Karşımızdaki kişinin karakteri hakkında bilgi sahibi olabilmek için küçük ipuçlarına ihtiyaç duyarız. Şimdi bunlara “ses” de eklendi. Sahiden, insan nasıl konuşuyorsa öyle midir? Kişinin ses tipi karakteri hakkında ipuçları verir mi? Bir kişinin sesi, onun psikolojik ve fiziksel kişiliği hakkında ne söyler? Söyledikleri ne kadar tutarlı olur ve buna güvenilebilir mi?

Çağ ne kadar ilerlerse ilerlesin kişilik testlerine, karakter analizlerine ilgimiz hiç değişmiyor. Her dönem revaçta…

Bazen el yazısından hareketle, bazen kahve yahut kartlardan alınan ilhamla, çoğu kere de psikologların hazırladığı testlerle insanları tanımaya, anlamaya çalışıyoruz.

“Dinle Küçük Adam”ın yazarı Wilhelm Reich’ın “Karakter Analizi” adlı eseri okurla buluştuğunda, eleştirmenler tarafından o ana dek “psikoloji konusunda söylenmiş olanların en iyisi ve en köklü düşünülmüşü” olarak tanımlanmıştı. Ancak kitap, uzun süre dolaşımda kalamadı, Nazi Almanyası’nda yasaklandı. Tekrar basımı 1945’de, ABD’de yapılabildi.

O günden bugüne, bu başyapıt psikoterapinin gelişimine büyük katkı yaptı. Ancak insanların beklentileri yine de büsbütün karşılanamadı. Çünkü herkes, çok zaman almayan, kendisinin dahi kolayca bulabileceği ipuçlarıyla karşısındaki kişiyi çözmek, karakterini analiz etmek istiyor.

Bilim muhabiri Julia Vergin, Deutsche Welle için kaleme aldığı yazıda, işte bu arzuya, farklı bir açıdan bakmaya çalışmış.

Yazıdan öne çıkan bölümleri aktarıyoruz:

Nasıl konuşuyorsan öylesindir!

“Sahiden, insan nasıl konuşuyorsa öyle midir? Kişinin ses tipi karakteri hakkında ipuçları verir mi?

Bir kişinin ses tonunu duyduğumuzda, otomatik olarak kişinin psikolojik ve fiziksel kişiliği hakkında fikir sahibi olabiliriz. Peki, ama bir kişinin ses tonu, aslında o kişinin karakteri hakkında bize ne ifade eder?

Telefonla konuşurken yahut bir ses kaydı dinlerken, farkında olmadan o kişi hakkında bir görüntü oluşur kafamızda. Çoğumuzun başına geldiği için aşinayızdır buna. Sadece o kişiye ait yaş ve cinsiyeti tahmin etmekle kalmaz, aynı zamanda bu kişinin minyon mu, yoksa uzun boylu ve güçlü biri mi olduğunu gözümüzde canlandırırız.

Ayrıca yine aynı ses üzerinden kişinin üzgün mü, samimi mi ya da gergin mi olup olmadığını da anlayabiliriz. Sadece ses aracılığıyla üçüncü şahıslar hakkında malumat edinebileceğimiz yönünde yaygın bir izlenim vardır. Buna samimiyetle inanırız.

Derin sesler daha çekici kabul edilir

Geçmişte yapılan psikolojik araştırmalar, bir kişinin sesinin eş seçiminde önemli bir rol oynadığını ve hatta bir politikacı olması durumunda, insanların oy verme davranışını da etkileyebileceğini göstermiştir.

Farklı demografik özelliklere sahip denekler üzerinde sayısız çalışmalar yapılmış. Görülmüş ki, ses perdesi önemli bir belirleyici. Mesela “derin” diye tanımladığımız sese sahip kişiler genellikle hâkimiyet, çekicilik, zekâ ve dürüstlükle ilişkilendirilmiş.

