Abdulkadir Geylani (K.S.) – Hizbul Hıfz


İmam Şazili (K.S.) – Hizbul Hıfz




Hizbül Hıfz, özellikle korunma ve manevi sığınma amacıyla okunulan bir dua mecmuasıdır. Abdulkadir Geylânî ve İmam Şâzilî gibi büyük mutasavvıflara nispet edilen bu dualar, kişiyi maddi ve manevi zararlardan muhafaza etmek için okunur.
İçeriği ve Önemi
- Korunma Duaları: Bela, musibet, nazar ve düşman şerrinden korunma
- Ayeti ve Hadislerden Derlenmiş Dualar: Kur’an ayetleri ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tavsiye ettiği dualar
- Evliyaullah’ın Okuduğu Hizb ve Virdler: Abdulkadir Geylânî ve İmam Şâzilî gibi büyük zatların okuduğu manevi metinler
- İlahi Yardım ve Güç Arayışı: Kişinin Rabbine tam bir teslimiyetle yönelmesini sağlayan yakarışlar
Hizbül Hıfz, özellikle tasavvuf erbabı tarafından her gün veya belli zamanlarda okunarak bir zırh gibi görülmüştür. Günümüzde de bu dua, manevi korunma ve huzur arayışında olanlar için önemli bir kaynak olmaya devam etmektedir.
Yakaran Gönüller – İmam Şazili (K.S.) Hizbul Hıfz Türkçe Meali
Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla
Ya Ekramelekramîn ve ya Erhamerrahimîn! Nefs-i emmarem heva ve heves deryalarında öyle bir tufana kapıldı ki, Senin inayetinden başka onu kurtaracak hiçbir güç yoktur. Halâs ve himaye ancak Sana aittir. Allahım nefis gemimi, (Nuh peygamberinin gemisi gibi) “Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah’ın adıyladır. Rabbim gerçekten Ğafûr’dur, Rahîm’dir.” hakikatinin sırrına mazhar eyle. Beni, Senden uzaklaştıran şeylerin hepsinden uzak tut, tut ki Allahım, hakkında kesin bilgim olmayan şeylerin tâlibi olmayayım.
Allahım! Beni ağyar düşüncesinden koru ve kederli-kudûretli, bulanık mülahazalardan arındır. Arındır ki, saflardan saf hayırlı kullarını muhafaza ettiğin yanlış vadilerden uzak kalabileyim.
Rabbim! Hira otağındaki o iki sevgili kulun gibi bu kulunu da hatırla.
Allahım! Vâridâtını gönlüme akıtırken beni, onları alma hususunda hazırlıklı, istidatlı ve uyanık eyle. Nur menbalarının derinliklerindeki Muhammedî inayet ve Sıddîkî muhabbetten beni de feyizlendir. Beni özüme eriştir. Dostlarına açtığın ve açmadığın sırlardan beni de hissemend eyle. Felekleri evirip çevirdiğin sırlarından bazılarını bana da aç, aç ki, omuzlarıma bir emanet olarak yüklediğin hilafet vazifesini bihakkın yapabileyim. Harf ile isim arasında uzamış, adaletle kâim olan bir büyük pay da benim nasibime ayır, ayır da muhât iken, “Allah onlara şöyle hitap eder: Bugün hâkimiyet kimin? Mutlak galip, tek hâkim olan Allah’ın!” âyetinin ihatasıyla muhît olabileyim.
Ya Hayy u ya Kayyûm, ya Ze’l-celâli ve’l-ikram! Bütün makam, istek ve gayelerin altında kaldığı en yüce makamın sahibi Hâtemü’l-Enbiya’ya, âl ve ashâbına salât ü selâm eyle.
Allahım! Ne bir saat, ne bir lahza ne de göz açıp kapayıncaya kadar inayetini üzerimizden eksik etme. Senin ilmindeki her şey ya olmuştur ya da olur. Ya Erhamerrâhimîn! Nasıl Senin Nebiy-yi Mükerremin bütün mahlûkattan üstün ise aynen öyle bütün salât ü selâm getirenlerin salât ve selâmlarından üstün, kesintisiz ve ebedî salât ü selâmlarla O Nebiy-yi Ekremine, ashâbına ve diğer nebîlere salât ve selâm eyle. Allah’ın adını andım ve “Kâf Hâ Yâ Ayn Sâd” hürmetine Hakk’ın kifayetiyle serfiraz oldum. “Onların hakkından gelmek için Allah sana yeter. O hakkıyla işitir ve bilir.” Allah’ın adıyla “Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf” hürmetine mazhar-ı himaye kılındım. Zaten havl ve kuvvet sadece Allah’a aittir ve Allah’ın lütfu ile gerçekleşir.
