Hz. Zülkifl’in Hayatı: Kur’an, Hadis ve Sahih Kaynaklara Dayalı Kapsamlı Bir İnceleme
Hz. Zülkifl, İslam inancına göre Kur’an-ı Kerim’de adı zikredilen peygamberlerden biridir. Ancak hakkındaki bilgiler, diğer peygamberlere kıyasla oldukça sınırlıdır ve kimliği, peygamber olup olmadığı gibi konularda İslam âlimleri arasında ciddi ihtilaflar bulunmaktadır. Aşağıda onun Kur’an’daki yeri, isminin anlamı, kimliğine dair görüşler ve sahih kaynaklardaki bilgiler sunulmaktadır.
Kur’an-ı Kerim’de Hz. Zülkifl
Hz. Zülkifl’in adı Kur’an-ı Kerim’de iki âyette geçmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tefsirinde belirtildiğine göre, bu âyetlerden ilki Enbiyâ Sûresi’ndedir: “İsmâil, İdrîs ve Zülkifl’i de an; çünkü onların hepsi sabreden kimselerdi” (Enbiyâ, 21/85). İkincisi ise Sâd Sûresi’ndedir: “İsmâil, Elyesa’ ve Zülkifl’i de zikret; çünkü onların hepsi çok hayırlı kimselerdi” (Sâd, 38/48) .
TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre, Kur’an-ı Kerim’de Zülkifl hakkında başka bilgi bulunmamaktadır. Onun belli bir kişinin adı mı yoksa bir sıfat mı olduğu, şahıs adı ise bu şahsın kimliği ve nebî mi yoksa velî mi olduğu hususu tartışmalıdır . Ancak âyetlerin bağlamından Zülkifl’in bir sıfat veya lakap olmayıp bir peygamber, dolayısıyla tarihî bir şahsiyet olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü her iki âyette de Zülkifl, diğer peygamberlerle birlikte anılmaktadır. Bu gerekçeye dayanan Fahreddin er-Râzî ile İbn Kesîr, Zülkifl’in peygamber olduğu sonucuna varmışlardır.
İsminin Anlamı
TDV İslam Ansiklopedisi’ne göre Zülkifl ismi, sözlükte “sahip, mâlik” anlamındaki “zû” ile “nasip, kısmet; eş, benzer; kefalet” gibi anlamlara gelen “kifl” kelimesinden oluşmaktadır. Buna göre Zülkifl, “nasip, kısmet veya kefalet sahibi” demektir . Bazı âlimler, ona bu ismin verilmesini, yaptığı iyi işlere iki kat sevap verilmesine veya bir sorumluluğu (kefaleti) üstlenmesine bağlamışlardır .
Kimliği ve Peygamberliği Meselesi
Hz. Zülkifl’in kimliği ve peygamber olup olmadığı konusunda İslam âlimleri arasında üç ana görüş bulunmaktadır:
Birinci görüş (Çoğunluk): İbn Kesîr, Fahreddin er-Râzî ve âlimlerin çoğunluğu onun peygamber olduğunu kabul eder. İbn Kesîr’e göre, Zülkifl’in Kur’an’da diğer peygamberlerle birlikte övgüyle anılması, onun peygamber olduğunu açıkça göstermektedir . Ebû Hayyân el-Endelüsî de “Âlimlerin çoğu onun peygamber olduğunu söylemiştir” der .
İkinci görüş: Ebû Musa el-Eş’arî ve Mücâhid’e göre o peygamber değil, salih bir kul idi. Bu görüşe göre Zülkifl, bir peygamberin (muhtemelen Elyesa’nın) yerine geçerek onun şartlarını kabul etmiş ve bu sorumluluğu (kefaleti) yerine getirmiştir . Ebû Musa el-Eş’arî’den rivayet edilen bir sözde şöyle denmiştir: “Zülkifl peygamber değildi, fakat o salih bir kuldu. Salih bir adam ölürken onun hayatta iken yapmakta olduğu amellerini yapmayı üstlendi. O, her gün Allah için yüz rekât namaz kılıyordu. Bunun için Allah onu güzel bir vasıfla övdü” .
Üçüncü görüş: Onun Elyesa’nın halefi olduğu yönündedir. Bazı rivayetlere göre Elyesa, vefatından önce kavmine “İçinizden kim benim yerime geçmeye, gündüzleri oruç tutmaya, geceleri ibadet etmeye ve hüküm verirken öfkelenmemeye söz verir?” diye sormuş, bir genç bu şartları kabul etmiş ve onun yerine geçmiştir. Bu gence, verdiği sözü (kefaleti) yerine getirdiği için “Zülkifl” denilmiştir .
Hayatına Dair Rivayetler
Hz. Zülkifl’in hayatına dair sahih kaynaklarda detaylı bilgi bulunmamaktadır. TDV İslam Ansiklopedisi’nde belirtildiğine göre, onun Elyesa, Zekeriyyâ veya İlyâs peygamber olduğu söylendiği gibi, Eyyûb peygamberin oğlu Bişr olduğuna ve doksan beş yaşlarında Suriye’de vefat ettiğine dair rivayetler de vardır . Bazı kaynaklarda ise onun Hz. Davud’un oğlu ve Hz. Süleyman’ın kardeşi olduğu ileri sürülmüştür .
Bazı rivayetlerde onun Şam bölgesinde yaşadığı ve orada vefat ettiği belirtilir . Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde ona atfedilen bir türbe bulunmaktadır; bu türbenin 1094 yılında inşa edildiği ve 1996’da baraj suları altında kalmaması için taşındığı kaydedilir .
Hadislerde Hz. Zülkifl
Sahih hadis kaynaklarında Hz. Zülkifl’e dair doğrudan ve güvenilir bir rivayet bulunmamaktadır. TDV İslam Ansiklopedisi’nde Ahmed b. Hanbel’in Müsned‘inde Abdullah b. Ömer’den nakledilen bir rivayete yer verilir; ancak bu rivayette geçen “Kifl” adlı kişinin, ömrünü günah işlemekle geçirmiş biri olduğu ve Kur’an’da anılan Zülkifl ile ilgisi olmadığı belirtilir. Hem bu hadisin isnadının rivayet tekniği açısından garîb olduğu hem de metinde “Zülkifl” değil “Kifl” diye birinden bahsedildiği vurgulanır . Bu nedenle Hz. Zülkifl hakkındaki bilgilerin ağırlıklı olarak Kur’an âyetleri ve tarih/kısas-ı enbiyâ kaynaklarındaki rivayetlere dayandığı söylenebilir.
Değerlendirme
Hz. Zülkifl’in hayatı, Kur’an’ın onu “sabredenlerden” ve “hayırlı kimselerden” olarak nitelendirmesi etrafında şekillenmektedir (Enbiyâ, 21/85-86; Sâd, 38/48) . Onun kimliği, peygamber olup olmadığı ve hayatına dair detaylar konusunda İslam âlimleri arasında ihtilaf bulunmaktadır. Çoğunluk onun peygamber olduğunu kabul ederken, bir kısmı onun salih bir kul olduğunu savunmaktadır . Sahih hadislerde onun hakkında güvenilir bir bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle Hz. Zülkifl hakkında konuşurken Kur’an’ın açık beyanlarını esas almak, onun sabır ve salihlik vasıflarına odaklanmak ve İsrailiyyat kaynaklı detaylardan kaçınmak ilmi bir zorunluluktur.

