Lütfen istediğiniz Kur’an Suresini seçiniz:
Not: Sadece meal okumak ile Kur’ân-ı Kerim’in bir çok âyetinin tam mânâsı ile anlaşılması mümkün olmayabilir. Ayetlerin izahı için mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir.
101. Sure – Kâri’a Suresi – Karşılaştırmalı 9 Meal
101. Sure – Kâri’a Suresi – 1.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Kaari’a…
O kâria (kalblere ve kafalara çarpan o müthiş ses)!
O dehşetli ses!
1,2,3. Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
O karia
Felâket kapısını çalacak olan (kıyamet).
el-Karia! (O dehşetiyle çarpıcı felâket! Kıyâmet!)
O çarpacak olan felaket.
Kari’a,
101. Sure – Kâri’a Suresi – 2.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Nedir kaari’a?
Ama ne kâria!
O ne dehşetli ses!
1,2,3. Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
Nedir o karia?
Nedir o felâket kapısını çalacak (kıyamet)?
Nedir o çarpıcı felâket!
O çarpacak olan felaket, nedir?
Nedir o kari’a?
101. Sure – Kâri’a Suresi – 3.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Sana o kaaria’yı bildiren nedir?
Nedir o Kâria bilir misin, nerden bileceksin (Allah bildirmedikçe)?
Nedir o dehşetli ses, bilir misin?
1,2,3. Kâria! (Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?
Ne bildirdi ki sana; nedir o karia?
O felâket kapısını çalacak (kıyametin dehşet ve azametin) sana bildiren nedir?
O çarpacak olan felâketin ne olduğunu sana ne bildirdi?
O çarpacak olan felaketin ne olduğunu sana ne bildirdi?
Kari’ayı, o kapıları döven ve dehşetiyle kalplere çarpan o kıyamet felaketini sen nereden bileceksin ki!
101. Sure – Kâri’a Suresi – 4.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

İnsanların, ‘her yana dağılmış’ pervaneler gibi olacakları gün,
Onun vuracağı gün insanlar, etrafa saçılıp kalmış pervaneler gibi olur.
O gün insanlar sağa sola dağılmış kelebekler gibi olur.
O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.
O gün ki nâs çırpınıp yayılan pervaneler gibi olacak
O gün insanlar yaygın (ve salgın) pervaneler gibi olacak.
O gün insanlar, çırpınıp yayılan kelebekler gibi olacak!
Bir günde ki nâs çırpınıp dağılacak pervaneler gibi olacaktır.
O gün insanlar uçuşan kelebekler gibi şuraya buraya fırlatılır.
101. Sure – Kâri’a Suresi – 5.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Ve dağların ‘etrafa saçılmış’ renkli yünler gibi olacakları (gün),
Dağlar ise atılmış lime lime renkli yünler gibi.
Dağlar da atılmış renkli yüne dönüşür.
Dağlar atılmış renkli yünler gibi olur.
Dağlar da didilmiş elvan yünler gibi atılacaktır
dağlar atılmış renkli yünler gibi olacak.
Dağlar da atılmış renkli yün gibi olur!
Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
Dağlar atılmış yüne döner,
Buraya kadar, kıyamet kopmasının birinci safhasından bahsedildi. Bu âyetten itibaren diriliş sonrası ikinci safha gelmektedir.
101. Sure – Kâri’a Suresi – 6.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

İşte, kimin tartıları ağır basarsa,
Derken, artık kimin tartıları (sevap olarak) ağır basarsa,
Kimin tartılan amelleri ağır gelirse,
6,7. O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
İşte o vakıt miyzanları ağır basan kimse
İşte (o gün) kimin tartıları ağır gelirse,
6,7. Artık kimin tartıları (sevabları) ağır gelirse, işte o, hoşnûd (olacağı) bir yaşayış içindedir!
Kimin tartıları ağır gelirse.
Artık kimin tartıları ağır basarsa,
101. Sure – Kâri’a Suresi – 7.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Artık o, hoşnut olunan bir hayat içindedir.