Bismillah’ı şiar edindim ve Ğaniy-yi mutlak olan Allah’ın iğnası ile servete erdim. “Bilinmeyen nice hazineler ve görünmeyen gayb âleminin anahtarları O’nun yanındadır. Onları Kendisinden başkası bilemez. Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yer altı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, hâsılı yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın.” Alîm olan Allah’ın ta’limiyle ilim elde ettim. “Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz.” Kaviyy olan Allah’ın adını andım ve O’nun kuvvetiyle güç buldum. “Allah, o kâfirleri, elleri boş olarak, kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Müminlerin savaşmasına hacet bırakmadı. Herkes anladı ki Allah pek kuvvetlidir, mutlak galiptir.” Ya Rabbelâlemîn! Senin inayetinle yeryüzünü yeniden şekillendiren Nebiy-yi Muhterem Efendimiz’e, âl ü ashâbına salât ü selâm eyle ve bütün Müslümanları işlerinde lütuflarınla te’yîd buyur. Âmîn!
Yakaran Gönüller – İmam Şazili (K.S.) Hizbul Hıfz Türkçe Meali
Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla
Allahım! Kitab-ı Mübîninde “O, öyle bir kitaptır ki bâtıl ona ne önünden, ne ardından,hiçbir taraftan yol bulamaz. O Hakîm ve Hamîd tarafından indirilmiştir.” buyuruyorsun.Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömrümüz oldukça bizleri de muhafaza buyur ve Kitab-ı Azîz’ini koruduğun gibi bizim dinimizi/diyanetimizi de koru. “Hiç şüphe yok ki o zikri, Kur’ân’ı Biz indirdik, onu koruyacak olan da Biz’iz.”diye ferman eden Sensin. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömrümüz olduğu müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve Zikr’ini koruduğun gibi bizim dinimizi de koru. “Semayı her türlü şeytandan koruduk.” beyanı da Senindir. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömür bahşettiğin müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve semayı koruduğun gibi bizim dinimizi de sıyanet buyur. “O cinleri (şeytanları) (Süleyman aleyhisselâmın emrinden çıkmamaları için) gözetim altında tutardık.” buyuruyorsun. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömür verdiğin müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve kendisine farklı bir fehm ve anlayış lutfettiğin ve cinleri musahhar kıldığın (Süleyman) kulunu koruduğun gibi bizi de her zaman hıfzın altında tut.
Allahım! Yüce Kitabında, “Göğü de dengesini kaybetmekten korunmuş bir tavan durumunda yarattık.” buyuruyorsun. O tavanı koruduğun gibi bizim dinimizi de koru.Yine yüce Kitab’ında, “Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na ağır gelmez, O öyleulu, öyle büyüktür.” ferman ediyorsun. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden,arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömür verdiğin müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve semavât u zemîni koruduğun gibi bizim dinimizide koru. “O kullarının üstünde de tek hâkimdir. O üzerinize, hareketlerinizi kaydeden hafaza meleklerini gönderir.” fermanı da Senindir. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan yaşadığımız müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve sıyanetin altına aldığın kullarının içine bizi de dâhil eyle. Kelâm-ı Kadîminde “Biz dünya semasını kandillerle,yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk. İşte bu Azîz ve Alîm (üstün kudretsahibi, her şeyi en mükemmel tarzda bilen) Allah’ın takdiridir.” buyuruyorsun.Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan hayatta olduğumuz sürece bizleri de muhafaza buyur ve semayı koruduğun gibi bizi de koruyup kolla.
Allahım! Senin nurlu beyanlarından biri de, “Hayır hayır, Kur’ân onların iddia ettikleri gibi beşer sözü değildir. O, Levh-i Mahfuz’da olan pek şerefli birKur’ân’dır.” âyet-i celîlesidir. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden,arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömür verdiğin müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve Levh-i Mahfuz’u hıfz u sıyanetine aldığın gibi bizi de al. Yine, “O insanın önünde ve ardında devamlı suretle nöbetleşerek görevlendirilen melekler vardır. Bunlar, Allah’ın emrinden ötürü, onu koruyup kollarlar.” ferman ediyorsun. Düşmanlık besleyenlerin hepsinin önümüzden,arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan verebilecekleri bütün zararlardan ömür verdiğin müddetçe bizleri de muhafaza buyur ve koruman altındaki kulların zümresine bizleri de kat.Allahım! Ben de kulun ve elçin Yakub (aleyhisselâm) gibi, “En iyi koruyan Allah’tır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir.” kudsî hakikatini ikrar ediyor ve Senin himayeni diliyorum.