Bu, tüm pürüzlü sesler için yıkıcı bir haber gibi görünüyor. Ne var ki, içiniz rahat olsun. Zira araştırmalarda sadece bir sesin dinleyicilerde hangi çağrışımları uyandırdığına odaklanılmış. Bu, konuşan kişinin gerçek karakteri hakkında bizlere çok az şey ifade ediyor.

Sesim karakterimi ele verir mi?

Siegen Üniversitesi’nden psikolog Christoph Schild, insanların ses yorumlamalarında yanılabileceğine dikkat çekiyor:

“Mike Tyson, gür sesli biri. Aynı zamanda, muhtemelen tabii, baskın bir karakter. Peki, ya hakikat böyle değilse?”

Schild, Göttingen Üniversitesi’nde araştırma yapan ve ses tonu gerçekten bir kişinin kişiliğini yansıtıyor mu gerçeğini öğrenmek isteyen psikolog Julia Stern tarafından yönetilen bir araştırma ekibine katılmış.

Araştırma sonucu şu şekilde özetlenebilir:

“Evet; bazı kişilik özellikleri sesten okunabilir, ancak bu durum sadece bazıları için geçerlidir.”

Araştırmacılar, 2021’de yayınlanan çalışmaları için 2 bin 217 denek kullanmışlar. Bu denekler içinde kadın deneklerin sayısı bin 299…

Stern ve ekibi, yüksek veya alçak bir sesin belirli kişilik özellikleriyle ilişkili olup olmadığını ortaya çıkarabilmek için şöyle bir çalışma gerçekleştirmiş:

Derin bir sese sahip insanların daha baskın, daha dışa dönük, daha az sosyal ve daha cinsel olarak aktif olduğu düşünülmüş. Tüm bu karakter türleri, araştırmacıların denekler üzerinde yapmış olduğu testlerin sonucunda oluşturdukları bir hipotez. Seslerin kesin perdesini belirlemek için deneklerin ses kayıtları alınmış. Yüksek ve alçak sesler ayrıştırılmış. Hem yaş hem de cinsiyet dikkate alınmış. Araştırmacılar ayrıca cinsel davranış ve arzular hususunda katılımcıların kendilerini ne kadar baskın, dışa dönük, nevrotik, girişken, yeni deneyimlere açık ve vicdanlı olarak değerlendirdikleri hakkında da veri toplamış.

Baskın, dışa dönük, cinsel açıdan aktif

Stern ve ekibi, yapmış oldukları araştırmaya göre, kalın (davudî) sesli insanların daha baskın, daha dışa dönük ve ilişki dışındaki seksle daha çok ilgilendiğine dair hipotezlerinden bazılarının doğrulandığını tespit etmiş.

Christoph Schild, “Araştırmacılar ses derinliğindeki farklılıkların cinsel seçilimin bir sonucu olabileceğini ve burada, sesin derinliğinin potansiyel rakipleri caydırmak ve potansiyel ortakları çekmek için ‘dürüst’ bir sinyal görevi gördüğünü varsayıyorlar,” diye bir açıklamada bulunmuş.

Bu varsayıma dayanarak Schild, derin sesli kişinin, baskın bir karaktere sahip olabileceğini, bunun eş seçimiyle de bağlantılı olmasının kulağa mantıklı geldiğini iddia ediyor.

Ses her şey değildir

Araştırmada görülmüş ki, diğer kişilik özellikleri sesle daha az ilişkili. Mesela bir kişinin ne kadar nevrotik, ne kadar vicdanlı, ne kadar girişken veya dışa karşı ne kadar açık olduğunu, o kişinin sesine bakarak bilme olasılığımız çok az. Belki de pürüzlü bir ses tonuyla boğuşmak zorunda kalan herkes için bu bir teselli olabilir. Derin sesler, yalnızca göz alıcı kişilik özelliklerinin göstergesi değiller. Öte yandan ses, diğer birçok önemli karakter özelliği hakkında güvenilir bilgi de sağlamıyor.”

Bir Cevap Yazın