Neticede o kendini, tam manâsıyla memnun kalacağı bir hayatın içinde bulur.
İşte o mutlu bir hayat içinde olur.
6,7. O gün kimin tartıları ağır basarsa o, hoşnut olacağı bir hayat içindedir.
O artık hoşnud bir hayattadır
artık o hoşnuud (olacağı) bir yaşayışdadır.
6,7. Artık kimin tartıları (sevabları) ağır gelirse, işte o, hoşnûd (olacağı) bir yaşayış içindedir!
İşte o, hoşnut (olacağı) bir yaşayıştadır.
Memnun kalacağı bir hayata girer.
101. Sure – Kâri’a Suresi – 8.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Kimin tartıları hafif kalırsa,
Kimin de tartıları (iman ve makbul amelden yoksun olarak) hafif gelirse,
Amelleri hafif olana gelince,
8,9. Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.
Fakat miyzanları hafif gelen kimse
Amma kimin de tartıları hafif gelirse,
8,9. Fakat kimin de tartıları hafif gelirse,(1) artık onun anası (sığınacağı yer) Hâviye’dir.(Onun kucağına düşecek!)
(1)“Evet hiç mümkün müdür ki, insan umum mevcûdât (bütün varlıklar) içinde ehemmiyetli bir vazîfesi, ehemmiyetli bir isti‘dâdı (kābiliyeti) olsun da, insanın Rabbi de insana bu kadar muntazam masnûâtıyla(eserleriyle) kendini tanıttırsa, mukābilinde insan îmân ile O’nu tanımazsa, hem bu kadar rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdirse, mukābilinde insan ibâdetle kendini O’na sevdirmese, hem bu kadar bu türlü ni‘metleriyle muhabbet ve rahmetini ona gösterse, mukābilinde insan şükür ve hamdle O’na hürmet etmese; cezâsız kalsın, başı boş bırakılsın, O izzet, gayret sâhibi Zât-ı zü’l-Celâl bir dâr-ı mücâzât (cezâ yeri)hazırlamasın? Hem hiç mümkün müdür ki: O Rahmân-ı Rahîm’in kendini tanıttırmasına mukābil, îmân ile tanımakla ve sevdirmesine mukābil, ibâdetle sevmek ve sevdirmekle ve rahmetine mukābil, şükür ile hürmet etmekle mukābele eden mü’minlere bir dâr-ı mükâfâtı, bir saâdet-i ebediyeyi (Cenneti) vermesin?” (Zülfikār, 10. Söz, 18)
Fakat kimin tartıları hafif olursa.
Kimin tartıları da hafif gelirse,
101. Sure – Kâri’a Suresi – 9.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Artık onun da anası (son durağı) ‘haviye’dir (uçurum).
Öylesinin barınağı, (baş aşağı atılacağı) haviyedir (Cehennem’in derin bir uçurumudur).
Onu kucaklayacak olan hâviyedir.
8,9. Kimin tartıları hafif gelirse, onun anası da (varacağı yer, sığınacağı durağı) hâviye (uçurum)dır.
O vakıt onun anası haviyedir
artık onun anası «Hâviye» (uçurum) dur.
8,9. Fakat kimin de tartıları hafif gelirse,(1) artık onun anası (sığınacağı yer) Hâviye’dir.(Onun kucağına düşecek!)
