Hakikat Damlaları-69

Marjinalleştikçe hırçınlaşan bir güruh, vukuatla gerilim çıkarttıkları gibi ihtimalat ile de gerginliğe sebebiyet veriyor ve şeytan tarafından kulaklarına fısıldanan muhtemel olayları mutlaka gerçekleşecekmişcesine dillendirerek milleti bir çıkmaza sürüklüyorlar.

***
Çatışma zeminleri sadece terörü besler; mü’minler, her türlü kışkırtmaya karşı elden geldiğince soğukkanlı davranmalı ve temel haklarını elde ederken dahi meşru yoldan bir an olsun ayrılmamalıdırlar.

***
Gayr-i meşru oluşumlarını sözde vatanperverlikle örtbas etmeye çalışanlar ne kadar aksini iddia ederlerse etsinler; bir çete için milli ruhtan bahsedilemez. Bu milletin ruhunda Çanakkale’de kendisine kurşun sıkan düşman darda kalınca, onun da yarasını saran, susuzluğunu gideren Mehmetçiğin civanmertliği hâkimdir. Kendi vatandaşına silah doğrultan eli kanlıların bu ruhla ne alâkaları olabilir ki!…

***
Her fiil aksiyon değildir; aksiyon, inanca bağlı sağlam bir davranışın adı ve unvanıdır.

***
Şayet Hazreti Üstad’ın İhlas Risalesi için “Lâakal on beş günde bir okunmalı!” dediği misillü, bir makaleyi nazara verecek olsaydım, Yeşeren Düşünceler’deki “Namaz” yazısının belli periyotlarla müzakere edilmesini salıklardım.

***
Bir kısım kanun tanımazlar, kuralsızca cana kıyma planları yapıp haksız yere kan akıtıyorlar; fakat, ihtimal bazı kesimler bu kuralsız insanları kendi kuralları adına kullanıyorlar.

***
Bizim işlerimizin bereketi Allah ile irtibatımıza bağlıdır; o irtibatın en büyük vesilesi de namazdır. Namazı son ana bırakan ve onu geçiştirenler, ortaya koydukları kötü temsille bütün bir cemaatin hakkını yemiş ve amme hukukunu ihlal etmiş olurlar.Â

***
Bugün “tekârub-u zaman”  farklı ele alınıyor; fakat, onun şümulüne zamanın bereketsizleşmiş olması da dahil edilse gerek…

***
Günümüzde çok çeşitli husumet ve kavga sebepleri olduğundan milletin her ferdine  “te’lif-i beyn” vazifesi de düşmektedir. Te’lif-i beyn, ara bulma, barıştırma, uzlaştırma ve husumeti defetme demektir. Belki, ister özel isterse de resmi her müessesede bir te’lif-i beyn birimi olmalı ve bu heyet herkesi çok yakından takip ederek kırgınlıkların, dargınlıkların ve birbirinden uzaklaşmaların önünü almalıdır.

***
Kardeşliğin mayası ihlastır. İhlaslı insanlar hır gür çıkarmazlar. Uhuvvetin en azılı kâtili ise, her hesabın nefse göre yapılmasıdır.

***
Her hizmet aşığı, kendi asrında Muhammedî ruhun (aleyhi ekmelüttehâyâ) izdüşümü bir varlık olmaya gayret etmeli; karakteri itibarıyla incelerden ince, fevkalâde narin, bir anne gibi şefkatli, hep mütevazı, mahviyet içinde ve herkesi sevgiyle kucaklamaya âmâde bulunmaya çalışmalıdır.