Cemil Meriç

Cemil Meriç, Türk fikir edebiyatının son yüzyılda gelmiş en değerli yazarları ve fikir adamları arasında gösterilir. Yazar, mütefekkir ve çevirmen olarak edebiyatımıza bir çok eser kazandırdı ve yazdıkları ile insanları derinden etkiledi. Sağa veya sola hapsedilemeyecek kadar kendi özgü bir kişilik. Kitapla başlamış kitapla bitmiş eşsiz bir hayat.

Cemil Meriç 12 Aralık 1912 tarihinde, Reyhanlı, Hatay’da dünyaya geldi. Ailesi Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’dan göçmüş. Okumayı dört yaşında öğrenir. Hayatı boyunca peşini bırakmayacak görme bozukluğuna çocukluğundan beri muzdariptir öyle ki dört yaşındayken gözleri 4 derece miyoptur. Arkadaş çevresi tarafından hep dışlanır, bolca dayak yer, hakaretler işitir. Nedeni ise bellidir, kendi ifadesiyle, dili başkadır ve gözlükleri vardır. Bu dışlanma Cemil Meriç’in kitaplara doğru kaçmasına neden olur. Çevresiyle barışık yaşayamayan Cemil Meriç, kitapları bir sığınak olarak kullanmaya daha çocukluğundan başlamıştır.

Eğitimine, Fransız idaresindeki Hatay’da Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi’nde devam eder. Bu dönemde gözlerindeki bozukluk gittikçe ilerlemiş, lise yıllarında ön sıradan tahtayı göremez duruma gelmiştir.

Eğitiminin lise döneminde, bazı nedenlerden dolayı sürekli yer değiştirmek zorunda kalır. Fransız Mandası altındaki Antakya’da o yıl liseler on bir yıldan on iki yıla çıktığı çıkarıldığı için mezun olamaz bir diğer söylentiye göre ise milliyetçi tutumu, yayımlanan bir yazısı ve bu yazıda bazı hocalarını eleştirmesi yüzünden lise diplomasını alamadan okulu terk etmek zorunda kalır. 1936 yılında İstanbul’a gider ve on ikici sınıfı Pertevniyal Lisesi’nde devam eder. Bu dönem içinde Nazım Hikmet ve Kerim Sadi gibi dönemin solcu aydınlarıyla tanışma fırsatı elde eder.

Geçim sıkıntısından dolayı İstanbul’da da çok fazla duramaz. Tekrar Antakya’ya dönerek eğitimini Antakya Sultanisi’nde tamamlar. Antakya yıllarında, köy okulu öğretmenliği, Türk Hava Kurumu sekreterliği ve belediyede katiplik görevlerinde bulunur. 1939 yılında ise Hatay Hükümetini devirmekle suçlanır ve idamla yargılanır ancak bu suçlamalardan beraat eder. Mahkemede, o dönem için Marksist olduğunu söyleyen ilk kişidir.

1940 yılında tekrar İstanbul’a dönen Cemil Meriç 1946 yılında İstanbul Üniversitesi Ebebiyat Fakültesi’nde Fransızca okutmanı olur. 1974 yılında emekli oluncaya kadar bu görevini sürdürür. Cemil Meriç bu dönem içinde görme yetisi artık çok kısıtlandığı için kitap okumak için lambanın altında yer alan masanın üzerine bir sandalye koyar ve kitaplarını o şekilde okumaya çalışır. Bütün parasını kitaplara yatıran Cemil Meriç, tavandaki ampulü yere indirecek olan kordon’a parası yetmediği için kitaplarını bu şekilde okumak zorunda kalır.

Çocukluğundan beri problemli olan görme yetisini 1950 yıllarına doğru gittikçe kaybetmeye başlar. 1954 yılında gözlerinden birkaç ameliyat geçirir ancak bu ameliyatlardan bir sonuç alamaz. Son umut olarak 1955 yılında Paris’te Quinze-Vingts Hastanesi’nde geçirdiği ameliyatlardan da bir sonuç alamayan Cemil Meriç gözlerini hayatının sonuna kadar kaybetmiş olur.

Gözlerin kaybettikten sonra bunalıma giren Cemil Meriç dostların yardımıyla okuma ve yazmayı tekrar öğrenir. İlk olarak yapmak istediği şey bir dünya edebiyatı yazmaktır. Başlangıç noktası olarak İran edebiyatı ile ilgili yazılar yazmak ister ancak daha sonra bu düşüncesinden vazgeçer. Hint Edebiyatını, şiirini, dinini, felsefesini, masalını keşfetmeye çıkar. Batı Edebiyatının çok popüler olduğu bir dönemde çevresi tarafından bu çalışması garip karşılanır.

O döneme kadar kafasında sadece bir kıta olan Cemil Meriç, Bir Dünya’nın Eşiğinde adlı ilk telif eseri ile Hint Kıtasını keşfeder. Hint uygarlığını inceleyen Cemil Meriç, bu eserden sonra Avrupa için “Çağdaş Avrupa,en aydınlık taraflarıyla Hint’in bir devamıdır. “ diyecektir. Bu eserdeki temel amacı Doğu medeniyetlerine olan önyargıyı kırmaktır.

Hayatını irfana, okumaya ve düşünceye aktaran Cemil Meriç, 13 Haziran 1987 yılında vefat eder.

Sözlerinden Bazıları;

”İnsanlar sevilmek için yaratıldılar, eşyalar ise kullanılmak için. dünyadaki kaosun nedeni; Eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmalarıdır.”

”Her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.”

”Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur.”

“Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur”

“Kızıl şal görmüş ispanyol boğası gibi, her düşünceye ve her düşünene saldırmak. bu canım memleket, bu yüzden bir cüzzamlılar ülkesidir.

Cemil Meriç’in Eserleri;

  • Kültürden İrfana
  • Saint-Simon İlk Sosyolog, İlk Sosyalist
  • Kırk Ambar
  • Umrandan Uygarlığa
  • Bir Dünyanın Eşiğinde
  • Bu ülke
  • Işık Doğudan Gelir
  • Mağaradakiler
  • Jurnal
  • Sosyoloji Notları ve Konferanslar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s