Venezuela bir süre önce yüksek enflasyondan dolayı hızla değeri düşen “Güçlü Bolivar” yerine beş sıfır atarak “Egemen Bolivar” para birimini devreye soktu. Venezuela, aşırı enflasyona maruz kalan tek ülke değildi. Eski Roma da dahil olmak üzere birçok devlet çok zorlu enflasyonlar yaşamıştır.

10- Yugoslavya Federal Cumhuriyeti

Yugoslav dinarı Ekim 1993 ile Ocak 1995 arasında yüzde beş katrilyonluk bir enflasyona maruz kaldı. Enflasyondan yıllar önce, nakit sıkıntısı çeken Yugoslavya bütçesini korumak için karşılıksız para basmaya başladı. Hükümet, ayrıca vatandaşlarından borç para almaktaydı ve vatandaşlarına paralarını geri vermek bir yana bankalardan para çekmelerini zorlaştırdı.

Enflasyon kötüleştikçe, hükümet fiyatları sabitlemeye karar verdi. Devlete ait işletmeler bu sabit fiyat konusunda başarısız oldu. Özel işletmeler ise sabit fiyatlarla satış yapmakta zorlandı. Vatandaşlar arabalarına yakıt alamaz olunca devletin halk otobüslerine akın etti. Belgrad Taşıt İdaresi (GSP) otobüsleri yeterli sayıda değildi. Hizmetteki sınırlı otobüsler o kadar kalabalık olmaya başladı ki, bilet toplayıcıları otobüse girip para toplayamıyordu. Nakit sıkıntısı çeken kurum gittikçe daha fazla sıkıntıya düştü.

Ekim 1993’te hükümet, bir milyon eski Dinar’a eşit olan yeni dinarı piyasaya çıkardı, ama bu yeni para birimi de hızla enflasyonun kurbanı oldu ve hükümet, bir milyar eski Dinar’a eşit olan süper dinarı piyasaya sürdü.

9- Antik Roma

Roma’nın çöküşünün sebeplerinden biri enflasyon olarak görülmektedir. Enflasyon, MS 200 civarında başladı. Antonine Vebası, beş milyon kişinin ölümüne yol açtı. Roma nüfusunun büyük bir kısmının yok olması, işçilerin ücretlerinin hızlı bir şekilde artmasına ve bu da mal fiyatlarında artışa neden oldu.

Aynı zamanda, Roma ordusu hızla genişliyordu. Roma ayrıca yeni topraklarında altyapı inşa etmek için para ayırmak zorundaydı. Hükümet, tedavülde olan gümüş paralarını yabancı maddelerle karıştırarak değerini düşürmeye karar verdi. Vatandaşlar gümüş sikkelerin saf olmadığını keşfetti ve kayıplarını karşılamak için mallarının fiyatlarını artırdı.

Bu değer düşürme, imparatorların değişimiyle devam etti. Enflasyon daha da arttı. MS 200 ve 300 arasında, Roma paraları yüzde 15.000 oranında değer kaybetti. Artık enflasyon o kadar şiddetliydi ki, İmparator Diocletian (284-306) tek çare olarak fiyatları sabitledi. Bu da malların karaborsaya düşmesine neden oldu.

Roma imparatorluğun çöküşü sırasında enflasyon o kadar şiddetliydi ki halktan rekor vergiler alınmaya başladı. Hükümet alınan bu vergilerle ordunun maaşını dahi karşılayamaz duruma gelmiştir.

8- Almanya

1919 ve 1923 arasında, Almanya tarihin en kötü enflasyonu ile karşı karşıya kaldı. Çalışanlar ücretlerini aldıktan hemen sonra paralarının değeri düşmeden ihtiyaç duydukları ürünleri almak için pazarlara koştular. Harcama hızlandıkça fiyat artışları engellenemez oldu.

Maliyeti para değerini aştığından hükümet sahte para basımı konusunda önlem almaya bile yanaşmadı. Enflasyonun yüksekliği ve sıfır çokluğu Almanlarda “sıfır sendromu” oluşturdu. Sıfırları hayal ettiler ve her şeyi sıfırlarda saydılar.

Hiper enflasyon nedeni, I. Dünya Savaşı’nı finanse etmek için Almanya’nın para basması ve savaşı kaybettikten sonra Müttefiklere ödemeleri gereken tazminatların sonucuydu. Hükümet, enflasyonu daha fazla para basarak yenmeye çalıştı. 1923 Kasım’ına kadar, bir ABD doları, 4.2 trilyon Papiermark değerinde idi. Hiper enflasyon, yeni bir hükümetin Müttefiklerle bir geri ödeme anlaşması yapması ile sona erdi.