Ya Rab! Komplocuların komplolarından bizi her zaman koru ve“Artık ben işimi Allah’a bırakıyorum. Çünkü Allah kullarını pek iyi görmektedir.”diye yalvaran (Mûsa) kulunu himayene aldığın gibi bizim dinimizi de al. Bizi koruyup kolla ve muhafaza et. Sıyanetine al. Gözetimin altında bulundur. Kilâetini üzerimizden eksik etme.(Allahım! Müsaadenle düşmanlık besleyen(ler)e seslenmek istiyorum.) Ey bizim içinkötülük murad eden, başımıza çorap örmek isteyen, arkamızdan tuzak kuran, “Ben Rahman’a sığındım senden. Eğer Allah’tan korkup haramdan sakınan bir kimse isen çekil yanımdan.” “Beni taşlayıp öldürmenizden, benim de sizin de Rabbiniz olanAllah’a sığınıyorum.” “Kesin sesinizi, sakın bir daha Bana bir şey söylemeye kalkışmayın.” Rabbimin sem’ ve basarıyla sizin kulak ve gözlerinizin şerrinden korundum. Rabbim sizinle benim arama girdi ve ben O’nun kuvvetiyle size galebe ettim.Nebîlerin (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm), firavunların zorbalıklarından, Rabbilerine sığındıkları nübüvvet ve eman sırrıyla ben de Rabbime sığınıyorum. Nitekim Rabbileride onları setretmiş ve korumuştu. Cebrâîl (aleyhisselâm) bizim sağımızda, Mîkâîl(aleyhisselâm) solumuzda ve Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) her zaman önümüzdedir.Hazreti Allah bizi gölgesi altında tutar ve koruyup kollar. Şerrinize mâni olur. Bizi desize mukabelede bulunmaktan muhafaza eder. O’nun ilmi hiç şüphesiz bizi de, sizi de ihata eder ve O sizi de bizi de her zaman görür.
Ey yardım edenlerin en hayırlısı, kudret sahiplerinin en kerîmi, kendisine yalvarılanların en hayırlısı, icabet edenlerin en üstünü, dilenenlere en cömert davranan,verdiğinde en fazla veren, en çok bağışlayan merhametliler merhametlisi Allahım!Cinlerden ya da insanlardan her kim bize tuzak kurmak, zarar vermek ya da başımıza bir çorap örmek için uğraşırsa, Senden bu kirli düşünceleri onların sinelerinden söküp atmanı, kalblerine mühür vurmanı, kulaklarını sağır hâle getirmeni, gözlerine perde çekmeni, dillerini susturmanı, ellerini bağlamanı, gayzlarıyla beraber onları helaketmeni, tuzaklarını geri çevirmeni, gerdanlığın boynu sarması ve pişkin tuğladan yapılan taşların fil ashâbının başlarını delip geçmesi gibi, kötülükleriyle onları kuşatmanı ve çevirdikleri dolapları başlarına dolamanı diliyoruz.Hakkımızda kötülük düşünenleri, “Hasbiyallahu ve ni’me’l-vekîl”, “Kâf Hâ Yâ AynSâd”, “Hâ Mîm. Ayn Sîn Kâf”ve kendisi için fenâ asla söz konusu olmayıp her zaman Hayy olan Allah’a tevekkül ile bertaraf ederiz. “Vekil olarak Allah yeter.” “Ve O,merhametlilerin en merhametlisidir.” Yine onları Seb’u’l-Mesânî ve Kur’ân-ı Azîm’e sığınarak savarız. “Şayet Allah bana bir musibet verirse bunlar o musibeti giderebilirler mi? Yahut bana rahmet ve nimet vermek isterse o rahmeti engelleyebilirler mi? Şu hâlde sen şöyle de: Allah bana kâfidir. Güvenecek yerarayanlar da, yalnız O’na dayanıp güvensinler.” “Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzamhükümranlığın sahibidir.” Salât ü selâm Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’e,tertemiz aile fertlerine, kerem ve iyiliğe kilitlenmiş ashâbına olsun. Âmin, birahmetike ya Erhamerrâhimîn!

