Hakikat Damlaları-67

“Ben”e göre daha hafif bir hatadır “biz” demek; ne ki, âidiyet mülahazası ifade etmesi açısından o da mahzurludur; fakat, “ene”yi yırtmanın ilk basamağı da odur.
***
İnsan varlığın genleri mahiyetindedir; adeta bütün kainattaki genler toplanmış, ondan bir âbide yapılmış ve adına da “insan” denilmiştir.
***
Mü’minin bir manası iman esaslarına inanan, diğer manası da herkese güven verendir; insanlara emniyet telkin etmeyen, mü’minliğin bir kanadını kırmış demektir.
***
İnsanın kendini iyi ve yeterli görmesi kadar öldürücü bir virüs olamaz. “Eminim” diyen, kendi emniyet dünyasını yıkmış sayılır; ahiretinden endişe etmeyenin akıbetinden korkulur.
***
Sadâkat anahtarının açmayacağı kapı yoktur.
***
Ferdî iddia enaniyettir, o insanı tepe taklak götürür; cemaate ait iddia ise aidiyet mülahazasıdır, o da hem Allah’ın gayretine dokunur hem de hariçteki insanları küstürür.
***
Adanmış insan Allah’a ipotektir; artık o, mala mülke rehin edilemez.
***
Samimiyet zatında güzel bir sıfattır ama dinin muhkemâtına, akla, mantığa ve stratejiye dayanmayan samimiyet insana sürekli falso yaşatır.
***
Olmuş olacak her şeyi bilen Cenâb-ı Allah’ın imtihan etmesi, bize kendimizi göstermesinden ibarettir; yoksa, o bizi zaten her halimizle bilmektedir.
***
Takdir edilme tutkusunu ötelere kadar taşıyan zavallı birinin “Acaba benim cenazem de bu kadar kalabalık olur mu?” sözüyle dile getirdiği ölçüde hubb-u câha kapılan bir adam şöhreti uğruna her kötülüğü yapabilir.
***
Burada ince hesaplara bağlı yaşamayanın ahirette hesabı çok ince olur.