Stephen King’in korku edebiyatının unutulmaz eserlerinden biri olan «Hayvan Mezarlığı», ölüm, yas ve insanoğlunun bu doğal sürece karşı verdiği tepkiyi derinlemesine ele alır. Kitap, Creed ailesinin hayatına odaklanıyor: Louis, karısı Rachel ve çocukları Ellie ve Gage, sessiz bir kasabaya taşınarak yeni bir başlangıç yapmayı planlarlar. Ancak yeni evlerinin yakınındaki bir hayvan mezarlığı ve çok daha ürkütücü bir sır, bu planları alt üst eder.
Komşuları Jud Crandall, Creed ailesine mezarlığı ve çevresindeki sırları tanıtır. Özellikle mezarlık, çocuklar için büyük bir anlam taşır; çünkü burada evcil hayvanlarını sonsuzluğa uğurlarlar. Ancak mezarlığın ardında, insanı dehşete düşüren karanlık bir güç saklıdır: Gömülen varlıklar geri döner, ama eskisi gibi olmazlar. King, bu korkutucu fikir üzerinden insanın kaybetme korkusunu ve sevdiği birini geri getirme arzusunu sorgulatır.
Stephen King «Hayvan Mezarlığı» kitap yalnızca bir korku romanı değildir; aynı zamanda sevgi, ölüm ve ölümden sonraki hayat üzerine düşündürür. King, her yaştan karakterleri ustalıkla işler ve her birinin ölümü farklı şekillerde algılayışını gösterir. Kitapta gençlerin ve yaşlıların ölüm karşısındaki farklı yaklaşımları çarpıcı biçimde gözler önüne serilir. Özellikle çocukların masumiyetiyle yüzleştikleri bu karanlık dünya, okuyucuyu derinden etkiler.
King’in bu başyapıtı, insanın ölüme karşı koyma arzusunu en ürkütücü haliyle işliyor. «Hayvan Mezarlığı» yalnızca bir korku hikayesi değil, aynı zamanda yas tutmanın ve ölümün kaçınılmazlığı üzerine derin bir meditasyon sunuyor.


