Cengiz Aytmatov’un başyapıtlarından biri olan «Beyaz Gemi», insan doğasının en derin ve evrensel temalarını ele alır. Kitapta, küçük bir çocuğun yalnızlık ve umut dolu içsel dünyası, doğa ile uyum içinde yaşayan dedesi Hamarat Momun’un yanında şekillenir. Çocuk, hayal gücüyle Isık-Göl’ün sularında yavaşça süzülen beyaz bir gemiye ulaşmayı ve bir balığa dönüşerek bu gemide babasını bulmayı düşler. Cengiz Aytmatov «Beyaz Gemi» kitap, hayaller ve gerçeklik arasında gidip gelen bu çocuğun dünyasını, sevgi, umut ve kaybolmuşluk temalarıyla işleyerek okuyucuyu derinden etkiler.
Roman boyunca, küçük çocuk sadece beyaz gemiye ulaşmayı değil, aynı zamanda dedesinden öğrendiği eski Kırgız masallarıyla büyülenir. Özellikle Boynuzlu Geyik Ana efsanesi, hem çocuğun hem de kitabın ana temalarından biridir. Doğanın ve insanlığın bir arada yaşayabilme ihtimaline dair bu masal, okuyucuyu doğanın hassas dengesi üzerine düşündürür.
Aytmatov, insanın içsel çatışmalarını ve toplumsal gerçekliği ustalıkla birleştirerek, insan ruhunun derinliklerini keşfetmemize olanak tanır. «Beyaz Gemi» sadece bir çocuğun hayal dünyasını değil, aynı zamanda insanlığın genel durumu hakkında da çarpıcı mesajlar verir. Çocuk, dünyada yer edinmeye çalışırken, doğanın ve toplumun acımasız gerçekleriyle yüzleşir.