7- Amerika Birleşik Devletleri

ABD’yi oluşturacak olan 13 sömürge, İngiltere’ye karşı devrim Savaşını finanse etmek için kâğıt para basımına başladı. Gerekli güveni sağlayamayan ve sahteleri kolaylıkla yapılan bu para hızla değer kaybetmeye başladı. Enflasyon o kadar kötüydü ki Amerikan vatandaşları değersiz kağıt para ile ticaret yerine altın ve gümüş ödeyen İngilizlere malzeme satmayı tercih ettiler.

Enflasyonun etkileri İngilizler tarafından sömürgelere sahte para gönderilmesi ile daha da arttı. Sömürgelerin çıkardığı paralar son derece düşük kalitedeydi. İmzalar ve seri numaraları el yazısı ile yazılmıştı ve para biriminin sahteciliğe karşı önlemleri çok azdı veya hiç yoktu.

Bu arada, Kongre Savaşı finanse etmek için daha fazla para basmaya devam etti. Enflasyon korkunç boyutlara geldi ve Shay’in İsyanına ve ABD Anayasasının oluşmasına yol açtı.

6- Macaristan

Macaristan, tarihinde iki korkunç enflasyon örneği yaşamıştır. İlki Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağılması ile birlikte diğeri ise II. Dünya Savaşı’nın sonuna doğru başladı.

İkinci enflasyon, Macaristan’ın altyapısının çoğunun Almanya ve Rusya tarafından tahrip edildiği 1944’te başladı. Macaristan o kadar çok para bastı ki enflasyon günde yüzde 150.000’e yükseldi.

Hükümet milpengo (bir milyon pengo) ve bilpengo (bir milyar pengo) piyasaya sürdü. Bu kadar çok sıfır olmasına rağmen bu paralarda hızla değerini kaybetti.

Temmuz 1946’da, bir ABD doları 460 trilyon pengo değerindeydi. 1 Ağustos 1946’da hükümet pengo’yu tamamen terk etti ve forint ile değiştirdi.

5- Zimbabwe

Zimbabwe’nin 2008’deki enflasyonu şimdiye dek kaydedilen en kötülerden biridir. Mal fiyatları günde iki katına çıkmaktaydı ve işsizlik yüzde 80 ile dünya rekoruna sahipti. Para değer kaybı inanılmaz boyutlara geldi ve hükümet 100 trilyon Z. Dolarlık banknotu bile çıkardı.

1990’lı yıllarda Başkan Robert Mugabe, beyaz çiftçilerin topraklarını ele geçirdi ve onları siyah çiftçilere yeniden dağıttı. Bu, üretim kaybına ve çiftçilerin ve daha sonra fabrikaların kredilerinin temerrüde düşürmelerine ve kapanmalarına neden oldu.

Hükümet uygun bir gelir kaynağı olmadığından daha fazla para basmaya başladı.

Dolaşımdaki fazla para, borçlar, kapanan fabrikalar, işsizlik ve düşük ihracat, enflasyonun daha fazla artmasına neden oldu. Kök salmış sorunla uğraşmak yerine, hükümet daha fazla para bastı. Durumu daha da kötüleştiren malların fiyatlarını sabitlemek oldu. Mal üretme maliyeti hızla artması şirketlerin ürünlerini sattığı anda zarara girmesine neden oluyordu.

Enflasyon düzenli olarak artarak 2006’da yüzde 1,281’e, 2007’de yüzde 66,212’e, Temmuz 2008’de yüzde 2,3 milyona ve Temmuz 2009’da yüzde 79,6 milyar olan yüksek rekor seviyesine ulaştı. Tüccarlar, Zimbabwe dolarını kabul etmeyi reddetti ve ABD doları gibi para birimleri tercih etti. Sonunda hükümet kendi para biriminden vazgeçip ABD doları kullanmaya başladı.

4- Avusturya

Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağılmasının ardından Avusturya bağımsızlığını ilan etti. Aynı imparatorluğun parçası olan komşuları Çekoslovakya ve Yugoslavya, kuruluşundan kısa bir süre sonra Avusturya üzerine ticaret karşıtı politikalar uygulamaya başladı.

