Hakikat Damlaları-42

Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.

***

Lanet lanet, kin kin, gayz da gayz doğurur; bunların hiçbirinin sevgiyi netice vermeyeceği ise açıktır.

***

Cenâb-ı Hakk’a sunacağımız ameller arasında duadan daha güçlüsü ve tesirlisi yoktur.

***

İradesini ortaya koyma gibi bir cehdi olmayanın mevcûdiyetinden söz edilemez.

***

Bir mü’minin başkalarının hidayeti hususundaki ızdırabı, onun Allah’a imanı ve ötelere olan inancı ölçüsündedir. Kimin ne kadar inancı varsa o ölçüde ızdırabı vardır.

***

Peygamber Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) karşılaştığı herkese sunduğu ilk armağan bir demet tebessümdü. İçi kan ağlarken bile bu böyleydi.

***

“Allah özenerek yaratmış” tabiri bana çok yakışıksız geliyor ve öyle demeyi tasvip etmiyorum; Cenâb-ı Hak, en mükemmel şeylere dahi “Ol” der, o da olur.

***

Temsil önemli, temsilde temâdî daha önemlidir. O da temsil edilecek hususları fıtrata mâletmeye bağlıdır.

***

Farklı bir Peygamberin ümmeti olma farklılığını sergilemek gerekir.

***

Makam-mansıba kat’iyen tâlip olmayın! Size bir vazife verilirse, ‘Ben buna lâyık değilim’ deyin ve sizden alınana kadar o işin hakkını vermeye çalışın!

***

Kendi arzusu üzerine bir yere baş olanlardan huzur bulan hiç görülmemiştir; bu hakikatin aksine misal teşkil edebilecek tek bir kişi bile gösterilemez.

***