Lewis Carroll’ın eşsiz eseri «Alice Harikalar Diyarında», okuyucuları fantastik bir yolculuğa çıkaran, zihin açıcı bir hikaye sunuyor. Bu klasik kitap, çocuk edebiyatının en önemli eserlerinden biri haline gelmiş ve sayısız uyarlama ve yorumda hayat bulmuştur.
Hikaye, meraklı küçük Alice’in bir gün, nehir kenarında kız kardeşiyle birlikte geçirdiği sırada beyaz bir tavşanın telaşla bir deliğe girmesiyle başlar. Alice, tavşanın peşinden koşarak, onu takip eder ve kendini bir tünelde düşerken bulur. Bu düşüş, Alice’in harikalar diyarında unutulmaz bir maceraya adım atmasına neden olur. Düşerken etrafında geçen tuhaf nesneler ve olaylar, onun hayal gücünü zorlayan bir serüvene dönüşür.
Alice, düşüşünden sonra kendini büyülü bir dünyada, tuhaf yaratıklar ve mantıksız olaylarla dolu bir ortamda bulur. Bu diyar, gerçeklikten uzak, fantastik karakterlerle dolu bir yerdir. Alice’in yaşadığı maceralar, sadece eğlenceli bir serüven olmanın ötesine geçer; kimlik, özgürlük ve varoluş üzerine derin düşüncelere dalma fırsatı sunar. Carroll, okuyucularını bu masalsı evrende gerçekliği sorgulamaya ve kendi kimliklerini keşfetmeye davet eder.