(1)“Evet hiç mümkün müdür ki, insan umum mevcûdât (bütün varlıklar) içinde ehemmiyetli bir vazîfesi, ehemmiyetli bir isti‘dâdı (kābiliyeti) olsun da, insanın Rabbi de insana bu kadar muntazam masnûâtıyla(eserleriyle) kendini tanıttırsa, mukābilinde insan îmân ile O’nu tanımazsa, hem bu kadar rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdirse, mukābilinde insan ibâdetle kendini O’na sevdirmese, hem bu kadar bu türlü ni‘metleriyle muhabbet ve rahmetini ona gösterse, mukābilinde insan şükür ve hamdle O’na hürmet etmese; cezâsız kalsın, başı boş bırakılsın, O izzet, gayret sâhibi Zât-ı zü’l-Celâl bir dâr-ı mücâzât (cezâ yeri)hazırlamasın? Hem hiç mümkün müdür ki: O Rahmân-ı Rahîm’in kendini tanıttırmasına mukābil, îmân ile tanımakla ve sevdirmesine mukābil, ibâdetle sevmek ve sevdirmekle ve rahmetine mukābil, şükür ile hürmet etmekle mukābele eden mü’minlere bir dâr-ı mükâfâtı, bir saâdet-i ebediyeyi (Cenneti) vermesin?” (Zülfikār, 10. Söz, 18)
Onun anası (sığınacağı yer) Hâviye’dir.
Onun barınağı da Haviye olur.
101. Sure – Kâri’a Suresi – 10.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

Onun ne olduğunu (mahiyetini) sana bildiren nedir?
Nasıldır bu dipsiz uçurum bilir misin?
O nedir, bilir misin?
O uçurumun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Ve bildin mi haviye nedir
Onun mâhiyyetini sana bildiren nedir?
(Ey Resûlüm!) Onun (o Hâviye’nin) ne olduğunu sana ne bildirdi?
Haviye’nin ne olduğunu sana ne şey bildirdi?
Onun ne olduğunu bilir misin?
101. Sure – Kâri’a Suresi – 11.ayet – 9 Meal Karşılaştırması

O, kızgın bir ateştir.
Baştanbaşa kızgın mı kızgın bir ateş.
Yakıp kavuran bir ateş!
O, kızgın bir ateştir.
Kızışmış bir ateş
(O), haraareti çetin bir ateşdir.
(O,) pek kızışmış bir ateştir!
(O) Çok kızgın bir ateştir.
Haviye bir ateştir: kızgın mı kızgın!
Türkiye’de en çok tercih edilen Kur’an mealleri farklı ilmi gelenekler ve çeviri yaklaşımlarıyla hazırlanmıştır. Bu kategoride; Ali Bulaç Meali, Ali Ünal Meali, Diyanet Kur’an Yolu Meali, Elmalılı Hamdi Yazır’ın sadeleştirilmiş ve orijinal meali, Hasan Basri Çantay Meali, Hayrat Neşriyat Meali, Ömer Nasuhi Bilmen Meali ve Suat Yıldırım Meali gibi güvenilir çalışmaların tanıtımlarını bulabilirsiniz. Her bir meal; çevirmenin kimliği, kullandığı yöntem, klasik veya modern yaklaşımı ve öne çıkan özellikleriyle ayrı ayrı özetlenmiştir. Doğru meali seçmek isteyen kullanıcılar için kapsamlı, sade ve karşılaştırmalı bir rehber sunar.
En Çok Tercih Edilen 9 Kur’an Meali ve Özellikleri
📘 1. Ali Bulaç Meali
• Çevirmenin Kimliği
Sosyoloji, İslam düşüncesi ve tefsir üzerine çalışmalarıyla bilinen Türk yazar ve düşünürdür.
• Odak
Kur’an’ın kavramlarını derin anlamlarıyla vermeye çalışan bir yaklaşım izler.
• Temel Özelliği
Dil olarak oldukça kavramsal ve yer yer yorum içeren bir mealdir. Ayetlerdeki İslami terimleri modern okuyucuya açıklama çabası belirgindir.
📘 2. Ali Ünal Meali
• Çevirenin Kimliği
Ali Ünal, 1955 doğumlu Türk akademisyen, yazar ve tefsir araştırmacısıdır. Dinî ilimler, İslâm düşüncesi ve Kur’an çalışmaları üzerine akademik ve popüler eserler vermiştir.
• Odak
Modern okuyucuya hitap eden, anlaşılır Türkçe ile Kur’an ayetlerinin hem söz anlamını hem de mesajını vermeyi amaçlar. Klasik tefsirlerden ve Arapça kaynaklardan da faydalanır.