Avusturya kısa süre sonra sınırları üzerinde Çekoslovakya ve Yugoslavya’ya karşı savaşa girdi. Avusturya hükümeti savaşı finanse etmek için para basmaya başladı ve 1919-1923 yılları arasında dolaşımdaki notları yüzde 14.250 artırdı. Bu artışı enflasyon izledi. 1919’da, bir ABD doları 16,1 kron değerinde idi. 1923’te 70.800 kron değerinde idi.

Hükümet sürekli para bastı. Gece gündüz para basıldı. Sanayi durma noktasına geldi Enflasyon Milletler Cemiyeti’nin Avusturya’ya borç vermesiyle 1923’ün başlarında sona ermiştir.

3- Yunanistan

1941’den 1944’e kadar süren Yunan enflasyonu, II. Dünya Savaşı sırasında Alman ve İtalyan işgalinin sonucuydu. 1941 Nisanı’nda Almanya’ya saldırılarında Yunanistan drahmisi değer kaybı inanılmaz bir boyuta geldi.

Almanya’nın yenilgisinden ve işgalinden korkan tüccarlar, istifçilik yapmaya başladı. Ticaret yapanlar ise altın karşılığı satış yapmayı tercih etti. Almanya, Yunanistan’ı işgal ettiğinde korkulan oldu. Drahmi hızla değer kaybetmeye başladı.

Hükümet para bittiğinde daha fazla basmaları için Merkez Bankası’na baskı yaptı. Drahmi kısa sürede işe yaramaz hale geldi.

2- Çin

1937’den 1949’a kadar süren Çin’in hiper enflasyonun nedeni hükümetin birincisi Çin-Japon savaşını, diğeri ise onu izleyen Çin İç Savaşı savaşlarını finanse etmek için para basmasının sonucuydu. 1937’de bir ABD doları 3,41 yuan değerinde idi. 1945’te 1,222 yuan, 1949’da ise 23,3 milyon yuan oldu.

Enflasyondan önce, bankalar kendi paralarını kullanıyordu. 1927’de Çin Milliyetçi Partisi iktidara geldi ve bütçesini bu bankalardan borç alarak finanse etmeye başladı. Bankalar, hükümetten geri tahsil edemeyecekleri korkusu yüzünden daha fazla borç vermeyi reddetti. Hükümet, bankalara para karşılığında tahvil ihraç etmek için Çin Merkez Bankası’nı oluşturdu.

Diğer yanda ABD Hazinesi 1934’te gümüş alım yasasını kabul etti ve hazinenin artan talebi nedeniyle gümüş fiyatını üç katına çıkardı. Çin’den ABD’ye devasa miktarda gümüş aktı. Ekim 1934’te, Milliyetçi hükümet, gümüş ihracatını sınırlandırmak için döviz kontrolleri uygulamaya başladı ama ülkede tüm elde edilen gümüş yabancı sermayeli bankalar tarafından kaçırılmıştı.

Hükümet borç ödemeleri için devlet bankaların kontrolünü tamamen elinde aldı ve para basmaya başladı. Matbaaların yetişemediği kadar çok para bastı ve hatta bazı baskılar İngiltere’de yapıldı.

Şiddetli enflasyon, Çin Komünist Partisi Genel Başkanı Mao Tse-tung’un Çin İç Savaşı’nda birçok taraftar kazanmasına neden oldu. Savaş, Milliyetçilerin Tayvan’a kaçmasıyla sona ererken, Komünistler ülkenin kontrolünü ele geçirdi. Komünistler eski yuanı bire üç milyon oranında yeni yuanla değiştirdiler

1- Polonya

Polonya 1918’de tekrar bağımsız oldu. Hemen ardından Rusya ile savaşa girdi. Hiçbir uygun gelir kaynağı olmaması nedeniyle hükümet savaşı finanse etmek için para basmaya başladı.

Hükümetin kontrolsüz para basması para birimi kararsız hale getirdi ve 1923’te ekonomi komple çöktü. 31 Mayıs 1923 sonunda, bir dolar 52.875 Polonya mark değerinde aralık ayı sonunda 6,4 milyon Mark değerinde ve 10 Ocak 1924’te 10,3 milyon Mark değerinde oldu.

Sanayi durdu, Halkın mal ihtiyacı karşılanamaz oldu. İşsizlik inanılmaz boyutlara geldi. Enflasyonun zirvesinde, hükümet 50 milyonluk Polonya Markını tedavüle çıkardı.

Bir Cevap Yazın