100 – ÂDİYÂT SÛRESİ

100 – ÂDİYÂT SÛRESİ

Mekke’de nâzil olmuş olup 11 âyettir. Sûrenin ilk âyetinde geçen ve “cihad meydanında nefes nefese koşan atlar” mânasına gelen el-Âdiyat kelimesi, ona isim olmuştur. İnsanlarda yaygın bazı karakterler vurgulanarak, sinelerde saklı olan şeylerin bile açığa çıkarılacağı mahşer günü hatırlatılır, insanın o güne göre kendisini ayarlaması ders verilir.

Bismillâhirrahmânirrahîm.

1 – Gazilerin nefes nefese koşan,

2 – Koşarken tırnaklarıyla kıvılcımlar saçan,

3 – Sabah erkenden baskın basan,

4 – O esnada tozu dumana katan,

5 – Derken düşman kuvvetinin ortasına dalan

atlarına yemin ederim ki:

Bu sûrenin nazil olduğu Mekke döneminde Müslümanlara ait, harp için hazırlanmış ne at, ne de silah bulunmadığından bu âyetlerin gelecek dönemle ilgili olduğu düşünülebilir. Dolayısıyla harıl harıl koşan atlar gibi harıl harıl çalışarak düşmana hücum eden motorlu akın vasıtalarını, tepkili uçakları, ateş saçan silahları da kapsadığı düşünülebilir. Gerçekten bu sûre gibi birçok sûrede çok kapsamlı lafızlar mevcut olup bunlar, geniş tefsirlere imkân vermektedir.

6 – Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür.

7 – Kendisi de buna şahittir.

8 – Ondaki mal hırsı pek şiddetlidir.

9-10 – Peki o insan, kendisinin ve malının âkıbetini hâlâ bilip anlamayacak mı?

Kabirlerde olanlar diriltilip dışarı atıldığı zaman,

sinelerin içinde bulunan her şey derlenip ortaya konulduğu zaman,

11 – İşte bilhassa o gün, Rab’leri, onların bütün yaptıklarından haberdardır.

Allah o gün insanın yaptığı her şeyi ortaya dökecektir. İnsana düşen, inkâr edip hırsla mala bağlanmak değil, böyle bir gün için hazırlık yapmaktır. [1,4]