• Temel Özelliği
Ayetleri günümüz Türkçesiyle sade bir şekilde aktarır.
Anlamın doğru anlaşılmasına odaklanır, klasik tefsirlerden ve modern yorumlardan faydalanır.
Dipnotlarda ayet bağlamı, açıklamalar ve bazen hadis referansları da verir.
Modern ve akademik yaklaşımı ile özellikle “çağdaş okuyucu için anlaşılır” meal olarak bilinir.
📘 3. Kur’an Yolu Meali (Diyanet İşleri Başkanlığı)
• Çevirenin Kimliği
Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı, Prof. Dr. İbrahim Kafi Dönmez ve Prof. Dr. Sadrettin Gümüş’ün ortak çalışmasıdır.
• Odak
Güncel, akademik ve dengeli bir tefsir-meal formatı.
• Temel Özelliği
Sadece meal değil; aynı zamanda açıklamalı kısa tefsir notları içerir. Hem ilmî hem de anlaşılırdır.
📘 4. Elmalılı Hamdi Yazır Meali (Hak Dini Kur’an Dili – Sadeleştirilmiş)
• Çevirmenin Kimliği
Cumhuriyet döneminin önemli İslam âlimi, fıkıh ve tefsir uzmanı.
• Odak
Arapça dil yapısı, klasik tefsir geleneği ve kelime anlamlarının hassasiyetle korunması.
• Temel Özelliği
Sadeleştirilmiş versiyon olması nedeniyle dili daha anlaşılırdır. Klasik tefsir bilgisini modern Türkçeyle sunar.
📘 5. Elmalılı Meali (Orijinal Osmanlıca Üslup)
• Çevirmenin Kimliği
Yine Elmalılı Hamdi Yazır’ın eseri; sadeleşmemiş, orijinal Osmanlıca Türkçesidir.
• Odak
Klasik üslup, Osmanlıca kelime yapısı ve tefsirsel derinlik.
• Temel Özelliği
Dili ağır fakat edebî; klasik literatür sevenler için en kapsamlı tefsir-meallerden biridir.
📘 6. Hasan Basri Çantay Meali
• Çevirmenin Kimliği
Hadis ve tefsir alanında çalışmış, ilmi kişiliğiyle bilinen Türk âlim.
• Odak
Kelime ve anlam uyumuna önem veren geleneksel yaklaşım.
• Temel Özelliği
Mümkün olduğunca harfî (kelimeye yakın) bir çeviri sunar. Arapça orijinale sadık, sade bir meal.
📘 7. Hayrat Neşriyat Meali
• Çevirenin Kimliği
Risale-i Nur talebeleri tarafından hazırlanmış bir toplu çalışmadır.
• Odak
Lafzî sadakat; Arapça yapıya bağlı, klasik bir yaklaşım.
• Temel Özelliği
Arapça orijinal cümle yapısını korumaya çalışan, geleneksel çizgide bir mealdir. Takva dilini muhafaza etmeye dikkat eder.
📘 8. Ömer Nasuhi Bilmen Meali
• Çevirmenin Kimliği
Ünlü fıkıh âlimi ve eski Diyanet İşleri Başkanıdır. Arapça ve Osmanlıca’ya hâkim bir âlimdir.
• Odak
Klasik fıkıh ve tefsir çizgisi.
• Temel Özelliği
Ağır fakat çok düzgün bir Osmanlıca; klasik yönteme sadık, ilmî bir meal.
📘 9. Suat Yıldırım Meali
• Çevirmenin Kimliği
Kur’an ilimleri, tefsir ve hadis alanında akademik çalışmaları olan bir ilahiyat profesörüdür.
• Odak
Anlaşılır modern Türkçe ve açıklayıcı yaklaşım.
• Temel Özelliği
Dili akıcıdır; hem akademik hem de genel okuyucuya uygundur. Bazı ayetlerde bağlam açıklamaları içerir.

