkçe ile Kur’an ayetlerinin hem söz anlamını hem de mesajını vermeyi amaçlar. Klasik tefsirlerden ve Arapça kaynaklardan da faydalanır.
• Temel Özelliği
Ayetleri günümüz Türkçesiyle sade bir şekilde aktarır.
Anlamın doğru anlaşılmasına odaklanır, klasik tefsirlerden ve modern yorumlardan faydalanır.
Dipnotlarda ayet bağlamı, açıklamalar ve bazen hadis referansları da verir.
Modern ve akademik yaklaşımı ile özellikle “çağdaş okuyucu için anlaşılır” meal olarak bilinir.
📘 3. Kur’an Yolu Meali (Diyanet İşleri Başkanlığı)
• Çevirenin Kimliği
Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez ve Prof. Dr. Sadrettin Gümüş’ün ortak çalışmasıdır.
• Odak
Güncel, akademik ve dengeli bir tefsir-meal formatı.
• Temel Özelliği
Sadece meal değil; aynı zamanda açıklamalı kısa tefsir notları içerir. Hem ilmî hem de anlaşılırdır.
📘 4. Elmalılı Hamdi Yazır Meali (Hak Dini Kur’an Dili – Sadeleştirilmiş)
• Çevirmenin Kimliği
Cumhuriyet döneminin önemli İslam âlimi, fıkıh ve tefsir uzmanı.
• Odak
Arapça dil yapısı, klasik tefsir geleneği ve kelime anlamlarının hassasiyetle korunması.
• Temel Özelliği
Sadeleştirilmiş versiyon olması nedeniyle dili daha anlaşılırdır. Klasik tefsir bilgisini modern Türkçeyle sunar.
📘 5. Elmalılı Meali (Orijinal Osmanlıca Üslup)
• Çevirmenin Kimliği
Yine Elmalılı Hamdi Yazır’ın eseri; sadeleşmemiş, orijinal Osmanlıca Türkçesidir.
• Odak
Klasik üslup, Osmanlıca kelime yapısı ve tefsirsel derinlik.
• Temel Özelliği
Dili ağır fakat edebî; klasik literatür sevenler için en kapsamlı tefsir-meallerden biridir.
📘 6. Hasan Basri Çantay Meali
• Çevirmenin Kimliği
Hadis ve tefsir alanında çalışmış, ilmi kişiliğiyle bilinen Türk âlim.
• Odak
Kelime ve anlam uyumuna önem veren geleneksel yaklaşım.
• Temel Özelliği
Mümkün olduğunca harfî (kelimeye yakın) bir çeviri sunar. Arapça orijinale sadık, sade bir meal.
📘 7. Hayrat Neşriyat Meali
• Çevirenin Kimliği
Risale-i Nur talebeleri tarafından hazırlanmış bir toplu çalışmadır.
• Odak
Lafzî sadakat; Arapça yapıya bağlı, klasik bir yaklaşım.
• Temel Özelliği
Arapça orijinal cümle yapısını korumaya çalışan, geleneksel çizgide bir mealdir. Takva dilini muhafaza etmeye dikkat eder.
📘 8. Ömer Nasuhi Bilmen Meali
• Çevirmenin Kimliği
Ünlü fıkıh âlimi ve eski Diyanet İşleri Başkanıdır. Arapça ve Osmanlıca’ya hâkim bir âlimdir.
• Odak
Klasik fıkıh ve tefsir çizgisi.
• Temel Özelliği
Ağır fakat çok düzgün bir Osmanlıca; klasik yönteme sadık, ilmî bir meal.
📘 9. Suat Yıldırım Meali
• Çevirmenin Kimliği
Kur’an ilimleri, tefsir ve hadis alanında akademik çalışmaları olan bir ilahiyat profesörüdür.
• Odak
Anlaşılır modern Türkçe ve açıklayıcı yaklaşım.
• Temel Özelliği
Dili akıcıdır; hem akademik hem de genel okuyucuya uygundur. Bazı ayetlerde bağlam açıklamaları içerir.

